Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
Toplam 36 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree1Likes
dqw
  1. #11
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    Âhiret Yolu

    sokakta sâde bir 'âmîn! ' sadâsıdır gidiyor:
    mahalle halkı birikmiş, imam duâ ediyor.
    basık bir ev; kapının iç yanında bir tâbût,
    başında çınlayan âvâzı dinliyor, mebhût;
    denildi: 'fâtiha! '; âmîni kestiler bu sefer,
    göğüsler inledi, derken, açık duran eller,
    hazîn alınları bir kerre okşayıp indi;
    deminki zemzemeler bir zaman için dindi.
    duyuldu sonra imâmın nidâ-yı mağmûmu,
    diyordu:
    - söyleyin allâh için şu merhûmu,
    nasıl bilirsiniz ey müslümanlar?
    - iyi biliriz!
    -yarın huzûr-i ilâhîde toplanıp hepiniz,
    bu yolda hüsn-i şehâdet edersiniz ya?
    - evet!
    - imâm efendi, helâllık da iste, merhamet et...
    - helâl edin hadi öyleyse şimdi hakkınızı.
    - helâl edin hadi bekletmeyin adamcağızı!

    cemâatin yüreğinden kopup 'helâl olsun! '
    nidâ-yı saffeti, birden cenâze, ah-ı derûn,
    misâli uğradı evden; fezâda yükseldi
    içerde başladı bir cûş-i nevhadır şimdi;
    baş örtüsüyle kadınlargözüktü pencereden:
    -bıraktın öyle mi, en sonra kardeşim, bizi sen!
    -yıkıldı dostlar evim, barkım... ah gitti kocam! ..
    -dayım melek gibi insandı; ben nasıl yanmam!
    -tamam otuz senedir komşuyuz da bir kerre,
    kızıp da 'ey! ' demiş insan değildi, hemşîre!
    -zavallı remziye! boynun büküldü evlâdım...
    -babam ne oldu?
    -baban... öldü.
    -etme ayşe hanım,
    bu söylenir mi ya? hicrân olur zavallı kıza...
    ayol, şu öksüzü bir parçacık avutsanıza...
    açın da cumbayı etrâfa baksın ağlamasın...

    göründü cumbada baktım ki tombalak, sanşın,
    sevimli bir küçücek kız... beiinde ancak var.
    donuk yanakları üstünde parlayan yaşlar,
    zavallının eriyen ruh-i bî-günâhı idi.
    benim o mersiye yâdımda ağlıyor ebedî.
    sefine pâre ki sırtında mevc-i bî-hissin,
    yüzer... önünde ademden nişâne bir engin,
    çeker durur onu sâhil-cüdâ açıklarına;
    bakar mı bir taşın üstünde durmuş ağlıyana?
    cenâze dûş-i cemâatte çalkalandıkça,
    o tahta pâreye benzerdi, düşmüş emvâca.
    nasıl duyar ki uzaklarda inleyen kadını?
    nasıl görür ki yetîmin huruş eden yaşını?
    bu hây ü hûy-i kıyâmet-nümûn içinde söner,
    samîm-i hilkati sûzân eden enîn-i beşer.

    değilmiş öyle geniş nâlenin hudûdu meğer:
    sokak bitip dönülürken kesildi mâtemler.
    o tahta pâre-i câmid, o iğbirâr-ı samût,
    güzer-gehindeki eşbâhı bir mehîb sükût
    içinde haşr ederek dalgalarla seyrediyor;
    zemîne bakmıyor artık semâ deyip gidiyor.
    bu mahmilin neye sık sık değişsin efrâdı?
    suâli fikre büyük bir hakîkat anlattı:
    evet bekâ ezecek cism-i zâr-ı fânîyi,
    vücûd çekmiyecek ömr-i câvidânîyi,
    bu bâr-ı müdhişin altında titreyip dizler,
    dayanmıyor üç adımdan ziyâde dûş-i beşer!
    ağır ağırgidiyorken cenâze kâfilesi,
    nihâyet oldu musallâ birinci merhalesi.
    çıkınca üstüne son minberin hatîb-i memât,
    açıldı dîde-i im'âna perde perde hayât.
    *******
    senin en son serîrindir şu bî pervâ uzanmış taş;
    ki nermin hâb-gâhından çıkar, bir gün vurursun baş!
    elinden yok halâs imkânı, mâdâme'l-hayât uğraş...
    o, mutlak sedd-i râhındır, aşılmaz.. muktedirsen aş! '

