Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Toplam 9 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 9 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Türkiye'nin şelaleri

    TÜRKİYE'NİN ŞELALELERİ






    Şehriban Kanyonu

    İlk kez 1997 senesinin Mayıs ayın Atlas ekibi tarafından geçilebilen Şeriban Kanyonu hala gizemini korumakta, dik yamaçlarının bazı yerlerde biribirine 1 metre yaklaşmaktadır. Atlas ekibi bu zorlu kanyonu geçen ilk ekip ünvanını almışlardır.
    'Ölümle dans' kanyonu

    Şehriban Kanyonu'nda suyun iki yakasını oluşturan yamaçlar, dansa kalkmış, kafaları ve ayakları birbirine yakın, hatta bazı alanlarda göğüsleri de birbirine değen insanlar gibidir. Koridor, beş kilometre boyunca yüksekliği bin metre civarındaki duvarların arasından akar



    'Gelin Kaybeden Düz'ün alt zeminini oluşturan Mundarlar Kayası kısığının önünde bir çöküntü alanı vardır. Su burada insan gücünün karşı koyamayacağı bir anaforla on metre kadar batarak derenin önünü tıkayan kaya bloğunun altından geçer. İşte, o noktayı aşarken yaşadıklarımız

    ehriban Çayı, Küre Dağları'nın ortasında ikinci büyük yırtığı açan akarsulardan biridir. Kuş uçuşu yetmiş kilometrelik bir çığırı olan çayın, Karadeniz'in bol yağmurlu iklimi sayesinde yaz aylarında bile debisi oldukça yüksektir. Çay, doğuda Dikmen Tepesi'nden (1471 m.) kaynağını aldıktan sonra uzun bir süre batıya akar. Onu, paralel akan Devrekani Çayı'ndan, aralarındaki Menteşe Tepesi (1345 mt) ve Zımlı Tepesi ayırır. Ancak çay, Şenpazarı geçtikten on kilometre sonra kuzeye keskin bir dönüş yapar ve bu noktada Devrekanı Çayı'na (Kocaçay) sekiz kilometre kadar yaklaşır. Eğer bir ders kitabı yazsaydım, her halde Şehriban Çayı'nı böyle tarif ederdim. Ders kitabı yazmasam da çayın coğrafi konumu yukarıdaki gibidir.

    Sanırım, konuya buradan girenler için bir hatırlatma yapmakta yarar var. Sözü geçen iki dere de Batı Karadeniz karstı'nın oluşturduğu Küre Dağları'nda milyonlarca yılda faylanmalar sonucu oluşan kırıkları oyarak büyük koridorlara dönüştüren iki önemli sudur. Köylüler karst üstündeki dikine deliklere nasıl ki 'yerin kulağı' diyorsa, biz de bu oluşumlara dağdaki koridorlar diyoruz. Peki niye koridor; çünkü normal akarsu havzalarında vadiler 'V' biçimindeyken buradaki vadi oluşumu 'U' biçimindedir. Suyun iki yakası birbirini dansa kaldırmış insanlar gibi birbirine karşı hafif yan dönseler de kafaları da ayakları kadar birbirine yakındır. Hatta bazı alanlarda göğüsleri de birbirine değiyor olabilir.



    İşte kanyon, bu iki yamacın birbiri ile dans ettiği yer de ayaklar arasındaki boşluğun adıdır. Şehriban Kanyonu, Dağlı Köyü'nün Kısık Mahallesi'nin hemen dibinden koridora girer. Sağ tarafı Küplüşen Doruğu (1.048 m.), sol tarafı Saboğlu Kayası'dır (1024 m.). Koridor yaklaşık beş kilometre boyunca yüksekliği bin metre civarındaki duvarların arasından akar.

