Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 7 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 70 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI

    Abdülvahit Küzecioğlu



    Abdülvahit Küzecioğlu, 1340 (M. 1924) yılında Kerkük’te doğdu. Küçük yaşlarda babasından ve çevresinin çok değerli usta sanatçılarından pek çok hoyrat ve türkü öğrendi. Makam ve hoyrat okuma usullerini belledi.

    Henüz 20’li yaşlarda, Irak Petrol Şirketi tarafından bir mesleki eğitim kursuna katılmak üzere İngiltere’ye gönderilen Küzecioğlu, Londra’da BBC’nin Türkçe servisi için okuduğu hoyrat ve türkülerle Ortadoğu, Kafkas çevresi başta olmak üzere, özellikle Türkiye, Azerbaycan, Irak ve İran civarında büyük şöhret kazandı. Üstad Cemil Beşir’in kemanı eşliğinde doldurduğu plaklarla geniş halk kitlelerine ulaştı.

    1956 yılında Türkiye’ye yaptığı bir gezi sırasında, İstanbul Radyosu’nda Kerkük hoyrat ve türkülerinden oluşan bantlar doldurdu. Üstad Nida Tüfekçi, kendisinden en çok eser derleyen kişi oldu.

    Ülkemizde, hoyrat geleneğinin tanınmasında, geniş kitlelere ulaşmasında ve yeni nesillerce bilinmesinde Abdülvahit Küzecioğlu’nun büyük emekleri var: Beşiri, Muçula, Muhalif, Yolcu, Ömergele, Nobatçı, Matarı, İskenderi, Delli Heseni ve Mazan Hoyratlarını yorumlayışı benzersizdi. Kerkük Divanı, Gazeller ve hemen herkesin belleğine kazınan pek çok türkü onun sesinden ilk kez yayıldı.

    A. Küzecioğlu, hoyratların ve Kerkük türkülerinin önemli bir kaynağı ve yorumcu; Türkmen sanatına gönül veren dinleyicilerin ve sanatçıların yetişmesini sağlayan bir yol gösterici idi. Abdurrahman Kızılay da onun yetiştirdiği çıraklardan biri idi.

    A. Küzecioğlu, Sesi, yorumu ve yetiştiği coğrafyanın kültürüne dayanan müzik birikimiyle, hafızalardaki yerini uzun yıllar koruyacak bir müzik elçisidir.

    Kerkük ve çevresi Türkmen Müzik geleneğinin -özellikle de hoyrat, divan, gazel, tenzile ve türkülerin- önemli yorumcusu ve kaynak kişisi Abdülvahit Küzecioğlu, 29 Haziran 2007’de, saat 22.30 civarında Kerkük’te öldü. 30 Haziran’da Kerkük’te toprağa verildi.

    Türkiye’ye 1950’li yıllarda gelerek, çok sayıda Kerkük türküsünü TRT repertuarına kazandıran, plaklar dolduran ve toplum belleğine taşıyan Abdülvahit Küzecioğlu, 83 yaşındaydı.




    Kaynaklık ettiği türkülerden bazıları:

    TRT Rep. No: Türkü Adı: Derleyen:

    0053 HACI FARACIN KIZISAN Yücel Paşmakçı
    1350 AĞLAMA CEYLAN BALASI Nida Tüfekçi
    1352 BU DAĞ BU DAĞ ÜSTÜNE Osman Özdenkçi
    1355 BU HAL NE HALDI Nida Tüfekçi
    1391 AĞAM SÜLEYMAN Nida Tüfekçi
    1394 AY DOLANAYDI GÜN DOLANAYDI Nida Tüfekçi
    1427 HEL HELE VERİN GELİNE Nida Tüfekçi
    1432 İNCİLİ SEDEF KOLBAĞIN TRT İstanbul Rad.THM Md.
    1590 GÜZELE BAK GÜZELE Nida Tüfekçi
    1609 GİNE GELDİ FASLI BAHAR Nida Tüfekçi
    1643 OĞLAN YAĞLIĞIN HANI Mehmet Özbek
    1663 SEN BİR YANA BİR YANA Nida Tüfekçi
    1767 KALENİN DİBİNDE BİR TAŞ OLAYDIM Nida Tüfekçi
    1797 GÜZELLERDEN ÜÇ GÜZEL VAR SEVİLİR Nida Tüfekçi
    1927 KALK GİDAĞIN ŞIH BAĞINA GAZELE Mehmet Özbek
    2287 EVLERİNİN ÖNÜ YONCA (NİNNE NİNNE) Emin Aldemir
    2309 KAR ETMEZ AHIM SEN GÜLİZÂR'E Nida Tüfekçi
    2545 BİR TAPHIR GÖĞERÇİNİM Mehmet Özbek
    2608 ÇAYIR İNCE BİÇİLMEZ Nida Tüfekçi
    3143 ESMERİM GÜZEL ESMER Ali Canlı
    3578 GURBET ELLERDE OLDUM YARALI TRT İstanbul Rad.THM Md.
    3872 MARAL ÇIKMIŞ DAĞ BAŞINA Abdülvahit Küzecioğlu
    3878 ÇAKMAĞI ÇAK Nida Tüfekçi
    4020 CERREVİN KULPU BURMA Nurettin Çamlıdağ

