Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 9 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 90 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree36Likes
dqw
  1. #1
    En Sempatik Üye Nar Çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Nereden
    Adana
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13.153

    Standart Diriliş "Ertuğrul"

    “O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

    Diriliş “Ertuğrul” Genel Hikayesi: 13. Yüzyıl… Dünya yeni kudretini arıyordu. Ve Anadolu, emperyallerin kavgaya tutuştuğu bir diyardı. 1071’de Türklerin girdiği bu topraklara şimdi, Haçlılar ve Moğollar da ortak olmak istiyordu. Akdeniz, Karadeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Mezopotamya yeni sahibini arıyordu. İşte bu yangın yerinde, bizim hikayemizin kahramanı Ertuğrul da, 400 çadırlık obasına bir yurt arıyordu. Yıllardır yersiz ve yurtsuz kalan Kayılar, Ertuğrul’dan acılarına, çilelerine ve yolculuklarına son verecek bir yurt istiyordu. Ertuğrul, göğü çadır, yeri yatak eyleyerek zor bir mücadeleye talip oldu. Tapınak Şövalyeleri ve vahşi Moğollar onun en büyük düşmanlarıydı. Ertuğrul, ümitlerin tükendiği bir çağda nice zorluğa göğüs gererek, azmi ve sabrı sayesinde düşmanlarını yendi ve Kayı boyuna bir yurt verdi. Bu yurtta üç kıtada altı asır hüküm sürecek olan dünyanın en ihtişamlı devleti Osmanlı İmparatorluğu kuruldu. Bu muhteşem devletin sırrı da kahramanımız Ertuğrul’un hikayesinde gizliydi. Ertuğrul’un, İbn-i Arabi’den aldığı bu sır, onu adım adım hayallerine taşıdı. Ertuğrul, hayallerine giderken aslında dünyaya yeni bir medeniyet armağan etti. Temellerini attığı devlet, dünyanın kaderini değiştirdi. Biz de dünyanın kaderini değiştiren adamın destansı hikayesine, boyun eğmeyen karakterine, büyüleyici aşkına ve tüm insanlığa yetecek adalet duygusuna şahitlik edeceğiz. Diriliş “Ertuğrul” aynı zamanda bugünün hikayesi…

    13. yüzyılda İslam dünyası bugün ki gibi büyük sorunlar yaşıyordu. Bir lider ve bir kahraman bekliyordu. Diriliş “Ertuğrul” dizisi inşa sürecindeki yeni Türkiye için tarihin yol rehberliğinde bugüne çok şey söyleyecektir.

    - Bu mücadelede casuslar, hainler ve şövalyeler;
    - Bu yolculukta entrika, tehlike ve ölüm;
    - Bu hikayede yoldaşlık, fedakarlık, cesaret ve yiğitlik;
    - Bu destanda büyüleyici bir aşk var.

    ”Moğolların baskılarıyla bunalan Kayılar, yurt bulamadıkları için Selçuklulara ait yayladan göç edememişlerdir.

    Kış ve kıtlık obayı esir almıştır. Süleyman Şah’ın büyük oğlu Gündoğdu, toyda Halep’e gitmeyi önerir. Bu teklif kabul görür. Halep emiri El Aziz’in Kayılara Antakya’da bir yurt vermesiyle Kayılar yeni göçün hazırlıklarına başlar. Alpleri ile ava giden Ertuğrul, Selçuklu hanedanı üyesi olan Müslüman bir aileyi Haçlıların elinden kurtarıp obaya getirir. Kayılar, bu ailenin Hanedan üyesi olduklarından habersizdir. Kurtardığı ailenin kızı Halime, Ertuğrul’un kalbine bambaşka bir ateş düşürürken obanın bu yeni misafirleri ateşten bir çember içinde hayat mücadelesi veren Kayıları daha büyük bir tehdidin kucağına atacaktır.

    Diriliş "Ertuğrul" Oyuncular

    Engin Altan Düzyatan – Ertuğrul
    Kaan Taşaner – Gündoğdu
    Hülya Darcan – Hayme Ana
    Serdar Gökhan – Süleyman Şah
    Esra Bilgiç – Halime
    Didem Balçın – Selcan
    Hande Subaşı – Aykız
    Burcu Kıratlı – Gökçe
    Hakan Vanlı – Kurdoğlu
    Levent Öktem – Üstad-ı Azam
    Serdar Deniz – Titus
    Turgut Tunçalp – Afşin Bey
    Mehmet Çevik – Deli Demir
    Cengiz Coşkun – Turgut Alp
    Cavit Çetin Güner – Doğan Bey
    Nurettin Sönmez – Bamsı Beyrek
    Osman Soykut – İbn-i Arabi
    Fahri Öztezcan – İlyas Fakih
    Gökhan Atalay – Şahabettin
    Can Kahraman – Kara Toygar
    Hamit Demir – Akçakoca
    Mehmet Emin İnci – El Aziz
    Sedat Savtak – Numan
    Tolgay Sala – Hamza Alp
    Özlem Aydın – Elenora
    Arda Anarat – Dündar
    Burak Temiz – Yiğit Alp
    Gökhan Karacık – Derviş
    Celal Al – Rahman

    Diriliş "Ertuğrul” Künye

    Yapım: Tekden
    Film Yapımcı: Mehmet Bozdağ
    Proje Tasarım: Mehmet Bozdağ
    Yönetmen: Metin Günay
    Senaryo: Mehmet Bozdağ, Mustafa Burak Doğu, Alp Emre Oduncu
    Senaryo Asistanları: Aslı Zeynep Peker Bozdağ
    Genel Koordinatör: Hüseyin Nureddin Dal
    Konsept Danışmanı: Mehmet Fahreddin Dal
    Görüntü Yönetmeni: Veysel Tekşahin
    TRT1 Proje Sorumlusu: Yahya Tayyip Aydeniz
    Yapım Koordinatörü: Hamide Kecin Hurma
    İdari Koordinatör: Nurcan Saltaş
    Müzik: Alpay Göltekin – Zeynep Alasya
    Sanat Yönetmeni: Özüdoğru Cici Kostüm
    Tasarım: Serdar Başbuğ Başlık ve Takı Tasarım: Mücella Mert
    Kurgu Yönetmeni: Akif Özkan
    Cast Direktörleri: Canan Aydın Karabulut, Rabia Sultan Düzenli
    Görsel Efektler: Genius Park

    Diriliş “Ertuğrul” Hazırlık Süreci

    Diriliş "Ertuğrul" dizisinin hazırlık süreci Şubat 2014’te başladı. 5 ayda hikaye ve çizimler bitti. Moğolistanlı Gambat’a 3 ay boyunca çizimler yaptırıldı. Ekipler çalışmaya mayıs ayında başladı.

    Diriliş Ertuğrul için Riva ve Beykoz Kundura Fabrikasına 2 plato kuruldu.. Kayı Obası Riva’da yeniden canlandı. Riva’daki plato, asıllarına uygun şekilde yapılan 600 metrekarelik Süleyman Şah otağ ve 35 adet çadırla birlikte toplam 40.000 m2 alanda kurulmuştur. Diriliş "Ertuğrul" set alanında ayrıca 12 adet değişik ebatlarda oba dükkanları, 1 adet kilimhane, otağ meydanı ve talimhane yer almaktadır.

    Beykoz Kundura Fabrikasında 6000 m2’lik kapalı alana Halep, Halep Sarayı, arz odası, konuk odaları, koridorlar, zindanlar, Karatoygar mekan, Selçuklu kasrı, Tapınakçılar salon ve odaları, tekke ve çadır içleri yapıldı. Yine Kundura Fabrikası’ndaki 5000 m2’lik açık alana Halep çarşısı, kale içi, Süleyman Şah çadır içi, Tapınakçıların zindanı, koridoru ve ibadethanesi inşa edildi.
    Diriliş "Ertuğrul" için 1000’e yakın kostüm ve binlerce savaş malzemesi ve aksesuar sıfırdan yapıldı. Kostümlerde ve börklerde kullanılan mücevherler takılar, sanatta kullanılan bakırlar, kılıçlar, kalkanlar ve tüm aksesuarlar Türkiye’nin her yerinden toplatıldı. Ahşap malzemeler tek tek elle yapıldı.

    Diriliş "Ertuğrul" 60 kişilik dekor ve sanat ekibi 4 ay çalıştı ve hala çalışmaya devam etmekteler. Kostümler ve dekorlar için 4000 metrekare kumaş kullanıldı.

    Diriliş "Ertuğrul" dizisinin oyuncuları, yan cast ve devamlılıklı figürasyon 3 ay at binme, kılıç kullanma ve ok atma dersleri aldı. Dizideki koreografiler için Kazakistan’dan dünyaca ünlü Cengiz Han, Cehennem Melekleri 2, 47 Ronin, Barbar Conan gibi dünyaca ünlü filmlerde yer alan özel koreografi ekibi Nomad geldi. Nomad hem oyuncuları hem atları eğitti. Dövüş koreografilerini hazırladı. Dizide kullanılan atlar da satın alındı ve özel olarak eğitildi. Ayrıca ceylan, koyunlar, keçiler, bülbül ve keklikler de ekibin bir parçası oldu. 28 Eylül’de motor dendi. İlk bölümün çekimleri yaklaşık 1 ay sürdü.

    yönetmen :
    Metin Günay


    yapımcı :
    Tekden Film / Mehmet Bozdağ


    tarih :
    Her Çarşamba - 20.00
    gogeselam and Fâik like this.
    "Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı gençliğidir."

