Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 12 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    27
    Mesajlar
    3.309

    Standart Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri




    Mahtumkulu Firâkî
    Magtymguly Pyragy


    Hayatı:


    Mahtumkulu Firâkî, Türkmen klâsik edebiyatının yapılanmasına önderlik eden, doğu edebiyatının yayılıp gelişmesine katkısı olan, yeri zor doldurulacak bir sanatçıdır. Mahtumkulu, 18. yüzyılda yaşamış, Türkmen yazı dilinin temelini atmıştır. O, halkının özgürlüğünü, bağımsızlığını arzu etmiş, halkın sevgisini kazanmış bir şairdir. Mahtumkulu şiirlerinde “Firâkî”, mahlasını kullanmıştır.
    Mahtumkulu, 1733 yılında Etrek nehrinin boyunda yerleşen “Hacıgovşan” denilen köyde doğmuş, hayatının çoğunu Etrek, Gürgen civarlarında geçirmiştir. Türkmenlerin “Göklen” boyunun “Gerkez” aşiretindendir.
    Mahtumkulu’nun yetişmesinde babası Devlet Memmet Azadî’nin büyük emeği vardır. Devlet Memmet Azadî (1700-1760) de döneminin ünlü, dünyevî ve dinî bilgilerini, Arapça, Farsça, Çağatayca ve Türk dillerini çok iyi bilen mutasavvıf, âlim ve şairdir. Mahtumkulu ilk derslerini babasından almıştır. Babasından ve köy okulunda Niyaz Salih adlı molladan ilk dersleri aldıktan sonra, Halaç’taki İdris Baba Medresesinde öğrenim görmüştür. Öğrenimine Buhara’daki Kökeldaş Medresesinde devam etmiştir. Daha sonra Hive’deki Şirgazi Han Medresesinde üç yıl öğrenim görerek temel eğitimini almıştır.
    Mahtumkulu, Türkmenistan’ın doğusundan batısına, sonra Afganistan’a seyahat etmiş, oradan Hindistan’a geçmiş ve orada altı ay kaldıktan sonra Kâbil üzerinden Özbekistan’a
    Margelan, Semerkent şehirlerine seyahat etmiş, Türkistan şehrinde bulunup Hoca Ahmet Yesevî’nin müderrisleriyle görüşmüş, Buhara’ya gelmiş, sonra Hive şehrine gitmiştir. Nizamî, Nesimî, Fuzulî ve Nevaî gibi üstadları okuyarak bilgisini arttırmıştır. Geçimini gümüş ustalığı ile sağlamış ustalığıyla ünlenmiştir.

    Mahtumkulu, şiir yazmaya genç yaşlarında başlamış, ilham kaynağını, halkın yaşam zorluklarından almış, yaklaşık 700 şiiri günümüze ulaşmıştır. Şairin işlediği konuları; vatan sevgisi, birlik- beraberlik, Türkmenlerin birleşmeleri, sosyal dengesizlik, öğütleri, aşk ve tasavvufla ilgili konular, mertlik, namertlik, kahramanlık, insanı sevme, dostluk vd. olarak sıralayabiliriz.
    Mahtumkulu’nun şiirlerinde Türkmenlerde ahlak anlayışının, sabır, şükür, tevekkül, mertlik, doğruluk gibi yüce değerlerin, azimli, kararlı olarak çalışmanın gerekliliğini tasa ile işin
    bitirilemeyeceğinin işlendiğini görüyoruz. Mahtumkulu’nun dili, yaşadığı dönemin halk dildir.
    Mahtumkulu’nun edebî kişiliğinin oluşmasında tasavvufun derin etkisi olmuştur. Ahmet Yesevî’yi üstad kabul etmiş, kendisinden önceki mutasavvıflardan yararlanarak yeni yorum ve yöntemlerle şekillendirdiği sufistik çizgiyi devam ettirmiş, geliştirerek günümüze önemli bir edebî-manevî miras bırakmıştır.

