Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 6 Sayfadan BirinciBirinci 1234 ... SonuncuSonuncu
Toplam 54 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree26Likes
dqw
  1. #11
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ynt: Yalnız değilsiniz!

    Cemal Hünal: "Önemli olan çocukların şiddetten uzak yaşaması"

    Benim için en önemlisi çocukların şiddetten uzak, güzel ve mutlu yaşayabilmeleri, doğru şekillenebilmeleri. Şiddetin insanlarla beraber dünyaya çarpan bir meteorla yok olacağını düşünüyorum. Hamile olunca neler hissettim? Sünger bir göbeklik takmış gibi hissettim. Bu şekilde karnında canlı yavrusunun ağırlığını hisseden bir annenin duyguları anlaşılamaz zaten değil mi?



    Bu da geçer, Ya Hû!

  2. #12
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ynt: Yalnız değilsiniz!

    Hakan Yılmaz: "Kadına şiddet, zayıflığın en büyüğü"

    Şiddetin tamamen yok olacağını asla düşünmüyorum. Dünya üzerinde halen devam eden savaş ve iç savaşlar var. İnsanoğlu va rolduğu sürece bunlar devam edecektir. Ama aile içi şiddete gelince önümüze çok daha acımasız bir tablo sunuluyor. İnsanın kendi ailesine, çocuğuna şiddet uygulamasını affedilmeyecek derecede bir çirkinlik ve çaresizlik olarak görüyorum. Bu davranışların ve eylemlerin sona erebilmesi için sadece eğitim değil, psikolojik yardımların da verilmesi gerekiyor. Daha önce komedi dizilerinde hamile erkek rolü oynamıştım ve aynı kıyafetlere bürünmüştüm. Eminim ki asla bir kadın gibi hissedemeyiz ve o duyguları yaşayamayız. Çok samimi söylüyorum, kadınların ve hamile kadınların işleri bizlerden çok daha zor. Bir de bu duruma şiddet eklenince daha da üzücü ve acınası bir durum ortaya çıkıyor. Şiddetin her türlüsünü lanetliyorum! Şiddet göstermek ve bir kadına şiddet uygulamak zayıflığın en büyüğüdür.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  3. #13
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ynt: Yalnız değilsiniz!

    Keremcem: "Bence her erkek bu göbekliği takmalı"

    Sırf aile içinde yaşanıyor diye şiddeti mazur görmek veya görmezden gelmek hepimizin ayıbı olurdu. Ailenin mahrem yapısını, şiddeti gizlemek ya da haklı göstermek amacıyla kullanmak bu kuruma yapılabilecek en büyük kötülük. Sebebi ne olursa olsun aile içi şiddete karşı durmak ve buna maruz kalanları bilinçlendirmek, korumak ve gizlememeleri için yüreklendirmek hepimizin ödevi. Hayatta kötü olan her şey gibi şiddet de yok olmayacak. Ama her kötülüğün cezası var, hukuk ve kanunlar da bu yüzden değil mi zaten? Yeter ki gizli kalmasın, haklı görülmesin. Bu bilinci yaratmanın tek yolu ise eğitim. Bedeninde iki can taşımanın nasıl bir duygu olduğunu merak ederdim hep. Duygusal açıdan olmasa da fiziksel olarak bunu hissetmek değişik ve heyecan vericiydi. Ve karnında bebeğini taşıyan bir anneye şiddet uygulamanın kabul edilemezliğini daha da perçinledi benim için. Şiddet uygulanan her annenin zırhı olmak istedim o an. Bence her erkeğe bu göbeklik takılmalı, belki o zaman biraz akılları başlarına gelir.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  4. #14
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ynt: Yalnız değilsiniz!