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan


  2. #2
    En Sempatik Üye Nar Çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Nereden
    Adana
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13.153

    Standart Cevap: Diriliş "Ertuğrul"



    1.Bölüm Özet


    Moğolların baskılarıyla bunalan Kayılar, yurt bulamadıkları için Selçuklulara ait yayladan göç edememişlerdir. Kış ve kıtlık obayı esir almıştır. Süleyman Şah’ın büyük oğlu Gündoğdu, toyda Halep’e gitmeyi önerir. Bu teklif kabul görür. Herkes Süleyman Şah’ın kararını beklemektedir: Halep’e gidecek elçi kim olacaktır?Alpleri ile ava giden Ertuğrul, Müslüman bir aileyi Haçlıların elinden kurtarıp obaya getirir. Kurtardığı ailenin kızı Halime, Ertuğrul’un kalbine bambaşka bir ateş düşürürken obanın bu yeni misafirleri ateşten bir çember içinde hayat mücadelesi veren Kayıları daha büyük bir tehdidin kucağına atacaktır. Bölgenin, Haçlı entrikasının kuklası olan Selçuklu komutanı Kara Toygar, Kayılardan Ertuğrul’un kurtardığı aileyi ister. Aksi halde, Kayı boyunu, ordusuyla ezmekle tehdit eder. Toyda, beyler konuyu istişare ederler. Kayı Beyi Süleyman Şah, aileyle ilgili nasıl bir karar verecektir?Gelişleriyle Kayı obasını karıştıran ailenin sakladıkları gerçek kimlikleri, Kayıları ve Ertuğrul’u sonu bilinmeyen bir maceraya sürükleyecektir.

    2.Bölüm Özet

    Ertuğrul ve Alpleri Halep yolunda, Halime ve ailesi ise obada saldırı altındadırlar. Ölümle hayat arasındaki ince çizgide kalakalmışlardır. Hangi yardım eli onları bu ateş çemberinden çıkaracaktır?Menziline varan Ertuğrul, Halep sarayından istediğini alma konusunda ümitlidir fakat işi hiç de kolay olmayacaktır. Hem Halep sarayında hem de bu şehrin kendilerine yabancı sokaklarında, Ertuğrul ve Alplerini şaşkınlığa uğratacak pek çok olayla karşılaşacaklardır.Halimelerin uğradığı baskın, obanın orta yerine düşen bir yıldırım gibi ahaliyi sarsmıştır. Herkesin aklında aynı soru vardır: Kim Kayı Boyu’nun mahremine girip saldırı düzenleme cüretinde bulunabilir? Bu vaziyet en çok da Süleyman Şah’ın aklını kurcalar. Kayıların ihtiyar çınarı; bu işin arkasında delice bir cesaret mi, yoksa haince bir ihanet mi olduğunu öğrenmek istemektedir. Babasıyla kopma noktasına gelen Gündoğdu’nun hırsı ve öfkesi, mantığını tamamen perdelemek üzeredir. Süleyman Şah’a karşı girişeceği üstü kapalı mücadelede; gözünü ne kadar karartacağı, elini ne kadar kirleteceği onun için dahi meçhuldür.Halime; kaçmaya çalıştıkça, kaderin cilvesiyle daha da yakınlaştığı bu insanların arasında, bir an bile olsa mutlu hissetmektedir kendisini. Halime’ye yabancı bu duygu, onu korkutmaktadır. Halime’nin kaçmaktan yorulan kalbini titreten tek bir soru vardır şimdi: Ertuğrul’u yeniden görebilecek midir? Üstelik bu sorunun cevaplarından hangisinin kendisi için daha yaralayıcı olduğunu bilmemektedir…

    3.Bölüm Özeti

    Ertuğrul, Halep’ten yeni yurdun muştulu haberiyle gelmiştir. Gelişi, tüm umutlarını ona bağlayan Kayıları büyük bir sevince boğar. Ertuğrul’u gördüğüne en çok sevinen kişi ise Halime’dir. Fakat bu mutluluk anı hiç de uzun sürmeyecektir. Ertuğrul, kendisi yokken obada yaşananları öğrenecek ve sarsılacaktır. Her şeyin tükendiğini düşündükleri anda, Kayılara yeniden inanç aşılayan Ertuğrul; hem bir aşkın kederini, hem de bir obanın kaderini sırtlanmak zorundadır artık. Göçecekleri yeni topraklar için, neşe ve heyecanla hazırlanan oba halkı; evlatlarının başarısıyla gururlanan Süleyman Şah ve Hayme Ana; beylerinin arkasında sıradağlar gibi durmayı şeref bilen alpler… Hepsi de kendilerini bekleyen geleceğin aydınlığından emindir. Çünkü Gündoğdu’nun canını kurtarmaya çalıştığı, uzaklardaki sürek avından da; Tapınakçıların, İslam Dünyası’nın kılcal damarlarına yaydıkları melanetlerden de habersizdirler. Yeni günler güzelliklere gebe olduğu kadar, sancılı da olacaktır Kayılar için. Bu zor günlerde Ertuğrul; kendisine güvenen insanlar için, hem savrulan bir kılıç, hem de dalgalanan bir bayraktır artık…

    4.Bölüm Özet

    Süleyman Şah, esir düşen oğlu Gündoğdu’yu kurtarmak için Kara Toygar’ın karşısına çıkar. Kara Toygar Gündoğdu’yla takas etmek istediği esirleri Süleyman Şah’ın yanında görmeyince sinirlenmiştir. Süleyman Şah’ı alır ve takas mekanına doğru yola çıkarlar. Ertuğrul, Numan ve Yiğit Alp’le onları takas mekanında beklemektedir. Ertuğrul’un planı işe yarayacak, ağabeyi Gündoğdu ve obanın misafirleri Numan ve Yiğit Alp’in sağ salim obaya dönmelerini sağlayabilecek midir?Halime obada hem babası ve kardeşinden hem de Ertuğrul’dan gelecek güzel haberleri beklemektedir. Bu sırada Gündoğdu liderliğindeki kervanın saldırıya uğradığı obada duyulmuş, saldırıda ölen alplerin cenazeleri obaya gelmiştir.Öte yandan obada göç hazırlıkları başlamıştır. Halep’e gitmek için hazırlıklar yapılırken Süleyman Şah’ın hastalığı obaya ateş gibi düşer. Kurdoğlu, obaya fitne ateşini düşürmek için bu fırsatı da değerlendirmekten geri durmaz.


    5.Bölüm Özet

    Obada Halep’e gitmek için hazırlıklar yapılırken Süleyman Şah’ın hastalığı obaya ateş gibi düşmüştür. Süleyman Şah, beratı ve Halimeleri Halep’e götürme görevini Gündoğdu’ya verdiyse de, Gündoğdu bu görevi Ertuğrul’a devretmiştir. Kurdoğlu’nun Halimelerin çadırına yapacağı baskından önce Ertuğrul onları obadan çıkmayı başarmış, Kurdoğlu ise çadırda Gündoğdu’yla karşı karşıya kalmıştır.Halep yolundaki Ertuğrul, peşindeki adamları fark ettiğinde onların karşısına dikilir. Bu adamların hain bir planın parçası olduğundan habersizdir. Öte yandan obada Kurdoğlu ve Gündoğdu arasındaki gerilim giderek büyümektedir. Kurdoğlu’nun hain planı obayı büyük bir gerilime sürükler. Ertuğrul, gerçekten peşindeki obanın alplerini öldürmüş müdür? Veba denen illet ise obanın hayvanları arasında sinsice yayılmaktadır. Durumu fark eden Akçakoca, durumdan Gündoğdu’yu haberdar eder. Tüm bu olanlardan habersiz Ertuğrul ve Halime ise Halep yolunda kendilerini bekleyen yeni tuzaklara doğru sürüklenmektedir.


    6.Bölüm Özet

    Ertuğrul bir ateş çemberinin yine tam ortasındadır. Üstelik Halime yaralıdır. Düştükleri ölüm tuzağından kurtulmak ve daha önemlisi canı kendisine emanet olanları oradan çıkarmak Ertuğrul'un yegane amacıdır.Kahramanımız için, savrulan kılıçlardan ve uçuşan oklardan daha yaralayıcı olan Halime'nin bedeninde kanayan yaradır. Herkes daha sonrasında Halep'te buluşmak üzere bir tarafa savrulur. Halep şehrinin kalbini sarmalayan keşmekeş, Titus'un kurduğu pusudan daha az tehlikeli değildir. İhanet ve ölüm Halep'in sokaklarında kol gezmektedir. Can pazarından zorlukla çıkan Ertuğrul da Halep'i kavuran bu cehennem rüzgârlarından nasibini alacaktır. Süleymanşah'ın yatağa düşmesiyle çalkalanmaya başlayan Kayı obasında da sular durulmamıştır. Amacına ulaşıp Süleymanşah'ı katledemeyen Kurdoğlu; hırsını ve öfkesini kusmaya devam etmektedir. Kayılar; beyleri Süleymanşah'ı uğurlamaya hazırlandıkları sırada, Kurdoğlu'nun hiç beklemediği fırsatlar belirecek ve onu yeniden harekete geçirecektir.


