Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 27 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    79
    Mesajlar
    336

    Standart Shakespeare şiirleri


    WİLLİAM SHAKESPEARE

    Hayatı

    26 Nisan 1564’te Stratford-Upon-Avon’da doğan Shakespeare’in yaşamı hakkında bildiklerimiz kilise, mahkeme ve tapu kayıtları gibi resmi belgelerle çağdaşlarının onun kişiliği ve eserleri hakkında yazdıklarına dayanır. Hali vakti yerinde bir esnaf olan, aynı zamanda yerel yönetimde sulh hakimliği ve belediye başkanlığı gibi önemli görevler üstlenen John Shakespeare’in üçüncü çocuğu ve en büyük oğludur. Babasının maddi durumu daha sonraki yıllarda bozulsa da Shakespeare’in diğer esnaf çocukları gibi ilkokuldan sonra eğitim dili Latince olan King’s New School adlı ortaöğretim okuluna devam ettiğine ve burada Roma edebiyatının klasikleriyle tanıştığına kesin gözle bakabiliriz. Üniversiteye gitmeyen Shakespeare’in Latincesinin düzeyini tam olarak bilemediğimizden kaynak olarak kullandığı bazı eserleri asıllarından mı, yoksa çevirilerinden mi okuduğu hakkında bir şey söyleyemiyoruz.

    1582’de on sekiz yaşındayken kendisinden sekiz yaş büyük Anne Hathaway ile evlenen Shakespeare’in bu evlilikten beş çocuğu olmuş bu 5 cocuktan -ıkızlerde var arada; kızın adı judıth erkek hammlet- oğlu Hammlet’i 1596’da kaybetmiştir. 1585 yılı ile 1590’ların başı arasındaki yaşamı hakkında elimizde güvenilir bilgi yok. Ancak Shakespeare’in bu yıllar içinde Londra’ya gelip aktör ve oyun yazarı olarak tiyatroculuk mesleğine başladığını ve kısa zamanda ün kazandığını biliyoruz. Londra’da yaşadığı yıllarda Stratford ve ailesiyle ilişkisini düzenli olarak sürdüren Shakespeare’in profesyonel yaşamı çok yoğun geçmiş. Soneleri (“Sonnets”), konularını klasik mitolojiden alan iki uzun öyküsel şiiri (“Venus and Adonis” ve “The Rape of Lucrece”) ve oyunlarıyla tanınan Shakespeare yazarlık ve aktörlüğün yanı sıra çalıştığı tiyatro kumpanyasının altı ortağından biriydi. Eline geçen paranın önemli bir kısmıyla emlak satın almış ve bu yatırımlar sayesinde 1610’da Stratford’a oldukça varlıklı bir kişi olarak dönmüştür.


    Shakespeare'in mezarı

    İşleriyle ilgili olarak ara sıra Londra’ya gitse de yaşamının son dönemini Stratford’da geçiren Shakespeare 23 Nisan 1616’da ölmüştür.

    William Shakespeare'in yaşamı Önder Paker tarafından 'Şu Bizim Will' adıyla oyunlaştırıldı. 2007 Mayısında Beykent Üniversitesi Oyunculuk Bölümü öğrencilerinin oynadığı Şu Bizim Will, Shakespeare'in yaşamına ilginç bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır. 1590'larda tiyatrosunu yaşatmak için uğraşan, borç batağında kıvranan, büyük veba salgınıyla herşeyini kaybeden ünlü İngiliz yazar Shakespeare'in, Kraliçe I.Elisabeth'in sarayına davet edilmesiyle yaşamının gidişatı değişir.Sarayda oyunlarını oynama imkânı bulan Shakespeare, neden İngiliz kültürünün simgesi olarak kabul edilmeye başlanır? Klasik oyunlar ile yazarların yaşamlarını oyunlaştırmada usta bir yazar ve yönetmen olarak kabul edilen Önder Paker tarafından yazılan ve sahnelenen Şu Bizim Will (William Shakespeare'in Yaşamı)adlı oyun, şairin oyunlarına da ilginç bir dramaturjiyle yaklaşmaktadır.