  2. #2
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI



    Ahmet Gazi Ayhan

    Her Ne Zaman Görsem Seni Everek Dağı
    Yüreğimde Bir İncecik Sızı Var
    Ah İle Geçirdim Ömrümün Çağı
    Şu Anlımda Ne Bitmedik Yazı Var
    Çoğu Gitti Şu Ömrümün Azı Var...



    5 mart 1921 yılında Kayseri’nin Endürlük köyünde doğmuştur. Babası Mehmet öldüğünde henüz 3 yaşında olan Ayhan, annesi Hanımın’ın köyü Akçakaya’da büyümüş ve ilkokul tahsilini Zencidere’de yapmıştır. Bu okulda kilise orgunu kendi kendine çalmayı öğrenerek orgtan çıkan ulvi sesten son derece haz duymuş ve bu durum onun ilk defa müzikle de tanışması olmuştur.

    Ailenin tek çocuğu olan Ayhan, ilkokulda iken hem okumuş hem de üvey babasının bakkalında çalışmıştır. hayatının en acımasız ve zor yıllarını çocukluk yıllarında yaşayan Ayhan, 9-10 yaşlarındayken, komşuları olan Hacı Ömer Sabancı emmisinin onu da diğer büyükleri gibi çalışmaya Adana’ya göndermesiyle devam eder. Çırçır fabrikasında balya basarken, balyadan arasında sıkışır onu kimse fark edemez, kendine yol açarak balyadan kurtulmayı başaran Ayhan o telaşla ve korkuyla soluğu Kayseri de alır. Fırın çıraklığında, saat tamirciliğinde ve daha birçok işler dede çalışmış olan sanatçının asıl mesleğinin marangozluk olması kendi sazını kendisinin yapmasına da olanak sağlamıştır. Makine aksamında da anlayan sanatçının dikiş dikmeye kadar her türlü iş elinden gelirmiş II. cihan harbi dolayısıyla Kahramanmaraş ve Konya’da 4 sene askerlik yapan Ayhan bu sebepten dolayı Konya tavrının tüm türkülerini asılları kadar güzel söyler ve yorumlamıştır. Askerlik dönüşü demiryolları marangoz atölyesi’nde çalışmıştır.

    Çok küçük yaşta tahta kaşığı at kılı bağlayarak saz çalmaya başlamış ve saz çalmayı ona öğreten hiç kimse olmamıştır bu büyük kabiliyeti babasın dan almış olan sanatçının annesi ise köyün mevlüt okuyucularındanmış. Kayseri türkülerini çok küçük yaşta ananesinden öğrenmiş ilk sazını amcası hediye etmiş babası çok güzel saz çalarmış onsuzda saz çalıp, zeybek oynayan babasının yeteneğini alan Ayhan “bunu yapamadın ama ben dek ekimle saz çalıyorum” dermiş.

    İnce sesleri zenginleştirmek için sazların göğsüne doğru perde koyarak sazın daha çok ses vermesini sağlayan Ahmet Gazi Ayhan müzik kabiliyetini yüksek bir saz virtüözüymüş. Aynı zamanda şair olan sanatçı saatlerce saz şairiyle karşılıklı atışırmış hazır cevap nüktedan bir yapısı olan Ayhan irticaları hicivli şiirler ve besteler yapmıştır. 1944 yılında Ankara radyosunun açmış olduğu stajyer sanatçı imtihanına arkadaşlarının “bu sınavı sen kazanamazsın” iddiasıyla girmeye karar vermiştir 1950 senesinde serbest çalışmak için Ankara radyosu’ndan ayrılmış ve 1954 yılında da geri dönmüştür.

    Türk Halk Müziği’nde pek çok derlemeler yapmıştır. Kayseri’ye, Akçakoca’ya, bahçesine, Erciyes Dağına ve avcılığa tutkun olan Ahmet Gazi Ayhan her zaman oranın özlemlerini ve hasretini çekmiştir. Unutmadığı pek çok anılarını köy sohbetlerine mahsus havasıyla anlatır ve dinleyicileri kendine hayran bırakmış.

    9 Şubat 1987 yılında hayata gözlerini yuman Ahmet Gazi Ayhan Zincirli kuyu mezarlığına defnedilmiştir.


