Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 252 Sayfadan BirinciBirinci 12341252102 ... SonuncuSonuncu
Toplam 2511 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree377Likes
dqw
  1. #11
    Onursal Üye Firuze_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Nereden
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.773

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Şimdi sana ne diyeyim! Ben senden aksedenleri
    Anlaşılmaya muhtaç melalini
    Nazarlarından gizlediğin nişaneni
    Dert etmekten bizar oldum, yoruldum

    Hayatı baharında kuruttun
    Umutların yosmalığında unuttun
    Zevklerin çardağında solgun bıraktın
    Ömrün devranında kahırları yüreğime ektin

    Ne seni, senden gelecekleri
    Kalbin yalnızlığındaki sefilliğimi
    Beyhude nefeslerin sinemde ki izlerini
    Sana olan hasretin hicrana kattığı şahitliğini

    Korkar oldum ben sevmekten
    Yüreğin şevksiz nefeslenmesinden
    Gözleri fersizliğe müptela eden kederden
    İstemem artık seni, halsiz bıraktığın sevgini

    Ne hayatlar baharlar yaşadılar
    Sensizlikte hazanlaşıyor tüm nazarlar
    Ruhumu yâd ediyorlar topraktaki mezarlar
    İhsandan yoksun niyazlar, neye hasret duyarlar

    Hak teslim edilecek vaattir
    Hakk ise zerrenin sahibi mutlak olandır
    Hakikat gün gibi aşikâr olan yolun felahıdır
    Vuslat ruhun kalbi nizam etmesinde ki sanattadır

    Kalbi boşluk akide yozluğudur
    Avuntularla arkadaşlık ihsandan arîdir
    Hevesler, nefsin sürümünde nefeslenirler
    Nefs terbiyesiz sefilliğinde iradene hükmedecektir

    Zalim, âlimden maada halin
    Hukuksuz bilginin, var olan cehaletin
    Teslimiyetteki adavetin, hiddet içindedir o kalbin
    Sevgiyi hak etmeyen, beyhudelikte geçirdiğin bir halin

    Ana, hilkatin gereğince hissetmezse
    Baba, geçim derdiyle canından da bezerse
    Hoca, tegannilerle bidatlerin derdiyle nefes tüketirse
    Nefesler, hissiz yürekler ve sevgiyi terennüm edemeyenlerdir


    Mustafa CİLASUN


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  2. #12
    Onursal Üye Firuze_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Nereden
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.773

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Umudun fakirliği hissedilince! Söylemeyeceğim
    Artık sana bir kelam etmeyeceğim
    Senin hissiyatının serencamında serinleyeceğim

    Kendi kendime
    Yetmeyi bir şekilde öğreneceğim
    Hicranımla gecelerin üzerinde düşleri göreceğim

    Yüreğimin ahını
    Kalbimin hüzün içinde hıçkırıklarını
    Senden gizleyeceğim, hülyalarında yeşereceğim

    Ne baharı ne ayazı
    Sensizlikte nazar edilen her ayanı
    Nağmelerde meşk edilen hüzzamı, hicazı, sabayı

    Güftelere ram eden
    Bestelerle cihana salınan hissiyatı
    Mısraların rengârenk dalgalarını kalbin sancısını

    Arzı mekânlar yasta
    Sevdalarda ki duyarsızlar narada
    Aşkın ülfeti ruhun hiç silinmeyen zarif diyarında

    Yağmur yağsa da
    Güneş çekilerek günü karatsa da
    Umutlarım salkım saçak yüreğimle hep ağlasa da

    Senin nazarında
    Kalbinin duyarsız kaldığı hazanda
    Atimiz zemheride ömür sessizliğin demi hicranında

    Ne söylense kar etmeyecek
    Ömrüm sensizlikte çürüyüp tükenecek
    Aşkın sahillerinde, yalnızlığın kadriyle asudeleşecek

    Nazlı çiçeğin güzelliğinde
    Serabın hal iklimde ki sessizliğinde
    Hasretin demiyle, ölümün güzelliğinde aşkın çilesiyle

    Gam değil artık
    Mezarlar içinde yok bir farklılık
    Topraktır muhabbette tek saydamlık hesaptadır darlık


    Mustafa CİLASUN
    Son Yaprak likes this.


