+ Konuyu Cevapla + Yeni Konu Aç
Toplam 5 sonuçtan 1 ile 5 arasındakiler gösteriliyor.
dqw
  1. #1
    Dost Üye
    Durum : Farazi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik Tarihi : Oct 2008
    Yaş: 29
    Mesajlar: 1.278
    Beğenileri;
    37 mesajı beğendi
    Konular
    390
    Rep Gücü: 65
    Rep Puanı: 270
    Farazi is a jewel in the rough Farazi is a jewel in the rough Farazi is a jewel in the rough

    Orhan Seyfi şirin şiirleri

    Saçlarını Zindan Zindan Sal Bugün


    Bu sevda aklımı baştan alalı
    Bir hırçın denizim deli dalgalı
    Bir Yunus ol göğsü pul pul kınalı
    Gözlerime birer birer dal bugün

    İç çekelim kör düğümlü yollara
    Ya benim ol ya benimle öl bugün
    Hıçkıralım boşa geçen yıllara
    Yanağımı kirpiğinle sil bugün

    Teller bir bir koptu, paramparça saz
    Dört duvar içinde esiyor poyraz
    Müebbed gönlüme ne söylesen az
    Saçlarını zindan zindan sal bugün

    İç çekelim kör düğümlü yollara
    Ya benim ol ya benimle öl bugün
    Hıçkıralım boşa geçen yıllara
    Gözlerimi yanağınla sil bugün

    Ya başlayıp yeni baştan sevdaya
    Yanakların pençe pençe gül bugün
    Kıralım kalemi nankör dünyaya
    Ya başlangıç ya son olsun gel bugün


    Orhan Seyfi Şirin Tüm şiirleri
    Konu Heyhat tarafından (10-10-2009 Saat 21:37 ) değiştirilmiştir.

    To view links or images in signatures your post count must be 20 or greater. You currently have 0 posts.

  2. #2
    Aktif Üye
    Durum : yaziklar_olsun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik Tarihi : Mar 2009
    Yaş: 61
    Mesajlar: 391
    Beğenileri;
    48 mesajı beğendi
    Konular
    256
    Rep Gücü: 44
    Rep Puanı: 378
    yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice

    Ynt: Orhan Seyfi Şirin

    BENİM AŞKIM


    Uçup uçup konamayan
    Kör bir kuştur kördür aşkım
    Ne sınır ne yasak tanır
    Bulut bulut hürdür aşkım

    Yüce dağlar doruğunda
    El değmemiş kardır aşkım
    Ne yapsam hep zarar gördüm
    Ettiğim tek kârdır aşkım

    Genç yaşımda sevdalandım
    Tanrı gibi birdir aşkım
    Sevdiğim anlar halimden
    Başkasına sırdır aşkım

    Dağlar çöller yollar aşar
    Tuna gibi gürdür aşkım
    Dokunduğu yeri yakar
    Bir volkandır kordur aşkım

    Başımı belaya sokar
    Hem çılgın hem zordur aşkım
    Fark eylemez bahtım yoksa
    Terk eylemez yârdır aşkım


    O.S.Ş


    BİRLEŞSİN


    Aşka hasret kalmış eller birleşsin
    Serin sular, kavruk çöller birleşsin
    Bir denize aksın aşk ırmakları
    Fırat’lar Tuna’lar Nil’ler birleşsin

    Ölümsüz aşklara kıymaz yaradan
    Yanaklar yazgılar yollar birleşsin
    Perçemler yaşmaklar çıksın aradan
    Yanaklar dudaklar diller birleşsin

    Gönül baharında çiçekler solmaz
    Kim demiş sevenler bahtiyar olmaz
    Aşk başa düşünce hangi iş olmaz
    Sevgilim yürekler kollar birleşsin

    Yaylasına harman yerine kurban
    Alnından damlayan terine kurban
    Horonuna zeybeğine semahına kurban
    Omuzlar dirsekler eller birleşsin

    Birleşsin yazgılar birleşsin yollar
    Birleşsin hasretle kurumuş diller
    Şenlensin meydanlar vursun davullar
    Sessiz boynu bükük kullar birleşsin


    O.S.Ş


    BİZ İKİ BALIKTIK


    Biz iki balıktık, aşk da bir deniz
    Yüzerdik koylarda gamsız, kedersiz
    Bıraktık sularda gümüşten bir iz.

