150 sonuçtan 141 ile 150 arası
- 03-03-2009, 23:09 #141
Ynt: Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
- 03-03-2009, 23:11 #142
Ynt: Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
- 03-03-2009, 23:13 #143
Ynt: Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
- 03-03-2009, 23:14 #144
Ynt: Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
- 03-03-2009, 23:17 #145
Ynt: Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
- 18-03-2009, 20:32 #146
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü

Bugün, Türk ve dünya tarihinin akışını değiştiren Çanakkale Zaferi'nin 94. yıldönümü. Vatan toprağının kanlarıyla sulandığı şehitlerimizi minnetle anıyoruz...
Tarihteki ve Ulusal Yaşantımızdaki Yeri
3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla Gelibolu Yarımadası’nda 25 Nisan 1915 - 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılan kara savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran birer zafer destanıdır.
Çanakkale Zaferini, büyük Türk Ulusuna, Atatürk gibi dahi bir lider hediye etmiştir. Türk bağımsızlık savaşının temelleri, Çanakkale’nin sularında, Conkbayırı’nda ve Anafartalar’da atılmış, bu zaferler Türk Kurtuluş Savaşına maya çalmıştır.
Türk Ulusu İstanbul’u kurtaran Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal Paşayı Çanakkale’den tanımış 19 Mayıs 1919′da O, Samsun’a çıktığı Gün Suriye ve Filistin cephelerinden terhis olarak Anadolu’ya dönen Türk halkı, “bu benim kahraman komutanımdı” diyerek O’nun etrafında kenetlenip İstiklal Savaşı’na katılmıştır.
Türk Ulusu ve dünya O’nu böylece tanırken, O da Conkbayırı’nın, Kocaçimen’in kan deryası can pazarında ulusunun ve Türk Askerinin asıl cevherini yakından tanıyarak daha sonra girişeceği Bağımsızlık Savaşını kesin zaferle sonuçlandıracağı kanaatini daha o zamandan edinmiştir. 18 Mart zaferi kazanılmasaydı, düşman donanması, daha 1915′in Mart ayında İstanbul’a girerek Osmanlı İmparatorluğu’nu çökertebilecekti.
Çanakkale Boğazı’nı denizden aşıp İstanbul’a giremeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915′ten başlayarak 8-9 Ocak 1916′ya kadar süren Çanakkale kara savaşlarında Mustafa Kemal tarafından durdurulamasaydı, Birinci Dünya Savaşında Çarlık Rusyası en kısa yoldan müttefiklerinin yardımlarına kavuşacağı için yıkılmayacak, muhtemelen Ekim 1917 Bolşevik İhtilali de olmayabilecekti. Bu durumda Almanya’nın yenilgisi hızlanacak ve 1. Dünya Savaşı belki de 1915′te sona erecekti. Çanakkale Zaferi harbin 4 yıl sürmesine, üç imparatorluğun (Osmanlı, Çarlık ve Avusturya/Macaristan İmparatorlukları) tarih sahnesinden silinmesine neden olmuştur. Gelibolu Yarımadası’nda düşmana kesin darbeler vurarak onları yenilgiye uğratan Alb. Mustafa Kemal’in Anafartalar tepesinde yaktığı zafer meşalesi, Kurtuluş savaşımızın da yolunu aydınlatmıştır.
Böylece 18 Mart deniz zaferimizi taçlandıran 25 Nisandan sonraki kara savaşlarında, Mustafa Kemal’in etkin liderliği sayesinde kazanılan zaferlerin, ulusal tarihimize ve dünya tarihine yön veren etkin rolünü yukarda belirtilen noktalarda toplamak mümkündür.
18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı ve Öncesi
Boğaz savunması, girişten itibaren “Dış-Orta-İç Tabyalar” olmak üzere üç savunma grubu halinde tertiplenmişti. Boğaz kıyıları boyunca 20 tabyamızda, çoğunluğu kısa menzilli ve eski model, 170 adet top mevzilendirilmişti. İtilaf Devletlerinin savaş gemilerinde çoğunluğu büyük çaplı uzun menzilli 247 adet en modern toplar bulunmaktaydı.
İtilaf Devletlerinin Akdeniz Başkomutanı Amiral Carden, Boğazı geçerek İstanbul’a girmek için üç aşamalı saldırı planı yapmıştı. İstanbul’a bir Ay içinde ulaşacağını hesaplamıştı. Plan gereğince, 3 Kasım 1914 Günü 7 zırhlı ile Boğaza bir keşif taarruzu yaptı. Girişteki tabyalarımız zarar gördü. İkinci saldırıyı 19-25 Şubat 1915 tarihleri arasında 7 gün süreyle devam ettirdi. Türk topçusunun atış menzili dışından yapılan bombardımanlar etkili oldu. 19 topumuz ve Boğaz girişindeki tabyalarımız kullanılamaz hale geldi. 26 Şubat günü düşman donanması Boğaza girdi orta kesimdeki tabyalar 8 saat süreyle kesintisiz bombardımana tabi tutulup sarsıldı. Bu başarılar üzerine Amiral Carden, Londra’ya çektiği bir telgrafta, 14 gün içerisinde İstanbul’a ulaşabileceğini müjdeliyordu. Amiral, hazırlıklarını tamamlamaktaydı. Son darbe 18 Martta indirilecekti. Ne var ki, Kağıt üzerinde yapılan bu
savaş planında, Türk’ün kahramanlığı ve savaş azmi hesaba katılmadığı için evdeki hesap çarşıya uymayacaktı.
18 Mart 1915 Günü Savaşı
18 Mart günü, bundan 85 yıl önce, Çanakkale’de ufukları ümit ve zafer neşesi kaplayan bir gün daha doğdu. İtilaf Donanması 18 savaş gemisiyle Saat 10.00′da boğazı yarıp geçmek üzere girmeye başladılar. İlk ateşi TRIUMPH zırhlısı, Çanakkale’ye 12 Km. mesafedeyken saat 11.15′te açtı. Savunma planımıza göre, gemiler topçularımızın ateş menziline girinceye kadar pusuda bekleyecek ve baskın tarzında ateş açılacaktı. Nitekim böyle yapıldı.
