Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Toplam 30 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #11
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin

    Alabama’da Asılan

    bugün sevgilim vardı, önce öptüm onu
    yalnızlığımın üstüne koydum sonra
    bir kuş kanat çırpıyordu alçacık yerlerde
    dağ yollarında bütün şiirlerden dizeler okudum
    sanki bir şeyler olacakmış gibi oturup ağladı

    bugün sevgilim vardı, önce öptüm onu

    biraz daha gecikti ayrılık
    valizimi topladım, dostlarım dostlarım
    her biri bir yanda şimdi
    kaç parçaya bölünsem bu uzun yola çıkarken
    gullermo alabama’da asılmış…

  2. #12
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin

    Asya, ah!

    küfre düşüyorum, şehirlerin sessiz göçmeni bu aşkla
    iyi değilim diyorum, tıkanıyor göğsümün içindeki
    asya, ah asya
    atlaslarda unutulmuş çocuğum benim
    deli dumrul'u fırlatıp atan sokağa

    kirli şehirlere veda edilmeli mutlaka
    gökyüzüne su dönmeli
    ürpererek buzlara çizerken suretini
    kalbim, yeni bir kalbe girmeli

    öğrendim, mağaraların iri memeli bakiresidir arapüzengi
    er meydanlarında arandığı bir tek organ
    şah ismail yanan ülkenin içinde, yanmayan bir arşın urgan
    ben kimse değilim kendi divanım peşinde(n)

    ah! göllerin dipsiz koyaklarına çekiliyorum
    kasabalarını yanarken bıraktığım değlere
    özlem türkülerini alıp gidiyor ya
    küfre dönüyorum, şehirlerin sessiz göçmeni bu aşkla


  3. #13
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin

    Aşklara Akıyor Arkadaşlar

    solgun bir mevsim geçiyor yine, yoksun

    bir güzellik diye yaşanan kentlerde
    ihtilal provası yapıyor kışlalar
    yürüyor kışlalar oraya, gülü soldurmaya

    siren seslerine bölünüyor uykularım
    ey sonsuz \ beyaz yolculuk
    ölümlerin gümüş sesini bırakıyorsun pencereme
    ardından yetim gömleğini bir çocuğun

    yalan söylenişi oluyorsun bitmeyen şiirlerin
    gittikçe yalnızlaşıyor günler
    ağlayan çocukların yasını bırakıyorsun düşlerime
    bir de sensizlik içindeki geceleri

    sensizlik içinde bıraktığın gecelerimde
    şöyle dokunuyorum saçlarına, duymuyorsun
    devrile devrile kararıyorken gün
    ne çok söylüyorum ey
    gidişlerin durmadan eksilten yanını
    ne çok söylüyorum yaşlanıyor dünya
    dünya nasıl kan içinde sevgilim
    ellerimiz kesiliyor her saat
    günlerimiz nasıl da kan içinde

    saatlerin sensizleşen yerindeyim, yasta
    gidişlerin acıtan yanı bir mayın
    dokunsam, parçalanır aşklarım
    sen yalan söylenişi olursun bitmeyen şiirlerin

    yalan söylenişi olursun albümdeki fotografların
    matbaaların kiri ve çiçeği olursun kırların
    çizen konuşan çizen bir el olursun işte
    süt renginde vuslat renginde ayrılık renginde
    yaralı Ankalar kalır bana senden

    gidişlerin sessizliğine akıyor yıldızlar
    köy meydanlarının tenhalığından kovuluyorum
    itiliyorum çocukluğumun hırçın günlerinden

    kırılıyor yelkovan, zaman yok artık
    iri kuşlar süzülüyor başkentlerin üstünden
    yurdum niçin böylesine kapalı göz kapaklarım
    susuyorum niçin bakarken ölü çocuklarıma

    akıp gidiyor gözlerim rayların siyahlığında
    tren bacasının dumanında akıyor gözlerim
    silahların gürültüsü artık sussun
    onarılsın infilak eden bütün köprüler
    siyaha dönüşen günlerden başlayalım söze

    annemi düşünüyorum
    ölümlerin bütün annelerini
    soğuk ürpertiyle dolaşıyor kenti
    sonbaharla söyleşiyorum acıyan yerlerimle
    ve kalbim, parçalanıyor acının güncesinde

    hayta sular gibi akıyor oysa arkadaşlar
    gümüşten akşamların karartıldığı yere
    aşklara akıyor arkadaşlar
    terden ve yeniden bir dünyanın yaratıldığı yere