    7.Bölüm Özet

    Can Pazarı! Ertuğrul; yıkık vaziyette arşınladığı Halep sokaklarını başına yıkacak bir haber almıştır. Turgut ve Yiğit, tapınakçıların elinde esirdir. Yüreklerini bulandırmamak için düşünmemeye çalıştıkları ihtimâl gelip çatmıştır alpler için. Cenk yoldaşları Turgut, onlardan uzakta ve düşmanın insafına terk edilmiş durumdadır. Fakat içlerine düştükleri tek açmaz bu da değildir. Turgut ve Yiğit’in hürriyeti gibi, Kayıların akıbeti de tehlikededir. Göç edecekleri bir yurt yoktur artık. Üstelik tüm bu düğümleri çözebilecek olan elin sahibi, Atabey Şahabeddin Tuğrul da, Nasır’ın ayak oyunlarına mağlup olmuştur. Ertuğrul; bir yandan Atabey’i, düştüğü zindan karanlığından kurtarmaya çalışacak, diğer yandan ise yaralı Halime’nin acısını yüreğinin tam ortasında hissetmeye devam edecektir.Ertuğrul; harekete geçmeye çalıştıkça, işin gittikçe daha giriftleştiğini görecektir. Bu zorlukların hepsi onun çelik gibi karakterini şekillendirmeye yarayacak darbelere dönüşecektir. Ertuğrul; sadece Kayı obasının bahadır evladı değil, aynı zamanda mazlumların gözlediği, beklenen kahraman olmaya giden yolun ilk adımlarını atmaya başlayacaktır.Süleymanşah; Kurdoğlu tarafından intikâm hırsıyla doldurulan ve kendisine yönlendirilen Bozok’un yakıcı öfkesiyle karşı karşıyadır. Zamanın adeta durduğu o anların sonunda, Süleymanşah’a uzanan el hiç beklenmedik bir yönden gelecektir. Lâkin Süleymanşah’ın Halep yolunda karşılaşacağı tek zorluk, babasının öcünü almak için gözünü kan bürüyen Bozok değildir.Kayı obası, hiç hesapta olmayan aksilikler yüzünden can pazarına dönmüştür ve bu pazarda üzerine sorumluluk düşen herkes, fedâ olmanın ne manaya geldiğini bir kez daha ispat etmek zorunda kalacaktır. Selcan ise Kurdoğlu’yla kurdukları tezgâhta, onu yalnız bırakmanın neticesini hala kestirememektedir. Kurdoğlu’nun gözünü ne kadar karartacağını bilememek, vakit ilerledikçe endişesini daha da derinleştirecektir. Kalede Turgut’a yapılan işkenceler, fizikî eziyetleri aşıp onun kimliğini yok etmeyi hedefleyen bir mecrâya doğru ilerleyecektir. Tapınakçıların bu korkunç hamlelerine karşı Turgut’un sığınağı; Allah’ın sonsuz varlığı ve aynı zindanı paylaştığı Ömer’in telkinleridir.


    8.Bölüm Özet

    Yol Ayrımı! Ertuğrul ve alpleri içine çekildikleri kapandan kurtulmak için var güçleriyle uğraşmaktadırlar. Halep’te adalet terazisini zedeleyenlerden ve kanunun haysiyetini çalanlardan hesap sormak, ilk hedefleridir. Bu giriştikleri zorlu yolda karşılaşacakları aksilikler; büyüyen ve yükselen dalgalar gibi üzerlerine gelmektedir. Fakat Ertuğrul ve alplerin mücadele azmi yıkılmamaktadır.Halime; gözlerini açtığı sarayda neler olduğunu anlamlandırmaya çalışmaktadır. İçinde bulundukları durumu anlamakta zorlanan tek kişi Halime değildir. Dadının birden odasına yerleştirdiği bu gizemli kıza nasıl yaklaşacağını bilmeyen Leyla için de durum kolay kabullenilebilir değildir. Halime ve Numan; yıllarca kaçtıkları girift saray entrikalarının bir şekilde tam kucağına düşmüşlerdir. Numan’ı Halime’nin sağlığı açısından aldığı ilk kararı sorgulamaya iten gelişmeler yaşanır ve Numan kızını Halep Sarayı’nın yılan gibi kıvrılan, tehlikeli koridorlarından uzak tutmak için girişimde bulunur. Fakat Halime’yi çıkarmak için atacağı adımlar; hiç aklına gelmeyecek bir isme takılıp kalacaktır.Süleymanşah ve maiyeti, Halep’in girişinden çevrilmiştir. Sığındıkları yerde kalakalan Süleymanşah Halep’teki ahvali görmek ister. Oradan gelecek havadislere göre hem kendisi hem de Kayılar için bir yol haritası çizecektir. Gündoğdu ve Selcan’ın başında olduğu göç kafilesi yol almaktadır. Kayı Obası, kendilerini Halep’te bekleyenlerden; Gündoğdu ise, gözündeki ışığı parlatan evlat umudunun, artık Selcan’ın karnında büyümediğinden haberdâr değildirHalime’nin sarayda olduğunu öğrenen Ertuğrul; her zamanki gibi yol ayrımındadır. Tehlike altında kendisinden imdat bekleyen insanları mı; yoksa Halime’yi mi kurtarmayı tercih edecektir. Ertuğrul yine, hem bir obanın kaderini hem de bir aşkın kederini sırtlanmıştır.


    9.Bölüm Özet

    Kayılar Tapınakçılar tarafından ihanete uğrayarak, El Aziz’in verdiği yurdu kaybetmişlerdir. Kış kapıdadır. Binlerce Oğuz, çocukları, aileleriyle ve sürüleriyle çaresizliğe mahkum olmuştur. Ertuğrul, obasının içine düştüğü bu derin komployu çözmek ve Halep Sarayındaki kumpası ortaya çıkarmak için harekete geçer. Ne var ki, Halep Emiri’nin Komutanı tarafından yakalanarak işkenceye alınır. Öte yandan, Selçuklularla, Eyyubileri savaştırmak ve Haçlı Savaşlarına uygun bir zemin hazırlamak isteyen Tapınak Şövalyelerinin lideri olan Üstad Petruccio, Ertuğrul’un aşık olduğu Halime Sultan’ın erkek kardeşi Şehzade Yiğit’i, Selçuklu devletinin başına bela etmek için yetiştirmeye karar verir. Zindanlarında esir tuttuğu Ertuğrul’un Alp’i olan Turgut için ise çok daha hain planları vardır. Kayılar üzerlerine çöken bu felaket bulutlarıyla mücadele etmenin yolunu ararken, Kayıların Beyi Süleyman Şah, tehlikeli bir karar alarak, obanın gerekirse savaşmasını göze alır.

    10.Bölüm Özet

    Tapınakçılar Kumpas Kuruyor. Küresel güçlerin cirit attığı, büyük ve tehlikeli bir oyun alanı haline gelen Halep, tam anlamıyla Tapınakçıların kontrolü altındadır. Tapınakçılar’ın yeni hedefi Ertuğrul’un aşık olduğu Şehzade kızı Halime ile Halep Emir’i El-Aziz’i evlendirmektir. Böylelikle Selçuklu Devleti ile Eyyubiler arasında bir savaş çıkarıp, Müslümanlar arasına nifak sokmayı planlamaktadırlar. Bu nifakın neticesinde, Haçlı ordusuna da yol açılacaktır. Kudüs’ü de Müslümanların elinden almayı başarabileceklerdir. Ertuğrul obasına ve İslam dünyasına, aşık olduğu kadın üzerinden kurulan bu kumpası çözmek için ele geçirdikleri bir casusu kullanmaya karar verir. Tapınakçıların casusu olan Esma adını kullanan Eftelya’nın maskesini düşürmek için Alpleri ve Ağabeyi ile Halep’e doğru yola çıkarlar. Öte yandan Halep Emiri El Aziz, Halime’ye aşık olmuştur. Onun için her şeyi yapacak bir aşıktır artık...


    11.Bölüm Özet

    Tuzak! Kayı Obası’na Ebu Hişam adıyla gelenTitus, Kurdoğlu ile birlikte Süleyman Şah ve Hayme Ana’yı öldürmek için korkunç bir plan hazırlamaktadılar. Öte yandan Halep Emiri El Aziz, ordusunu Kayıların üzerine göndermek için emir vermiştir bile… Ertuğrul ise obasına ve İslam dünyasına, aşık olduğu kadın üzerinden kurulan bu kumpası çözmek için ele geçirdikleri bir casusu kullanmaya karar verir. Tapınakçıların bir casusu olan Esma adını kullanan Eftelya’nın maskesini düşürmek için Alpleri ve Ağabeyi Gündoğdu ile Halep’e doğru yola çıkarlar. Ne var ki onları bekleyen bir tuzak vardır. Yaşanan bu büyük oyunların ardında Kudüs’ü ele geçirmeye çalışan Papalık vardır. Haçlı orduları, Kudüs’ü Müslümanlardan geri alacak yeni bir sefer için Papa ve İmparator Friedric’ten emir beklemektedir. Bu ikisinin vereceği karar da Tapınakçıların lideri olan Üstad’ın payı çok büyük olacaktır. Üstad, Selçuklu Devleti ile Eyyubiler arasında bir savaş çıkarıp, Müslümanlar arasına nifak sokmayı planlamaktadır. Bu nifakın neticesinde, Haçlı ordusuna da yol açılacaktır. Kudüs’ü de bu nifak üzerinden Müslümanların elinden almaya çalışacaklardır.

    12. Bölüm Özet

    Gönlümüz Kudüs Haçlı orduları, Kudüs’ü Müslümanlardan geri alacak yeni bir sefer için Papa ve İmparator Friedric’ten emir beklemektedir. Bu ikisinin vereceği kararda Tapınakçıların lideri olan Üstad’ın payı çok büyük olacaktır. Üstad, Selçuklu Devleti ile Eyyubiler arasında bir savaş çıkarıp, Müslümanlar arasına nifak sokmayı planlamaktadır. Bu nifakın neticesinde, Haçlı ordusuna da yol açılacaktır. Kudüs’ü de bu nifak üzerinden Müslümanların elinden almaya çalışacaklardır.Obaya, Ebu Hişam adıyla gelen şövalye Titus, Kurdoğlu ile birlikte Süleyman Şah ve Hayme Ana’yı öldürmek için Kurdoğlu ile korkunç bir plan hazırlamıştır. Gece harekete geçerler. ne var ki Süleyman Şah ile Hayme Ana’nın küçük oğlu Dündar, Titus’un ölümcül kılıç darbesi almasına rağmen, inanılmaz bir kahramanlık yapar. Öte yandan Halep Emiri El Aziz, ordusunu Kayıların üzerine göndermek için emir vermiştir bile…Ertuğrul ise obasına ve İslam dünyasına, aşık olduğu kadın üzerinden kurulan bu kumpası çözmek ve Eftelya’nın maskesini düşürmek için Alpleri ve Ağabeyi Gündoğdu ile Halep’e gelirler. Gündoğdu Halep Emir’i El Aziz’in huzuruna çıkarak sarayı ve İslam dünyasını tehdit eden Haçlı harekatını ispatlayacaklarını söyler. Emir’in, Esma adıyla bildiği Eftelya’yı ona getireceklerdir. Bunu öğrenen Nasır ve Titus, Ertuğrul ve ağabeyi Ertuğrul’a korkunç bir tuzak hazırlarlar.


