Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 36 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri



    Yaşar Nezihe BÜKÜLMEZ (17 Ocak 1880 - 5 Kasım 1971)


    Aşkım Ebedidir


    Aşkım ebedidir, erecek sanma zevale,
    Dönsem elem-i kahr-ı firakınla hilale.

    Bigâne-i gamdım seni ben görmeden evvel
    Ettin bugün eğlencemi feryad ile nale,

    Sevdimse seni safveti vicdan ile sevdim:
    Bir lâhza bile düşmedim ümmîd-i visale,

    Etmez mi eser kalbine feryadı hazinim?
    Kâfir bile giryan oluyor şimdi bu hale.

    Kim derdi kader dûr edecek birbirimizden
    Eyyamı saadet dönecek böyle hayale.

    Aylar, seneler böyle firakınla geçerde
    Hâla seni zalim, edemem Hakka havale!

    Feryad ederek ağlar ise çok mu Nezihe,
    Düştü yine bir sahili yok bahr-i melâle!

    Yaşar Nezihe Hanım Tüm şiirleri


  2. #2
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri

    Aşk

    Bir sabah erkenden evimden çıktım,
    Dolaşmak istedim sahrayı aşkı,

    Yıllarca yürüdüm, zan etme bıktım,
    Yoruldukça buldum safayı aşkı.

    0 sahraya oldum sevinçle vasıl,
    Ne emeller oldu kalbimde hasıl,

    Çok aşıklar vardı bana mümasil,
    Afaka çıkarmış sedayı aşkı,

    Ferhat, Şirin için dağlar devirmiş.
    Vamık, Azra için canını vermiş,

    Bir çoğu şad olmuş murada ermiş,
    Mecnuna sormalı leyla-yı aşkı

    Onların içine karıştım ben de,
    Gamı, neş’e ettim melali hande,

    Herkes ilerlemiş baktım bu fende,
    Öğrendim onlardan mânâyı aşkı.

    Ben bu aşk yolunda yıllarca gezdim,
    Kibrimi çinedim, gururumu ezdim,

    Kâh candan usandım, cihandan bezdim.
    Kâh içip mest oldum sehbaı aşkı.

    Bu yolda avdetim gayri muhaldir,
    Baharım, hazandır rûzum, leyaldir,

    Sonu ya makberdir, yahut visaldir,.
    Ümitle beklerim ferdayı aşkı.

    İklim’ü aşk baştan başa mezardır,
    Her mezarda aşkın kurbanı vardır,

    Her duyulan sada feryad’ı zardır,
    Bu kadar iskât eden bükâyı aşkı

    Aşıkı her gören divane sanır,
    Ahını işiten terane sanır,

    Hikâyet’ı aşkı efsane sanır,
    Çekmeyen bilir m ı? cefayı aşkı.

    Aşk zulmet değildir belki bir nurdur,
    Aşkın gamı şadi, hüznü sürurdur,

    Aşikan aşkile bil ki meşrurdur
    Çekmekten hoşlanır, belayı aşkı!

    Yaşar Nezihe Hanım Şiirleri


  3. #3
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri

    Ağladım

    Bir sabah uykudan uyandım erken,
    Güllerle donanmış baktım ki gülşen,

    Ben mükedder idim, cihan idi şen,
    Hande’î ağyara baktım ağladım!

    Bülbül güle karşı feryad ederdi,
    Gamlı gönülleri dilşad ederdi,

    Benim melâIimi müzdad ederdi,
    Hüzünle hezara baktım ağladım!

    Ağaçlar uyandı, kuşlar uyandı,
    Tekbir sedaları arşa dayandı,

    Perişan halime ciğerim yandı,
    Kalbi elemdare baktım ağladım!

    Bu tarif olunmaz başka seherdi,
    Çimenler, çiçekler, kuşlar gülerdi,

    Kuzular pür neş’e koşar, melerdi,
    Bu şevki mesara baktım ağladım!

    Baharın gülleri bana har oldu,
    Sinem yaralardan lalezar oldu,

    Evvelki neş’eler tarumar oldu,
    Dilde ki ekdâra baktım ağladım!

    Hazan gelir, kalmaz bahardan eser,
    Payansız aşklar da zevale erer,

    Aldanıp gidiyor bu hale beşer,
    Bahara, ezhara baktım ağladım!

    Feleğin kahrile gül gibi soldum,
    Dünyanın bedbahtı şimdi ben oldum,

    Tahfifi melâli giryede buldum,
    Güllere, gülzara baktım ağladım!

    Rüzgâra baktım, gözlerim doldu,
    Cûy-i-bara baktım gözlerim doldu,

    Kûhîsrâ baktım gözlerim doldu,
    Kâh hayal-i yara baktım ağladım.

    Ağlarım, ağlarım gözyaşım dinmez,
    Gökten sürur yağsa gönlüm sevinmez,

    Atide neler var, daha bilinmez,
    Bahtı zulmkâra baktmı ağladim!

    Kalmadı evvelki şevki şetaret,
    Gülüm goncalarım soldu nihayet,

    Mazi bir rüyadan kaldı ibaret,
    Makberi dildara baktım ağladım!

    Yaşar Nezihe Hanım Şiirleri

  4. #4
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri

    Aşkı müşkül gizlemek, halka ayan etmek de güç

    Aşkı müşkül gizlemek, halka ayan etmek de güç
    Zahm-ı hicran-ı dîl’i lâkin nihan etmek de güç.