    İnsanı ürperten anafor

    Daha önceki geçişlerimden bu koridoru oldukça iyi tanıyorum. Tek bir noktada sorun yaşama ihtimalimiz var: 'Gelin Kaybeden Düz'ün alt zeminini oluşturan Mundarlar Kayası kısığında. Bu kısığın önünde bir çöküntü alanı var, büyük taşkınlar olduğunda sellerle gelen çer-çöp, burada suyun önünü kapatan dev kaya blokunun altındaki su geçidinin önünü tıkayarak doğal bir baraj oluşturuyor. Su burada insan gücünün karşı koyamayacağı bir anaforla on metre kadar batarak derenin önünü tıkayan kaya blokunun altından geçiyor. Bunun dışında kanyonda herhangi bir teknik iniş gerektiren yer yok. Kanyonun girişi ile çıkışı arasındaki yükseklik farkı yedi metre kadar. Bunun anlamı, kanyon içinde su genellikle düz akıyor. Yine de heyecanlıyım. Çünkü yanımdakilerden kızım Sevcan'ın ilk kanyon geçme deneyimi olacak. Hasan kanyona girmeyecek. Araçla bizi Saboğlu Mahallesi'nin altında kanyonun girişine bıraktıktan sonra Yazıköy'deki çıkışa gidip orada bekleyecek. Oyalanmaları ve film çekmek için beklemeleri de hesaba katarsak dört saat sonra Yazıköy'de olacağımızı düşünüyorum.



    Karşı konulmaz çekicilik

    Güneşin suda hüzmelendiği güzel bir günde suyun başındayız. Çayın bulanıklığının geçip berraklaşmış olması, suya girme isteğimizi kamçılıyor. Üzerimizde bizi suyun soğuğundan koruyacak Neopran elbiseler, kameralarımızı içine koyduğumuz özel su geçirmez torbalar ve çok az teknik malzeme ile yolculuğumuz başladı. Sevcan benim yedeğimde, Zeynep'le Ömer beraber yüzüyoruz. Küçük akıntıların arasında kısa süreli heyecanlarla Mundarlar Kısığı'na geldik. Görüntü gerçekten kışkırtıcı. Dar, sararmış duvarların her yerinden aradaki yeşil gölün üzerine sular dökülüyor. Görüntü ekipte ürküntü yerine heyecan ve hayret yaratıyor. Önden Ömer'le Zeynep, ardından Sevcan'la ben, önümüzde beyaz köpükler saçan kısığın girişindeki hareketli suyu geride bıraktık. Bu kısığın sonunun çöküntü alanı olduğunu biliyorum. Biraz sonra dev kaya bloku önümüzü kesti. Ekiptekiler bana bakıyor. Ben biraz heyecan yaratmak için 'Su buradan batıyor. Biz duvardan ormana çıkacağız' diyorum. Ekiptekiler bir üzerimize doğru eğilmiş metrelerce yükseklikteki duvara bir de bana bakıyorlar. Ömer'e, elimle kayanın altına dalması için yalnız onun anlayacağı bir işaret gönderdim. Ömer ilerledi. Kaya blokuna elini dayadı ve suya dalıp gözden kayboldu. Arkasından Zeynep aynı hareketi yaptı. Şimdi su geçirmez çantaları bu kayanın altından geçirmek var. Ben kısa bir ipi çantalara bağladım. Sevcan'a 'Hadi kızım dal, iki metre ötede gölün öbür yarısı var' dedim. Sevcan da dalıp gözden kayboldu. Bu kayayı ilk kez geçişimi hatırladım. Arkasını göremediğimiz için ne çok tedbir almıştık. Burada bir saatten fazla oyalanmıştık. Ben de diğer tarafa geçtikten sonra ipin ucuna bağlı çantaları hep beraber yanımıza çektik. Planladığımız süre içinde Kumköy'de idik. Köye geldiğimizde bahçelerde çalışan köylüler bizi önce baraj etüdü yapan mühendisler sandılar. Ancak, Sevcan herkesin hayalini yıkıyordu. Köydekilerden hiç biri onun bu kanyondan geçmiş olabileceğine inanmak istemiyorlardı. Oysa doğa ile baş başa geçen yıllar bana bir şeyi iyi öğretmişti: Korku, hayallerimizle aramızdaki en büyük engel olabilir. Bilgi, sabır, malzeme ve merakla korkuyu ve korkabileceğimiz sonuçları hayatımızdan uzak tutabiliriz.




