Minyatür sanatında reform yapmış, kendisinden önceki statik sanat kurallarını yırtarak bu sanata yeni bir biçim ve ruh getirmiştir. Sadece m,nyatür sanatıda değil, nakkaşlık, müzik ve şiirde de dikkati çekecek başarı göstermiştir. Güzel sanatlara karşı olan bu yetenekleri dolayısiyle sanatçıyı himayeyi baş ülkü edinen devrin sadrazamı Nevşehirli İbrahim Paşa, nakkaş olarak onu saraya almıştır.

Levni, yaratıcı zekasıyle sanatında yeni çığırlar açarak bu himayeye layık olduğunu ispat etmiştir. "Eserlerinde kalabalık figürlerden çok, tenhalık göze çarpar. Az, hatta tek figürle çalışmayı tercih etti. Minyatürde adet olan aynı yüzler, aynı ifadeler yerine her figürde değişik bir ifade görülür. Sanki modelinde şahsi görünüşünü belirtmek istemiştir. Bu, onda, gerçekçiliğe doğru bir eğilimin ifadesidir. Birçok minyatürlerinde perspektif tasası görülür. Yani, iki boyutlu bir resim sanatı olan minyatüre bir üçüncü boyut, derinlik katmıştır. Levni'nin asıl yaptığı değişiklik de buradadır. Topkapı Sarayı Portre Galerisi'nde bulunan Ahmet III'le şehzadesinin portresi ise, nisbetleri bakımından minyatür olmaktan çıkar. Bu koskocaman bir portredir."

Edirne'de doğmuştur. Otakçılar Camii yakınındaki Sadiler Tekkesi'de gömülüdür.