Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 32 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree214Likes
dqw
  1. #1
    sibel_08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2011
    Mesajlar
    2.934

    Icon11 Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine

    Anneler günü arefesindeyiz.. Öyleyse sevgili annelerimiz bir ayrıcalığı hakkediyor öyle değil mi? Her fırsatta onları sevdiğimizi ve kıymetli olduklarını dile getiririz de bunu ne kadar gösterebiliriz annelerimize hiç düşündünüz mü? Kimi zaman konuştuklarını duymazlıktan geliriz bazen arkamızı döner gideriz… Gideriz de onları ne kadar üzdüğümüzü görmeyiz. Halbuki onlar bizim en kıymetlilerimiz, en değerlilerimiz, düşler bahçesindeki tek gerçeğimiz…


    Herkes için kendi annesi ne kadar özeldir biliriz. Bu bir gerçek ama bu sefer bir farklılık yapmak istedim ve çevremdeki yakınlarımdan ve dostlarımdan kendi anlatımlarıyla “Anne Kimdir?” soruma yanıt aradım. Bakın neler oldu:

    İlk olarak 5 yaşındaki bir çocuğun fikirlerini almak istedim.. hepiniz az çok tanırsınız benim yeğenimi bende ona sordum bakalım Minacık neler demiş:
    (tamamen minanın söylediği gibi aktarıyorum)

    Anneler çocuklarına bilmediği şeyleri öğretir. Biz bebekken anneler bize yemekler yedirir. Oyunlar oynar. Anneler bizim içindir… dedi ve ardından okulunda öğrendiği şarkısından bir bukle söyledi :

    Benim annem güzel annem
    Beni al kollarına
    Kucağında uyut beni
    Ninniler söyle yine




    Mina anne için böyle bir tanımda bulundu ama minanın annesi ne düşünüyordu?
    İşte Yonca’nın cevabı:


    Affedendir, fedakarlığı sonuna kadar yapan kişidir. Annelik; çocuğunu ilk kucağına aldığın zaman sadece bakışlarıyla sana muhtaç olduğunu hissettirdiği zaman başlar. Şunu unutmamak gerekir ki; aslında her anne, kendi annesininde her zaman küçük çocuğudur. “bitek annem olsun bana bişey olmaz”

    Yakın Dostum Aslım bakalım o nasıl tarif etmiş Anne kavramını:

    Anne Kimdir? Her ihtiyacin oldugunda yaninda olmasi midir? Yoksa bütün kötülüklere karsi seni koruyup kollamasi midir? Seni dünyaya getirdigi icin mi degerlidir? Yoksa annede degerli olan büyümene katkida olmasi midir? Ya da seni her halinle kabullenip yanindan hic ayrilmamasi midir anne? Dogurmasina mi hayran insan annenin büyütmesine mi? Annede sevgimi daha yogundur özümseme mi? Anne sizin icin neyi ifade ediyor bilemem ama benim annemi anlatmaya bu duygular bile yetmez. Iyi ki varsin parlayan YILDIZ 'im :-P


    Konu sibel_08 tarafından (11.Mayıs.2013 Saat 20:24 ) değiştirilmiştir.

    o sustu,
    ben sustum,

    bir daha hiç konuşmadık.

  2. #2
    sibel_08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2011
    Mesajlar
    2.934

    Standart Cevap: Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine

    Birde Forum üyelerimizden dinleyelim Anneleri…

    Sevgili Adminimiz Halit “Anne Kimdir?” :

    Ucu bucağı olmayan bir sevgiye kendini teslim etmektir anne. Duasıyla seni yaşatan, ayaklarının altından cennet kokusu duyulan kişidir anne.

    Anne kuzusu Nar Çiçeğimiz :

    Küçükken annemi bu kadar sevmezdim çünkü her zaman yanımdaydı kıymeti bilinmiyordu ya da biliniyordu ama belli edilmiyordu. Ne zaman ki üniversiteyi kazandım evden uzaklaştım o zaman annemi daha çok sevmeye daha çok özlemeye başladım.Çünkü gurbette o şefkat yüreğini kimsede bulamıyordum hasta olduğumda bana bakacak başımı okşayacak nazlayacak sevincimi onun gibi derinden paylaşacak kimse yoktu ve annemin değerini daha da iyi anlıyordum zaman zaman onun öleceğini düşünüyorum ve çok üzülüyorum. Daha bu kadarcık yazdım ve hemen gözlerim doldu.Bu dönem okullar açılmadan önce annem rahatsızlanmıştı ve hastaneye kaldırılmıştı o gün de eve amcamlar yengem çocukları halalarım falan gelmişti. Ev kalabalık çocuklar etrafta cıvıl cıvıldı ama annem eksikti onun yokluğunu nasıl da hissediyordum. Onun hastanede olduğunu düşündükçe diğer odaya geçip ağlayıp ağlayıp yüzümün kızarıklığı geçene kadar odadan çıkmıyordum. Onun hastalığı beni bu konuda çok hassaslaştırdı. Onu ne zaman düşünsem birilerine anlatacak olsam ağlamak geliyor içimden şimdi olduğu gibi. Annelerimiz çok kıymetli çok özel. Kötü evlat bile olsa onlar evladını sevmekten vazgeçmez bir şey olacak diye ciğeri yanar. Annemle geçirdiğim her anın değerini bilmeyi öğrendim. Çünkü zaman öyle ya da böyle akıp gidiyor. Bu günler geri gelmiyor. Onları sevmek için illa uzaklaşmak gerekmiyormuş. Sevip saymalı başımızın üzerinde taşımalıyız. Bir gün hepimiz bu dünyadan göçeceğiz. Ebedi saadetin anahtarı onların ayakları altında. Hepimiz buna layık olanlardan oluruz inşallah. Bazı şeyler hissedilse bile duyulması daha hoş olur. Annelerimiz iyi kötü her şeyi hisseder. Biz hissettirmekle kalmayıp onu ne kadar sevdiğimizi bir gün değil her gün söylemeliyiz.



    Peki annesinden kilometrelerce uzakta olan Eksen neler demiş:

    Varliginda hatirlamadigimiz,
    Yoklugunda hic unutamadigimiz.
    Biz hastalandigimiz zaman nane limon kaynatan,
    Kendi hastalandigi zaman camisirlarimizi yikayan, bulasiklarimizi yikayan.
    Allahin peygamberlerini emanet ettigi,
    Ama bizim nasil olsa elimizin altinda diye bir turlu kiymetini bilmedigimiz.
    Ne yaparsan yap, bu dunyada seni tek affedebilen,
    Seninle aglayan, seninle gulen.
    Onsuz olamayacagini ancak onsuz oldugunda anlayabilecegin,
    DUNYANIN EN KIYMETLI VARLIGI...