    Hâki payinden cüdayım gerçi ol şûhun, fakat,
    Visali için ağyare arzı imtinan etmek de güç,

    Eylerim belki dil-i cânânı rencide diye,
    Her saat, her lâhza feryad-u figan etmek de güç,

    Yare talimi vefa ettikçe cevr eyler bana,
    Neyleyim nâmihribanı, mihriban etmek de güç.

    Kahru zilletle sürünmek - Doğrusu - âsân değil,
    Bir elîm mevkideyim ki terk-i can etmek de güç,

    Neş’elerden gam, sürurlardan sefa his eyliyor,
    Kalbi nâşâdı Nezihe şadıman etmek de güç!

    Yaşar Nezihe Hanım Şiirleri


  5. #5
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri

    Azaplı Geceler

    'Izdırap saatlarında zevcimin hayaline'

    Beni pür neş’e görüp sanma şenim,
    Yanıyor ateşi firkatle tenim.

    Hasret oldum da senin gül yüzüne,
    Diken oldum yine halkın gözüne...

    Atarak kûşe’î nisyana beni,
    Eyledin neş’eye bîgane beni,

    Düşün ettiklerini bî vicdan!
    Şimdi benden değil Allahtan utan!

    Seni sevmek mi idi isyanım,
    Ki geçirdin gam ile ezmanım.

    Vatanımdan beni ettin mehcur,
    Bir saat vermedin aram’ı huzur.

    Pederimden de ayırdın zalim,
    Çiğnedin bir hiç için âmâm!

    Eyledin türlü cefa, işkence,
    Göz yaşım oldu sana eğlence.

    Silmedin göz yaşımı lûtfederek,
    Azıcık yapma vefa göstererek.


    Acıyıp da bana ey bî insaf!
    Hangi âmâlımı ettin is’af

    Günde bin türlü cefalar icat
    Ederek ömrümü ettin berbat.

    Sormadın halimi bir gün gülerek,
    Bir kere «sevgili zevcem» diyerek!

    Bir gün ettin izale elemim,
    Söyle — Allah için — ey gonca fenim?

    Ne zulumlar, ne cefalar ettin,
    Kalb’i mecruhumu çok incittin.

    Güldümü bir kere nezdinde lebim?
    Geçtimi giryesiz ah! ... ruz’u şebim?

    Ne zaman lutfuna oldum şayan?
    Hangi gün buldu cefalar payan?

    Ne zaman dökmedi kanlar dehenim?
    Hangi gün bitti meşakım, mihnem?

    Ne zaman ağlamadı çeşmanım?
    Hangi gün yanmadı cevrinle canım?

    Ne zaman gusseden ettin azad?
    Hangi gün hatırımı ettin şad?

    Beni sen kendine ettin de esir
    Hangi gün lûtfile ettin dilsir.
    Sana her halimi ettim de beyan
    Hangi bir derdime oldun derman?

    Ne zaman sen beni ettin hurrem;
    Hangi bir yarama oldun merhem?

    Hangi derdim idi senden gizli?
    Hangi gün sordun acep derdi dili?

    Ağladım, inledim, ettim feryat,
    Etmedin sen, bana bir gün imdat

    Hangi bir zulumunu tâdât edeyim,
    Yine senden sana feryat edeyim!

    Dile bin zahmı ciğersûz açtrn,
    Beni gurbette bıraktın kaçtın!

    Bu mu icab-ı mürüvvet zalim?
    Sormadın lütfederek ahvalim,

    Eyledin zulm’u hakaret her gün,
    Söyle! ettim mi şikâyet bir gün?

    Tar’ı hüznün ile oldum mahzun
    Olmadın sen, yine benden memnun.

    Seni şen görsem olurdum şadan
    Bir küçük handen ederdi handan

    Sen idin nur’u ümidim emelim,
    Seni ben böyle mi sevdim güzelim!
    Bana hem can idiniz hem canan,
    Bence hep sizden ibareti cihan

    Yine attın beni mihnetlere ah!
    Bu azaplar, bu meşakkatlere ah! ...

    Lânet olsun yine lânet, lânet! ...
    Oldum encamı: garibi gurbet.

    Merhamet olsa idi sende eğer
    Eylemezdin beni mahunu keder.

    Hasretin hüznümü. etti müzdat
    İntizarın: beni etti berbat

    Hüznüme, giryeme oldu badi,
    Aşkımın da sebebi berbadi.

    Hakim odunda bugün gönlüme ah!
    Beni etmektesin hicrinle tebah.

    Sende mi zalim kadersin gaddar?
    Bana cevretmedesin leylü nehar,

    Şimdi etmekteyim arauyu memat,
    Seni ben sevmemeliydim heyhat!

    Sevmeseydim seni hain elbet
    Böyle etmezdim hayata lânet,

    Kalmadı zerrece aramı huzur,
    Seni sevdimde ben oldum makhur
    Bende ki sabru sehata lânet!
    Lânet olsun bu hayata lânet!

    Lânet olsun beni iğfal ettin,
    Bütün âmâlımı pamal ettin! ,,

    Aşkıma, ruhuma olsun: Lânet! ...
    Dili mecruhuma olsun: Lânet! ...

    Lânet etsin bize hep halkı cihan,
    Lâete, nefrete sen, ben şayan.

    Sana gadretmeden oldum mağdur.
    Yine ben mücrimeyim sen mazur!