    Kaynak: gezikolik.com
    Konu sibel_08 tarafından (02.Temmuz.2011 Saat 23:24 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Türkiye'nin şelaleri



    Çatak Kanyonu

    Kastamonu

    İlçenin en önemli turizm değerlerinden olan Çatak Kanyonu merkeze 7 km. uzaklıkta olup 6 km.si araç ile 1 km.si dağ içindeki yürüyüş parkurundan, 900 m. Yüksekliğe sahip gözetleme noktasına ulaşılmaktadır. Dünyanın 4. büyük kanyonu olması özelliğine sahip Çatak Kanyonu cazibesi, vahşiliği, gizemli görüşüyle içinde geçilebilir 7 km. alanı ve yüzerek veya bot ile geçilebilmektedir. Macera turizmi için elverişli bir mekan olmaktadır. Gözetleme noktasından kilometrelerce kanyon uzantısını seyretmek ayrı bir keyiftir.



    Kanyon, Çatak köprüsünün 1-2 Km aşağısında başlayıp Tüsköy 'e kadar kesintisiz devam etmektedir, burada bir açıklık mevcuttur. Tüsköy 'den kanyon tekrardan başlayıp İnönüne kadar kesintisiz devam etmektedir. İçerisinde tabiattan harika görüntüler saklamaktadır. Geçilmesi çok zor olmamakla birlikte teçhizatsız denenmemelidir.








    Konu sibel_08 tarafından (02.Temmuz.2011 Saat 23:24 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Türkiye'nin şelaleri



    Horma Kanyonu (Anbar Gölü)

    Zarı çayı üzerinde olup, suyun taştaki kireçleri aşındırması ile oluşan derin kazanlar şeklinde çukurlar mevcuttur. Eski dönemlerde yaşayan insanların kayaları oyarak su kanalı açıp, bu kanaldan un su ile çalışan un değirmenine su akıtmaları yine ayrı bir dikkat çekmektedir.





    Konu sibel_08 tarafından (02.Temmuz.2011 Saat 23:24 ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Türkiye'nin şelaleri



    Pınarbaşı Valla Kanyonu

    Pınarbaşı İlçesi Muratbaşı Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kanyonun ilçeye uzaklığı 26km'dir. Muratbaşı Valla Mahallesine kadar stabilize yoldur. Kanyona kadar olan 1.5Km'lik kısmı ise orman içi patika yoldur.
    Pınarbaşı ilçesine bağlı Muratbaşı köyündeki Valla Kanyonu Devrekani Çayı ile Kanlıçay'ın birleştiği bölgeden başlamakta olup, Cide ilçesi istikametinde 12 km uzunluğunda yan duvar kayaların yüksekliği yer yer 800-1300 metreye ulaşan ve girişi son derece zor olan ve Muratbaşı Köyü Valla Mahallesinin altından orman içi 1.5km'lik yolculuktan sonra bu iki çayın birleştiği yerden seyredilebilmektedir.



    Bu kanyonda sarp kayalıklar ve bu kayalıklarda kartal, akbaba, atmaca, doğan ve diğer tüm yabani av hayvanlarını bünyesinde barındırmaktadır.
    Valla Kanyonu 1994 yılında İstanbul Teknik Üniversitesinden gelen 4 öğrencinin burada kaybolup, 14 gün sonra Cide ilçesinden çıkmaları ve burasını Vahşi Cennet olarak tanımlamaları ile basında yer alıp, doğa severlerin ziyaret yeri haline gelmiştir. Kanyonun techizatsız geçilmesi mümkün değildir.






    Konu sibel_08 tarafından (02.Temmuz.2011 Saat 23:29 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Türkiye'nin şelaleri



    KURŞUNLU ŞELALESİ

    Kurşunlu Şelalesi'ne, Antalya'dan Aksu kasabası yönüne gidildiğinde, Antalya Havaalanı'ndan 3 km kadar sonra, yol levhalarından da anlaşılacağı gibi, sola sapılarak gidilir. 8 km'lik asfalt yol, bahçeler ve tarlalar arasından geçerek sizi, otomobil ile on-onbeş dakika içinde Kurşunlu Şelalesi'ne ulaştırır.


    Kurşunlu Şelalesi belki size Antalya Bölgesi içindeki, diğer şelaleler kadar büyük ve şaşırtıcı gelmeyebilir. Ancak bu küçük şelale etrafındaki Orman Bakanlığı'nca düzenlenen piknik alanı, şelaleden inen suyun akıp gittiği küçük bir derenin kenarında yer alan yaya gezinti yolu, bitki zenginliği yönünden, Antalya'nın en ilginç yerlerinden birisidir. Özellikle bu gezinti yolu üzerinde ve Bitki Tüneli olarak adlandırılan bu bölümde, kış hariç diğer mevsimlerde bin bir çeşit bitki türü dikkatleri üzerine çeker.



    Kurşunlu Şelalesi'ne hemen yanında yer alan piknik alanının kuzeybatısında yer alan merdivenlerden inilerek ulaşılır. On metre kadar yükseklikten düşen su, aşağıda küçük bir gölcük oluşturur. Bu küçük gölün batı yönünde çevre düzeni çalışmaları sırasında restore edilmiş bir su değirmeni vardır. Mevsimine göre, etrafı sık yeşilliklerle sarılmış bu küçük gölde, tatlı su kaplumbağaları, yengeçler ve balıklar bulunur.

    Kurşunlu Şelalesi'nin Piknik Alanı ise; gürül gürül akan çeşmeleri, piknik bankları, düzenli çöp bidonları, ızgaralı ocakları, oyun alanları ile size tam bir piknik konforu sağlar.




    Konu sibel_08 tarafından (02.Temmuz.2011 Saat 23:29 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Türkiye'nin şelaleri



    MANAVGAT ŞELALESİ

    Her mevsim bol suyu olan Manavgat Çayı, Manavgat'ın 4 km kuzeyinde çok güzel görüntü veren Manavgat Şelalesi'ni oluşturuyor. Şelale çevresi, kanallar ve setlerle düzenlenerek güzel bir mesire yeri haline getirilmiş. Kökleri ve dalları suya uzanan çınar ağaçlarının gölgesindeki mesire yerinde, sert katmanlardan hızla düşen yeşil suyu, suyun içinde direnen ağaçları, yer yer oluşan küçük anaforları izleyebileceğiniz, suyun sesini dinleyebileceğiniz lokantalar, seyir terasları, çay bahçeleri var. Yazın sıcak günlerinde suyun serinliği ve şelalenin sesi eşliğinde bir öğle yemeği yiyebilirsiniz.

    Büyük Manavgat Şelalesi'ne gelmeden, Manavgat'tan 2 km sonra, sağa Küçük Manavgat Şelalesi yolu ayrılıyor. Yoldan 1 km içeride, çayın Küçük Manavgat Şelalesi bölümü karşınıza çıkacak. Büyük Manavgat Şelalesi'ne göre daha küçük bir yükseltiden dökülen küçük şelale çevresi de bir mesire yeri haline getirilmiş. Aynı doğal görünümün bulunduğu, biraz daha sakin olan küçük şelalede Küçük Şelale Restaurant, lokanta ve çay bahçesi olarak hizmet veriyor.








    Konu sibel_08 tarafından (02.Temmuz.2011 Saat 23:30 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Türkiye'nin şelaleri



    DÜDEN ŞELALESİ

    Antalya'ya yaklaşık 7 km, Varsak Belediyesi'ne 1 km mesafede cennetten akan bir doğa harikasıdır. Düden Şelalesi Antalya'nın en güzel şelalelerinden biridir.

    Dünyanın dört bir yanından Düden Şelalesi'ni görmek için turistler akın akın Antalya'ya gelmektedir. Şelalede bir de mağara vardır. Bu mağara, şelaleyi daha güzel yapmaktadır. Düden Şelalesi, bu mağaradan 10 km sonra başka bir güzelliği daha Lara'dan Akdeniz'e dökülerek bir kez daha insanlara güzelliğini göstermektedir.

    Düden Şelalesi'nin suyunun geçtiği her yerde hayat vermektedir... Ama değişen Dünya şartları ve küresel ısınmanın yaptığı etkilerle Düden Şelalesi'nin güzelliği ve cazibesini kaybetmektedir. Bu durum Türkiye'nin önemli turistik yerlerini kaybetmesi demektir.

    Düdenbaşı'ndan sonra Koyunlar regülatöründe, iki ana kanala ayrılan Düden Çayı, dokuz kilometre sonra Antalya'nın doğusunda kırk metre yüksekliğindeki traverten bir eşikten şelale yaparak Akdeniz'e dökülür.










    Konu sibel_08 tarafından (02.Temmuz.2011 Saat 23:30 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Türkiye'nin şelaleri



    Ilısu şelalesi


    Mut-Ermenek asfaltından 25 km kadar gittikten sonra sol tarafta çam ormanları arasındaki Gezende Barajı vardır. devamında Gezende köyüne gelinir. Gezende köyü baraj manzaralı bir köy. Köyde tarihi kalıntıları kaya mezarlarını görmek mümkün. Ilısu Köyünden 5 km kadar uzakta bulunan Ilısu Şelalesi kayalık dağın, suyun gücü karşısında ikiye ayrılmak zorunda kaldığı ve mükemmel bir görüntü sergiliyor. Çam ormanlarının içindeki orman yolundan arabayla şelaleye doğru inmeye başlayınca Sağlı, sollu yemyeşil, bol oksijenli çam ağaçlarıyla dolu. Ağustos böceklerinin çaldıkları sazların seslerini duyarsınız. Şellaleye geldiğniizde yaklaşık on katlı bir binanın yüksekliği kadar mesafeden, büyük bir gürültüyle akan şelaleyi. anlatmak zor, görmek, yaşamak gerek bu güzelliği. Yüz metrelik blok kaya su tarafından oyulmuş, hayır; dimdik dört metrelik bir yarık şeklinde aşındırılmış. Çok bol akan su geldiği yerden, birden bu kaya yarığına sıkışınca, büyük bir tazyikle aşağı doğru fırlayarak, coşarak akıyor, çağlıyor.

    Şelaleden akan su,dar çıkış yerinden aşağıya doğru indikçe genişleyerek,savrularak,yayılarak akıyor. Akarken de renkler oluşuyor. Gökkuşağını izlediğimiz gibi suyun açık mavi ve beyaz renklerden oluşan akışı. Su yere varmasına 4-5 metre kala iyice zerrelere ayrılıyor, düştüğü noktada geniş bir su buharı oluşuyor. Köpükler, suyun buharı, gökkuşağı renkleri, etraf yeşil çam ormanı, şelaleden sonra oluşan kireçli açık mavi renkte akan bir dere. Güzel doğa gözümüze renk zenginliğini, su ve ormanın müşterek koordinesi ile sunuyor






    Konu sibel_08 tarafından (02.Temmuz.2011 Saat 23:30 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Türkiye'nin şelaleri



    Ohtamış Şelalesi


    Ohtamış Şelalesi Ordu'nun Ulubey ilçesine bağlı olan Ohtamış köyünde bulunan bir şelaledir. Karadeniz'in en büyük şelalesidir. 30 metre yüksekliğindedir.Dinlenme ve tatil için çok iyidir.



    Konu sibel_08 tarafından (02.Temmuz.2011 Saat 23:31 ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Türkiye'nin Başkenti ! ANKARA
    Konu Sahibi yaziklar_olsun Forum Memleketim
    Cevap: 26
    Son Mesaj : 23.Temmuz.2011, 02:38
  2. Türkiye'nin Gazetecilik Anlayışı
    Konu Sahibi Diamond Forum Hikaye - Yazılar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Mart.2010, 09:07
  3. Türkiye'nin dağları
    Konu Sahibi ege Forum Turistik Yörelerimiz
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 04.Haziran.2009, 19:56
  4. Türkiye'nin akarsuları
    Konu Sahibi ege Forum Turistik Yörelerimiz
    Cevap: 13
    Son Mesaj : 03.Haziran.2009, 21:51
  5. Türkiye'nin Peynirleri..!
    Konu Sahibi yaziklar_olsun Forum Memleketim
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 09.Nisan.2009, 20:38

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum sohbet oyun