Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 36 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree1Likes
dqw
  1. #1
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    Bayram

    Bayram

    ...

    Gelin de bayramı Fatih'te seyredin, zira
    Hayale, hatıra sığmaz o herc ü merc-i safa,
    Kucakta gezdirilen bir karış çocuklardan
    Tutun da, ta dedemiz demlerinden arta kalan,
    Asırlar ölçüsü boy boy asali nesle kadar,
    Büyük küçük bütün efrad-i belde, hepsi de var!
    Adım başında kurulmuş beşik salıncaklar,
    İçinde darbuka, teflerle zilli şakşaklar,
    Biraz gidin; Kocaman bir çadır... önünde bütün,
    Çoluk çocuk birer onluk verip de girmek için
    Nöbetle bekleşiyorlar; acep içinde ne var?
    "Caponya'dan gelen insan suratlı bir canavar!"
    Geçin: sırayla çadırlar, önünde her birinin.
    Diyor: "Kuzum, girecek varsa durmasın girsin."
    Bağırmadan sesi bitmiş ayaklı bir ilan,
    "Alın gözüm buna derler..." sedası her yandan.
    Alettirikçilerin keyfi pek yolunda hele:
    Gelen yapışmada bir, mutlaka o saplı tele,
    Terazilerden adam eksik olmuyor; birisi
    İnince binmede artık onun da hemşerisi:
    "Hak okka çünki bu kantar... Frenk icadı gıram
    Değil! Diremleri dörtyüz, hesapta şaşmaz adam."
    "Muhallebim ne de kaymak!
    "Şifalıdır macun!"
    "Simit mi istedin ağa!" "Yokmuş onluğun, dursun."
    O başta: Kuşkunu kopmuş eğerli düldüller
    Bu başta: Paldimi düşmüş semerli bülbüller
    Baloncular, hacıyatmazlar, fırıldaklar,
    Horoz şekerleri, civ civ öten oyuncaklar;
    Sağında atlıkarınca, solunda tahtırevan
    Önünde bir sürü çekçek, tepende çifte kolan
    Öbek öbek yere çökmüş kömür çeken develer...
    Ferag-ı bal ile birden geviş getirmedeler,
    Koşan, gezen, oturan, maniler düzüp çağıran.
    Davullu zurnalı "dans" eyliyen, coşup bağıran,
    Bu kainat-i sürurun içinde gezdikçe,
    Çocukların tarafındaydı en çok eğlence,
    Güzelce süslenerek dest-i naz-ı maderle,
    Birer çiçek gibi nevvar olan bebeklerle
    Gelirdi safha-i mevvac-i iyde başka hayat...
    Bütün sürur u setaretti gördüğüm harekat,
    Onar parayla biraz sallandırdılar... derken,
    Dururdu "Yandı!" sadasıyle türküler birden,
    - Ayol, demin daha yanmıştı a! Herif sen de,
    - Peki kızım, azıcık fazla sallarım ben de.

    "Deniz dalgasız olmaz
    Gönül sevdasız olmaz
    Yari güzel olanın
    Başı belasız olmaz!
    Haydindi mini mini maşallah
    Kavuşuruz inşallah..."

    Fakat bu levha-i handana karşı, pek yaşlı,
    Bir ihtiyar kadının koltuğunda gür kaşlı,
    Uzunca saçlı güzel bir kız ağlayıp duruyor.
    Gelen geçen "Bu niçin ağlıyor?" deyip soruyor.
    - Yetim ayol... Bana evlat belasıdır bu acı
    Çocuk değil mi, 'salıncak' diyor...
    - Salıncakçı!
    Kuzum, biraz da bu binsin... Ne var sevabına say...
    Yetim sevindirenin ömrü çok olur...
    - Hay hay!
    Hemen o kız da salıncakçının mürüvvetine
    Katıldı ağlamıyan kızların setaretine.



    Mehmet Akif Ersoy

  2. #2
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

    Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar...
    O, rûkü olmasa, dünyada eğilmez başlar,
    Vurulmuş temiz alnından uzanmış yatıyor;
    Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!
    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
    Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer.
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
    Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...
    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    "Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.
    Herc u merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab...
    Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
    "Bu, taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına;
    Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
    Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
    Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
    Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;
    Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,
    Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
    Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin'i,
    Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
    Sen ki İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
    Sen ki; a'sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
    Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.



