Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 3 Toplam 6 Sayfadan BirinciBirinci 12345 ... SonuncuSonuncu
Toplam 55 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 30 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree65Likes
dqw
  1. #21
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi

    Anozmiya (Anosmia) Nedir?

    Anozmiya, koku alamama hastalığına verilen isimdir.Bu yüzden tatma duyusu da yeterince işlevini yerine getiremez.

    Elfida likes this.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  2. #22
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi





    Sarımsak Antibiyotikten Güçlü Çıktı

    Sarımsağın içindeki bir maddenin gıda zehirlenmesine karşı en sık kullanılan iki popüler antibiyotikten 100 kat daha güçlü olduğu ortaya çıktı.

    Sarımsaktaki dialil sülfid maddesi zehirlenmeye yol açan ve bakterinin yok edilmesini zorlaştıran bir tür biyofilmi kırıyor. Antimicrobial Chemotherapy dergisinde yayınlanan makaleye göre bu keşif yaşanan gıda zehirlenmelerinin tedavisinde yeni bir kapı açabilir.

    Washington State Üniversitesi'nden Dr. Michael Konkel: "bu çok heyecan verici bir sonuç çünkü çevremizdeki bakterilerin ve gıdaların yol açtığı zehirlenmeleri önleme potansiyelini gösteriyor." dedi.

    Campylobacter ABD ve dünyada en fazla görülen besin kaynaklı hastalığa sebep olan bakteri. Enfeksiyonun belirtileri ise genellikle kusma, kramp, karın ağrısı ve ateş oluyor.

    hürriyet
    Unutulmaz likes this.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  3. #23
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi

    Tarhana Çorbasının Mucizesi


    Hacettepe Üniversitesi Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, kanserden korunmada beslenmenin önemine vurgu yaparken, halka, televizyondan duyduklarını değil, anneannelerinden duyduklarını yemelerini önerdi.Prof. Dr. İsmail Çelik, 5. Prevantif Onkoloji Sempozyumunda AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
    Çelik, kanserden korunmada beslenmenin önemine ilişkin bilgi verirken, Anadolu kültüründeki yemek anlayışına sahip çıkılmasını istedi ve özellikle annelerin vazgeçilmezi ”tarhana çorbasının” faydalarına dikkati çekti.
    Prof. Dr. Çelik, şu görüşleri dile getirdi:
    ”Televizyondan duyduklarına değil, ananelerinden duyduklarını yemelerini önereceğim. Köyümüzdeki, bize öğretilenleri yerlerse kanserden korunurlar. Meyve, sebze, lifler, tahıllar. Köylerde çok ciddi et yenmezdi. Her gün her gün etler, pideler restoran kültürüdür. Her gün et mi yenir, bir kere o kadar zengin değildi Türk halkı. Et az yenecek, meyve sebze çok yenecek, tahıldan da biraz fazla.
    TARHANA ÇORBASI
    Kilo kontrolünün önemine işaret eden Çelik, ”Şişman olmayacaksınız, şişmanlıktan kaçınacaksınız. Bakanlığın çalışması var, şişmanlığın sebebi ne olursa olsun kanser riski yaratıyor diye. O diyeti, bu diyeti değil, şişmanlığın sebebi zeytinyağı da olabilir, fındık, fıstık da olabilir. İnsan her gün badem yer mi, kanserden korunmak için de yenmez, tedavi olmak için de yenmez” diye konuştu.
    Sigara kullanmamanın, kanserden korunmada önemli faktörlerden biri olduğunu dile getiren Çelik, ”Bir sigara içmemek ve şişmanlamamak. Yiyorsanız eğer yakmak için egzersiz yapın. Ticari amaçlı, belli kliniğe yönlendirme amaçlı her şeyi kesmeliler insanlar, Anadolu kültüründeki yemek anlayışına uygun beslenmeli. Tarhana çorbasının içeriğinde o kadar kanserden koruyan madde var ki… Yoğurdundan domatesine içindekilere bir baksınlar” değerlendirmesinde bulundu.
    ORTA YAŞ SİGARAYI BIRAKMAYA NİYETLİ
    Prof. Dr. Çelik’in başkanlığını yürüttüğü Prevantif Onkoloji Ana Bilim Dalı bünyesinde Sigara Bırakma Birimi de bulunuyor. Çelik’e, sigarayı bırakma konusunda önerileri sorulduğunda, ”Kulağa küpe takmalar, akapunktur gibi henüz bilimsel olmayan metotları kullanmadan, sigara bırakma merkezlerine gitsinler” karşılığını verdi.
    Merkezde önce sigara içen kişinin ne kadar bağımlı olduğunu tespit ettiklerini belirten Çelik, uyguladıkları yöntemler hakkında şu bilgileri verdi:
    ”Bazı insanlar günde bir iki tane içiyor, 20 senedir de aynen öyle içiyor, o insanların bırakmaları kolay oluyor, onlara vereceğimiz yöntem farklı. 60-70 yaşındakilere önereceğimiz yöntemler ise farklı. En kolay bırakacak olanlar gençlerdir, onlar keyif için, çok sevdikleri için içerler, o yüzden de merkeze gelmezler. Onları bıraktırmak kolay, ama hiç de niyetleri yoktur. Onlar bize gelsin hemen bıraktırırız. Onları en çok sigara yasakları etkiliyor. Genç, ‘orada içemiyorum, burada içemiyorum, içmeyim’ diyecek.
    Bize gelenler daha çok orta yaş ya da orta genç dediğimiz grup. Yaşlara göre tedavi yöntemleriyle çalışıyoruz, tıbbi değerlendirme yapıyoruz. Tıp doktoru olmayan birinin başarılı olması mümkün değil. Ayrıca biz birim olarak insanları yakalayınca bırakmıyoruz. Bizim bıraktırma başarımız, yüzde 60-70′leri buluyor. Örnek olsun diye kurulan bir kliniğiz. Tüm Türkiye’deki yapılanmanın biraz üzerindeyiz, psikologlar, kanser kayıt elemanları çok iyi bir kadroyla çalışıyoruz.”
    Sigara bırakma merkezlerinin kar amaçlı çalışmadığının altını çizen Çelik, ”Biz bunu kar amaçlı yapmıyoruz, ama kar amaçlı yapsaydık 20 milyon müşterimiz var demektir. Sigara bırakma çok zor, ama bıraktığınızda hayatınızından çıkarıp, attığınız bir şey gibi düşünün. Şeker hastalığı geçmez, yüksek tansiyon iyileşmez, ama sigarayı bırakırsanız, hayat boyu onunla işiniz olmaz, tümör gibi çıkarıp atıyorsunuz” dedi.


    alıntı
    gogeselam likes this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  4. #24
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    28
    Mesajlar
    3.309

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi

    Türkiye Cumhurbaşkanlığı Forsu


    Türkiye Cumhurbaşkanlığı Forsu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının ikametgahında, ziyareti süresince bulunduğu yerde, bayrak direğine çekilir, gece ve gündüz çekili kalır, makam odasında çalışma masasının sol gerisine konur, içinde bulunduğu arabanın sol önünde, tepesinde ay yıldız bulunan kromajlı direğe çekilir. Cumhurbaşkanının konuşma yaptığı kürsünün ön yüzünde yer alır. Forsun sol üst köşesinde yer alan güneş ve yıldızlar sarı renktedir.

    Resmî kaynaklar 16 yıldız için tarihteki 16 büyük Türk imparatorluğunu, ortadaki güneş için ise Türkiye Cumhuriyeti'ni simgelediğini belirtmektedir. Bu Türk devletleri şunlardır:

    1. Büyük Hun İmparatorluğu
    2. Batı Hun İmparatorluğu
    3. Avrupa Hun İmparatorluğu
    4. Ak Hun İmparatorluğu
    5. Göktürk İmparatorluğu
    6. Avar İmparatorluğu
    7. Hazar İmparatorluğu
    8. Uygur Devleti
    9. Karahanlılar Devleti
    10. Gazneliler Devleti
    11. Büyük Selçuklu İmparatorluğu
    12. Harzemşahlar Devleti
    13. Altınordu Devleti
    14. Büyük Timur İmparatorluğu
    15. Babür İmparatorluğu
    16. Osmanlı İmparatorluğu





    gogeselam likes this.
    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

  5. #25
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi


    4000 Yıllık Aşk Şiiri...



    İnsanoğlu var olduğu günden beri uğruna şarkı sözlerilar söylenen şiirler yazılan dağlar delinen çöllere düşülen ve hatta ölüm bile göze alınan duygu aşk...

    Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ'ın Türkçeye çevirdiği ve Türk tarih Kurumu tarafından basılan '' tarih Sümer'de başlar” kitabından derlenen bilgiye göre en eski aşk şarkı sözlerisı 4 bin yıl öncesine ait.

    Yazarı Dünyanın ilk sümerologlarından olan Profesör Doktor Samuel Noah Kramer 1952 yılında İstanbul Arkeoloji Müzeleri Eski Şark bölümünde yaptığı çalışmalar esnasında eline geçen küçük bir tablette yer alan yazının dünyanın bilinen ilk aşk şarkı sözlerisını ortaya çıkardı.

    Sümerlere ait edebi tablet ve parçalarını okuyan ne olduklarını ve hangi pozisyona ait olabileceklerini tespit etmeye çalışan Kramer tabletin arasında hangisinin önemli olduğunu bulup çıkarmak ve onları kopya etmek için çaba harcarken 2462 numaralı tabletin bir şiir olduğunu fark etti. 4 bin yıllık aşk şarkı sözlerisının ilk kıtası şöyle


    “Güvey kalbimin sevgilisi
    Güzelliğin büyüktür bal gibi tatlı
    Arslan kalbimin kıymetlisi
    Güzelliğin büyüktür bal gibi tatlı.

    Beni büyüledin önünde titreyerek durayım
    Güvey senin tarafından yatak odasına götürüleyim
    Beni büyüledin önünde titreyerek durayım
    Arslan senin tarafından yatak odasına götürüleyim.”



    4 bin yıl öncesinde gelen bu tabletin Sümer Kralı Şuşin'e yazılmış bir aşk şiiri olduğunu ve dünyanın bilinen en eski aşk şarkı sözlerisı olduğunu fark eden Kramer tablet üzerindeki şiirin kral ile onun için seçilmiş bir gelin arasında söylenen ve kutsal evlenme töreni ile ilgili bir şarkı sözleri olduğunu tespit etti.

    “İstanbul tableti” olarak isimlendirilen küçük tablet üzerindeki şiirin büyük ihtimalle bir yeni yıl bayramını kutlama töreninde Kral Şuşin için seçilmiş gelin tarafından söylenmek üzere kaleme alındığını belirleyen Kramer Muazzez Çığ tarafından kopyası yapılan belge metin transkripsiyonu ve çevirisi ile Belleten Dergisi'nin 16. cildinde yer aldı.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  6. #26
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi

    İnsan neden gıdıklanır?

    Bazıları gıdıklanmaya karşı çok hassasken bazıları etkilenmez bile. İnsan gıdıklanır da neden gıdıklandığınıza dair bir fikriniz var mı?


    Bir insan gıdıklanınca, derinin yüzeyinde bulunan küçük sinir lifçikleri herekete geçiyor. Özellikle tüyle okşama, böcek yürümesi gibi olaylara hassas olan bu lifçikler aldıkları sinyalleri beyne gönderiyorlar. Ancak araştırmacılar bu sinyallerin beyinde nereye kaydedildiğinden emin değiller. Beynin gıdıklanmaya tepkisi, kaşınmaya olan tepkisi gibi gönülsüz yapılan bir tepkidir. Gıdıklama ile kan basıncı artarken, nabız ve kalp atışı hızlanıyor, beynin uyanıklığı artıyor. Ancak gıdıklanmanın biyolojik olduğu kadar psikolojik bir yanı da var. Bu durum başlangıçta zevkli olsa da, gıdıklama işine devam edilmesi durumunda korku ve paniğe de dönüşebiliyor.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  7. #27
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi

    gogeselam likes this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  8. #28
    En Sempatik Üye Nar Çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Nereden
    Adana
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13.163