    Eserleri

    William Shakespeare kendi tiyatrosu, "The Globe," için yazdığı oyunlara ek olarak, soneleriyle de oldukça ünlüdür.


    Oyunları

    Komediler

    Size Nasıl Geliyorsa
    Yazarın tarihsel oyunlarında sıklıkla kullandığı iyi evlat-kötü evlat ve asillerin sürgünü gibi temalarını daha hafif bir tonda ve aşk hikâyeleriyle birleştirdiği oyunlarından biridir. Örneğin Kral Lear oyunu ile benzerliklere sahip olan bu eser, hem mutlu sonla biter, hem de bir trajedi kadar ağır değildir.


    Bir Yaz Gecesi Rüyası

    Bir büyü ve yanlışlıklar komedisidir. Atina yakınlarındaki bir koruda yollarını şaşıran dört sevgili, Periler Kralı Oberon ile kavgacı hizmetkârı Puck'ın büyüsüne kapılırlar. Kentten bir grup işçi de, gözden uzak bir yerde oyunlarını prova etmek için koruya gelir. Onlar da perilere katılırlar ve ortaya bir sürü karışıklık ve komik durum çıkar. Sonunda her şey düzelirse de, en komik sahne işçilerin Dük Theseus'un düğün şöleninde oyunlarını oynadıkları sahnedir.


    On ikinci Gece

    Yine bir yanlışlıklar komedisidir. Kadın kahraman Viola ve onun ıkız kardesının gemisi yabancı bir ülkenin açıklarında batar. Erkek kılığına giren ve "Cesario" adını alan Viola, ülkenin yöneticisi Dük Orsinonun hizmetine girer.Bu arada kaybolan erkek kardes de yardım sever denızcıyle kardesını aramaktadır. Erkek kılığındayken Dük'e aşık olur. Orsino'nun aşık olduğu zengin Kontes Olivia da "Cesario"ya tutulunca durum karışır.


    Venedik Taciri
    Venedik Taciri bir komedi olmakla birlikte ciddi bölümler de içerir. Oyundaki kötü adam Yahudi tefeci Shylock'tur. Borç aldığı parayı ödeyemeyen tüccar Antonio'dan, kendi vücudundan kesilecek yarım kilogram et ister. Shylock'un açgözlülükle bıçağını bilediği gerilimli bir duruşmadan sonra Antonio kendisini savunan genç bir avukatın zekâsı sayesinde kurtulur.


    Trajediler

    Kral Lear

    Romeo ve Juliet

    Shakespeare'in tüm oyunları arasında en çok sahnelenenlerden biridir. İtalya'nın Verona kentinde yaşayan birbirlerine düşman ailelerin çocukları olan Romeo ile Juliet'in, aileleri arasındaki nefret yüzünden son bulan aşkları anlatılır. Bu William Shakespeare' in en sevilen, en bilinen oyunudur.


    Hamlet

    Hamlet'te, babası öldükten sonra annesiyle evlenen amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet derin bir acıya kapılarak öç almaya karar verirse de, bunu bir türlü gerçekleştiremez.

    Shakespeare trajedilerinin en korkuncu, ama belki de en önemlisidir. Hamlet'in oyun boyunca tek arzusu babasının öcünü almaktır. Sürekli planlar yapar fakat kendi iç çekişmesinden dolayı buna bir türlü ulaşamaz. Bu plan uğruna eline geçen fırsatları da değerlendiremez. Hamlet in babasının katili olan Kral Claudius onu öldürmek istediğini anlar ve o da Hamlet'i ülkeden İngiltere'ye göndermeye karar verir. Öcünü almak için tekrar dönen Hamlet'e, kendi canını tehlikede hisseden Claudius, Laertesle bir olup Hamlet'i öldürmeye karar verir ve oyunun sonunda Hamlet, Claudius, Gertrude,Laertes ölür.


    Antonius ve Kleopatra

    Tutkulu bir aşkı ve tarihsel olayları veren bu tragedyanın tarihi mi aşkı mı birinci plana aldığı hep tartışılır. Mısır'la özdeşleşen Kleopatra'nın Antonius tutkusu, Roma imparatorluğu içindeki karışıklıklar, Antonius'un Kleopatra'dan hem uzaklaşmak istemesi (belki de bunun için Sezar'ın kız kardeşiyle evlenmesi) hem de her seferinde ona koşması, iki yetişkin insanın birbirlerini vazgeçilmez kılıp aşkı acılarıyla, saplantılarıyla yaşamaları. Antonius ve Kleopatra aşkın başyapıtlarındandır..