    Mehmet Akif Ersoy
    alperen007 likes this.

  3. #3
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    BÜLBÜL

    -Basri Bey oğlumuza-

    Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
    Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
    Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı,
    Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
    Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl...
    Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl
    Muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım;
    Dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım!

    Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
    Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
    0 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu
    Ki vâdiden bütün, yer yer, enînler çağlayıp durdu.
    Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi;
    Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya Sûr-i Mahşerdi!

    -Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;
    Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin ?
    0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;
    Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun,
    Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
    Gezersin, hânmânın şen, için şen, kâinatın şen.
    Hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın,
    Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın.
    Değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - eb'âda;
    Hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda,
    Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır?
    Niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır?
    Hayır, mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım:
    Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
    Tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda;
    Bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda!
    Ne husrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
    Serâpâ Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!
    Hayâlimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
    SALÂHADDÎN-İ EYYÛBÎ'lerin, FATİH'lerin yurdu.
    Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde OSMAN'ın;
    Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
    Ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
    O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
    Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden YILDIRIM Hân'ın;
    Şenâatlerle çiğnensin muazzam Kabri ORHAN'ın!
    Ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
    Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
    Yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
    Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
    Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
    Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem! (*)

    [Safahât, Yedinci Kitap]


    (*) Bu şiir yazılırken Yunan istilâsı altındaki topraklarımız
    hususiyle Bursa'ya dair elîm haberler geliyordu;
    tetkikine de imkân yoktu.



    Mehmet Akif Ersoy

  4. #4
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    CENK MARŞI

    ey sürüden arkaya kalmış yiğit
    arkadaşın gitti haydi sen de git
    bak ne diyor ceddi şehidin işit
    haydi git evladım uğurlar ola
    haydi git evladım açıktır yolun
    zalimlere karşı bükülmez kolun
    bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
    uğurun açık olsun uğurlar ola.

    eşele bir yerleri örten karı
    ot değil onlar dedenin saçları
    dinle şehit sesleridir rüzgarı
    haydi git evladım uğurlar ola
    haydi git evladım açıktır yolun
    zalimlere karşı bükülmez kolun
    bayrağı çek on safa geçmiş bulun
    uğurun açık olsun uğurlar ola
    haydi levent asker uğurlar ola

    yerleri yırtan sel olup taşmalı
    dağ demeyip taş demeyip aşmalı
    sende ki coşkunluğa er şaşmalı
    kahraman askerim uğurlar ola
    haydi git evladım açıktır yolun
    zalimlere karşı bükülmez kolun
    bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
    haydi levent asker uğurlar ola
    haydi git evladım uğurlar ola.



    Mehmet Akif Ersoy

  5. #5
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    MAHALLE KAHVESİ

    .................................................. .................
    Çamurlu bir kapı, üstünde bir değirmi delik;
    Önünde tahta mı, toprak mı? sorma, pis bir eşik.
    Şu gördüğün yer için her ne söylesen câiz;
    Ahırla farkı: O yemliklidir, bu yemliksiz!
    Zemini yüz sene evvel döşenme malta imiş...
    "İmiş"le söylüyorum, çünkü anlamak uzun iş.
    O bir karış kirin altında hangi maden var?
    Tavan açık kuka renginde; sağlı sollu dıvar,
    Maun cilâsına batmış tütünlü nargileden;
    Duman ocak gibi çıkmakta çünkü her lüleden.
    Dikilmiş ortaya boynundan üstü az koyu al.
    Vücudu kapkara, leylek bacaklı bir mangal.
    Kenarda, peykelerin alt başında bir kirli
    Tomar sürükleniyor, bir yatak ki besbelli:
    Çekilmiş üstüne yağmurluğumsu bir pırtı,
    Zavallının güveden hep liyme liyme sırtı.
    Kurur bir örtünün üstünde yağlı bir mendil:
    Ki "ben tependen inersem" diyen hasır zembil