    13.Bölüm Özet

    Tapınakçıların Selçuklu Oyunu Tapınakçıların, Halep Sarayı üzerinden kurdukları kumpas başarıya ulaşmak üzeredir. Ertuğrul’un aşık olduğu Halime Sultan’ı, Emir El Aziz ile evlendirecek kumpasta Tapınakçılar yol almıştır. Halime, kardeşi Yiğit’in esir olduğu Tapınakçı kalesinden kurtulması karışılığında El Aziz ile evlenmeyi kabul etmiştir. Şehzade Yiğit, saraya getirilir. Eyyubi Emiri ile Selçuklu Sultanı’nın düğünü için hazırlıklar başlar. Ertuğrul hem sevdiği kadını hem obasını kurtarmak hem de Tapınakçıların İslam Dünyası’nda çıkarmak istedikleri savaşı engelemek için Halime’yi kurtarmalıdır.Düğün hazırlıkları devam ederken, Tapınakçıların yeni bir kumpası daha ortaya çıkar. Tapınakçılara hizmet eden Halep Komutanı Nasır, Halime’nin babası Numan’ın Selçuklu Sultanı olması için girişimlerde bulunur. Bunun için, Sultan Alaeddin’e karşı Türkmenleri isyana teşvik edeceklerdir. Büyük ve gizli bir buluşma gerçekleşecektir. Ne var ki Ertuğrul, bu buluşmayı haber alır ve Oğuz boylarının isyan etmesini engellemek için yola çıkar. Bu sırada, Halime El Aziz ile nikahlanmak için hazırlanmaktadır.

    14.Bölüm Özet

    Nasır’ı Ele Geçiren Ertuğrul, Tapınakçıların Kumpasını Bozabilecek mi? Halime, kardeşi Yiğit’in esir olduğu Tapınakçı kalesinden kurtulması karışılığında zoraki olarak El Aziz ile evlenmeyi kabul etmiştir. Bu evliği istemeyen Halime bu zoraki nikaha engel olabilmek için çare aramaktadır. Hem sevdiği kadını, hem obasını, hem de Tapınakçıların İslam Dünyasında çıkarmak istedikleri savaşı engelemek için mücadele eden Ertuğrul’un, Tapınakçıların adamı olan Komutan Nasır’ın maskesini düşürmesi gerekmektedir. Şehzade Numan’ı kullanarak Türkmenleri Seçuklu’ya karşı kışkırtmak için Oğuz beyleriyle bir araya gelen Nasır’ın düzenlediği toplantıyı basan Ertuğrul, Nasır’ı esir alır. Ertuğrul, El Aziz’e Nasır’ın gerçek yüzünü göstermesi halinde Halime Sultan’ı mecbur kaldığı evlilikten kurtarırken, El- Aziz tarafından kuşatılan obası ve Tapınakçıların İslam Dünyası’na karşı kurduğu kumpası engelleyecektir. Nasır’ı esir alan Ertuğrul, onun gerçek yüzünü El- Aziz’e göstermeye çalışmaktadır. Halime Sultan’ı kurtarmak için harekete geçen Ertuğrul ve Alp’leri bunda başarılı olabilecekler mi?

    15.Bölüm Özet

    DARAĞACI Halime, kardeşi Yiğit’in esir olduğu Tapınakçı kalesinden kurtulması karışılığında El Aziz ile evlenmeyi kabul etmiştir. Ancak, babasının Tapınakçıların oyununa geldiğini ve bu evliliğin İslam dünyasında bir savaşa neden olacağını öğrenince, nikahı bozar. El Aziz çılgına dönmüştür. Onurunun ayaklar altına alındığını düşünür. Bir türlü Tapınakçılara alet olduğu gerçeğini görmek istememektedir. El Aziz, Komutanı Günhan’a Kayı Obasına saldırması için emir göndererek nikahın bozulmasının intikamını almak niyetindedir. Günhan, Kayıların toy toplantısına düstursuzca konuşup savaşı başlatmaya kalkar. Ama Gündoğdu, Günhan’ın karşısına Halep Komutanı Nasır’ı esir almış vaziyette çıkararak savaşı başlamadan bitirir. Nasır’ın akıbeti ise beklediği gibi olmayacaktır. Toyda beyliği ele geçirme planları yapan Kurdoğlu, Tapınakçılarla işbirliğini iyice arttırmıştır. Kurdoğlu ilk olarak obaya bey olması için Gündoğdu kozunu oynar ama Ertuğrul’da Kurdoğlu’nun hain planlarının farkındadır. Bu planları deşifre etmek için delil arayan Ertuğrul ,obanın içerisinde ki hainleri temizlemekte kararlıdır. Eftelya’nın istihbaratıyla, Ertuğrul’un Halime’ye aşık olduğunu öğrenen Titus, korkunç bir plan hazırlar. Bu plana göre Halime, El Aziz ile av köşküne doğru yola çıkacaktır. Ertuğrul da peşlerinden gelecektir. Titus’un hain planı çalışır. Ertuğrul, Halime’nin zorla av köşküne götürüldüğünü öğrendiğinde, çılgına döner ve obasından dört nala yola düşer. El Aziz ile Halime’yi av köşküne götüren arabayı ele geçirir. Muhafızlarını derdest eder. Ne var ki ne Halime ne de El Aziz arabada değildir. Ertuğrul tuzağa düşmüştür. Ertuğrul, Halime’ye kavuşmuştur. Ne var ki, darağacında ölümü beklemektedir.

    16.Bölüm Özet

    Ertuğrul Alamut Yolunda Ertuğrul, Halime’yi obaya getirmiştir. Artık Halep Emiri El Aziz, Halime’nin ve Ertuğrul’un büyük aşkını görmüştür. Ama daha önemlisi, Halep Emirliğinin Tapınakçıların nasıl oyuncağı haline geldiğinin artık farkındadır.Ertuğrul, İslam dünyasında dönen büyük bir fitneyi açığa çıkarıp, obasını kuşatan ordunun geri çekilmesini sağlamış, sevdiği kızı da babasının otağına getirmiştir. Ancak Ertuğrul’u bekleyen sorunlar daha yeni başlayacaktır. Ertuğrul, Alpleriyle Turgut’u almak için Antakya Haçlı Kontluğu sınırları içinde bulanan Tapınakçı kalesine doğru yola çıkma kararı alır. Gidecekleri günün gecesinde Halime ile olan aşkı iyice ayyuka çıkmıştır. Süleyman Şah ise oğlunu; bir vakitler isyan ettiği için öldürmek zorunda olduğu eski bir dostunun evlat edindiği kızı Gökçe ile evlendirmek istemektedir. Bununla da kalmamış, bu isteğini Ertuğrul’a vasiyet etmiştir. Ertuğrul büyük bir aşk çıkmazının içindedir. Tapınakçılar, Halep’te kurdukları fitne teşkilatlarının Ertuğrul tarafından çökertilmesinin ardından, intikam planlarını birer birer uygulamaya koyulurlar. Planların en büyüğü çeşitli ilaçlar ve uyuşturucularla beynini yıkadıkları Ertuğrul’un Alpı Turgut’tur…Selcan ve Kurdoğlu da, Ertuğrul’un büyük başarılarının ardından beylik yolunun açıldığının farkındadırlar. Kurdoğlu bir taraftan Tapınakçıların planlarına hizmet ederken bir yandan da Gündoğdu’yu hem babasına hem de Ertuğrul’a karşı dolduruşa getirmektedir. Selcan’da obaya Ertuğrul’un Halime’yi tekrar getirmesiyle kardeşinin şansının iyice azaldığını anlamıştır. Ertuğrul’un Halime ile evlenmesini ve beylik makamına oturmasının engellemek için Kurdoğlu ile entrikalarına devam edeceklerdir.

    17.Bölüm Özet

    Kayılar’ın Geleceği Tehlikede! Ertuğrul ve Alp’leri, Turgut’u Tapınakçıların elinden kurtarmak için Antakya Haçlı Kontluğu sınırları içinde bulanan Tapınakçı kalesine doğru yola çıkarlar. Tapınakçılar, Halep’te kurdukları fitne teşkilatlarının Ertuğrul tarafından çökertilmesinin ardından, intikam planlarına Halep’ten başlarlar. Şehabettin’in Atabey olarak saraya dönmesi bu planların uygulanmasını engelleyeceğinden ilk olarak Şehabettin’i ortadan kaldırırlar. Şehabettin’in kafasını kesip Kayı obasına gönderen Titus hala çok güçlü oldukları mesajını vermek ister ama Kayılar bu yapılanın öcünü almak için çoktan hazırlıklara başlamıştır. Tapınakçıların en büyük tuzağı olan ve çeşitli ilaçlarla beynini yıkadıkları Turgut Alp, Ertuğrul’u hiç ummadığı bir anda bıçaklayarak ölümün eşiğine getirir. Selcan ve Kurdoğlu da, Ertuğrul’un büyük başarılarının ardından ona beylik yolunun açıldığının farkındadırlar. Bunu engellemek için entrikalarına devam edeceklerdir. Kurdoğlu, Tapınakçıların obadaki son kozudur. Lakin hiç ummadığı biri obayı ziyaret edip Kayıları Haçlıların planları hakkında uyarınca kendisi de artık yolun sonuna gelindiğinin farkına varmıştır. Selcan Hatun ile son bir hamle yapacaklardır. Başarısız olurlarsa ikisinin de ölüm fermanı olacağını iyi bilmektedirler. Bu hamle Süleyman Şah’ın beylikten indirilip, Gündoğdu’nun Bey yapılmasıdır. Selcan’ın yıllardır özlemle beklediği otağın hanımı olma fırsatı hayata geçmek üzeredir. Öte yandan Kurdoğlu’nun planı ise çok daha ölümcüldür...

