Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Paylaşımcı Üye Fuzuli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2010
    Mesajlar
    2.381

    Toplumsal Yapı

    Toplumsal Yapı

    TOPLUMSAL YAPI



    A. TOPLUMSAL YAPI ve TOPLUMSAL İLİŞKİLER


    1- Toplumsal Yapı

    Toplum belli bir coğrafyada bir araya gelmiş insanların tamamıdır. Bütün bu insanlar kendi aralarında değişik ilişki biçimleri geliştirirler. İşte toplumsal yapı, bir toplumdaki bireylerin, grupların, kurumların kendi aralarında düzenlenmiş toplumsal ilişkilerinin bir bütünüdür. Toplumu oluşturan parçalar insan yaşamının ürünü oldukları için çok çeşitlidir. Dolayısıyla toplumsal yapı, toplumun hem maddi hem de manevi yönünü içine alan bir kavramdır. Toplumsal yapı ikiye ayrılır:

    a. Maddi Yapı (Fiziki Yapı): Toplumun yaşamış olduğu mekanın ve bu mekandaki yerleşiminin şeklini ve çevresini anlatır. Nüfusun yerleşim biçimi, dağılımı, köy-kent yapılanması…
    b. Manevi Yapı (Kültürel Yapı): Bir toplumun insanları arasındaki sosyal ilişkiler ağını anlatır. İnsanlar arasındaki ilişkiler sonucunda ortaya çıkan ilkeler ve anlamlar manevi yapıyı oluşturur. Sosyal ilişkiler, statüler, roller, değerler…

    Toplumsal Yapının Özellikleri:
    • Toplumsal yapı her toplumun kendisine özgüdür ve toplumdan topluma değişir.
    • Toplumsal yapıdaki değişmeler birbirini etkiler.
    • Toplumsal yapı aynı toplumda zaman içinde değişime uğrar.
    • Her toplumsal yapının sahip olduğu özellikler kendine özgüdür.



    ÖRNEK :

    Toplumsal yapıda yer alan kurumlardan birindeki değişme, bu kurumla diğer kurumlar arasındaki uyumu bozar. Bu uyumsuzluk diğer kurumların değişmeye ayak uydurmasıyla giderilir. Böylelikle toplumsal yapıda sağlanan uyum, kurumlardan birinin değişmesiyle tekrar bozulur ve benzer süreçten geçirilerek yeniden sağlanır. Bu durum zaman içinde böylece sürer gider.
    Bu açıklamada, toplumsal yapının hangi özelliği üzerinde durulmaktadır?

    A) Bir kurumdaki değişmenin, başka kurumlarca engellenmesi
    B) Bazı temel niteliklerinin değişmeye kapalı olması
    C) Toplum geliştikçe değişme hızının azalması
    D) Değişmeyi, sürekli olarak yeni kurumun başlatması
    E) Dengeyi sağlamaya yönelik bir iç dinamiğe sahip olması

    (1992/ÖYS)

    Çözüm :
    Toplumlar, hareketli birer organizma gibidirler. Öncelikle çevresel etkenlere uyum sağlamaya çalışırlar, sonrasında ise toplum içi unsurların olası hareketliliklerine uyum sağlamak için değişimler gösterirler.
    Paragrafta, toplum içindeki değişimlerin birbirini nasıl tetiklediğinden bahsedilmektedir. Ancak bunu değişim zincirini ilk olarak başlatan yapının devamlı suretle “yeni olan toplumsal yapılar” olduğuna değinilmiyor. Bunun yanında paragrafta anlatılan değişim süreçleri “farklı hızlarda ilerlemiyor”. Ayrıca değişimin bu kadar açık anlatıldığı bir paragraftan sonra “değişimin engellenmesinden” bahsedemeyiz. Ancak, bu değişim zincirinin aslında değişime uğrayan bir yapıya uyum sağlamak için başka yapıların da değişimiyle gerçekleştiği vurgulanıyor. Yani amaç, “iç dinamiğe karşı, dengenin sağlanmasıdır”.
    Bu nedenlerden doğru yanıt: E’ dir.



    2- Toplumsal İlişkiler

    Bir toplumdaki insanların kendilerini anlatmak, başkalarını anlamak, gereksinimlerini gidermek, karşılıklı yardımlaşmak ve anlaşmak üzere giriştikleri her türlü yaklaşma ve uzaklaşmalara toplumsal ilişki denir.

    Max Weber'e göre toplumsal ilişkilerin özellikleri şunlardır:
    • Toplumsal ilişki, en az iki kişi arasında olmalı.
    • Belirli bir zaman dilimi içinde yaşanmalı.
    • İlişki içerisindeki bireyler birbirinden haberdar olmalı.
    • Bireyler birbirlerini etkilemeli.
    • Yaşanan ilişki bireyler arasında aynı anlama gelmeli.

    3- Toplumsal İlişki Çeşitleri

    Toplumsal ilişkiler ilişkinin süresi ve ilişkide bireyler arası yakınlık derecesine göre iki farklı ölçüte göre sınıflandırılırlar:

    A. İnsanlar Arası Samimiyet Derecesine Göre:

    a. Birincil ilişkiler : İnsanlar arasında yüz yüze ve sıcak bir ilişki vardır. “Biz” duygusunun egemen olduğu bu ilişkide ağırlıkta olan bir kişisel çıkara rastlanmaz. İlişkideki insanlar benliklerinin bütünü ile ilişkiye katılırlar. Yazılı kurallara dayanmayan, daha çok duygu ve samimiyetin geçerli olduğu ilişkilerdir. Örneğin: Aile fertleri, komşular ve yakın arkadaşlar arasındaki ilişki.

    b. İkincil ilişkiler : İnsanlar arasındaki resmi kurallara dayanan ve genelde yazılı kurallarla çerçevesi sınırlandırılmış olan ilişkilerdir. Bu ilişkide “ben” duygusu hakim durumdadır. İlişkideki insanlar yüzeysel ve kısmi olarak ilişkiye katılırlar. Çok geniş bir insan katılımı vardır. Örneğin: Askerde komutan ile er, bir resmi kurumda amir ile memur ilişkisi.