    Dostlarımdan güzel cevaplar aldım almasına da asıl merak ettiğim Forumumuzun değerli anneleri ne düşünüyordu bu konuda… Sevgili Deniz Köpüğümüze ve Elfidamıza sordum aynı soruyu. Şimdi dilerseniz onlardan öğrenelim neler söylemişler:


    Elfidacım.. hepimiz biliyoruz ki senin çok özel bir mesleğin var. Kendi iki evladının yanı sıra birde sınıftaki öğrencilerinin annesi gibisin önce senden öğrenmek isterim Elfidacım sence Anne Kimdir?

    Anne.. Kimdir anne..? Tanımı yapılabilir mi..? Bir kalıba konur mu..? Literatürümüzdeki kelimeler tarif etmeye yeter mi ki anneyi... Candır, doyuran, yediren, giydiren, bakan, besleyen, yıkayan, seven, öpen, kıyamayan, doyamayan, okşayan, bizimle ağlayan, bizimle gülen.... Dinleyen, akıl veren, hasta olduğumuzda sabaha kadar başımızda bekleyen bizim için endişelenen, vs..vs..vs. Tüm bunları ise hiç bir karşılık beklemeden yapan kişidir ANNE. Belki de bu yüzden cennet onların ayakları altında. Annemi yitireli henüz iki ay oldu, hayatta olmayan tüm annelerin mekanları cennet, ruhları şad olsun İnşallah. Rabb-im hiç bir çocuğu "ANNESİZ" bırakmasın. Evlatları ile birlikte olan uzak ya da yakın, kalpler bir olsun, tüm annelerin ANNELER GÜNÜ kutlu olsun.


    Sevgili Özlemcim pırıl pırıl evlatlar yetiştirmiş bir “Anne” olarak şimdide senden dinleyelim Özlemcim… Anne Kimdir?

    anne sevendir, sevilendir
    ama asla nefret etmeyendir...
    anne gülendir, gülümsetendir,
    ağlayandır
    ama asla ağlatmayandır...
    anne aç susuz kalandır
    ama asla aç susuz bırakmayandır...
    anne acıdır, tatlıdır, tuzdur, baldır
    ama asla tatsız tuzsuz olmayandır...
    anne üşüyendir, titreyendir
    ama asla üşüttürmeyendir, titretmeyendir...
    anne gündür, gecedir
    ama asla karanlıklarda bırakmayandır...
    anne aydır yıldızdır güneştir
    ama hiçbir zaman yavrusu kadar parlamayandır...
    anne uykusuz kalandır
    ama asla uykusuz bırakmayandır...
    anne hep geriden izleyen, hep geride kalandır
    ama tehlikede kendini en öne atandır...
    anne güzdür, yazdır, bahardır
    ama asla kara kış ortasında bırakmayandır...
    anne azdır, çoktur ama vardır
    asla bitirip, tüketmeyendir...
    anne dert çekendir
    ama asla dert çektirmeyendir...
    anne ölendir...
    ama asla öldürmeyendir,
    yaşatandır...
    anne sevgidir,
    aşktır,
    merhamettir,
    şefkattir,
    yardır,
    anne bu dünyada karşılıksız sevebilen tek candır...

    Özlem G./2013



    Konu sibel_08 tarafından (11.Mayıs.2013 Saat 20:28 ) değiştirilmiştir.

    o sustu,
    ben sustum,

    bir daha hiç konuşmadık.

  3. #3
    sibel_08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2011
    Mesajlar
    2.934

    Standart Cevap: Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine

    Başlığımızdan da anlaşıldığı üzere bu ayki söyleşi konumuz Anneler Günü ve haliyle konuklarımızda Deniz Köpüğü Özlem ve Elfida..








    Sohbetimize başlamadan önce “Dost Deniz köpüğü'nü ve Anne Deniz Köpüğü'nü kısaca kendi anlatımınla biraz tanıyabilir miyiz?

    dost deniz köpüğü efenim unvanımdan da anlaşılacağı üzere ki en dost üyedir kendisi )) çok dost canlısı kimseyi kırmak istemeyen, üzmek istemeyen, birileri kırılıp üzüleceğine kendisi kırılıp dökülen biridir. şaka bir yana gerçekten insan sevgisiyle doluyum denebilir. kimseyi kırmak istemem kimseyle küs olmak istemem herkesi kucaklamak gibi bir durumum var gerçi. her ne kadar bazı zamanlar bunun çok sağlıklı olduğunu düşünmesem de elimde değil sibelim napim yapım bu) kimseyi üzmek ve üzgün görmek istemiyorum. elimden geldiğince insanların yanında olmaya çalışıyorum. tabiki dostluğumun da dereceleri var. herkese eşit değilim sanırım. çok değer verdiklerim önemsediklerim var, onların yeri her zaman ayrıdır kalbimde.

    anne deniz köpüğü, biri 13 yaşında bir kız çocuğu ve diğeri 9 yaşında olan bir erkek çocuğu annesi ve dost deniz köpüğünden pek farklı değil aslında. öncelikle şunu belirtmek isterim, her anne gibi çocuklarımı çok seviyorum diyemem. ben çocuklarımı dünyadaki herşeyden çok seviyorum sibel. onlar bir yanadır dünya bir yanadır. onlar için yapamayacağım şey yoktur. ben kimseyle kavga etmem atışmam ama, çocuklarım söz konusu olduğunda gözüm dünyayı görmez. bu durum yadırganabilir belki çocuk için kavga edilir mi tartışılır mı diye ama benim için bu böyle onlar benim sahip olduğum en değerli mücevherlerim ve onları koruyup kollamak her durumda benim vazifem ve ben bu vazifeyi layıkıyla yerine getirdiğimi düşünüyorum. onun dışında da sevgi dolu eğlenceli biraz deli dolu bir anneyim ben )

    şimdide seni tanıyalım dost Elfida ve anne Elfida?

    “Dost” kelimesi, içi çok dolu bir kelime… Altından kalkılmasıda güç. Benim kadar sizlerde biliyorsunuz dost ve dostluğun önemini. Dost bildiğim insanlar benim için önemlidir. Onlar için yaptıklarım ve yapacaklarımın sınırı yoktur. Bu zamanda mı..? diyeceksiniz eminim, bende diyeceğim ki evet bu zamanda ve her zaman. İnsanlara güvenmeyi tercih edenlerdenim. Güvenmek gerek, yoksa dost bulamazsınız.
    Gelelim “Anne Elfida” ya… Bu soruya çocuklarımın cevap vermesini isterdim. Anneliğimde deli dolu galiba… Onlar için her şeyin en iyisi, en güzeli olsun istiyorum. Bu beni yoruyor. Ama müdahalede etmiyorum hayatlarına. Gözlemliyor ve gerektiğinde devreye giriyorum. Onlar her düştüğünde yanlarında olup kaldıramam felsefesi ile büyüttüm çocuklarımı. Kızım üniversite öğrencisi, ona sonsuz güveniyorum, hayatı hafife almayan, ayakları üzerinde durabilen bir insan yetiştirmişim. Oğlum henüz yolun başında 15 yaşında küçük bir beyefendi. Bilmiyorum ablası gibi mi olacak…!! İyi bir anne miyim bilmiyorum…? Bildiğim şey çocuklarımı çok seviyorum.