    Mahtumkulu’nun divanında yaşadığı dönemin derin sosyo-kültürel izleri vardır. 18. yüzyıl, Türkistan’da Mahtumkulu şiirlerinin yüzyılıdır. Türkmen halkı 18. yüzyılda yaşadığı sıkıntılara rağmen kültür hayatındaki verimliliğini kaybetmemiştir. Köroğlu, Şahsenem-Garip, Leyla ile Mecnun, Tahir ile Zühre, Dede Korkut gibi halk destanları sosyal ve
    kültürel hayatı olumsuz olarak etkileyen bütün olaylara rağmen dilin ve edebiyatın canlı kalmasını sağlamıştır. Mahtumkulu, Türkmenleri her fırsatta birlik ve beraberliğe davet etmiştir.

    Mahtumkulu, halka yararlı olacak pek çok öğüt şiirini, atasözlerindeki edayla yazmıştır. Vefa, yiğitlik, tok gözlülük, cömertlik gibi yüksek ahlâkî değerleri telkin etmiştir. Mahtumkulu, bazen halkın öncüsü, bazen de savunucusudur. Mahtumkulu, halkın uğradığı her türlü haksızlığı, zulmü, yoksulluk, kıtlık ve hastalıktan duyduğu acıları ve şikayetlerini şiirlerinde yansıtır. Bunlar kamuoyunun görüşlerinin bir tür yansımasıdır.

    Şairliğinin yanında*mutasavvıf*ve*düşünür*de olan Firakî, 1797 yılında yaşamını yitirdi. Mezarı, İran'ın kuzeybatısındaki Aktokay köyünde bulunmaktadır ve İran hükûmeti tarafından anıt mezara dönüştürülmüştür.


    kaynak:
    Prof. Dr. Erman Artun - Şair Mahtumkulu’nun Şiirlerinde Sanat, Estetik ve Üslup(Makale)
    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

  2. #2
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    27
    Mesajlar
    3.309

    Standart Cevap: Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri

    Şiirler ve Dil ile ilgili birkaç not:

    ä: Türkmen Türkçesinde bu harf (a-e) arası okunur.
    ỳ: Türkmen Türkçesi metinlerinde bu harf, yine bizdeki "y" harfinin karşılığıdır. Bunun sebebi, "ı" harfi için "y" harfini kullanmalarıdır.
    ň: Türkmen Türkçesinde (ng) gırtlak sesinin karşılığıdır.
    Yine Türkmen metinlerinde "c" harfiyle başlayan bazı kelimelerde, baştaki "c" ler "j" haline dönüşmüştür.
    Metinlerde "f" harfi yerine "p" kullanılabilir.

    * ben yine de okumakta kolaylık olsun diye, "ı" harflerini yine "ı" ile yazacağım. Çünkü her iki şekilde de söyleyiş farkı olmuyor.

    ** Buradaki orijinal metinler; Baymuhammet Ataliyeviç Gariyev'in "Maqtımkulı" adlı eserinden alınmıştır. Türkiye Türkçesine çeviriler ise benim tarafımdan yapılmıştır. Hata veya eksik olmuşsa şimdiden affola...



    ________________________________



    Gerekdir

    «Menem» diyen goç yigide
    Bir mınasıp yar gerekdir.
    Arap at, yowlı yigide
    Almaz zülpükar gerekdir.

    Yigit öler yurt üstünde,
    Janın berip ar üstünde,
    Goç yigitler il üstünde
    Namıs bilen ar gerekdir.

    Bäş gün könül hos etmäge,
    Saçak yazıp, nan dökmäge,
    Abray alıp, at etmäge,
    Golda bendi-bar gerekdir.

    Mekgä baran bolar hajı,
    Ayralık ölümden ajı.
    Goç yigide ar galıjı,
    Aşıga didar gerekdir.

    Artdır pelek ahı-zarın,
    Alar elden ıgtıyarın.
    Magtımgulı, söwer yarın
    Sıya zülpi tar gerekdir.


    * * * * *


    Gerektir

    “Benim” diyen koç yiğide
    Bir münasip yar gerektir.
    Arap at, savaşçı yiğide
    Elmas zülfikar gerektir.