    Othello

    Othello Venedik'te yaşayan Mağripli zeki bir askerdir. Mağripli, Desdemona adında, olağanüstü bir güzelliğe sahip olan bir kadınla evlenir. Oyun, Othello'nun Kıbrıs'a, Osmanlı ile yapılacak olan şavaşta görev almaya gitmesiyle şekillenmeye başlar. Othello'nun, emir eri olan Iago adındaki hırslı ve mevki düşkünü asker tarafından kandırılmasıyla karısı Desdemona'yı boğarak öldürmesi ve ardından Iago'nun tüm sinsi planlarının ortaya çıkmasıyla sonuçlanır.


    Titus Andronicus

    Romalı komutan Titus ve ona düşman olan kraliçe arasında geçen trajediyi anlatır. Kraliçenin yaptığı kötülüklere karşı Titus'un sabrı ve intikam aşkı etkileyicidir...


    Tarihsel Oyunlar

    Shakespeare konuların İngiliz tarihindeki olaylardan alan birkaç oyun da yazdı. Bunlardan ilki, rakiplerine ve düşmanlarına acımasız davranan kötü ruhlu ve kambur Kral III. Richard'ı anlatan III. Richard`dır. Kurbanları arasında Londra Kulesi'nde öldürülen iki genç prens de vardır. Yaşamını yitirdiği Bosworth Field çarpışmasından bir gece önce prenslerin ve öteki kurbanlarının hayaletleri uykusunda Richard'a görünür.

    Tarihsel oyunlarından bazıları bir dizi oluşturur: II. Richard'ın Trajedisi, Henry IV’ün iki bölümü ile Henry V. The Tragedy of Richard I'ı da güçsüz kral tahtından vazgeçerek tacını IV. Henry adını alan Henry Bolingbroke'a bırakır. Öbür iki oyunda, yeni kralın yönetimi sırasında sorunlar ve ayaklanmalar baş gösterir; bu sırada kralın öz oğlu Prens Hal avare ve savurgan bir yaşam sürer. Ama babasının ölümüyle tahta geçerek V. Henry adını alan Prens Halin döneminde düzen yeniden kurulur. V. Henry'nin orduları Fransa'da büyük zafer kazanır. Henry'nin Fransız prensesiyle evlenmesi her iki ülkeye de barış getirir.

    Shakespeare'in, konularını Eski Yunan ve Roma tarihinden alan oyunlarından en ünlüsü ise Julius Caesar`dır. Bu oyunda dürüst ve erdemli bir kişiliği olan Brutus, Jül Sezar'ın kendisini Roma imparatoru ilan etmesini önlemek amacıyla, arkadaşlarıyla birlik olup çok sevdiği Jül Sezar'ı özgürlük adına öldürür. Ama bunun cumhuriyetin yok olmasını önleyememesi üzerine de kendi canına kıyar.


    "Mutlu Son"la Biten Oyunlar

    Shakespeare yaşamının sonlarına doğru kötülük ve acıyı içerdikleri için tam olarak birer komedi sayılmayan, ama ölümle değil de bağışlama ve mutlu sonla bittikleri için trajedi de sayılmayan birkaç oyun yazdı. Bu oyunlardan biri olan Kış Masalı'nda, Leontes adlı bir kral hiçbir neden yokken karısı Hermione'yi kıskanır, karısıyla tüm ilişkisini keser ve bebek yaşındaki Perdita adlı kızının yabani hayvanlara yem olsun diye ıssız bir yere bırakılmasını emreder. Perditayı bir çoban kurtarır ve büyütür. Sonunda kız, babasına geri döner. Kralın uzun yıllar boyunca pişmanlıkla andığı ve öldü diye yas tuttuğu Hermione de geri döner, böylece sonunda geçmişin hataları bağışlanır.