  4. #14
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin

    Atrun

    atrunlu gezerdi adam, atrunu kül
    şeftali kokulu denizler düştü mü aklına
    yani yaz, su basardı yüksekovayı

    yollara düştü mü yaz, şapkasını koyardı önüne
    erirdi kızlar, saz ve bütün bir ilkyaz

    patikadan yürürdü kızlar, biri hep onunki
    su perisi, gül perisi, can perisi bir de nü

    gelmez o düşün ardı / arkası
    esmer kızlardır çok zaman gündelik aşkların mirasçısı

    bulutların arasından unufak olmuş ülkeye bakarken
    birden atrununu düşündü adam, şapkası mavi

    iri yılanların arasından geçiyordu ölü askerler
    yüzüne merhem yerine kum sürüyordu bedevi

    mevsimler bulanık, aşk sonbahar ve diğerleri
    birden her şeyi düşündü adam, kaybettiği ivmeyi

    en son kaleiçi’ni biliyordu hatıralarından
    suya giden çocuklar korkarlarmış akıp giden sudan

    ateşten sandalyelerin üstünde konuşulan, bilgisayarlar
    yanan, kaleiçi’nde durmadan

    karanlığın şerre dönüşen yanında adam, bunalıyor
    nasılsa sonsuz bir aşka yürüdüğünü sanıyor
    ama uykuda aşka çağrılı sokak lambaları, bilmiyor.

  5. #15
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin

    Bafa Gölü Kıyısında

    öfkesi bizden olmayanın kalbi bizden değildir

    yalnızlaştıkça kıyısında bafa gölünün
    küçüldüm ve yürüdükçe gördüm bunu

    adımı intiharlarla bir tuttum ama hep korktum

    ah! korktum kıyısında bafa gölünün
    bunun için yek ömrümde iki korku büyüttüm

    gölgemden tiksindim, kendimden kaçtım

    bir koşu o upuzun gençliğimi geçtim
    sırtlanlarla eş tuttum kendimi leşimi yedim

    akşam olunca ihanet gibi uzandı troller

    her balık çırpınışında, her ağ atılışında
    o korkunun ikincisini gördüm

    gökte birikti buharlar sıkılınca döküldü

    ah! bizim oralı dereler hiç akmadı bu yana
    bunun için gözleri kocaman bir nehir büyüttüm.


  6. #16
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin

    Beşdörtler

    1. Ayrılık

    öylece
    bırak ve git
    sesini tanırım nasılsa
    gök gürlüyor ve delikanlı
    ırmaklara birikiyor sular



    2. Anı

    unuttum kars’ ı
    ayaklarımda çamurlar
    gibi kalacak
    o eski bağ evinde
    küçük anılar



    3. Hükümsüz

    son fotoğrafları da
    yakmak istiyorum oturup
    hükümsüz
    küçük şarkılar



    4. Anı

    budandıkça kanayan
    karaağaçlar,
    anılar
    çocuklarla büyüdü bu sokak
    görüntüleri el kadar


    5. Aşk

    esrik bir tat
    gibi dilime doladığım
    yörük havası
    hangi aşk…

    6. Kordon

    sağnak dindi
    bulutlar çekiliyor
    görünen
    burjuva eskisi


    7. Geciken

    hep dışlanan
    ve biraz
    serseri
    yorgun bu aşkın
    habercisi


  7. #17
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin

    Binüçyüzseksensekiz Sokak

    1.

    sisli fotoğraf

    banka;
    birgün bir oğul sorabilir atasına
    ya tasarruf hiç, marksizm herşeyse baba


    retina;
    kaynağıdır bütün ışıkların
    tülin’ le süleyman’ ı saklar biraz da


    cafe;
    ancak bu kadar anlatılabilir iki sandalye
    uzakta bir hiç gibi duran paris’ i


    çınar;
    en çok yapraklarını severdim çocukluğumda
    adını şair çınardan almadığı besbelli


    park;
    çocukları unutur nasılsa
    iri arabaları saklar kucağında


    kadın;
    zarif, bir eli çantasında
    birinin karısı olmadığı ne malum


    güzellik salonu;
    antikalar verip mandal alırlardı bir zaman
    şimdi hüzün çizgileri yerine estetik…



    berber;
    bir makas üç tarak iki bira şisesi
    beyan edebilir, mal beyanı sorulursa




    sokak;
    öksürüğü hiç dinmeyen caddelerden
    tıkalı bir damardır ardakalan


    2.