    ÖRNEK :

    Aile, komşuluk, mahalle arkadaşlığı gibi gruplarda görülen ilişkilere birincil ilişkiler denir.
    Buna göre, aşağıdakilerden hangisi birincil ilişkilerin özelliklerinden bir değildir?

    A) Küçük gruplarda yer alması
    B) Yazılı kurallara bağlı olması
    C) Duygusal ilişkilerin yoğunluk kazanması
    D) Bireyler arası etkileşimin güçlü olması
    E) İlişkilerin uzun süreli olması

    (1985/ÖSS)

    Çözüm :
    Birincil ilişkiler, insanlar arasında samimi bir ilişkinin olduğu, “biz” duygusunun egemen olduğu, duygusal temele sahip ve yazılı kurallara bağlı olmayan ilişkilerdir.
    Yazılı kurallar, gruptaki insan sayısının artmasından sonra, insanlar arasında ortaya çıkan güvensizliğe karşı önlem olarak konmuş kurallardır. Ancak birincil ilişkinin var olduğu gruplar, küçük gruplardır. Bu nedenle insanlar, yüz yüze ve samimi ilişkiler kurabilirler. Bunun doğal sonucu olarak da, yazılı kurallara ihtiyaç duymazlar.
    Bundan dolayı doğru cevap: B’ dir.


    ÖRNEK :

    “Durkheim’e göre, bir toplumda nüfus arttıkça yaşamak için verilen mücadele de şiddetlenmektedir. Toplumsal farklılaşma, nüfus artışının getirdiği sonuçlara barışçıl bir çözümdür. Bu yolla aynı işlerdeki yarışma ortadan kalkar; bireyler başka başka meslekler edinerek farklı görevleri yerine getirirler. Böylece her birey ayrı ayrı çalışarak diğer bireylerin hayatına katkıda bulunur.”
    Bu paragraf, aşağıdakilerden hangisine ilişkin bir açıklamayı içermektedir?

    A) Organik dayanışmanın ortaya çıkışına
    B) Mekanik dayanışma ile toplumsal bilinç arasındaki ilişkiye
    C) Kolektif mülkiyetin bireysel mülkiyete dönüşmesine
    D) Toplumsal bilinç ile bireysel bilinç arasındaki farka
    E) Toplumun sürekliliği ile toplumsal bilinç arasındaki ilişkiye

    (1983/ÖYS)

    Çözüm :
    Durkheim’e göre insanlar, oluşturdukları gruplarda kişi sayısına göre yaşam biçimi geliştirmektedir. Bunun sebebi ise, bir arada yaşayan insan sayısı arttıkça, kaynak kullanımı sorunun ortaya çıkmasıdır. Bu ise, paylaşım ve değişim ilişkilerini karmaşıklaştırmaktadır. Bu nedenle bizler, aile içerisindeki ilişkinin benzerini toplumun kendisinde görememekteyiz. Toplumlar da kendilerini oluşturan kişi sayısına göre yaşam biçimi geliştirmişlerdir. Örneğin: Kişi sayısı az iken daha samimi ve sözlü kurallara dayalı dayanışmanın olduğu mekanik ilişkileri; kişi sayısının arttığı durumlarda ise, yüzeysel ve yazılı kurallarla belirlenmiş işbölümünün olduğu organik ilişkiler bulunmaktadır.
    Paragrafta insanların kendi işlerini yaptıkları, uzmanlaşmış bir toplum yaşamı anlatılmaktadır. Buna göre “işbölümü” anlayışı gelişmiştir. Çünkü üretimde herkesin kendince yapabildiği bir iş vardır ve ortak çalışma bir ürünü ortaya çıkarmaktadır. Böylece aslında “organik toplumun ortaya çıkışının” anlatıldığını görmekteyiz.
    Bu nedenle yanıt: A’ dır.


    B. İlişkinin Süresine Göre:
    a. Tesadüfi ilişkiler : Belli bir ihtiyacı gidermek için karşı karşıya gelmiş insanların kısa süreli sosyal ilişkileridir. Örneğin:Taksi şoförü ve yolcusu arasındaki ilişki.

    b. Periyodik ilişkiler : Önceden planlanmış bir program dahilinde belirli zamanlarda gerçekleşen seyrek, fakat düzenli ilişkilerdir. Örneğin: Haftanın belirli günlerinde ders için bir araya gelen öğretmen ve öğrencilerinin ilişkisi.

    c. Sürekli ilişkiler : İnsanların birbirleriyle gerçekleştirdikleri çok uzun süreli olarak devam eden ilişkilerdir. Örneğin: Aile içinde ve yakın arkadaşlarla kurulan ilişkiler.


    4- Toplumsal İlişki ile İlgili Temel Kavramlar

    a. Toplumsal Statü ve Roller

    Statü :
    Bir toplum içinde yaşayan bireyin, o toplumdaki yerini, konumunu ve mevkisini belirleyen özelliklerine toplumsal “statü” denir. Statüler ikiye ayrılırlar:

    a. Verilmiş Statüler : Bireyin kazanmak için herhangi bir çaba sarf etmediği, doğuştan kendisinde varolan statülerdir. Örneğin: cinsiyet, ırk, zengin ya da yoksul bir ailenin çocuğu olmak gibi.
    b. Kazanılmış Statüler : Bireyin doğuştan sahip olmadığı, kendi çaba ve gayretiyle sonradan elde ettiği statülerdir. Örneğin: öğretmen, öğrenci, zengin ya da yoksul olmak gibi.

