Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Toplam 21 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #11
    Paylaşımcı Üye Elenaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    681

    Standart Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri

    AŞK BİZE KÜSTÜ

    I
    Biz bu kentlere sığdık da,
    bu kentler bize sığmadı Asiya!
    Ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında;
    arttıkça yalnız, sustukça silik...

    Ay ışığı gölgeleri büyüttü,
    son kuşlar da vuruldular dağlarda.
    Yakamozları söndü sahillerin, ışıkları evlerin;
    çağın vebalı gövdesinde
    bir hayalet gibi gölgemizde yalnızlık.

    Kaldık...
    Kırık bardaklar gibi,
    içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi...

    II
    Düşler artık ölü çocuklar doğuruyorsa,
    sevgiler boğduruluyorsa kürtajlarda
    ve daha eskimemiş tüfeklerle
    ordusu bozguna uğramış askerler gibi kalıp,
    bozuk paralar gibi yuvarlanıyorsak kaldırımlarda,
    bir bedeli vardır elbet cennetini çaldırmanın;
    ömrünü yetim bir bebek gibi bırakmanın
    bulvarlara,
    bozgunlara
    ve yanlış yalan aşklara…

    Bir bedeli,
    bu kuşatmaların, ilkyazları kurşunlatmaların...

    Biz bu kentlere sığdık aslında,
    bu kentler bize sığmadı Asiya,
    ah, son kuşlar da vuruldular dağlarda!



    III

    Ay ışığı gölgeleri büyüttü.
    Mutluluk oyununa geç kalan ölü kuşlarla geldim.
    Geldim... Kırık bardaklar gibi,
    içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi…

    Ve ömürlerimizde bin kasvetle upuzun
    sefalet seferlerinin ayazı;
    belki yalnız geçireceğiz artık kim bilir,
    batan gemiler gibi yiten aşklardan geride,
    kalan her kışı, güzü ve yazı.

    Ay ışığı gölgeleri büyüttü.
    Ayrılıklar eskidi, biz eskidik,
    aşk bize küstü Asiya...

    IV
    Belki de uzun sürecek bu bozgunun saçağında,
    sen şarkılarını sesine yasla
    ve bırak beni de usulca
    apansız bir yalnızlığa!

    Ay ışığı gölgeleri büyüttü,
    büyüdü ölüm
    ve biz küçüldük Asiya…

    Yılmaz ODABAŞI

  2. #12
    Paylaşımcı Üye Elenaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    681

    Standart Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri...

    AŞKLARIN YETİM RENGİ

    Yalnızlığımda seni büyüttükçe kalabalıklaşacağım;
    Sen kendi kalabalığında hep yalnız olacaksın…

    I
    Kapattım ucu kıvrılı yerinden bir defteri
    Bir defter adınla hükümlü şimdi...

    Sen kendinin pası, kilidi.
    Gençliğin kendine savurur seni,
    Esmersin, cehennemin dibinde doğmuşsun,
    baban iki karılı; evlerde, erkenlerde bekler seni.
    Sen feodalizmin kara dilberi,
    gündüzlerin gölgesindeydi sevgi.
    Gölgesinden gündüzlerin iklimler geçti…

    Sesin şimdi kanayan bir gül gibi:
    Kangren...


    II
    Sen orda
    kendi manastırının huysuz müridi.
    Sen orda
    bir korkuda,
    bir şarkıda,
    ölüm susan uğultuda…

    Sen orda
    düşlerine leş kargası tüneyen!
    Elleri ayazlarda
    sen orda,
    esmerliğine rehin feodal şatolarda..

    Uyurken sen hasretin avlusunda,
    gündüzlerin gölgesinde oturuyordum.
    Sonra boşuna çizdim karanlığa resmini.
    Boşuna... Ezberleyip hasreti…
    Oysa nasıl istersen öyle gebertebilirdin beni.
    Nasıl istersen!
    Artık sulara k(atalım) aşkların yetim rengini...