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  3. #13
    Onursal Üye Firuze_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Nereden
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.773

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Hicran kuşatırken!
    Dinmiyor
    Zaman geçit vermiyor
    Ruhum hicran içinde seni bekliyor

    Sensiz
    Ne sevgiyi anlıyor
    Ne de sevilmenin kadrine erişiyor

    Mahzunluk
    Halime nüfus ediyor
    Özlem bir başkalaşıyor seni diliyor

    Halim
    Yıllara direnip geçiyor
    Çilem melalimden feveran eğliyor

    Anlamayı
    Aşkın nurlaşmasını
    Gül kokusunun cihanı kuşatmasını

    Sevginin
    Nefrette ki hissin
    Kalbin damarlarını kurutan sahnesi

    Ruhum
    Muvazene için
    Akılım bahanelerimde şimdi seçim

    İradem
    Nefsimi ipe götüren
    Bir sicim olarak yastığın yanı başında

    Uykumda
    Hal pencerem düşlerimle
    Ne kadar artık düşünmeliyim desem de

    Sensizlikte
    Unutulmaya yüz tutan
    Recep Şaban Ramazanla anlamlaşan an

    Her gün
    Nefesi tükenen insan
    Ölümle raks eden zavallı candan usanan

    Seni bana
    Henüz doğmadan anlatan
    Zamandan kaçan, iradesiyle uzaklaşan can


    Ne kadar
    Okusam da seni anlamak
    Halime kifayet etmiyor hicranım sürse de

    Kitabı celili
    Mütemadiyen okusam da
    Seni asırların sayfasından hissetmek zor

    Seni senin
    Hükmünde ki güzelliğin
    Sosyal gerekçelerde ki sebebi neticenin

    Vefada ki akabenin
    Teslimiyette ki kardeşliğin
    Husumette ki tükenen sefilliğin muştusuyla

    Şefkatinle
    Hamiyetinde ki sivilliğin
    Ayyuka çıkan şimdilerde ki okur cahillikle

    Edebin
    Yaşadığı hüznün diliyle
    Kuruyan dillin, ağlayan yüreğin nefesiyle

    Halin bizarlığı
    Ruhun seyrinde ki arzı
    Ölümün insan kimliğinde anlaşılmayan acısı

    Diyarların
    Tasallut altında ki melalin
    Hezeyanlar içinde süregelen nakaratların

    Umudu
    Müstekbirlere hasreden sızının
    Her gün içselliğinde tarumar edilen aynanın

    Senaryolar
    Diziliminde ki yarışın
    Mütemadiyen tebaa kalan tevekkel halkın

    Duyulmayan
    Haykırışı, can için kaçışı
    Ölümü hiç anlamadan törenlerde ağlayışını

    Nasıl anlayım
    Kimden murat için meşki sorayım
    Derinlerin dirliğinde, acizliğin hiçliğinde
    Ben takvayı, ihsanı, ihlâsı, şahadeti kime sorayım


    Mustafa CİLASUN

    Baktın hale yansıdın!

    Hazin
    Bir aşkın hikâyesi gibi
    Dertlerin hışmında kalmış can misali

    Hayatın
    Getirdikleri nasipti
    Temaşa etmiştim sende ki asudeliği

    Yoksa
    Neme lazımdı hazin
    Sararan yapraklardan bulurum halimi

    Bir baktın
    Çok uzaklardan tanıdıktın
    Yüreğimin derinliklerinde çok sadıktın

    Elimden
    Ne gelirdi ki hislerim
    Beni alıyordu ötelerin verdiği şevkten

    Anlatılmaz
    Müşahhas olmayan
    Gerçeklerin düşündürdükleri o halden

    Vaktin
    Tecellisi olan yarenken
    Aşk iksirinde anlam bulduğu yegânelikten

    Beni benden
    Halimin sakin dirliğinden
    Resmedilen hikâyelerde ki aşk güzelliğinden

    Almıştım
    Senin sayende bir dem
    İçselliğimde sökün ediyor durmayan payem

    Yılara sâri
    Bir yalnızlık halinden
    Bir hışımla çıkarı verdin sen şimdi sevginden


    Mustafa CİLASUN


    Son Yaprak likes this.