    Sevmeseydm seni hain, bî din!
    Bu kadar etmez idim ah’ı enin.

    Ey olan bais-ü derd’i elemim.,
    Yanmaz olun elimde kalemim,,

    Yazamam, söyleyemem hal’ü dili.
    Bitti her şey, seni sevdim seveli.

    Yazamam, söyleyemem şimdi ben ah! ..
    Seni ben sevmemeliydim eyvah! ..

    Ettin asârımı da mahvu heder,
    Ne müessir kaldı şimdi ne eser. (1)

    Şimdi tatsız oluyor her eserim,
    Dertten azade değil çünkü serim.
    Eserimden bana nefret geliyor
    Okusam ruhuma kasvet geliyor.

    Bitti evvelki sürür’u şadî,
    Oldun herbir şeyimin celladı.

    Kalemi yazmağa etsem icbar.
    Her satır türlü mazahimle çıkar.

    Şimdi âlâm’ı derunum yazamam,
    Çükü: bitab’u zebunum yazamam

    Şimdi parmaklarımın kuvveti yok,
    Kalemi tutmak için kudreti yok,

    Şimdi birşey yazamam söyleyemem,
    Dilsiz, elsiz mi ne oldum bilemem?

    Seni sevdim seveli şahit ilâh! ..
    Geçiyor ruz’u şebim böyle siyah

    Günlerim şimdi siyahruzu elem,
    Her şebim oldu leyal’i matem.

    Zevkimi gamlara ettin tebdil,
    Ettin en sonra beni böyle sefil.

    Ne ümit kaldı, benimçün ne emel,
    Seni, ben sevmemeliydim evvel?

    Çare ne bir kere sevdim seni ben.
    Lâkin ah! .. ben dahi gittim benden,
    Hiddet etme bana çatma kaşını...
    Kalbimin üstüne gel, koy başını.

    Dinle gel kalbimin efganını sen.
    O da etmekte şikayet senden!

    O da mahrum’u safa bî ârâm,
    O da mahkûm’u cefa pür alâm,

    O da mecruh, o’da inler heyhat:
    O da etmekte temenni’i memat!

    O da alude’i rene-ü mihnet,
    O da etmekte cihandan nefret.

    O da bin türlü elemle meşhun,
    O da biçare zavallı, mahzun.

    O da, mahrum’u saadet, me’yus
    O da mahkûm’u felâket, efsus! .

    O da oldu gam’ı hasretle tebah
    O da bir lahzada etmekte bin “ah! ..”

    Gitme karşımdan hayali dildar
    Kalalım böyle seninle beydar

    Edelim böylece imrar bu şemi,
    İşte sensin bu azabın sebebi.

    Hâkipayın olayını gitme sakın!
    Şöyle gel nezdime bir parça yakın.
    Bak ta pür girye olan gözlerime,
    Hiddet etme bu acı sözlerime

    Ederim hali dil-ü zarı beyan,
    Yine kalbim seni sevmekte inan!

    Yine ruhum gibi hâlâ severim,
    Sana hürmet, seni takdis ederim.

    Beni bin cevrile etsen de tebah.
    Nazarımda yine kıymetlisin ah! .

    İnkisar etmem emin ol sana ben,
    Eylesen türlü eziyyet bana sen.

    Ederim canımı uğrunda feda,
    Safveti aşkıma şahittir buda!

    Nazarımda yalnız sen varsın
    Lâkin eyvah ne kadar gaddarsın,

    Aşıka zulmu cefa mutadın,
    Acımaz hiç o dil’i poladın.

    Acımazsın bilirim halime sen,
    Düşman oldun bugün âmâlıma sen.

    Acımazsın beni terk etse hayat.
    Acımazsın bana heyhat! .. heyhat!

    Acısan gönlümü incitmez idi,
    Böyle gurbette sefil etmez idin.
    İşte ömrüm bitiyor inliyerek,
    Halımı seyrediyorsun gülerek

    Acımazsın bana eyvah! ., eyvah!
    Seni ahenmi yaratmış Allah?

    Zulmuna, cevrine kurban olayım,
    Sitem’ü kahrına kurban olayım.

    Sev de evlâtlarını sevme beni,
    Severim haşredek hürmetle seni.

    Terki cevret bana çektirme azap,
    Etmeyim gayri sana ben de itap

    Gitme dur: derdi derunum daha çok,
    Bilirim sende vefa zerresi yok.

    Gitme karşımda dur, öyle mebhut,
    Söyleyim derdimi sen eyle sükût.

    Ser’ü balinime gel şöyle biraz.
    Ol bu şebzahmü dile merhem saz.


    Beni gurbette sen ettin bikes,
    Düşman oldu bana şimdi herkes.

    Yok, olan hali dilimden âgâh
    Genc’i vahdette garibim eyvah! .


    Melekülmevt mi neyim bilmem ben?
    Kaçıyor havf ile herkes benden.

    Yanyor ateş’i firkat ile dil,
    Halime ağlamamak elde değil.

    Bana hemdem şü zavallı kalemim,
    Yazarım: derd’i derunum, elemim.

    Ettiğim hürmet’i tazime bedel,
    Eyledin sen beni mahrumu emel.

    Soracak halimi yok bir kimsem,
    Bir yudum su verenim yok ölsem,

    Bin figâna verecek yok bir ses,
    Ne derin uykuya dalmış her kes! ..

