Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 24 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz şiirleri


    Türkan İldeniz

    7 ocak 1938 de düzce de doğdu. istanbul kandilli kız lisesinden sonra istanbul üniversitesi hukuk fakültesine girdi fakat yarım bıraktı. istanbul büyükşehir belediyesinde 20 yıl memurluk yaptı.
    romantik ve başkaldırıcı kadın kimliğiyle şiirler yazdı. şiirleri çeşitli edebiyat dergilerinde yayınlandı. iki şiir kitabı yayınlandı.
    taşra kızının deliceleri 1966
    havva çıkmazı 1967

    Konu Heyhat tarafından (10.Ekim.2009 Saat 21:51 ) değiştirilmiştir.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  2. #2
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz yaşamı,şiirleri

    Adı Mehmet Efe'dir / Türkan İldeniz

    Adı Mehmet Efe'dir
    kavradımı kirişi şöyle bir
    dağlar ardına yay gerer.
    Evet odur
    Çözülmez düğümlere kılıçsız İskender.

    Can kurban insanı insan kılan özelliğe...
    Çağına tanık olarak
    geçmişi sonsuza yansıtmak için - bilgece-
    kurutmaz asla, asla kurutmaz fırçasını
    ebemkuşağını devşirip paletine
    bir punduna getirir de mutlak
    la minör ton katar maviye.
    O çizebilirdi ancak
    ki... işte bakın sevmek çiziyor
    dünyanın yüreğine


    Kucaklar gökyüzünü öper dolu dolu
    selam gençlik, cömert doğa, kainat
    tarihin kanlı sayfalarına inat
    defolsun yeryüzünden öfke ve kin
    işte zeytin dalı, işte güvercin
    haydi barış çocukları hep birlikte yeniye
    yaşasın hayat.


    Pruvası gül dalından, pusulası rüzgar gülü
    Rastgele Reis, bu ne sürat
    sırasında fırtınanın gözüne dalmak - tam rota
    yine de zor değil, büyük sularda balina
    varmısın Efe Fırat
    çölde balık avına
    varmısın ha.


    Her yan soğuk durgun, duvarsız duvar
    kimler dikti bu binaları böyle kubat
    biraz duygu harmanlayın harcına.
    Ahşap, kerpiç, tuğla neyse de
    bu beton canavarlarla boğuşmak yerine
    varmısın Efe Fırat
    okyanusta oba kurmaya
    var mısın ha.


    Kuran, İncil, Zebur, Tevrat
    usanmadan söyler ya, her ibretin sonunda
    aslolan yukarıdaki saltanat...
    Fermanda tuğra, evrakta hatem, holdingde paraf nedir ki
    varmısın Efe Fırat
    yıldızlara imza çakmaya
    var mısın ha.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  3. #3
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz yaşamı,şiirleri

    Beyaza Dönsün Diye Devran / Türkan İldeniz

    Yanlış susuyorsun - gözlerin ağıt -
    maviye bak.
    Bir bugün mü, başında bunca bela.

    Hatırla,
    bulut değildi, umut hiç değil
    üstümüze abanan - isli duman.
    Biz ki milattan önce, milattan sonra
    acı kara yıllar devşirdik sabırla
    beyaza dönsün diye devran.
    Kimi zaman bir çığlıkla çıktık, çığ altından
    bir çığlıkla yıktık surları kimi zaman.
    Biz ki nice tuzaklardan, sunaklardan
    korlardan, korsanlardan kurtulan
    kurban.

    Yanlış susuyorsun - gözlerin ağıt -
    maviye bak.

    Sesin gökyüzüne akan ulu bir çavlan
    susma, zamanın durağı yok.
    yok tarihin molası.
    Bırak sesin gökyüzüne aksın, yıkasın yıldızları.
    Kapama şarkını, şarkını kapama
    durma öyle kendine uzak.

    Yanlış susuyorsun - gözlerin ağıt -
    maviye bak.

    Değer kıyımlarına en soylu yanıt
    şarkıyla
    güneşe köprü kurmak.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  4. #4
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz yaşamı,şiirleri

    Buz Altında Yanardağ / Türkan İldeniz

    Yarına bir ses uzat, geleceği uyarsın
    bir ağıt, bir türkü, bir marş, bir avaz...
    Yarına mutlaka
    bir ses: cesur ve beyaz
    İNSAN'ı kucaklasın.

    Ninnileri annelere bırak.



    Şiirler ses resmidir, sesle çizilir
    hayatın özünde karılmıştır mayası, renkleri asla solmaz
    yansıtır çağının gölgesini, güneşini
    yansıtır devranın ölçeğini, ülkenin gerçeğini.
    Şairi itişip kakılsa, hapse atılsa
    derisi soyulsa, asılsa, kurşunlansa, yakılsa da
    şiiri yaşar sonsuza kadar
    ve dipdiri çıkar sayfalardan, binyılları aşarak.