    Önce bebektin sende
    Sonra çocuk oldun..
    Genç kızlığın kısa sürdü
    Sonra anne oldun, Annem oldun..

    Gülünce ben sende güldün,
    Ağlayınca en çok sen üzüldün…
    Her şeyi unuttum da
    Aklımdan çıkmadı hiç senin öğüdün…

    Doğru ol, dürüst ol dedin,
    Ama insanların kötülüklerini bilemedin,
    Beni kendin gibi yetiştirdin
    İyi ki benim annemdin..

    Sibel Ö./2013/05/11





    Oooo senin çocuklar iki yetişkin birey olmuşlar.Peki Elfidacım İlk "anne" olacağını öğrendiğinde ne hissetmiştin?

    İkinci anneliğimi sorsanız, öğrendiğimde havalara uçtuğumu söylerdim size. Çünkü oğlumu çok bekledik. Ancak ilk çocuğumuz olan kızım için.. O biraz hüzünlü galiba.
    Evlendiğimizde göreve başlamamıştık henüz. Göreve başlayacağımızı ümit ederek evlenmiş ancak başlayamamıştık. Şu an ki KPS benzeri bir sınav vardı. Sanırım sınavın ciddiyetini kavrayamamıştık. Ya da nasıl olsa geçiniriz diye düşünmüştük belki. Ama öyle değildi işte gerçek… Evlendikten bir yıl sonra öyle film ve dizilerdeki gibi tahlille falan değil tesadüf ve doğal yollarla hamile olduğumu öğrendik. Açıkça söylemeliyim ki, ruhen hazırdık belki ama madden bir çocuk bakmaya hazır değildik. Zor günlerdi… Annem ve babamın manevi desteği sayesinde kızımın doğumu umut ve neşe getirdi.



    Özlemcim.. Sen neler hissettin bu mutlu haberi ilk aldığında?

    ilk anne olacağımı öğrendiğimde uçuyorum sanmıştım, ayaklarım yerden kesilmişti sibel. aslında biliyor musun ben anne olacağımı hep hissettim. her ikisinde de hissettim, hatta cinsiyetleri ile birlikte hissettim. ve öylede oldu bu nasıl anlatılır bilmiyorum tarifsiz bir mutluluk, tarifsiz bir heyecan. düşünsenize içinizde sizden ve sevdiğinizden bir parça var ve günden güne büyüyor. bunun adı tek kelime ile mucize ve siz bu mucizeye tanıksınız ortaksınız sahipsiniz hatta... bundan daha güzel ne olabilir ki... annelik dünyada yaşanılabilecek güzel duyguların en güzeli bence. ve isterim ki her kadın bu güzelliği bu mutluluğu yaşasın Allah isteyen herkese versin...



    Anne olduktan sonra hayatındaki en büyük değişiklik ne oldu? Öncelikle senden öğrenmek isterim Elfidacım

    Her kadın bilir ki, 9 ay boyunca karnında taşıdığı, 40 hafta boyunca çeşitli sıkıntılara katlandığı bebeğini kucağına aldığı an tüm sıkıntıları geçer. Buna inanınız lütfen… İki çocuk sahibiyim, her ikisinde de aynı duyguları hissettim. Bebeğimi gördüğüm an, o ana kadar yaşadığım hamileliğin verdiği tüm olumsuzluklar birden gidiyor ve o 9 aylık süreç unutuluveriyor. Sonrasında yeni bir serüven başlıyor elbette. Hayatınıza giren bu yeni can, sizin tüm hayatınızı, tüm alışkanlıklarınızı değiştiriyor. Anne olduktan sonra bende şu değişti diyemem, biliyorum ki, kadın anne olduktan sonra tüm hayatı değişir. Hayata bakış açısı değişir. Olayları farklı yorumlar kadın anne olunca.. Çünkü, o minicik can, yeni bir pencere açmıştır hayata bakmanız için…

    Senin hayatından neler değişti Sevgili Özlem?

    anne olduktan sonra hayatımdaki en büyük değişiklik uykusuz geceler ve günler oldu, tabi belli bir dönem ) özgenur doğduktan sonra yaşadık, bunu özberkte yaşamadık. özge doğduktan altı aylık olana kadar toplasanız uyuduğumuz uyku 1 ayı bulmaz hiç uyumazdı ve tabi bizide uyutmazdı ) çok bilirim sabaha kadar ayağımda salladığımı yada arabayla gezdiğimizi sırf hanımefendi uyusun diye )) sonra düzeldi tabi... işin latifesi bir tarafa hayatınız baştan aşağı değişiyor aslında. öncelikleriniz değişiyor herşeyden önce. ben derken artık o demeye başlıyorsunuz. hayatınızda herşeyi ona göre planlıyor ve düzenliyorsunuz ve düşününki bunu seve seve isteyerek yapıyorsunuz. ben sanmıyorum ki insanoğluna çocuğundan başka hiçbir kuvvet yaşamını alışkanlıklarını düzenini değiştirtemez. bunu ancak bir çocuk başarabilir. bizde de öyle oldu zaten ) her şey çocuklara göre planlandı ve artık evde onların borusu ötüyor )))


    Konu sibel_08 tarafından (11.Mayıs.2013 Saat 20:21 ) değiştirilmiştir.

    o sustu,
    ben sustum,

    bir daha hiç konuşmadık.

  4. #4
    sibel_08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2011
    Mesajlar
    2.934

    Standart Cevap: Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine

    Annelik zordur biliriz hepimiz.. ancak şunu sormak isterim. Anneliğin en zor yanı nedir sizce?

    Elfida:
    En zor yanı… Anneliğin en zor yanı. Doğada, çeşitli canlıları görürüz ya… Tavuklar en göz önündeki canlıdır aslında gözlemleyebileceğimiz. Bir tavuk, yavrularını tehlike altında hissederse kendisinden çok daha güçlü düşmana karşı savunmaya geçer. O düşman, bazen bir kedi, bazen bir köpek, bazen de yaramaz çocuklardır. Ancak tavuk yavrularını öyle bir güçle korumaya geçer ki, müthiş bir seyirdir inanın. Görülmeye değer. Yüreği dayanmaz insanın. İşte anneliğin en zor yanı budur Sibelciğim… Yavrunuzu tehlikelerden koruyamama korkusu. Dilerim Rabb-im hiç kimsenin çocuğunu tehlike altında bırakmaz ve iyilerle karşılaştırır.

