+ Konuyu Cevapla + Yeni Konu Aç
Toplam 4 sonuçtan 1 ile 4 arasındakiler gösteriliyor.
dqw
  1. #1
    Aktif Üye
    Durum : yaziklar_olsun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik Tarihi : Mar 2009
    Yaş: 61
    Mesajlar: 391
    Beğenileri;
    48 mesajı beğendi
    Konular
    256
    Rep Gücü: 44
    Rep Puanı: 378
    yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice

    Laz fıkraları..!

    Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler.
    Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir eposta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için koşuşturmaya başlar.
    Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:
    "Sevgili Kocacığım,
    Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)


    Temel bogazda tekneyle turist gezdiriyo bigun bi amerikaliyi aliyor basliyolar gezmeye..(sahildeki yer isimleri uydurma..) turist falanca sarayi goruyor 'bu ne kadar zamanda yapilmis diyor'
    temelde:
    5 yilda diye cevap veriyor...yazik bizde olsa 1 yil..
    biraz sonra filan camiyi goruyo 'bu nekadar zamanda yapilmis' diye soruyor..
    temelde:
    '2 yil diye cevap veriyor.
    turist:
    yazik be bizde olsa 3 ay da biter diyor.
    Temel uyuz oluyo duruma.. biraz sonra bi tarihi yapi daha goruyolar..gene soruyor turist..
    temel:
    2 ay diyor.
    adam gene:
    yazik be bizde olsa 1 haftada biter,diyor.
    Temel iyice killaniyor.tam o sirada bogaz koprusunun altina geliyor.. adam yukariyi gostererek bu kopru ne kadar zamanda yapildi diyor..
    Temel saskin saskin bakislarla kafayi kaldirip..
    hangisi ? bumu? bu dun burda yoktu yaaa..


    Temel, eczane açar. İlk müşterisi gelir:
    Bana bir sinek ilacı verir misiniz?
    Temel:
    Tabii, sineğunuzun nesi var?


    TEMEL DENEY YAPINCA

    Cenevre Tarim Konferansi'nda katilimcilarin her biri yaptiklari calismalari ve sonucta gerceklestirdiklerini verim artisini anlatiyormus. Sira Temel'e gelince,
    Kuru fasülyeye gül asiladuk, demis. Peki, punu niye yaptiniz?
    Yellenince gül kokayi.


    Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun;
    -Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış;
    - Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni..


    Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı yırtıkmış. Ne oldu diye sormuşlar.
    -Temel: "Kaynanamı gömdük."diye cevap vermiş.
    - Kahvedekiler: "İyi de bu halin ne?"
    -Temel: "Biraz direndi de


    Temel ve dursun yaz tatillerinde Antarktika'ya gitmeye karar vermişler. Uzun bir yolculuktan sonra buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz ovalarını. ertesi sabah bir rehberle anlaşarak kıtanın en güzel yerlerini rehber eşliğinde gezip merak ettiklerini soruyorlarmış. Bir ara Temel rehbere seslenerek
    " Pardon burada hiç beyaz kadın var mı ? " diye sormuş,
    Rehber "Tabiî ki var, buradaki kadınların yüzde doksanı beyazdır" demiş.
    "Peki siyah kadın var mi?"
    "Eh bir kaç tane var bu civarda"
    "Pekİ siyah beyaz kadın var mı" rehber son derece şaşkın bir şekilde
    "Tabiî ki hayır ben hiçbir yerde rastlamadım böyle kadına" Cevaptan hiç de hoşnut kalmayan Temel Dursun'a dönerek
    " Ula dursun yoksa dün akşamkiler penguen miydi?????".