    Fırtına'da ise olay, düklüğü elinden alınan Prospero'nun yönetimindeki bir adada geçer. Büyü gücüne sahip Prospero, hava perisi Ariel'i ve yarı insan yarı canavar Caliban'ı yönetmektedir. Yıllar önce hileyle düklüğü ele geçiren Prospero'nun kardeşi Antonio, adanın yakınında bir deniz kazası geçirir. Prospero büyü gücüyle kendisine haksızlık edenleri cezalandırır. Ama daha sonra onları bağışlar ve kızı Miranda'nın Antonio'nun oğlu Prens Ferdinand ile evlenmesine izin verir. Oyun Prospero'nun büyülü değneğini kırması, büyü kitabını denize atması ve tüm grubun düşmanlıkları geride bırakıp büyüyle onarılmış gemiyle İtalya'ya yelken açmasıyla sona erer.

    Eserlerinin bir çoğu Türkçe’ye çevrilerek, ülkemizde de sergilenmiş, bazıları da sinema filmi olarak çekilmiştir.


    Şiirlerinden Örnekler

    66.Sone

    Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
    Değil mi ki çiğnenmiş inançların en seçkini,
    Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
    Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
    O kız oğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
    Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
    Ödlekler geçmiş başa, derken bozulmuş mertlik,
    Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
    Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
    Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen’e,
    Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    Seni yalnız koymak var, o koyuyor adama.



    2.Sone
    Çökünce ak kaşlarına bir kırk yılı kışın,
    Derin derin çukurlar açar o güzel çehre:
    Sonra gençken giydiklerine değişir bakışın,
    Günahın, sendeler tutunur soysuz bir değere.
    O zaman sorarlar: ‘Nerde o güzelliğin dupduru,
    El üstünde tutuğun günler nerede ışıldar?’
    De ki:‘Kendi içine çöktü gözümün çukuru
    Lüzumsuzca bir övgüdür, duyduğum bütün ar;
    Güzel olabildiğincedir yapılan iltifat.’
    Cevaplarsın:'Çocuğumdur adillerin adili,
    Bahanemi kabul görüp eder bana hep dikkat. '
    Güzelliğini benden almasıdır buna delili!
    Yineler o her eskidiğinde dört yanını,
    Soğuğu duyunca görürsün o ılık kanını.


    SEVGİLİM

    Ey sevgilim, nerelerde dolaşıyorsun böyle?
    Geliyor seni candan seven aşığın dur onu dinle.
    Elemi de, neşeyi de beste yapmış diline.
    Uzaklaşma şirin yarim.
    Yolculuklar ,aşıkların buluşmasıyla nihayetlenir.
    Her tanrı kulu bunu bilir.

    Aşk nedir? Ahret demek değildir her halde.
    Çınlamalıdır neşesi bu anın gene bu anın kahkahalarıyla
    Çünkü ne olacağı yarının meçhulümüzdür hala,
    Boş yere vakit geçirmekten artık yoktur bir salah:
    Öyle ise gel öp beni,genç ve tatlı sevgilim,
    Ömrü pek azdır gençliğin.

  2. #2
    Onursal Üye Azecan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    79
    Mesajlar
    336

    Standart Ynt: Shakespeare şiirleri

    SONET

    Benzetebilir miyim bir yaz gününe seni?
    Sen daha sevimlisin, daha sakinsin ondan.
    Sert rüzgarlar Mayısın narin çiçeklerini.
    Hırpalar ;Yaz ise pek çabuk geçer...Durmadan!
    Bazan, kızgın olarak,parlar gözü semanın...
    Bir karartıyla sık sık söner altın bakışı ;
    Her güzel,güzelliğini kaybeder: Tabiatın-
    Sebep olur da bazan bu kararsız akışı!