    Uyuyor yavrularım da rahat,
    Bu gece muzdaribim ben gayet.

    Bu gece muztaribim, mağmumum,
    Ağlanmaktan da hayıf mahrumum!

    Bu şeb âlâmı derunum müzdat,
    Nerdesin gözyaşı imdat! imdat!

    Sana ruhum bu gece pek muhtaç,
    Çünkü bimarı gama sensin ilâç.

    O da imdadıma gelmez hayfa,
    O da hayfa ki veda etti bana.
    Hastaym büster’i mihnette garip,
    Ne refik var, ne ilâç var, ne tabip...

    Hastayını halime yok rahmedenim,
    Yanıyor işte serapa bedenim.

    Ne hararet! yine hak geldi nöbet,
    Bilemezsin bu ne müthiş illet.

    Öldürür, öldürür, eyler ihya,
    Yine etmez bu vücudum imha.

    Ah’u feryatla geçer her şeb’ü ruz,
    Çekilir mi bu azab’u cansuz?

    Hedef’i tirü cefanız oldum,
    Gamı hasrete sarardım, sodum,

    Bak firakınla ne hale girdim
    Türlü mihnetle zevale erdim.

    Beni ettin de esir’i büster,
    Etmedi kalbine feryadım eser.

    Genc’i hicranda bıraktın me’yus,
    Merhamet etmedin efsus! .. Efsus! ..

    Zevk’i eğlenceye ettin hasret,
    Yok imiş sende meğer hiç şefkat!

    Bana bir bari giran oldu hayat,
    Yaşamaktan da usandım heyhat,
    Gayri git, eyliyorum işte rica,
    Kalayım derdim ile ben tenha.

    Gayri git, katil’i aşk’u emelim
    Ediyor işte tekarrüp ecelim,

    Durma karşımda ki, beynim dönüyor,
    Gayri git, şule’i ömrüm sönüyor,

    Bitiyor işte hayatım, zalim,
    Gayri git katili istikbalim.

    Gayri git hürrem’i şadan olarak,
    Kalayım ben yine giryan olarak.

    Gayri git, halime güldün yetişir,
    Gayri git, sende üzülün yetişir!

    Beni ağaşu memeta terk et,
    İstemem gayrı çekil git! .. git.

    Durma karşımda çakil etme sebat
    Edeyim rahat ile tarki hayat

    Olayım hâki siyah içre nihan,
    Seni öldürsün azabı vicdan!


    (1) 0 zaman yazdığım şiirler zevcim tarafından yakılmıştır. “Y.N”

    Yaşar Nezihe Hanım Şiirleri


  6. #6
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri

    Alam'ı Hayat

    Usandırır beni benden melâlü ye’sü keder,
    Hayatım etmede bin türlü ıztırabla güzer.

    Melâl’i kalbini söyle nedir Vedat elemin,
    Niçin o vech-i hazininde yok sürurdan eser?

    Cebîn’i pâkini hürmetle yavrum öptükçe,
    Gözün dolarda niçin dudakların titrer?

    Nedir bu hüznü teessür, bu ihtiyacı bükâ
    Gözün önünde dolaşmakta mı hayal-i peder?

    Yaşar iken yuvamızda garik-ü şevk-ü sürur,
    Bize zeminü semalar bile gülerdi güler;

    Yanıp yakıldığın hissiz baban, zavallı çocuk!
    Bugün o lane’i mes’udu etti zîr-ü zeber

    Sedat, Suad, o zavallı garip yavrularım!
    Yazık ki bir kızın aşkı için edildi heder;

    Onun kalbni sevda tehaecür ettirmiş,
    Seni, baban sanıyorsun benim kadar mı sever?

    Hayatımız bu harap hanede seninle benim,
    Harabelerde ki baykuş hayatına benzer;

    Senin için bu hayat zelil ve nâ-gami.
    Sürüklemekteyim ey murdide şamı seher.

    Elemlerimle yine halka şen görünmedeyim,
    Tehammül etmedir alâmı dehre çünkü hüner;

    Tamam otuz iki yıldır bu ömrü makhurum,
    Kederle, gamla, teessürle giryelerle geçer.

    Daha ne gördün hayatında ey zavallı yetim!
    Dikenli bir yolu takibe benzer ömrü beşer;

    Düşünme, ağlama bil kadrini sebavetinin,
    Üzülme sevgili yavrum üzülme, gayri yeter.

    Senin boynunu büktürmemek için bilsen,
    Belayı kahrı maişetle maderin ne çeker;

    Carihadar ediyor iğneler bak ellerimi,
    Benim yerimde kim olsa bu ömre lânet eder.

    Çalış, didin, yorul, uğraş fedayı hâb ederek,
    Ve sonra yavrunu karşında böyle gör muğber,

    Nasıl tehammül eder sevgili melek çocuğum,
    Seni gürürde mükedder, zavallı bir mader?

    Görün, görün bana pür neş’e, pür sürur, pür şevk,
    Enin-i kalbimi susdurmak istiyorsan eğer:

    Senin bu giryelerinle, benim figanımla,
    Tebeddül etmeyecektir hayfa ki hükmü kader.

    Yaşar Nezihe Hanım Şiirleri


  7. #7
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri

    Bir Bahar Hatırası

    Ey aşkımı payımal eden yar!
    Ey kalbimi pürmelal eden yar!