    Statülerin Özellikleri:
    • Bazı statüler doğuştan vardır, bazıları ise sonradan kazanılır.
    • Aynı anda birden çok statüye sahip olunabilir.
    • Bireylerin sahip oldukları statülerin sayısı zamanla artar.
    • Her statü kendisine özgü bazı kurallara bağlıdır.
    • Statüler arasında karşılıklı ilişki vardır.
    • Statüler toplumdan topluma değişebilir.
    • Statülerin kaynağı toplumdur.



    Anahtar (Kilit) Statü :
    Bireyin sahip olduğu statüler arasında bulunduğu toplumda en etkin olanına "anahtar" statü denir. Anahtar statü, bireyin toplumdaki temel görevlerini ve kimliğini belirler. Örneğin: çalışan bir bayan için "annelik" anahtar statü olabilir.

    Toplumsal Rol :
    Her statünün kendisine özgü olarak bireye yüklediği bazı görevler vardır. Toplum bireyin bu görevleri yerine getirmesini beklemektedir. Bireyin statüsüne uygun davranışlarına "rol" denir. Roller, "ideal rol" ve "gerçek rol" olarak ikiye ayrılır. Bir statüden toplumun beklentilerine (olması istediklerine) “ideal rol”, o statüdeki kişinin gerçekleştirebildiklerine de (statüsüne uygun olarak elinden gelenlere) “gerçek rol” denir.

    Rollerin Özellikleri:
    • Roller, statünün değişken ve hareketli yönüdür.
    • Her statünün rolü ait olunan toplum tarafından belirlenir.
    • Roller statüye sahip bireyin tutum ve davranışları üzerinde etkilidir.
    • Toplumsal yapılara göre farklılaşabilir.
    • Bireyin statüsüne uygun biçimde yaptığı gerçek rol, toplumun beklentilerine uygunsa beğenilir, uygun değilse kınanır.
    • Bir statünün rolü zamanla değişebilir.


    Rol Çatışması ve Rol Pekişmesi :
    Birey bir toplumda aynı anda birçok statüye sahiptir ve aynı anda bu statülerin gerektirdiği rolleri yerine getirmek zorundadır. Bireyin rollerinden bir tanesinin, başka bir rolün gerektiği gibi davranmasını güçleştirmesine "rol çatışması" denir. Örneğin: bir okul müdürünün evinde de çocuklarıyla resmi bir ilişki kurarak “baba” rolünün gereklerini yerine getirememesi.
    Bir rolün, bireyin diğer rolünü yerine getirmesini kolaylaştırmasına da "rol pekiştirmesi" denir. Örneğin: anaokulu öğretmeni olan bir annenin, çocuklarını eğitirken bu bilgisini kullanması.

    Toplumsal Prestij :
    Toplumsal prestij (saygınlık), bireyin sahip olduğu statülerle ilgilidir. Birey, statüsünün kendisine yüklemiş olduğu rolü ne kadar başarılı uygularsa, yani gerçek rolü, ideal rolü ile ne kadar örtüşürse toplumun önünde o kadar beğeni kazanır. Bireyin zeka, ahlâk, yetenek ve yaratıcılık yönü saygınlığın kazanılmasında etkilidir. Saygınlık, birey tarafından kazanılıp kaybedilebilir.

    b. Toplumsal Kontrol Mekanizması
    Bir toplumda düzenin bozulmaması ve top-lumsal birlik ve beraberliğin sağlanması için insanlar üzerinde etkili denetim görevi yapmaya "toplumsal kontrol" denir. Toplumsal kontrolün amacı gerek insanlar gerekse kurumlar arası denetimi düzenleyerek toplumun düzenini devam ettirmektir. Toplumsal kontrolün olmadığı yerde toplumun devamından söz edilemez.

    Toplumsal Kontrolü Sağlayan Faktörler:

    I. Yazılı (Resmi) Normlar:
    Hukuk Kuralları: Toplum içerisindeki bireylerin birbirleriyle ve devletle olan ilişkisinde haklarını ve yükümlülüklerini düzenleyen ve devlet gücüyle desteklenen sosyal kurallar bütünüdür. Hukuk kuralları yazılı ve devletin güvencesi altındadır. Kurallara uymayanlar devlet tarafından cezalandırılır. Bu kurallar genel olarak insanların hepsini kapsayacağı gibi, etnik bir topluma da özgü olabilir. Etnik bir toplumda hukuk kurallarının etkin olması için uygulanacak kuralların, toplumun inancıyla ve töreleriyle aynı paralellikte olması gerekir. Aksi takdirde hukuk kuralları toplumda uygulanma zemini bulamaz.

    II. Yazısız (Resmi olmayan) Normlar:
    a. Töreler: Uyulması zorunlu davranışlardır. Yazısız kuralların en etkili olanıdır. Birçoğu yasalarla desteklenmiştir. Cepheden kaçmamak, namusu korumak…

    b. Adetler: Toplumdaki yaygınlaşmış alışkan-lıklardır. Uyulması ve yapılması toplumca gerekli görülen davranışlardır. Düğünler, bayram ziyaretleri…

    c. Gelenekler: Bir kuşaktan diğerine aktarılan köklü ve eski alışkanlıklardır. Türk misafirperverliği, belirli yörelere göre değişen kız isteme biçimleri…

    d. Görgü Kuralları: Bireylerin birbirlerinden görerek yaptıkları davranışlardır. Yaptırım gücü en az olandır.

    Toplumsal Kontrolün Özellikleri:
    • Toplumsal yaşama göre ortaya çıkar.
    • Toplumsal bütünleşmeyi ve ulusal birliği sağlar.
    • Toplumda düzeni ve devamlılığı sağlar.
    • Toplumdan topluma ve bir toplumda zaman içerisinde değişirler.
    • Bireylerin toplumsallaşmasına katkı sağlar.