    Yılmaz ODABAŞI

  3. #13
    Paylaşımcı Üye Elenaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    681

    Standart Cevap: Yılmaz Odabaşı > Hayat gül kokulu Bir sağnak yine

    BEN BİR AKŞAM

    Ben mızrabı kırık bağlama,
    ben bir erken akşam, bir telaşlı kasaba;
    savurdum yüreğimi erken göçen kuşlara…

    Ben geride kimsesi kendi kalmış.
    Bir yalnız bulut terk edilmiş ufukta.
    Islıkla türküler söyledim zifiri sokaklara…

    Ben okyanuslarda yalnız bir taka.
    Hep özlettim kendimi kıyılara,
    hep özettim ünlemlere, hep özet sorulara…

    Yaslanıp bir gülün kokusuna,
    dağıttım ömrümü incinmiş notalara,
    dağıttım gençliğimi terli ayrılıklara…

    Ben mızrabı kırık bağlama,
    ben bir erken akşam, bir telaşlı kasaba;
    savurdum yüreğimi erken göçen kuşlara.

    Daha bakıp durmaktayım göklerde kanatlara...

    Yılmaz ODABAŞI

  4. #14
    Paylaşımcı Üye Elenaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    681

    Standart Cevap: Yılmaz odabaşı > Siverekli Şeho

    BİTME

    Bitme, bak, içtim, yürüdüm, kederlendim
    Denize girdim, üşüdüm, sana geldim.

    Düş bitmeden sen bitme.
    Bitmeden sevgi gitme…

    Bitme! Bak, koştum, savruldum, hep örselendim.
    Cıgara ziftlendim, ille de seni sevdim.
    Uzaklarda öyle çok kederlendim.

    Günler bitmeden bitme.
    Bitmeden hasret gitme…

    Bu yangın geceler, bu intihar.
    Gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar!
    Bu dolunay gecenin göğsünü yarar.
    Benim göğsümde de sana geniş bir yer var.

    Düş bitmeden sen bitme.
    Bitmeden sevgi gitme...

    Yılmaz ODABAŞI

  5. #15
    Paylaşımcı Üye Elenaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    681

    Standart Cevap: Yılmaz odabaşı > Bir Liseli Silüeti

    DAĞLARDA ÖLMEK İSTERİM

    Ömrümde nice sızı var
    kışların önü, sonu var.
    Kalbim bu kuşatmalarda dar;
    dağlarda ölmek isterim.

    Ben ateşten, hınçtan doğdum.
    Üç beş kuruşa kul oldum,
    yetmedi de mahpus oldum;
    dağlarda ölmek isterim.

    Kaç mevsim ağladım kaldım,
    tutuşan özlemle yandım,
    kentler zalimdi dayandım;
    dağlarda ölmek isterim!

    Yılmaz ODABAŞI

  6. #16
    Paylaşımcı Üye Elenaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    681

    Standart Cevap: Yılmaz odabaşı > Genelleme

    KONUŞSAM SESSİZLİK GİTSEM AYRILIK

    Resmin rehindir gurbetimde.
    Gurbetimde sesleri aşındırmış kimliksiz bir kasaba
    ve senin kederini ıslatan o yağmurlar rehin.

    Alnı özlemle dağınık bir akşam getirdim sana.
    Sar, büyüt ellerinle, konuk et sıcaklığına;
    konuk et kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana...
    Ve akşam, bir kez daha;
    saçlarını topla ve dağıt sesini rüzgârlara!
    “Bir of çeksen karşıki dağlar yıkılır”:
    Çekmiyorsun!

    Akarsuları imrendiren yüzün de,
    sabahçı kahveler de biliyor:
    Görüşmeyeli yorgunum
    yıkık kentler kanadı sevinçlerimle.
    Görüşmeyeli ya sen nasılsın,
    adım, adresim durur mu defterinde?