    18.Bölüm Özet

    Beylik yolunda hain planlar. Sultan Alaaddin’in komutanı Ersagun obaya gelir ve Süleyman Şah ile görüşür. Başında bulunduğu düğün kervanını korumak için Ertuğrul ve Alp’lerinden yardım etmelerini istemiştir. Lakin, Alp’leri ile Turgut’u almak için yola çıkan Ertuğrul, tapınakçılar tarafından bizzat tuzak olarak kullanılan Turgut tarafından bıçaklanmıştır. Hatta Titus ve Tapınak Şövalyelerinin, Ertuğrul ve Alp’lerini öldürmek için kurdukları hain pusu Gündoğdu ve Alp’lerinin yetişmesiyle amacına ulaşamamış, Ertuğrul ağır yaralı bir şekilde obaya getirilmiştir. Ertuğrul’un yaralı olmasından dolayı babası Süleyman Şah’tan düğün kervanını Şam’a götürmek için izin alan Gündoğdu bir taraftan da Kurdoğlu ve eşi Selcan tarafından bey olması için zehirlenmektedir. Fakat Süleyman Şah’ta, Hayme Ana’da bu durumun farkındadır ve Gündoğdu’nun gerçekleri görmesi adına hareket edeceklerdir. Öte yandan Üstad-ı Azam’ın yeğeni İsadora’nın obaya gelmesiyle Kurdoğlu’nun obada ki hain olduğunun açığa çıkması an meselesidir. Kurdoğlu ise bu gerçeğin açığa çıkmaması için daha tehlikeli ve ölümcül adımlar atmaktan çekinmeyecektir. Ertuğrul’un yaralı olarak dönmesi ise obada şok etkisi yapar. Kayılar Turgut’un hainlik ettiğini konuşurlarken Halime ve Gökçe’nin ise dünyaları yıkılmıştır. Kayıların genç beyi Ertuğrul’un yaralı olmasını fırsat bilen Kurdoğlu ise Alpargu’yu kullanarak suikast girişiminde bulunur fakat Gökçe’nin cesareti ile başarılı olamamıştır. Kurdoğlu ve Selcan için artık tek kurtuluş yolu Gündoğdu’nun bey olmasıdır. Bu yolu ona açmak için her türlü haince işbirliğine kalkışan Kurdoğlu’nun planlarına karşı çıkacak ve ağabeyini bu hainliğe alet olmaktan kurtaracak olan ise kuşkusuz ki Ertuğrul’dur.


    19.Bölüm Özet

    Beylik Oyunu Tapınakçılarla, kendi siyasi ihtirasları yüzünden işbirliği yapan Kurdoğlu, adım adım planını hayata geçirmektedir. Üstad-ı Azam, Petruccio Manzini’nin verdiği altın desteğiyle, Kayıların sürüsünü değerinin üstüne satmıştır Gündoğdu. Bu durum, obada büyük bir sevinçle karşılanır. Gerçekleri bilmeyen Gündoğdu ve ahali için bu büyük bir başarıdır. Yaşadıkları bunca felaketten sonra, ellerine geçen altın ahaliyi mutlu etmiş, Gündoğdu’nun kendine olan güvenini artırmıştır. Ertuğrul’un hayatını kurtarması, Tapınakçıların elinden Turgut’u getirmesi sebebiyle itibarı da iyice artmıştır obada. Gündoğdu elde ettiği bu kazanımları iyice parlatmak için obada çoban ve beylere yemek verip ağırlığını artırmanın peşindedir. Ertuğrul ise bir taraftan Turgut Alp’in biran önce iyi olması için çabalamakta, bir taraftan da ağabeyinin Kurdoğlu tarafından kullanılmasına nasıl mani olacağını düşünmektedir. Kurdoğlu, adım adım planını hayata geçirmiş ve istediği noktaya gelmiştir. Gündoğdu’yu kibirle babasının beylik tahtına aday yapacaktır. Süleyman’ı otağdan uzaklaştırdıktan sonra, Gündoğdu’yu da tahttan indirecektir. Ertuğrul’u öldürmek için Alpargu üzerinden giriştiği teşebbüs başarısız olmuştur. Gökçe ağır yaralanmıştır. Artık, Kurdoğlu’nun önündeki tek engel Ertuğrul’dur...

    20.Bölüm Özet

    OBA'DA DARBE HAZIRLIĞI Kurdoğlu, hain planını hayata geçirmek için Gündoğdu’yu babasının yerine beyliğe aday gösterir. Ne var ki, babasına bunu yapmak istemeyen Gündoğdu aday olmaz. Kurdoğlu’nun, Tapınakçıların lideri olan Üstadı ı Azam Petruccio Manzini ile kurguladıkları bu plan çökmüştür.Kurdoğlu öfkelidir. Kendisine yapılanın bedelini ilk önce Gündoğdu’ya ödetir. Onu zehirlemiştir. Artık Gündoğdu için ölümle cebelleşme vaktidir. Kurdoğlu riskli olan planını da hayata geçirmeye karar verir. Obada darbe yapacak ve otağı ele geçirecektir. Parayla ve vaatlerle kandırdığı beyleri örgütlemeye başlar. Olanları sezen ancak bir türlü ispatlayamayan Süleyman Şah ve Ertuğrul, harekete geçerler. Ancak, öldürülen babası Şehzade Numan’ın intikamını almak için obadan gizlice kaçan Yiğit, Tapınakçıların tuzağına düşer. Halime’nin erkek kardeşini bu hain tuzağa atan ise yine Kurdoğlu’dur. Kardinal Tomas, Yiğit’i İstanbul’a götürüp, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’a karşı kullanarak, Türkmen obalarını isyana teşvik ettirmeyi planlamaktadır. Üstad ı Azam ile bu konuda anlaşırlar. Ertuğrul için yapılacak tek şey hem sevdiği kadın için, hem de Selçuklu Devletini bu tehlikeden kurtarmak için Yiğit’i Tapınakçıların elinden kurtarmaktır.


    21. Bölüm Özet

    Halime ve Ertuğrul’un evliliği için yol açılır. Gökçe’nin olgun tavrıyla, Süleyman Şah Ertuğrul’a vasiyet ettiği Gökçe ile evlenmesi isteğinden vazgeçer. Artık iki aşık için vuslat bitmek üzeredir. Ne var ki, Haçlı ordusu için hazırlık yapan Tapınakçılar, Yiğit’i kaçırırlar. Kaçırma olayının arkasında Kurdoğlu’nun hainliği vardır. Ertuğrul, İsodora’dan, Yiğit’in Kardinal Tomas ile Konstantiniyye’ye gönderileceğini öğrenir. Alplarıyla yola düşerler. Oysa bu doğru değildir. Doğru olmadığı gibi, Ertuğrul ve Alplarını yakalamak için Üstad Petruccio Manzini’nin bir tuzağıdır. Ertuğrul ve Alpları tuzağa düşerler. Vuruşarak kaçmayı başarırlar. Ne var ki, atları yoktur. Uzağa gitmeleri mümkün değildir. Ormanda, Üstad’ın Tapınak Şövalyeleri peşlerinde olduğu halde vuruşarak kaçma yoluna gider. Ne var ki, yaralı olan Bamsı daha fazla dayanamaz ve Doğan ile birlikte yakalanır. Ertuğrul da onlar için teslim olmak zorunda kalacaktır. Üstad, Ertuğrul ve Alplarını öldürmek yerine işkence edip onlardan İbn Arabi’nin sandığının yerini öğrenmeye karar verir. Ertuğrul ve Alpları için yolun sonu karanlıktır.Aynı karanlık obada da vardır. Kurdoğlu, satın aldığı beyler ve Alplarla obada kimsenin beklemediği bir anda darbe yapmıştır. Süleyman Şah’ı ailesi ile Deli Demir ve kızını hapseder. İleride başına bela olmaması için onlar hakkında idam kararı almak ister. Ne var ki toyda buna izin vermez beyler. Kurdoğlu sürgün kararı aldırır. Kurdoğlu’nun planı, yolda kendine yakın olan Alplara ve Turgut’a onları katlettirmektir.