    Yetkin Dikinciler: "Çekimden sonra tişörtü 'İçimde hissettim' diye imzaladım"

    Yaptığım işten dolayı beni fark eden insanların, bu projeyi de fark edebileceklerini düşündüğüm için kabul ettim. İstedim ki, ‘Aile kutsaldır' teranesine kapılıp, aile içinde olan bitenlerin, kişinin yaşama hakkına, beden bütünlüğüne, ruh sağlığına verdiği zararı görmezden gelmeyelim. Şiddetin her türlüsüne, aile içi olanına da dur diyelim. Şiddet, empatiyle, hoşgörüyle, farklılıkları zenginleştirici sayarak ve insan onurunu her şeyin üstünde tutarak yok olabilir. Hiçbir akrabalık bağı, medeni durum, bir insana diğerine hükmetme, hükmünü zorla, şiddetle geçirme hakkını vermez. Göbekliği taktım, objektif karşısına geçtim. Çekim bittiğinde, ekip giydiğim tişörtü imzalamamı istedi. İmzayı atmadan önce, iki kelime yazmak geldi içimden: “İçimde hissettim.”



    Bu da geçer, Ya Hû!

  5. #15
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ynt: Yalnız değilsiniz!

    Yılmaz Erdoğan: "Baba adayı olarak karnımda zaten bir varlığın hissiyle yaşıyorum"

    Şiddetin, aile içi ve dışı, her türlüsüne karşıyım. Bu sebeple bu projede olmayı istedim. Yeni bir nesil gelecek ve şiddetin bu kadarı iyi, bu kadarı kötü ayrımı yapmadan, bunu en büyük ayıp olarak sayacak ve artık şiddet uygulanmayacak. Zaten aile içinde yaşanan şiddetin son bulması ile dışarıda yaşanan şiddet de sona erecektir. Klasik bir yorum da olsa eğitim çok önemli. Toplumumuzda şiddeti uygulayan hiçbir bireyin ben şiddet seviyorum dediğini zannetmiyorum. Ve bu insanların şiddeti neden uyguladıklarını bile bilmediklerini düşünüyorum. Eğitim stratejileri değiştirilmeli ve öncelikle içimizdeki şiddete yönelmeliyiz. Herkes elinden geldiğince, bireysel olarak bu tür projelere destek vermeli. Ben zaten baba adayı birisi olarak bir süredir karnımda bir varlığın hissiyle yaşıyorum. Göbekliği taktığım zaman yaşadığım hissi, şu aralar iyi bildiğimi söyleyebilirim.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  6. #16
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart

    Kadınlar Erkek Şiddetine Karşı Taksim'de Toplandı

    Kadınlar 25 Kasım’da Taksim’de yine sesleri ve mor bayraklarıyla erkek şiddetine karşı sesini yükseltti. Katledilen kadınları ve suç aletlerini Beyoğlu’nda sergileyen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Kadın İnsiyatifi üyeleri açıklamalarında, “Kadın cinayetler münferit veya tesadüfi değil politiktir” dedi.