    Şimdi Siirt'te koyun kokulu bir gecedeyim.
    Beynimde iklimsiz papatyalar
    ve kuşatılmış bir akşam duruyor penceremde.
    Sokakların gün batınca neden boşaldığını
    ve yüreğimin neden kabardığını bilmiyorum.
    Konuşsam sessizlik/ gitsem ayrılık…

    Sonra kıpırtısız yasladım göğsümü boğulmuş güne.
    Al bu çağrıları sulara göm, o uzak sulara,
    gurbetini rehnetme özlemimde…

    Yılmaz ODABAŞI

  7. #17
    Paylaşımcı Üye Elenaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    681

    Standart Cevap: Yılmaz odabaşı > Var git artık

    DIŞARIDA ÜŞÜYEN HAZİRAN KALBİM DE HAZAN

    Uygarlık ve barbarlık kardeştir.”
    -Havel-

    Dünya sığmıyor insana Havel,
    yüzlerdeki, yüreklerdeki maske,
    parada kir, suda klor, havada nem,
    yüksek borsa, alçak basınç
    ve kanun hükmünde ihanetler, sahtekâr jestler.

    /İnsan, sığmıyor insana Havel! /

    Ve her şey:
    Şey!
    Mesela o takvimler, o günler
    her biri şimdi kim bilir neredeler?
    Yalancıdır aynalara gülümseyen o muhteşem gençlikler;
    bir yaz yağmuru gibi çabucak geçecekler.
    Bize kalan kurt kapanı sözleşmeler
    ve iş akdi kıvamında morarmış evlilikler.

    Oysa insanı büyüten yalnızlık mıdır Havel?


    Biz bu kentlerde,
    bu ömürlerin gecelerinde çürüsek bile,
    şimdi eski dağlarda vakur bir şafak yırtılmaktadır
    ve dışarıda üşüyen bir haziran;
    kalbimde yılların tufanından artık bir hazan.

    (Kalbimde hazan
    ve şairdir elbet
    sözcüklere rus ruleti oynatıp yazan!)

    Dışarıda üşüyen bir Haziran.
    Kanımda nikotin cehennemi;
    Kısa kibrit, uzun duman:Yaan!
    Yine yaan… Yine yaaaan!
    Yan ki yangınlar bile yansın;
    haklıdır içindeki abdal bırak ağlasın...




    Bırak ağlasın, artık gündüzlerin ışığında aşk,
    gecelerin sularında yakamozlar yok
    ve kuşlar konsun diye gerilmiyor balkonlara
    çamaşır ipleri;
    duyuyorsun işte şiir de yazıyorlarmış iğfal şebekeleri!

    Dışarıda üşüyen bir Haziran.
    Dışarıda aşksız aşk, Aids, Hepatit b,
    dışarıda hormonlu sevinçler, kokmayan güller.
    Dışarıda dostluğun, puştluğun kolunda gülümsemesi;
    ama öğrendim karanlıklardan ışık destelemeyi
    ve baka baka irkilmiş gözlerine hayatın:
    İnatla…İnatla gülümsemeyi;
    öğrendim içimdeki abdalı hünerle gizlemeyi...

    (Herkes fanusuna asmış kendini;
    bu yüzden beklemiyorum farklı kıyametleri...)

    D ı ş a r ı d a ü ş ü y e n b i r H a z i r a n.
    D ı ş a r ı d a ö l d ü i n s a n.
    Ö l d ü i n s a n…
    H i ç b i r k i t a b a y a k ı ş m a d a n!

    Ben de yaza yaza çürütüp dünlerimi;
    her gün bu cehennemden çalıyorum kendimi…

    Bu yüzden her şey:
    Şey!
    Havada hava, günlerinde gün, evlerde sarmısak soğan;
    hepsi bu işte basit, olağan.
    Her şey şey’dir;
    inandıklarımızdır belki de yalan.
    Abarttığımızdır,
    kül’dür herkesin payına kalan...

    Yılmaz ODABAŞI

  8. #18
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri

    Emeğine sağlık Elenaz, teşekkürler.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  9. #19
    Paylaşımcı Üye Elenaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    681

    Standart Cevap: Yılmaz odabaşı > Kurtulamazsın

    Tşk ederm flu aynı şeklde seninde emeklerne sağlık.