    musallâ: müncemid bir mevcidir eşk-i yetîmânın;
    musallâ: ahıdır, berceste, mâtem-zâr-ı dünyânın;
    musallâ: minber-i teblîğidir dünyâda, ukbânın;
    musallâ-: ders-i ibrettir durur pîşinde, irfânın.

    bu minberden iner nâsûta en müdhiş hakîkatler,
    bu yerden yükselir lâhûta en hâlis kanâ'atler.
    civârından geçer zulmette bî pâyan hayâletler:
    kefen-ber-dûş geçmişler, kalan üryan sefâletler!

    babam, kardeşlerim, evlâdım, annem... belki bunlardan
    muazzez bildiğim kıymetli birçok yâr-ı can el'ân
    bu taştan atfeder zanneylerim dünyâya son im'ân...
    benim rûhum bu heykelden duyar hâmûş bin efgân!
    serîr-i saltanatlar devrilir, alt üst olur dünyâ;
    müşeyyed bürc ü bârülar düşer bir bir, bu taş hâlâ,
    zamânın dest-i tahrîbiyle, durmuş, eyler istihzâ;
    bütün mevcûda hâkim bir adem timsâlidir gûyâ.

    namaz kılındı; duâ bitti. kârban, yoluna
    düzüldü taht-ı memâtın girip birer koluna.
    yarım sâat henüz olmuştu. yolcular durdu;
    demek ki; komşusu dünyânın âhiret yurdu.
    cenâze indi omuzdan yavaş yavaş, sonra,
    sokuldu servilerin ortasında bir çukura,
    atıldı üstüne üç beş kürek kemikli çamur
    kabardı toprağın altında bir an, bir ur!
    evet, çıban, ki yatan duymuyorsa dehşetini,
    dönün de arkadakinden sorun fecâ'atini·
    sükûn içinde uyurken şu bir yığın toprak
    ilel'ebed o küçük rûh çırpınıp duracak! ...

    Mehmet Akif Ersoy


  2. #12
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak

    Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
    Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
    Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
    İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
    Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'
    Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
    His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
    Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
    Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
    Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
    Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
    Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
    Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
    Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
    Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
    Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
    Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
    Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
    Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
    Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
    Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
    Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
    Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...
    En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
    Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile sirkin;
    Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
    Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
    Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan,
    Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
    Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

    Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
    Sesler de: 'Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş! '
    Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
    Tek kol da demiyor bir tarafından!
    Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
    Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
    Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
    Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
    Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!
    Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
    'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur! ' deme, yılma.
    Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.



    14 Mart 1913

    Mehmet Akif Ersoy


  3. #13
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    Ayrılık Hissi Nasıl Girdi Sizin Beyninize?

    Müslümanlık sizi gayet sıkı, gayet sağlam,
    Bağlamak lazım iken, anlamadım, anlıyamam,

    Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize?
    Fikr-i kavmıyyeti şeytan mı sokan zihninize?

    Birbirinden muteferrik bu kadar akvamı,
    Aynı milliyetin altında tutan islam'ı,

    Temelinden yıkacak zelzele, kavmiyettir.
    Bunu bir lahza unutmak ebedi haybettir...

    Arnavutlukla, Araplıkla bu millet yürümez..
    Son siyasetse bu! Hiç böyle siyaset yürümez!

    Sizi bir aile efradı yaratmış Yaradan;
    Kaldırın ayrılık esbabını artık aradan.

    Siz bu davada iken yoksa, iyazen-billah,
    Ecnebiler olacak sahibi mülkün nagah.

