Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 14 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree1Likes
dqw
  1. #1
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Şiirleri


    RIZA TEVFİK BÖLÜKBAŞI

    Rıza Tevfik Bölükbaşı (1869, Bulgaristan -1949, İstanbul) Türk şâir, felsefeci ve devlet adamı.
    Hece vezninde yazdığı şiirlerle tanınan Tevfik Rıza Bölükbaşı, felsefeye merakı nedeniyle Filozof Rıza olarak anılırdı. Tıp eğitimi gören Tevfik Rıza, Osmanlı döneminde milletvekilliği, Milli Eğitim Bakanlığı da yapan çok yönlü bir kişilikti. Politikadaki tutarsızlıkları ve ateşli kişilik yapısı nedeniyle olaylarla dolu bir ömür sürdü. Sevr Antlaşması’nı imzalayan Osmanlı delegesi olarak Yüzellilikler arasında yer aldığı için uzun yıllar sürgünde yaşadı; gurbet acısını, şiirlerinde dile getirdi.


    Hayatı

    1869’da günümüzde Bulgaristan sınırları içinde bulunan o yıllarda ise Edirne vilayetine bağlı bir kaza olan Cesir (Mustafapaşa)'da doğdu. Babası Mülkiye kaymakamlarından Hoca Mehmet Tevfik, annesi Kafkas muhacirlerinden Münire Hanım idi. Babasının isteği üzerine İstanbul’da bir Musevi okulunda okudu. İspanyolca ve Fransızca öğrendi. Babasının kaymakamlık yaptığı Gelibolu’da rüştiyeyi(ortaokul) bitirdi. Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenci hareketlerine katıldığı için Mülkiye’den kovulduktan sonra 1890’da Tıbbiye’ye girdi. Tıp eğitimi sırasında da birkaç defa hapse girdi, çıktı, hapiste mahkumları isyana teşvik etti. Okulu 1899’da bitirip doktor olabildi.
    Tıbbiye yıllarında tanıştığı Ayşe Sıdıka Hanım ile evlenerek 3 kız çocuğu sahibi oldu, ancak eşini 1903’te çocukları henüz 3, 4 ve 7 yaşlarında iken tüberkülozdan kaybetti.
    1907’de İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi ve bir yıl sonra Edirne mebusu olarak Osmanlı parlamentosuna girdi. Bir süre sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti ile anlaşmazlığa düştü. Balkan Harbi’nin İttihatçılar yüzünden çıktığına inanıyor, devletin Birinci Dünya Savaşı’na girmesine karşı çıkıyordu. İttihatçılarla mücadele için 1912’de Hürriyet ve İtilaf Partisi'ne girdi. Bu sırada Sultan II. Abdülhamit’ten özür dileyen bir şiir de yazdı.
    1918’de son Osmanlı kabinesinde Maarif Nâzırı (Eğitim Bakanı) olarak bulundu. 1919’da Şûra-yı Devlet (Danıştay) Reisliği yaptı. Darülfünun’da felsefe dersleri verdi. Felsefenin eğitim sisteminde yer alması için çabaladı.
    Osmanlı delegesi olarak, Sevr Antlaşması'nı (1920) imzaladı. Bu nedenle Yüzellilikler listesinde yer aldı ve 1922’de yurtdışına kaçtı. Sürgün yıllarında Hicaz, Amerika, Ürdün ve Lübnan' da yaşadı, Af Kanunu’nan yararlanarak 1943’de kendi ifadesiyle hesaplaşmak için değil, vedalaşmak için yurda döndü. 31 Aralık1949’da, felç tedavisi için yattığı İstanbul Gureba Hastanesi’nde zatürreden öldü. Mezarı, Zincirlikuyu Asri Mezarlığı’nda bulunmaktadır.

    Şairliği

    Türk şiirinde hece vezninin yaygınlaşmasına katkıda bulunan şairlerimizden biridir. 1914’ten sonra yetişen Beş Hececiler’i de etkilemiştir. Şiirlerinde halk şairlerinin diline yakın bir dil kullanmıştır. Hece veznini ısrarla savunsa da aruz ve heceyi birlikte kullanmış, en çok koşma nazım şeklinde şiirler yazmıştır. Çocukluğundan beri başına gelenler ve özellikle gurbette geçen yıllarının izleri şiirlerine bezginlik, hüzün ve kötümserlik halinde hissedilir. İçli şiirler yazan Bölükbaşı, didaktik(öğretici) şiiri hiçbir zaman benimsememiştir.