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  4. #14
    Onursal Üye Firuze_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Nereden
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.773

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Aşk içinde gizlenen ölüm!
    Seherin ilk ışıkları o kadar sessiz ve asude

    bir şekilde inkişaf ediyor ki yeni bir güne başlamanın

    sancısını, heyecanın sunduğu yelpazeyle sinelere doluyordu.


    Bir muammanın Ummanlaştığı sır perdeleri

    her bir ışığın umut aşılamasıyla bir bir berraklaşıyordu adeta.


    Umutlarımız var olduğu sürece,

    sürükleyen bir aşkın seyri âleminde, nasibin

    her katresinde nedamet halimize nüfus ediyorsa

    akide merhalemizde muhakkak bir yozlaşma vardır.


    Bir sabinin teslimiyetinde ki berraklık,

    ruhi dirliğimizde kalbin sahibine karşı her an var olmasıyla kaimdir.


    Gönül bir cezbeye muttali olduğu vakit

    neyi görür, kimi dinler, neleri arzular, nelerden vazgeçer…


    Aşkın namütenahi esrarı karşısında,

    nefsin perişanlığı yaşamasındaki gerçeklik gibi…


    Suyun dalgalar halinde seyretmesi,

    sahilin sessizliğinde bir umut aralaması, martıların

    durmak bilmeyen nidası karşısında, kemaninin hicran şarkısı olacaktır.


    Dallar üzerinde şakıyan kuşlar,

    hazanın kokusunu alan yapraklar, ayın ışığında

    can hıraş serencamlar, hissiyatın yelpazesinde nükseden

    nazarlarla sanki daha da anlamlılar.


    Akan gözyaşları ne çok şey anlatıyor

    meğerse anlama özürlü olmayanlar için.


    Hislerin tanınma sürecinde melal içinde

    var olan itminanlık o denli kuvvetlidir ki idrak edene!


    Gelinen yaşın bıraktığı izlerde

    gizlenen sırlar, ahir için elde kalan tek vesikalardır.


    Ruhun vuzuha ermesini bekleyen bir güzellik,

    bilinmesine rağmen bazen hoyratça, bazen bir titreşimle,

    bazen alaca karanlıkta ve bazen de aşkın umutlarında kapımızı aniden aralar.


    Kasların kuvveti ve kudreti nasıl bir

    göstermelik ve işin gereği lüzumu hasletse,

    kalbin yağlanması sağlık bakımından tehlikeliyse…


    Vicdanın berraklığında ki isteklerde düşüncenin mefkûreye

    dönüşmesiyle ancak mümkün olan bir değerdir.


    Aşk kalbin, ölüm ruhun vazgeçilmezidir.


    Zevkler bireyin kültüre göre

    anlamlı kazanacağından, hevesler nedenli önemlidir.


    Korkularımız ölüme bu kadar yakınken

    neden gereğinden çok daha fazla önemli olan değerdir…


    Karıncada, kanatlıda, sürünen güzelde,

    sinede ki enenle bir muhasebe her vakit yapılınca…


    Kefen senin en yakınında ki aşka

    selam gönderdiğin en nadide olan güzelliktedir…


    Yaşarken ölmek ve öyle çürümek,

    ön yargılarla mevcut bağnazlığı öncelemektir.


    O vakitler sevgi o mekânı terk eder,

    şekliyet melalleri ihata ederek nefsi önceler.


    Sadece lisanı aşk avuntular içinde

    fırsatçılığa ve tatminliğe doğru hızla seyreder.


    Ruh aldığı yarayla, kalbin karalıyla,

    destanlar yazsa da sadece kadehlerin içindir.


    Aşk ölümle iç içe olan bir güzelliktir,

    çünkü o en yüce olan Cenabı Hakkın emridir.


    Bu güzelliği bilen bilir zira bilmek bir erdemdir.

    Bilmediğini bildiği halde onu gizleyen bir hederdir.


    Aşk insan içindir. Nisa güzelliğin en kadim değeridir.