    Onun hizasına gelmez mi? Bir döner şöyle;
    Sicimle kulpuna ilmikli çifte mestiyle!
    Duvarda eski ocaklar kadar geniş bir oyuk,
    İçinde camlı dolap var ya, raflarında ne yok!
    Birinci katta sülük beslenen büyük kavanoz;
    Onun yanında kan almak için beş on boynuz.
    İkinci katta bütün kerpetenler, usturalar...
    Demek ki kahveci hem diş tabibi, hem perukâr,
    İnanmadınsa değildir tereddüdün sırası;
    Uzun lâkırdıya hâcet ne? İşte mosturası:
    Çekerken etli kemiklerle ayrılıp çeneden,
    Sonunda bir ipe, boy boy, onar onar dizilen
    Şu kazma dişleri sen mahya belledinse, değil;
    Birer mezâra işaret düşün ki her kandil!
    .................................................. .....................
    Seyirciler mütefekkir, güzide bir tabaka;
    Düşünmelerdeki şiveyse büsbütün başka:
    Kiminde el, filân asla karışmıyorken işe,
    Kiminde durmadan işler benân-ı endîşe!
    Al işte: "Beyne burundan gerek" demiş de "hulûl"
    Tahharriyat-i amîkayla muttasıl meşgul!
    Mühendis olmalı mutlak şu ak sakallı adam!
    Zemine, daire şeklinde yaydı bir balgam:
    Abanmış olduğu bir yumru yumru değnekle,
    Mümâslar çizerek soktu belki yüz şekle!



    Mehmet Akif Ersoy

  6. #6
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    Resmim İçin

    Bir canlı izin varsa şu toprakta, silinmez;
    Ölsen seni sırtında taşır toprağın altı.
    Ey gölgeden ümmid-i vefa eyleyen insan;
    Kaç gün seni hatırlayacaktır şu karaltı.



    Mehmet Akif Ersoy

  7. #7
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    SAFAHÂT İÇİN

    "Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın."
    Derdim, sana baktıkça, a bîçâre kitabım!
    Kim derdi ki: sen çök de senin arkana kalsın,
    Uğrunda harâb eylediğim ömr-i harâbım?

  8. #8
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    İstiklâl Marşı

    İstiklâl Marşı

    - Kahraman Ordumuza -

    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak.

    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl
    Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
    "Medeniyyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
    Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
    Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

    Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı:
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
    Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

    Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:
    Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
    Bu ezanlar - ki şahâdetleri dinin temeli -
    Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

    O zaman vecd ile bin secde eder - varsa - taşım,
    Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
    Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!



    Mehmet Akif Ersoy

  9. #9
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    İTİRAF

    Safahât'ımda, evet, şi'r arayan hiç bulamaz;
    Yalınız, bir yeri hakkında "hazin işte bu!" der.
    Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi var ya?
    Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!
    [Safahât: Birinci Kitap]

  10. #10
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    ŞEYTAN

    Anadolu'da bir köy
    Köyün içinde bir ev
    Evin içinde bir adam
    Adamın içinde bir şeytan
    Kezban...Kezban

Benzer Konular

  1. 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü Ve Mehmet Akif Ersoyu Anma Günü
    Konu Sahibi gogeselam Forum Belirli gün ve haftalar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 12.Mart.2010, 16:38
  2. İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy u Anma Günü
    Konu Sahibi gogeselam Forum Belirli gün ve haftalar
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 03.Mart.2010, 17:48
  3. Mehmet Akif Ersoy’dan kıssa
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Dini Hikayeler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Ocak.2010, 15:27
  4. Mehmet Akif Ersoy belgeseli Online izle
    Konu Sahibi EKoL Forum Belgeseller
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Eylül.2009, 21:10
  5. Mehmed Akif Ersoy
    Konu Sahibi Bozkurt Forum Edebi Kişilikler
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 27.Mayıs.2009, 00:23

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
elektronik sigara, instagram takipçi satın al Torrent Film, joyetech likit, one hit wonder my man , izmir karot , sağlıklı yaşam En kaliteli İstanbul özel ders merkezinde sizleri İstanbul İngilizce özel ders fırsatı bekliyor. izmir ek iş