Kenan Rifai Efendi (öl. 1950) son devrin alim mürşid-i kamillerinden birisidir. Rufai yoluna mensup olmakla birlikte Mevlevi, Kadiri ve Şazeli icazetlerine de sahiptir. Çevresinde son derece iyi eğitimli kişilerden oluşan müridlerini irşad etmiştir. Samiha Ayverdi'nin de hocasıdır.

Kenan Rifai Efendi anlatıyor:

Zikir, İsm-i Celal (Allah) yahut Kelime-i Tevhid (La ilahe illallah) çekmek değildir. Bunlar birer kabuktan ibarettir ki bu zikri gramofon da yapabilir. İnsandan aranan ve beklenen ise hakiki zikirdir.

Zikir kalbe gelen şeytani vesveselerden o kalbi muhahafaza etmek yani boşaltmak ve malayani (faydasız işler) ile ülfeti (beraberliği) terketmektir. Sonra çokluktan birliği görmek, davadan (iddiadan) uzaklaşmak yani tam bir sulh (barış/kabulleniş) içinde olmak ve kalbe ilham olan manaları tefekkür etmek (düşünmek) yani gafil olmamaktır.

Yoksa, sabahlara kadar tesbih çekip kafanı duvarlara vurmuşsun ne fayda ? Ondan maksat bu söylediklerimin icrasıdır (yapılmasıdır), fakat gaflette olan, senin vasıl olduğun (ulaştığın) hakikatlere erişemez.

Hazret-i Rifai Efendimiz'e evlatları "Kadir gecesi ne vakittir ?" diye sormuş. "Oğlum" buyurmuş "Eğer sen basiret gözünü cilalandırırsan her anın Kadir'dir, senede bir gece değil". Demek ki her şeyde hakim olan akıldır. Mesela sen nesin ? Fikrin ne ise sen osun.

Hakiki fikir ne demektir ? Ruhani, manevi, ilahi fikir demektir. Çünkü ancak insan o zaman irfan sahibi oluyor, o vakit eşyanın hakikatini olduğu gibi görebliyor ve Hakk'ın cemalinden başkasına bakmıyor.