    Özlem:
    aslında zor bir yanı yok sibel. aldığın keyfin yaşadığın mutluluğun yanında zorluk nokta kadar yada zorluğun lafı bile olmaz ona zorluk demeyelim de en azından kendi adıma yaşadığım endişeler diyelim. evet sibel aslında endişelerim var ileriye dönük. çocuk yetiştirmek büyük bir sorumluluk ve istiyorsun ki çocukların çok mutlu olsunlar hiç üzülmesinler hiç incinmesinler keder yüzü görmesinler... ama öyle olmuyor işte bazen onları koruyamıyorsun yada nasıl koruyacağını kara kara düşünüyorsun. dünya giderek kötülüğün çoğaldığı bir yer olmaya başladı ve bu kötü ortamda çocukları saf temiz pırıl pırıl koruyabilmek… işte beni ve sanırım tüm anneleri zorlayan bu. Düşün ki yanı başındaki varlığı kendi canından çok seviyorsun ve tabi ki onun geleceği ile ilgili kaygıların endişelerin sevgin oranında çok oluyor ve ya çoğalıyor. beni en çok zorlayan bu kısım. işyerinde benden büyük gün görmüş geçirmiş bi ablam vardı. kulakları çınlasın o hep derdi ki : "siz çocuklarınıza doğruları öğretin doğruları verin endişelenmeyin o doğruluk mutlaka ortaya çıkar. eğer o doğruları çocuklarınıza öğretmezseniz hayat o doğruları çocuklarınızın ağzını burnunu kıra kıra öğretir." bende onu dinlemeye çalışıyorum elimden geldiğince çocuklarıma doğruları vermeye çalışıyorum ki ilerde yanlışa düşmesinler yada az yanlışla hayatlarını sürdürebilsinler… sağlam dimdik az hasarla ayakta kalabilsinler diye...



    Nasıl bir annesin? Despot musun Elfida?

    Evet despotum. Ancak evde uyulması gereken kurallar vs.vs.. anlamında değil benim despotluğum. Sorumluluk, görev gibi konularda despotum ve hata affetmiyorum. Ben öğretmenim, anneyim, okula gelmek, işimi yapmak zorundayım. Evde olduğumda yemek yapmak, çamaşır, ütü vs.. gibi onların ihtiyaçlarını karşılıyorum. Bunlar benim görev ve sorumluluklarım. O halde onlarda sorumluluklarını yerine getirecekler. Onların görevi öğrenci olmaksa, en iyisini yapacaklar. Yanlış anlaşılmak istemiyorum ; çocuklarıma ders çalış demedim hiç. Ders çalışmaları gerektiğini öğrettim. Okul, sınıf birincisi olmaları da gerekmiyor. Öğrenmeleri gereken bilgileri öğrenmek ve zamanı gelince onları kullanmak başlıca görevi. Ben böyle bakıyorum. Ancak boş oldukları zaman bana da yardım etmelerini istiyorum elbette

    Sen peki Özlemcim.. Senden dinleyelim birde nasıl bir anne olduğunu?

    nasıl bir anneyim? bilmem ki sibel bu nasıl tarif edilir... sanırım ortaya karışık bir anneyim anneyim ben ))))))) ya nasıl diyeyim telaşlı tez canlı saman alevi yapım sanırım anneliğime de yansıyor. İstiyorum ki her şey çabuk olsun güzel olsun düzenli olsun tertipli olsun bunları çocuklardan da beklediğimde bazen sıkıntı verebiliyor her iki tarafa da )) aslında eğlenceli şen bir anneyim... çoğunlukla onlarla aynı yaşta olabiliyorum. onların dilinden ruhundan anlayabiliyorum ama biliyorum ki arada bir anne de olmak lazım )) despotluğa gelince... despot kelimesinin sözlükteki tam karşılığı benim annem olabilir ancak )))) tamam biraz abarttım ama annem gerçekten otoriterdir. evde asker olan annem miydi babam mıydı biz çoğunlukla karıştırırdık ama ben gerçekten despot değilim... biraz daha rahatım dediğim dedik değilim çocukları özgür bırakıyorum mesela hangi çocuk annesine "kanka naber bugün ne yapıyoruz" der ki yada "minnoş tontiş amanda aman kimin annesiymiş bu"... bu ve buna benzer diyaloglar çok geçer bizim aramızda... ama tabi onunda bir sınırı var sanırım o sınırlar çocuklar büyüdükçe çoğalıyor belkide bu yüzden kızım bana "anne yaşlandıkça anneanneme benzemeye başladın" diyor )) bir ay kadar oluyor. özgeyle aynı dersaneye gidiyoruz ya ikimizde. kızımın sınıfından bir arkadaşının kızıma dediklerini duydum ve çok hoşuma gitti. Diyordu ki arkadaşı kızıma "senin annen anne değil ki bildiğin arkadaş çok şanslısın" ama şunu söyleyebilirim ben onlarla arkadaştan da öte kardeş gibiyim sanırım... beraber büyüyoruz işte...



    bugün kırk oldum anne...
    kırk senede epeyce şey gördüm,
    epeyce şey yaşadım anne.
    kırıldım anne,
    döküldüm anne…
    parçalandım, hırpalandım
    olmaması gerekenler oldu,
    yaşanmaması gerekenler yaşandı
    belki hatalar yaptım anne,
    belki hiç suçum, günahım yoktu
    ama kader anne
    önüne geçilmiyor
    önüne geçemedim
    gücüm yetmedi yapamadım
    yaşandı ve bitti anne...
    ama en güzel zamanları
    herşeye rağmen
    kollarında geçirdim anne...
    ve şimdi benimde kollarımda
    iki can var
    bana anne diyen
    hayatımın anlamı
    yaşama sebebim
    aşkları hiçbişeye değişilmeyen
    sevgilerine paha biçilmeyen
    ve benim hayatım onlar anne
    tıpkı senin hayatın
    ben ve kardeşim olduğu gibi
    benim hayatımda onlar anne...

    Özlem G.


    o sustu,
    ben sustum,

    bir daha hiç konuşmadık.

  5. #5
    sibel_08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2011
    Mesajlar
    2.934

    Standart Cevap: Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine

    Çocuklar aileleriyle arkadaş gibi olabilmeyi çok isterler.. sizde arkadaş olabiliyor musunuz çocuklarla?

    Anneleriyim onların. Öncelik anneliğimde bana göre. Yeterince arkadaşları var birde ben arkadaşları olursam, anne rolünü kim üstlenecek.?

    Sende aynı mı düşünüyorsun Özlemcim bu konuda?