    22.Bölüm Özet

    Hak yerini bulur! Kurdoğlu, satın aldığı beyler ve Alp’lerle, obada kimsenin beklemediği bir anda darbe yapmıştır. Süleyman Şah ve ailesi ile Deli Demir ve kızını hapsedilir. İleride Kurdoğlu, başına bela olmamaları için onlar hakkında, meşru yolları kullanarak toyda idam kararı almak ister. Ne var ki toyda beylerin muhalefeti ile karşılaşır. Kurdoğlu, işi yokuşa sürmemek için sürgün kararını onaylar. Planı, yolda kendine yakın olan Alp’lere ve Turgut’a bütün aileyi ve onlara yakın olan herkesi katlettirmektir. Ertuğrul ve Alpleri, sürgün adı altında ölüme gönderilen Süleyman Şah ve Ailesi ile Deli Demir ve kızını bu korkunç katliamdan kurtarmak için harekete geçerler. Bu son derece tehlikeli baskın herkes için inanılması imkansız sürprizlerle dolu olacaktır. Ertuğrul ve Alpleri için artık tek bir hedef vardır; Kurdoğlu’nun hile ile ele geçirdiği beyliği geri almak ve ailesini kurtarmak. Üstad Petruccio Manzini ve Titus, Kayıların kökünü kurutmak için haçlı ordusu ile birlikte harekete geçerek planlarını hayata geçirmeye başlarlar.Fakat, İsodora’nın Ertuğrul ile işbirliği yaptığı ortaya çıkar. Üstad, onu öldürmek için zindana yollar. Ne var ki, İsodora, Üstad’ı bıçaklayacaktır. Tapınakçılar ve Kayılar arasındaki gerilim adım adım büyük bir savaşa doğru ilerlemektedir.

    23.Bölüm Özet

    Diriliş Vakti! Kurdoğlu, hainliklerinin ortaya çıkması ve yaptığı darbe yüzünden en ağır şekilde cezalandırılır. İçerideki hainler birer birer imha edilmiştir. Ne var ki, Süleyman Şah ve oğullarının obanın içindeki düşmanlarını yok etmesi, onların bu bereketli topraklarda huzurlu yaşamasını temin etmeyeceği çok açıktır. Burada yaşadıkları sürece Tapınakçıların onlara huzur vermeyeceği ortadadır. Toyda iki seçenekleri olduğu ortaya çıkar; Ya bu cennet toprakları terk edeceklerdir ya da kalıp Tapınakçıların kalesini, başlarına yıkacaklardır. Süleyman ve oğullarıyla, birlik sağlanan obanın beylerinin kararı çok nettir... Alem i İslam’ın başına bunca fitne, fesat ve bela musallat eden bu iblis güruhunun halline karar verilir. Bu kez toyda itiraz eden, hainlik eden yoktur. Ölümüne bir gönül birlikteliği vardır. Bu kararlılık ve şehit olma hususunda tavizsiz tavır obadaki birlik ve beraberlik ruhunu harekete geçirmiştir. Kadınlar, yaşlılar ve çocuklar dahil obada yaşayan herkes bu büyük karar için el ele verecek ve alpların savaşmak için destekçisi olacaktır.

    24.Bölüm Özet

    KAYILAR GAZA YOLUNDAKurdoğlu’nun ölümünden sonra, Süleyman Şah ve oğulları, Alem i İslam’ın başına bunca fitne, fesat ve bela musallat eden bu iblis güruhunun halline karar vermiştir. Bu kez toyda itiraz eden, hainlik eden yoktur. Ölümüne bir gönül birlikteliği vardır. Bu kararlılık ve şehit olma hususunda tavizsiz tavır obadaki birlik ve beraberlik ruhunu harekete geçirmiştir. Kadınlar, yaşlılar ve çocuklar dahil obada yaşayan herkes bu büyük karar için el ele verecek ve alplerin savaşmak için destekçisi olacaktır. Süleyman Şah ve oğulları ile alpler, eşleri, çocukları ve analarıyla vedalaşırlar. Kayılar, hiç yaşamadıkları tehlikeli bir tecrübeye doğru yola çıkarlar. Bozkırın yiğit savaşçıları ilk kez bir kaleye saldıracaklardır. Bu onlar için bir ölüm kalım savaşıdır. Ellerinde güvenebilecekleri imanlarından ve pusatlarından başka iki şey vardır; Biri İsodora’nın ölmeden evvel onlara getirip verdiği, kaleyle bağlantısı olan dehlizin krokisi, diğeri de, İbn Arabi’nin müridi olarak Ömer adını alan yiğit savaşçı... Ömer, kimliğini saklayarak içeriden onlara destek olacaktır. Tapınakçıların, keçi kokan çoban sürüsü olarak gördükleri Kayılar, kaleyi bir anda kuşatırlar. İslam dünyasına büyük iftiralar ve zulümler yapan haçlıların beyin takımı olan Tapınakçılar, kendi kalelerinde fare gibi kapana sıkışırlar.

    25.Bölüm Özet

    Kayı ve Kınık! Tapınakçıların, keçi kokan çoban sürüsü olarak gördükleri Kayılar, kaleyi bir anda kuşatmışlardır. İslam dünyasına büyük iftiralar atan ve zulümler yapan haçlıların beyin takımı olan Tapınakçılar, kendi kalelerinde fare gibi kapana sıkışırlar. Deli Demir’in, İsodora’nın getirdiği planlarla kaleye gizlice açtığı dehliz ise kapatılmıştır. Yaşanan bu hayal kırıklığı, Kardinal Tomas ile Konstantiniyye’ye zorla götürülen Yiğit’in, Gündoğdu tarafından kurtarılarak ikinci dehlizi göstermesiyle büyük bir sevince dönüşür.İkinci dehlizi kullanan Ertuğrul’a bağlı kırk kişilik Kürşad takımı kaleye sızar. Ertuğrul’un, Kayı bayrağını göndere çekmesiyle kale düşmüştür. Ne var ki Titus, karanlıktan istifade ederek kaleden kaçmayı başarır.Artık tek başınadır ve intikamdan başka bir şey düşünmemektedir. Ertuğrul’dan intikam almak için, onun bütün ailesini kadınlar ve çocuklar dahil öldürmeye yemin eder. Büyük bir coşkuyla karşılanır Süleyman Şah ve oğulları obada. Kayıların, gazası büyük bir fetih ve zaferle nihayetlenmiştir. Artık Ertuğrul ve Halime’nin evlenmesinin önünde hiç bir engel kalmamıştır.


    26.Bölüm Özet (Sezon Finali)

    SÜLEYMAN ŞAH Kayı alpleri büyük bir fetih ve zaferle obalarına dönmüşlerdir. Ancak Tapınakçıların ortadan kaldırılması obaya beklenen huzuru getirmeyecektir. Titus kaleden kaçmayı başarmıştır. Üstad seçildiği gün yaşadığı büyük yenilgi ve kardeşi Bisol’ün Ertuğrul tarafından öldürülmesinin intikamını almak için her şeyi göze almıştır.Pervasızca Kayı Obasına sokularak Gündoğdu’yu öldürmeye teşebbüs eder. Ne var ki oba tarafından lanetlenen Selcan kocasını kurtarmak için kendi gövdesini siper eder. Ertuğrul bir yandan Titus tarafından ailesine gelecek tehditi bertaraf etmeye çalışırken bir yandan da Fırat Nehri yakınlarında bir kervansarayda gerçekleşecek olan önemli bir görüşmeye gitmek için babası ve ağabeyi ile yola çıkar. Bu görüşmenin nedeni, Kayıların başına bela olacak yeni tehdit Moğollardır. Oğuz beyleri ve Selçuklu temsilcisi Celalettin Karatay ile buluşma gerçekleşir. Ancak Titus, Oğuzlar için hayati öneme sahip bu toplantıyı sabote etmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Obaya dönüş yolunda ise Kayılar Caber Kalesi yakınlarında Fırat Nehrini geçerken Süleyman Şahın atının üzerinden nehre düşmesiyle sarsılacak, hiç beklemedikleri bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalacak ve her şey bir anda altüst olacaktır.



    27.Bölüm Özet


    Anadolu’da Türkiye Selçuklu Devleti hüküm sürmektedir. Türkiye Selçuklu Devleti’nin başında Sultan Alâeddin Keykubat vardır. Sultan Alâeddin Keykubat, Selçuklu Devleti’ne en parlak dönemini yaşatmaktadır ama Cengiz Han’ın ordusu yavaş yavaş Rusya’dan Hindistan’a, Çin’den İran’a kadar bilinen dünyanın neredeyse yarısını işgal etmiş, Moğollar gözlerini Anadolu ve Avrupa’ya dikmiştir. Herkes bilmektedir ki Moğol ordusu bunu başaracak dünyanın en büyük askeri gücüne sahiptir. Noyan komutasındaki Moğol birliği Anadolu’nun doğusuna kadar gelmiştir. Selçuklu ile Moğollar arasında beklenen savaş için hazırlıkları başlatmıştır. Öte yandan Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat Oğuz Boyları’yla birlikte Moğol’a karşı savaşma kararı almıştır. Bu amaçla en büyük Oğuz Boyları’ndan olan Kayılar ve Dodurgalılar, Doğu Anadolu sınırında serhat görevi üstlenmişlerdir. Noyan, Oğuz birliğini bozup Selçuklu devletinin en büyük güvencesi olan bu serhat boylarını paramparça etmek istemektedir. Önündeki en büyük engel ise Sultan Alaeddin’in en güvendiği bey olan Ertuğrul’dur. Noyan, hayvanlarıyla Erzurum yakınlarında yurt tutan ve kışlağa göç eden Kayı Obası’na karşı acımasız bir saldırı düzenler.

    28.Bölüm Özet

    Ertuğrul Noyan’ın zulmünden kurtulacak mı?Aykız’ın cenazesi büyük bir acıyla toprağa verilirken, Ertuğrul’u bulmak için yola çıkan Gündoğdu ve Tuğtekin obaya gelirler. Acının üzerine, acı katmerlenerek eklenecektir. Gündoğdu, Ertuğrul’un ölüm haberini söyler. Artık Kayı obasında hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Ertuğrul’un ölümü büyük siyasi hesapları olan Aytolun için sevince dönüşecektir. Kocasının ve üvey oğlunun da aynı hesapları güttüğünü bildiğinden ikisini de işleyerek düşmüş, dağılmış ve sığıntı durumundaki Kayı obasının, hamiliğini ellerine geçirmeleri için faaliyetlerine başlar. Korkut ve Tuğtekin ise Ertuğrul’a büyük bir sadakatle bağlı olan alplerini kendi tarafına çekip, Selçuklu devletinin yanında savaşa giderken büyük bir beylik olma sevdasındadır. Son derece acılı ve çaresiz olan Hayme Ana’nın alplerinin komutasını, Tuğtekin’e vermeye ikna etmek için toyu toplamaya karar verirler. Öte yandan Ertuğrul, büyük işkenceler gördüğü Noyan’ın mekânından kaçmak için ölümcül bir mücadelenin içine girmiştir.