    Onu anlamayan insani değerlerden yoksun olan biçaredir.


    Toprağın özünde buluna aşka yabancı olan,

    yaprağın sunduğu senfoniyi asla anlayamaz.


    Kuşu kafese hapsederek,

    Hürriyetten ne anladığını ayanı beyan eder.


    Hak olan bir dil, sevgiyle gül, güzellikte tefekkür,

    İnsan için arz edilen teşekkür aslolan bir değerken

    bundan sarfı nazar etmek insan için en büyük kötülüktür...


    Son Yaprak likes this.


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  5. #15
    Onursal Üye Firuze_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Nereden
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.773

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Meftunum!



    Zarafetine
    Gizlediğin nefesine
    Nisa kimliğinde ki edebi haline

    Sabrın
    Dirliğinde ki çilene
    Seni sende alan zalimin çarkına

    Çıkar
    Uğruna solgunluğa
    Çaresiz kalışına sessiz soluğuna

    Naifsin
    Sen payeler şevkisin
    Özelsin, hususen yetiştirişmişsin

    Annenin
    Dilinde özlemsin
    Babanın en müstesna varlığısın

    Sakinsiz
    Hiddet nedir bilmezsin
    Hükmün sahibine iltica edensin

    Anlamazlar
    Senin halinden
    Annesi dibindeyken vehimlerden

    Doğan
    Bebek ikliminden
    Edebin derinliğinde ki tefekkürden

    Hilkattir
    Senin varlığın aşktır
    Lafügüzaflar içinde ibretlik sanattır

    Ak aktır
    Kara beyazın aksıdır
    Kebir günah için taliplisini bulacaktır

    Maslahat
    Kimlerin işidir
    Müçtehit nefesleri çok derilerdedir

    Fukaha
    Şekliyet için midir
    Mizan düşünen için hükmü verecektir




    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  6. #16
    Onursal Üye Firuze_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Nereden
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.773

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Vasıl olmak sabrı anlamaktır!


    Evvel ahirde dil sukuta gebeydi,
    Konuşmak melalin bir hasretiydi,
    Sevda iklimine şevkin asudesiydi,
    Aşk henüz zadeyi an’ı bekleyendi.

    Kalbi serencam, aşk için bahardı,
    Ruhi inkişaf bereket sağanağıydı,
    Sevgi renkler asudeliğinde akandı,
    Kan, hevesleri coşturan damlaydı.

    Nisa, yaratılış olarak çok zarifti,
    Halin dilinde edebin kanaat eliydi,
    Sessiz hıçkırıklar, niyaz davetiydi,
    Ağlayan gözler varlığın hamiyetiydi.

    Sürekli çığırtkanlık edebin değildir,
    Kanaat ikliminde habersiz solmaktır,
    Nedamet aşkı kurutan bir bühtandır,
    Ruh vuzuhunda istikbal anlaşılacaktır.

    Mütemadiyen eksiği aramak yanılgıdır,
    Şefkati anmayan kalp aşka yabancıdır,
    Sevda sağanağına yağan yağmur vardır,
    Toprak, en bariz yardır seni anlatandır.

    Kıskançlıktan o güzel gözlerini köreltme,
    Dirliğin birlik için şart olduğunu önemse,
    Güveni bir kez vehimlere emanet edince,
    Kanaat kaybolacaktır aşkın dile gelse de.

    Ruhun özgürlüğü, kalbin sahibinde birliği,
    Sadakat iklimine şart olan vefa şahitliği,
    Yanılgıların lekeleri hamiyet için suhuleti,
    Niyaz için sabrın seferber edilen zarureti.

    Rahmet devam ediyorsa mühleti nefeslen,
    Yapılan tercihlerde sen kalbinde temizlen,
    Hükmün sahibinde serinle, vehme yönelme,
    Sana tevdi edilmeyen yargıçlığa hiç özenme.


    Mustafa CİLASUN

    Ruhumun lekelerinde kaybolma!


    Ne olursun artık sen bana hiç aldırma,
    Kalbimin darlığında güzelliğinle boğulma,
    Aşkın salkımlarında hüzne maruz kalma,
    Umutların sürurunda renklerini anlasana.