    Arkadaş olmak ne kelime sibel biz tam bir kanka vaziyetindeyiz ))) ya aslında doğrumu yapıyorum yanlışmı yapıyorum tam olarak emin değilim. hani uzmanlar diyorlar yaa arkadaş arkadaştır, anne baba anne babadır. çocuklarınıza anne baba olun diye aslında bu düşünceye katılıyorum. anne baba anne baba olmalı. çocuğun ayrı arkadaşları aileden farklı bir dünyası olmalı. ama ailede sıkmamalı çocuğu. bu yüzden o ayrım bizde pek işlemedi galiba ))) az öncede söyledim bizdeki durum tam kanka vaziyetinde özellikle özgeyle... bazen hatta o mu anne ben mi çocuğum karıştırdığım zamanlarda olmuyor değil... oğlumla ilişkim daha fazla anne çocuk çerçevesinde belki de küçük olmasından kaynaklı. kızım ile arkadaş boyutu daha fazla sanırım. ama şunu iyi biliyorum ikisinin de bana söyleyemeceği benimle paylaşamayacağı hiç bişey yok. ben onlara bu ayrıcalığı sundum ve aşıladım sanırım. sanırım kendimi onlara çok doğru bir şekilde ifade ettim ve anlattım. sonuç olarak şöyle söyleyebilirim sanırım ben anneye ihtiyaç duyduklarında anneleriyim arkadaşa ihtiyaç duyduklarında arkadaşlarıyım, kankalarıyım ))



    Elbette ayırt etmek zordur ama kız çocuk mu? erkek çocuk mu?

    Elfida:

    İnanın farkı yok. Büyüklerimizin söylediği gibi, çocuğunuz hayırlı evlatsa kız ya da erkek hiç önemi yok. Allah’a, vatana, millete, anne- babasına hayırlı evlat olsun önemli olan bu. Gerisi tevatür bana göre.

    Özlem:

    zor değil sibelciğim bu, dediğin şey imkansız... gerçekten çocuklarım arasında ayrım yapmam imkansız. onların sevgileri önemleri değerleri her şeyleri eşit gözümde ve gönlümde. zaten oldum olası çocuklar arasında ayrım yapma fikrinden hoşlanmamışımdır ve anlamamışımdır da. kabul ediyorum biz öyle bir toplumdan geliyoruz. erkek her zaman önemli ve kıymetli. hatta erkeklerimizi bu halede getiren bizzat bizim annelerimiz ama gönül rahatlığı ile söylebilirim ki bende böyle bir ayrım asla olmadı. sevgileri öyle özel ki benim için nasıl ayrım yaparım nasıl birine ayrıcalık tanırım işte bu imkansız...



    Hangisiyle daha fazla paylaşımın olur Elfida?

    İlk çocuk çıraklıktır, acemiliktir. Bu sözümü unutmayın lütfen. Tecrübe ile sabittir bu ; ilk çocukta değil ikinci çocukta anne-baba olunuyor. İlk çocukta acemiliğinizi atıyorsunuz. İlk çocukta mükemmelliyetçi oluyor insan. Bu sebepledir belki, kızımı daha katı kurallarla büyütmüştüm. Bazı şeyleri saklardı bizden. Bu da onu hata yapmaya iterdi. Ancak oğlumda bu hataya düşmedim, ona biraz daha tavizkar davranarak ve ilk tecrübedeki eksiklikleri gidererek söylüyorum ki ; kızımla da bir çok şeyi paylaşırım. Kızım her şeyimdir, akıl danıştığım çok olmuştur. Ancak ; oğlumla paylaşımım daha fazla.

    Sen ne diyorsun bu konuda Özlemcim?

    aslında paylaşımlarımızı 3 grupta sınıflandırmak daha mantıklı sanırım... kızımla ayrı olanlar oğlumla ayrı olanlar ve üçümüzün birlikte yaptıkları... çocukların yaşları ve cinsiyetleri göz önüne alındığında sanırım özgeyle paylaştıklarım daha fazla sibelciğim. çünkü o 13 yaşında tam ergenlik döneminde. gerçi bu dönemi çok sıkıntılı geçirmiyoruz beni çok zorlamıyor bu dönemde özge onuda itiraf etmeliyim ama yaş ve cinsiyet itibariyle daha fazla şeyler konuşuyoruz paylaşıyoruz. özgeyle uzun sohbetlerimiz oluyor. ufaklıkla konumuz daha çok okul ve dersler oluyor. belki o da büyüdükçe konuştuğumuz konular farklılaşacak ve çoğalacak ama henüz o aşamaya gelmedik özberkle

    Çocukların sizi anlamadığını düşündüğünüz ve onlar tarafından sorgulandığınız anlar oluyor mu?

    Elfida:

    Elbette. Demokratik olmak gerekli zaten. Saygı korunarak demokratik olmak zor değil. Çizgiler iyi belirlenmeli. Örnek verebilmeyi çok isterdim ancak sanırım ortam buna müsaade etmez. Onları sorguladığım zaman bana açık olmalarını istiyorum. O yüzden onlar tarafından sorgulandığımda da bunu yadırgamıyorum. Birbirimizi anlamak zorundayız.

    Özlem:

    aslında bunu her anne babanın her yaşta yaşadığını düşünüyorum. sadece yaşa bağlı olarak her iki tarafta da önemleri veya dereceleri farklı oluyor. kuşak çatışması denen şey sanırım böyle bişey. ve yaşanmasını da aslında normal buluyorum. iki farklı nesil iki farklı zaman dilimi gelişen teknoloji yaşanılan hayat her şey o kadar hızla değişiyor ki bazen beni anlamamaları ve ya sorgulamaları veya benimde onları anlamamam çok normal. önemli olan bunları asagariye indirip kendimizi onlara veya onların bize anlatabilmeleri. bu da konuşmaktan geçiyor iletişimden geçiyor sanırım. çocuk deyip geçmeden fikirlerini düşüncelerini dinlemek benim için önemli. bu konuda özgürler hatta benimle ilgili fikirlerini bile olumsuz olsa bile söyleyebilirler. Nasıl ki ben onlara söylüyorsam bir birey olarak onlarda bu hakka sahipler en azından bizim evde böyle karşılıklı konuşarak en azından asgari müşterekte buluşabileceğimize inanıyorum ben




    ANNECİĞİM

    Ak saçlı başını alıp eline,
    Kara hülyalara dal anneciğim!
    O titrek kalbini bahtın yeline,
    Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

    Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
    Gecenin ardında yine gece var;
    Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
    Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

    Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
    Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
    Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
    Beni de beraber al anneciğim!…

    Necip Fazıl Kısakürek

    o sustu,
    ben sustum,

    bir daha hiç konuşmadık.

  6. #6
    sibel_08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2011
    Mesajlar
    2.934

    Standart Cevap: Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine

    Onlarla nasıl vakit geçiriyorsun Elfida ? birlikte yapmayı en çok sevdiğiniz etkinlik nedir? mesela oyunlar oynamayı sever misiniz?

