Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Toplam 22 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #11
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    M

    Mahlas:
    Kimi ozan ve yazarların yapıtlarında kullandıkları değişik ad.

    Mahlas Beyti: Şairin mahlas olarak seçtiği adın geçtiği beyte denir.

    Maklub :
    Harfleri tersten sıralandığında yine aynı sözcük çıkan sözcükler. Örneğin mum, bab, aba gibi.

    Mani:
    Halk edebiyatının en yaygın ve en küçük nazım biçimi. Dört dizeden oluşur ve dizeler yedi hecelidir.

    Manzum:
    Nazımla yazılmış veya nazım biçimine konmuş, nesirden ayrı özellikler içeren eserlere verilen ortak isim.

    Manzume:
    Nazım biçiminde yazılan, imge ve sanat değeri taşımayan dil ürünlerine denir.

    Martaval :
    Hıdırellez sabahı, mani küpünden, niyet edip mani çekerek, niyet sahibine okumak

    Mecaz:
    Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında başka bir anlamda kullanılması.

    Mecaz-ı Mürsel:
    Bir sözün benzetme amacı güdülmeksizin başka bir söz yerine kullanılmasıdır.

    Melhame :
    Divan edebiyatında gelecek olayları anlatan nazım ya da nesir eserlerin ortak adı.

    Menkut :
    Divan edebiyatında sözcüklerinin tümü noktalı harflerden oluşan şiirler.

    Mensure : (Mensur şiir)
    Duygu, düşünce, yaşam ya da hayalleri şiir inceliğinde anlatan düzyazı türü. İç uyuma önem verildiği için dilbilgisi kurallarına uygunluk aranmaz

    Mersiye:
    Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlamak; onun erdemlerini, iyi yönlerini dile getirmek amacıyla yazılan şiirlere verilen genel ad.

    Mesnevi:
    Her beytin dizeleri arasında uyaklı olan,beyit sayısı konunun işlenişine göre ciltlerce belirlenen Divan şiiri biçimi.

    Meştur :
    Divan edebiyatında dört cüzlü (yani 4 mefâ’ilün 4 müstef’ilün) ile yazılmış vezinleri ikişer cüze indirerek yazılmış şiirlerdir.

    Metafor : (eğretileme)
    Bir nesneyi, bir durumu, niteliği, olguyu ya da süreci bir başkasına benzeterek anlatmaktır
    Modern şiirde çok güçlü bir imge devindiricisidir. Dilsel yaratıcılık bakımından çağdaş şiirin önemli bir olanağıdır

    Methiye:
    Bir kimseyi övmek, yüceltmek amacıyla yazılan şiir.

    Mey
    Şarap anlamına gelen Mey, Divan şiirinin temel manzumlarından biri olarak kabul edilir.

    Meydan:
    Saz şairlerinin saz çalarak, karşılıklı şiir söyledikleri yer.

    Mısra:
    Manzum yazıların her bir satırı. Dize.

    Muamma:
    Belli kurallara uyarak bir insan adı çıkacak biçimde düzenlenmiş manzum bilmece.

    Muaşşer:
    Divan şiirinde on dizelik bentlerden oluşan nazım biçimi.

    Muhammes:
    Divan şiirinde her bendi beş dizeden oluşan nazım bimiçine verilen isim.

    Mukabele :
    Aralarında tezat ve karşıtlık bulunan kelime, tamlama ve sözleri birarada kullanmak

    Murabba:
    Dörder dizelik bentlerle kurulan nazım biçimi.

    Murassa :
    Nesirde iki ibarenin, nazımda ise iki mısranın kelimelerinin sayıca denk, karşılıklarıyla vezin ve kafiye bakımından birlik olması.

    Musammat:
    Ölçü ölçüsünü korumak koşuluyla dört, beş, altı, yedi...dizeli bentlerden oluşan nazım biçim.

    Musarra :
    Mısraları birbiri ile kafiyeli olan beyitler.

    Muvafakat :
    Kelimenin anlamla, kelimenin vezinle, kelimenin kelimeyle, anlamın vezinle, anlamın anlamla uygunluğu.

    Muvazene :
    Nesirde seci, nazımda kafiye yerindeki sözcüğü yalnız vezin bakımından eşit olması.

    Mülemma :
    Bir şiirin bazı mısraları, bölümleri veya bir mısranın bazı sözcüklerin değişik dillerde yazılması

    Münşeat:
    Divan edebiyatı döneminde değişik konularda yazılan mensur ya da mektupların toplandığı yapıtlara verilen genel ad.