    Yadında mı br gece seninle,
    Bir bahçede gizlice seninle;

    Nağme ediyordu andeliban,
    Mest etmiş idi bizi o elhân.

    Açmıştı taraf taraf çiçekler,
    Şevk-âver olurdu hep melekler

    Pür nur idi her taraf serapa,
    Sanki gülüyordu zirü bâlâ

    Etmekte idik seninle cânâ;
    «Yekdiğere itiraf’ı sevda»!

    Müstağrak’ı hüzün olurdu ey yar!
    Ben aşkımı eyledikçe izhar.

    Destim tutarak o demde canan,
    Sende ediyordun aşkını ilân.

    İşte o zaman demiştin: <(Ey mâh!
    Sevdim seni şahidimdir Allah»!

    Gaşyetmiş idi beni o sözler,
    Bak şimdi kan ağlıyor o gözler.

    Ey! Vaadü vefa eden o yerde,
    Sen söyle o hatırat nerde?

    Üftadenizi edüp ferâmuş,
    Eller ile aldınız hem ağuş.

    Sen vadini eylemezsen ifa,
    Firkat beni bir gün eyler ifna.

    Hicrinle dilimde yare çoktur,
    Hayfa ki bu derde çare yoktur.

    Yok elde emin ol ihtiyârım,
    Mahvoldu tahammülüm, kararım.

    Ya et bana, gönlümü iade,
    Ya eyleme cevrini ziyade.

    Ya et beni vuslatınla şâdân,
    Ya eyleme firkatinle giryan.

    Rahm’et, yeter ettiğin riyakâr,
    Gel, gel yine et o vadi tekrar.

    Geçti o dem’i lâtif hayfa!
    Ümmîdi visal eder dil ama:

    Ne zevk’ü sefa, ne neş’e kaldı,
    Bir deste kuru menekşe kaldı,

    Aldıkça ele o yadigârı,
    Yad eyliyorum geçen baharı!

    1317

    Yaşar Nezihe Hanım Şiirleri


  8. #8
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    62
    Mesajlar
    6.980

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri

    Sevgili Serginho paylaşım için çok teşekkürler.

    Yaşar Nezihe Hanım unutturulmaya çalışılan şairlerden biridir.

    Çok farklı da bir şairdir.Ellerine sağlık.

    İznin olursa hakkında ki bir yorum yazısıyla katkıda bulunmak isterim.




    Bir Direniş Türküsü: Yaşar Nezihe

    Toplumcu şiirimizde gerçek bir direniş türküsüdür Yaşar Nezihe Hanım. “Toplumcu- gerçekçi”yim diyenler iyice tanıyor, genç kuşaklara tanıtıyorlar mı onu?..Gerçekçi şiirimizin ilk örneklerini vermiş bir kadın şairimizdir. Amele Cemiyeti’ne üye olmuş; militan şiirler yazmış; toplumsal konulara ilişkin düşüncelerini düzyazılarıyla açıklamıştır. Bu yüzden suçlanmış, koğuşturmalara, iftiralara uğramıştır. Bazı çevrelere göre artık “modası geçmiş” bir konu olabilir Yaşar Nezihe Hanım’ı anlatmak ama ben öteden beri bunu yapmak istedim. Duygusal bir yazı değil bu. Yaşar Nezihe’nin, yoksulluğun, acıların şairi olarak tanıtılması, onun toplumcu ve direnişçi yanının adeta yok sayılması, önce edebiyat tarihimiz açısından yapılmaması gereken büyük bir yanlıştır. Şiirlerini bir duygu ve acılar kanavasında yorumlamak, onu basite indirgeyerek sıradanlaştırmak olur. Ülkemizde duygu ve acı şairi olarak bilinen onlarca şair gelip geçmiştir. Gerçekte kadın şairleri sıradan acılar ve duygularla birlikte düşünmek alışılmış bir ekinsel-geleneksel davranış ülkemizde. Bu yüzden kadınlar gerçek bir şair sayılmayabiliyor- Gülten Akın hariç...Herneyse, “1 Mayıs” şiirinin yazarı Yaşar Nezihe’ninse asıl toplumcu yanı önemlidir ve bu yönüyle edebiyat tarihimizdeki gerçek yerini almalıdır o.

    Yaşar Nezihe o kadar dışlanmış bir şairdir ki, ölmeden otuz altı yıl önce öldüğü duyurulmuştur. Ölmüş olması mı istenmiştir acaba? Yok saymanın sıfır noktası bu... Bazı antolojilerde ölüm tarihi 1935 olarak verilmiştir. Oysa, 1971 yılında ölmüştür Yaşar Nezihe. Tam doksan bir yıl dirençle yaşamış; yaşamın tüm zorluklarına göğüs germiş; 1977 yılında ölen tek oğlu Vedat’ı binbir güçlükle büyütmüştür. Peki kimdir bu toplumcu şair Yaşar Nezihe Hanım?