    Fakat senin ebedi yazın hiç sönmeyecek,
    Dönmeyecek sendeki güzellik bir yalana.
    Ölüm sana yaklaştı diye, öğünmeyecek:

    Sen eşitken ebedi mısralarla zamana
    Yaşadıkça insanlar, görebildikçe gözler,
    Seni yaşatmak için yaşayacak bu sözler



  3. #3
    Üye
    Üyelik tarihi
    Aralık.2008
    Mesajlar
    213

    Standart Shakespeare şiirleri

    11.Sone


    Gençliğin günden güne kalırken gerilerde
    Bir yavru yaratırsan alsın diye yerini,
    Dinçken can verirsen o körpe can ilerde
    Senden göçen gençliğe varıp yaşatır seni.
    Böyle sürecek akıl, güzellik ve başarı;
    Yoksa cinnet, yaşlanmak, çürümek var yer altında:
    Hiç kimse düşünmese gelecek kuşakları,
    İnsanlık sona erip giderdi üç batında.
    Dünya çoğalmak için doğmayanlarla dolu,
    Kaknem, kakavan, kaba: kısırlıktan bitsinler;
    Yaradan vermiş sana en iyiyi, en bolu,
    Bu cömert aramağana cömertçe karşılık ver
    Seni kendine mühür yapmış, bunu böyle bil:
    Sen de eşler yap diye, ölüp git diye değil.

  4. #4
    Üye
    Üyelik tarihi
    Aralık.2008
    Mesajlar
    213

    Standart Shakespeare şiirleri

    115


    Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;
    Seni bundan daha çok sevemem diyenler hani;
    Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu,
    İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
    Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir,
    Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,
    Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;
    Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;
    Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,
    'En çok şimdi seviyorum seni,' diyemez miyim;
    Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda,
    Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim.
    Aşk bir bebek olduğuna göre,
    hayır, bunu diyemem,
    Büyümesini sürdüren şeyi,
    büyümüş gibi göremem.

  5. #5
    Üye
    Üyelik tarihi
    Aralık.2008
    Mesajlar
    213

    Standart Shakespeare şiirleri

    29. sone


    Bakışlarda küçümeyiş okuyorum
    yalnızım, bedbahtım, tesellisizim.
    gökler sağır, sesim boğuk
    ve lanet okuyorum talihime
    kıskançlıktan kuduruyorum
    kiminin ikbalini
    aczimden utanıyorum.
    hazlarım iğrendiriyor beni.
    o zaman sen geliyorsun aklıma,
    ve birden bire kanatlanıyorum, bir tarla kuşu gibi, mest
    içim aydınlıkla doluyor, yükseliyorum yükseliyorum
    neşideler söylüyorum hayata,
    göklerin eşiğinden
    bana ne toprağın çirkinliğinden
    insanların zilletinden bana ne?
    hatıran öyle sonsuz bir hazine
    ve sevgin öyle büyük mutluluk ki dostum!
    en mağrur hakanların tacını
    hor görüyorum

  6. #6
    Üye
    Üyelik tarihi
    Aralık.2008
    Mesajlar
    213

    Standart Shakespeare şiirleri

    Sone 1

    Artmasını isteriz en güzel varlıkların
    Güzelliğin gül yüzü solmasın diye asla.
    Bir güzel, yaşlanıp da göçünce bugün yarın
    Anısı yaşar yine körpecik yavrusuyla:
    Ama can yoldaşındır kendi parlak gözlerin.
    Kendi ateşin besler ruhunun alevini:
    Kıtlığa çevirirsin bolluğunu her yerin,
    Kendi düşmanın gibi, ezersin can evini.
    Şimdi sen yeryüzünün taptaze bir süsüsün,
    Varlığın çiçek dolu bahardan müjde taşır,
    Ama kendi koncanda ruhunla gömülüsün.
    Pintiliğin arttıkça kendi sonun yaklaşır.
    ___Dünyaya acımazsan, oburlar gibi ancak
    ___Varlığın da mezar da güzelliği yutacak
    .

  7. #7
    Üye
    Üyelik tarihi
    Aralık.2008
    Mesajlar
    213

    Standart Shakespeare şiirleri

    Sone 3

    Aynaya bak da şunu gördüğün yüze söyle:
    Sıra gelmiştir artık bir taze yüz yapmana,
    Güzelliğini hemen yenilemezsen şöyle,
    Yeryüzü yoksun kalır, lânetlenir bir ana.
    Hiçbir güzel var mı ki el sürülmemiş rahmi
    Senin sürdüğün çiftin ekinini tepecek?
    Sırf kendini sevmenin mezarını ister mi,
    Geleceği ahmakça durdurur mu bir erkek?
    Sen annenin aynası olmuşsun da o sende
    Bulmuştur gençliğinin güzelim baharını;
    Kendi dinç varlığınla görürsün pencerende
    Kırışıklara rağmen, şu altın yıllarını.
    ___İstersin ki varlığın unutulsun ve bitsin,
    ___Bir kuru başına öl, izin de ölüp gitsin.