    ÖRNEK :

    Batı ülkelerinde, ikram edilen bir yiyeceği alması için misafire ısrar edilmez. Bu ülkelerde, karnı aç olduğu halde misafirlikte ikram edilen yiyeceği almayıp ısrar bekleyen ve bu nedenle aç kalan Türkler olmuştur. Oysa Türkiye’ye gelen yabancılar kendilerine ikram edilen yiyecekleri, eğer istiyorlarsa, ısrar beklemeden alırlar. Bu durum Türkler tarafından genellikle yadırganır ve böyle davrananlar görgü kurallarını bilmeyen kişiler olarak değerlendirilir.
    Bu parçada, toplumsal değerlerin hangi özelliği üzerinde durulmuştur?

    A) Yaptırım gücüne sahip olma
    B) İnsan gereksinimlerine cevap verme
    C) Toplumdan topluma değişme
    D) Zaman içinde değişme
    E) Bireylere belli sorumluluklar yükleme

    (1993/ÖSS)

    Çözüm :
    Anlatılan örnekte asıl vurgulanan iki kültürel özelliğin birbirleri arasındaki farkın vurgulanmasıdır. Özellikle batı ülkelerinde olan anlayış ile ülkemizde uygulanan anlayış farkı ortaya konmuştur. Böylece anlatılmak istenen asıl konu toplumsal değerlerin “toplumdan topluma değişebileceğidir”.
    Bu nedenle doğru yanıt: C’ dir.


    c. Toplumsallaşma (Sosyalleşme)

    Bir toplum içinde yaşayan bireyin o toplumun tüm davranış, değer ve düşünme biçimlerini öğrenmesi, benimsemesi ve yapmasıdır. Birey, top-lumsal yaşama katılmak için sahip olması gereken beceri, değer ve davranış kalıplarını toplumsallaşma sayesinde öğrenir. Toplumsallaşma doğumla başlar ve ölünceye kadar devam eder. Toplumsallaşmada en etkili kurum "aile"dir. Daha sonra bunu akraba, arkadaş çevresi ve okul takip eder.


    d. Toplumsal Sapma

    Bireyin içinde bulunduğu toplumun davranış, değer ve düşünme biçimlerini öğrenemediği ya da onlarla uyum içinde bulunmadığı, yani “toplumsallaşamadığı” durumlarda gösterdiği davranışlara “toplumsal sapma” denir. Örneğin: çöplerini sokağa döken, görevini yapmayan kişilerin davranışları.


    ÖRNEK :

    Bir toplumda;
    – Trafik polisi yoksa kırmızı ışıkta geçilmesi
    – Piknik yapılan yerlerde, çöplerin çöp kutusuna atılmayarak açıkta bırakılması
    – Toplu taşıma araçlarında gençlerin, yaşlılara yer vermemesi
    gibi davranışların yaygın olması aşağıdakilerden hangisinin en güçlü göstergesidir?

    A) Bazı toplumsal kuralların gereği gibi benimsenmemiş olduğunun
    B) Teknolojik ilerleme karşısında yasaların yetersiz kaldığının
    C) Endüstri toplumlarında, duygu ve düşünce alışverişinde azalma olduğunun
    D) Nüfusun hızla artmakta olduğunun
    E) Kültürler arası etkileşimin ulusal değerleri değiştirdiğinin

    (1992/ÖSS)

    Çözüm :
    Verilen örneklerde insanların toplum içerisinde konulmuş olan bazı kurallara uymadığı görülmektedir. Ancak bunun nedeni konusunda bize kesin bir bilgi verilmemiştir. Bu nedenle kurala uymama davranışının “teknolojik ilerleme karşısındaki yasaların yetersizliği” olarak düşünmemizi sağlayacak bir bilgi de bulunmamaktadır. Aynı şekilde karşımızdaki toplumun “endüstri toplumu” ya da “nüfusu hızla artmakta olan bir toplum olduğunu” da söyleyememekteyiz. Ayrıca bu toplumun bir başka toplumla “kültürel etkileşime girmesinden dolayı ulusal değerlerini yitirdiğini” de paragrafta bulamıyoruz.
    Ancak elimizdeki bilgilerden bu toplumdaki insanların “bazı toplumsal kuralların gereği gibi benimsenmediklerini” anlayabilmekteyiz.
    Bu nedenle doğru yanıt: A’ dır.
    "aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir."

  2. #2
    Paylaşımcı Üye Fuzuli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2010
    Mesajlar
    2.381

    Cevap: Toplumsal Yapı

    B. TOPLUMSAL GRUPLAR

    1- Toplumsal Grup ve Özellikleri

    Ortak bir amacı gerçekleştirmek için veya bir inanç etrafında iki ya da daha fazla insanın bir araya gelerek oluşturdukları topluluklardır.

    Grupların Temel Özellikleri:
    • Grubu oluşturan insanların ortak bir amaçları vardır.
    • Grubun içerisinde bir işbölümü vardır.
    • Grubun ortak değer ve normları vardır.
    • Grup üyeleri arasında rol ve statü ayrımı vardır.
    • Grup içerisinde birbirleriyle bağlantılı ilişkiler ağı vardır.
    • Bireylerin psikolojik ve fizyolojik ihtiyaçlarına cevap verirler.
    • Her grup, amaçladığı işlevini sürdürdüğü müddetçe varlığını sürdürür.


