Ne kadar kibirli dursa da
Bardağın önünde eğilir çaydanlık.
Öyleyse bu büyüklenme niye?
Bu kibir, Bu gurur niçin?
Mütevazi ol, hatta bir adım bile
Geçme gurur kapısından.
Bardağı insan bunun için
Öper daima alnından…
Erkin Vahidov



Böbürlenenler; kendini büyük zannedip, küçük düşünen insanlardır.

Hz. Ali bunu şu sözleriyle dile getirmiştir:

“Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna dalalet eder.”



Kibirli insanlar; kendinden ileri gidilmesini, değişikliği, hoşgörüyü taşıyamayan, bencilliklerine esir düşmüş, tevazudan uzak, kendini dev aynasında gören zavallılardır. Bunların en iyi yaptığı şey; gece gündüz bencilliklerini doyurmalarıdır. Bu yüzden obezite olmuş bir ruha sahiptirler.



Aynı zamanda çok oynak bir burna sahiptirler. Her şeye burun kıvırıp kulp takmakta üzerlerine yoktur. Karşılarındaki insanı küçümsemenin onları insanlıktan çıkardığının farkında değillerdir. Bunu sadece ben söylemiyorum. Sadi’de aynı fikirde bakın bu konuda o ne demiş:

“İnsanoğlu topraktan yaratılmıştır, Eğer toprak gibi alçakgönüllü olmazsa insan değildir.



Kendilerinden daha iyi işler yapıldığını görmezden gelecek kadar kördürler.

İçinde “Ben onu yaptım. Ben bunu yaptım” gibi cümleler geçmeden konuşmayı bilmezler. Yanlarına bir iki şak şakçıda buldular mı? İşlem tamam. Kendilerini kaf dağında zannederler. (İnşallah orada zatürree olursunuz. :laugh )



Kibir in şeytana ait bir özellik olduğunu bilmezler; ya da bilmezlikten gelirler.

Büyüklenmenin insana yakışmayacak bir davranış olduğunu idrak edemeyecek kadar küçük bir beyne sahiptirler. Anlayacağınız, haddinden fazla kuş beyinlidirler.( Bu benzetme için kuşlardan özür diliyorum.Onların beyni onlar için ideal; fakat kendini dev gibi gören aşırı gelişmiş insanlara insan beyni bile küçük gelir.)



En büyük özellikleri kendilerinden başkasının takdir edilmesine dayanamamalarıdır. Mutlaka bir kulp bulurlar. Bu durumu onlar kendilerine yapılmış bir hakaret olarak algılar. Övülmesi gereken tek kişi onlardır.Siz nasıl olurda bir başkasının başarısından bahsedersiniz? Bu ne cüret!



Bunlar için en iyi meslek olsa olsa “kulpçu” olur.Kendi başarısızlıklarına sahip çıkmak yerine öyle bir kulp bulup takarlar ki;o kulp sayesinde kimsenin başarılı olamayacağına inanırsınız.



Böyle insanlar uçma konusunda çok yeteneklidirler. Kanatları olmadığı halde etrafına kuşbakışı bakarlar. Siz hala insanların uçma özelliğine sahip olmadığını düşünürken, onlar yukarıdan size karınca muamelesi yapar. Anlayacağınız onlarda yükseklik korkusu yoktur



Takdir etmek, övmek gibi kelimeler yoktur lügatinde. Bu tür insanlar yükselen birini görseler, eteğinden tutup aşağı çekerler.



Aynı zamanda çok unutkandırlar. Yaratıcılarını unuttukları gibi; topraktan gelip toprağa gideceklerini de unuturlar.



Hz.Ebu Bekir onlar için şu sözü söylemiştir:

Öğünmeyiniz! Hem topraktan yaratılmış hem de toprağa dönünce kendisini kurtların yiyeceği insanın övünmesi neye yarar!



Mevlana ise büyüklüğünü göstererek;

“Bir kimsede kibir varsa bu, söz söylerken soğan gibi kokar” diyerek kibirli insanları soğana benzetmiştir.

( Bana sorsalar ben kokarcaya benzetirdim. O yüzden bana sormuyorlar.)



(Kendinde bu özellikleri görüp üzerine alınmak isteyenler alınabilir.)



Konumuza şiirle başladık şiirle bitirelim.



Çap (Muhatabına)

Yaşamda kendini çok büyük bir dalga,
Hatta tusunami sananlar vardır
O liman senin bu liman benim gezerler
Çarptıkları her kayaya zarar verdiklerine,
Ve dahası hızla aşındırdıklarına inanırlar
Onlara kızmıyorum
Algılayışları o kulvardadır
Oysa bilmezler ki;
Dev aynaları baki değildir,kırılır
Sahili döven dalganın şiddeti
Yalnızca çapı kadardır.


İlker PAMUKÇU