  8. #8
    Üye
    Üyelik tarihi
    Aralık.2008
    Mesajlar
    213

    Standart Shakespeare şiirleri

    Sone 4

    savurgan güzel,nedir bu kendini harcaman
    senin mirasın olan güzellikleri böyle?
    doğa temelli vermez ,ödünç verir her zaman
    eli açık olana borç verir içtenlikle
    böyle yanlış kullanmak olurmu güzel pinti
    miras bırakman için sana bırakılanı?
    kar etmeyen tefeci bu koskoca serveti
    niye tüketiyorsun yaşatmak varken canı
    meraklısın kendinle içli dışlı olmaya
    bu tatlı benliğin sırf aldatmağa yarar
    vaktin geldi diyerek seni çağırsa doğa
    vereceğin hesapta elle tutulur ne var?
    kullanmazsan gömülür güzellğin seninle
    kullanırsan varisin olur da sürer gider böyle


  9. #9
    Üye
    Üyelik tarihi
    Aralık.2008
    Mesajlar
    213

    Standart Shakespeare şiirleri

    Sone 5

    Her gözün takıldığı o bir-içim-su yüzü
    Özenle, incelikle yaratan şu saatler
    Birer zalim olup da vurunca yaman gürzü
    O eşsiz güzellikten kalmaz hiçbir hoş eser.
    Durmak bilmeyen zaman, yaz’ı söküp götürür,
    Yok eder iğrenç kışın kucağına atarak;
    Özsu, ayazda donar, sağlam yapraklar çürür:
    Güzellik kar altında, her yöne çıplak, çorak.
    Özsuyu çiçeklerden çekip almamışsa yaz,
    Cam duvarlar içine kapatmamışsa onu,
    Güzel göçüp gidince güzellikten iz kalmaz:
    Gelir, kendisi gibi, anılarının sonu.
    ___Özsuyu çekilmişse, kış gelince o çiçek
    ___Kupkuru kalsa bile, tatlı özü sürecek.



  10. #10
    Üye
    Üyelik tarihi
    Aralık.2008
    Mesajlar
    213

    Standart Shakespeare > şiirleri

    Sone 15

    düşünüyorum da, dünyada büyüyen ne varsa,
    bir an tutunabiliyor yetkinlik noktasında;
    şu koca sahnede sergilenen tüm oyunlarsa,
    gizliden gizliye hep yıldızların etkisinde.
    bakıyorumda, bitkiler gibi çoğalıyor insanlar,
    aynı gökten açılıyor ya da kapanıyor yolları;
    gençlikte kabarıyor, inişe geçince sönüyorlar,
    silinmeye başlıyor akıllardan gösterişli günleri.
    o görkemli gençliğin geliyor gözlerimin önüne;
    savruk zaman belki çöküşle tartışmaya girdi bile,
    gençlik gününü, karanlık geceye döndürsek mi diye.
    AMA SEVGİN UĞRUNA ZAMAN'LA SAVAŞI SÜRDÜREN BEN,
    YENİDEN AŞILIYORUM SANA, O NE GÖTÜRÜRSE SENDEN...


Benzer Konular

  1. Karacaoğlan şiirleri
    Konu Sahibi Farazi Forum Karacaoglan
    Cevap: 19
    Son Mesaj : 18.Eylül.2012, 20:44
  2. William Shakespeare Tiradlarından seçmeler
    Konu Sahibi gogeselam Forum Tiyatro
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 21.Ocak.2011, 14:50
  3. William Shakespeare
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Çeviri-Şiirler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Şubat.2009, 14:33
  4. BurSa ŞiirLeRi..
    Konu Sahibi yaSmin Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 18.Aralık.2008, 13:21
  5. William Shakespeare (1564 - 1616)
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Edebi Kişilikler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Aralık.2008, 15:07

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum sohbet oyun