    Ben ruhumun lekelerinde kayboldum anla,
    O nezih kalbine layık değilim ağlasam da,
    Çiçekler açmaz fakir halimin hurdalığında,
    Yüreğim serabın hükmüyle suyu anlasa da.

    Dağların yamaçlarında naçarlığım tutunca,
    Vadilerin güllerinde aşk hiç anlaşılmayınca,
    Kalp sahibinden ruh ikliminden uzaklaşınca,
    Üflediğim kaval nağmesi yüreğimi sardıkça.

    Dilim suskunluğun sevdasında hazzı tadınca,
    Kelam eğlemenin manasında Hakk solununca,
    Sevda devranında hevesleri aşktan ayırınca,
    Ten için uzletin, aşk için hikmeti anlaşılınca.

    Biliyorum cezbe tutulmuş misali çekiyorsun,
    Zahirimde husule gelen illetleri bilmiyorsun,
    Nefsimin hederliğinde adamlığımı arıyorsun,
    Ruhumu sefilliğinde sen bana aşk sunuyorsun.

    Hasretim nizam edilecek nefsin değerlerine,
    Kalbimin kurtuluşuna vesile olacak hamiyete,
    Takiyyeden azade, azimetle hilm enginliğine,
    Ötelerin hali kuşatan serinliğinde ki yüceliğe.

    Hiç saltanatla tevazuu birlikte yaşar mı anla,
    Tebasına ulufeler dağıtanla ruhsata yaslanma,
    Ezberle anlamanın o farkını düşünerek sorgula,
    Ruhi karmaşalık yozluğuna boğularak koşturma.

    En çok bilmediklerine teslim oluyorsun sorsana,
    Akıl bunun için sana tevdi edilen anlak baksana,
    Gülün kokusunda deşifreyi bekleyen değeri anla,
    Semadan sana nazar eden hakikatle yoğrulsana.






    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  7. #17
    Dost Üye Mustafa CİLASUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2011
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.437

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Kimliğin müşahhaslığı!





    Âdemi beşer

    Önce insan ve daha sonra
    Adam olmayı muhakkak hedefler
    Adam olma hakkını kazanmış bireyler
    Yaratılma hilkatine göre hareket ederler

    Bu insanlar

    Asla sığıntı olmayı
    Tesadüfe inanarak yaşamayı,
    Nedamet duymayı hedeflemezler

    Evli olan bir bayan,

    Öncelikle kimlere güven
    Duyacağını her şartta bilmelidir

    Şayet bunu bilmiyorsa,

    Emanet kavramına da yabancıdır
    Hareket ve kuvvetin
    Asıl sahibini bilme zorunluluğumuz mutlaktır

    Bilmiyorsak şayet

    Bireyleri, beyleri ve hanımları
    Sevmenin ahengini sağlayamayacağımızdan
    Retlerimizde hüsranı yaşamamız kaçınılmaz olacaktır

    Evrende hayatını

    İdame ettiren bir âdemoğlu,
    Yaratıldığı hilkat üzerine hayatını
    İdame ettirmesi kaçınılmaz olandır

    Âdemin sulbü

    Ve meşrebi, Sosyal
    Ve psikolojik analiz gerektirir


    Âdem

    Mükellef oluncaya kadar
    Elbette ki masumdur bu bir hukuktur

    Sabiliğin cazibesi

    Bir emanet olarak masum
    Ve şefkate muhtaç olmasıyla bağlantılıdır


    Evrende bulunmak

    Mutlaka evrensel olmayı da
    Her birey için gerçekleştirmeyecektir


    Evrensel olmak için

    Kanaat sahibinin niyeti
    Cehdi, idraki ve inkişafı
    Bir mutlakıyeti gerektirecektir


    Evren, kıtaları

    Ülkeleri, şehirleri, kasaba
    Köy, belde ve mahalleleri kapsadığından


    Âdem

    Nereye giderse gitsin,
    Fani olmadığı müddetçe,
    Evrende kalmaya mahkûmdur


    Evreni halk eden,

    Onun gerçek sahibiyken
    Rahmetinin gereği, uyarıcı ve tebliğ
    Elçilerini, gaflet derinliğinde ki âdemlere göndermiş