    Müsebba:
    Divan edebiyatında her bendi yedi dizeden oluşn nazım biçimi.

    Müseddes:
    Divan şiirinde altı dizelik bentlerden oluşan nazım biçimi.

    Müsemmen:
    Divan şiirinde sekiz dizelik bentlerden oluşan nazım biçimi.

    Müstezat:
    Sözcük anlamı "artmış, çoğalmış" demektir. Edebiyat terimi olarak gazelin her dizesine, kullanılan aruz ölçüsüne uymak koşuluyla bir kısa dize ekleyerek oluşturulan nazım biçimi anlamında kullanılmaktadır.

    Müşaare :
    Karşılıklı şiir söyleme.

    Müşakele :
    Birden fazla anlamı olan sözcüklerin art arda gelecek şekilde, iki anlamı ile kullanılması, birinin söylediği bir sözü bir başkasının değişik anlama gelmek üzere tekrarlaması.

    Mütakarrin :
    Kafiyeleri birbirinin peşinden gelen ve iki kafiyeli olan şiir.

    Mütekerrir :
    Murabba, muhammes, müseddes gibi nazım şekillerinde bendlerin sonlarında tekrarlanan mısra veya beyitler.

    Mütelevvin :
    Divan edebiyatında bir beytin okunuşu sırasında küçük bir değişiklikle veznin bir başka vezne çevrilmesi.

    Müzdeviç:
    Murabba, muhammes, müreddes benzeri nazım şekillerinde bendlerin sonundaki mısraların birinci bend ile kafiyeli olması.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  2. #12
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    N

    Naat:
    Konusu Hz. Muhammed'i övmek, ona yalvarıp şefaat dilemek olan kaside.

    Nakarat :
    Şiirlerde bendlerin sonunda tekrarlanan mısra veya mısralar. Bu bölüm, anlam bakımından her bendi şiirin ana duygusuna bağlar

    Nazım:
    Duygu, düşünce ve isteklerin ölçülü, ahenkli bin biçimde iletmeyi amaçlayan anlatım yolu.

    Nazire:
    Bir şairin, başka bir şairin şiirini konu ve biçim yönünden yansılayıp aynı ölçü, aynı uyak, aynı redifle yazdığı benzer şiir.

    Nefes:
    Özellikle Bektaşi ozanlarınca yazılan, Bektaşi törenlerinde makamlarla okunan, temaları Bektaşi inanışlarını içeren malzumelere verilen ad.

    Nida :
    Divan edebiyatımızda bir sanat türü. Şairin korku, sevinç, şaşkınlık, acı, ızdırap, öfke gibi pekiştirilmiş, duygu ve düşüncelerini okuyucuya hissettirebilecek şekilde işlemesi.

    Ninni:
    Ölçü ve uyak yönünden ninniye benzeyen, genellikle anonim halk edebiyatı ürünleri arasında yer alan, çocukları uyutmak için özel ezgilerle söylenen manzum söz.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  3. #13
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    O - Ö

    Ottova rima :
    Sekiz mısralı bir nazım şekli. Önce İtalyan edebiyatında kullanılmış, sonra Fransız edebiyatında, buradan da Türk edebiyatına geçmiştir. Batı edebiyatında kafiye şeması, abababcc’dir. Bu şema bizde degişiklige ugrayarak ababcccb şeklini almiştir. Aabbccdc şekli de görülür.

    Ozan:
    Kopuzla türkü söyleyen en eski Türk şairleri. Osmanli döneminde halki şairleri için kullanilirdi. Âşik sözünün karşiligi oldugu gibi meddah anlamini da taşiyordu. Ozanlarin toplumda önemli yerleri vardi. Beylerin huzurunda, dini törenlerde, elindeki kopuzunu çalarak kahramanlik destanlari okurlar, halk arasinda kissa söylerlerdi. Memluk ordusunun mizika takiminda ozan denilen çalgicilar oldugu tarihi kaynaklarda yazar. Selçuklular’da da benzer durum görülür.

    Ölçü:
    Sözün birtakım bölümlere ayrılarak, her bölümün hece sayısınca ya da hem sayı hem de hecelerin açıklık kapalılık, uzunluk kısalık yönünden denkliği.

    Öz Şiirciler:
    Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde özellikle 1930'lardan sonra şiirde ses güzelliğine önem veren, anlamı ve anlatmayı arka plana atmayı tercih eden şairleri anlatmak için kullanılır. Öncüleri Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı olmuştur.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  4. #14
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    P

    Pastoral Şiir:
    Çoban ve kır hayatını, köylerdeki yaşayış şeklini anlatan şiir. Pastoral şiir, süsten, kelime oyunlarından, yapmacılıktan uzak sade bir dille yazılır.