    Diye dursun atalar: 'Kal'a içinden alınır.'
    Yok ki hiç bir kişiden... Millet-i merhume sağır!

    Bir değil mahvedilen devlet-i islamiyye...
    Girdiler aynı siyasetle bütün makbereye.

    Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
    Toplu vurdukca yürekler, onu top sindiremez.

    Bırakın eski hükümetleri meydandakiler
    Yetişir, şöyle bakıp ibret alan varsa eğer.

    işte Fas, işte Tunus, işte Cezayir, gitti!
    işte Irak'ı da taksim ediyorlar şimdi.

    30 Muharrem 1331
    27 Kanunuevvel 1328
    1913

    Mehmet Akif Ersoy


  4. #14
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    Azmine Sarıl

    Ye's öyle bir bataktır ki,
    Düşersen boğulursun
    Azmine sarıl sımsıkı
    Bak ne olursun

    Mehmet Akif Ersoy


  5. #15
    Dost Üye Farazi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.265

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    Bir Gece

    On dört asır evvel yine bir böyle geceydi
    Kumdan ayınon dördü bir öksüz çıkıverdi
    Lakin o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler
    Halbuki kaç bin senedir bekleşmedelerdi
    Nerden görecekler göremezlerdi tabi
    Bir kere zuhur ettiği çöl en sapa yerdi
    Bir kere de ma'mure-i dünya ozamanlar
    Buhranlar içindeydi bugünden de beterdi
    Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta
    Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi
    Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin
    Salgındı bugün Şark'ı yıkan tefrika derdi

    Derken büyüyüp kırkına gelmişti ki öksüz
    Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi
    Bir nefhada kurtardı insanlığı o masum
    Bir hamlede kayserleri kisraları serdi
    Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi
    Zulmün ki, zeval akılına gelmezdi, geberdi
    Alemlere rahmetti evet şer-i mübini
    Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi
    Dünya neye sahipse onun vergisidir hep
    Medyun O'na cemiyeti medyun O'na ferdi
    Medyundur o masuma bütün bir beşeriyyet
    Ya Rab! Bizi mahşerde bu ikrar ile haşret

    Mehmet Akif Ersoy


  6. #16
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    8
    Mesajlar
    518

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    İbret olmaz bize her gün okuruz ezber de
    Yoksa hiç mana aranmaz mı bu ayetler de

    lafzı muhkem yalnız anlaşılan kur an ın
    Çünkü kaydında değil hiç birimiz mananın

    Ya açar nazmı celilin bakarız yaprağına
    Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına

    İnmemiştir hele Kuran şunu hakkıyla bilin
    Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için.

    M. Akif Ersoy
    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  7. #17
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    Bu köşeyi yeni keşfettim emeğine sağlık Serginho çok güzel bir paylaşım, teşekkürler..



    Bu da geçer, Ya Hû!

  8. #18
    Derviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ocak.2009
    Yaş
    8
    Mesajlar
    518

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    seninde okuyan gozlerine sağlık dai
    http://img138.imageshack.us/img138/658/sufiqm8yl0.gif

  9. #19
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.208

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    Alınlar terlemeli

    Cihan altüst olurken, seyre baktın, öyle durdun da,

    Bugün bir serserî, bir derbedersin kendi yurdunda!


    Hayat elbette hakkın, lâkin ettir haykırıp ihkâk;

    Sağırdır kubbeler, bir ses duyar: Da'vâ-yı istihkâk



    Bu milyarlarca da'vâdan ki inler dağlar, enginler;

    Otumıuş, ağlıyan âvâre bir mazlûmu kim dinler?



    Emeklerken, sabî tavrıyla, topraklarda sen hâlâ,

    Beşer doğrulmuş, etmiş, bir de baktın, cevvi istîlâ!



    Yanar dağlar uçurmuş, gezdirir beyninde dünyânın;

    Cehennemler batırmış, yüzdürür kalbinde deryânın;



    Eser a'mâkı, izler keşfeder edvâr-ı hilkatten;

    Deşer âfâkı, birşeyler sezer esrâr-ı kudretten;



    Zemin mahkûmu olmuştur, zaman mahkûmu olmakta;

    O, heyhât, istiyor hâkim kesilmek bu'd-i mutlakta!