    Eserleri

    Tevfik Bölükbaşı, bütün şiirlerini tek kitabı olan Serab-ı Ömrüm adlı kitabında bir araya getirmiştir. Bu kitap, 1934’de Lefkoşa’da basıldı. Halk edebiyatının tanıtılması ile ilgili çalışmalar da yapan Bölükbaşı’nın Hayyam çevirileri, Tevfik Fikret hakkında incelemesi ve yarım kalmış Felsefe dersleri adlı yapıtları vardır. Bazı anılarını Biraz da Ben Konuşayım adıyla kaleme almıştır.
    Konu Heyhat tarafından (10.Ekim.2009 Saat 20:48 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı ve Şiirleri..!

    AŞK İLE EĞLENEN BİR İŞVEBAZ


    Güzelim afetsin lakin ben sana
    Divane olsam da aşık olmazdım.
    Pek açık söylersem darılma bana
    Aşık olsam bile sadık olmazdım.

    Sen gibi şahbazlar semiz kaz arar.
    Bilirim çok alık aşıkların var.
    Ben bu koleksiyona girssem de naçar
    Onların birine faik olmzadım.

    Ben de senin gibi çapkınım biraz
    İki cambaz aynı ipte oynamaz
    Beni sevsen bile sen ey işvebaz
    Ben o muhabbete layık olmazdım.

  3. #3
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı ve Şiirleri..!

    GALEYAN-I AŞK


    Ben seni ağlattım, hem çok ağlattım
    Çünkü infiâlin şi're bedeldi
    Bir kadın ağlatmak zevkini tattım
    Bu bende bir çılgın, hain emeldi

    Güzel gözlerine yaşlar sinerken,
    Sonra damla damla taşıp inerken
    Göğsünde şahkalar çoşup dinerken
    Titrek dudakların cidden güzeldi.

    Ben seni sevmiştim ey melek kadın
    Sızlıyor içimde sevgili yâdın
    Azâr-ı aşkımı yanlış anladın
    Bence hüzn-i hüsnün pek mübecceldi


  4. #4
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı ve Şiirleri..!

    GÖZ AŞİNALIĞI


    İsmini bilmezdim fakat tanırdım,
    Ne yosma bir çiçek takışı vardı.
    Kızıl saçlarını ateş sanırdım,
    Güneş nuru gibi yakışı vardı.

    Öyledir, gün, şafak söktüğü zaman,
    -Göllere gölgeler çöktüğü zaman-.
    Saçını çözüp de döktüğü zaman,
    Dalga dalga düşüp akışı vardı.

    Hüsnünde bir eda var ki asıydı,
    Beni harab eden o edasıydı,
    Sevdalı gönlümün aşinasıydı,
    Yüzüme bir şirin bakışı vardı.


  5. #5
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı ve Şiirleri..!

    GÖZLERİN


    Ruhumda gizli bir emel mi arar
    Gözlerime bakıp dalan gözlerin
    Aklıma gelmedik bilmece sorar
    Beni hülyalara salan gözlerin

    Sihirdir şüphesiz bütün bu şeyler
    Bakışın zihnimi perişan eyler
    Bana aşk elinden efsane söyler
    Aşka inanmayan yalan gözlerin


  6. #6
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı ve Şiirleri..!

    HARAB MABED


    Vardım eşiğine yüzümü sürdüm,
    Etrafını bütün dikenler almış.
    Ulu mihrabında yazılar gördüm,
    Kimbilir ne mutlu zamandan kalmış!

    Batan güneşlerin ölgün nigahı
    Karartıp bırakmış o kıblegahı
    Mazlum bir ümmetin baht-ı siyahı
    Viran kubbesinde gölgeler salmış.

  7. #7
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı ve Şiirleri..!

    HUMMAYİ AŞK


    Hastayım, yalnızın, seni yanımda
    Sanıp da bahtiyâr ölmek isterim.
    Mahmûr ı hulyâyım; câm ı lebinden
    Kanıp da bahtiyâr ölmek isterim.