    şimdi

    her ayrılıkta yalnızlaştı bu köşe
    uçuşup düşen sözler neresinde ya tarihin
    riya, unutulan akşamların heyecanı
    hangi köşesindedir sokağın
    uzadıkça uzayan bir elin
    terlemesinin hesabı kimdedir.


    ancak onunla konuşabilir bir kırgın
    biten aşkın sarartan ağrısını
    yürümenin şehveti orda güzeldir
    ve düşüp dizini vurduğun yer
    ağlar en çok bir anneden sonra
    ağlaklık, sokağın kendisidir biraz da


    kayıp gidiyorken arnavut kaldırımı
    ziftin ve asfaltın soğuk girdabına
    yaseminler kokar biz yürürdük
    dönen ve yalpalayan sokak mıydı yoksa ne
    bu sokakta ıslandığımı nasıl unuturum
    unutmam, sevgilim ve kalbimin ayak seslerini


    üstümüzde dolanıyor kandan sorumlu ilahi
    bu küllenmiş bilgi bu toplama kitap
    soyunmalıyım şimdi uzun
    ve karanlık bir geceye yağmurda
    arkadaşlarla ter kokan odalarda yeniden
    sokak lambalarını kırmanın büyük hesabına


    karantina’ da taze ekmek kokusu
    gültepe’ de sezgi, kale’ de uyuyan patika
    ayağa kalkıyorken bütün izmir’ de sevda
    serap sokakta bitiyorsa bu aşk
    uzadıkça uzayan bir elin
    terlemesinin hesabı kimdedir.



    3.

    sonra

    sokak ekmek kadar yumuşak

    hergün ölenin yasını o tutar ancak
    elleri bağlanmış insandan önce
    çürümüşe bir ülke, o bilir
    ve yalnızca yüreği sızlayan söyleyebilir
    onun büyük ve bitimsiz şarkısını
    ağlar ve aşkı fısıldar yüründükçe
    yazamadığı şiirlerini şairlerin
    göğün altında en çok o saklar
    yaşlı trenlerden inip koştuğun sevgili
    dizlerinde değilse onun, eyvah!


    uyanırsın, zehirli çiçekler de uyanır
    ve yürüyen cip yürüyen panzer yürüyen cemse
    acıtır canını n’apsa
    hiçbiri sahibi değildir oysa
    gelen konuktur giden konuktur düşen konuk


    ve şimdi ey sokak, dünyanın orta yerinde
    kalbi değilsen bir şeylerin, nesin artık.


  8. #18
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin



    Bir Elinde Mendil Öbüründe Kuş Sesleri

    kalbimi söküp alıyor göğsümden bu şehir
    çöplerde oynaşan kediler gibi, ölüme gidiyorum
    söylenen gün nerededir, tufan var mı, ne gündür
    cemal süreya döner mi geri
    bir elinde bir mendil, öbüründe kuş sesleri

    öğreneli çok oldu gerçi, meleklerin olmazmış erkekleri
    ne gidene bir yer var oralarda ne gidenler dönecek geri


  9. #19
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin

    Bir Geyik Dağlarda

    1.
    yüzlerce ayak izine basarak yürüyordum
    ayak izlerini örtüyordu yağan kar
    öylece geldin, dilinde bir türkü taşıyordun
    göğsünde bir gülün dikenini, ağlayarak

    sevgilin bir çift kuma besliyordu koynunda
    yüzünü döndüğün yerden ölüm haberleri geliyordu
    zenci şairler öldürülüyordu uzakta
    ve zenci kadınlar ağlıyordu sonra

    usuldan bir gece başlıyordu, çığlıklar bölüyordu karanlığı
    bir bir ele veriyordu mevzilerimiz
    geceye sövüyordun, kan tükürerek
    ve dostların tutuklanıyordu ardından

    2.
    yaralıyım, kangrene dönüşüyor tanıdığım aşklar
    kan akıyor dere yataklarından, gökyüzünden kan yağıyor
    çocuğum, ürperiyor bakarken gökyüzüne

    yaralıyım, göllere akıyor kanım ve ağrı’nın taşlarına
    dökülen yıldızlara bakıyorum alnı dövmeli bir kadına
    ağlayarak kaldırıyor ellerini gökyüzüne

    yaralıyım, köz öldürüyor yangına dönüşecekken
    ve durmadan durmadan söylüyor o
    karın toprağı, suları yakın ve dondurun denizleri.