    Kadına Yönelik Şiddete Karşı Kadın İnsiyatifi'nden yaklaşık 350 kadın Taksim Meydanı'nda gezici sergilerini açarak "Kadın cinayetleri politiktir", "Erkek vuruyor, devlet koruyor", "Bağır herkes duysun, erkek şiddeti son bulsun", "Dayağın çıktığı cenneti istemiyoruz", "Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir" sloganları attı ve kadınlara yönelik erkek şiddetini protesto etti.
    Dün gerçekleştirilen eylemle açılan sergide, katledilen kadınların fotoğrafları ile haberlerinin yanı sıra, yastık, testere, bıçak, kelepçe gibi şiddet ve cinayet aletleri de yer aldı. Grup daha sonra İstiklal Caddesi'nde yürüyüşe geçti ve Mis Sokak'ın girişinde toplanarak, sergiyi buraya taşıdı. Caddede "İnsanız, kadına şiddete karşıyız" yazılı afişle yürüyen Ezilenlerin Sosyalist Platformu'ndan bir grup erkek de sergiye alkışlarla destek verdi.
    Kadınlar daha sonra üstlerinde mor önlükleri, ellerinde pankartlar ve mor bayraklarla, sloganlar ve şarkılar eşliğinde Galatasaray Meydanı'na yürüdü. Burada gruba katılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) milletvekili Sabahat Tuncel bir konuşma yaptı.
    Hayatın her alanında, hem erkek hem devlet şiddetiyle örgütlü mücadele içinde olacaklarını, sokağa çıkmanın seslerini duyurmak için önemli olduğunu anlatan Tuncel, şöyle konuştu:
    "Sizlerin sesini parlamentoda duyurmaya çalışıyoruz. Bugün ısrarcı olduk ve mecliste kadına yönelik şiddet konuşuldu. Erkek egemen sistem ortadan kalkmadığı sürece şiddet bizim yaşamımızdan gitmeyecek. Eşitlik sağlanmadığı sürece ne yazık ki özgür olmayacağız. Biz özgür olmadığımız sürece de erkekler özgür olmayacak. Mücadele edelim, örgütlenelim. Özgürlük için hep birlikte sesimizi yükseltelim."
    Platformun 18.00'de Türkçe ve Kürtçe olarak okunan açıklamasında, "Bu şiddeti bir grup dengesiz, sapık, cani, barbar, maganda, suça yatkın adamın uyguladığı bizlere yutturulmaya çalışılıyor. Oysa biz biliyoruz ki, erkek şiddeti münferit veya tesadüfi değildir, erkek egemen sistemin bir ürünüdür. Bu şiddet, adalet sisteminden ve yasalardan besleniyor" denildi.
    Platform taleplerini şöyle sıraladı:
    "Bedenimize ve kimliğimize yönelik tartışmaların erkekler ve erkek egemen zihniyet tarafından yapılmasını reddediyoruz. Bedenimize ve kimliğimize ait söz bizimdir.
    Kılık kıyafetimiz yüzünden eğitimden ve kamusal alandan dışlanmayı, cinselliğimizin denetlenmesini, namus algısını reddediyoruz! Yasalar buna göre yeniden düzenlenmeli.
    Erkek egemen yargının vermiş olduğu kadın düşmanı kararlara karşı çıkıyoruz.
    Namus cinayetleri madde 82'deki nitelikli insan öldürme olarak sınıflandırılmalı ve 'haksız tahrik'e ilişkin tüm maddeler gerekçeden çıkartılmalıdır.
    Devletin açma yükümlülüğü olan kadın sığınak sayısının ve kapasitelerinin artırılmalı, koşulları iyileştirilmeli.
    Siyasal alanda mücadele eden kadınlara uygulanan baskı ve gözaltındaki işkenceler, taciz ve tecavüzler son bulmalı." (YC)



    Bu da geçer, Ya Hû!

  7. #17
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart

    MOR ÇATI

    "Kadını Şiddetten Korumak Kamunun Görevi"

    Mor Çatı gönüllüsü Yalçın, şiddete maruz kalan kadınların devlete başvururken yaşadıkları sürecin zorluklarını özetlerken, kurumların eğitilmesinin zihniyet değişimi değil ama bir ölçüde "profesyonellik" getirdiğine inancını belirtiyor; ona göre çözümler için öncelik kadın dayanışmasında.




    Kadının erkek şiddetinden etkin biçimde korunmamasının sebeplerinden biri de, şikayet mekanizmalarının kağıt üzerinde kalması.
    Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı gönüllüsü Zelal Yalçın, Ailenin Korunmasına Dair Kanun'un şiddete uğrayan kadınlara, beyanlarıyla acilen koruma tedbir kararı çıkartma hakkını verdiğini hatırlatıyor; tüm kurumlarda adeta şiddet uygulamak değil maruz kalmak suçmuş gibi davranıldığını, bilgi eksikliği ve farklı anlayışlar nedeniyle yasanın uygulanamadığını dile getiriyor:
    "Polislerin çoğu ya bilgisiz ya aile savunucusu"