    Hallac'ı Mansur, Pir Sultan, Nesimi, Nef'i
    Nazım Hikmet, Onat Kutlar, Sabahattin Ali
    Zenea, Lorca, Neruda, Nielsen
    Vaptsarof, Sabina, Kavakami, Milev
    Chenier, Jara, Radnoti, Rileyev...
    ..... ..... ..... ..... ..... ..... ..... .....
    ..... ..... ..... ..... ..... ..... ..... .....

    O şiirler zamana kement atar
    kemende basar parmak.

    *

    Evet hayatın özünde karılmıştır mayası
    renkleri ondan solmaz
    bin afetten bir mısra damıtılır sırasında
    sırasında bir beyit doğar, bin kıyametten sonra
    büyür ha büyür gece gündüz
    yürekte o cehennem kahır
    nasıl görmeze gelinir, nasıl kanıksanır
    bu dağları sarsan deprem, bu gözyaşı, bu kan
    bu kardeşi kardeşe kırdıran
    korkunç oyun, zorlu dram
    bu hıçkırık, çığlık, açlık
    yıkılan dam, yakılan orman
    bu ...
    ... ...


    Bu rant, rüşvet, hortumlu servet
    Vurgun, soygun, arpalık
    önce nerden başlar kokmaya-balık
    bu...

    Nasıl görmeze gelinir, nasıl kanıksanır
    dört bir yandan iştahla
    toplumsal dokuyu kemiren bu tümör
    yirmibirinci yüzyılda, uzay çağında
    buyrun ülkemin genel görünümünden bir kaç satır.

    Terör
    Yargısız infaz
    Fail-i meçhuller
    İşkence
    Kimsesizler mezarlığı
    Kayıplar
    Devletin seyrettiği katliam
    ... ... ... ...
    ... ... ... ...


    Ve onlar
    önce İNSAN dediler, sonra İNSAN.
    Yanına-ekmek, çiçek, gerçek-çizdiler.
    Aysın aydınlansın ortalık
    saklanmasın karanlığa kirli işler.
    Bilinsin çalma denizde kutsanan ,
    yalan dolan, yağma talan bilinsin-diye
    kelle koltukta gezdiler.
    Ama hiçbir zaman
    kalemlerinden eksik etmediler UMUDU.


    Hasan Fehmi, Adem Yavuz, Hasan Tahsin
    Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu
    ..... ..... ..... ..... .....
    ..... ..... ..... ..... .....


    Onlar,
    halk yaşamak, halk yaşatmak uğruna
    yağmur, kar fırtınada
    daha da şavkıyan çerağ
    Onlar,
    buz altında yanardağ.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  5. #5
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz yaşamı,şiirleri

    Temmuza Karşı / Türkan İldeniz

    Acının ağzından öpüyorsun yine
    yine cehennem yürek
    yine hüzne gönüllü devriye.

    Turaçlar amansız iklimde kanat açmadı ama
    ağaçlar zamansız açtı çiçek
    kar vurdu birden, pusudaymış fırtına
    ardından bir yağmur, bir yağmur ki
    yağmur değil sanki kezzap...
    heba oldu onca heves, onca emek
    onca kitap.

    Söylemeye gerek yok, zaten herkes farkında.

    Ey nice cendereden süzülen direnç
    hangi acı denenmedi ki bizde
    kitap yakılan yıldan,
    insan yakılan yıla vardık
    katliam katladık, çağ atladık.

    Gel de içlenme.

    Bu şiir bir büyük VAH - Temmuza karşı
    Ağustos kapısı nerede, nereye çıkar bu çarşı

    Nereye çıkar bu çarşı
    ki...
    hem kalabalık, hem karanlık.

    Tehlikeden geçiyoruz - belli etme - ilerle



    Bu da geçer, Ya Hû!

  6. #6
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz yaşamı,şiirleri

    Ufka Damlayan Alınteri / Türkan İldeniz

    Ası adın neydi - unutturdun
    zaten ben sana hep Abbas diyordum
    bir ayağın eşikteyse, tetikteydi diğeri hep.

    Evet Abbas, Abbas yolcu
    yine hangi iklime böyle - hangi mevsime
    bu kez hangi serüvene olacaksın özne.

    Çözülüp bin sevdadan
    bir mavi uğruna dolaştın her çağı
    karanlık sayfalarını kargılayıp, kargışlayıp dünyanın
    İNSAN için - yeniden yeniden - İNSAN
    durma sefer eyledin, MUT dedin, UMUT dedin
    ne çok sevdim seni ben, ah sen bunu hiç bilmedin
    boşladın gönül yurdunda ocağı, kucağı.