  3. #3
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI



    Ahmet Günday


    1944 yılında Fethiye'de Günlükbaşı Köyü'nde doğdu. İlkokulu köyünde, Ortaokulu Fethiye'de bitirdi. İzmir Askeri Hava Lisesi, Nazilli Öğretmen Okulu, İzmir Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü mezunudur. 5 yıl öğretmenlik yapmıştır.

    Müzik yaşamına ilkokulda türkü söyleyerek başlayan Ahmet Günday, ortaokulda mandolin ve bağlama çalarak, Askeri Hava Lisesi'nde THM korosu kurarak müzik çalışmalarına devam etmiştir.

    İlk ustaları, köyünde saz çalan kişilerdi. Onları dinleyerek kulaktan dolma ezgilerle, Halk Müziğinin içine girmeye başlamıştır. Köyünde müzikle ilgilenen kişilerin hor görülmemesi, halkın beğeni ile baktığı insanlar olması, onu müziğe iten ve türkülerle bütünleştiren bir insan yapmıştır Amatör müzik yaşamı 12 yıl sürmüştür.

    1966 yılında İzmir Radyosu'nun sınavlarını kazanarak, Türk Halk Müziği sanatçısı olmuştur. Böylece profesyonel müzik yaşamı başlamıştır.

    Yurt içinde ve yurt dışında müzik çalışmaları olar Ahmet Günday 8 kez yurt dışı konserlerine ve festivallerine katılmıştır. İngiltere Langollen' de yapılan ''Folk Song'' solo yarışmasında dünya üçüncüsü olmuştur. Beş adet plak, üç adet de kaset çalışması yapmıştır Sicilya'nın ''Altın Mabet'' (Agrigento şehrinde) festivaline katılmıştır.

    Doksana yakın derleme çalışması olan Ahmet Günday, İzmir Belediye ve Tariş Korolarını çalıştırmış, sanat yaşamı boyunca yüzlerce öğrenci yetiştirmiştir. Halen E. Ü. D. T. M. K.'da Türk Halk Müziği repertuar hocalığı yapmaktadır. Mayıs 1993'de TRT İzmir Radyosu Türk Halk Müziği Koro Şefi olmuştur.

    Ahmet Günday'ın ilgili alam Semahlar ve Bozlaklar'dır. Özellikle, Semahlar üzerinde çok duruyor ve severek icra ediyor. En büyük arzusu Muzaffer Sarısözen'i görmekti. THM çalgılarının daha geliştirilmesini istiyor.




    Derlediği bazı türküler :

    Yüce dağ başında bir koyun meler-Muğla
    Bahçelerde bir kuzu- Muğla
    İki durnam gelir de Bağdat elinden-Manisa
    Koyun bende aşk oduna yanayım-Manisa
    Aydın içinde kapalı çarşı-Aydın


  4. #4
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI



    Ahmet Turan Şan


    25.07.1956 Sivas Merkez doğumlu. İlk, orta ve lisenin bir kısmını Sivas’ta okuduktan sonra İstanbul’a, ağabeyi Ömer Şan’a hem yardımcı olmaya hem de tahsiline devam etmeye geldi.

    İlk sanatsal eğitimini; sanatçı olan babası Osman ( Keskinbıçak ) Şan ve ağabeyi Ömer, yengesi Bilge Şan’dan alarak Türk Folklor Kurumu’nda geliştirdi. Saz ekibi kurarak birçok sanatçıya eşlik etti.

    İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nü bitirdi. TRT İstanbul Radyosu’nu 1976 yılında “Amatör Sanatçı”, 1981 yılında “Yetişmiş Sanatçı” olarak kazandı.

    Birçok dernek, vakıf, kurum ve kuruluşta; bağlama (saz), şan (ses eğitimi), solfej, repertuar öğretmenliği ve koro şefliği ve idarecilik yaptı.

    1990’dan sonra TRT’ de “Bağlama ile çalıp okuma” hakkı aldı. Nota, bant ve cd arşivleri, derleme - araştırma ve nota yazma çalışmaları bulunmaktadır. Yüzün üzerinde uzun hava ve onlarca türkü notası yazıp TRT - THM Repertuarına kazandırmıştır.

    Halen (1982’den beri) TRT İstanbul Radyosu’nda THM Ses Sanatçısı olarak görev yapmaktadır.

    Evli ve iki çocuk (Onur ve Orkun) babasıdır.