    Tabîat bin çelik bâzûya sahipken, cılız bir kol,

    Ne kâhir saltanat sürmekte, gel bir bak da, hayrân ol!


    Hayır, bir kol değil, binlerce, milyonlarca kollardır,

    Yek-âheng olmuş, işler, çünkü birleşmekte muztardır:


    Bugün ferdî mesâînin nedir mahsûlü? Hep hüsran;

    Birer beyhûde yaştır damlayan tek tek alınlardan!


    Cihan artık değişmiş, infırâdın var mı imkânı,

    Göçüp ma'mûrelerden boylasan hattâ beyâbânı?


    Yaşanmaz böyle tek tek, devr-i hâzır. Devr-i cem'iyyet.

    Gebermek istemezsen, yoksa izmihlâl için niyyet,


    "Şu vahdet târumâr olsun!" deyip saldırma İslâm'a;

    Uzaklaşsan da îmandan, cemâ'atten uzaklaşma.


    İşit, bir hükm-i kat'î var ki istînâfa yok meydan:

    "Cemâ'atten uzaklaşmak, uzaklaşmaktır Allah(c.c.)'tan.


    Nedir îman kadar yükselterek bir alçak ilhâdı,

    Perîşân eylemek zâten perîşan olmuş âhâdı?


    Nasıl yekpâre milletler var etrâfında bir seyret?

    Nasıl tehvîd-i âheng eyliyorlar, ibret al, ibret!


    Gebermek istiyorsan, başka! Lâkin, korkarım, yandın;

    Ya sen mahkûm iken, sağlık ölüm hakkın mıdır sandın?


    Zimâmın hangi, ellerdeyse, artık onlarınsın sen;

    Behîmî bir tahammül, varlığından hisse istersen!


    Ezilmek, inlemek, yatmak sürünmek var ki, âdettir;

    Ölüm dünyâda mahkûmîne en son bir sa'âdettir:


    Desen bir kere "İnsânım!" kanan kim? Hem niçin kansın?

    Hayır, hürriyetin, hakkın masûn oldukça insansın.


    Bu hürriyet, bu hak bizden bugün âheng-i sa'y ister:

    Nedir üç dört alın? Bir yurdun alnından boşansın ter...