    2- Toplumsal Grup Çeşitleri

    I. Süresine Göre Gruplar:
    a. Geçici gruplar: Belirli kısa bir süre devam edip, dağılan gruplardır. Örneğin: bir yarışma programı için bir araya gelerek aynı evi paylaşan insanlar, olimpiyat grupları, dersaneler…

    b. Sürekli gruplar: Grubun ömrünün, katılan bireylerin ömründen daha uzun olduğu gruplardır. Örneğin: aile, millet…

    II. Katılım Şekillerine Göre Gruplar:
    a. İradi (İradeye bağlı) gruplar: Bireylerin kendi istek ve iradeleriyle tercih ederek katıldıkları gruplardır. Örneğin: dernekler, sendikalar…

    b. Gayri iradi (İrade dışı) gruplar: Bireyin kendi isteği dışında katıldığı ya da zaten ait olduğu gruplar. Örneğin: aile, millet…

    III. Üyeleri Arasındaki ilişkiye Göre;
    a. Birincil gruplar: Üyeleri arasında yüz yüze, samimi, sıcak ilişkilerin bulunduğu gruplardır. Üyeler arasındaki ilişkilerde gelenekler, görenekler ve din kuralları geçerlidir. Örneğin: aile, akraba grupları…

    b. İkincil gruplar: Üyeleri arasında resmi, dolaylı ve çıkar ilişkilerine dayalı gruplardır. Üyeler arası ilişkilerde, yasalar yönetmelikler geçerlidir. Örneğin: dernek, siyasi parti…

    Toplumsal Grupların Dışındaki Topluluklar:
    I. Toplumsal Yığınlar:
    Aynı mekanı paylaşmalarına rağmen aralarında birleştirici ve bütünleştirici ilişkilerin bulunmadığı, tesadüfen bir araya gelen ve çabucak dağılan topluluklardır. Örneğin: bir sinemada film izleyenler, markette alışveriş yapanlar...

    a. Basit (Sıradan) Kalabalıklar: Rastlantısal bir biçimde bir araya gelen ve belli ilkesi olmayan topluluklardır. Örneğin: otobüs yolcuları, bayram alış-verişinde aynı mağazada bulunan kişiler…

    b. Gösteri Toplulukları: Belli bir düşünceyi savunmak ya da bir düşünceye karşı çıkmak için kararlı biçimde bir araya gelmiş topluluklardır. Örneğin: siyasi parti mitingine katılanlar, takımlarının mağlubiyetini eleştirmek için bir araya gelmiş insanlar…

    c. Etkin Kalabalıklar: Bir liderin etkisiyle vurucu ve kırıcı eylemlerde bulunmak için bir araya gelmiş insan topluluklarıdır. Örneğin: Fransız İhtilâli savunucuları.

    II. Toplumsal Kategoriler:
    Ortak özellikler taşıyor olsalar da birbirleriyle ilişkisi bulunmayan insanların oluşturduğu toplumsal bölümlerden her birisine toplumsal kategori denir. Örneğin: lise mezunları, üniversiteye hazırlananlar, erkekler, kadınlar birer kategoridirler.

    Toplumsal kategoriler genel olarak üçe ayrılırlar:


    a. Toplumsal Sınıflar: Gelir düzeyi, kültürü, yaşam biçimi ve eğitimi büyük ölçüde birbirine benzeyen insanların oluşturduğu kategorilerdir. Örneğin: işçiler, patronlar, memurlar…

    b. Kitle: Tek bir ortak özelliğin grubun üyelerini bir araya getirdiği kategorilerdir. Örneğin: üniversiteye hazırlananlar, aynı gazeteyi okuyanlar…

    c. Toplumsal Azınlık: Egemen konumundaki insanlarla aynı haklara sahip olamayan insanların oluşturduğu kategorilerdir. Toplumsal azınlık kategorisini oluşturmak için insanların sayı itibariyle az olması yeterli değildir. Örneğin: toplumdaki gelir düzeyi çok yüksek olan kişiler. Toplumsal azınlık için haklardan yoksunluk gerekmektedir. Örneğin: Yunanistan’daki Türkler.



    3- Toplumsal Grup Örnekleri

    a. Köy Öncesi ve Köy
    İnsanların eski çağlarda, avcılık-toplayıcılık yaptığı dönemlerde, elde edilen yiyecekler kabile arasında tüketilirdi. Yerleşik yaşama geçiş ile birlikte toplayıcılığın yerini tarım, avcılığın yerini ise hayvancılık almıştır. Bu şekilde köy yaşamı gelişmiş ve bugünkü anlamıyla şehirlerin ilk adımı atılmıştır.

    Köy Toplumunun Temel Özellikleri:
    • Tarım ve hayvancılık faaliyeti temel geçim kaynağıdır.
    • Yaşamda değişimin oldukça az olduğu ve geleneklerin toplum yaşamını düzenlediği topluluklardır.
    • Homojen (grup üyelerinin özellikler bakımından birbirine benzediği) bir yapı vardır.
    • Kolektif dayanışma ve birlikte tüketme yaygındır.


    b. Kent ve Metropoller
    Tarım ve hayvancılıktan, ticaret ve sanayi kollarının gelişmiş olduğu yaşam biçimine geçiş ile birlikte daha fazla insanın bir arada yaşadığı büyük şehirler kurulmuştur. Temelde ekonomi ve güvenlik ile ilgili kaygılar insanların bir arada toplanmasını gerekli kılmıştır.

    Kent Toplumunun Temel Özellikleri:
    • Ticaret, sanayi ve hizmet sektörleri ekonomik yaşamda egemendir.
    • Yaşamda değişim oldukça hızlıdır. Buna karşın hukuk kuralları toplum yaşamını düzenler.
    • Heterojen (grup üyelerinin özellikler bakımından birbirinden farklılaştığı) ve organik dayanışmalı bir yapı vardır.
    • Eğitimle meslekte uzmanlaşma yaygındır.