    Derlediği uzun havalardan bazıları:


    TRT Rep. No: Uzun Hava Adı: Yöresi:


    897 Şahin Bey Vuruldu Yollar Açıldı Gaziantep
    901 Kız Adın Hava Mıdır Sivas
    911 Şu Gurbet Ellerin Yeli Sert Olur Sivas
    935 Bir Bahçeye Giremezsen Şanlıurfa
    962 Seyyah Olup Şu Alemi Gezerim Sivas

  5. #5
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI



    Ali Ekber Çiçek


    Ondörtbin Yıl Gezdim Pervanelikte,
    Sıdkı İsmin Duydum Divanelikte.
    İçtim Şerabını Mestanelikte,
    Kırkların Ceminde Dara Düş Oldum.
    Kırkların Ceminde
    Haydar,Haydar Haydar Haydar,
    Haydar Haydar Haydar Haydar,
    Haydar,Dara Düş Oldum.



    1935 Erzincan Ulalar Köyü doğumlu Ali Ekber Çiçek, babasını 1939 Erzincan depreminde yitiriyor ve çok küçük yaşlarda rençberlik yapmaya başlıyor. Bu arada bağlamayı öğreniyor ve cem toplantılarında kulağı Alevi deyişleri ve ezgileriyle doluyor. İlkokul öğreniminden sonra maddi olanaksızlıklar sonucu öğrenimini sürdüremiyor, ancak ağır yaşam şartlarına karşın müzikten hiç kopmuyor. Müzik aşkı ağır basınca İstanbul'a göç ediyor ve halk müziğinin önemli isimleriyle tanışyor. Vatani görevi sonrası radyoya giriyor ve 35 yılı aşkın bir sürede 400'den fazla yapıtı yorumlayarak geniş kitlelere ulaştırıyor.

    Halen TRT arşivlerinde ustanın 54 kaseti olduğu söyleniyor. Birçok ülkede konserler ve üniversitelerdeki sohbetler aracılığıyla bu toprakların sanatını dünyaya taşımaya çabalamış Ali Ekber Çiçek, bir kaynakta yolunu şöyle özetliyor:
    ''Gerçekleri göstermek, gerçeğe kavuşmak ve gerçeği olduğu gibi insanlara anlatmak için çalışmış bir insanım. Cahilden uzak, kâmile yakın oldum; büyüklerime saygı ile, küçüklerime sevgiyle yaklaştım. Konuşulan her kelâmı ibadet gibi dinledim, kimseyi acizlik ve bilgisizlikle itham etmedim... Bu icraatım boyunca hiçbir maddi menfaat sağlamadan, insanların duygularını sömürmek gibi bir yanlışlığa meydan vermedim.

    Ali Ekber Çiçek, 26.04.2006 tarihinde aramızdan ayrıldı...


    Ali Ekber Çiçek'ten derlenen bazı türküler :

    Böyle İkrarınan Böyle Yolunan
    Bunca Olan Emeğimi
    Derdim Çoktur Hangisine Yanayım
    Ey Erenler Akıl Fikir Eyleyin
    Gönül Gel Seninle Muhabbet Edelim
    Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma
    Gurbet Elde Yadellerin Derdini
    Gül Yüzlü Sevdiğim
    Hazin Hazin Esen Seher Yelleri
    İsmini Sevdiğim Saadetli Dostum
    Nasıl Yar Diyeyim Ben Böyle Yare
    Ondört Bin Yıl Gezdim Pervanelikte(Haydar Haydar)



    Ali Ekber Çiçek tarafından derlenen bazı türküler :


    Bir güzeli methedeyim
    Çoktan Beri Yollarını Gözlerim
    El Vurup Yaremi İncitme Tabib
    Gönül gel varalım gülşen bağına
    Şepke'nin Kavakları
    Yolumuz Gurbete Düştü



  6. #6
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI



    Ali Osman Öztürk


    1960'da Ordu'da doğdu; ilkokul, ortaokul ve liseyi aynı şehirde bitirdi. 1977'de Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Alman Dili ve Edebiyatı Birimi'ni kazandı. 10.01.1980 - 03.03.1980 arasında Federal Almanya'da gerçekleşen, "Jugend baut an Europa" (Gençlik Avrupa'yı inşa ediyor) konulu 6. uluslararası kursa katıldı. 1981'de Yüksek öğrenimini "İYİ" dereceyle bitirdi ve Konya'da, Selçuk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi'nin Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü için açılan bölüm okutmanlığı sınavını kazanarak, göreve başladı.

    1985'te Prof Dr. Wilfried Buch'un yönetiminde hazırladığı, "Meistersang und seine Darstellung im Schimpfspiel von Andreas Gryphius" konulu doktora ön hazırlık çalışmasını verdi. 1985'te yine Prof. Dr. Wilfried Buch yönetiminde "Das deutsche und türkische Volkslied als sprachliches Kunstwerk" [Dil Sanat Eseri olarak Alman ve Türk Halk Türküsü] konulu doktora tezine başladı. 1989'da DAAD'nin on aylık araştırma bursunu kazandı ve Alman Halk Türküsü Arşivi'[DVA]nde doktora tezini bitirip, 24.10.1990 Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde savunmasını verdi. 11.1990 tekrar DVA'ya dönerek, arşiv sistematiğinin Türk halk türkülerine uygulanması projesine başladı.

