Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Kesik Çayır Türküsünün Hikayesi

    Kesik Çayır Biçilir Mi?

    Meram bağları, Meram çayırları tanıktır, böylesi yiğit her anaya kısmet olmaz. İnadına mertti, inadına yiğit, inadına yağızdı.

    Konya nın valisi o yıl Meram da otururdu hep. Meram o zamanlar da en saygıdeğer yeriydi şehrin, Mevlevi dedeleri Meram'daydı, çelebiler hepten Meram'daydı. Ve Vali paşanın yâveri, genç yâveri Meram dan çok az inerdi Konya ya. Bütün oralar bu genç adamı, o da bütün oraları tanırdı, iyi tanırdı.

    Yâver, fesini sola doğru devirdi. Güz demiydi. Serindi ama o yanıyordu. Korkmuyordu. Oysa Kocamış bir gece yollara düşmüştü "Dutlu"dan Meram a doğru, akşam namazından sonra. Korkmuyordu.

    "Sırtıma sepken yağıyor."
    "Yanuben yorgun gelirim."

    demiş elin oğlu zamanında. Yâver işte bu hâl idi. Konya severdi bu delikanlıyı; O da Konya yı. Ama Konya dan daha çok sevdiği bir şey bir kişi, bir hatun kişi vardı. Meram a ilk zamanlar sık gelirdi. Aslı Konaya lı değildi.

    Sevdiceği bir Mevlevî çelebisinin kızıydı. Düşünün, Allah etmesin dile düşerlerse ötesi yoktu bu işin. Allah etmesin dile düşerlerse, Musalla mezarlığında selviler hüzzam makamından bir şarkıyla başlayıverirlerdi. Allah etmesin, gençti. Konya nın delikanlısı zaten pek hayır okumuyordu adının üstüne. Allah etmesin. Ama yine de korkmuyordu işte.

    Sevdiceği bir Mevlevî çelebisinin kızıydı. Gelirken- giderken bir şeyler olmuştu. Bir şeyler olmuştu çünkü. Loraslarından kalkan ebabil kuşları, kanatlarında "Günaydınlar" getirdilerdi bir gün. Ebabil kuşlarının gözleri kahverengiydi, sol ellerinin üstünde bir "Ben" vardı ebabil kuşlarının.

    Bu gece onunla buluşacaktı. İlk buluşmaları değildi bu şüphesiz. Ama Meram ın o ördekbaşı ve şili çayırları o "incecik" çayırları tanık olsun ki en mutlusuna gidiyordu buluşmalarının.

    Yâver fesini sol yana devirdi ve bıyıklarını burdu. Eli-ayağı yanıyor gibiydi. Kerpiç duvarı aşmıya çalıştı. Ceketi tozlandı, aldırmadı, hemen şöyle silkiverdi eliyle, ince çayırlar ayağına dolaştılar aldırmadı.

    Çelebi kızı, Zerdalinin altına vardı. Gözleri apaydınlıktı, kahverengiydi.
    Yâver yanına gelince, oturuverirdi çayırların üstüne. Yâver o cesaretsiz elleriyle çelebi kızın elini tutacak oldu, edemedi. Oturdu.

    Konya pul pul dirildi gözbebeklerine. Yalnız Konya değil dünyalar onundu. Anasını hatırladı, bir zaman sonra, memleketini hatırladı, sonra kalkıp gitmek istedi, niye istedi bilmem, gidemedi.Oturdu.

    Derken efendim sekiz iklimden ipil ipil bir batı rüzgarının seranadı başladı. Kız konuşuyordu. Çelebi kızı. Derken efendim, Dere tarafından bir bülbülü vurdular, ne hacetti, kız konuşuyordu, yâver öldü öldü dirildi.

    Konuştular. Kızın elleri yâverin ellerinde serindi. Uzun uzun konuştular. Aşktı bu dost. Sevgiydi. Ne Konya vardı önlerinde, ne zerdali ağaçları, Ne Meram, ne paşa, ne çayırlar ve ne de sekiz taraflarından sekiz kara binayla onları gözetleyen sekiz Konya uşağı.

    Derken efendim, yâver "Haydi hoşçakalasız" diyecekti, diyemedi. Derken efendim sekiz karabina sekiz kurşun kuştu yâverin suratına. Derken efendim, yâver "gidem" dedi, gidemedi. Önce sallandı sağ ayağının üzerinde üç kez. Sonra sa yanına devrildi. Kıpırdayamadı bile. Sekiz Konya delikanlısı için sanki bir şey olmamıştı. Dere yöresine doğru "Konyalı" yı çağıraraktan yürüdüler.

    Sabah yakındı. Çelebi kızı ölü sevgilinin üstüne eğildi. Öylece kaldı.
    Gün ışığında ölü yâveri ve çelebi kızını "incecik" çayırların üstünde buldular.
    Paşa, vali paşa, yâverin anasına yanık künyesini gönderdi yarıntesi günü.

    "İnce çayır biçilir mi
    Sular ayaz içilir mi
    Bana yardan vaz geç derler
    Yâr tat lolur geçilir mi"

    Sonra arkasından, mezar taşı olsun garibin diye bu türküyü yakıverdiler. "İnce çayır biçilir mi?" Biçtiler bile.

    "Aman ben yandım, paşam ben yandım,
    Ellerin köyünde vuruldum kaldım."


    Kaynak:Kamil UĞURLU
    Bir Konya Türküsünün Doğuş Hikayesi



    Bu da geçer, Ya Hû!

  2. #2
    Dj Moderatör aysemelek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    2.610

    Standart Cevap: Kesik Çayır Türküsünün Hikayesi


  3. #3
    Dj Moderatör aysemelek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    2.610

    Standart Cevap: Kesik Çayır Türküsünün Hikayesi


  4. #4
    Dj Moderatör aysemelek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Haziran.2010
    Mesajlar
    2.610

    Standart Cevap: Kesik Çayır Türküsünün Hikayesi


Benzer Konular

  1. Bir Mum Hikayesi
    Konu Sahibi gogeselam Forum Resimli şiirler
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 21.Ağustos.2010, 13:00
  2. Üstü Kesik Koni - Daire Parçası - Küresel Üçgen
    Konu Sahibi SongüL Forum 8. Sınıflar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Aralık.2009, 13:19
  3. Kesik Çayır Biçilir Mi?
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Türkü Hikayeleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Mart.2009, 00:54
  4. Çıktım Belen Kahvesine: Ormancı Türküsünün Doğuşu
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Türkü Hikayeleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Mart.2009, 00:30
  5. Yozgat Sürmelisi Türküsünün Hikayesi
    Konu Sahibi al-yazmali Forum Türkü Hikayeleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Aralık.2008, 12:32

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, mehter takımı Perde , filmizle88, Ayetel Kürsi