    ÖRNEK :

    Bir spor salonunda boks çalışanlar veya bir salonda güreş karşılaşması izleyenler birer toplumsal küme (grup) olmadığı halde, bir futbol takımındaki oyuncular bir toplumsal kümedir (gruptur).
    Buna göre, bir insan topluluğunun küme (grup) niteliği kazanması neye bağlıdır?

    A) Bir nitelik yönünden benzer olmalarına
    B) Fiziksel bakımdan birbirine yakın bulunmalarına
    C) Benzer etkinliklerde bulunmalarına
    D) Bireylerin birbirlerini tanımalarına
    E) Ortak bir amaçla işbirliği yapmakta olmalarına

    (1984/ÖYS)

    Çözüm :
    İki veya daha fazla insanın ortak bir amacı gerçekleştirmek için işbölümü çerçevesinde bir araya gelmesine toplumsal grup denir. Ancak yukarıdaki örnekte, birarada boks çalışan ve müsabaka izleyen insanların bir işbölümü ilişkisine ya da ortak bir amacına rastlayamamaktayız. Bu nedenle bu insanların toplumsal grup oluşturduklarını da söyleyemiyoruz. Bu insanlar için “toplumsal yığın” tanımı daha uygun düşmektedir. Oysa bir takımın oyuncuları aynı amacı gerçekleştirmek için birbirleriyle işbölümü dayanışması sergileyen insanlardır.
    Bu nedenle yanıt: E’ dir.
    "aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir."

  3. #3
    Paylaşımcı Üye Fuzuli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2010
    Mesajlar
    2.381

    Cevap: Toplumsal Yapı

    TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve TOPLUMSAL HAREKETLİLİK


    1- Toplumsal Tabakalaşma
    Toplumsal tabakalaşma; insanların gelirlerine, eğitim düzeylerine ve yaşam tarzlarına göre toplum içerisinde birbirleri arasında hiyerarşik bir biçimde sıralanmasıdır.
    Bir toplumun tabakalaşması, toplumsal tabakalaşma piramidi ile gösterilir:







    Her toplumda belirli bir tabakalaşma söz konusudur. İnsanlar arasında doğal farklılıklar (yaş, cinsiyet, zekâ) ve toplumun empoze ettiği suni farklılıklar (gelir, meslek, eğitim) vardır. Bu farklılaşmaya dayalı olarak yapılan değerlendirme sonucunda toplumsal tabakalaşma ortaya çıkar. Böylece tabakalaşma toplumda bir hiyerarşik sistemi meydana getirir.
    Toplumsal tabakalaşma, toplumsal gerçeği yorumlama ve analiz etmede kullanılan bir araçtır. Her tabakalaşma sisteminde üç sosyal süreç vardır. Bu süreçler şöyle sıralanabilir:

    a. Sosyal farklılaşma: Doğumla birlikte varolan ve sonradan edinilen farklılıklar.

    b. Altlık ve üstlük düzeyine göre sınıflama: Statü ve rol farklılaşmasını belirler.

    c. Değerlendirme: Statülerin her birine değerler sıralamasında bir yer verir.


    2- Toplumsal Tabakalaşma Türleri

    a. Kapalı Tabakalaşma
    Toplumsal tabakalar arasındaki geçişin engellendiği toplumlardır. Örneğin: Kast sistemi.

    b. Yarı Kapalı Tabakalaşma
    Katı kurallarla tabakalar arası geçişin oldukça sınırlandırıldığı toplumlardır. Örneğin: Lonca sistemi.

    c. Açık Sınıf Tabakalaşması
    Özellikle sanayileşmeyle beraber tabakalar arası geçişin serbest kaldığı toplumlardır. Bu toplumlarda düşük seviyelerde bulunan kişilerin yükselme umudu, yüksek seviyelerdeki kişilerin de düşme korkusu vardır. Örneğin: sanayi toplumu.


    3- Toplumsal Hareketlilik
    Sanayi toplumunda ortaya çıkan açık sınıf tabakalaşmasıyla birlikte toplumsal hareketlilik de hızlanmıştır. İnsanların farklı düzeylerdeki mevkiler arasındaki hareketine toplumsal hareketlilik "mobilite" denir ve ikiye ayrılır.


    a. Yatay Hareketlilik





    Aynı tabaka veya bölüm içindeki hareketliliktir. Bireylerin ya da grupların bir toplumsal durumdan benzer başka bir duruma geçişidir. Bu hareketlilik genelde coğrafidir ve meslekler arasında olur. Belirgin gelir ve saygınlık farkı içermeyen mobiliteyi kapsar. Örneğin: bir bakkalın, manavlığa başlaması, bir mankenin dizilerde oyuncu olması...


    b. Dikey Hareketlilik





    Sınıflar arasında geçişe neden olan hareketliliktir. Kişilerin bir toplumsal sınıftan diğerine geçmeleridir. Örneğin: bir tüccarın iflas ederek seyyar satıcılığa başlaması, şans oyunlarından büyük ikramiyeyi kazanan bir işçinin fabrikatör olması…
    "aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir."

  4. #4
    Paylaşımcı Üye Fuzuli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2010
    Mesajlar
    2.381

    Cevap: Toplumsal Yapı

    Konuyla ilgili ÖSYM tarafından sorulmuş sorular. (Kitabı 2005-2006 öğretim yılı için hazırladığımdan bu dönemden sonraki sorular yoktur)

    1. Büyü, muska ve benzeri bazı batıl (temelsiz ve geçersiz) inanç ve geleneklerin süregelmesini, sosyal bilimciler hangi nedene bağlayabilir?