    1991'de S.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi, Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü, Alman Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı'na Yardımcı Doçent atandı. 1993'te başlamış olduğu, "Türk Halk Türküsü Arşivi Projesi"ni Selçuk Üniversitesi Araştırma Fonu'na sundu. 1994 doktora tezinin Türk halk türküleri ile ilgili bölümü, DVA'nın çıkardığı "Studien zur Volksliedforschung" dizisinde 15. cilt olarak "Das türkische Volkslied als sprachliches Kunstwerk" (Peter Lang Verlag; Bern) başlığıyla yayımlandı. 15.07.1994 - 15.09.1994 tarihleri arasında bedelli askerlik hizmetini yerine getirdi. 11.10.1994 Doçentlik ünvanını aldı.

    7.12.1995-7.12.1998 arası Fen-Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm başkanlığını ve Eylül 2002'ye kadar Fen-Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü, Alman Kültürü ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanlığını yürüttü.

    19.09.2002 tarihinde Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı'na profesör olarak atandı.

    30. 09. 2002 tarihinden beri Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölüm Başkanlığı ve Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlığını yürütüyor.

    1992-1998 arası S.Ü. Halk Kültürünü Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. 05.02.l999'dan beri başkan yardımcılığı görevini yürüttü. l993 Prof. Dr. Saim Sakaoğlu ile birlikte Demos. Internatinale ethnographische und folkloristische Informationen dergisinin Türkiye temsilciliği teklifini aldı. Derginin işbirliği
    yaptığı kurumlar arasına Alman Dili ve Edebiyat Bölümü'nü dahil ettirdi ve o tarihten beri Türkiye'de yayımlanan halkbilim-etnografya çalışmalarının tanıtımını yapmaktadır. 26.11. 1997 S.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bölümler Yayın Kurulu Başkanı olarak Edebiyat Dergisi'nin yayımını üstlendi. 1998'de S.Ü. Yaşatma ve Geliştirme Vakfı Yayınları'nın yayın komisyonunda görevlendirildi.

    1996 DVA'da iki aylık bursla, arşiv sistematiğinin Türk halk türkülerine uygulanması projesinin geliştirilmesi çalışmasına devam etti. 20-23.11. 1997'de Bratislava'da düzenlenen Demos Genel Kurul Konferansı'na bildiriyle katıldı. Ali Osman Öztürk, İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Birliği), IVG (Internationale Vereinigung für Germanische Sprach- und Literaturwissenschaft) [Uluslar Arası Germanistler Birliği], Konya Fikir, Sanat ve Kültür Adamları Birliği yönetim kurulu, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı ve Türk-Alman Kültür İşleri Kurulu (Deutsch-Türkisches Kultur Beirat) asli üyesi olup, evli ve iki çocuk babasıdır. Ali Osman Öztürk'ün, edebiyat, halkbilim, imgebilim ve karşılaştırmalı edebiyat alanlarında yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış çok sayıda, makale, eleştiri ve çevirileri vardır.



    Doktora Tezi üzerine ne dediler

    * [Türkü metinlerinin] yorumundan yola çıkıldığında, Ali Osman Öztürk'ün, kendi öz halk edebiyatı ile ne derece özdeşleştiğini görmek mümkün. Olağanüstü bir çalışmanın neticesi olan bu kitap [Das türkische Volkslied als sprachliches Kunstwerk, Bern 1994] bu konuyla uğraşan Alman ve özellikle de Türk çevreler için çok büyük bir kazanç (Ursula Reinhard, Berlin/F. Almanya).

    * Öztürk'ün makalesi bizim Avrupa balad kavramımızı genel olarak değiştirmiştir (Prof. Dr. Otto Holzapfel, Freiburg i. Br./ F. Almanya)

    * Öztürk, Türk halk türkülerinin, Türk kültürünü ve kültür tarihinin yansıtmakta olağanüstü bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.
    (Prof. Dr. Philip V. Bohlman, Chicago/ ABD)


    Doçentlik tezi üzerine ne dediler

    * Öztürk'ün Alman Oryantalizmi,imge araştırmalarını, Oryantalizm bağlamında değerlendiren ilk kitaptır (Dr. Tom Cheesman, Swansea/ İngiltere)

    Prof. Takdim tezi üzerine ne dediler
    * Alamanya Türküleri, alanında tek kitaptır (Prof. Dr. Şeyda Ozil, İstanbul/ Türkiye)