    Temel Londra'ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta her şey normal iken birden pilotun sesi duyulmuş:
    - "Sayın yolcular, uçağımızdaki 4 motordan bir tanesi bozuldu, ama biz 3 motorla rahat iniş yapabiliriz" Neyse rahatlar herkes. 15 dakika sonra bir anons daha:
    - "Sayın yolcular maalesef 1 motorumuz daha bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız" Herkes rahat ama bir anons daha gelmesinden korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha gelir:
    -"Sayın yolcularımız 2 motordan biri daha bozuldu ama biz en iyisiyiz ve 1 motorla inişi size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker rahatlar. Temel ise panik içinde:
    - "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz


    Temel oğluna parmakların isimlerini öğretiyormuş."Bak uşağum bu baş, bu işaret, bu orta, bu yüzük ve buda serçe parmak. Anladınmı?"oğlu kafasını sallayarak hayır demiş.Temel bir kez daha anlatmış ve tekrar sormuş " anladın mı uşağum?".Çocuk tekrar hayır demiş.Bir daha, bir daha derken en sonunda çocuk anladım deyince, Temel elini sallayarak "bak bakalım bir de karıştırarak sorayım" demiş

    Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır. Adam bir tükürür ve tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer.
    - Adam: "Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır. Bir müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider.
    -Hans: "Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu hans"der. Temel artık dayanamaz ve Hans'ın suratının ortasına tükürür.
    -Temel: "Daha acemiyim." der


    - Paluklar neden konuşmiyi temelciğum
    - Paşini akvaryuma sok anlarsin,Fadimeciğum


    Temel hayvanları araştırma konusuna oldukça ilgi duymaktaymış. Bir gün bu merakını gidermek için laboratuarını kurarak çalışmalara başlamış. Örnek hayvan olarak bir PİRE almış. Çok hassas aletler ile bu işe başlayan Temel, eline çok hassas bir neşter alarak pirenin ayaklarının ucundan biraz kesmiş ve masanın üzerine bırakmış ve pireye ZIPLA BAKAYIM diye seslenmiş, doğal olarak zıplayarak dolaşan bir hayvan olan pire yarım yamalak da olsa zıplamış, o sırada Temel hemen yakalayarak ayaklarının tamamını yontmuş ve masanın üzerine tekrar bırakarak seslenmeye başlamış. ZIPLA BAKAYIM, ULA ZIPLASANA, ZIPLA BE HAYVAN. Fakat ayakları kesilen pireden hiçbir hareket yok..... Temel hemen kalem kağıdı alarak raporu yazmaya başlamış. PİRE incelendi. SONUÇ: "PİRE'nin ayakları kesilince kulakları duymamaktadır

    Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar;
    -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya
    -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır


    Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak parası yok, Girmiş bir eczaneye:
    - Beyefendi sizde soğan var mı? Adam Temel'i başından savmış.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma soru larla geliyormuş. Birgün eczacı Temel'e:
    -Kardeşim senin derdin ne?
    -Burayı bana sat. Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmış,birkaç gun sonra Eczaneyi satan a dam içeri girmiş,Temel'e:
    -Siz de soğan varmı? demiş... Temel adama 'biz de soğan var ama senin reçeten var mı?'demis


    Öğretmen derste çocuklara sormuş:
    çocuklar kim cennete gitmek ister Temel hariç bütün öğrenciler parmak kaldırır öğretmen Temele sorar:
    temel sen niye parmak kaldırmıyorsun
    Temel şu cevabı verir:
    -annem dediki okuldan sonra hemen eve gel


    Temel askere ilk gittiği zaman komutanin biri askerlerin hepsini çağirarak benim adim aslan oğlu aslan demiş ve ismimi her geldiğim zaman herkese soracağim demiş ve gitmiş! Ve 1- 2 gün sonra gelmiş ve askerlere adini sormuş ve sira temele geldiği zaman benim ismim ne diye sormuş ve temel bi hayvan oğli hayvan du ama çikartamadim...

    Temel ve köpeği Karabaş trene binerler.Aynı kompartmandaki yolculardan biri Temel'e:
    Köpeğinize dikkat edin lütfen,şu anda kocaman bir pirenin vücudumda dolaştığını hissediyorum.
    Temel gayet sakin:
    Uy karabaşum dikkat edesun,bu adamda pire vardur,sana ta geçebulur.


    Kadinin biri evindeki dolaptan sikayetciymis. Çunku yoldan otobus gecince ses cikartiyormus. Dolabini yaptirmak icin kocasina soylemeden bir tamirci cagirmis tamirci eve gelmis ve dolabi neresinden ses ciktigini anlamak icin dolabin icine girmis ve otobusun gecmesini beklemis. Tamirci dolaptayken eve kadinin kocasi girmis ve dolaptan bir sey almak icin dolabi acmis bi bakmis icerde bir adam. SormuŞ ne isin var burada diye adamda soyle cevap vermis:
    valla abi otobus bekliyorum desem inaanmassin....