    Yiğit ölür yurt üstünde
    Canını verir öç üstünde
    Koç yiğitler el üstünde
    Namus bilene ar gerektir.

    Beş gün gönül hoş etmeye
    Örtü serip, ekmek dökmeye
    Şeref alıp, ad kazanmaya
    Kolda güç kuvvet gerektir.

    Mekke'ye giden olur hacı
    Ayrılık ölümden acı.
    Koç yiğide öç mızrağı
    Aşığa yarinin yüzü gerektir.

    Arttır felek ah-ü zarını
    Alırsın elimden hakkımı.
    Mahtumkulu, soğuk yarin
    Siyah zülüfleri gerektir.
    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

  3. #3
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    27
    Mesajlar
    3.309

    Standart Cevap: Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri

    Reygan Eyledi

    Gaygı-gamda eziz ömrüm soldurıp,
    Şum pelek azabım reygan eyledi;
    Yazan kitaplarım sile aldırıp,
    Gözlerim ızında giryan eyledi.

    Gapıllıkda duşman aldı daşımız,
    Dargatdı her yana deni-duşumız,
    Bäş yilda bir kitap eden işimiz,
    Gızılbaşlar alıp, weyran eyledi.

    Bir niçämiz golı baglı gul bolup,
    Niçeler ızında sargarıp-solup,
    Kimi berip, onun bahasın alıp.
    Her kime bir belli baha eyledi.

    Şum pelek birehim, mana bildirdi,
    Aglamakdan gül yüzlerim soldurdı.
    Golyazma kitabım sile aldırdı,
    Duşmanımı jeyhun derya eyledi...

    Niçeler dünyäde boldı bir kişi,
    Niçänin agzını doldurmaz aşı,
    Niçänin matamdan gutulmaz başı,
    Gije-gündiz «waleyleta!» eyledi.

    Köydürer şum pelek jebri-jepası
    Yalandır, inanman, ähdi-wepası,
    Magtımgulı, yok bu sözün hatası,
    Pelek elip kaddim duta eyledi.


    * * * * *


    Ziyan Eyledi

    Kaygıyla gamla aziz ömrüm soldurup
    Kötü felek azap, ziyan eyledi.
    Yazan kitaplarımı sele kaptırıp
    Gözlerimin önünde, beni giryan eyledi.

    Gaflette düşman aldı taşımızı
    Dağıttı her yana akranlarımızı.
    Beş yılda bir kitap eden işimiz
    Kızılbaşlar alıp, viran eyledi.

    Bir nice kolu bağlı kul oldu,
    Niceleri önünde sararıp soldu.
    Kime ne verdiyse fazlasını aldı,
    Herkese belli bir fiyat eyledi.

    Kötü felek acımasız, bana bildirdi
    Ağlamaktan gül yüzümü soldurdu.
    El yazması kitabımı sele kaptırdı
    Düşmanımı ceyhun, derya eyledi.

    Nicesi dünyada kaldı bir kişi,
    Nicenin ağzını doldurmaz aşı.
    Nicenin matemden kurtulmaz başı.
    Gece gündüz feryat figan eyledi.

    Yakar kötü feleğin cebri cefası
    Yalandır, inanmayın, ahdi vefası.
    Mahtumkulu, yok bu sözün hatası
    Felek boyumu posumu eğri eyledi.


    _____________________


    giryan: ağlayan, gözyaşı döken
    ceyhun: cennette olduğuna inanılan ırmak.
    kızılbaş: buradaki kızılbaş kelimesi, büyük ihtimal İran için kullanılmış...
    Konu Altay Han tarafından (26.Nisan.2012 Saat 23:45 ) değiştirilmiştir.
    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

  4. #4
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    27
    Mesajlar
    3.309

    Standart Cevap: Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri

    Pukarayam

    Watanımda han idim,
    Hanlara perman idim,
    Dertlere derman idim,
    Misgine dükan idim,
    Jansızlara jan idim,
    Neyley, indi biçäreyem.