    KİTAPLARI

    1. Das türkische Volkslied als sprachliches Kunstwerk, Studien zur
    Volksliedforschung Bd. 15, Peter Lang Verlag, Bern-Berlin-Frankfurt-New York-Paris-Wien. 1994.
    2. Türkü Yazıları. Millî Folklor Yayınları: 4, Türk Halk Edebiyatı: 1, Ankara 1995.
    3. Luise Rinser: Öyküler (Almanca/Türkçe). Konya 1996. (Çeviri)
    4. İmaj Yazıları. Konya 1997.
    5. Batı Edebiyatında Sevgi ve Hoşgörü Üstüne, Gündoğan Edebiyat Dizisi
    12-37, Ankara 1997.
    6. Bay B.'nin Başına Gelenler. Derlenmiş Brecht Anekdotları. Çizgi Kitabevi, Konya 1998. (Çeviri)
    7. Ignacz Kúnos: Türk Halk Türküleri. İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara 1998.
    8. Karşılaştırmalı Edebiyat Araştırmaları. Sel-Ün Vakfı Yayınları: 6, Konya 1998.
    9. A. Sefa Odabaşı: Dünden Bugüne Konya Türküleri, Konya İl Kültür Müdürlüğü Yayınları, Konya 1999.
    10. Alman Oryantalizmi. 19. Yüzyıl Alman Halk Kültüründe Türk Motifi. Vadi Yayınları, Ankara 2000.
    11. Alamanya Türküleri. Türk Göçmen Edebiyatının Sözlü/Öncü Kolu, Kültür Bakanlığı Yayınları: 2717, Yayımlar Dairesi Başkanlığı Kültür Eserleri Dizisi: 322, Ankara 2001.



  7. #7
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI



    Altan Demirel

    1950 yılında Amasya’da doğdu. İlk, Orta, Lise öğreniminin bir bölümünü Amasya’da okudu. 1977 yılında A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi’nden (Eğitimde Psikolojik Hizmetler) mezun oldu. Ankara Özel Yükseliş Lisesinde Rehber Öğretmen, Psikoloji Öğretmenliği ve Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1982-1983 yıllarında Gaziantep Özel Tip Cezaevinde Psikolog olarak çalıştı. 1989 yılında Kültür Bakanlığından naklen TRT’ye geçti.

    1968 yılından itibaren bağlama sanatçısı olarak sahne ve TV programlarında birçok sanatçıya eşlik etti. 1974-75-76 yıllarında Coşkun Güla’nın yönettiği daha sonra da Nida Tüfekçi’nin devam ettirdiği Halk Müziği topluluğunda çalışmalarını sürdürdü. Uzun yıllar TV’de beğeniyle izlenen “Bizden Size” programının devamlı saz grubunda yer aldı.

    1968 yılında başladığı sahne çalışmalarının yanı sıra Halkevleri Genel Merkezi, Folk-Tur, Asak-Tur gibi derneklerin Halk Müziği Topuluklarında saz çaldı, şeflik yaptı. Bir dönem A.Ü. DTCF Halk Bilimi Ana Bilim Dalında Türk Halk Müziği dersleri verdi. Halk Müziğinin yanı sıra Halk Oyunları çalışmalarını da sürdürdü. 10 bölge Halk Oyunlarını oynadı. Halk Oyunları ekipleriyle çeşitli tarihlerde yurt dışında yapılan festivallerde ülkemizi temsil eden ekipler içinde yer aldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı Halk Müziği Danışma Kurulu üyesi de olan Altan Demirel halen TRT Müzik Dairesi Başkanlığında Türk Halk Müziği ve Oyunları uzmanı olarak çalışmakta olup aynı zamanda TRT THM Denetleme ve Repertuar Kurullarında üye olarak görev yapmaktadır.


    Notaya alarak TRT THM Repertuarına kazandırdığı, 400 den fazla türkü ve oyun havalarından bazıları şunlardır:


    Penceresi Cam Cama (Muallim), Çiçekten Harman Olmaz, Anam Ağlar Başucumda
    Oturur, Aman Dünya Ne Dar İmiş, Bad-ı Saba Selam Söyle O Yare, Bu Gala Daşlı Gala, Düşünün Halını Darda Kalanın, Arap Atı Gibi Sallar Başını, Saza Niye Gelmezsen, Yaram Sızlar Ağrır Başım, Tükenmek Bilmiyor Kara Günlerim...
    Buldan Zeybeği, Çaylı Efe Zeybeği, Bergama Güvendesi, Terekeme...