    Temelde aşırı bir unutkanlık başlamış.Bu rahatsızlığı sebebiyle doktora gitmiş.Doktor Temel'e nesi olduğunu sormuş.
    Temel:
    -son günlerde çok unutkan oldum herşeyi çok çabuk unutuyorum demiş.
    Doktor:
    -hımm peki ne zamandan beri bu durum var?
    Temel:
    -ne durumu doktor bey?


    Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya başlar. Sırtını keselemeye gelen annesi sorar :
    Oğlum kafanı ıslatmayacak mısın ?..
    Temel cevap verir : “ Yok anne bu şampuan kuru saçlar içinmiş...!!


    Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
    Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!
    Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata:
    Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.
    Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...
    Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:
    Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:
    Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum.


    Bizim küçük Temel, Okuldan bir türlü mezun olamıyor. En sonunda öğretmen:
    Oğlum seni imtihan edeceğim. Bilirsen seni mezun edeceğim.
    Temel sevinir, sözlüye kalkar... Hoca:
    Söyle bakayım Temel, İngiltere'yle Fransa kaç kez savaştılar?
    Küçük Temel:
    Alti defa savaştiler öğretmenum.
    Hoca:
    Aferin sana Temel, tebrik ederum, der.
    Küçük Temel, mezun oldum sevinciyle hocaya bakarken, hoca:
    Peki say bakalım, demez mi?
    Küçük Temel:
    Bir... İki... Üç... Dört... Beş... Alti.


    Temel'in oğlu küçük Temel, okula gittiğinde öğretmeni sorar:
    Temel, baban nasıl iyi mi?
    Küçük Temel:
    Öğretmenum, babam dün akşam banyo küvetine girdi, uyudi kaldi oriya...
    Öğretmen şaşkın:
    Uyudu mu? Desene sular evi bastı, ev mahvoldu...
    Küçük Temel sakin:
    Yooo öğretmenum öyle olmadi, çünki babam ağzı açuk uyur...


    Temel yeni yaptığı ahırına hayvanları yerleştiriyormuş. Fakat sıra develere geldiğinde, develerin kapıdan geçemediğini anlamış. Başlamış kapının üst kısmını parçalamaya. Ordan geçen biri.
    adam Birader napıyon sen?
    temel:
    Ula devenin boyni çok uzun , kapıyu uzatayrum
    adam:
    Ulan salak kapının girişindeki toprağı biraz kazsana..
    temel:
    Salak sensin da, devenin boynu uzun ayakları değul !!!


    Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gün arabayla gezmeye çıkarlar... Tabii otobandan giderken alışmışlar burda suratli gitmeye. Dursun tahrik eder:
    Ula bas kaza nerdeyse at arabasi bize yetişecek.
    Temel bu durur mu. Hız sınırını çoktan aşmıştır. Birden yoldan çıkıp yokuştan aşağı ağaçların arasına paldur küldür giderken Dursun atılır:
    Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya başladuk.
    Temel heyecanla:
    Ula Dursun, sorma önüme bi köpek çikti...
    Dursun:
    Ula uşağum ezseydun oni da geçseydun...
    Temel:
    Ula ben neye uğraşıyorum zannedeysun...


    Temel doktora gitmiş:
    Doktor bey, Bizum Fadime sağır herhalde, sorularima cevap vermeyi...
    Karınızın sağırlık derecesini ölçelim. Siz bir soru sorun, duymaz ise beş adım yaklaşıp soruyu tekrarlayın. Ne kadar mesafede duyuyor bilelim.
    Temel, deneme yapmak için eve gittiğinde Fadime'yi yemek yaparken bulmuş:
    Karıcuğum bugün yemekte ne var?
    Ses yok... Beş adım yaklaşıp bir daha sormuş. Çıt yok... Bir beş adım daha yaklaşıp yine sormuş:
    Kiz Fadime saa diyrum, yemekte ne var?
    Bak Temel, dördüncü kez söyliyrum, yemekte hamsili pilav var...