    Keskin kancalara taktılar bizi
    Çırpındık kıyıya çektiler bizi.

    Şimdi gözlerimiz cam gibi parlar
    Üstümüze gelir evler duvarlar
    Nerde aşk denizi sonsuz dalgalar?

    Keskin kancalara taktılar bizi
    Çırpındık kıyıya çektiler bizi...


    O.S.Ş


    DİNAMİT


    Böldüler sımsıcak düşlerimizi
    Bozdular yürüyen işlerimizi
    Dilimize gömdük işlerimizi

    Öfkemiz yığıldı piramit oldu
    Türkü dilimizde dinamit oldu

    Sahibi belirli bir söz kalmadı
    Utanan kızaran bir yüz kalmadı
    Mangalda kül bitti hiç köz kalmadı

    Acılar gönlümde piramit oldu
    Türküler dilimde dinamit oldu


    O.S.Ş


    FIRTINAM VAR


    Fırtınam var hiç dinmeyen
    Çerağım var hiç sönmeyen
    Pusulada bulunmayan
    Yöne doğru yürüyorum.

    Göklere yükseldim indim
    Yıldızlar nuruyla yundum
    Dostluğa sevgiye döndüm
    Kine karşı yürüyorum

    Koşma verdim ağıt aldım
    Ele kalem kağıt aldım
    Erenlerden öğüt aldım
    Cana doğru yürüyorum

    Kaldı artık bir tek dostum
    Gayrısına çoktan küstüm
    Dikenleri yol eyledim
    Güle doğru yürüyorum.

    Kendimi aramak için
    Sana doğru yürüyorum
    Kestirmeden varmak için
    Bana doğru yürüyorum.

    Fırat idim kahır oldum
    Sakarya'ydım zehir oldum
    Nildim Sarınehir oldum
    Çin'e doğru yürüyorum!

    Şafak oldum sökün ettim
    Yıldızlara akın ettim
    Yarınları yakın ettim
    Düne doğru yürüyorum.

    Yüzümü Bektaş'a döndüm
    Erenler deminde yundum
    Göklere yükseldim indim
    Cana doğru yürüyorum!

    Başladığım yere vardım
    Arpa boyu yolmuş gördüm
    Pılımı pırtımı derdim
    Sona doğru yürüyorum.

    Sona değil bu yürüyüş
    Sana doğru yürüyorum
    Kestirme yol bulmak için
    Bana doğru yürüyorum.


    O.S.Ş


    GÜLÜMSER ÇOCUKLUĞUM


    Gülümser çocukluğum...
    Yıkanan kızlarla şıkır şıkır;
    Tatlı sularda sazların ötesinden...
    Sarışın ve bin bir gamze içinden,
    Gülümser çocukluğum.

    Demlenir çocukluğum;
    Kara kömür sobaların böğründe...
    Buz ve buğu tutmuş ince camların,
    Üzerine hayatın ilk imzası atılmış,
    Arap kızlarının camdan baktığı,
    Yazılardan göz yaşının aktığı,
    Küçük sıcak odaların dibinde,
    Kara kömür sobaların böğründe,
    Demlenir çocukluğum...

    Ürperir çocukluğum;
    Taş atan sapanlardan,
    Kamçılı yaylılardan,
    Kopkoyu kapkara uçurumlardan;
    Haykırır gelecek çağlara doğru...
    İri yanaklarına gölgeler düşer,
    Ürperir çocukluğum...

    Yorulur çocukluğum;
    Bahçeler boyunca pedal çevirir,
    Dağ kokusu yüklü sulara atlar,
    Kana kana içer, balıklarla yüzer.
    Çağlayanlar ile kahkaha atar!
    Küçük kızlara şiirler derer!
    Kan portakalı: doğar ve batar!
    Yorulur çocukluğum...

    Uyuklar çocukluğum...
    Yorgunlukla duasını unutmaz:
    "Bismillahi birsin! ve daima nursun!
    Bin bir atlı kapımda dursun!
    Düşmanlarım öte gitsin
    Meleklerim beri gelsin"
    Bin bir atlıyı görür, güvenir,
    Uyuklar çocukluğum.