    Gözsüzlerin gözi idim,
    Lalların men sözi idim,
    İl-günümnin yüzi idim,
    Söwer magşuk näzi idim,
    Hatamı tay özi idim,
    Neyley, indi pukarayam.

    Erem içre reyhan idim,
    Watanga zerefşan idim,
    Mert yigitde keman idim,
    Dag başında duman idim,
    Piragi diyr, aman idim,
    İndi weyran bir sarayam.


    * * * * *


    Fukarayım

    Vatanımda han idim,
    Hanlara ferman idim,
    Dertlere derman idim,
    Yoksula dükkan idim,
    Cansızlara can idim,
    Neyleyim, şimdi biçareyim.

    Gözsüzlerin gözü idim,
    Dilsizlerin sözü idim,
    Ele güne tanıdık idim,
    Sevgililerin nazı idim,
    Sözümün eri idim,
    Neyleyim, şimdi fukarayım.

    Güzel kokulu merhem idim,
    Vatanımda altın idim,
    Mertte, yiğitte keman idim,
    Dağ başında duman idim,
    Firakî diyor, aman dedim,
    Şimdi viran bir sarayım.
    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

  5. #5
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    27
    Mesajlar
    3.309

    Standart Cevap: Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri

    Türkmen Binası

    Gurdugım aslında bilgil,
    Bu zeminin mıhıdır,
    Erer ol erkin mıdam,
    Budur Türkmen binası.

    Terki dünyä eyleyir,
    Gelse rakıp gaşına,
    Bil, polatdan bina bolgan,
    Budur Türkmen galası.

    Süleyman, Rüstem Zal,
    Jemşit ona bolmuş geda,
    Günde yüz mün salsa leşger,
    Degmez şanın belası.

    Daglar ondan alar taglım,
    Leşgerleri sap-sap durar.
    Her salanda zülpükarı,
    Artar yigidin höwesi.

    Külli gızılbaş barını
    Atdı dag arkasına,
    Gije-saba yatmayır,
    Geler olarnın nalası.

    Her gadam ursa sayyat,
    Bolmayır ol duşugär,
    Bendi kılıp ala bilmez,
    Düşmez Türkmen balası.

    Arıfları dem-dem geler,
    Toyı bardır her zaman,
    Merdi-merdan sözlüdir ol,
    Yokdur könül gilesi.

    Aydadır Magtımgulı,
    Yokdur könülde hilesi,
    Hak sılayıp kılmış nazar,
    Bardır onun sayası.


    * * * * *


    Türkmen Eseri

    Kurduğum aslında bil ki,
    Bu zeminin çivisidir,
    Erer o daima özgürlüğe,
    Budur Türkmen eseri.

    Terki dünya eyliyor,
    Gelse düşman önüne,
    Bil, çelikten bina olacak,
    Budur Türkmen kalesi.

    Süleyman, Rüstem Zal
    Cemşit ona olmuş köle,
    Günde yüz bin ordu salsa,
    Değmez şöhret belası.

    Dağlar ondan alır terbiye,
    Orduları saf saf durur.
    Her kaldırdığında zülfikarı,
    Artar yiğidin hevesi.

    Düşmanın bütün ordusunu,
    Attı dağın arkasına,
    Sabah akşam yatmayıp
    Gelir onların iniltisi.

    Ne kadar vursa avcı,
    Onu yine düşüremiyor.
    Esir edip alamaz,
    Düşmez Türkmen balası.

    Arifleri zaman zaman gelir,
    Düğün vardır her zaman.
    Mert, (Merdan) sözlüdür onlar,
    Yoktur gönüllerin garezi.

    Haydi Mahtumkulu,
    Yoktur gönülde hilesi.
    Hakka hürmetle eğilmiş,
    Vardır onun koruması.


    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

  6. #6
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    27
    Mesajlar
    3.309

    Standart Cevap: Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri

    Neyläyin

    Könlüm istär, gezsem dünyä-älemi,
    Ganatım yok, uça bilmen, neyläyin!
    Okır men, görer men barça kelamı,
    Manısını saça bilmen, neyläyin!

