Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 35 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Şiirleri


    REFİK DURBAŞ(1944 - .... )

    10 Şubat 1944'te Erzurum Pasinler'de doğdu. Liseyi İzmir'de bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ndeki öğrenimini yarıda bıraktı. Gazeteciliğe 1967'de Yeni İstanbul'da başladı, yirmi yıl Cumhuriyet gazetesinde çalıştıktan sonra 1992'de emekli oldu . Ardından Sabah'ta kitap ve sanat sayfaları hazırladı. Yeni Yüzyıl'ın kültür-sanat bölümünü yönetti. Yeni Yüzyıl ve Ateş gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Şimdi Sabah gazetesinde yazıyor. İlk şiiri İzmir'de Ege Ekspres gazetesinde çıktı. İzmir'de Evrim dergisinin yönetiminde bulundu. Alan'67 dergisini dört sayı çıkardı, Yeni a dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.
    1989 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Kapıkule'nin Vatansızları" dizi yazısıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce röportaj dalında yılın gazetecisi seçilen Durbaş şiir dalında da sırasıyla 1979 yılında Çırak Aranıyor adlı kitabıyla Yeditepe Şiir Armağanı, 1983 yılında Nereye Uçar Gökyüzü adlı eseriyle Behçet Necatigil Şiir Ödülü ve 1993 yılında Menzil adlı eseriyle Halil Kocagöz Şiir Ödülü'nü aldı.
    Konu Heyhat tarafından (10.Ekim.2009 Saat 20:52 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Hayatı ve Şiirleri..!

    BARIŞ KOYUN ÇOCUKLARIN ADINI


    Oyunu sever bütün çocuklar
    birdirbir, uzun eşek, körebe
    bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez
    oyun sözcüğünün halkların dilinde

    (Oyun koyun çocukların adını)

    Savaşa karşıdır bütün çocuklar
    kışın: kar altında her sabah
    tükenip erise de solgun nefesi
    yazın: göğsü sırmalı fabrikalarda
    çarkları döndürse de yoksul alevi
    savaşa karşıdır bütün çocuklar
    nice ölümlerden geçmislerdir
    nice rüzgarlar içmislerdir
    gelincik tarlası çocuklar

    (Emek koyun çocukların adını)

    Gökyüzünün penceresinden şimdi
    bir kuş havalansa
    kanat çırpınışlarında
    hayatın yağmalanmış sevinci
    - Kuş uçar rüzgar kalır

    (Sevinç koyun çocukların adını)

    Uzay denizlerinde şimdi
    bir balık ağlasa
    gözyasi billurlarında
    yüz bin umut kıvılcımı
    - Alev uçar nazar kalır

    (Umut koyun çocukların adını)

    Çocuk bahçelerinde şimdi
    bir çiçek açsa
    hüzün sevince dönüşür
    sevinç çiçeğe
    - Ölüm uçar çocuklar kalır

    (Mutluluk koyun çocukların adını)

    Barıştan yanadır bütün çocuklar
    sabah: kuşatılmış bir toplama kampında
    ayrılığın tepsisini okşasa da elleri
    aksam: yıldızların mor orağıyla
    sessizliği devşirse de yetim öksüz sesi
    barıştan yanadır bütün çocuklar
    nice çığlık emmişlerdir
    nice korku gezmişlerdir
    yürekten hisli sevmişlerdir
    güvercin harmanı çocuklar

    (Devrim koyun çocukların adını)

    Barışı sever bütün çocuklar
    beştaş, saklambaç, elim sende
    bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez
    barış sözcüğünün halkların dilinde

    (Barış koyun çocukların adını)


  3. #3
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Hayatı ve Şiirleri..!

    BİN KUŞ AYIŞIĞINDA


    Şimdi senin soluğunda akşam
    çiçekler ve sular kadar yalnızım
    bir o kadar da esmer saçların
    bin kuş esiyor sanki ayışığından



  4. #4
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Hayatı ve Şiirleri..!

    BİR BAŞINA TANYELİ


    Sen ki ne hüzünler yaşadın bir başına
    erisin artık yüreğinde çırpınan tanyeli
    ne belaymış deme zındanda kararmak
    acı da aynı imbikten çekiliyor, umut da şimdi



  5. #5
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Hayatı ve Şiirleri..!