    Gurbetin soykütüğünde yazılıdır adın.

    Seyir defteri, zirve defteri
    kaçıncı bu, kaçıncı cilt Abbas
    UFKA DAMLAYAN ALINTERİ

    Çölde ARUZ yürürsün, kervanın kumda KUMA
    - müstef'ilün failan -
    her sahrada bir vaha bulursun mutlaka ama
    bulunduğun her yer sana uzak...
    Böyle gidip gidip nice - sonra ki eyvah
    yine aynı noktaya varmak
    ve görmek işte : barış çubuğunun bir ucu silah
    tanımla - yorumla - anlatımla olmaz
    hüsranı yaşayan anlar ancak.

    Acının ve gecenin rengi siyah
    diye yolları astarlama ömrüne
    siyaha inat - kendi içinde değilse
    nerde aradığın SABAH...




    Bu da geçer, Ya Hû!

  7. #7
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz yaşamı,şiirleri

    Viran Kalpler Sokağı / Türkan İldeniz

    Yani o ne ki sanki -o- ağzında kahkaha çiçeği
    öyle geçilmez viran kalpler sokağından

    Bak bu sokak adından belli
    bu ad bu sokağa sebebsiz verilmedi

    Seninse saçların SAMSON
    güzelliğin APOLLON
    sırtındaki parka değil, marka
    zaten marka konuşuyorsun baştan ayağa
    -babam sağolsun-
    burcun sağlam, yıldızın parlak
    şanslı doğmuşsun aslanım, şanslı doğmuşsun
    cebinde bol sıfırlı çekler halay çekiyor
    sende kafayı çekiyorsun gece gündüz
    neşen gıcır, keyfin keka
    Allah ziyade etsin, ama
    başka hayatlara hiç mi saygı yok sende
    dikkatini süsünden ayırda biraz
    durup şöyle etrafına bir göz at
    bak bakalım var mı burda sendeki şatafat

    burda bahar gelmeden başlar güz
    işte tanı bu gençleri
    YETER-KADER-HİCRAN-NALAN-GARİP-FAKİR
    kimi yetim kimi öksüz
    hepsi alacakaranlıkta işe gider gelir
    kavruk yapılı
    gözleri sönük, avurtları çökük

    Sen de nisbet yaparcasına
    iriyarı, besili
    şen şakrak
    haşarı, uçarı, aylak
    bir de ağzında kahkaha çiçeği
    üstüne üstlük

    Ne sakar şeysin sen öyle
    koskoca kentte başka yer yokmuş gibi
    tut da bu sokağa tosla

    Bundan böyle besmeleyle çık yola

    Hadi aslanım bas git, sana uğurlar ola
    bas git havanı başka iklimlere at
    koskoca kentte sokak mı bulamadın
    burda almazlar
    cakanı git de kendin gibi çakallara sat

    Bu sokak adından belli
    Bu ad bu sokağa sebebsiz verilmedi



    Bu da geçer, Ya Hû!

  8. #8
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz yaşamı,şiirleri

    Çağ Yılgını / Türkan İldeniz

    O çağ ki hiç bilinmeyen
    Gizi kutsal - Yaban güzel
    Merakımı çeker ve beni daha
    Bırakırımda görüntümü burada
    Alır başımı giderim yalın - kat
    O bilinmezliğe
    O ilkel güzelliğe...

    Atom, beton, kömür, demir, petrol
    Büyürler yerlerinde - siz onlarla
    Antenler radarlar size bayram
    Size bayram bonolar, çekler - ne denir -
    Oysa saatin sarkacı
    Dişliye tutsak.
    Bir sağa bir sola - istemesede.
    Bunalırım elbet, elbet duramam
    Babasını hiç bilmemiş
    Anası çoktan toprak
    O savaş öksüzünün yaşını kurutacak
    Bir mendil bulunmazsa
    Bir meltem esmezse.

    Gelişim müjdelenir boynuz borularla
    Ateşler yakılır - ava koşarlar
    Çizerler resmimi kuma göğe ve suya
    Giyimleri post, yaşamaları ilkel
    Ama yürekleri, yürekleri uygar
    Günü gelen doğar, günü yiten gider
    Yetki vermez orada atoma - ecel.

    Güneşi bölüşürler avuçlarıyla şavk şavk
    Ve
    Orda Tanrıdır aşk.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  9. #9
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz yaşamı,şiirleri

    Yitikler Çıkmazı / Türkan İldeniz

    -Quo Vadis?
    -Kendimi bulmağa...


    Ellerinde şaraplar tutuşuyor
    Mecnunsun Leylanı arıyorsun hep diplenen kadehte
    İğreti gülücükler kondurup dudaklarına peşpeşe
    Laleliden İzmire selamlar veriyorsun.