  8. #8
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI



    Arif Sağ


    1945 yılında Erzurum'un Aşkale ilçesi Dallı köyünde dünyaya gelen Sağ, küçük yaşlarından itibaren saz çalmaya başlar... İstanbul'a gelir ve Aksaray Musiki Cemiyeti'nde Nida Tüfekçi' nin öğrencisi olur. Müzikal altyapısını kısa zamanda oluşturmayı başarır. 1960 ve 70'li yıllar Arif Sağ için müzikte arayış yıllarıdır. (Bu arayış bugünde devam etmekte...) Arif Sağ'ın, bu dönemin toplumsal hareketlerinin müzikle bağdaşan yanlarından çok, piyasadaki ve resmi kurumlardaki müzik uygulamalarına ağırlık verdiği söylenebilir. 60'lı yılların sonunda TRT Kurumuna (İstanbul Radyosu) bağlama sanatçısı olarak başladığı yıllarda Sağ'ın piyasadaki faaliyetleri de devam etmektedir. 45'lik plak dönemi olarak adlandırılan ve yaklaşık 20 yıl devam eden bu sürecin en parlak simalarındandır Arif Sağ...

    Çeşitli sanatçılara bağlamasıyla eşlik etmesinin yanında, yine bu dönemde bestelerini de pek çok sanatçıya okutur. Bununla birlikte kendi çalıp okuduğu plakları da vardır. Yapılan müzik bugünkü terminolojiyle bir tür arabesk-fantazi benzeridir; bestelerinde ise yerel motifleri(yer yer pasajları) çok sık kullanır. Bu da onun halk müziğinden kopamadığı gerçeğinin bir başka göstergesidir. 1976 yılından itibaren Türk Müziği Devlet Konservatuarı'nda (İTÜ) öğretim görevlisi olarak çalışamaya başlayan Sağ, bu görevinden 1982 yılında ayrılarak özel çalışmalara ağırlık verdi. Bir çok ünlü sanatçıya kaset çalışmalarında yardımcı olur. Bu özelliğinin yanında 10'dan fazla kasette sanatçı olarak da ayrıca yer alır. "Muhabbet" serisi, "Resital I ve II", "İnsan Olmaya Geldim", "Halay", "Duygular Dönüştü Söze" albümlerinden bazılarıdır.

    Yukarıda belirttiğimiz gibi halk sanatçılarının tümü anonim bir karakter taşır. Özellikle müzik alanında kişisel renklere ve üstün yeteneklere çok rastlanmasına rağmen, bağlama çalgısında bir ekol yaratan sanatçı sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. İşte bunlardan birisi ve -şimdilik - sonuncusu Arif Sağ'dır. Bağlamaya teknik bakımdan hakim olduğu kadar Arif Sağ'ın icrası yerel tavırlar, repertuar ve duygu bakımından da zenginliklerle doludur. Bu albümle Arif Sağ'ın bağlamasından çıkan sihirli seslerin dünyasında kısa bir yolculuk yapmak mümkün olacaktır...



  9. #9
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI



    Arif Şentürk

    Rumeli Türkülerinin en karakteristik, en başarılı yorumcularından birisi olan Arif Şentürk, 1941 yılında Makedonya’nın Kumanova kasabasında doğmuştur. İlk ve Orta öğrenimini Kumanova’daki “Türk Okulu”nda tamamlamış ve 1956 yılında, ailesi ile birlikte Türkiye’ye göç etmiştir. Ve önce Kırklareli’ne, ardından da Zeytinburnu’na yerleşmiştir.

    Müzik sevgisi ve yeteneği küçük yaşlarda dikkat çeken Arif Şentürk, ilk müzik eğitimini de Kumanova Türk Okulu’nda almış ve Türkiye’ye göç ettikten sonra ise, bir süre Bakırköy ve Yeşilköy Halkevi Müzik Kolu’na devam etmiştir. 1975 yılında TRT Amatör Sesler Sınavı’nda Nida Tüfekçi tarafından keşfedilen ve “band doldurma hakkı” elde eden Arif Şentürk, bu tarihten sonra, başarıyla seslendirdiği türkülerle ve bilhassa “Aman Bre Deryalar” türküsü ile sesini kısa sürede ülke genelinde duyurmaya başlamıştır. THM’e “kaynak kişi” ve “derleyici” sıfatları ile pek çok eser kazandıran Arif Şentürk, 3 long play, 9 kaset doldurdu ve onlarca ulusal ve uluslararası radyo ve televizyon programına davet edilmiştir. Bazı özel televizyonlarda “Rumeli’den Sesler” ve “Rumeli Rüzgarı” adı ile programlar hazırlayıp sunmuştur. Yurt dışında, Makedonya, Bulgaristan ve Avusturya’da ve yurt içinde pek çok şehirde konserler vermiş ve festivallere katılmıştır.



  10. #10
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart TÜRKÜ DOSTLARI



    Avni Özbenli

    Avni Özbenli, 23 Haziran 1919’da Kastamonu’da doğdu. Babası Benlizâde Hüseyin Rüştü Bey, annesi ise Emine Hanım’dır.