    Bir olmaz emelin düştüm peşine
    Vuruldum hüsnünün şen güneşine
    Elâ gözlerinin aşk ateşine
    Yanıp da bahtiyâr ölmek isterim.

    Tâliin kahrı var her hevesimde,
    Boğulmuş figanlar titrer sesimde,
    O nazlı ismini son nefesimde
    Anıp da bahtiyâr ölmek isterim.


  8. #8
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı ve Şiirleri..!

    KOCA HASAN DAYI


    Issız dağlar, gür ormanlar, akar sular geçerek
    Rumeli'nin bir yanını baştan başa dolaştım.
    Yaz günüydü, uzaklardan mezarlığı seçerek
    Sabah vakti çukurda bir viran köye ulaştım.

    Sisli bir dağ eteğinde isli birkaç evceğiz,
    Bir ormanın gölgesinde dalgın dalgın uyurdu.
    Çerden çöpden çatılmış bir viraneydi köyceğiz,
    Gece dağdan kurtlar iner, dolanırdı o yurdu.

    Lakin bilmem ne hikmettir! O kırlarda, bağlarda
    Bir perişan güzellik var, sevdasına doyulmaz.
    Sular çağlar, rüzgar ağlar gece gündüz dağlarda;
    Irmaklarda iniltidoen başka bir şey duyulmaz.

    Kestanelik gölgesinde hayal gibi yürürsün,
    Bülbül şakır her ağacın, bir nazenin dalında.
    Tarlalarda gülümseyen çiçeklerin alında
    Ela gözlü gelinlerin gül benzini görürsün.

    İğri büğrü geçitlerden, kumsal dere yanından
    Dalgın dalgın geçiyorken, gözü kalır insanın.
    Laleleri al al olmuş vahşi kara ormanın;
    Kudret eli kalem çalmış şehidlerin kanından.

    Akşam üstü o dağlara sanki bir yas bürünür:
    Duman alır yükseklerde ıssız kaya başını.
    Her gelincik uzaklardan bir damla kan görünür,
    Gaza yeri zannedersin toprağını taşını.

    Gölge yürür, köyü okşar, ufku sarar gizlice;
    Tepelerden yalçın taşlar akan suya ses verir.
    Karanlıklar inci serper çayırlara her gece,
    Sabah olur, -peri gibi- gün yüzünü gösterir.

    Bir düş görür gibi geçtim o kimsesiz yerlerden,
    Harmanlara çıkar bir yol buldum, köye yanaştım.
    Yalnız değil, çoktan beri ben gönlümle yoldaştım.
    Ne düşündüm, bilmem niçin garibsedim seferden?

    Dört ağzına gelmiştim, mescide pek yakındım
    Azıcık durdum, doğruldum, etrafıma bakındım;
    Bir şey gördüm, asırlardan kalma ulu bir çınar,
    Altında yeşil sarıklı, bembeyaz bir ihtiyar.

    Çeşme başında ağaca yaslanmış bir emirdi.
    Kaygısız ve duygusuzdu dünyüyü boş bakışı.
    Efsaneler naklederdi insana loş bakışı.
    Yaşlı gürbüz bir yörükdü, paslanmış bir demirdi.

    Hiç akranı kalmamıştı; köyde varsa bir eşi,
    Gölgesinde dinlendiği koca, yüce çınardı.
    Bir neş'eli çocuk gibi doğan sabah güneşi,
    Temiz, beyaz sakalını öper, sever, okşardı.

    Bu çehreye şen güneşin kahkahası vururdu,
    Lakin koca karlı dağda artık çiçek açmazdı.
    Bir devrilmiş kütük gibi kımıldamaz dururdu,
    Bu zararsız ihtiyardan kuşlar bile kaçmazdı.

    Yavaş yavaş ilerledim, küçük bir hendek aştım,
    Üç adım sonra, sessizce ihtiyara yanaştım.
    Selam verdim, selam aldı, tütün verdim sevindi.
    Bir müslüman olduğumdan tamamıyle emindi.