    BU ŞİİRLER


    Kalbimde kan izleri anıların
    tarçın kokusu, belki menekşeler

    Belki bir ünlem işareti merak
    nasıl solgun ve bulanık şiirler

    Şiirlere uyanmak istedim de

    Çünkü soruda ve sorguda gelecek
    günler: neyin bedeli bu işkence

    Bu ruhsatsız gurbet, tükenmiş sıla
    kimin adına yazıldı söylesene

    Yüzümde kuş sesleri acıların

    Kır çiçekleri getirdim sana
    bir umut, tanıdık korkular biraz

    Günler: biraz olsun akılnda tut
    ve unutma nasıl, kime yazıldı

    Anılarını unutmuş bu şiirler


  6. #6
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Hayatı ve Şiirleri..!

    ÇAYLAR ŞİRKETTEN -1


    İstanbul - Ankara - Kayseri
    Adana - Antep - Mardin
    Bursa - İzmir - Bodrum
    üç yıldır gider gelirim
    302 Mercedesin arka koltuğunda
    ne yattığım yer belli
    ne içtiğim su
    gecem saçları ağarmış bir mavi kuş
    gündüzüm anıları yitik bir yeşil rüzgar
    gider gelir üç yıldır içimde
    dudakları çatlamış bir umut
    gözleri görmez acılar

    Aslen Urfalıyım
    kaç yıl oldu bilmiyorum
    kim tutar hesabım
    kim anlar halimden
    bir kış günü
    sabah namazından dönerken babam
    can vermiş duldasında karanlığın sesi
    kan davası deyi ertesi gün
    üç - dört kişiyle kaldırılmış cenazesi

    Ne babam katilinin alnının çatına
    kan nakışlı hançerini çalacak ağabeyim
    ne gelinliği hicran bezeli bacım
    ne sesini işittiğim yıldız yıldız bir kardaşım var
    kalmışım bir başıma
    yüreği nasırlı bir anayla

    Bahtına şivan düşe çocukluk

    Aslen Urfalıyım
    kaç yıl oldu bilmiyorum
    kim yazar defterim
    kim bilir derdim
    bir kış günü
    sırtımda acıya yamalı bir mintan
    ayağımda rengi aşınmış lastik pabuçlar
    içimde buz bağlamış bir hüzün
    ardımda gözü yaşlı bir ana
    ekmeği taştan çıkarmak uğruna
    alınterini sevdaya nakışlamak uğruna
    umudu aydınlığa boğmak uğruna
    verdum kendimi yollara

    Ne bir avuç toprak, ne alev alev bir umut
    gurbetliğimde geleceği sararmış bir ana
    sılamda yel götürmez sel üfürmez bir yalnızlık
    bir kış günü indim İstanbul Sirkeci'ye

    Yurduna şivan düşe umutsuzluk

    Aslen Urfalıyım
    kaç yıl oldu bilmiyorum
    kim okur kitabım
    kim bulur dermanım
    bir kış günü
    turizm seyahat şirketlerinde
    böyle başladı mavinliğimin öyküsü

    O gün bu gündür ezberimde artık yalnızlık
    ezberimde acının kilometre taşları
    ezberimde umudun küf tutmuş şafağı
    ezberimde sevdanın rüzgar renkli çığlığı
    ezberimde kes hızını ağlatma el kızını
    ezberimde kuzu kurdun yol Fordun bu gece
    ezberimde Orhan Gencebay, dertler benim olsun



  7. #7
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Hayatı ve Şiirleri..!