    A) Gericilik ya da gelenekçiliğin güçlü oluşuna
    B) Bazı kişi ve grupların, çıkar sağlamak için yürüttüğü propagandaya
    C) Kişileri bu tür davranışlara zorlayan çözümlenmemiş bazı sorunların varlığına
    D) Yasal tedbirlerin yetersizliğine
    E) Polis ve jandarma gibi kolluk kuvvetlerinin yeterli olmayışına

    (1975)



    2. “Nerede bir toplum varsa orada hukuk vardır.” ifadesindeki “hukuk” sözcüğü ile aşağıdakilerden hangisi anlatılmak istenmiş olabilir?

    A) Tüm toplumlar için geçerli olan kurallar
    B) Toplumsal ilişkiler düzenleyen tüm kurallar
    C) İnsan onurunu koruyan temel kurallar
    D) Uluslararası ilişkileri düzenleyen kurallar
    E) Yöneticiler tarafından konan kurallar

    (1982/ÖSS)



    3. Aşağıdakilerden hangisi “moda’nın karşıladığı bir insan gereksinimi değildir?

    A) Ünlü kişilere benzeme
    B) Farklı olma
    C) Alışkanlıkları sürdürme
    D) Gruba uyum sağlama
    E) Değişiklik

    (1982/ÖYS)



    4. Aşağıdakilerden hangisi “dikey hareketlilik” için örnektir?

    A) Yurda dönüş yapan bir işçinin makine üreten bir işyeri açması
    B) Bir öğretmenin müdür yardımcılığı görevini de yapmaya başlaması
    C) Bir kişinin bakkallığı bırakarak manavlık yapmaya başlaması
    D) Bir çiftçinin başka bir köye göçerek çiftçiliğe devam etmesi
    E) Bir gencin askerlik dönüşünde eski işinde çalışmaya başlaması

    (1982/ÖYS)



    5. “Toplumun, belli bir konumda bulunan kişiden beklediği davranışlar bütününe ‘rol’ denir.”
    Bu tanımda “rol”ün hangi özelliği vurgulanmaktadır?

    A) Zamanla farkına varılmadan öğrenilmesi
    B) Aynı zamanda birden fazla kişiye verilebilmesi
    C) Bireyde çatışma yaratabilmesi
    D) Zaman içinde değişebilmesi
    E) Toplum tarafından belirlenmiş olması

    (1985/ÖYS)



    6. Aşağıdakilerden hangisi toplumsal davranış kurallarının bir özelliği olamaz?

    A) Bireylerin ilişkilerini düzenlemesi
    B) Bireylerin çoğunluğu tarafından benimsenmesi
    C) Deneyimler sonucu ortaya çıkması
    D) Eşit ağırlıkta ve önemde görülmesi
    E) Zamanla değişip yeni biçimler alabilmesi

    (1985/ÖYS)



    7. Bireylerin toplumun örf, adet, gelenek ve benzeri değerlere uygun biçimde davranmalarını sağlayan önlemlerin tümüne “sosyal kontrol" adı verilmektedir.
    Buna göre, “sosyal kontrol” mekanizmasının temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Toplumsal düzene devamlılık kazandırma
    B) Bireylerin akla uygun davranmalarını sağlama
    C) Bireylere saygınlık kazandırma
    D) Geleneksel değerleri, değişmenin etkisinden koruma
    E) Toplumun aksayan yönlerini ortaya çıkarma

    (1986/ÖYS)



    8. Kendi çocuğunun öğretmeni olan bir baba, çocuğunun sınav kağıdını okurken, baba gibi davranırsa öğretmenlik görevini, öğretmen gibi davranırsa babalık görevini aksatacaktır. Bu kişinin içinde bulunduğu durum, aşağıdakilerden hangisine örnektir?

    A) Yabancılaşma
    B) Rol çatışması
    C) Toplumsallaşma
    D) Statü değişmesi
    E) Saygınlık kazanma

    (1987/ÖYS)



    9. Bir kurumdaki yönetici, görevi sırasında astlarına emirler verebildiği, sorumluluklar yükleyebildiği halde, görev süresi bitince kendisini güçlü kılan yetkilerini yitirir.
    Bu cümlede aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

    A) Yetkinin kullanılması bulunulan mevkiye bağlıdır.
    B) Kurumun başarısı yöneticinin kişiliğine bağlıdır.
    C) Yöneticinin yetkilerini sınırlayan kuralla vardır.
    D) Kurumun başarısı yetki dağılımına bağlıdır.
    E) Yöneticinin gücü, kurumda yarattığı güvene dayanır.

    (1988/ÖSS)



    10. Değişmekte olan toplumlarda yeni ihtiyaçlar ve bunları karşılayan yeni normlar doğar. Geleneksel normlar ise alışkanlık yüzünden varlıklarını bir süre daha korurlar. Ancak bu tür normlardan sapmalar gittikçe artar ve norm zamanla ortadan kalkar.
    Bu parçada, normlardan sapmaya yol açan nedenlerden hangisi üzerinde durulmuştur?

    A) Normların işlevini yitirmesi
    B) Toplumsallaşma koşullarının elverişsiz olması
    C) Normların katı bir biçimde uygulanması
    D) Yaptırımların yetersiz kalması
    E) Toplumdaki bazı kesimlerin sapmayı desteklemesi

    (1988/ÖYS)



    11. Toprak kayması nedeniyle yolda kalan bir otobüsün yolcuları arasında başlangıçta var olmayan birtakım ilişkiler kuruluyor. Çıkış yolu bulmak için aralarında konuşup tartışıyor, zor koşullara birlikte karşı koyup birbirlerine destek oluyorlar.
    Bu durum aşağıdakilerden hangisinin oluşmasına örnektir?