Düşman yaklaştıkça, topçularımızın giderek yoğunlaşan isabetli atışlarıyla karşılaşıyordu. Saat 12.00′ye geldiğinde orta kesimdeki 3 tabyamız ağır hasar almış, ama ayakta kalan diğer topçularımızın hedefini şaşmayan mermileri AGAMENNON zırhlısının çelik yeleğini parçalamış, INFLEXIBLE zırhlısının komuta köprüsü uçurulmuş ve bu arada düşman donanması Çanakkale’ye 7 Km. kadar sokulmayı başarmıştı. Savaşın en şiddetli anları yaşanıyordu. Türk topçuları Boğazı cehenneme çeviriyor, düşman zırhlıları da kıyı şeridindeki mevzilerimizi hallaç pamuğu gibi atıyor, kıran kırana bir savaş oluyordu.
Bu sırada Fransız GAULOIS zırhlısı aldığı ağır yaralarla saf dışı kalmış, BOUVET zırhlısı yırtılan çelik gömleğini yenilemek üzere geriye kaçarken, bir gece önce Dz. Yzb. Hakkı’nın NUSRET mayın gemisiyle boğaza döşediği mayınlara çarparak 639 personeli ile birlikte karanlık limanın sularına gömülerek kayboluyordu. BOUVET’in imdadına koşan SUFFREN ve GAULOIS da aynı akıbete uğramıştır. Saat 15.00′te IRRESISTIBLE ve onu takiben 16.00′da INFLEXIBLE ve 10 Dakika sonra OCEAN zırhlıları, tam ileri atılacaklarken onların da ayakları Yzb. Hakkı’nın tuzağına takılarak batarken, INFLEXIBLE güçlükle kurtularak römorkör yedeğinde İmroz’a dönüyordu. Böylece 6 Saatte 3 büyük zırhlısını kaybeden, bir bu kadarı da ağır hasara uğrayan gemilerini acıyla seyreden Amiral De ROBECK, kalanları kurtarabilme telaşıyla saat 17.30′da boynu bükük çekilme emrini veriyordu.
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, ''Virtual Reality (VR) Panoramik Fotoğraf Teknolojisi'' ile internet ortamına taşındı. Çanakkale şehitliğini internette dolaşmak için tıklayınızKendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?
- 25-03-2009, 13:59 #147Üye
- Üyelik tarihi
- Mar 2009
- Yaş
- 61
- Mesajlar
- 29
Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz
Çanakkale Savaşı'nın beni en etkileyen yanı silah-teçhizattan ziyade,insan unsuruna dayalı oluşu olmuştur hep.Dikkat ederseniz Çanakkale Savaşı'nda bir sürü hikaye vardır,ve bunların hepsi direkt insanların savaş sırasında,öncesinde kendileri ve/veya geride bıraktıkları hakkındadır.Mesela bir Yahya Çavuş,bir Seyit Onbaşı hep bu destanda destanlaşmış kişilerdir.Aklıma gelmişken eklemek istiyorum,hani bir türkü vardır, hey onbeşli onbeşli Tokat yolları taşlı diye...Bu türkü çok oynak,kıvrak bir havada gibi görünse de hatta türküyü anlamadan ,hissetmeden dinleyenler kalkıp şıkır şıkır oynasa da ,bu türkü Çanakkale Savaşı sırasında Tokattan savaşa katılan onbeş yaşındaki yiğitlerin hikayesidir aslında..Ve bu çocukların hepsi ama hepsi bu savaşta şehit olmuşlardır.Bir tanesi bile geri dönmemiştir.Ve bu türkü de onlara yakılan ağıttır aslında...Ve bu destana dair beni en etkileyen şeylerden biri de Galatasaray,Konya ve İzmir Liselerinin 1915 senesinde tek bir mezun bile veremeyişidir. Çünkü o sene bütün öğrenciler Çanakkale Şavaşında şehit olmuşlar...Bu destan da böyle bir destanmış işte...
Çanakkale Destanı denildiğinde küçüklüğümden beri her duyuşumda tüylerimi diken diken eden,
Mehmet Akif Ersoy'un o muazzam şiirinden birkaç dizeyle bitirmek istiyorum.
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor;
bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!
ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhid'i...
Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...
sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.
.................................................. ....
"bu, taşındır" diyerek kabe'yi diksem başına; (bu dizeyi neci duysam ağlarım)
ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sinan Abi o kadar güzel bir konu açmışsın ki, hani ben bile yorum yazmadan geçemedim.Sağol varol inşallah.
- 20-05-2009, 17:19 #148
Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz
Çanakkale Savaşı'nı dolu dolu anlatan bir paylaşım olmuş emek verenlerin ellerine sağlık, teşekkürler..
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
- 08-12-2010, 17:34 #149Üye
- Üyelik tarihi
- Dec 2010
- Mesajlar
- 1
Cevap: Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz
Bu Memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar!
- 18-03-2012, 18:27 #150
Cevap: Çanakkale ile ilgili Bilmediklerimiz
Ne kadar yapsak asla şehitlerimize borcumuzu ödeyemeyiz Allah hepsini Peygamber efendimize komşu etsin. Amin.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Konu Bilgileri
Users Browsing this Thread
Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)



1Beğeni
LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı


Özüm Sözümm
23-05-2012, 08:17 in Sevgili Günlüğüm