    Yaşar Nezihe, 17 Ocak 1880 günü Silivrikapı’da Hünkâr İmamı Sokağı’nda yoksul bir evde doğmuştur. Bahçesaray’lı Tatar bir ailenin kızı olan annesi Kaya( sonra Eda ) Hanım ve diğer dört kız kardeşi o doğduktan sonraki yıllarda veremden ölmüşlerdir. Babası, Kantar İdaresi’nde memur, geçim sorunları altında ezilen alkolik ve cahil bir kişidir. Gizlice mahalle mektebine yazılan Yaşar Nezihe’yi okumak istemesi nedeniyle evden kovmuştur. Şair’in kendi anlatımına göre, dere kenarlarından papatya, ısırgan otu, deve dikeni, ebegümeci tohumları toplayarak aktarlara satıp kazandığının kırk parasını mahalle mektebinin hocasına, kırk parasını da kalfaya vererek bir süre okuma isteğini doyurmak için çabalamıştır( Toros, Taha(1998 ), Mazi Cenneti I, s. 130-148, İletişim, İst.). Böylelikle ancak bir yıl mahalle mektebine devam edebilmiştir.Aldığı eğitim bu kadardır. Yaşamı süresince geçimini sağlamasına büyük ölçüde yardımcı olacak dikiş - nakış bilgisini de yine bu dönemde komşu kızlarından edinmiştir.

    Yaşar Nezihe, edebiyatı, aruzla şiir yazmayı kendi kendine öğrenmiştir. Taş basması ne kadar aşk kitabı varsa hepsini satın alıp okumuştur. İlk şiiri on beş yaşındayken “Malûmat” gazetesinde yayımlanmıştır. Şarkı formunda ve Leyla Feride imzasıyla yayımlanan bu şiiri Ahmet Rasim çok beğenmiştir. Şiirlerini gerçek adıyla değil, genellikle Mazlume ve Mahmure takma adlarıyla yayımlamıştır. Şöyle anlatıyor: “ Eski zaman dergilerinde en çok benim şiirlerim yayınlanırdı. Bunların tümü yaslı, dertli ve acılı şeylerdir. Bestelenen bir iki şarkım vardır ki, meyhanelere devam eden mutsuz kişileri ağlatırdı!” ( Toros, age, s. 130 ).

    1901 yılında Terakki gazetesinde yazmaya başlamıştır. “Hanımlara Mahsus Gazete” nin adeta daimi yazarı olmuştur.Yaşar Nezihe; “Sabah”, “Menekşe”, “Kadın Yolu” ve “Kadınlar Dünyası” gibi dergilerde yıllarca şiirlerini yayımlamıştır. Şiirlerini 1913 yılında “Bir Deste Menekşe” adlı kitapta toplamış; kendisini edebiyatımızda acıların şairi olarak tanıtan “Feryatlarım” adlı şiir kitabını 1924 yılında yayımlamıştır. “Nevsal” adlı yayında kısa biyografisi, Akşam ve Tanin gazetelerinde yaşamını anlatan iki kupür yayımlanmıştır.

    Asıl ilginç olanı: Bir Alman olan Prof.Dr. Martin Hartmann’ın 1919 yılında Berlin’de yayımlanan, “Dichter Der Neuen Türkei” adlı antolojisinin 81-83. sayfaları Yaşar Nezihe’ye ayrılmıştı. Bizim edebiyat tarihçilerimizin ise o ana kadar bir kadın şair olarak Yaşar Nezihe hakkında bilgileri yoktu. Bu yıllarda Alman “sol” akımları, Spartakist sempatizanlar Türkiye’ye gidip geliyorlardı. Hartmann’ın bu yollardan Yaşar Nezihe’nin adını duyması olasıdır.

    Yaşar Nezihe yaşamı süresince üç kez evlenip boşanmış; iki kez intihar girişiminde bulunmuştur. Yaşar Nezihe Hanım, ilk aşkı Hilmi çavuş ile iki yıl, elli gün evli kaldığı eski kocası Yusuf Niyazi Bey ile de 1911 yılından itibaren kırk yıl mektuplaşmıştır. Kırk beş yıl memurluk yaptıktan sonra 1912 yılında koleradan ölen babasından kendisine 45 kuruş maaş bağlanması üzerine Yaşar Nezihe bu komik maaşı gazetelere mektup göndererek protesto etmiş, bir yıl sonra şiirleri ve bu yazılar nedeniyle hakkında soruşturma açılmıştır. Daha sonra bu soruşturma konusu, ülkemizde kadın haklarının ilk savunucularından olan, değerli bir kadın yazarımız Nezihe Muhittin Hanım’ın ilgisiyle kapatılmıştır. Taha Toros, Yaşar Nezihe’nin devlete/yetkeye karşıtlığını Mazi Cenneti I’de bu iki olayla sınırlamaktadır. Bir diğer konu da şöyledir: Yaşar Nezihe Hanım, doğduğu Hünkar İmam Sokağı’na adının verilmesini istemişti. Elli iki yıl önce basında dile getirdiği bu isteği, o sırada vali ve belediye başkanı olan Muhittin Üstündağ tarafından yerine getirilmek istenilmişti ama bu işlemin, sağlığında yapılması şehir meclisi geleneğine aykırı görülmüştü. Bugün Yaşar Nezihe adının Hünkar İmamı sokağına verilip verilmediği bilinemiyor( Toros, age, s.148 ).