    A) Toplumsal statü
    B) Toplumsal kurum
    C) Toplumsal değişme
    D) Toplumsal tabaka
    E) Toplumsal grup

    (1989/ÖYS)



    12. Disiplinli antrenörlerden hoşlanmayan bir sporcu, ilerideki yıllarda antrenörlük mesleğini seçmiş ve işinin gereği olarak disipline önem veren bir kişi olmuştur.
    Bu durum, aşağıdaki yargılardan hangisine bir örnektir?

    A) Kişinin davranışları tutumlarıyla çelişebilir
    B) Her tutum bir değer yargısı taşır
    C) Grup birliği, karşıt tutumların uzlaştırılmasını gerektirir
    D) Kişi, olayları kendi tutumlarını doğrulayacak biçimde yorumlar
    E) Toplumsal rol, kişinin tutumları üzerinde etkili olur

    (1989/ÖYS)



    13. Her birey, içinde doğup büyüdüğü toplumda hakim olan inanç, değer ve davranışları benimser; o toplumun üyesi olur. Kısaca, o toplumdaki yaşam biçiminin belirlediği kişiliği kazanır.
    Her bireyin geçireceği bu öğrenme sürecine ne ad verilir?

    A) Çağdaşlaşma
    B) Toplumsal değişme
    C) Büyüme
    D) Toplumsallaşma
    E) Toplumsal bütünleşme

    ( 1990/ÖYS)



    14.



    Yukarıda verilen resim “toplumsal statü”nün hangi özelliğini göstermektedir?

    A) Belirli kurallara dayanmasını
    B) Statülerden birinin, anahtar statü olmasını
    C) Aynı anda, birden çok statüye sahip olunabilmesini
    D) Statülerin, toplumlara göre değişmesini
    E) Statülerin birbirleriyle ilişkili olmasını

    (1992/ÖSS)



    15. Batı toplumlarında, üniversite çağına gelmiş bir gencin tek başına ayrı bir evde yaşaması çevresi tarafından doğal karşılanır. Oysa aynı durum, Türk toplumunda tepki ile karşılanır. Bu yüzden, sözü edilen durum Batı toplumlarında çok yaygınken Türk toplumunda seyrektir.
    Aynı insan davranışının bir toplumda sık, diğerinde seyrek olarak görülmesine neden olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Toplumsal çözülme
    B) Toplumsal tabakalaşma
    C) Toplumsal kontrol
    D) Toplumsal hareketlilik
    E) Toplumsal dayanışma

    (1993/ÖYS)



    16. Aşağıdakilerden hangisi, sanayileşmiş toplumlarda bireylerin içinde yer aldığı toplumsal sınıfı belirlemede kullanılan ölçütlerden biri değildir?

    A) Eğitim düzeyi
    B) Rollerin sayısı
    C) Tüketim biçim
    D) Gelir düzeyi
    E) Bireylerin saygınlığı

    (1994/ÖYS)



    17. — Ne ölçüde Doğulu ya da Batılıyız?
    — Hangi geçmişin sahibiyiz, hangi geleceğin umudu içindeyiz?
    — Uluslar içinde yerimiz, ayrıcalığımız nedir?
    — Dünyaya bırakmak istediğimiz, nedir?
    Bu tür sorulara verilecek cevaplar, aşağıdakilerde hangisini belirler?

    A) Toplumsal statü
    B) Toplumsal dayanışma
    C) Toplumsal kimlik
    D) Toplumsal rol
    E) Toplumsal değer

    (1995/ÖYS)



    18. İnsanoğlunun ateşle tanışması, büyük bir olasılıkla, doğal yangınlar sırasında olmuştur. O dönemde doğada tek başına yaşayan insan güvenlik içinde uyumak, besin aramak ve bu sırada da ateşin sönmesini engellemek durumundaydı. Bu nedenle, birkaç kişinin bir araya gelerek nöbet tutması ve bazı işleri paylaşması gereği doğdu.
    Buna göre, insanın ateşi söndürmeme çabası aşağıdakilerin hangisine adım atılmasını sağlamıştır?

    A) Toplumsal yaşama
    B) Aile kurumuna
    C) Nüfus artışına
    D) Yerleşik yaşama
    E) Avcılık ve toplayıcılığa

    (1996/ÖSS)



    19. Bir olgu, olay ya da durumun bilimsel inceleme konusu olması öncelikle aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?

    A) Kültürel değerlere uygun düşmesine
    B) İnsan davranışlarını etkilemesine
    C) Toplum tarafından önemli görülmesine
    D) Yeni ve özgün olmasına
    E) Gözlenebilir ve ölçülebilir olmasına

    (1997/ÖYS)



    20. Bireyler ne kadar çok sayıda gruba katılırsa o kadar çok konuma sahip olurlar. Ancak, okuyan bireyler için “öğrencilik”, çalışan bireyler için “iş ve meslek”, ev dışında çalışmayan kadınlar içinse “ev hanımlığı” diğer konumlar içinde genellikle daha önemli bir yere sahiptir.
    Bu parça, aşağıdaki kavramlardan hangisini örneklerle açıklamaktadır?

    A) Rol çatışması
    B) Edinilmiş statü
    C) Toplumsal rol
    D) Anahtar statü
    E) Toplumsal saygınlık

    (1997/ÖYS)

    Cevapları
    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
    C B C A E D A B A A
    11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
    E E D C C B C A E D
    "aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir."

Benzer Konular

  1. Yapı denetim ve önemi
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Ders Notları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Ocak.2010, 16:59
  2. Türk Yapı Sektörü
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Ders Notları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Ocak.2010, 16:55
  3. Kelimelerin Yapı Özellikleri
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Edebiyat
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Ocak.2010, 00:38
  4. toplumsal
    Konu Sahibi SongüL Forum R-S-T
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Aralık.2009, 14:36

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum, ingilizce kursu, kapadokya balayı sesli chat, yakın tatil yerleri, egepenyildiz.com, panel çit fiyatları