    Âdemlerden

    İman edenler bu elçilere
    "Efendim" diyerek teslim oluyorlar

    Birde refikalar

    Beylerine efendi derler


    Rahmet elçilerin

    Efendiliğine itibar ve iman edenler
    Asla bir başka efendiye ihtiyaç duymazlar



    Mustafa CİLASUN
    Konu Firuze_ tarafından (24.Mart.2011 Saat 00:54 ) değiştirilmiştir.
    Son Yaprak likes this.
    Yar…
    Aşk, ruhu
    Ve gönlü meftun eden
    Halden geçiren
    Haşyet zerk eden
    Firkate eriştiren demdir…

    Mustafa Cilasun

    Twitter:@mustafacilasun
    https://www.facebook.com/mcilasun?ref=ts&fref=tscilasun

  8. #18
    Dost Üye Mustafa CİLASUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2011
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.437

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Yürek içinde gizlenir aşk-ı suhulet!







    Artık ne sen, nede sensiz bir dem


    Halin hıçkırıklarına deva olmuyor


    Sine mahzunlaşıyor takat kalmıyor


    Gözyaşı dur durak bilmeden akıyor




    Bilirdim ki sakinin elinden içilir acı


    Kime keder olacak yârin kalan sacı


    Yürek sancısı, yan ağrısının kalması


    Ayazlarda yeme hasret kuş sıkıntısı




    Her kim olursa olsun ne fark edecek


    Çöp atıklarından beslenen ne edecek


    Halini kime arz edipte şikayetlenecek


    Rehavet içindeki insanlar fark edecek




    Nisalar kararmışlar, azimle aranmışlar


    Atıklar içinde bir hayat hakkı aramışlar


    Seherin serinliğinde merakla solumuşlar


    Birkaç kâğıtla mutlu olmayı başarmışlar




    Varlık içinde alınmaz haz, çilelerle niyaz


    Sevda bendinde hissedilir, en deruni yaş


    Kal sende bir kalk seherlerle yaşa bir haz


    Kalmasın gönül baharında mahzun bir yaz




    Dil kurur, gönülde gurur, hani sende onur


    Aidiyetin hükmüyle söyle kimden korkulur


    Ardı sıra her can bir maslahata konuk olur


    Azimet unutulur ar kaybolur can öyle solur




    Artık fark et, sineden sökün ediyor edep et


    Ruhun ahenk içinde olmasıyla yapılır davet


    İnsani halde aranır her türlü yakınlık hisset


    Ona göre hükmet, sevgi varlığın için şükret






    Mustafa CİLASUN
    Konu Firuze_ tarafından (24.Mart.2011 Saat 00:54 ) değiştirilmiştir.
    Son Yaprak likes this.
    Yar…
    Aşk, ruhu
    Ve gönlü meftun eden
    Halden geçiren
    Haşyet zerk eden
    Firkate eriştiren demdir…

    Mustafa Cilasun

    Twitter:@mustafacilasun
    https://www.facebook.com/mcilasun?ref=ts&fref=tscilasun

  9. #19
    Dost Üye Mustafa CİLASUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2011
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.437

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Lisan-ı hal, kalbi olmadıkça ne işe yarar!


    Bir yol gidilir ya hani yolu belirsiz

    Konuşursun kendinle merak içinde

    Esinti refakatiyle mazi derinliğinde

    Meçhulün seyrinde efkâr eşliğinde

    Sinenin her katresinde ki enginliğe

    Kulaç atarsın seni bekleyen esenliğe

    Hani derinlerden gelen en hasretliğe

    Sayfaları açarsın o hiç hissetmesede



    Yavaşça gün kararırken o sessizliğe

    Bekleyen çaresizliğe tez yaklaşırsın

    Her yutkunduğun an çile seni sarsar

    Çare adına her çaresizlik sana bakar



    Hissiz duyuşlar zevk için var olanlar

    Bir ten uğruna varlığını yok sayanlar

    Vuslatı ter kokusunda gören insanlar

    Sevda adına aldanan manasız canlar


    Sevmek ne büyük bir derinliktir bilene

    Mana hazzını tene tercih etmeyen dile

    Aşk için canından vazgeçen gönüllere

    Feda olsun Hak için nefeslenen yüreğe

    Mustafa CİLASUN
    Konu Firuze_ tarafından (09.Haziran.2011 Saat 14:13 ) değiştirilmiştir.
    Yar…
    Aşk, ruhu
    Ve gönlü meftun eden
    Halden geçiren
    Haşyet zerk eden
    Firkate eriştiren demdir…