    Bir kav çaktık, çubuk yaktık, biraz duman savurduk.
    Gölgelikte hoşbeş ettik, biraz yalan savurduk.
    Aramızda söz uzadı, laftan lafa aşarak,
    'Nerelisin? ' diye sordu, 'İstanbul'lu dedimdi.

    '-Sultan Mahmut sağ mı? ' dedi, sonra birden coşarak;
    'Tam beş yıl askerlik ettim, ekmeğini yedimdi.
    'Hey devletli koca sultan, hey celalli arslan, hey!
    'Bir kır ata biner gelir, gelen şahin sanırdın.

    'Bin yiğidin arasında, bir görüşte tanırdın.
    'Ak sakallı vezirleri karşısında titrerdi,
    'Ardı sıra derya gibi kullar yürür giderdi.
    'Fermanına yedi kıral baş eğermiş derlerdi.

    'Evliya kuvveti vardı, ona ermiş derlerdi.
    'Biz ne mutlu günler gördük, dehey gidi devran hey!
    'Delikanlıydım o zaman, kapısında çavuştum,
    'Beş sene hizmetten sonra geldim köye kavuştum.

    'Bir daha çıkmadım artık. Tarla takım edindim,
    'Elli sene şu toprakla güreş ettim, didindim.
    'Çocuklar askere gitti, biri geri gelmedi,
    'Hiç birinin bugüne dek bir haberi gelmedi.

    'Sonra kadın öldü. Çoktan kimsesizim, yoksulum;
    'İhtiyarlık pençesinde zebun kalmış bir kulum.'
    Bu sözleri o söylerken ben dikkatle dinledim,
    Can evimde acı duydum, için için inledim.

    Bu adamın sergüzeşti bana hayli dokundu.
    Dertli gönlümde mazinin ezanları okundu.
    Sakin sakin ağlamışım, baktım gözüm yaşarmış,
    Zavallı, kimsesi yokmuş, yapayalnız yaşarmış.

    Ben de merak edip sordum hayatını, yaşını.
    Biraz daha kurcaladım canlı mezar taşını.
    '-Bu köyde doğmuşum, dedi, çoluk çocuk kalmadı,
    'Seksenbeşlik varım belki, bak şu yaşta öksüzüm.

    'Gözde fer yok, dizde derman, canda soluk kalmadı,
    'Baykuş gibi şu kovukta geçer gecem, gündüzüm.
    'Ben de halimce gün gördüm, sorma inceden ince,
    'Bana Koca Hasan derler; Hasan Dayı deyince,

    'Yedi köyden karı kızan hep tanırlar bilirler,
    'Beni görmek için harman vakti bazı gelirler.'
    Dedim: 'Baba, İstanbul'a döneceğim, sen de gel.
    'Evlat gibi heoş tutarım, misafir ol bende, gel.

    'Bizde sana canla başla hizmet edip bakarlar,
    'Yazın taze süt bulurlar, kışın ateş yakarlar.
    'Dinlenirsin biraz belki...' İhtiyarın yüzüne
    Ateş bastı, bir kıvılcım düştü solgun yüzüne.

    Dedi: '-Oğlum, bu dünyüda artık nedir umudum?
    'Allah senden hoşnud olsun, ben köyümden hoşnudum.
    'Gönlüm, gözüm bu yerlerde ne şenlikler görmüştür.
    'Hepsi yalan. Geldi, geçti fani dünya bir düştür.

    'Gelen gitti, konan göçtü, kervan geçti, ben kaldım,
    'Yalnızlıktan dilsiz oldum, ıssızlıktan bunaldım.
    'Şimden sonra nerde olsam benim için mezardır,
    'Nerde ölüm pençesinden kurtulacak yer vardır?

    'Bak ben artık bir sararmış, bir kurumuş yaprağım,
    'Rüzgar beni savurursa burasıdır toprağım.
    'Burda rahat ölmek için ölenlere ağladım,
    'Niçin candan ayrı düştüm, kara yazma bağladım.

    'Arslan gibi üç oğlumu kurban ettim uğrunda,
    'Çifti sattım, evi, barkı viran ettim uğrunda.

    'Altmış sene oldu belki, ben bu köyden çıkmadım,
    'Ormanından, deresinden, kuşlarından bıkmadım.
    'Oğul, arzum budur benim: Burda ölmek isterim!
    Yad ellerde neylerim? ...'