    Hislenir çocukluğum!
    Uzaklarda kalmış köylere doğru,
    Derinden derine göğüs geçirir;
    Tanık bulunduğu aşkları anar,
    Dağlar koyağındaki kudurmuş yeşilleri...
    Çürümüş bir saman kokusu gelir,
    Cıvıl cıvıl dere yataklarından...
    Kekik ve sevdayı taşıyan rüzgar,
    Beni nerde olsa, bulur mu bulur!
    Ala geyik gibi süzülür zaman,
    Seyrek meşelerin aralığından...
    Hislenir çocukluğum.

    Üzülür çocukluğum
    Söğütlerin akan suya değdiği,
    Güneşin hep tarlalardan doğduğu,
    O beldede, çocukluğuna dalar,
    Yağmur boşanır hatıralara,
    Uğradığı haksızlıkları anar...
    Boşa geçen zamanlarına yanar,
    Üzülür çocukluğum...

    Bölünür çocukluğum!
    Sokaklara, uzak, yakın illere...
    Bilgisiz, kitapsız, sevgisiz küçüklere...
    Çocukluğum bütün çocuklar olur!
    Dermansız körpeler sararır ıssızlıkta,
    Mezarlıklar çocuk dolar.
    Gönlümde kahkaha ve feryat donar!
    Bölünür çocukluğum...



  3. #3
    Aktif Üye
    Durum : yaziklar_olsun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik Tarihi : Mar 2009
    Yaş: 61
    Mesajlar: 391
    Beğenileri;
    48 mesajı beğendi
    Konular
    256
    Rep Gücü: 44
    Rep Puanı: 378
    yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice

    Ynt: Orhan Seyfi Şirin

    HİÇ BİTMEDİ KIŞIM BENİM


    Ala karlı bir dağ idim
    Hiç bitmedi kışım benim
    Doğrulduğum günden beri
    Dumanlıdır başım benim

    Taşlarımı söktü seller
    Çiçeğimi derdi eller
    Yıllarımı çaldı kullar
    Unutuldu yaşım benim

    Ağaçlarım yaprak döktü
    Ceylanlarım boynun büktü
    Bir şimşek bağrımı yaktı
    Yaralıdır döşüm benim

    Gariplere el veririm
    Şaşkınlara yol veririm
    Güzellere gül veririm
    Pay etmektir işim benim

    Yakarırım göğe doğru
    Akranımdır Ilgaz Ağrı
    Yanar Kafkasların bağrı
    Yağmalanır düşüm benim

    Çavlanlarım çeker zikir
    Bülbüllerim türkü okur
    İçimde lavlar birikir
    Buza keser dışım benim

    Dolularım ak incidir
    Fırtınalarım kincidir
    Adım dostun sevincidir
    Düşmanıma hışım benim

    Oğul verdim arık oldu
    Meyve verdim koruk oldu
    Güz ayı pek buruk oldu
    Ağulandı aşım benim

    Dört mevsim de yara aldım
    Gençliğimi yere çaldım
    Orta yaşta ölüp kaldım
    Taşa geçti dişim benim

    "... Gözelerim ilaç artık
    Yağmurlarım kırbaç artık
    Tek duaya muhtaç artık
    Yosun tutmuş taşım benim..."


    O.S.Ş


    KURŞUNLANMIŞ RÜYALARIM


    Hasret alevden bir gömlek içten içe kor
    Önce gel sokul sineme sonra halim sor

    Körpe goncam, al dudaklım sen aldın aklım
    Gözlerimde binbir arzum, gönlümde saklım

    Kurşunlanmış rüyalarım gel de hayra yor
    Bir acı ver tanrım bana ayrılıktan zor

    Ela gözlüm sarmaşığım, ümit ışığım
    Sana hasret, sana hayran, sana aşığım

    Sevdiğini saramayan bir biz kalmışız
    Bizler aşk andını gülüm şeref bilmişiz

    Tüm insanlar sağır şimdi bütün gözler kör
    Al kalbimi sök yerinden yerden yere vur.