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi

    Dünyanın En Derin Noktası



    Mariana Çukuru (Challenger Çukuru), Dünya üzerinde bilinen en derin noktadır. Büyük Okyanus'ta, Guam Adası'nın güney batısında, Japonya ve Endonezya arasında, iki ülkeye de aşağı yukarı eşit uzaklıkta yer alır. Derinliği, yapılan son ölçümlerde tam olarak 11.033 metredir. Uzunluğu 2.542 kilometre, genişliği ise 69 kilometredir.
    Okyanusal nitelikte iki plakanın çarpıştığı sınırda derin çukurlar oluşabilir. Mariana çukuru da, Pasifik plaka ile Mariana plakasının çarpışması sonucu oluşmuş bir çukurdur ve iki plaka sınırındadır.
    Suyun içine atılan 1 kilogram kütleli metalin tabana ulaşması, yaklaşık olarak 1 saat sürer. Ancak, suyun yoğunluğunu ve metalin özkütlesini de hesaba katarsak, tabana ulaşma süresi artar ya da azalabilir. Dip noktasındaki basınç ise yeryüzündeki basınca göre yaklaşık 1000 kat daha fazladır.
    Mariana Çukuru'nda hayat belirtileri vardır. Yapılan araştırmalar, aşırı basınç ve soğuk ortamda yaşayabilen birçok mikro organizma, balık ve yengeç türünü ortaya çıkarmıştır. Buradaki yaşamın temel dayanağı, 300 dereceye ulaşan volkanik püskürmeler ve buradan çıkan sülfürü metabolize edebilen bakterilerdir. Bu kadar derinde yaşayan balık türlerinin hayatları yüzlerce yılı bulabilmektedir. Buradaki canlıların, çok eski prehistorik dönemlerden bu yana aynı kaldığı düşünülmektedir.
    23 Ocak 1960'da, İsviçreli bilim adamı Jacques Piccard ile ABD donanması'ndan Teğmen Donald Walsh, Trieste batiskapı içinde Mariana Çukuru'na inebilmeyi başaran ilk insanlar olmuşlardır. İlk anda 10.916 metre (35.813 feet)'lik bir derinliğe inildiği hesaplanmış, ancak 1995 yılında yapılan ölçümlerde doğru derinliğin 10.911 metre (35,797 feet) olduğu anlaşılmıştır. Derin noktaya iniş yaklaşık 3 saat 15 dakika sürmüş, burada 20 dakikalık bir sürenin ardından tekrar yüzeye çıkılmasıyla toplamda 5 saatlik bir sürede dalış ve yüzeye çıkış tamamlanmıştır.



    gogeselam likes this.

  9. #29
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi




    Hapşırmak üst ve alt solunum yollarının en önemli savunma mekanizmalarından biridir. İnsan bir kez hapşırdığında aşağıdaki olaylar gerçekleşir.

    Kalp damarları genişler.
    Gözyaşı ve sinüs kanalları açılır.
    Beyin damarları genişler.
    Akciğerlerde normal solunumla atamadığımız rezidüel (ölü) hava dışarı atılır.
    Kalbin diyastol (gevşeme) sonu dinlenme süresi artar. Kalp milisaniyeler düzeyinde durur ve tekrar çalışmaya başlar.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  10. #30
    Dost Üye Elfida - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2012
    Nereden
    Alanya
    Mesajlar
    673

    Standart Cevap: Bugünün Bilgisi

    gogeselam and Altay Han like this.
    "Od düşmüş gönlüme.
    Söndür de derdine yan…

    Muhannet yolu kesmiş,
    Çöldeki merdine yan…

    Yarınlar kalleş dolu!
    Mert olan her düne yan…"

    Atsız

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir, elektronik sigara, bebek deterjanı, instakip.com, Likit Servisi, istanbul hava durumu, yemek tarifleri, ingilizce kursu , besyo