    Yaşar Nezihe, onurlu ve güçlü bir kadın kanımca. Yaşam ve geçim sorunları karşısında asla pes etmemiş; her türlü işe girip çıkmış bir kadın... Darphane’de işçi olarak çalışmış. Eşlerinin üstüne kuma getirme isteklerine direnmiş; böyle bir şeyi kabul etmeyerek kadınlık onurunu korumuş, çocuklarını yanına alarak onları terk etmesini bilmiştir. “ 1 Mayıs” ve grev şiirleri yazdığı için gözaltına alınmış, şiirlerine el konulmuştur. Ancak, Yaşar Nezihe’nin militan savaşımının bugüne kadar neden unutturulmaya çalışıldığı, doğru dürüst bir araştırmaya konu oluşturamadığı ilginçtir.Yaşar Nezihe’nin yaşadığı 1880-1971 dönemi gözönünde bulundurulacak olursa, bu dönem, dünyada ve ülkede toplumculuk adına çok sayıda önemli gelişmelerin ortaya çıktığı, kırmızı kalemle yazı yazanın bile kovuşturulduğu önemli bir dönemdir. Yaşar Nezihe ise bu dönemin olaylarına oldukça donanımlı ve bilinçli bir biçimde tanık olmuştur. Toplumcu düşünlere, kitaplara nasıl ulaşmıştır? Marksçı fikirleri okumuş mudur? Kimlerle konuşmuş, görüşmüştür? Bu sorular çerçevesinde öyle betimlendiği gibi yoksul, zavallı, filmlerdeki “ekmekçi kadın” tipi ile karşı karşıya olmadığımız açıktır. Nazım Hikmet öne çıkarken neden Yaşar Nezihe geride kalmıştır? Bu durum salt şair kalitesi ve hatırlı dostlar, yoksullukla açıklanamaz. Bir kadın olduğu için ona acınmış olabilir mi?

    Yaşar nezihe’nin şiirlerini iki bölüme ayırarak incelemek olanaklıdır. Birinci bölümde, Taha Toros’un “Mazi Cenneti I” adlı kitabında sürekli olarak vurgu yaptığı, acı, hayal kırıklığı ve yoksulluğa ilişkin şiirler vardır. Yaşar Nezihe, bu şiirlerinde aruzu ustaca kullanmıştır. Bir gazelinden aldığım şu örnek ilginçtir: “Kapanmış işte, Hudanın da babı merhameti,/ Geçer şu ziri zemine, dua nedir bilmem.”( Kapanmış işte, Tanrının da merhamet kapısı,/ Geçer şu yerin altına, dua nedir bilmem.)”Bilmem” redifli bu gazel gibi, diğer gazellerinin de dili dönemine göre oldukça sade, bugün bile anlaşılabilir düzeydedir. Buna diğer bir gazelinin giriş bölümünden örnek verecek olursak: “ Gönül elbette bir gün şad olursun böyle kalmazsın/ Bu gamdan giryeden azat olursun böyle kalmazsın” Yaşar Nezihe, yukarıdaki dizelerinden de anlaşılacağı üzere, materyalist/ ateist düşünmekte ve asla kendine olan inancını yitirmemektedir. Bu inanç onu yaşam savaşımında ayakta tutmuştur. Onda doğu kültürüne has tevekkülden/her şeyi Tanrıdan bekleme davranışından eser yoktur. Burada akla gelen Yaşar Nezihe’nin gerçekte diyalektik materyalist dünya görüşü hakkında genç yaşından beri oldukça bilgi edinmiş olduğudur. Başka bir deyişle, Yaşar Nezihe Hanım, Taha Toros’un kitabında “acıların kadını” olarak yorumladığı Yaşar Nezihe Hanım’dan çok farklı, “militan”, “savaşımcı” ve “bağımsız” kişiliğe sahip bir şairdir. Ruhçözümsel olarak bana ilginç gelen; mektuplarına yansıyan “sevgi” isteği ve “sevgisizlik” eksikliğini giderme gereksinimi; veri kültürde bir kadın olarak tek başına yaşam sürdürmenin, geçim endişesinin çekilmezliğidir. Mektupları yalnızlığını, sevgisizliğini gidermeye yardımcı olmuş; bu bakımdan Taha Toros’un dediği gibi ona yaşam boyu dayanma gücü ve avunma sağlamıştır.


    Taha Toros ve Yaşar Nezihe


    Yaşar Nezihe’nin materyalist görüşleri nedeniyle ne gibi sorunlarla karşılaştığı araştırılıp aydınlatılması gereken bir konudur. Taha Toros, görüşme yaptığı için bu konularda bilgiye sahip olabilir. Ancak, “Mazi Cenneti I” de bu konulardan hiç söz etmemiş; Yaşar Nezihe’yi daha çok “melodramik” biçimde yansıtmayı ve tanıtmayı yeğlemiştir. Yaşar Nezihe’nin “ 1 Mayıs” şiiri bu bakımdan Taha Toros’un kitabında vurgulanan “melodramik” mizansendekinden daha farklı bir kadın şair kişiliği ile karşı karşıya olduğumuzu düşündürmektedir. Bu şiirin tamamı şöyledir:

    “ 1 MAYIS Ey işçi.../ Bugün hür yaşamak hakkı seninken/ Patronlar o hakkı senin almışlar elinden./ Sa’yınla edersin de “tufeyli”leri zengin/ Kalbinde niçin yok ona karşı yine bir kin?/ Rahat yaşıyor, işçi onun emrine münkâd;/ Lakin seni fakr etmede günden güne berbâd./ Zenginlere pay verme, yazıktır emeğinden./ Azm et de esaret bağı kopsun bileğinden,/ Sen boynunu kaldır ki onun boynu bükülsün./ Bir parça da evlatlarının çehresi gülsün.