    O.S.Ş


    OMUZ OMUZA


    Yolda beyazlar allar
    Kınalıdır ak eller
    Hanımlar mendil sallar
    Beyler omuz omuza

    Burası Anadolu
    Dağlar omuz omuza
    Gidenler toprak oldu
    Sağlar omuz omuza

    Omuz omuza gardaş
    Omuz omuza yoldaş
    Bektaşi, zeybek, dadaş
    Canlar omuz omuza

    Elimle buğday ektim
    Alın terimi döktüm
    Dağlarda halay çektim hey
    Senle omuz omuza

    İşte pembeler allar
    Açılmış gonca güller
    Gençlerim halay çeker hey
    Vermiş omuz omuza


  4. #4
    Dost Üye
    Paylaşımcı Üye
    Durum : Elenaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik Tarihi : Dec 2010
    Mesajlar: 712
    Beğenileri;
    17 mesajı beğendi
    Konular
    26
    Rep Gücü: 30
    Rep Puanı: 481
    Elenaz is a glorious beacon of light Elenaz is a glorious beacon of light Elenaz is a glorious beacon of light Elenaz is a glorious beacon of light Elenaz is a glorious beacon of light

    Cevap: Orhan Seyfi şirin şiirleri

    AHİLERİN TARİHİ

    Bin yıldan fazladır tarihte yeri,
    Doğruluk yolunu tuttu ahiler.
    Kutsaldı zanaat ve alın teri,
    Dünyaya Türk malı sattı ahiler.

    Yüz akı oldular, bin yıl vatanın!
    Değerinden pahalıya satanın,
    Sanatına hile katan ustanın,
    Pabucunu dama attı ahiler.

    Bilimde, teknikte kalınca geri,
    Yabanın malları girdi içeri,
    Emeğin, sanatın düştü değeri,
    Bir dönemde hapı yuttu ahiler.

    Ata uyandırdı, milli bilinci.
    Yerli malı oldu, yurdun övüncü.
    Çarşılara geldi, bayram sevinci.
    Peşin sattı, keyif çattı ahiler.

    Orhan Seyfi Şirin

    SÖZCÜKLER, DEYİMLER:
    PAPUCUNU DAMA ATMAK: Esnaf ve zanaatkar örgütü olan ahiler, çürük mal yapan, pahalı satan ustanın ayakkabısını törenle dama atarlardı. O kişi, bir daha o yörede ustalık yapamazdı.
    Ahilik Haftası: Ekimin ikinci pazartesi ile başlayan hafta.

    Orhan Seyfi ŞİRİN

  5. #5
    Dost Üye
    Paylaşımcı Üye
    Durum : Elenaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik Tarihi : Dec 2010
    Mesajlar: 712
    Beğenileri;
    17 mesajı beğendi
    Konular
    26
    Rep Gücü: 30
    Rep Puanı: 481
    Elenaz is a glorious beacon of light Elenaz is a glorious beacon of light Elenaz is a glorious beacon of light Elenaz is a glorious beacon of light Elenaz is a glorious beacon of light

    Cevap: Orhan Seyfi şirin şiirleri

    ARDIÇ KUŞLARI

    Güçlü ardıç kökleri,
    Çöllere meydan okur.
    Koyu gölgelerinde
    Doğa, yeşil şal dokur.

    Bir orman mühendisi,
    Şu tombul, ardıç kuşu!
    Ardıç tohumlarını,
    Çimlendirmektir işi!

    Mavi, kızıl tohumlar
    Toplanır, kursağında.
    Kabuğundan soyulur,
    Çatlar, bağırsağında.

    Sonra toprağa düşer,
    Bin yıllık ağaç olur.
    Ardıç ormanlarında,
    Nice beden can bulur!

    Kestik biz ardıçları,
    Toprak oldu, sapsarı.
    Çöplükte eşiniyor,
    Dargın ardıç kuşları.

    Aç, susuz savaşarak
    Çölü durduran ağaç!
    Bütün bir Anadolu,
    Senin gölgene muhtaç!

    Dostluk kurup ardıçla,
    Bilge ardıç kuşuyla,
    Yükselen ormanlarda
    Dolaşalım coşkuyla!


    Orhan Seyfi ŞİRİN

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.