    Artık ikisi de çocuk değil. Küçüklüklerinde fırsat buldukça sevdikleri şeyleri yapardık birlikte. İki yıl öncesine kadar oğlumla oturup Kızma Birader oynardık. Ama o artık bir ergen . Benden çok yaşıtları ile zaman geçiriyor. Onu bu dönemde yalnız bırakmamaya çalışıyorum. Gereksiz yere öfke nöbeti geçirdiği anlarda ise uzaktan izliyorum onu . Kızımla ise en büyük keyfimiz bir aradaysak eğer, saatlerce sohbet etmek. Birlikte çarşıya gideriz (hiç hoşlanmasam da ), yürüyüşe çıkarız. Okulda olduğu zaman ise telefonla bu eksikliği gideriyo ve birbirimize akıl danışıyoruz.

    Sen neler yaparsın çocuklarınla Özlem? Yoksa Kankalarınla mı demeliydim


    biz birlikteyken çok güzel vakit geçiriyoruz. yani benim temizlik krizim tutmadığı zamanlarda )) biz çok eğlenceli bir aileyiz. demiştim ben eğlenceli bir anneyim diye onlarla herşey yapabiliyorum... mesela biz oyun oynamayı seviyoruz birlikte. özellikle monopoly veya tombala oynamayı seviyoruz. sonra birlikte televizyon izlemeyi seviyoruz. birlikte izlemekten keyif aldığımız birkaç program var onları seyrediyoruz. ve kitap okumak. çocuklarıma kazandırdığım en güzel alışkanlıklardan birinin kitap okumak olduğunu düşünüyorum. bazı zamanlar televizyonu kapatıp üçümüzde elimize kitaplarımızı alıp okuma saatleri yapıyoruz. sinemaya gitmekten hoşlanıyoruz. animasyon filmlere bayılıyoruz. ben çocukluğumda bile daha az çizgi film seyretmiştim o derece yani))) ve tabiki hafta sonu kahvaltıları... mersinin çok güzel bir sahil şeridi var. hafta sonları güzel havalarda deniz kıyısında kahvaltı keyfi yapmaya bayılıyoruz. ve çokta uzun zaman geçirebiliyoruz deniz kenarında sıkılmadan... şimdilik aklıma gelenler bunlar geriye de bişey kalmamış zaten ))



    …
    Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
    Uzun kış geceleri masal masaldı
    Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar
    Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar
    Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.
    …
    Ümit Yaşar Oğuzcan

    o sustu,
    ben sustum,

    bir daha hiç konuşmadık.

  7. #7
    sibel_08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2011
    Mesajlar
    2.934

    Standart Cevap: Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine

    Çocuklarınızla paylaştığınız en büyük öğüdünüz nedir?

    Elfida:

    Dürüst olmak elbette. Öncelik dürüstlük. Sonra AİLE. Ailenin, anne, baba ve kardeş olmanın başka bir şey olduğunu öğrettim onlara. Umarım başarılı olmuşumdur. Bir gün onları bırakıp gittiğimde, birbirlerine sahip çıkmaları gerektiğini söylerim hep. Kayıtsız şartsız birbirinizden başka kimseniz yok. Sanırım onların yalnız kalmaları, onlardan çok beni korkutuyor .

    Özlem:

    artık buna öğütmü denir istekmi denir sibel bilmiyorum ben onlara herzaman iyi bir insan olmaları gerektiğini söylüyorum... onlara diyorumki: ben çok zengin değilim hanlarım hamamlarım yok size bırakacak ama size iyi bir eğitim ve öğretim sağlamak benim boynumun borcu. size iyi bir eğitimle ve sizi doğru dürüst yetiştirerek iyi bir meslek sahibi yapıp önce ailenize ( burdan aileden kastım asla ben değilim. ilerde belki evlenecekler ve onlarında çocukları olacak aile dediğim kendi kurdukları yuvaları aileleri.) sonrada vatanınıza ve milletinize faydalı bir insan olmanızı istiyorum ben bunun için çabalıyorum sizde bana yardımcı olun diyorum. ve çok şükür ki şimdilik beni üzmüyorlar bu konuda.

    bir de yalan... yalandan nefret ediyorum biliyorum kimse yalanı sevmez ama ben gerçekten nefret ediyorum. belki de yalandan çok çektiğim içindir. çocuklarıma asla yalan söylememelerini öğütlüyorum. ipe götürüleceğinizi dahi bilseniz asla yalan söylemeyin ne bana ne de bir başkasına..

    ve en son olarak bazı değerlerin kıymetini bilmelerini istiyorum. ATATÜRK gibi CUMHURİYET gibi. bu konularda ne kadar hassas olduğumu biliyorsun. çocuklarımıda aynı hassasiyetle yetiştirmek en büyük isteğim. çocuklarım ve tüm çocuklar bilmelilerki şuan bu ülkede mutlu ve gülümseyerek özgürce yaşayabiliyorlarsa bu Mustafa Kemal ATATÜRK sayesindedir...



    …
    Anam ben yürürdüm anam bakar gülerdi
    Huysuzluk edersem kalkar döverdi
    Hemen kucaklayıp okşar severdi
    Çirkin huylarımı soyuttu anam
    Çocuğuydum anam bana ders verdi
    Okumamı çalışmamı ön gördü
    Milletine bağlı ol da dur derdi
    Vatan sevgisini giyitti anam

    Aşık Veysel Şatıroğlu



    Yalan demişken Özlemcim Eminim ki çocukların her biri asla yalan söylemeyecek kadar akıllıdır ancak böyle bir durumla karşılaşmış olsan ne gibi bir tepki verirdin?