    Mehmet Akif ersoy

  10. #20
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.208

    Standart Mehmet akif ersoy şiirleri

    istiğrâk
    *
    Tasavvur et ki muzlim bir şeb-i ecrâm-nâpeydâ:
    Yatar heybetli âgûşunda dûrâdûr bir feyfâ;
    Düşen gümrâh için yol bulma yok emvâc-ı zulmetten;
    Gidilmez... Her adım attıkça bir girdâb olur rehzen;
    O rîkistâna batmış, çalkanan seyyâh-ı âvâre
    Nasıl müştâk ise bir nûra, bir necm-i rehâkâre;
    Sana ey lem'a-i ümmîd ben de öyle müştâkım;
    Görün bir kerre zîrâ pek karanlık oldu âfâkım!
    *
    Geçir pîş-i hayâlinden ki cûşâcûş bir umman:
    Nişandır yükselen her mevc-i tûfan-hîzi bir dağdan;
    Ölüm var, kurtuluş yok sâhil-i imdâd uzaklarda;
    Demâdem rûh titrer korkudan donmuş dudaklarda.
    O coşkun unsurun savletleriyle uğraşan kimse,
    Nasıl eyler tehâlük bir kenâr-ı tesliyet görse
    Muhât-ı lücce-i ye's olduğum bir böyle hâlimde
    Senin tayfın da aynıyle o sâhildir hayâlimde.
    *
    Düşün âvâre bir mâder ki: Evlâdından olsun dûr;
    Tahayyül eyle yâhud bir yetîm-i hânüman-mehcûr;
    O bedbahtın nasıl evlâdı hiç gitmezse yâdından;
    Nasıl çıkmazsa mâder, öksüzün bir dem fuâdından;
    Benim yâdım da, ey ârâm-ı can, yâd-ı güzînindir.
    Ne yapsam çünkü manzûrum, senin feyz -i mübînindir:
    *
    Çemen emvâc-ı nûrundur, fidanlar yâl ü bâlindir:
    Sulardan akseden sûret cemâl-i lâyezâlindir.
    Hırâm-ı nâzenînindir o raksan mevceler cûda;
    Mutarrâ nükhetindir gizlenen ezhâr-ı hoş-bûda.
    Leyâlin sînesinde hâbe dalmış nâzenîn eshâr,
    Eder gîsûna yaslanmış cebîn-i pâkini ihtâr.
    Nigâhından saçılmış lem'alardır pîş-i hayrette
    Yüzen ecrâm-ı nûrânûr bahr-i sermediyyette.
    Zemin lebrîz-i âsârın; semâ pâmâl-i envârın:
    Avâlim hep merâyâ-yı nazar pîrâ-yı dîdârın.
    ***
    Çekilmek istemiş de subh-dem bir cây-ı tenhâya,
    Oturmuş sâhil-i deryâya, dalmıştım temâşâya.
    Henüz âfâk açılmıştı: Semâ mahmûr idi hâttâ
    Nümâyân olmamıştı hâb-gâhından güneş hâlâ.
    Derin bir samte müstağrak leb-i deryâda hiç ses yok...
    Sabâ durgun, sular durgun, bütün eşyâda durgunluk!
    O ferş-i nîlgûn üstünde, tıfl-ı nâzenin-vâri,
    Uyurken dâye-i bîdar-ı subhun tıfl-ı envârı;
    Güneş, pîşinde dağlar perde-dâr olmuş, harîmindan
    Göıünmüş, sonra şehrâhında yükselmişti tedrîcen.
    Teâlî eyleyince birzaman bâlâ-yı kudrette,
    Ziyâlar mevc mevc oldu o pehnâ-yı rükûdette.
    Bu cûşişler o dagın havz-ı simîni uyandırdı;
    Sabâ enfâs-ı sevdâ perveriyle dalgalandırdı.
    Açıklardan gelen emvâc-ı peyderpeyle, sâhilden
    Demâdem oldu vecd-efzâ, hazin bir nağme, birşîven.
    Kulak verdim o âhenge: Meğer âheng-i şi'rinmiş!
    O cûşiş-zâr olan kulzüm senin ummân-ı fikrinmiş,
    Güneş: Rûhun imiş; bir huzme şeklinde inen nûru:
    O menba'dan hurûşan sânihanmış doğrudan doğru.
    Tecellî etti artık anladım: Sensin bütün dünyâ..
    Bu senlikte fakat ey yâr-ı gaib, ben neyim âyâ..?
    *
    Mehmet Akif Ersoy tüm şiirleri..

Benzer Konular

  1. 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü Ve Mehmet Akif Ersoyu Anma Günü
    Konu Sahibi gogeselam Forum Belirli gün ve haftalar
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 12.Mart.2010, 16:38
  2. İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy u Anma Günü
    Konu Sahibi gogeselam Forum Belirli gün ve haftalar
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 03.Mart.2010, 17:48
  3. Mehmet Akif Ersoy’dan kıssa
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Dini Hikayeler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Ocak.2010, 15:27
  4. Mehmet Akif Ersoy belgeseli Online izle
    Konu Sahibi EKoL Forum Belgeseller
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Eylül.2009, 21:10
  5. Mehmed Akif Ersoy
    Konu Sahibi Bozkurt Forum Edebi Kişilikler
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 27.Mayıs.2009, 00:23

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
elektronik sigara, instagram takipçi satın al Torrent Film, joyetech likit, one hit wonder my man , izmir karot , sağlıklı yaşam En kaliteli İstanbul özel ders merkezinde sizleri İstanbul İngilizce özel ders fırsatı bekliyor. izmir ek iş