  9. #9
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı ve Şiirleri..!

    SORMA HOCAM


    Bana sual sorma, cevap müşküldür,
    Her sırrı ben sana açamam hocam.
    Hakkın hazinesi darı değildir,
    Cami avlusunda saçamam hocam.

    Kayd-i âhiretle düşmem mihnete,
    Ben burda memurum şimdi hizmete,
    Hayvan otlatırken gidip cennete,
    Sana hülle donu biçemem hocam.

    Miracı anlatma, eşek değilim,
    Bildiğin kadar da melek değilim,
    Günahkâr insanım, ördek değilim,
    Bu ağır gövdeyle uçamam hocam.

    Halka korku verme velvele salıp,
    Dünya ve âhiret bu köhne kalıp,
    Ben softa değilim cübbemi alıp,
    İmaret imaret göçemem hocam.

    Ölümden ürker mi tez ölen kimse?
    Çoktan mazhar oldum ben hak nefese,
    Bu demi sürerken ecel gelirse,
    İşimi bırakıp kaçamam hocam.

    Şarabı men etme, o değil hüner,
    Aşıkım bâdesiz pek başım döner,
    Gönlümde muhabbet ateşi söner,
    Özrüm var, sade su içemem hocam.

    Nâr-ı cehennemi önüme serme,
    Günahımı döküp kaygular verme,
    Kitapta yerini bana gösterme,
    Ben pek o yazıyı seçemem hocam.

    Feylesof Rıza'yım dinsiz anlama,
    Dini ben öğrettim kendi babama,
    Her ipte oynadım cambazım amma,
    Sırat köprüsünü geçemem hocam.


  10. #10
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı ve Şiirleri..!

    TRAMVAYDA BİRİSİNE


    Efendi! Yan gözle hor bakma bana,
    Senin baban kadar benim yaşım var
    Belki tuhaf gelir şu halim sana:
    Geçinmek uğrunda çok savaşım var.

    Halimden hoşnudum; düşkün değilim.
    Süste senden elbet üstün değilim! ..
    Bahtıma mağrurum, küskün değilim.
    Ne korkum, ne hırsım, ne telâşım var.

    Elimde kuvvet var; eldivenim yok.
    Yakamda gülüm yok, yâsemenim yok.
    Zengince bir dayım, bir yeğenim yok,
    Benden daha fakir bir kardeşim var.

    Esirci değilim, esir değilim.
    Sizin kumpanyada müdir değilim.
    Üç tuğlu, beş tuğlu vezir değilim,
    Başımda sorguç yok, fakat başım var!

    Her neyse muradım, ben ona yettim:
    Değersiz ömrümü hayra sarfettim.
    Kâbe-i maksûde dosdoğru gittim,
    Benim “namus” gibi bir yoldaşım var.

    Şu açık alnımda kara istemem;
    İzzetinefsimde yara istemem! ..
    Zillete mukabil para istemem,
    Evimde yiyecek bulgur aşım var! ..

    Zâhire bakanlar belki yanılır;
    Kisbinden sorulup kişi tanılır.
    Feylesof Rıza'yım adım anılır,
    Dünyada malım yok..Mezar taşım var!
    .

Benzer Konular

  1. Tevfik Fikret Edebi kisiligi ve Eserleri
    Konu Sahibi Farazi Forum Edebi Kişilikler
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 30.Kasım.2012, 15:04
  2. Karacaoğlan şiirleri
    Konu Sahibi Farazi Forum Karacaoglan
    Cevap: 19
    Son Mesaj : 18.Eylül.2012, 20:44
  3. Tevfik Fikret şiirleri
    Konu Sahibi Azecan Forum T
    Cevap: 22
    Son Mesaj : 11.Şubat.2012, 17:47
  4. Tevfik Esenc
    Konu Sahibi Adyg Forum Kültürel Boyut
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 02.Mart.2009, 21:04
  5. Tevfik Fikret Küçük aske®
    Konu Sahibi Derviş Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Ocak.2009, 17:25

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet, ingilizce kursu, mehter takımı Ayetel Kürsi Perde kitap özetleri