    ÇAYLAR ŞİRKETTEN -2


    Gençliğin yağmuru yeni düşmüştü bıyıklarıma
    vurdum kendimi yollara

    Zulmüne şivan düşe yoksulluk

    Dünyanın başkenti Sultanahmet
    Anadolu'nun başkenti Sirkeci derler
    bir kış günü akşamın alacasında indim Sirkeci'ye
    dar bir sokak aralığında durdu otobüs
    yüzlerce küçük dükkan camlarında bütün Anadolu
    yüzlerce insan daha önce gördüğüm hiç görmediğim
    emanetçiler: neyim var gençliğimden başka
    bırakacak
    taksiciler: hangi deftere yazmıştım gurbetliğin
    adresini
    oteller: yeni çıktım sılamdan bu gece yatmasam da
    olur
    yüzlerce uğultu kuşu içimde, yüreğim daralıyor
    Ege Jet Balıkesir'e, İzmir'e hemen şimdi
    Cesur Turizm yolda kalmazsın hemşerim Diyarbakır, Urfa
    Dadaş Apollo 12'den hızlı Erzincan, Erzurum, Kars
    dünya şampiyonu yolların kralı Gazanfer Ankara
    soluğum buz tutmuş boğazımda renk değiştiriyor sesim
    şaşırıp kalmışım avucumda mavisi küflenmiş bir gökyüzü
    sigaraya yeni başlamış bir bulut katarı
    içimde
    sadece hüzün

    Ne yapmalı nereye gitmeli başı bağlanmış bu akşam karanlığında
    iş bulmak gerek, para tükendi tükenkecek
    (Paran mı vardı mendiline düğümlediğin üç-beş
    kuruştan başka)
    umut tükendi tükenecek, sevinç aydınlık inanç tükendi
    (zaten ne zaman tükenmemişlerdi)
    mutluluk sevda ekmek tükenecek
    tükendi tükeneceksılamın mazgallarını ışıklandıran
    özlem
    tükendi tükenecek yüreğimde ateşle yıkanmış
    heyecan
    ve bir uçurum

    Sokağın ucunu döndüm, sesim parçalamak istiyor bu
    uğultu ummanını
    birden bir esinti, serinlik, sanki çiçeklerden bir yaz yağmuru
    karşımda boynuma doladığımmendil kadar bir deniz
    parkta el ele dolaşan çocuklar gibi gemiler
    bıraksan 180 km hızla suyu yaracak kamyonlar otobüsler
    nereden gelip nereye giderler
    ben
    nereye
    bıraksa
    kader

    Rahmine şivan düşe gurbet

    Akşam inmek üzere, bir simit alıp deniz kıyısına oturuyorum
    bir sis yumağı ağır ağır dolanıyor Boğazın saçlarına
    bir martını kanadında eriyor güneşin son parıltıları

    okul yüzü mü gördüm
    ne gelir elimden sanatım yoksa

    Simit satmakla başlasam işe umudun alevi sönmesin diye

    Yüzümde pus tutmuş sabah
    köşebaşı rüzgar ayaz
    simit satarım susamlı
    poyraz renkli can kokulu
    şafaklardan daha beyaz
    hasretimden daha kara
    simit satarım susamlı
    buyur tanesi üç lira
    bana kalan yirmibeş kuruş
    anlamazım ne iştir bu

    Sesime alevler çalan
    sabahın karanlığından
    mor akşam aydınlığına
    simit satarım susamlı
    nar kokulu can yoksulu
    sermayesi gurbetliğim
    simit satarım susamlı
    buyur tanesi üç lira
    bana kalan ter yorgunluk
    anlamazım ne iştir bu

    Ev kirası çıksın diye
    üşümesin ayaklarım
    gurbet harcı çıksın diye
    şişmesin gözkapaklarım
    emek rızkı çıksın diye
    simit satarım susamlı
    adı güzel serçe pulu
    buyur tanesi üç lira
    bana kalan kan yoksulluk
    anlamazım ne iştir bu

    Babamdan miras mı kaldı
    ne gelir elimden sanatım yoksa

    Defter satmakla başlasam işe aydınlığın sesi donmasın diye


  8. #8
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Hayatı ve Şiirleri..!

    ÇAYLAR ŞİRKETTEN -3


    Birinci hamur üç defter
    bakkalda kırtasiyede
    on liraya alamazsın
    fabrika imalatına
    bende sadece beş lira
    al hayatını yaz abi
    okula giden kardeşinin
    buz kesmiş yüreğini yaz
    sabah alacasında nöbetçi
    umudun direncini yaz

    Birinci hamur çizgili
    sayfaları gül nakışlı
    iş alınteri kokuşlu
    daha çok patron kazançlı
    defter satarım hareli
    al rengini çiz acının
    al sesini çiz sevginin
    al resmini çiz emeğin
    çiçek bahçesine dönsün
    kor alev yürekte hınç