    29.Bölüm Özet

    Ertuğrul Özgürlüğüne Kavuşabilecek mi?Noyan komutasındaki Moğol birliği, Erzurum’a kadar gelmiştir. Kayılar ve Dodurgalılar, Selçuklu Sultan’ı Alâeddin Keykubat’ın yanında Moğol’a karşı savaşma kararı almıştır. En büyük savaşçı beylerinden olan Ertuğrul ise Noyan’ın esiri olmuştur. Noyan, Ertuğrul’a, kendi safına geçmesi için büyük işkenceler yapmaktadır. Ne var ki Ertuğrul onun emrine girmeyi reddederek Noyan’nın vahşi tepkisine neden olur. Artık ölüm onun için kaçınılmazken, yaşadığı tüm acılara rağmen kaçmayı başarır. Ne var ki karşısına Tangut ve Moğol askerleri çıkar. Noyan, Ertuğrul’un bu girişimi yüzünden askerlerine ateş püskürür. Ertuğrul’un kaçma teşebbüsü başarılı olacak mı?Ertuğrul’un ölüm haberi obaya gelir. Bu yanlış haber obada büyük bir acıya, ailesinde ise yıkıma dönüşür. Ertuğrul’un ölümü ile birleşme kararı alan Dodurga ve Kayılar’ın alplarının komutasını Hayme Ana’nın ihtiraslı yeğeni Tuğtekin alır. Alplar arasında bu büyük bir huzursuzluk kaynağı olacaktır. Öte yandan Korkut Bey ve Aytolun’un siyasi ihtirasları iki oba arasındaki gerilimi giderek artırmaktadır. Tuğtekin, Gündoğdu ve alplar ise pusuya düşürülmüştür ve içlerinden birinin kendilerine tuzak kurduğunu düşünmektedirler. Dodurga ve Kayı Alpları pusudan kurtulabilecek mi?Halime, karnında bebesiyle kocasının ölüm haberini alınca adeta yıkılmıştır. Kayın anası Hayme ve Selcan’dan başka sığınacak limanı yoktur. Evladı için, hayata direnmeye çalışır. Selcan ise arda arda kaybettiği bebekleri yüzünden kocası Gündoğdu ile ayrılık noktasına gelmiştir.

    30.Bölüm Özet

    Ertuğrul’un Oba’ya Gelişi Neleri Değiştirecek?Ertuğrul, tarihin gördüğü en acımasız ordunun keşif birliğinin eline düşmüş, düşmanı Noyan’ı daha yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Ancak, gördüğü ağır işkence ve elinin bir çiviyle delinmesi kılıç tutmasını neredeyse imkansız hale getirmiştir. Noyan’ın keşif birliğinin Anadolu’da olma sebebini çok iyi öngören Ertuğrul, tedbir almak için bir an evvel obaya gidip hazırlıklara başlamaya kararlıdır. Öte yandan Selçuklu ordusu ile birlikte kış bittiğinde Moğol ordusuna karşı büyük bir savaşa girmenin hazırlığında olan Dodurga Beyleri ve Kayı Beyleri obaları birleştirip, bir ve diri olmaya karar verirler. Her iki obanın alplarının başına da ittifakla Tuğtekin getirilir. Böylece alplar tek bir komutan ile büyük savaşa hazırlanacaklardır. Ne var ki öldü sanılan Ertuğrul’un aniden alpları ile çıkagelmesi sevenlerinde büyük bir heyecan ve mutluluk yaratırken; siyasi hesaplar içinde olanlarda da büyük bir sarsıntıya sebep olur. Dahası Ertuğrul’un Noyan komutasındaki öncü birlikler ve Moğol ordusuyla savaş için fikirleriyle, iki obanın beylerinin fikirleri birbirine uymamaktadır. Ertuğrul babasının kendine verdiği baş alplık vazifesini bırakmamaya da kararlıdır. Bu kararı yüzünden bir anda hem Korkut Bey’in hem anasının, hem ağabeyi Gündoğdu’nun hem de Tuğtekin’in karşısında olacaktır. İki obanın alpları da bu gerilimden etkileneceklerdir.

    31.Bölüm Özet

    Toy’da Alınan Karar Ertuğrul’u Nasıl Etkileyecek?Hayme Ana’nın da toyda olur vermesiyle, Süleyman Şah’ın Ertuğrul’a verdiği baş alplık vazifesi elinden alınır. Ertuğrul büyük bir yıkım yaşar, toyu terk eder. Tuğtekin büyük bir zafer kazanmıştır. Korkut, Hayme ve Gündoğdu da üzgündür ama doğru olanı yapmışlardır. Buna inanmaktadırlar. Ertuğrul’un sadece öfkesi ve intikam hissiyle hareket ettiğini ve bu inadının iki obayı da felakete sürükleyeceğine inanmışlardır. Ama Ertuğrul’un zekasını ve sezgilerini görememişlerdir. Ertuğrul’un elinin sakatlığı Hayme Ana’nın bu kararı almasına etken olmuştur ama asıl sebep Ertuğrul’un delice planıdır. Noyan’ın paralı askerleri ile baş etmesi mümkün değildir O’na göre. Hayme Ana da Gündoğdu, Korkut ve Tuğtekin gibi iki obanın da savunmada kalıp kışı geçirdikten sonra, Sultan Alaeddin’in ordusuyla birlikte büyük bir taarruzdan yanadır. Ertuğrul’un kış vakti sert çatışmalara girilmesi üzerine kurulu savaş taktiğini doğru bulmamaktadır. Hayme Ana ne oğlunu ne de alplarını kaybetmek istemez. Daha yeni büyük bir felaketten çıkmışlardır. Ertuğrul’un vazifelerinin elinden alınması ve alplıktan çıkarılması, Kayı Alpları’nı büyük bir şaşkınlık içinde bırakır. Büyük bir öfke dalgası obada kabarmaktadır. Ertuğrul ilk kez hem anası hem de Halime ile ters düşecektir. Çünkü Halime, Ertuğrul’un elinin Noyan tarafından sakat bırakıldığını bir sır olmasına rağmen Hayme Ana’ya söylemiştir. Dahası, Ertuğrul’un alplığının alınması için ikisi taraf olmuştur.

    32.Bölüm Özet

    Ertuğrul’un Noyan’a Karşı Hamleleri Obayı Nasıl Etkileyecek?Ertuğrul’un vazifelerinin elinden alınması ve alplıktan çıkarılması, Kayı Alpları’nı büyük bir şaşkınlık içinde bırakır. Büyük bir öfke dalgası obada kabarmaktadır. Ertuğrul anası Hayme ve ağabeyi Gündoğdu ile de Aytolun’un, Kocabaş’ın ve Tuğtekin’in fitneleri yüzünden karşı karşıya gelmiştir. Ertuğrul ilk kez ağabeyine elini kaldıracak ve obada artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Dahası, obadaki beyler de tıpkı siyasi ihtiraslarıyla hareket eden Korkut ve Tuğtekin gibi, içlerini oyan büyük Noyan tehlikesinin farkında değillerdir. Kış bitiminde Moğol ve Selçuklu Ordusu karşı karşıya gelene kadar; ana rahmi kadar huzurlu ve sıcak bir kış geçirmek, obanın ihtiyaçlarını gidermek telaşına düşmüşlerdir. Ancak ne Ertuğrul’un elinin Noyan tarafından delinmesi ne obada baş alplık vazifesinin elinden alınması ne de artık obanın bir alpı olmaması Ertuğrul’un azmini zerrece etkilemeyecektir. Ertuğrul, herkesin meczup bildiği Geyikli ve alpları Doğan ve Turgut ile Noyan’a ve savaşı bekleyen binlerce kişilik büyük Moğol Ordusu’na karşı imkânsız bir savaşa hazırlanmaktadır.

    33.Bölüm Özet

    Ertuğrul Abdurrahman’ı Kurtarabilecek mi?Ertuğrul’un vazifelerinin elinden alınması ve alplıktan çıkarılması, Kayıları ve Kayı Alpları’nı büyük bir şaşkınlık içinde bırakmıştır. Büyük bir öfke dalgası obada kabarmaktadır. Ertuğrul’un inadını ve mücadele azmini kırmak için hem içerideki hainler hem de dışarıdaki düşman Moğollar O’nu baskı altında tutmak istemektedirler. Ertuğrul, anası Hayme ve ağabeyi Gündoğdu ile de karşı karşıya kalmıştır. Aile içinde de kırılmalar ve parçalanmalar baş göstermektedir. Dahası, obadaki beyler de tıpkı siyasi ihtiraslarıyla hareket eden Korkut ve Tuğtekin gibi, içlerini oyan büyük Noyan tehlikesinin farkında değillerdir. Kış bitiminde Moğol ve Selçuklu ordusu karşı karşıya gelene kadar, ana rahmi kadar huzurlu ve sıcak bir kış geçirmek, obanın ihtiyaçlarını gidermek telaşına düşmüşlerdir. Ertuğrul ise tüm bu olumsuz koşullara rağmen en küçük bir tereddüt göstermeden, mücadelesine tek başına devam etme kararı alır. Elbette yanında alpları Doğan ve Turgut ile Deli Demir de olacaktır. Halime ise karnında bebesi olmasına rağmen üzerine düşeni yapmakta bir an bile düşünmeyecektir. Ertuğrul, Noyan’ın Türklerden savaşçı devşirdiğini bildiği için, Moğol Birliği’nin içine Abdurrahman’ı sokmayı planlar. Ne var ki Abdurrahman, hain olduğu gerekçesiyle idamla yargılanmak için hapse atılır. Ertuğrul, amacına ulaşmak ve masum olduğunu bildiği Abdurrahman’ı kurtarmak için son derece tehlikeli bir plan yapar.