    "Kadın emniyete gittiğinde, yasayı bilmeyen polis, 'Yapabileceğimiz bir şey yok' diye gönderebiliyor. Müdahale etmek için, şiddetin dozunun çok yüksek olmasını, kadının gözünün morarmış, kafasının kırılmış olmasını bekliyor. Halbuki sözel veya cinsel şiddet de yeterlidir. Bir başka eğilim, aile gibi davranmak. 'Sonra nasılsa barışacaksınız. Aile büyüklerini çağırın, bugün çözün' demek, şiddet gösteren erkeği çağırıp öğüt vermek gibi tavırlar oluyor. Koca gibi davrananlar da var. Örneğin adam kadının boğazını sıkınca, kadın boğazını kurtarmak için adamın elini ısırıyor. Karakolda kocasını şikâyet ettiğinde polis, 'Sen de adamın elini ısırmışsın' diyebiliyor."
    Yalçın, yasayı bilen ve uymak isteyen polislerin ise önüne engeller çıktığını söylüyor. Kendilerine gelen kadınları mesai saatleri dışında, 7 gün 24 saat götürebilecekleri bir sığınma evi veya devlet kurumu olmaması, sığınma evlerinin sayısının çok az olması ve hepsinin hemen her zaman dolu olması, polisi zorluyor; her başvurucuyla kurum kurum gezip kalacak yer aramasını gerektiriyor: "Türkiye'de böyle bir gerçeklik yok. Polis de 'Sosyal hizmetlerin, belediyenin yeri yoksa, bana gelen kadını ne yapacağım?' diyor. Kurumlara gerekli kaynaklar ve altyapı hazırlanmadığı, sosyal hizmetler güçlendirilmediği, belediyeler görevlerini yapmadığı için, sürekli kurumlar çatışıyor ve olan kadına oluyor."
    Bu kadınların savcılık başvuruları da kolay olmuyor Yalçın'a göre: "Savcı, yasa istemediği halde, şiddete kanıt ve tanık isteyebiliyor. Koruma kararını o gün çıkartabilecekken, üç ay sonraya duruşma tarihi verebiliyor. O sürede kadınların ölümle, tehditle burun buruna olduğunu göz ardı ediyor."
    Eğitimler profesyonelliğe yardımcı


    Kurum içi eğitimlerin polis ve savcıların dikkatli davranmaya ittiğini düşünen Yalçın'a göre, iki günlük eğitimlerle görevlilerin cinsiyetçi zihin yapısının kırılması mümkün değil ama asıl işlevleri "profesyonelleşmenin" yerleşmesi; görevlilerin, bireysel fikirleri ne olursa olsun, erkek şiddeti vakalarında yasalara uyma yükümlülüğü hissetmeleri, ihmal durumunda cezalandırılacaklarını bilmeleri.
    Süreçlerin zorluğu, açığa çıkan ve ceza alan şiddet vakalarının oranını çok düşürüyor. Yalçın'ın şiddet sarmalına öncelikli çözümü, kadın dayanışması ve yasal hakların inatla talep edilmesi.(YC)



    Bu da geçer, Ya Hû!

  8. #18
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Yalnız değilsiniz!

    Kadın haklarının korunması, kadın haklarının önemi
    Kadın Haklarını Koruma Dernekleri

    Kadın Haklarını Koruma Derneği
    Kadın Haklarını Koruma Derneği, Türkiye Cumhuriyeti yasalarında kadınlara verilen hakları korumak,geliştirmek,toplumda kadının çağdaş ve saygın yerini alabilmesi, cinsiyet ayırımının kaldırılması, her alanda eşitliğin sağlanması amacı ile yurdumuzda kurulan ilk derneklerdendir.
    Yukarda belirtilen amaçları gerçekleştirmek için birçok çalışmalar yapmıştır.
    Günümüzde Türkiye'de kadın, hem kendi emekli maaşını ve hem de ölen eşinin emekli eşinin ya da babasının maaşını alıyorsa ve erkek de, ölen karısından maaş alıyorsa, Emekli Sandığı kanunundaki bu değişiklik, derneğin teklif ve baskıları sonucu kabul edilmiştir. Keza, Kadınlara 20 yılda emekli olabilmeyi sağlayan yasa, kadın hakimlere tanınan %10 'luk kontenjanın % 25'e çıkarılması, evli kadının daha önce seyahat özgürlüğü olmadığı halde, yurtdışına çıkabilmesi, derneğin çalışmaları sonucudur.

    Yine derneğin öncülüğünde, Türkiye'de ilk kez 1972 yılında (Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi) kurulmuş ve 12 Eylül 1980 tarihinde her parti gibi kapatılmıştır. Medeni kanundaki ve T. Ceza Kanundaki kadın erkek ayırımcılığını taşıyan maddelerin değiştirilmesi ve evlilikte edinilen malların, karı koca arasında eşit olarak mülkiyetlendirilmesi hususundaki ilk yasa teklifi, yine dernekçe 1974 tarihinde TBMM'ne sunulmuştur.

    Kadın Haklarını Koruma Derneği Atatürk ilkeleri ışığında çalışmalarını sürdürmektedir.