    Köpler onda guwwas bolup yüzerler,
    Mana zahır, halkdan pinhan gezerler,
    Gül badada gülgün şerap ezerler,
    El uzadıp, içe bilmen, neyläyin!

    Öy daşından şerap ısın noş kıldım,
    Gitdi aklım, özüm bilmey, joş kıldım,
    Mey mest boldum, dersiz gapa duş geldim
    Rugsat bolmay, aça bilmen, neyläyin!

    Yitdi yolum, dag kaysıdır, düz kaysı?
    Anmaz könlüm, magnı kaysı, söz kaysı?
    Pähm eylemez, yol kaysıdır, iz kaysı?
    Umıt üzüp, gaça bilmen, neyläyin!

    Magtımgulı, bu dünyänin namısın,
    Yıgıp-düyrüp, yele berdim hamısın!
    Pikir deryasına aklın gämisin
    Batırmışam, çıka bilmen, neyläyin!


    * * * * *


    Neyleyim

    Gönlüm ister gezsem dünya alemi,
    Kanadım yok, uçamam, neyleyim.
    Okurum, görürüm bütün sözleri,
    Manasını anlayamam, neyleyim.

    Çoğu onda kuvvet bulup yüzerler,
    Bana açık, halktan gizli gezerler,
    Gül bardakta pembe şarap içerler,
    Elimi uzatıp içemem, neyleyim.

    Evden uzakta şarap kokusuna tutuldum,
    Gitti aklım, kendimi kaybedip coştum.
    Sarhoş oldum, kapısız kutuya rast geldim,
    Müsaade bulamam, açamam, neyleyim.

    Yitti yolum, dağ nerde, düzlük nerde?
    Anmaz gönlüm, şiir nerde, söz nerde?
    Fark etmez, yol nerde, iz nerde?
    Umudum yok, kaçamam, neyleyim.

    Mahtumkulu, bu dünyanın namusunu,
    Yırtıp attım, yele verdim hepsini.
    Fikir deryasında aklın gemisini,
    Batırmışım, çıkaramam, neyleyim.
    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

  7. #7
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    27
    Mesajlar
    3.309

    Standart Cevap: Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri

    Eylär

    Akıl olsan yagşılara hemdem bol,
    Akmak özün nadan bile yar eylär.
    Hak aşıklar näzli yarın jemalın
    Bir görsem diyip, gije-gündiz zar eylär.

    Sırdaş bolsa, sırım aydardım merde,
    Kerwen yata bilmez gorkulı yerde,
    Ulı namıslarda, yaramaz derde,
    Namart öyde sähel işi ar eylär.

    Namart gussasından galıp men derde
    Könlüm aram tapmaz bir pinhan yerde,
    Malı köp diyip, mıhman bolma namarda,
    Jomart her çent pakır bolsa, bar eylär.

    Namart öz öyünde merde söz aydar,
    Kär eylemez hakın tanapın dartar.
    Goç yigit mal tapsa, hümmeti artar,
    Namart peyda tapsa, könül dar eylär.

    Magtımgulı, imdi özünni gözle,
    Yagşını tarıplap, yamanı düzle;
    Az iyip, az uklap, yene az sözle:
    Köp söz ahır il içinde har eylär.


    * * * * * *


    Eyler

    Akıl olsan iyilere sırdaş ol
    Ahmak özün cahile yar eyler.
    Hak aşıklar nazlı yarin yüzünü,
    Bir görsem diye, gece gündüz ağlar.

    Sırdaş olsa, sırrımı açarım merde,
    Kervan yatamaz korkulu yerde,
    Ulu namuslarda, yaramaz derde,
    Namert evde, az işe bile ar eyler.

    Namert kederden salıp beni derde,
    Gönlüm huzur bulmaz gizli yerde.
    Malı çok deyip, konuk olma namerde,
    Cömert yarım fakir bulsa onu tamam eyler.

    Namert, öz evinde merde söz eder,
    Çalışmaz da hakkın ipini çeker.
    Koç yiğit mal bulsa, himmeti artar,
    Namert fayda bulsa, gönül darlanır.

