Hadislerle Tasavvuf adlı kitap Şeyh Eşref Ali Tanevi'ye kaddesallahu sırrahulaziz aittir. Şeyh Eşref Ali Tanevi kaddesallahu sırrahulaziz bu kitabında tasavvufi prensiplerin hadisler yönünden delillerini ortaya koymaktadır. Hadislere getirdiği yorumlarla tasavvufun hadislerdeki dayanaklarını açıklamakta, bunun hadislerin anlaşılmasında önemli ufuk açmaktadır. Bu yönüyle eser sahasında tek olmak özelliğine sahiptir.




MUKADDİME


Girişte geçtiği gibi batını yolda gerçek hedef, batıni amellerin ıslahıdır. Bu amellere ıslahta “ahlak ve makamat” denir. Bir hedefe ulaşabilmek için kişiyi ona hazırlayan ve götüren birçok sebep ve yol bulunur. Bu eserin hedefi olan batıni amellerin ıslahının ihtiyari olmayan semerelerine ıstılahta “ahval” denilir.

Bazı hususlar bu semerelere yardımcı ve araç gibidir. Bunlara “işğal” (vird,zikir) denir.

Birtakım konular bir şüpheyi defetmek veya batıni bir hastalığı tedavi etmek ya da bir amelin yapılış tarz ve yolunu gösterir. Bunları “talimat” (öğreti) şeklinde tabir etmek uygundur.

Kimi özellikler ihtiyari veya gayri ihtiyari olarak bu semerelerin zahiri yönü olur. Bunlara “alamat” (alametler) ismini vermek güzel olur.

Tasavvufi ahlak ve sıfatların övgüye değer olduğu bazı nasalarda müjdelemektedir. Bunlar “fezail” diye adlandırılması uygundur. Fezailin fiili ve ihtiyari olanlarına, “adat ve adab” denmektedir.

Bazı fiiller zaruri olmayan maslahatlara bina edilen mübah fiillerdir. Bunlara “rusum”denilirse iyi olur.

Birtakım konular sadece ilmi araştırmalar ile ortaya çıkar. Bunlara “mesail” denilmesi gerekir.

Kimi özellikler ibadet türündendir. Bunlar “ahval” olarak adlandırılmalıdır.

Bazı hususlar zahiri olarak caiz olan sınırları aştığı anlaşılır. Fakat gerçekte onlar hudut içinde ise, onlar için yapılacak te'vil ve tatbike “tevcihat” denilmesi çok güzel olur. Aslında sınırı dışında ise bununla ıslaha dikkat çekilmektedir. Buna kelimenin tam anlamıyla “ıslah” denıimesi uygundur.

Bu çalışmamızda geçen hususların hepsi, külli ıslahatlar altında toplanabilir. Bunların dışında kalan ve farz hükmünde olmayan bazı cüzi meselelere “muteferrikat” denilir.

İşte bu eserdeki hedefler ve bunlarla ilgili konuların kısa fihristi şu şekilde sıralanabilir:

Ahlak, ahval, işğal,talimat,alamat,fezail,adat,rusum,mesail,tevc ihat,ıslah ve muteferrikat.

Bu konulara,kuran ve hadiste işaret edildiği ve delaletlerinin açık ve meşhur olduğu hususunda hiç şüphe yoktur. Bir konuda nas bulunması ve şüphe olmaması ifrat ve tefridi ortadan kaldırır. Bundan dolayı bu gibi konulara değinmeye ihtiyaç duymadık. Net olan şeyleri ele almadık. Çünkü bunlar ilim kitaplarında delilleri ile birlikte ele alınmıştır. Delilleri belli ve meşhur olmayan konular şüphe ve zan konumunda olabilir ve olurlar da. Bunun için eserde bahsi geçen hususların ispatı için hadisler toplanmış ve zaman zaman ayetlerede işaret edilmiştir. Hadis metinlerinden sonra hadislerden çıkan sonuçlar “hadisten çıkan netice” başlığı altında ele alınmıştır. Aslında bu gibi konuları bütün ayrıntıları ile ele alıp işlemek çok hacimli çalışmaları gerektirir. Ancak biz, yeterli olacak şekilde bilgileri topladık ve böylece önemli hususlar araştırılmış oldu. Ele alınamayan konuları, verilen bilgilere göre kıyas etmek zor değildir.

Eserlerde üzerinde durulan konuları, hepsinin usül ve kaynakları ile ayrı ayrı birbirinin peşi sıra yazmak tertip gereği idi. Fakat ilk olarak bizim için böyle yapmak kolay olduğu, ikinci olarak okuyucuların hoşuna gitmesinden dolayı bu konuların hepsini karışık yazmaya devam ettik. Ama şuna dikkat etmeye çalıştık: Her ayet veya hadisten sonra, bu eserin hedeflerinden birisi olan külli ıstılahları yazdık. Açıklamalardan önce buna genel bir başlıkta verdik. Sonra ispat edilen konu ile ilgili açıklamalar yaptık. Böylece her bir nassın hemen akabinde, onunla alakalı külli bir ıstılahın ilgili yönünü ispatlamaya gayret ettik. Eğer bu konuları düzenlemek için Mevla CC imkan nasip ederse, o zaman zikredilen başlıkları metin veya açıklamanın çeşitli yerlerinden toplayarak sıraya koymak veya ümmetin istifadesine sunmak kolay olur.

Her amelde başarıyı, kusur ve hatadan korunmayı yüce Allah'tan temenni ve niyaz ediyorum.


Eşref Ali TANEVİ kaddesallahu sırrahulaziz


Hadislerle Tasavvuf, ŞEYH EŞREF ALİ TANEVİ Sayfa: 25-27

BİRİNCİ HADİS


Ömer bin Hattab’dan (radıyallahu anh) rivayet edilen, Cebrail’in (aleyhisselam) Rasulullah’a (aleyhi ekmeluttehaya) gelmesi, ona dinle ilgili bazı sorular sorması ve Rasul-i Ekrem'in (aleyhi ekmeluttehaya) cevaplar vermesi ile ilgili hadiste, Efendimiz (aleyhi ekmeluttehaya) şöyle buyurdu:

“O, Cebrail (aleyhisselam) idi; Dihye bin Halife el-Kelbi suretinde indi.” (Nesai, İman, 6)


Hadisten çıkan netice: Temessülün mümkün olması.

Bir varlığın kendi vücudunun asli hüviyetini korumakla birlikte başka bir şekilde ortaya çıkmasına temessül denir. Bu ikinci şekle suret-i misal (misali şekil) de denilir. Rüya ve keşiflerin çoğunluğu böyledir. Harikulade olan temessül, bazen kulun uyanık halinde de olabilir. Yukarıdaki hadiste bunun ispatı vardır.

Hazreti Cebrail (aleyhisselam) sadece insan şeklinde gözüktü, insan suretine girdi. Yoksa meleklikten çıkıp insan olmadı. Kur’an’da da bu temessülün delili vardır. Allah Teala şöyle buyuruyor:

“…(Cebrail aleyhisselam) ona düzgün bir insan şeklinde göründü.” (Meryem 19/17)

Cebrail (aleyhisselam) insan şeklinde temessül etti. Bu temessülü tenasüh gibi yanlış anlamamak lazımdır. Çünkü temessülde bir varlık gerçekten başka bir kalıba dönüşmez. Fakat tenasüh ruhun başka bir bedene intikal etmesi olarak kabul edilir, bu ise batıldır