    Kadın Sığınma Evlerinin açılması, kadınların da askere alınması, ev kadınlarına emeklilik hakkının sağlanması, aile planlaması ve (Eğitebileceğin kadar çocuk yap) sloganı ile cinsel eğitim, kadın polis yetiştirilmesi ve her karakola en az bir kadın polis konma teklifi dernekçe yapılmış ve devam etmektedir.

    Kadın Haklarını Koruma Derneği yıllardan beri okuma - yazma kursları, biçki - dikiş kursları, kırsal kesimlerdeki ev kadınlarının ürettikleri el becerilerinin teşviki ve satımının sağlanarak kendilerine gelir getirmesinin sağlanması devam etmektedir.

    Tevhidi Tedrisat Kanununun uygulanması ve çağdaş eğitimin sağlanması, kuran kurslarının kapatılması ve Kıyafet Kanununun devletçe uygulanması ve dini kıyafetlerle gezenlerin cezalandırılması ve resmi nikâhtan evvel dini nikâhın yasak olmasına rağmen, tatbikatının önlenmesi ve yapanların cezai kovuşturmaya tabi olmaları için, hükümetler uyarılmaktadır.

    Kadın Haklarını Koruma Derneği 1990 yılından beri, Türkiye'de Kadın Haklarına yaptığı çalışma ve katkılarından dolayı bir kişiye şükran' plaketi vermektedir. Ayrıca, mahkemelerde haksız olarak kadınlar aleyhine verilen kararlar hakkında yerel mahkemeleri ve Yargıtayı uyarmakta, birçok kadınların hakkını aramaları için ücretsiz hukuki yardımlarda bulunmakta, okuma - yazma kursları ve el becerileri kursları ve biçki - dikiş kursları yapmakta ve kırsal kesimdeki kadınlarımızı Atatürk ilkeleri ve devrimleri hakkında aydınlatmaktadır.

    1995 yılında, Derneğin 41. kuruluş yıldönümü nedeniyle, Liseler arasında, (Kadın Hakları ve Demokrasi) konulu kompozisyon yarışması yapmış ve çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmesini sağlamıştır. 1.2.3'cüye parasal ödüller verilmiştir.

    Ayrıca burslu öğrencileri bulunmaktadır. 1954'de kurulan Kadın Haklarını Koruma Derneği 1962 yılında kamu yararı dernekler kapsamına alınmış olup, Kadın Dernekleri Federasyonu üyesidir. Birçok şubeleri olup, Amerika ve Japonya'daki kadın dernekleri ile irtibatlıdır. Dernek BM tarafından İstanbul'da düzenlenen HABİTAT 2. Konferansına katılmış, Kadın Kozası çalışmalarına iştirak etmiş, ayrıca (Kadın Ressamlar) ve (Küm Sergisi) ve (Elbecerileri Sergisini) açmıştır.

    Kadın Haklarını Koruma Derneğinin Çalışmaları

    Boşanma, ayrılık ve nafaka davalarında danışmanlık, hukuki yardım, kadınların haklarıyla ilgili her türlü konuda yardım, destek ve danışmanlık.

    Kadın Haklarını Koruma Derneğinin sağladığı yardımlardan faydalanmak için derneğe üye olmanız yeterlidir.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  9. #19
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Yalnız değilsiniz!

    KA-DER (Kadın Adayları Eğitme ve Destekleme Derneği )
    Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (KA-DER) 1997 yılında TBMM ve yerel yönetimlerde Kadınların görüşlerini yansıtmak ve Kadınların siyasal yaşama katılımını arttırmak amacıyla kuruldu. Partiler üstü olma ilkesini benimseyen KA-DER, kadın adaylara seçim kampanyalarında araştırma, halkla ilişkiler danışmanlığı ve propoganda desteği veriyor, kadın seçmenleri bilgilendiriyor...