  10. #20
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Yılmaz Odabaşı Şiirleri

    O Uzak Göçebeler Epeydir Göçebeler


    “Say acı olanı, uyanık tutanı say
    Beni de onlara kat...

    Paul Celan

    I
    Nerdesin?
    Beni anlamazsan duyulmaz sesim…

    Masallar öldü, o sevilen yüzler de.
    Benim ömrüm ölü yüzlerle arkadaş;
    yaslı sözlerle, yitik güzlerle,
    benim ömrüm infazlarda o güllerle arkadaş...

    Hey güller, martıları bilir misiniz?
    Kaç metre küp ter,
    kaç milyon megavat keder yüklenir otobüsler:
    Sorsam... Sorsam anlatabilir misiniz?

    O uzak göçebeler
    epeydir göçebeler...

    II
    Masallar öldü,
    öpülesi yüzler de!
    Biz şu dağların buzulundayız.
    El vurup yüz sürdükçe zamanın aynasına,
    gördük ki tufanlar ortasındayız…

    Masallar öldü,
    yaralıdır düşler de;
    biz aynı notalardayız,
    köhne rüyalardayız…

    İlkyazlar yağma,
    esriktir gülüşler de,
    hangi anılarla avunmadayız?

    O uzak göçebeler
    epeydir göçebeler...

    III
    Daha aşklarımız kuruyor, dağlar kuruyor;
    hızla ölüyor her şey, hızla soluyor.
    Bu yüzden kahrını dağlara salan uzak bir yıldız gibi,
    yıldızını uzaklara salan kahırlı dağlar gibi,
    yıldızsız dağ, dağsız yıldızlar gibi,
    yaşamak bile bile:
    Üstelik kuşlar gibi.
    Üstelik kuşlar gibi...

    IV
    Yine geceyi bir kurşun sesi vurdu;
    kimse görmedi, kimse!
    Fail de beraat, meçhûl de.
    Ölüm oyununda duraklardayız.

    Şu yıkımlarda savrulan ömrümüzdür,
    savruldukça küçülen, çürüyen ömrümüzdür;
    biz külü, kül de bizi tanımlar, ağlar...

    V
    Büyük sevgiler büyük ölürler.
    Papatyalar, akarsular ölürler.
    Kan sıçrar, seherin göğsüne vurur:
    masallar ölür, düşler ölürler!

    Oysa kim bilir ki
    yanağımda
    yangınlardan çok önce
    o yârin bıraktığı öpüş izi var;
    yüreğimde oralardan kalan bir düş izi var...

    VI
    Kaç ömür eskittik şunca yaşamışlıkta.
    Nerdesin?
    Nerdesin?
    Beni anlamazsan duyulmaz sesim...

    Daha bizi soracak olursan,
    burada her şey bilmediğin gibi.
    Daha beni soracak olursan:
    “Herkesin biraz faili olduğu meçhûl bir cinayetim şimdi!”

    Yılmaz ODABAŞI



    Bu da geçer, Ya Hû!

Benzer Konular

  1. Ceyhun Yılmaz Şiirleri
    Konu Sahibi gogeselam Forum C
    Cevap: 38
    Son Mesaj : 18.Aralık.2010, 05:36
  2. Yılmaz Erdoğan Şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Y
    Cevap: 58
    Son Mesaj : 10.Aralık.2010, 19:30
  3. Yılmaz Güney Şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Y
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 10.Aralık.2010, 17:22
  4. Ceyhun Yılmaz
    Konu Sahibi SongüL Forum Resimler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 04.Aralık.2009, 14:23
  5. Yılmaz Erdogan
    Konu Sahibi Derviş Forum Müzik Videoları
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 19.Kasım.2009, 05:11

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir, elektronik sigara, instakip.com, ingilizce kursu , besyo, Bayilik Veren Firmalar, ts3 kirala, dini sohbet, islami forum, ejzane.com, muhabbet