    aslında çok akıllı ve terbiyeli çocuklarım var )ama çocuk işte herzaman sizin dediğinizi dinlemiyorlar herzaman doğruyu söylemeyebiliyorlar )) bu dediğin durumu biz bir kere özberkle yaşadık sibel... sanırım geçen seneydi özberk ikinci sınıftı. ödev yapmakta hem bir itici güç gerekir benim oğluma nedense )) ve aramızda her akşam şu diyalog yaşanır: ödevlerini bitirdinmi özberk hayır bitirmedim yada yapıyorum yada az kaldı ) yine böyle bir gün geldim eve oğlum ödevin bittimi? az kaldı anne tamam iyi güzel iki saat sonra bir daha sordum bitti dedi. bende o an ilgilenmedim sürekli ödevlerini kontrol etmem arada bir yaparım . tam yatma vakti geldi özge geldi odaya ama neyi nasıl söyleceğini bilmez halde anne özberk ödevlerini bitirmemiş daha dedi o an varya sibel başımdan aşağı kaynar sular döküldü. kelimenin tam anlamıyla çıldırdım. ödev falan umrumda değil yalana çıldırdım. artık nasıl bir deli şekilde göründüysem ikiside öyle korktularki anlatamam )))) bakma şimdi güldüğüme o an görmen gerekirdi beni. özberke ödev falan yapmak yok dedim yarın ödev yapmadığının sonuçlarına kendin katlanacaksın yalanın hesabıda akşam gelince verilecek... çocuklarımı ilk defa benden o kadar korkarken gördüm sibel. hele özberk bi yandan ağlıyor bi yandan da yaprak gibi titriyor. yalvarıyor anneciğim nolur saat kaç olursa olsun bitireyim diye. bende inat ediyorum hayır diye en sonunda araya özge girdi. anne bırak bitirsin ben beklerim başında dedi. ve sana ben söz veriyorum birdaha böyle bişey olmayacak olursa bütün sorumluluk benim dedi. bu yaşadığımız ilk ve tek yalandır. ve tek ödev yapmama faciası )) bir dah yalan konusu geçmedi bizim evde. ve ben her defasında bıkmadan usanmadan konuşuyorum uyarıyorum yalanın ne kadar kötü birşey olduğunu...

    Sen Sevgili Elfidacım… böyle bir durumla karşılaştığında nasıl bir tepki verirdin?

    Karşılaşmış olsam değil, karşılaştım. Mesleğim gereği belki çocukları tanıyorum. Her çocuk ama her çocuk zamanı geldiğinde mutlaka yalan söyler. En azından denemek için, sonuçlarını görmek için yapar bunu. Çocuklarıma dürüstlüğü, yalan söylemenin kötü bir davranış olduğunu anlatmak için onların yalan söylemelerini beklemedim ben. Dürüstlüğün önemini, dürüst insanların her yerde , her zaman asla kaybetmeyeceğini anlatmaya çalıştım. Yalanı olgunlukla karşılamadığınız zaman, sebeplerini öğrenme şansınız olmaz. Karşınızdaki çocuksa elbette hata yapacaktır, biz ebeveynler onlara rehberlik etmek zorundayız.





    Sevgili Elfida Bir anne olarak başrolünde çocuklarının olduğu ve kendini çaresiz hissettiğin bir an yaşadın mı?

    Maalesef evet. Biri kızımda, diğeri oğlumda olmak üzere iki kez yaşadım o çaresizliği. Rabb-im bir daha yaşatmasın. Oğlum henüz 18 aylıktı. Çorum’da görev yapıyorduk ve ben 40 km uzaklıkta bir köye gidip geliyordum. Çorum’u bilenler soğuğunu da bilirler. Şubat ayının başı hava çok soğuk, ayaz var ama kar yok. Oğlum üşütmüş sanırım, hafif ateşi var. Sabah okula gitmem gerek, bakıcı teyze geldi ona Alperen’in ateşi olduğunu dikkatli olması gerektiğini, ateşi yükselirse eşime haber vermesini istedim. Öğleden sonra ateşi yükselmiş, ben okuldan gelir gelmez hastaneye götürdüğümüzde doktor hastaneye yatması gerektiğini söyledi. O geceyi hastanede geçirdik ancak oğlumun nefes alıp vermesi düzeleceği yerde kötüye gidiyordu. Ertesi sabah uyandığımızda ise kötü bir sürprizle karşılaştık, dışarıda neredeyse diz boyu kar vardı. Oğlumu kontrole gelen doktor düzelme göremeyince acil olarak Ankara’ya gitmemizi, burada kalırsak bebeği kaybedebileceğimizi söyledi. Ne yapacağımızı bilemiyorduk. Altımızda eski model bir otomobilimiz vardı. Otobüs seferleri bile iptaldi. Ve biz yola çıktık. 3 saatlik yolu yaklaşık 10 saatte alarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne ulaştığımızda, acil servisteki doktorlar oğlumu hemen hastaneye yatırdılar. Yetişemeseydik ne olurdu düşünmek bile istemiyorum. 3 gün gece gündüz uyumadan bekledik, oğlum düzenli nefes almaya başladığı zaman taburcu olduk. Rabb-im kimseye hastalık vermesin. Verdiği zamanda şifası ile birlikte versin İnşallah.

    Senden de öğrenmek isteriz Özlemcim.. böyle çaresiz bir An yaşadın mı?

    öyle bir an yani en azından beni çok zorlayan bir an yaşamadım. daha küçüklerken sık hastalandıkları dönemde zorlandığım zamanlar olmuştur. ama bunun dışında kendimi çok çaresiz hissettiğim zamanlar olmadı en azından çocuklar konusunda...


    o sustu,
    ben sustum,

    bir daha hiç konuşmadık.

  8. #8
    sibel_08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2011
    Mesajlar
    2.934

    Standart Cevap: Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine

    Çalışan anne olmanın en büyük zorluğu nedir sizce?

    Elfida:

    Ahhhh ahh… Çalışan annelerin içinde kalmış ne uhdeler vardır bilemezsiniz… Kendimden örnek vereyim, okulun ilk günü çocuklarımın yanında hiç olamadım mesela ya da sabah okula giderlerken onları uğurlayamadım. Bu yıldan örnek vermek istiyorum, gülsem mi ağlasam mı bilemedim ama, isterseniz kararı okuduktan sonra siz verin…
    Bu yılın başında 4+4+4 eğitim sistemine geçildiği için ikili eğitim sistemi başladı. Biz ilkokul olduğumuz için öğlenci olduk. Birinci yarıyılın ilk günü, okullar açıldığı gün evdeydim. Oğlum 9. Sınıfa başlıyordu. İtiraf etmeliyim çokta gururluydum çünkü oğlum iyi bir okula başlayacaktı. O sabah erkenden kalktım, giyindim… Kahvaltıdan sonra oğlumla birlikte okulun ilk günü onun yanında olmak istediğimi söyledim oğluma. Sonuç… HÜSRAN !!! Elbette anlıyordum koskoca 9. Sınıf öğrencisi bir delikanlı çocuk gibi okula annesi ile gitmek ister miydi…? İstemedi tabii… Haklıydı, ben de haklıydım ama Şansımı denemiştim zaten