    Temel otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.. 'Ulan' diyor, "Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba?" Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor. "Bana bir fvisku.. yok böyle anlarlar".. "Bana bir rakı, yok" diyor "böyle de anlarlar". "Bana bir bira.. tamam" diyor "böyle iyi.. anlamazlar". Ve aşağıya iniyor. Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor: - "Barmen bana bir bira". Barmen Temel'i biraz süzdükten sonra soruyor: - "Birader sen laz mısın?" Temel: "uuuy nasil anladın" diyor: - "Burası resepsiyon bar karşıda.."





















  2. #2
    Aktif Üye
    Durum : yaziklar_olsun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik Tarihi : Mar 2009
    Yaş: 61
    Mesajlar: 391
    Beğenileri;
    48 mesajı beğendi
    Konular
    256
    Rep Gücü: 44
    Rep Puanı: 378
    yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice

    Ynt: Laz fıkraları..!

    Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun'u aradı: - "Tursun, orada durum nasıl?" - "Hüç... Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor." Temel: - "O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor."

    Temel Amerika'da trafik polisidir. Bisikletle yol trafiğini ihlal eden bir papazı durdurur: - "Dur, ceza yazacağım." - "Ceza mı? Yazamazsın." - "Haçan nedenmiş o?" Papaz gülerek cevap vermiş: - "Benim sağ kolumda İsa, sol kolumda Meryem var." Temel hemen atılarak: - "Uy da, yazacuğum. Bisiklete üç kişi bineysun!.."

    Temel uçakla Trabzon'a gidecekmiş. Oturmuş bir yere rastgele. Asıl yer sahibi gelmiş: - "Beyfendi burası benim yerim kalkar mısınız?" - "Hayır." - "Beyfendi burası benim yerim kalkın." - "Hayır." Yer sahibi gider hostese başvurur. - "Beyfendi burası sizin yeriniz değil, kalkar mısınız lütfen?" - "Kalkmam." Hostes çare bulamayınca kaptana başvurur. Kaptan, Temel'in kulağına bir şey fısıldar ve Temel kalkar, arka tarafa oturur. Herkes hayret etmiş durumdadır, "biz bu kadar uğraştık kalkmadı acaba kaptan nasıl kaldırdı bunu" diye. Dayanamıyorlar, Kaptan'a soruyorlar: - "Dedim ki burası Trabzon'a gitmez.."

    İstanbul'a tüp geçit yapılması için ihale açılmış.. Amerika, Japonya vs. hepsi teklif vermiş, 10 milyar, 20 milyar dolarlar... Bizim Temel'le Dursun ise 10 bin dolarlık bir teklif getirmişler.. Komisyon gitmiş Trabzon'a; Temel'le Dursun'u görmeye.. Demişler ki, "ihaleyi size vereceğiz, anlatın bakalım projenizi?" Temel başlamış anlatmaya... - "Ben gidicem Anadolu yakasına başlıycam denizin altından kazmaya, İdris de gidecek Avrupa yakasından kazacak. Denizin altında ortada buluşucaz." Yetkililer sormuş: - "Peki ya hiç buluşamazsanız ne olcak?" İdris de bu sefer atılmış: - "O zaman bir tüp geçit fiyatına iki tüp geçit yaptırmış olacaksınız..."

    İki Karadenizli uçağa binmiş. Uçak havalandıktan sonra uçağın motorlarından biri bozulmuş. Pilot anons etmiş: - "Uçağımızın bir motoru bozulmuştur. Telaşa gerek yoktur". Aradan çok geçmeden ikinci motor da bozulmuş. Pilot anons etmiş: - "Uçağın ikinci motoru da bozuldu....". Temel Dursun'a dönmüş: - "Tursun desene geceyi burda geçireceğiz."

    Temel ölmüş. Öteki dünyada görevliler listeye bakmış ve Temel'e: - "Ya, senin adın listede yok sen bugün ölmeyecektin yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya göndereceğiz. Ama kurallara gore insan olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin. Ne olmak istersin?" Temel biraz düşündükten sonra: - "Yunus balığı olayım", demiş. Ve anında yunus balığı olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika geçmeden Temel tekrar öteki dünyaya dönmüş. Görevli sormuş: - "Ne oldu ya? Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?" Temel masum bir şekilde cevaplamış: - "Yüzme bilmiyordum, boğuldum!"

    Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"

    Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da..

    Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor... Bakmış bir tabela: "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an 80'e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: "YAVAŞLA 60 km." Temel 60'a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: "YAVAŞLA 40." - "Yolda çalışma var galiba!" deyip 40'a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: "YAVAŞLA 15 km." Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: "YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500"

    Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar: - "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: - "Tekrar deneyin." ... ... ... En sonunda sinirlenen Temel: - "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."

    Yeni asker olan Temel'e komutanı sormuş: - "Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. Peki ne yaparsın?" Temel heyecanla cevap verir: - "Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş açarım komutanım." Komutan tekrar sormuş. - "Peki, karşıdan geliyorsa?" - "Karşıya ateş açarım, komutanım." - "Arkadan geliyorsa?" deyince komutan, Temel dayanamamış: - "Komutanım, bu ordunun benden başka askeri yok mu?"

    Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel'e bir kutu boya ve fırça verilir. Temel çizgileri çekmeye başlar. Bir gün amiri gelir ve çizelgeye bakar; "1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre.." "Temel", der "her gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba?" Temel cevap verir: "Aksine amirum daha çok çalışayrum lakin gün geçtikçe boya kutusundan daha fazla uzaklaşayrum."

    Temel araba sürerken kırmızı ışıkta geçmiş.Tabii bunu gören polis temeli durdurmuş. Polis: - "Ehliyet ve ruhsat beyfendi!" Temel: - "Verdunuzda mi isteysunuz.."

    İngiliz, Fransız ve Laz gene beraberler.. İngiliz - Golf için bir sopa, bir top ve bir delik gerekir, bende bir sopa var. Fransız: - Bende de bir top var. Temel: - Ben oynamıyorum.

    Iki boyaci olan Temel (kisa boylu) ile Idris (uzun boylu), bir bayrak diregi boyama isini almislar. Bu is icin ne kadar boya alacaklarini hesaplamak icin diregi olcmeye calismislar. Capini olcmek kolay olmus ama yuksekligi?? Onu olcmek icin Temel Idris'in omuzlarina cikmis ama diregin tam tepesine ulasamamis. Idris;
    'Ben senden uzun boyluyum. Bir de ben deneyim' deyip Temel'in omuzlarina cikmis ama gene ayni sonuc... Oturup ne yapacaklarini dusunurken yanlarina iriyari bir adam yaklasip ne yaptiklarini sormus. Temel'le Idris sorunu anlattiktan sonra, adam diregi yerden guc bela sokup yere yatirmis. Boyunu olcup tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmis. Gittikten sonra Idris'le Temel bakisip gulusmusler:
    'Aptal herife bak! Biz ona yuksekligini sorduk o bize uzunlugunu verdi.'


    Bizim temel bi yerden duymus, eş degistirme moda diye!
    Ula Dursun demis.. 'Eş degistirmek pek bi modaymis, hadi bu gece biz de degistirelim...'
    'Tamam demis Dursun...'
    O gece Temel'lerin yatak odasi:
    'Ula Dursun, bizim karilar su anda ne yapiyor acaba?'


    Temel secimlerde aday olmus, buyuk kalabaliga karsi konusma yapacak, hazirlanmis, kursuye cikmis. Cebindeki kagidi aramis bulamamis. Bunun uzerine secmenlere seyle seslenmis:
    Sevgili hemsehrularim, puraya celirkeen neler soyleyecegimu pir Allah pir de pen pileydum, simdi ise sadece Allah piliy



    Temel, kahvehanede arkadaşlarına av maceralarını anlatmaktadır:
    Geçenlerde ormana ava gittum. Birden bi ayi ile karşulaştum. Tüfeği atıp kaçmağa başladum. O da beni kovalamaya başladi. Tam ayinun nefesini ensemde hissettuğum anda ayi kayup yere düşti. Bu durumu fırsat bilip arayi açmağa çaliştum. Ama ayi gene peşima düşti. Gene tam nefesini ensemde hissettuğum anda ayi tekrar kayup yere düşti. Ben tekrar arayi açmağa çalıştum.
    O arada Dursun, dayanamayarak sorar:
    Ula Temel, çok cesaretli adamsun. Ben senun yerinde olsam, altuma ederdum.
    Temel atılmış:
    Ula sen ayinun neye basup kayduğunu zannedeysun?