    Adres
    Çevre Sok. 10/11 Çankaya / Ankara
    Tel : (0312) 467 88 16
    Faks : (0312) 427 05 78
    E-posta :ka-der@superonline.com
    İnternet adresi : www.kader.org.tr

    KEDV (Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı )
    1986 yılında kurulan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı'nın (KEDV) amacı, dar gelirli kadınların deneyimlerini ve potansiyellerini değerlendirerek ekonomik ve sosyal yaşama daha aktif bir biçimde katılmalarına destek vermek. KEDV'in yaptığı çalışmalar arasında Çocuk Bakım Merkezleri, Güngören El Sanatları Merkezi, Karabiber Doğal Ürünler Dükkanı ve Esenyurt Oyuncak Atölyesi gibi İstanbul'un dar gelirli bölgelerinde Kadınlara potansiyellerini kullanma imkanı veren merkezler açmak var. KEDV ayrıca Mahalle Anneliği Projesi ve mikro-kredi projesini yürütüyor, deprem bölgesinde çocuk evleri açıyor...

    Adres
    Galipdede Cad. 149 /4 80030 Müeyyetzade Çıkmazı Beyoğlu / İstanbul
    Tel : (0212) 249 07 00-(0212) 252 69 67
    Faks : (0212) 249 15 08
    E-posta : kedv@kedv.org.tr
    İnternet adresi : www.kedv.org.tr

    KADAV (Kadınlarla Dayanışma Vakfı )

    Kadınlarla Dayanışma Vakfı şu anda kuruluş aşamasında. Bugün deprem bölgesinde dört Kadın çadırı organize eden grup, olası doğal ve teknolojik afetlerde mağdur olan Kadın ve çocuklarla dayanışma amacıyla vakıf kurma yoluna gidiyor. Öncelikle rehabilitasyon amacıyla deprem bölgesinde 60 metrekarelik Kadın Çadırları açan Kadınlarla Dayanışma Grubu, bölgedeki kadınların yeni ihtiyaçlarına karşılık verebilmek amacıyla içinde mesleki gelişim kurslarının verileceği 150 metrekarelik bir prefabrik merkez açmaya hazırlanıyor. Grubun yakın gelecekte İzmit'te uygulamayı tasarladığı projesi ise, içinde atelyeler, kreş ve yuva bulunan, mesleki gelişim kurslarının ve sağlık hizmetlerinin verileceği bir site açmak.
    Adres
    Gazeteci Erol Dernek Sok. Hanif Han No:11 80072 Beyoğlu / İstanbul
    Tel : (0212) 245 56 02 - 3-(0212) 292 97 65
    Faks : (0212) 245 56 04
    E-posta :zelala@hotmail.com



    Bu da geçer, Ya Hû!

  10. #20
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Yalnız değilsiniz!

    Kadına Yönelik Şiddet Konusunda Hizmet Sunan Merkezlerin Telefon Numaraları
    1- Küçükçekmece Belediyesi Kadın Danışma ve Sığınma Evi (İstanbul)
    Tel:0 212 411 06 48 - 411 06 49
    2- Ankara Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Kadın Danışma Merkezi
    Tel:0 312 311 51 15
    3- Mersin Bağımsız Kadın Grubu (Mersin)
    Tel:0 324 336 50 92
    4- Kadın Dayanışma Vakfı (Ankara)
    Tel:0 312 435 00 70
    5- Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı (İstanbul)
    Tel:0212 233 60 85 0 212 248 16 80 0 212 296 40 30
    6- Bornova Belediyesi Kadın Danışma Merkezi (İzmir)
    Tel:0 232 461 47 94
    7- Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü Bilgi Başvuru Bankası (3B)
    Tel:0 312 419 29 64
    8- Ka - Mer (Diyarbakır)
    Tel: 0412 228 10 53
    Ayrıca, tüm illerde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine başvurulabilir.



    Bu da geçer, Ya Hû!

Benzer Konular

  1. Yalnız Kalmak
    Konu Sahibi Fairy Forum Manzara Resimleri
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 29.Ocak.2010, 15:38
  2. Yalnız Gecelerin Kadını
    Konu Sahibi SongüL Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Ocak.2010, 16:20
  3. Şevval Sam – Yalnız Kullar
    Konu Sahibi EKoL Forum Müzik Videoları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Aralık.2009, 11:05
  4. Yalnız Balıkçı
    Konu Sahibi Heyhat Forum Masal Diyari
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 18.Mart.2009, 00:46

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet, ingilizce kursu, mehter takımı Ayetel Kürsi Perde kitap özetleri