    Çocukluk yıllarını Kastamonu’da geçirdi. 1940 yılında Kastamonu Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1941 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Felsefe Bölümü’nü burslu olarak kazandı ve 1945 yılında mezun oldu.

    Kastamonu’da geçen çocukluk yıllarında Saz’a ilgi duyan Avni Özbenli, Âşık İhsan Ozanoğlu, Âşık Hakkı Yorgansız, Âşık Mümin Meydânî, Çavundurlu Hasan Çavuş ve Sarı Recep gibi saz ve söz ustalarından yararlandı.

    Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’deki öğrencilik yıllarında, Sarı Recep’in önerisi, Mesud Cemil ve Muzaffer Sarısözen’in isteği ile 4 yıl boyunca Ankara Radyosu’ndaki halk müziği çalışmalarına ve yayınlarına katıldı.

    Fakülte’den mezun olduktan sonra, Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsü’ne “Öğretmenlik Bilgisi” öğretmeni olarak tayin oldu. Bu görevinden askerlik görevi nedeniyle ayrıldı. Terhis olduktan sonra yine aynı Enstitü’de öğretmenlik görevine devam etti. 1950 yılında Mukaddes Hanım ile hayatını birleştirdi [1950].

    Gölköy Köy Enstitüsü’ndeki öğretmenlik görevinden, Müdür Başyardımcısı pozisyonundaki Eğitim Başı’lığına yükselen Avni Özbenli, öğrencilerine, resmi görevi yanında, bir taraftan da, etüt sonrası repertuvar çalışmaları yaptırmaya başladı. Öğrencilerle sürdürdüğü bu sanat çalışmalarını pek çok kez Enstitü’de ve Kastamonu’da halka sergilendi.

    1949 yılında İstanbul Radyosu kurulunca, Ankara Radyosu Türk Halk Müziği yayınları prensiplerine bağlı benzeri bir grup kurarak yöneticiliğini üstlendi. “Yurttan Sesler” ve “Memleket Havaları Ses ve Tel Birliği” adlarıyla programlar gerçekleştirdi. İki yıl süren bu görevinden istifa ederek, yeniden Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki eski görevine döndü.

    1952 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir yıllığına Amerika’ya gönderilen Avni Özbenli, orada da Radyolarda, Üniversitelerde ve Kiliselerde sazı ve sesiyle konserler vererek Türk Halk Müziğini sevdirmeye çalıştı.

    1953 yılında Amerika’dan döndükten sonra, Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü’ne Müdür olarak tayin oldu. Dört yıl süren bu görevinden, Bakanlık Müfettişliği görevine atandı. Bu arada, Konya’da Selçuk Eğitim Enstitüsü’nun kuruluş çalışmalarını yürüttü..

    16 yıl süren “Milli Eğitim Müfettişliği” görevinden Bakanlık Müşâvirliği’ne getirilen Avni Özbenli, bu görevini de 2 yıl sürdürdükten sonra, 1980 yılında emekliye ayrıldı.

    Bir buçuk yıl süreyle [1970-1971 Sonbaharı], Milli Eğitim Kültür Müsteşarlığı’na bağlı Milli Folklor Enstitüsü Müdürlüğü de yapan ve görevi gereği bir baştan bir başa dolaştığı ülkenin çeşitli yörelerinden türküler derleyip bir kısmını da notaya alan Avni Özbenli, Türkiye Radyo Kurumu adına katıldığı emisyonlar ve “kaynak kişi” sıfatı ile kendisinden yapılan özel derlemeler yoluyla, THM Repertuvarı’na çok sayıda Kastamonu yöresi türküsü kazandırdı.

    Eğitim, folklor ve müzik konularında çeşitli dergi ve gazetelerde çok sayıda makalesi yayınlanan Avni Özbenli’nin eşi Mukaddes Hanım’dan olma iki oğlu vardır.

    Avni Özbenli, 26 Temmuz 2007, Saat 11.15’de Samsun’da vefat etti. Cenazesi, 27 Temmuz 2007 öğlen namazını müteakip Samsun’da toprağa verildi.





Benzer Konular

  1. Seytanin en tatli 12 sözü/ Seytan ve dostlari
    Konu Sahibi Diamond Forum Dinimiz isLam
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 05.Mayıs.2010, 01:46
  2. Türkü Nedir
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Edebiyat
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Ocak.2010, 00:55
  3. Türkü
    Konu Sahibi SongüL Forum R-S-T
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Kasım.2009, 22:25
  4. Türkü Türkü sözleri
    Konu Sahibi Köroğlu Forum R-S-T-U
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Mart.2009, 22:32
  5. Türkü Tanımak -
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Serbest Kürsü
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Şubat.2009, 06:25

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum, ingilizce kursu, kapadokya balayı, egepenyildiz.com, panel çit fiyatları