    Birinci hamur kırk sayfa
    az kaldı bitmek üzere
    bitmek üzere yüzümde sancı
    gençliğimden çaldırdığım
    alınterimin haracı
    ve hemen yazardım
    ilk satıra büyük harfle
    defter satan çocukların
    el emeği iş gücüyle
    yarattıkları barışı
    Neyim var gençliğimden başka
    harcayacağım

    Ciklet satmakla başlasam işe emeğin gücü tükenmesin diye

    Dükkanım pazarım trenler
    gider gelirim akşam sabah
    Sirkeci'den Bkırköy'e
    Bakırköy'den Halkalı'ya
    gider gelir ak ellerimde
    ödenmemiş ev kirası
    pabuç pantalon parası
    ayrıca gurbet yarası
    bir de yaşanmamış gençliğim
    ciklet satarım akşam sabah

    Müşteriler ikinc mevki
    işçi kızlar dokumacı
    overlokçu remayözcü
    hallerinden belli değil mi
    tipitip baybalon dandi
    memur kızlar ciklet almaz
    bir de kravatlı beyler
    zaten bellidir müşterim
    belli olmayan geleceğim
    ciklet satarım akşam sabah

    Kapağı bir atsam
    tül bacalı fabrikaya
    devirdim gitti işi
    elim sanata yatkın
    ne iş olsa yaparım
    bir söküp atabilsem
    yüreğimden dikeni
    emeğin alınterinin
    bir açsa iş gülleri
    ciklet satar mıyım abi

    Hangi parayla hangi malı alıp satacaksın
    hangi fabrikanın kapısını çalsan duvar
    ne var seni bağlayan buralara
    umut umudun varsa her yerde umut
    ekmek her yerde ekmek çalışsana
    sevda her yerde sevda çekmesini bilene

    Yaz dilekçeyi doldur kağıtları Almanya hesabına


  9. #9
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Hayatı ve Şiirleri..!

    ÇAYLAR ŞİRKETTEN -4


    Geçen yıl Rasim gitti, çocukluk arkadaşım
    mektubu gelir ara sıra:
    'Kıymetli arkadaşım Halil
    Satırlarıma başlamadan önce selam eder
    her iki ellerinden sıkar gözlerinden öperim.
    Halil göndermiş olduğun en az senin
    kadar kıymetli mektubunu aldım.
    Bilemezsin ne kadar memun oldum
    ben de seni biraz olsun memnun etmek
    için bu çirkin satırları yazıyorum'

    Ne çirkin satırları
    içi hiç yazılmamış bir mektuba bile hasretim kaç yıldır

    'Diyorsun ki ben de yazıldım ve önümde 50-60 kişi var
    ve buranın durumu hakkında bilgi istiyorsun. Sana
    kısaca anlatayım. Elime şahsen 700 ile 800 mark geçer
    Lojmanda oturuyorum. 80 mark kira. yemeğimi kendim yapıyorum. Fabrikaya gelince. Almanya'nın en büyük fabrikası. Ama en az para veren fabrika. Bazan fıska, bazan kalıpçı, bazan da çubukçuluk yapıyorum.'

    Ne fıskacılık ne kalıpçılık
    elimden her şey gelir yeter ki çalışacağım iş olsun
    'Şunu belirtmek isterim. Kesilen 80 mark elime geçen paranın içinde değil. Bütün temennim senin Almanya'ya gelmen. Neresi olursa olsun. Burada adamı çok çalıştırıyorlar. Ayakkabıyı çıkartıpyatağa giriyorum. Bir de nereye gidersen oraya uyacaksın. Türkiye'de bay , burada herr. İstemeyerek satırlarıma son verirken tekrar selam eder, acele cevap beklerim.'