    3.
    hiçbir kapıdan girmem içeri
    çekip gitti her şey, yalnızca yönsüzlük gördüğüm
    sana dönüyorum, şakaklarım yanıyor, bütün damarlarım
    şimdi yalnızım, çoğaldığım günler yanıyor

    günler yanıyor ağır bir ihanet bütün yaşanan
    susuzduk, mevsimlere bölünmüştük, yine yalnızdık
    ikiyle çarpamazdık kendimizi, parklarda yaşardık
    her karanlıkta bir düşünceden harfler yanardı

    harfler yanardı bir sözcük daha söyleyemezdik
    binlerce baykuş konardı binlerce ellerimize
    kaburgalarımızın arasından sol yanımıza, korkunç
    küflü ve uzun bir yılan uzanır, derimiz yanardı

    derimiz yanardı yoğun bir pislik tortusu
    binlerce fahişeden kalma ruj lekesi
    gösterişsiz bir kıl yığını, elektrik lekesi
    olanları söylerdik, şiirlerimiz yanardı

    şiirlerimiz yanardı hiç bitiremezdik
    ormanlarda unutulurduk çoğu kez, karanlık mağaralarda
    şimdi söyleyin bana, o ilk öğrendiğim şarkılar
    hani ölüm yoktu ve hiç düşmeyecektik ayrılığa.

    4.
    gurbetteyim, sana tutunuyorum
    yürü gidelim, inatçı bir bakış bu gözlerindeki
    beynindeki intihar taslakları bırak yansın
    yeni bir şarkı öğrendim onu söylüyorum

    onu söylüyorum, çıplağım, bir dağ kaçkını
    göğsümden ağır araçları geçiyor yeryüzünün
    yaralı kadınlarla öpüşüyorum, dudaklarım kan izi
    yorgunum ve esrik ve aşk kokuyor saçlarım

    aşk kokuyor saçlarım sevgilimin göğsünden kaldırmıştım
    binlerce kilometre uzağında şimdi çocuklarım
    bir maun ağacına yaslıyorum sırtımı, ağlıyorum
    bir geyik vuruluyor dağlarda, bir geyik dağlarda.


  10. #20
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    77
    Mesajlar
    336

    Standart Tuğrul Keskin

    Bir Şiir İçin İki Önerme

    1.önerme

    kalbimi söküp alıyor göğsümden bu şehir
    çöplerde oynaşan kediler gibi ölüme gidiyorum
    söylenen gün nerededir tufan var mı, ne gündür
    cemal süreye döner mi geri
    bir elinde bir mendili öbüründe kuş sesleri

    öğreneli çok oldu gerçi meleklerin olmazmış erkekleri
    ne gidene bir yer var oralarda ne gidenler dönecek geri


    2.önerme

    o zamanlar gençtik yüzümüze akardı ırmaklar, avunurduk
    yine de büyük sularla oynaşmaya giderdik
    gülerdik en çok, sararmış bayırlarda solardı
    biz n’apar eder büyük sular bulurduk

    her nasılsa gözlerimiz örümceklere öğlen yemeği şimdi
    kalbimiz mayın mı, dinamit mi, işte bir şeyin kuyusu


Benzer Konular

  1. Birhan Keskin Şiirleri
    Konu Sahibi gogeselam Forum B
    Cevap: 23
    Son Mesaj : 06.Şubat.2016, 14:47
  2. tuğrul
    Konu Sahibi SongüL Forum R-S-T
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Aralık.2009, 13:09
  3. J. Arar şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Şairler ve Şiirleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Şubat.2009, 15:30
  4. BurSa ŞiirLeRi..
    Konu Sahibi yaSmin Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 18.Aralık.2008, 13:21

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, Perde , filmizle88, Ayetel Kürsi kapadokya balayı takipçi satın al