    Pelteknâme :
    Kekeleme şiiri. Lisan-i pepeği adı da verilir. Halk edebiyatı nazım şeklidir.

    Poetika :
    Şiir üzerine düşüncelerin ve teorilerin bütünü. Bu kelime eskiden Fransızca’da yalnız şiirin değil, güzel sanatların teorisini güzelliğin feslefesini, bir bakıma estetiği ifade ederken, bugün şiir sanatı anlamına gelen bir terim olmuştur. Batı dillerinde poetika konusuna giren birçok eser var. Türkçe’de ise, bazı şiirlerin ve grupların bildiri niteliğindeki, genellikle savunmaya dayalı birkaç önsözü görülür.

    Prozodi :
    Kelimelerin taşıdıkları seslerin değerlerine ve hecelerin taşıması gereken seslere göre söylenmesi. Tonlamaya, hecelerin vuruşuna kelimelerin uzunluk ve kısalıklarına dikkat edilerek söylenir.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  5. #15
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    R

    Rakta :
    Arap harflerine göre bir harfi noktalı, bir harfi noktasız kelimeleri kullanarak şiir yazma.

    Redif:
    Şiirde dizelerin sonundaki uyakta sonra yenilenen eşsesli ve eşgörevli ekler ya da sözcükler.

    Rikkat :
    Anlatımda söylenişleri kulakta ince, hafif, hoş etki bırakan sözcüklerin kullanılması.

    Ritm:
    Şiirde hecelerin vurgu, uzunluk, yükseklik gibi ses özelliklerinin, durakların düzenli biçimde yinelenmesinden doğan ses uyarlığı.

    Rondelet :
    Yedi mısralı ek bendden meydana gelen Fransız nazım şekli.

    Rubai:
    Aruz ölçüsünün belirli kalıplarına göre yazılan, dört dizeli manzume.

    Rücu:
    Divan edebiyatı sanatlarından. Bir düşünceyi daha güçlü hale getirmek için, söylenen sözden vazgeçer gibi davranılır. Espri, üzüntü, sevinç, dehşet, hayret durumlarında ifadeyi daha güçlü ve canlı kılmak için kullanılır.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  6. #16
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    S

    Sadr:
    Bir beyitte birinci mısranın ilk parçası ile nesirde cümlenin ilk parçası.

    Sagu:
    Eskiden Orta Asya'da düzenlenen cenaze törenlerinde söylenen ağıt.

    Saki:
    Su veren, su dağıtan kişi. Divan edebiyatında içki meclisinde şarap sunan kimse anlamında kullanılmıştır.

    Sakiname:
    Konusu şarapla ilgili olan kasidelere verilen ad.

    Saliye :
    Divan edebiyatımızda yeni yılı kutlamak için yazılan şiirler. Bu şiirlerde daima girilen yılın tarihini tespit eden bir beyit de bulunur.

    Sarma kafiye:
    Dört mısralık bendlerle kurulan nazım şekli. Her dörtlükte birinci ile dördüncü, ikinci ile üçüncü mısralar kendi aralarında kafiyelidir. Kafiye şeması şöyledir: Abba, cddc, effe.

    Satirik şiir :
    Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden, didaktik şiir içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv, Halk edebiyatında taşlama, yeni edebiyatımızda ise yergi verilir.

    Satranç :
    Saz şairleri tarafından aruzun müfte’ilün müfte’ilün müfte’ilün kalıbıyla ve musammat gazel şeklinde yazılan şiirler

    Sebk-i hindi :
    Divan edebiyatında kullanılan bir üslup. Terim, "Hint tarzı, Hint üslûbu" anlamına gelir. Türk edebiyatına XVII. İran şairlerinin etkisiyle girdi. Bu nedenle sebk-i İsfahâni diye de bilinir. İran edebiyatına ise Hindistan’dan geçmiştir.

    Seçki:
    Edebiyat yapıtlarında seçilen parçaları içeren yapıt.

    Sehl-i Münteni:
    Çok kolay yaratilmiş gibi görünen ancak benzeri yapilmaya kalkişildiginda güçlügü anlaşilan üstün nitelikli manzum söz.

    Selh :
    Başkasina ait bir şiirin anlamini alip kelimelerini degiştirerek yeniden yazmak.

    Selis :
    Halk şiiri nazim şekli. Aruzun fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilâtün fe’ilün kalıbıyla gazel şeklinde yazılır. Murabba, muhammes, müseddes şeklinde yazılmış selislere de rastlanır.