    Mahtumkulu, şimdi özünü gözle,
    İyiliği öv, kötülüğü yok et.
    Az yiyip, az uyu, yine az konuş,
    Çok söz insanı sonunda hor eyler.
    deniz köpüğü likes this.
    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

  8. #8
    En Dost Üye deniz köpüğü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2011
    Mesajlar
    7.364

    Standart Cevap: Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri

    altay han sayende farklı kültürlerden şairleri ve şiirleri tanıma fırsatı bulmak çok güzel. emeğine sağlık
    Altay Han likes this.


    Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede bir ”Ben” bir yere gidiyorum delice… Aklımda “Sen”..


    -Özdemir Asaf-

  9. #9
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    27
    Mesajlar
    3.309

    Standart Cevap: Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri

    Alıntı deniz köpüğü Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    altay han sayende farklı kültürlerden şairleri ve şiirleri tanıma fırsatı bulmak çok güzel. emeğine sağlık

    teşekkürler... benim için eğlence oluyo
    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

  10. #10
    En İyi Moderatör Altay Han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Kasım.2011
    Nereden
    İzmir - Karşıyaka
    Yaş
    27
    Mesajlar
    3.309

    Standart Cevap: Mahtumkulu (Mahtumkulu Firâkî) Hayatı ve Şiirleri

    Başladı

    Gömüldi deryalar, yıkıldı daglar,
    Yetimler göz yaşın döke başladı;
    Orramsıdan bolan haramhor begler
    Yurdı bir yanından yıka başladı.

    Jemagatsız azan bir gurı sesdir,
    Niçe mollan okan ılmı hebesdir,
    Kazıların käri çay bile nasdır,
    Bir bozuk nışana tuta başladı.

    Işanları her gapıda tapılar,
    Mollalarna yok mıjabat yapılar,
    «Öwliyä men» diyip, jögi sopular
    Gıgırıp, asmana böke başladı.

    Çıkar beyewana gızı-gelini,
    Ak yüzüne yapar gara telini,
    Kemçinlik eyleyip yıgan pulunı,
    Düzedip özüne daka başladı.

    Dünyäde süythorın pul yıgma derdi,
    Bayların malları bizekat erdi,
    Toba edin, gözüm bir yaman gördi,
    Dost dostun könlüni yıka başladı.

    Magtımgulı, başa baglap selleler,
    Aç böri dey yortup niçe mollalar,
    Halaldan, haramdan yıgnap gallalar,
    Herne tapsa, dınmay dıka başladı.


    * * * * * *


    Başladı

    Gömüldü deryalar, yıkıldı dağlar,
    Yetimler göz yaşı dökmeye başladı.
    Ahlaksız, haram yiyici beyler,
    Yurdu bir yandan yıkmaya başladı.

    Cemaatsiz azan bir kuru sestir,
    Nice mollanın ilmi beyhudedir.
    Kadıların işi çay, tütün içmektir,
    Bir bozuk alamet tutmaya başladı.

    İnananları her kapıda bulurlar,
    Mollalarla iftira lekesi atarlar.
    “Evliyayım ben” deyip yalancı sofular,
    Bağırıp, göğe sıçramaya başladı.

    Çıkar adı eskiye kızın, gelinin,
    Ak yüzüne yapar kara telini,
    Cimrilik edip toplayan parasını,
    Düzeltip kendine takmaya başladı.

    Dünyada sütsüzün para yığma derdi,
    Beylerin malları zekatsız oldu.
    Tövbe edin, gözüm bir yaman gördü,
    Dost dostun gönlünü yıkmaya başladı.

    Mahtumkulu, başa bağlayıp sarıklar,
    Aç kurt gibi gezer nice mollalar,
    Helalden, haramdan yığıp nimetler,
    Her ne bulsa, mideye tıkmaya başladı.
    Yalnızlık bağımsızlıktır; yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştir. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi; yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük


    Bozkırkurdu - Hermann Hesse

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Sohbet Mobil Sohbet hdfilmsizle yalanlar büyücüsü 2016 izle