    34.Bölüm Özet

    Kayı ve Dodurga Obaları’ndaki beyler tıpkı siyasi ihtiraslarıyla hareket eden Korkut ve Tuğtekin gibi, içlerini oyan büyük Noyan tehlikesinin farkında değillerdir. Ertuğrul ise çolak kalan eliyle, tüm bu olumsuz koşullara rağmen en küçük bir tereddüt göstermeden, Moğollarla olan mücadelesine tek başına devam etme kararı alır. Elbette yanında Alpları Doğan ,Turgut ve Deli Demir de olacaktır. Ertuğrul, Noyan’ın Türkler’den savaşçı devşirdiğini bildiği için Moğol Birliği’nin içine Abdurrahman’ı sokmayı planlar. Ne var ki Abdurrahman, hain olduğu gerekçesiyle idam cezası almıştır. Babası Süleyman Şah’ın emaneti olan Abdurrahman’ın idam edilmesine ne Gündoğdu ne Hayme, ne de Ertuğrul razı gelmektedir. Ancak Gündoğdu ve Hayme çaresizdir. Bunu gören ve bütün vazifelerinden el çektirildiği için daha rahat hareket eden Ertuğrul, Abdurrahman’ı kaçırmayı başarır. Abdurrahman’ın kaçırılma olayına Ertuğrul’un dahil olduğunu bilen Hayme, obada daha büyük huzursuzluklar çıkmaması için oğlu Ertuğrul’u obadan sürgün eder. Artık Ertuğrul eli kılıç tutamayan, alplık görevinden uzaklaştırılmış, sürgün bir adamdır.

    35.Bölüm Özet

    Ertuğrul’un Alacağı Emanet Nedir?Ertuğrul’un vazifelerinin elinden alınması ve alplikten çıkarılması Kayıları ve Kayı Alpleri’ni büyük bir şaşkınlık içinde bırakmıştır. Bütün bu yaşananlarla birlikte Hayme Ana’nın Ertuğrul’u sürgün etmesi obadaki krizi daha da büyütmüştür. Hayme Ana bir yandan beylik yükümlülükleri diğer yandan ise analık duyguları arasında kalmıştır. Ertuğrul’u yaralı eliyle sürgün ettiğine pişman olsa da elinden artık bir şey gelmemektedir. Ertuğrul ise en küçük bir tereddüt göstermeden, mücadelesine Alp’leri Doğan, Turgut ve Deli Demir ile devam edecektir.Diğer yandan Kayılar’la Dodurgalılar arasında yaşanan gerilim bütün sıcaklığıyla devam etmektedir Obada yaşanan tek gerilim bu değildir. Aytolun’un Korkut Bey’e verdiği ilacı öğrenen Selcan şimdi ne yapacaktır? Obaya gelen Acem tüccarın planı nedir? Tuğtekin ve Gökçe’nin yakınlaşması obada bir düğünün müjdecisi midir? Konya’dan obaya gelen sürpriz konuk kimdir? Rahman’ı Noyan’ın yanında nasıl sürprizler beklemektedir? İbni Arabi’nin Ertuğrul’a emanet ettiği sandık açılacak mı? Obadan uzak kalan Ertuğrul’un yeni planları nelerdir?
    "Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı gençliğidir."

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan


  3. #3
    En Sempatik Üye Nar Çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Nereden
    Adana
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13.153

    Standart Cevap: Diriliş "Ertuğrul"

    Evet bu bölümde böyle bitti.

    İbnül Arabi sahneye gelince bir huzur oluyor

    "Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı gençliğidir."

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan


  4. #4
    En Sempatik Üye Nar Çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Nereden
    Adana
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13.153

    Standart Cevap: Diriliş "Ertuğrul"

    34. Bölüm Hayme Ana ve Aytolun

    Ben burada Selcan Hatun'a bittim.

    "Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı gençliğidir."

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan


  5. #5
    En Sempatik Üye Nar Çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Nereden
    Adana
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13.153

    Standart 33. Bölüm - Ertuğrul ve Tuğtekin - Kayı Bayrağı

    33. Bölüm - Ertuğrul ve Tuğtekin - Kayı Bayrağı

    Bu sahne unutulmaz. Çok iyiydi!

    "Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı gençliğidir."

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan


  6. #6
    Sakaryalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2009
    Nereden
    Sakarya 54
    Mesajlar
    2.811

    Standart Cevap: Diriliş "Ertuğrul"

    Birinci bolumden beri izledigim tek dizi. Emeği geçenlerin ellerine sağlık. ALLAH yar ve yardimcileri oldun.
    Nar Çiçeği likes this.
    Vay Anam Bi Garip Olmuş Elalem..

  7. #7
    Dost Üye fe-daî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2013
    Nereden
    Ötüken
    Mesajlar
    2.687

    Standart Cevap: Diriliş "Ertuğrul"

    Fırsatım oldukça izliyorum. Artilari cok ama eksileri de var. Artik bu entrika sahneleri heyecan ve hirslanmadan ziyade keyifsizlik vermeye başladı (sahsi gorusum) bunun dışında olumsuz bi yönünü görmedim.Benim ilgimi çeken kısım senaryolarda geçen konuşmalar. Her biri ders niteliğinde yazanin fikrine zikrine sağlık. Şu devirde bu dizi şifa niyetine izlenir. Kesinlikle
    Nar Çiçeği likes this.
    vatan; uzaklardan bakıp da benim diyenlerin değil
    yâr koynuna baş koymadan şehit düşenlerindir

    Şht. Özel Harekatçı Nuri Yazanel

  8. #8
    En Sempatik Üye Nar Çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Nereden
    Adana
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13.153

    Standart Cevap: Diriliş "Ertuğrul"

    Doğru dedin fedai şifa niyetine izlenir.. Şimdi bu dizi izlendikçe diğer diziler konusu bile farklı olsa gözümde çok basit kalıyor.. takip ettiğim diğer dizileri sonuna kadar izleyemiyorum sıkıyor. şimdi dirilişte de hiç reklam olmadan pür dikkat izliyoruz. O dediğin sahneler bazı vakit beni de sıkıyor ama hala heyecanlandırabiliyor. Şuan gayet iyi gidiyor her şey. Zaten dizilerde yeni sezonlara başladıkça aynı şeyi çevirmeye karıştırmaya başlıyorlar. Bu dizi de 3 sezon daha devam edecek diye duymuştum. Fazla bozulmadan tadıyla bırakırlar inşallah. Ve ayrıca ben de teşekkürlerimi sunuyorum tarihimizi güzel anlatan bu diziyi bizlere sundukları için...

    Bunlarda aklımda olan sahneler ve o dediğin ders niteliğinde sözler...

    "İftira, yiğidin etini sıkılaşıtırır.İmanını da güçlendirir."

    "Er sözü, er yüzüne söylenir. "

    "Yiğidin bakışı, korkağın kılıcından keskindir!"

    "Hak geldi, batıl zail oldu!" ayetiyle Kurdoğlu'nun muhteşem sonu


    "Ol deyince olduran, gönüllerimizi imanla dolduran Allah’a sancağa pusata : Yemin Olsun

    Çıktığım Gaza Hızır Ata yoldaşım Hz. Ali pirim olsun, Zülfikar pusatım düldül atım olsun,

    SEFER BİZİM ZAFER ALLAH’IN OLSUN"

    Daha birsürü... Titus'un ölümünde Ertuğrul'un Titus'a sen birazdan hangi cehenneme gideceksin göreceksin dediğinde titus'un gel de gönder öyleyse deyişi
    Kurdoğlu'nun kıyma beyim kıyma beyim kıyma beyim deyişi hala beni keyiflendiriyor. Şimdi ben noyanın hazin sonunu merak ediyorum onun için sezon sonunu beklemeliyim
    fe-daî likes this.
    "Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı gençliğidir."

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan


  9. #9
    En Sempatik Üye Nar Çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Nereden
    Adana
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13.153

    Standart Diriliş Ertuğrul'un efsane sözleri















    "Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı gençliğidir."

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan


  10. #10
    En Sempatik Üye Nar Çiçeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Nereden
    Adana
    Yaş
    25
    Mesajlar
    13.153

    Standart Diriliş Ertuğrul'un efsane sözleri
















    "Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil imanlı ve inançlı gençliğidir."

    Prof. Dr. Necmettin Erbakan


Benzer Konular

  1. ""CENAZE NAMAZIN KILINDI""
    Konu Sahibi anahro Forum Sitemiz'in Şairleri ve Yazarları
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 23.Kasım.2013, 17:34
  2. "Tamam" veya "Devam" diyin dostlar.
    Konu Sahibi AgahSafa Forum Sitemiz'in Şairleri ve Yazarları
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 28.Kasım.2012, 19:28
  3. Dün "canım" olan yarın "düşmanım" olmaz benim...
    Konu Sahibi sibel_08 Forum Aşk-Sevgi
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 18.Mayıs.2011, 11:23
  4. Cevap: 0
    Son Mesaj : 15.Şubat.2011, 20:07
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Kasım.2010, 14:14

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
elektronik sigara, izmir ek iş, bebek deterjanı, güzel sözler, instakip.com, Likit Servisi, istanbul hava durumu, koreantürk, yemek tarifleri