    Mahkemede hakim, Temel'e sormuş:
    Kiminle evlisin?
    Bizum kariylan!
    Hakim sinirlenmiş:
    E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu?
    Duydum tabi, nasil duymadum!..
    Kimmiş?
    Bizum kari.


    ANNESİNDEN TEMEL'E MEKTUP
    "Sevgili oğlum Temel... Senin hızlı okuyamadığını bildiğim için mektubu yavaş yavaş yazıyorum...
    Artık senin büyük şehre gittiğin sırada yaşadığımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, "İnsanların başına genellikle evlerinin iki kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini" okumuş; o yüzden taşındık...
    Sana yeni adresi veremiyorum, çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler...
    Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine dört gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektiğimden beri bir daha gömlekleri göremedim.
    Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. İlki üç gün, ikincisi ise dört gün sürdü...
    Benden istediğin yeleği postaya verdim. Ancak, halan 'o koca düğmelerle paket çok ağır olur' deyince düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin...
    Not: Sana biraz da para gönderecektim, ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum... Sevgiler... Annen"


    Temel, Paris'te bir dükkâna girmiş. Bakmış, dükkânın bir köşesinde harika bir papağan... Hayran hayran seyrederken, dükkân sahibi yanına gelip, "Bu harika bir kuştur, karşısına geçene bakar ve ona nasıl birisi olduğunu söyler" demiş. Temel, papağanın karşısına geçer geçmez, kuş "Sen aptalsın" demiş. Temel, papağanı satın almak istemiş, ancak adam satılık olmadığını söylemiş. Bunun üzerine Temel, papağanın yumurtalarından rica etmiş. Adam, "yarın gelin verelim" demiş. Ertesi gün gittiğinde Temel'e üç tane yumurta vermiş. Temel derhal Trabzon'a dönmüş, eşdost, akraba, komşu kim varsa toplamış ve papağanın özelliklerini anlattıktan sonra, gururla yumurtaları göstermiş ve hep birlikte yumurtaları kuluçkaya yatırmışlar. Bir süre sonra, yumurtalardan birisi çatlamış ve içinden normal bir tavuk civcivi çıkmış. Bir anlam verememişler. Fakat, ikincisinden bir bıldırcın, üçüncüden de keklik çıkınca, Temel'in tepesi atmış. Uçağa atladığı gibi varmış Paris'e, dükkânı bulmuş, dalmış içeriye... Papağan, Temeli görür görmez, "Sen salaksın" demiş. Temel daha da kızmış ve "Ula baa bak" demiş, "benum salak olduğumi burda bi sen bileyisun, ama senun orosbi olduğuni Tirabizonda cümle âlem bilıyi".

    Temel Laz olduğu için kendinden nefret ediyormuş. Amerikaya gitmiş ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde İngilizce öğrenmiş ve meşhur bir piyanist olmuş. Birgün büyük bir topluluğa konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymuş:
    -Helal sana hemşerum, çok iyi çalayusun da! Temel:
    - Benim Laz olduğumu nereden anladın yahu. Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum.
    - Nasıl anlamayayım, demiş adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun da!!!!!!


    Bir gün Temel balığa çıkar.İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar.Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.Temel dua etmeye başlar. Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden. Hava bir zaman sonra düzelir. Temel evine dönmeye başlar. Birtaraftanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla, yarısını dağıtsam olur der.Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar. Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel kafasını gök yüzüne diker ve şöyle der."Haçen sen de şakadan hiç anlamiyusun

    Ülkeler arasında bir ``sır tutabilme´´ yarışması düzenlenmiş. Bu yarışmaya Temel de katılmış. Temel'e, bir Amerikan'a ve bir İngiliz'e birer sır vermişler.
    Amerika'lıya işkence yapmaya başlamışlar, üç günden fazla dayanamamış, sırrını söylemiş.
    İngiliz'e işkence yapmaya başlamışlar, bir iki hafta sonra o da söylemiş sırrını.
    Sıra Temel'e gelmiş; günler haftalar geçmiş ama nafile. Söylememiş sırrını ve kazanmış yarışmayı.
    Birkaç dakika sonra Temel başlamış kafasını duvara vurmaya:
    HATURLA ONİ DA,HATURLA ONİ


