Siney-i melalin lahzasında kalmak
Ne kadar çıkmak istese de, ruhunu bizar bırakacak kadar dirense de
Arzu ve heveslerin yüreğini dağlayarak figan ettirse de, sen yine de iltifat etme
Nasibin kazasını bekle, takdirin sahibinden bir an olsun kalbini şüpheye teslim etme

Yorulan nefesin, solan hevesin
Gün yüzüne hasret kalan emelin furyasında dilenme, aşkın inşirahını bekle
Kalbin sahipsiz değil idrakinle tefekkür etsene, vakit sevdadır, maşuku düşünsene
Nasıl bir hengâmenin eşiğindesin, zanları gönül neylesin, o yeisi aşk neylesin üzülme

Bazen gün ayı besler, bazen yılı
Bir ömür bahşediliyor, en mümtaz eser tevdi ediliyor, akıl sual etmiyor nerdesin
Muhakemeyi terk eden gönül’e hak ne için nazar etsin, işaret taşı ayağına mı gelsin
Zevkin, keyfiyetin haz veren letafetleri halin deminden mi terk edilsin, nefis neylesin

Sadık olmak, kalbi nazarla bakmaktır
Şek ve şüpheden kurtularak, aşkın sadrına bel bağlamaktır, ağlamak yıkanmaktır
Yanmak, sevdanın serinliğinde umuda bulanmaktır, firakı aşkı muhabbetle anmaktır
Kanaatin vecdiyle durulmaktır, inkişafın sahnesinde ruhu esaretinden kurtarmaktır

Bağnazlığın çarkından çıkmaktır
Önyargılardan arınarak, hukukun şadıyla muhabbete ulaşmaktır, hakikat aşkıdır
Çaresizliğin mecrasından çıkmaktır, tefekkürün feyziyle yanmaktır, aşka akmaktır
Firkatin ramıyla vakıalara bakmaktır, telaş ve gailelerden kurtulmayı başarmaktır

Teslimiyetin baharını yaşamaktır
Hazan vaktini nefsi telakkilerin sahnesinden ayrışmaktır, ibreti aha bırakmaktır
Kalbini sakın ihmal etme boşluk kabul etmez bir uzuv diyerek te es geçme ahı ağırdır
Söyle kâinatta sahipsiz olan bir nefes var mıdır, istikameti olmayan can kime ardır