    Semai:
    Hece ölçüsüyle ya da aruzun özel bir kalıbıyla yazılan şiir.

    Semantik :
    Kelimelerin anlamlarını araştıran bilim

    Serbest nazım :
    Bend, vezin ve kafiye kurallarına bağlı olmayan nazım şekli. Bendlerin, mısraların ve hecelerin sayıları belli düzene bağlı değildir. Şair isterse kafiyeli yazar. Bendleri sınırlayabilir veya sınırlamaz.

    Sone:
    Klasik Avrupa edebiyatında, ilk iki bendi dörtlük, son iki bendi üçlük olmak üzre 14 dizeden oluşan bir şiir biçimi.

    Surname:
    Sünnet düğünleri, evlenmeler gibi büyük törenleri konu alan ve Divan edebiyatında oluşturulan uzun ya da kısa oylumlu şiirlere verilen ad.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  7. #17
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    Ş

    Şairanelik:
    Özellikle şiirde belirli sözcüklerin kullanıla kullanıla kalıplaşması, sözcüklerin duygusal ve çağrışımsal anlatımları yönünden tazeliklerini yitirmesi durumu.

    Şarkı:
    Divan edebiyatında murabbadan doğmuş bir şiir biçimi. Bestelenmek amacıyla oluşturulan ve dört dizelik bentlerle kurulan bu şiir biçiminin, Halk edebiyatındaki türkü türünün etkisiyle oluştuğu sanılıyor.

    Şathiyat:
    Tekke edebiyatına özgü bir şiir biçimi. Tanrı'yla senli benli, onunla söyleşircesine yazılan deyişlere verilen ad.

    Şatranç:
    19. yüzyıl saz şairlenin seyrek kullandıkları bir şiir biçimi.

    Şiir:
    Dilin doğuşuyla oluşmaya başlayan; bütün edebiyat türlerine kaynaklık eden en eski edebiyat türü. En belirgin özelliği ritme dayanması, söylemsel niteliklerinin bulunması olarak tanımlanabilir.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  8. #18
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    T

    Ta’rifat :
    Mevki sahipleri ve bazı görevlileri tasvir eden şiirler.

    Tarih:
    Divan edebiyatında şairlerin doğum, ölüm, büyük bir yapı ya da önemli olayları belirtmek amacıyla sürdürdükleri gelenek.

    Tariz:
    Bir kimsenin kimi niteliklerden yoksun olduğunu belirtmek için bir sözü dolaylı bir biçimde ya da tersini kastederek dokundurma sanatı.

    Tasavvuf:
    İslam dininde varlık birliğini temel alan, Panteizmi ana düşünce olarak benimseyen, kalbi dünya işlerinden arındırarak Allah sevgisine adayan düşünüş biçimi.

    Ta'şir :
    Bir gazelin her beytinin veya bir beytinin üzerine sekiz mısra eklenerek yapılan mu'aşşerdir.

    Taştir :
    Bir gazelde her beytin iki mısrasının arasına iki veya üç mısra ekleyerek manzume meydana getirmek. Divan edebiyatı nazım şeklidir

    Taşlama:
    Halk edebiyatında bir kişiyi, bir yeri, bir şeyi ya da bir olayı acı, alaycı bir dille veren şiir biçimi.

    Tazmin :
    Bir şairin, bir mısra veya bir beytin bir başka şairce kullanılması.

    Tecâhül-i arif :
    Anlamla ilgili sanatlardandır. Bilinen bir gerçeği, bilmez görünerek söylemek yöntemiyle yapılır. Bilinen şey, bilinmiyormuş gibi anlatılırken genellikle bir espriye dayandırılır.

    Tekerleme:
    Kimi sözcüklerin, seslerin yinelemesi, ölçü, uyak gibi öğelere bağlı kalınması yoluyla oluşturulan anlamlı ya da anlamsız, belirli bir konusu olmayan söz dizelerine verilen ad.

    Tekke Edebiyatı:
    Konu, dil yönünden İslam uygarlığının etkilerini taşıyan, tekkelerde gelişen, tasavvuf duygu ve düşüncelerini aşılamak, yaymak amacıyla ortaya konmuş ürünlerin tümü.

    Telmih :
    Divan edebiyatı sanatlarından. Söz sırasında bilinen bir olaya, bir kişiye, kıssaya ya da atasözüne işaret etmektir.

    Tenâfür :
    Bir ifadede birbirleriyle uyuşmayan harf, hece, sözcük ya da tamlamaların kulağa hoş gelmeyen etki yapmasıdır

    Tenasüb:
    Birbiriyle sözcük ya da kavramları dize ya da beyitlerde bir arada kullanma sanatı.

    Terkibi-i Bend / Terci-i Bend:
    Gazel uzunluğunda, onun gibi uyaklı tek ölçülü bentlerden oluşan Divan şiir biçimlerine verilen ad.

    Terza Rima:
    İtalyan nazım biçimlerinden biri. Üçer dizelik bentlerden oluşur. Bentlerin sayısı ozanın dilediği ölçüde olabilir.

    Tesbi :
    Bir gazelin beyitleri önünü beş mısra eklenerek yapılan müsebba’dır. Müsebba musammatlardan bir nazım şeklidir. Kafiye şeması şöyledir

    Teşbih :
    Benzetme sanatı.

    Tevârüd :
    İki şairin birbirinden habersiz aynı mısrayı veya beyti tesadüfen yazması.

    Tevkiye :
    Anlamla ilgili sanatlardandır. İki veya ikiden fazla anlamı olan bir kelimenin yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kasdetmek.

    Tevriye:
    Anlatım inceliği sağlamak amacıyla birden çok anlamı bulunan bir sözcüğü iki anlamda kullanma sanatı.

    Tezkire:
    Divan edebiyatında ozanların yaşamöyküsünü konu alan yapıtların genel adı.

    Triyole :
    On mısralı bir nazım şeklidir. Önce iki mısralı kısım, sonra dörder mısralı iki kısım gelir

    Tuyug:
    Aruz ölçüsünün belirli bir kalıbıyla yazılan, dört dizelik nazım biçimi.

    Türkü:
    Halk şiirinde kendine özgü bir ezgiyle söylenen, kavuştaklı bir nazım biçimi.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  9. #19
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    U - Ü

    Ulama:
    Bir sözcüğün son sesiyle onun ardından gelen sözcüğün önsesinin kaynaşmasına yol açan birleştirme.

    Uyak:
    Sözcük ve eklerin son heceleri ya da en az iki dizenin sonunda yinelenen ses benzerliği.

    Uzun Hece:
    Arapça ve Farsça'dan dilimize geçen sözcüklerde görülen, her zaman uzun bir sesli ile biten hece. (Hala, fani vb.)

    Ünlü Uyumu:
    Bir sözcüğün yapısı içinde yer alan bir ünlünün etkisiyle öteki ünlülerin de ona uyması sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve gerileyici benzeşme durumudur.

    Ünsüz Uyumu:
    Bir sözcükteki ünsüzler arasında görülen benzeşime verilen addır.

    Üslup:
    Duygu, düşünce, eylem ve hayallerin kişisel anlatım biçimidir.

    Üstdil:
    Özellikle belirli bir alana özgü olan bir konuyu ya da o konuyu açıklamak için kullanılmışolan konudilini betimlemek için oluşturulmuş araç dil.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  10. #20
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Şiir Sözlüğü

    V

    Varsağı:
    Koşma türünün kendine özgü bir ezgiyle söylenen biçimine verilen ad. Güney Anadolu bölgesinde Varsak Türkleri'nce söylendiği için bsu adı almıştır.

    Vezn-i âhar :
    Halk şiiri nazım şekli. Aruzun müstef'ilâtün müstef'ilâtün müstef'ilâtün müstef'ilâtün kalıbıyla murabba şeklinde yazılır.

    Vurgu:
    Sözcüklerde, cümlelerde, dizelerde yan yana gelen sözcüklerin kimi hecelerin ötekilerine oranla daha dik ve baskılı söylenişi.



    Bu da geçer, Ya Hû!

Benzer Konular

  1. Tıp sözlüğü
    Konu Sahibi ege Forum Sağlık
    Cevap: 25
    Son Mesaj : 25.Aralık.2009, 13:52
  2. A DAN Z YE FOBİ SÖZLÜĞÜ...
    Konu Sahibi sinanakin1996 Forum Garip Olaylar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 14.Haziran.2009, 21:12
  3. Tarih Sözlüğü-
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Tarih
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 05.Mart.2009, 00:40
  4. ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ ( A dan Z YE )
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Edebiyat
    Cevap: 15
    Son Mesaj : 24.Ocak.2009, 20:32
  5. RESİM SÖZLÜĞÜ
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Resim sanati
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Ekim.2008, 03:36

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
elektronik sigara, instagram takipçi satın al Torrent Film, joyetech likit, one hit wonder my man , izmir karot , sağlıklı yaşam En kaliteli İstanbul özel ders merkezinde sizleri İstanbul İngilizce özel ders fırsatı bekliyor. izmir ek iş