    TEMEL BİR GÜN OKULDAN GELİR BABASI SORAR OĞLUM BÜGÜN NE ÖRENDÜN?TEMEL BABACUĞUM BU GÜN HİÇ BİR ŞEY ÖĞRENMEDİM YARIN YİNE GİDECEĞÜM





































  3. #3
    Aktif Üye
    Durum : yaziklar_olsun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik Tarihi : Mar 2009
    Yaş: 61
    Mesajlar: 391
    Beğenileri;
    48 mesajı beğendi
    Konular
    256
    Rep Gücü: 44
    Rep Puanı: 378
    yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice

    Ynt: Laz fıkraları..!

    Azrail ve temel


    Azrail temel’in yanına gelir ve
    “kardeş vaktin tamam hadi gidelim” der.

    Temel de uyanık ya yalvarır “bana 5 yıl
    Süre ver ondan sonra gel al canımı”
    Azrail “tamam” der. temel de kendi kendine
    “pilot olursam beni havada yakalayamaz” derken
    5 yıl sonunda azrail pilot temelin yanına
    Gelir ve “vakit doldu gidelim” der

    Temelde “şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu
    Var onlar ne olacak?” der
    Azrail : oğlum hepinizi bir araya getirene
    Kadar anam ağladı zaten


    Vakıf çalışanları, zengin Temel’den henüz bağış almadıklarını fark etmiş, içlerinden biri ikna etmeye çalışıyor;

    -Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500 bin dolar, ancak bugüne kadar hiçbir hayır kurumuna bağışta bulunmamışsınız… O paranın bir kısmını tekrar topluma iade etmek istemez miydiniz?…

    Temel bir süre düşünmüş;

    ‘-Araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin birkaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi?…’

    Görevli utanmış;

    -Şey, hayır…

    ‘-Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum olduğunu?…’ Görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş, özür dilemeye çalışırken Temel sözünü kesmiş;

    ‘-Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını…’

    Görevli yerin dibine geçmiş, sadece; ‘Hayır, hiçbir bilgim yoktu’ diye mırıldanmış.

    Temel, bir kez daha sözünü keserek devam etmiş;


    ‘-Pekala, ben onlara zerre kadar para vermezken size niçin vereyim?…’




  4. #4
    Aktif Üye
    Durum : yaziklar_olsun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik Tarihi : Mar 2009
    Yaş: 61
    Mesajlar: 391
    Beğenileri;
    48 mesajı beğendi
    Konular
    256
    Rep Gücü: 44
    Rep Puanı: 378
    yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice yaziklar_olsun is just really nice

    Laz fıkraları..!

    Temel ile Dursun
    Uzun zamandır birbirlerini görmeyen Dursun ile Temel kahvede karşılaşmışlar.
    Dursun başlamış anlatmaya:
    - Ula Temel artık yaşlanduk.Ayaklarum, kollarum, başum anlayacağun her tarafum ağriyi.
    Bu yaşliluk ne kötü bişeydur. Eeee sen nasilsun bakalum ?
    Temel cevap verir:
    -Eyiyum eyiyum. Anamdan doğduğum ilk günkü gibiyum. Başumda saçum yok. Ağzumda dişum yok. Altuma yapayrum haberum yok.


    Dursun birgün ormanda gidiyormus. Temeli bir agaca belinden bagli sekilde bulmus. Napiyosun Temel demis Dursun; Temel de Intihar ediyorum demis. Dursun Benim bildigim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna bagliyacaksin demis. Temel de: onu da denedim; az daha boguluyodum…

    Jokey
    adamlar kahvede oturmuş sohbet ediyolar. biri ya benim karım beni manavla aldatıyo galiba yatağın altında meyva kabukları buldum demiş.
    Diğeri ozaman benimkide kasapla aldatıyo demiş. Bende yatağın altında kemik falan buldum demiş.
    Bir diğeri ağlamaya başlamış neoldu diye sormuşlar adam benim karım beni atla aldatıyo o zaman. Çünki geçen gün yatağın altında jokey buldum demiş.



Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.