    Sanki ben istemiyor muyum gelmeyi
    öylesine susamışım ki alınterinin sıcaklığına kaç yıldır

    Ne kadere inandım şimdiye kadar
    ne kısmetten medet umdum
    ama biliyorum ki
    'vasıfsız işçisin' deyi silecekler künyemi
    Almanya defterinden de

    Serinlik pusuda
    acıyla kararmış günlerimi düşünüyorum
    acıyla aydınlanacak günlerimi
    genç kızlığından beri çeyizi namerde yadigar anamı
    yüreğimden kopan fırtınada yolunu yitirmiş bir gemi
    bacadından çıkan dumanılnı avuçlarıma bırakarak uzaklaşıyor
    bir kırmızı balık
    (ne zaman denize baksam bir kırmızı balık olarak
    görüyorum kendimi)
    yosun yeşili mendiliyle
    siliyor a
    alnıma
    sıvanmış
    karanlığı

    Serinlik pusuda
    bir sis yumağı ağır ağır geçiyor alnımın duldasından
    geleceğimi düşünüyorum
    geçmişimi
    karanlık
    da
    eriyor
    aydınlık
    da

    Pulu acıyla mühürlü adresi sevdaya yazılı yüreğimde
    gurbetliğimi düşünüyorum

    Serinlik pusuda
    sevda da eriyor hicran da
    sevincinin kaymağı alınmış, yapraklarına çiğ düşmüş yüreğimde
    kendimi düşünüyorum bir de:

    'Dert yoğuken serimde
    derdimle kardaş oldum
    düştüm gurbet ellere
    çilemle yoldaş oldum

    Sevdalığı yaşamadım
    mutluluğu tadamadım
    hasretliğe varamadım
    gurbetle kandaş oldum

    Karanlıkta erimezdim
    ayydınlıkta çürümezdim
    yalnızlığa yerinmezdim
    acıyla kardaş oldumé

    Sesine şivan düşe hasret

    Akşam inmek üzere. Nerede yatmalı bu gece. Hep gündüz olsa. Kıvrılır kalırsın bir park kanepesinde. Çimenlerin üzerinde. Alır gider bir ağaç gölgesi, bir su sesi içindeki kederi hüznü. Ama gece. Gece kime sığınırsın. Şimdi köyde olsam. Anam tandırı yakmıştır. Yorgana sarınır, tandırın kıyısına uzanırdım. Kemikli elleriyle saçlarımı karıştırırdı. Elimde bir dürüm. Yeşil soğan, lor. Ne çok özlemişim anamın ekmeğini. Akşam inmek üzere. Nere gitsem, nerde gecelesem. Her sokakta yüzlerce otel. Her kentin bir oteli var. İzmir Palas, Afyon Denizli Oteli. Edirne Kırklareli Oteli. Trabzon Oteli. Otel Rize Palas. Yalnızlık Palas...... Acı Oteli... Gurbet Palas...

    Dolanıp durdum son vapur da demir alana kadar
    kapı aralıklarından baktım sıcaklığın

    Sabah Sirkeci garında uyandığımda
    yeni bir gün başlamış güneş mavi yazmasını
    bağlamıştı gökyüzünün boynuna


  10. #10
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Refik Durbaş Hayatı ve Şiirleri..!

    GÜL YAĞSIN UFKUMUZA


    Ufka gül yağdığı akşam
    yüzleri ucuz
    sevdası ezberinde
    kiralık evler gibi serin
    turfanda kadınlarda sevdi

    Ufka gül yağdığı akşam
    ölüme ve ayrılığa cesur
    esrara dayanıklı
    masraf makbuzu kullanmayan
    az şekerli kadınlar da sevdi

    Ufka gül yağdığı akşam
    aynalara abone
    kalçalarından gayrı her şeyi helal
    çocuk bitmez tarlasını sürdüğü
    vadesi dolmuş, kadınlarda sevdi
    Ufka gül yağdığı akşam
    Herkesten uzakta şimdi


Benzer Konular

  1. Azap Şiirleri
    Konu Sahibi Azap Forum Sitemiz'in Şairleri ve Yazarları
    Cevap: 53
    Son Mesaj : 27.Ağustos.2013, 05:06
  2. Karacaoğlan şiirleri
    Konu Sahibi Farazi Forum Karacaoglan
    Cevap: 19
    Son Mesaj : 18.Eylül.2012, 20:44
  3. J. Arar şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Şairler ve Şiirleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Şubat.2009, 15:30
  4. BurSa ŞiirLeRi..
    Konu Sahibi yaSmin Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 7
    Son Mesaj : 18.Aralık.2008, 13:21
  5. Alİ Yüce şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum A
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 21.Kasım.2008, 10:36

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir, elektronik sigara, bebek deterjanı, instakip.com, Likit Servisi, istanbul hava durumu, yemek tarifleri, ingilizce kursu