    Ey İşçi.../ Mayıs birde bu birleşme gününde/ Bişüphe bugün kalmadı bir mani önünde.../ Baştanbaşa işte koca dünya hareketsiz;/ Yıllarca bu birlikte devam eyleyiniz siz./ Patron da fakir işçilerin kadrini bilsiz/ Ta’zim ile, hürmetle sana başlar eğilsin,/ Dün sen çalışırken bu cihan böyle değildi./ Bak fabrikalar uykuya dalmış gibi şimdi./ Herkes yay kaldı, ne tren var, ne tramvay/ Sen bunları hep kendin için şan-ü şeref say.../ Birgün bırakınca işi halk şaşkına döndü./ Ses kalmadı, her velvele bir mum gibi söndü.

    Sayende saadetlere mazhar beşeriyet; / Sen olmasan etmezdi teali medeniyet./ Boynundan esaret bağını parçala, kes, at!/ Kuvvetedir hak., Hakkını haksızlara anlat.”


    Bu şiirde açık bir “militan” söylem hakimdir. Şair; grevin, işçinin kapitalist ile savaşımında hakkını alması için önemli ve etkili bir siyasi araç olduğunun bilincindedir. Döneminin koşullarına göre düşünsel düzeyde öncü/avant-garde bir şiirdir bu. Şiirin ilk bendi on bir, ikinci bendi on üç, üçüncü bendi dört dizeden oluşmuştur. Biçimi özgündür. Kimi sapmalar, sert sesliler kullanılmıştır. Dizeler ikişerli olarak uyaklıdır. Uyaklar yukarıdan aşağıya coşkulu ve epik bir okuma, akış sağlamaktadır. Sesli okunduğunda, Tevfik Fikret’in, Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerine benzer sesler duyulmakta, çağrışımlar akla gelmektedir. Yaşar Nezihe’nin 1 Mayıs şiiri bir “düşünce ve eylem” şiiri olarak her türlü duygusallıktan da yoksundur. “Proleter disiplinin sesi”yle yazılmıştır ve “gerçekçi” dir. Dili oldukça sadedir. Bir işçi okusa anlayacak şekilde kaleme alınmıştır.

    Yaşar Nezihe üzerine düşünürken Enver Gökçe aklıma gelip durdu. Ne ilgisi var denilebilir. Bence koşutluklar var yaşamlarında. Önce yoksulluk; kovuşturmalar... Şiirleri çok farklı doğal olarak. Yaşar Nezihe şiirini yenileyememiş olabilir. Baskılardan yılmış olabilir. Onu unutturanın ne olduğu da araştırılmalı kanımca. Neden; şimdi olduğu gibi “Marksçılığın moda olmaktan çıkması, toplumcu gerçekçiliğin bireysel psikiyatrik sorun olarak kabul edilmesi” değildi kuşkusuz. Bunun tam tersi bir dünya vardı. O halde ne oldu da unutturuldu? Yaşar Nezihe “başkaldırmış” bir militan/şairdi. Onu bu yönüyle yeniden değerlendirerek şiirini ve kendisini toplumcu edebiyatımızdaki gerçek yerine oturtmalıyız.


    Abdullah Şevki
    Mayıs-2004

  9. #9
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri

    Bir Nigâh-ı nazın

    Bir nigâh-ı nazın etti aşk-ı şeyda beni,
    Lütfedip güldürmedin ey dilberi râna beni,

    Ben niyaz ettikçe sen nâzında ısrar eyledin,
    Bak, ne hale koydu nâzın virdi istiğna beni,

    Geçti aylar, yıllar hep kahrı firakınla senin,
    Görmedin şayanı lütfu merhamet hâlâ beni.

    Vuslatından eyledim kat’ı ümmîd ey bîvefa!
    Git gide etmekte zira firkatin ifna beni.

    Daima dest-i felekten zehr-i hicran içtiğim,
    Neş’e yâb eyler mi sâki sunduğun sahbâ beni?

    Sabr-u ârâm tahammülden de mehcurum bugün
    Tıfl iken sabr-u talîm ederdi gûşuma.

    Şüphesiz divâne zannetmektedir dünya beni.
    Salladıkça mehd-i aşkta dâye-i sevda beni.

    Erdi payâna Nezihe tuttuğum rahı sebat,
    Acz içinde ağlatır endişe-i ferdâ beni!

    Yaşar Nezihe Hanım şiirleri


  10. #10
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Yaşar Nezihe hanım Şiirleri

    rica ederim abim tabi ne demek katkılarınızdan dolayı ben teşekkür ederim sevgili abiciğim

Benzer Konular

  1. Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri
    Konu Sahibi Farazi Forum U
    Cevap: 22
    Son Mesaj : 24.Ağustos.2013, 16:56
  2. Yaşar Nabi Nayır şiirleri
    Konu Sahibi Grizabella Forum Y
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 10.Aralık.2010, 17:18
  3. Yaşar Miraç Hayatı şiirleri
    Konu Sahibi Grizabella Forum Y
    Cevap: 31
    Son Mesaj : 10.Aralık.2010, 17:11
  4. Ebru yaşar
    Konu Sahibi EKoL Forum Müzik Videoları
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 12.Aralık.2009, 12:47
  5. Ben görmedim,hanım gördü..
    Konu Sahibi yaziklar_olsun Forum Komedi ve Mizah
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 02.Şubat.2009, 18:08

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, Perde , filmizle88, Ayetel Kürsi kapadokya balayı takipçi satın al