    Yaşantını geçmişte unutmuşsun aranışın bu yüzden
    Seni kaç kez kayıp bürolarına kendini sorarken yakalıyorum
    Paris-İstanbul trenine kaçak binerken
    Beyrutun esrar tekkelerinde sızarken yakalıyorum.

    Şimdi ağlarsın, herkeslerden başkaca ağlarsın İzmirlere
    Gerçi kimseler görmedi, o bile görmedi gözlerinin yaşını
    Ama ağlamak yanakları ıslatarak olmazki sade
    Bunu bir ben anladım, Tanrı daha anlamadı.

    Yeter diyorum dinle beni, bu sokak çıkmaz sokak
    Bir elinde kadehin konuşuyor bir elinde kanlı bıçak
    Dinlemeden yürüyorsun sendeleye sendeleye
    Bırakıyorum artık peşini,var git nereye istersen
    'Haydar Haydar günah senin bana ne'

    Bana gelince: Ben yaşanmadan eskiyen dünlere küfür okuyorum
    Beşik yıllarıma üç sıra,çocuk yıllarıma altı
    Bugüne dokuz sıra okuyorum gelecekte bütün umudum
    Çünkü geçmiş geçmiş değil yaşanmış olmalıydı.

    Ne yapmam gerekti bilmiyordum tutunacak dalım yoktu
    Kırsam bütün zincirleri açıkta kalırdım
    Belki diyordum bir sabah güneş belki böler uykumu
    Ben o zamanlar Düzce'de küçümen bir kızcağızdım.

    Şimdi çığlar gibi büyüyen hıncımı alıyorum bilin
    Gözlerim faili meçhul cinayetler işliyor
    Kanlı cesetler çiğniyorum mola vermeksizin
    Tolga durup durup sadistliğimi söylüyor.

    Sahi hangi çağda hakkı verilmişti Sezarın
    Altmışyedi ilimizde beni sevenler varsa
    Bana ah edenler,yalvaranlar varsa
    Ve ben sevemiyorsam kimseyi kendimden özge
    'Haydar Haydar günah benim sana ne'

    Lütfü kantinde Rodinin Düşünen Adamı
    Bilmiyor oysa ki düşünmek yasak
    Kendini nerde kaybetmişti bir bilse
    Bir bilse sanıyor ki hemen bulacak

    Çinkoyu eriten şarapları Yorgonun derdini eritmiyor
    Süheylayı her gördüğünde çoğalıyor özlemi
    Beş yıl önce kaybetmişti kendini hiç değilse bunu biliyor
    Dön beş yıl önceye bul kendini diyorum hayır diyor gözleri.

    Ne denli yakınsa aradıkları - bakışları o denli donuk
    Herkes kendini bir başkası sanıyor
    Hepsinde bir tedirgin soluk
    Unutmuşlar - hiçbiri kimliğini bilmiyor.

    Neden mi diyorlar koşmamız şaraplara / bulmak
    Bulmak kendimizi çizginin ötesinde
    Dört yol ağzındalar ama ne var ki yollar salkım saçak
    Bulurlar mı bilmem bir adım yürüyüşe iki mola vermekle
    Bulamazlarsa bile Haydar Haydar günah onların kime ne?




    Bu da geçer, Ya Hû!

  10. #10
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Türkan İldeniz yaşamı,şiirleri

    Yanlış / Türkan İldeniz

    Düşünce kumsalında uçarı
    Yazdığını birazdan bozar
    Kararsızlığın gelip giden dalgaları.

    Ne zaman insem o suya
    Ayrı durumlu iki renk
    Bellisiz sürüp gidecek nereye
    Birine yönelsem
    Öteki ondan içre.

    Başlar yarışı zorlu ve kesin
    Yeni çıkış kapılarından
    Aramaya özdeğer,
    Sonuca hangisi hızından önce?
    Demek gene ben bir nokta
    Gidiyorum gidiyorum hep aynı yer.

    Boşluğa şimdi bu yanlış
    Evet ama o şey
    Olursa uzak gerçek
    Nasıl varılır bilinçle
    Sabrım taşmışsa denizlere
    Bayrak açmışsa gençliğim
    Aynalar yansıtmışsa övgülerini
    Ve baharsa mevsim
    Kişi yanılır bazen

    Kendine hem de.



    Bu da geçer, Ya Hû!

Benzer Konular

  1. Türkan Şoray
    Konu Sahibi gogeselam Forum Biyografi
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 09.Mayıs.2011, 08:03
  2. Türkan Rado..
    Konu Sahibi gogeselam Forum Biyografi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 08.Temmuz.2009, 18:22
  3. Türkan
    Konu Sahibi Heyhat Forum R-S-T-U
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Mart.2009, 01:40

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, mehter takımı Ayetel Kürsi Perde , filmizle88