    Özlem:

    aslında burda bir ekleme yapmak istiyorum. çalışan ve bekar bir anne olmanın en büyük zorluğu nedir? )) ooo çok zor, çok zor tarafları var ölüyorum bitiyorum gibi acitasyon vari şeyler söylemeyeceğim kendince bir takım sıkıntıları var tabi. herşeyden önce işiniz çocuklarınızla geçireceğiniz zamandan çalıyor. onlarla daha çok birlikte olabilme şansı var ev hanımı olan annelerin. ama bu bizde biraz daha az. fakat ben bunun da çok sıkıntı yarattığına inanmıyorum. iş ve aile hayatınızı düzenli bir şekilde programlarsanız herşeye yetişebildiğiniz gibi çocuklarınızada yetrli zamanı ayırırsınız diye düşünüyorum. onun dışında her şeyi tek başına üstlenmek herşeye tek başına yetişmeye çalışmak zor tabi. çocuklar biraz daha küçükken bu durum beni zorluyordu açıkçası ama özellikle özge büyüdükten sonra bu sıkıntılar yavaş yavaş azaldı. özge sorumluluğu benimle paylaşmaya başladıktan sonra biraz daha rahat nefes alıyorum. artık daha az hastalanıyorlar isteklerine hayır dendiğinde ve açıkladığınızda anlıyorlar. her ihtiyaçlarını sizin karşılamanızı beklemiyorlar... tabi bu konuda ben tek değilim bana yardımcı olan gerçekten çok özverili bir annem ve babam var. deyim yerindeyse ııkkk desek hemen yanımızda olurlar... ve tabiki eski eşim. onunda hakkını inkar edemem. onun iyi bir baba olduğunu düşünüyorum. hatta kendinede diyorum sen kötü bir kocaydın ama çok çok iyi bir babasın diyorum ))))) o da gülüyor. sağolsun o da bir dediğimizi iki etmez. yani anlayacağınız çalışan ve bekar bir anne olarak çok zorluk yaşamıyorum kendi adıma )



    Zamanı geri almak mümkün olsaydı eğer çocuklarının hangi zamanlarına geri döndürmek isterdin yada istermiydin Sevgili Elfidacım?

    Evet isterdim.. Fazlaca realist biri olarak, bunun mümkün olmadığını, olmayacağını biliyorum. Ancak mümkün olmasını tüm samimiyetimle dilerdim. Her ikisinin de 3 -10 yaşları arasına dönmelerini ve öylece kalmalarını isterdim.



    Sende aynı mı düşünüyorsun Özlemcim?

    hatırladığım kadarıyla hiç öyle bir zamanımız olmadı sibel. geri döndürmekte istemezdim zaten. iyi ve kötü biz heranın farkına vararak tadını çıkarark yaşıyoruz. ben bazen zamanın paradan bile daha değerli olduğunu düşünürüm. bunun içinde yaşadığım anın kıymetini bilirim. heleki bu an çocuklarımlaysa iki kat değerlenir. o yüzden çocukların şu zamanına geri dönebilseydim dediğim bir an olmadı çünkü her anımız öyle bir andı. benim çocuklarımla aramdaki gerçek bir aşk. aşkın tarifi nedir yada adı nedir siye sorsan sana hiç düşünmeden özgenur ve özberk diyebilirim. onlarla herşey ve haran öyle güzelki tadını çıkarmamak doyasıya yaşamamak inan delilik olur )) onlarla yaşanan sıkıntının bile zor zamanların bile kendine has ayrı bir tadı var gerçekten. kısacası onlar benim hayatım yaşama sebebim aldığım nefes yediğim ekmek içtiğim su dokunduğum çiçek... kısacası herşeyim...



    o sustu,
    ben sustum,

    bir daha hiç konuşmadık.

  9. #9
    sibel_08 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nisan.2011
    Mesajlar
    2.934

    Standart Cevap: Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine






    Son olarak Çocuklardan küçük bir isteğim olacak bana kısaca annelerini anlatabilirler mi?

    Özgenur ‘dan

    bütün anneler kendi evlatlarına göre dünyanın en iyileridir.amaaaa bizim annemiz bambaşka... genelde annelerimiz ile aramızda katı bir mesafe vardır.ancak biz ile annemiz arkadaş gibiyiz.ona her şeyimizi en yakın arkadaşımıza anlatır gibi anlatabiliriz.ben annemden biraz-bir 15 cm kadar- uzunum. bazen şakalaşırız aramızda "annem nolcak bu iş ya böyle mini minnacıksın" falan derim.ama annem buna pek aldırmaz.tatlı annem her zaman alttan alır. anneler günün kutlu olsun annecim

    Özberk’ten

    Benim annem güzel, cana yakın, sevecen ve gülümsemesi asla yüzünden gitmeyen, dünyanın en özel annesidir. Anneler günün kutlu olsun annecim

    Elfida’nın Oğlundan

    “annem benim hayatta en değer verdiğim tek kişidir. Onunla her şeyimi paylaşmaya çalışırım, ama bazen annemin cadı haliyle karşılaşırım. Onu çok sevdiğimi o bilmese de O‘na hayatta en fazla değer veren insan benim ama bazen benim ihtiyaçlarım konusunda bencil davransa da yine de o benim annem. annecim anneler günün kutlu olsun “

    Elfida’nın Kızından

    “Benim Annem bir melek bende onun biricik Prensesiyim (:
    Küçücük bir kız çocuğuyken anneni ne kadar seviyorsun diye sorulduğunda kollarımı iki yana açıp dünyalar kadar derdim. Şimdi sorsalar yine aynı şeyi yaparım heralde. Anne sevgisi öyle bir şey ki hiçbir sevgiyle kıyaslanamaz bence.
    Kendimi bildim bileli hep annem gibi bir kadın olmak istedim. Başta öğretmenliği olmak üzere; Düşünceleri,yaşayış tarzı, toplumdaki yeri,babamla ilişkisi,çocuklarına ilgisi,giyinişi,oturuşu,duruşu,sonunda bıraktı ama sigara içişine bile özenirdim.büyünce ANNE olucam diyen çocuklar vardır ya. İnanın annemi tanısanız sizde öyle derdiniz. Eğer onun gibi bir anne olacaksam hemen şu an olmak isterdim.. kısacası Annem benim hep İdolüm oldu. . Onunla her yerde gurur duydum. Bütün bunarın dışında Herşeyden önce benim ANNEM olması en güzeli..
    Seni çok seviyorum anneciğim. Allah bizi birbirimize bağışlasın. Ömür boyu mutlu olalım hep birlikte..
    ANNEMİN VE BÜTÜN ANNELERN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN (: “




    ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...


    o sustu,
    ben sustum,

    bir daha hiç konuşmadık.

  10. #10
    eksen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2012
    Nereden
    İçimdeki Şeytanin Ensesindeyim...
    Mesajlar
    1.311

    Standart Cevap: Deniz Köpüğü ve Elfida ile Annelik Üzerine

    Ilk okuyan kisi olarak, tebrik ediyorum Sibel hanim yine sahane bir is cikarmissiniz. Tabiki annelerimize ve cocuklara da tesekkurler




    "I once know a man called Tool
    To me, he was the epitome of cool
    He was good with a knife
    Bad with a wife
    If you think you can beat me -
    prove it
    If you think you can defeat me -
    Cool Tool, you gotta be a fool!
    Oh yeah!"


Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, mehter takımı Ayetel Kürsi Perde , filmizle88