Konuma başlamadan önce şunu belirteyim

19 yıl yaşayıp 4 sene ilahiyat okuyan bir kişi tasavvuf alemine girmeden rabıtaya şirk der ve biz inanırız koskoca Hz Ebubekir Peygamer asm hazretlerine rabıta yapar ve buna inanmayız neden anlamış değilim lütfen itikad eğer bir insan Bir evliyanın bir Allah dostunu inkar ediyorsa bilinki onlar mekkeli müşrik'ler gibidir Abdulkadir Geylani rabıtasına sarılan nice insanlar var şirk koştuğu halde Rabbim ona gayb'den kerametlermi verdi
Kalp gözünümü açtı inanmayın inandırmayın İstikamet İstikamet İstikamet ...

Rabıta İle İlgili Şanlı Âyetler ve Kudsi Hadisler
1- “Ya eyyühellezine âmenüsbiru ve sabiru ve rabitu…- Ey iman edenler! Sabredin,
sabırlarınıza devam edin, Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz”. (Al-i İmran- 200)
2- “Fuad (Kalb gözü), gördüğünü yalanlamadı”. (Necm-11)
3- “Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve Sadıklarla beraber olun”. (Tevbe-119)
4- “Siz de onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen zikiratlar hazırlayın. Ki bununla Allah’ın düşmanı ve sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmeyip de Allah’ın bildiği diğerlerini korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız tam olarak size ödenir; hiç haksızlığa uğratılmazsınız”. (Enfal-60)
5- “O Allah, Mü’minlerin kalbine sekineti (İç huzuru, Mânevi kuvvet ve sabrı) indirendir”.
(Fetih-4)
6- “Gerçekten kadın Ona meyletti. Eğer Rabbinin “Bürhan”ını görmeseydi, O da ona
meyletmişti. Biz Onu kötülük ve fuhşiyattan uzaklaştırmak için bu şekilde delilimizi
gösterdik. Şüphesiz O, Bizim ‘Muhlis’ kullarımızdandı”. (Yusuf-24)
7- “Biz, ona şah damarından daha yakınız”. (Kaf-16)
8- “Nerede olsanız O, sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür”. (Hadid-4)
9- “Bu dünyada kör olan kimse, Ahirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır. (İsra-72)
10- “Allah’ın sadrını İslâm’a açtığı kimse…” (Zümer-22)
11- “Allah, onların kalplerine iman yazdı-yazmış…” (Mücadele-22)
12- “Onların düşünceleri, akledecekleri kalpleri olsun…” (Hac-46)
13- “Sevgi onun kalbinin zarını yakmış…” (Yusuf-30)
14- “Ey İman edenler! Allah’tan korkunuz. O’na yaklaşmaya ‘vesile’ arayınız ve O’nun
yolunda mücahede ediniz…” (Maide-35)
15- “…Onlar, Rablerine yaklaşmak için ‘vesile’ ararlar…” (İsra-57)
16- “ İyilik edenleri kınamaya bir yol yoktur”. (Tevbe-91)
17- (Kraliçe Belkıs dedi ki)''Süleyman'la birlikte Alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum.''(Neml 44)

Rabıta İle İlgili Kudsi Hadisler:

1-“İnsanı-Âdem’i kendi suretimde yarattım”. (1)
2-“İnsan benim sırrımdır, Ben de insanın ”.(2)
3-“Allah’ın huyu (Sıfatı) ile huylanınız”. (3)
4-“Ne arzım (yeryüzü), ne semam (Gökyüzü) beni ihata edemedi. Ancak Takva sahibi,
tertemiz ve Verâ sahibi Mü’min kulumun kalbi Beni ihata etti”.(4)
5-“Allah, mahlukatı zulmette yarattı; sonra onların üzerine Nurundan saçtı. O Nurdan
kime isabet ederse hidâyet bulur. Her kime isabet etmezse dalâlette kalır”.(5)
6-“Beni gören gerçekten Hakk’ı görmüştür ”.(6)
7-“Biriniz Namaza kalkıp kıraata başladığında ancak Rabbine münacaat etmiş olur.
Bilsin ki o anda Rabbi, Kıble ile kendisi arasındadır”.(7)
8-Ebu Zer Gıfari Hazretlerinin, Resulü Muhterem (s.a.v.) Efendimizden rivayetine göre Allahu Taâla şöyle buyurmuştur:
“Bir hasene (iyilik) işleyene onun on misli veya daha fazlası verilir. Bir fenalık
edene de onun bir misli verilir, yahut mağfiret ederim. Bana bir karış yaklaşana
Ben bir arşın ve bir arşın yaklaşana da bir kulaç yaklaşırım. Bir kimse Bana yürüyerek gelirse, Ben ona koşarak gelirim. Bana şerik (ortak) koşmayan, küfret-
meyen bir adam yeryüzünü dolduracak kadar günah ile Bana kavuşsa, Ben onu
o kadar mağfiretle karşılarım”.(8)
9-“Ey dünya! Bana hizmet edene hizmet et, sana hizmet edeni hizmetinde
kullan”.(9)
10-“Akıllı kimse vaktini üç kısma ayırmalıdır: Bir saatinde Tanrı’sına müracaatta
bulunmalı, diğer saatinde nefsini murakabe ve hesaba çekmeli, öbür saatinde
yemesine-içmesine ayırmalıdır”.(10)
11-“Kulum üzerinde iki korku ve iki eman cem etmem (biriktirmem). Dünyada
Benden korkmayanı Âhirette korkuturum; dünyada Benden korkan kimseyi
Âhirette azabdan emin kılarım”.(11)
12-Muaz ibn-i Cebel (r.a.), Resul-i Ekrem (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim
demiştir:
Allahu Taâla: “Benim rızam uğrunda sevişenler için Nebilerin ve Şehit-
lerin bile imrenecekleri derecede Nurdan minberler vardır”, buyurdu.(12)
-----------------------------------------


Rabıta ile ilgili Hadis-i Şerifler:

1-“Mü’min Mü’minin aynasıdır”. (1)
2- Yüce Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu:
“Ali’nin yüzüne bakmak ibadettir”. (2)
3-“İyiliği, güzel yüzlü, zatların yanında arayınız”. (3)
5- Ebu Zer (r.a.) anlatıyor; “Resulullah (a.s.v.) Yâ Resulullah! Bir adam (seçkin) bir topluluğu
seviyor. Fakat onların ameline gücü yetmiyor, bunun durumu nedir? Diye sordum.
Resulullah (a.s.v.):
‘Sen ya Ebu Zer, sevdiklerinle berabersin’, buyurdu. Ben:
‘Ben, Allah ve Resulünü seviyorum’, dedi. Resulullah (a.s.):
‘Şüphesiz Sen sevdiklerinle berabersin, buyurdu. Ben, sözü üç defa tekrar ettim.
Efendimiz (s.a.v.) da aynısını tekrar etti. (4)
6- Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) buyurur: “Şüphesiz Allahu Taala, bir Sâlih Müslümanın bereketine, komşularından yüz tane haneden beladan defeder”. (5)
7- Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) buyurur: “ Allah’ın dostları içinde öyle kimseler vardır ki
onlar, Nebi ve Şehid değillerdir. Fakat kıyamet gününde Allah Taala’nın kendilerine bahse-
ttiği lütuf ve makamlardan dolayı Nebi ve Şehidler onlara gıpta ederler.
Ashab: ‘Ya Resulallah! Onlar kimlerdir, haber verir misiniz? Diye sorduklarında; Resulullah (s.a.v.):
‘Onlar, aralarında herhangi bir neseb bağı ve maddi alışveriş bulunmadan Allah’ın
muhabbeti ve rızası için birbirlerini sevenlerdir. Vallahi onların yüzü Nur gibi parlamakta
ve kendileri de Nurdan minberler üzerinde oturmaktadır. İnsanlar korktukları zaman Onlar korkmazlar; insanlar üzüldükleri zaman onlar üzülmezler; buyurdu ve sonra:
‘ Haberiniz olsun! Allah’ın Velilerine asla bir korku ve hüzün yoktur’. (Yunus:62-63)
Âyetini okudu”. (6)
8- Cenab-ı Resulullah (a.s.v.) buyurdular: “Meclisinde bulunacağınız en hayırlı kimseler,
görülmesi size Allah’ı hatırlatan, konuşması ilminize bereket katan ve ameli âhirete rağ-
betinizi artıran Sâlihlerdir”. (7)
9- Hz. Peygamber (a.s.v.) buyurur : “ Kişi, dostunun dini üzeredir. O halde herkes, kiminle
arkadaşlık ettiğine dikkat etsin”. (8)
10- Hz. Resulullah (a.s.v.) buyururlar: “Kıyamet günü olunca insanlar arasındaki akrabalık ve
neseb bağları kesilir, kardeşliğin hükmü biter, ortada sadece Allah için yapılan kardeşlik kalır”. (9)
“ O gün (Allah için biribirini seven) muttakilerin dışında, bütün dostlar biribirinin (azılı)
düşmanı olur”. (Zuhruf-67)
11- Cenab-ı Resulullah (a.s.v.) buyururlar: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bir
kul, Beni nefsinden, anne babasından, ehlinden, evladından ve bütün insanlardan daha
fazla sevmedikçe iman etmiş olmaz”. (10)
12- Cenab-ı Resulullah (a.s.v.) buyururlar: “Ruhlar, saf halinde dizilmiş ordular gibidir. Ora-
da tanışanlar, (dünyada da) tanışıp kaynaşırlar. Orada anlaşamayanlar, (burada da) birbi-
riyle zıtlaşıp dururlar” (11)
13- Hz. Resulullah (a.s.v.) buyururlar: “Allah ile kul arasında Nurdan ve karanlıktan meydana
gelen 70.000 perde vardır. Bu perdeler açılırsa Vechinin Nuru her tarafı yakıp kavururdu”.
(12)
14- Cenab-ı Resulullah (a.s.v.) buyururlar: “Allahım bana, Sana kavuşma şevki ihsan etmeni
niyaz ediyorum”. (13)
15- Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) buyururlar: “Kalb, Allah’ın evidir”. (14)
16- Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) buyururlar: “Yıldızlar Gök ehlinin emanı, Ehl-i Beyt’im
ise Ümmetimin emanıdır”. (15)
17- Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) buyururlar: “Mü’minin rüyası, Nübüvvetin kırkaltı
bölümünden bir bölümdür”. (16)
18-Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) buyururlar: “Beni rüyada gören, hakikatta görmüş gibidir. Çünkü şeytan Benim suretime giremez”. (17)
19- Cenab-ı Resulullah (a.s.v.) Buyururlar: “Kendini bilen, Rabbını bilir”. (18)
20- Cenab-ı Resulullah (a.s.v.) Buyururlar: “Allah, mal ve bedenlerinize değil, kalplerinize
bakar”. (19)
İbn Abbas (r.a.) Tahiyat’da “Es-selâmü aleyke eyyühennebiyyü” derken kalp gözleri ö-
nünde Hz. Peygamberi canlandırırdı. Kendisini Hz. Peygambere bağlamaya (rabıta’ya)
öylesine vermişti ki, aynaya baktığı böyle bir gün, kendisini değil, Resulullah’ı görmüştü.
(İbn-i Hacer’in Şemâil Şerhi’nden kısaltılarak alınmıştır.- Fetvalar, Ömer Ziyauddin Dağıs-
tani, Seha Neşr. 1992- İstanbul)