    Mustafa Cilasun

    Twitter:@mustafacilasun
    https://www.facebook.com/mcilasun?ref=ts&fref=tscilasun

  10. #20
    Dost Üye Mustafa CİLASUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2011
    Yaş
    59
    Mesajlar
    2.437

    Standart Cevap: Mustafa Cilasun şiirleri..

    Sizin mefkûrenizle serencam!





    Sizin

    Tavsiyelerinizden

    İstifade edeceğimi bilmenizi isterim





    Sizde

    Mevut bulunan ruh haliniz

    Derin düşünmeye ihtiyaç bırakmıyordur sanırım





    Farklı görüşleri

    Paylaşımının, sayenizde tezahür ettiğini

    İtiraf etmem, zannederim tarafınızdan bir abartı sayılmaz





    Yazı dostum

    Yazmak, aynı zamanda

    Yanmak değil midir sizce de ben böyle düşünüyorum



    Yazan

    Yanan, paylaşan

    Maksutta buluşanlar diye mi anlamalıyız nasıl bakmalıyız





    Zatımın

    Yaşadığı ruh hali

    Sizce de yaşandı mı daha önceleri



    Sürekli

    Mükellef duygusuyla yaşamanız

    Yapmak zorunda kaldıklarınız, çaresizlik içinde baktıklarınız





    Özelleriniz de

    İnfial yaşamanızı gerektirdi mi

    Fikir, zikir ve şükür sizin vazgeçmediğiniz hayat felsefeniz mi





    Metanet

    kaftanınız sizin için yeterli mi

    Kaftan derinliğinde yaşadıklarınız bir meltem mi





    Yolu yarılamak

    Hissiyatınızda bir ferahlamak mı

    Yazı dostum tabiriniz, paylaşmaya devam edeceğiniz gayesiyle mi





    Of aman be,

    Ne acayip bir kişiliğe çattık demiyorsunuz

    Öylemi? Dertleri dinlemek… Sabretmek… Himmet etmek





    Allah için

    Bu âdemi beşere katkım, ne olabilir demek

    Âlemi hakikat ta, bizleri temaşa edenleri bu vesileyle anmak





    Ne söyleyeyim

    Ne düşüneyim, şahsınızı fazla yormayalım

    Birden artık sizi sıktığımın hissine kapıldım, yanıldım mı





    Mütefekkir

    Kimliğinizle ve edebi derinliğinizle

    Biliyorum ki, siz asla bir yüzeyselliği kaldıramazsınız





    Mefkûrenizin

    İlk yıllarında ki heyecanınızı bir hatırlayınız

    Naçar kalmış, hissiyat omurgaları kireçleşmiş, bir hasta





    Size teslim olmuş ve bel bağlamış

    sizin dudaklarınızdan çıkacak bir ümide hasret kalmış

    Onun kimliğinde ve o an, siz en bahtiyar bir yaren, bir erensiniz





    Fisebilallahı

    İliklerinize kadar terennümünü yaşamalısınız

    Hak ve hakikatler sizlerle, yolda kalmış çaresizler gönüllerde silinmesinler





    Yaşlılar

    Biraz çok konuşurlar…

    Heyecanlarını bir türlü yatıştıramazlar

    Yeni adımlayan bebekler misali ötelerin davetini beklerken





    Mustafa CİLASUN
    Yar…
    Aşk, ruhu
    Ve gönlü meftun eden
    Halden geçiren
    Haşyet zerk eden
    Firkate eriştiren demdir…

    Mustafa Cilasun

    Twitter:@mustafacilasun
    https://www.facebook.com/mcilasun?ref=ts&fref=tscilasun

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •