Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 36 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri şiirleri


    İbrahim Sadri

    İstanbul'da doğan şair, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi'nde okuduktan sonra, Yedi yıl tiyatroyla uğraştı. Turnelere çıkarak, Anadolu'yu yakından tanıma imkânı buldu. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı. Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır. Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan şairin, şiir kitaplari da mevcuttur.

    "Adam Gibi" İbrahim Sadri'nin 1988'den beri devam ettirdiği şiir- kaset serüveninin altıncısı ve kendinden en çok söz ettireni oldu. Aslında kendini bir şair gibi görmüyor ama şiirleri var ve bu şiirlerini yıllardır okuyor. Kendisinin iyi bir şiir okuyucusu olduğunu söylüyor. Eski kasetlerinde de her zaman alışık olduğumuz 'fondaki müzik', 'Adam Gibi'de oldukça fonksiyonel olarak yer alıyor.

    İbrahim Sadri'nin şiirleri belli bir dönemin ruh yapısını eleveriyor sanki.. Bunlar, 60'lı yıllarda doğan, 70'li ve 80'li yılların kargaşa ile sükun arasında aykırı yaşam biçimlerini idrak eden gençlerin birebir karşılık bulabilecekleri metinler. İbrahim Sadri bu dönemin kuşağına ve yaşadıklarına tanıklık etmek istiyor.

    İbrahim Sadri tiyatrocu, şair, mizahçı, televizyoncu, stand-upçı vesaire. Ama o kendisini "tiyatrocu" olarak görüyor. Tiyatroyu bırakmasını ise tiyatronun kurumsallaşmamış olmasına ve ekmek kapısı olarak yeterli olmamasına bağlıyor.
    3 adet kitabı bulunmaktadır
    Memleket havaları
    Adam Gibi
    Paramız Yoksa da Hasşyetimiz Var
    8 adet te şiir kaseti vardır
    Hüzün şiirleri
    Ben Aşkı Satın Aldım
    Eylül Yagmuru
    Adam Gibi
    Öylesine SEvmiştim
    Bir Adın Kalmalı
    Bir şey söyle
    Ben Sana Mecburum
    Konu Heyhat tarafından (10.Ekim.2009 Saat 15:39 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri..!

    ADAM GİBİ


    Ben seni hiç sevmedim ki
    Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
    Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
    Birde yıldızları sevdim
    Eylül akşamlarında gelip,
    Gözlerinde tutulan.
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim
    Kurşunları sevdim beni vurduğunda
    Ağlamayı sevdim unuttuğunda
    Yalnız olduğumu anladığımda
    Ayakta kalmamı sevdim
    Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda
    Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
    Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini
    İkindide yağmur gibi
    Geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
    Menekşeyle konuşmanı
    Nisan'a hatırlatmanı
    Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
    Düştüğün zaman kanayan yaralarını
    Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
    Sakız satan çocukları
    Yeni çıkan şarkıları
    Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
    Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
    Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
    Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
    Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde
    Buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın
    Ağlayan yüzünde İsa'nın
    Ferahlatan gücüyle duanın
    Korkutan yanıyla nar'ın
    İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne
    Gülün üstüne
    Tutunduğum umudun üstüne
    Korkunun üstüne
    Hep senin üstüne, hep senin üstüne
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Gittiğin zaman gitmeni sevdim
    Evreni sevdim geldiğin zaman
    Kalmanı sevdim
    Korkuyordum sana alışmaktan
    Yine de sevdim gülümsemeyi
    Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından
    Kırlara ilk kar düştüğü zaman
    Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
    Seni içimde öldürdüğüm zaman
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse
    Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
    Birde yıldızları sevdim
    Eylül akşamlarında gelip,
    Gözlerinde tutulan.
    Düştüğün zaman kanayan yaralarını
    Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
    Sakız satan çocukları
    Yeni çıkan şarkıları
    Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
    Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
    Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
    BEN SEVDİM Mİ ADAM GİBİ SEVERİM

    SimSiyah likes this.

  3. #3
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri..!

    ADIN BATSIN


    yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile
    yaktın beni küle döndüm dumana döndüm
    nasıl edem nere gidem dertli baş ile
    bilemedim teli kırık kemana döndüm

    canım aldın, can evimden vurdun ya sende
    küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de
    sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
    sen de vicdansız çıktın adın batsın

    zaman ola devran döne sen de çekesin
    yitiresin umudunu heder olasın
    aşka düşe kahrolasın candan bıkasın
    ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin

    sen ki beni rezil ettin yedi cihanda
    yalan oldum talan oldum senin sayende
    sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
    sen de vicdansız çıktın adın batsın

    beni özleyince bir nehir yatağını bulsun
    kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin
    sesime bakıpta ağlıyorum sanma
    seni özleyince böyle olsun birazda

    ayrılıversin yaprak dalından
    insan sevdiğinden ayrılıversin
    kan damarımdan can pazarından
    adam baharından ayrılıversin

    dağda dört mevsim erimeyen kar varya
    yokluğum öyle erimesin
    sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın
    sen de vicdansız çıktın adın batsın

  4. #4
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri..!

    ALDIRMA REİS


    Sen içerdeyken ben
    Sinemalara gittim
    Bütün filmlerini seyrettim
    O sevdiğimiz artistin
    Sen içerdeyken ben
    Vita kutularında çiçek yetiştirdim
    Sokakta top oynadım çocuklarla
    Ayakkabılarımı eskittim
    Güneşe karşı durdum sabahları
    Geceleri bir başıma yıldızları bekledim
    Annenin gönlüne su serptim
    Aldırma dedim aldırma
    Bir şarkı söyle bir dilek tut herkes için
    Bir ada rüzgarı gibi
    Sürtünerek geç hayata
    Bir sarmaşık gibi tutun
    Ve değer ver hatıralara
    Aldırma dedim
    Sen annesin, aldırma
    Sen içerdeyken ben
    Kiramı ödedim pijamalarımı giydim
    Haber bültenlerini izledim
    Gazetelerden kupon kestim
    Sen içerdeyken ben
    Sigara içtim, öksürdüm
    Otobüse bindim
    Fotoğraflarımıza baktım
    Acıyan yanlarımı körelttim
    Deniz kıyısında yürüdüm
    Manavdan soğan aldım
    Yeni çıkan şarkıları dinledim
    Kafeste beslediğimiz kuşu saldım
    Islık çaldım
    Sen içerdeyken ben
    Hep uyandım, sayıkladım
    Kanadım boyuna
    Takvimlur aldım
    Her gün bir yaprağını kopardım
    Deli ayrılığın
    Sen içerdeyken ben
    Gömleğimi ütüledim
    Sobada elimi yaktım
    Bir şiir yazdım
    Bir hercai menekşe aldım çiçekçiden
    Hani o alnına kader değmiş
    Hani o dudaklarına deniz tuzu dokunmuş
    Hani o erken vurulmuş
    Gençliğimiz gibi dağıldım
    Sen içerdeyken ben
    Bir adını söyleyemedim
    Şöyle bağıra bağıra
    Bir yüzünü göremedim
    Görüş günlerinde
    Bir de eline değemedim
    Bir de yüreğine
    Şöyle kucaklayamadım bir de
    Ölümüne
    Sen içerdeyken ben
    Kapı kapattım, pencere açtım
    Mutfakta oyalandım
    Kanepede yattım
    Hatta bir yolluk aldım odaya
    Çok ta kulak asmadım
    Çokta koymadı bu bana
    Alt tarafı içerdeydin
    Alt tarafı bir yanımı alıp götürmüştün
    Bir yanımı
    Yani adamlığımı
    Yani gözlerimin ferini
    Yani canımı
    Alt tarafı şarkılar ölecekti
    Alt tarafı kanayacaktı kalbim
    İşte sensiz
    İşte nefessiz
    İşte kimsesiz bir sesti alt tarafı
    Her tarafım
    Yıldızlar yine oradaydı oysa
    Yazdıklarım
    Gözden kaçan o defter yapraklarında
    Boşver yüzyirmisekiz
    Hayat bir gemi
    Yürüt onu göreyim seni
    Boşver yüzyirmisekiz ha...
    Boşveriyor ya
    Aldırma reis
    Reis aldırmıyor ya
    Bir adını söyleyemedim
    Şöyle bağıra bağıra
    Bir yüzünü göremedim
    Görüş günlerinde
    Bir de eline değemedim
    Bir de yüreğine
    Şöyle kucaklayamadım bir de
    Ölümüne
    Sen içerdeyken ben
    Vitrinlerin önünden geçtim
    Minibüs duraklarında bekledim
    Simitçilerle yarenlik ettim
    Üstüme bir ceket aldım
    El tezgahlarında kitaplara baktım
    Sen içerdeyken ben
    Hiç oturup ağlamadım
    Hiç karartmadım umudu
    Hiç bulandırmadım onuru
    Öyle dimdik durdum ortada
    İşte burada ulan işte burada
    Böyle burada
    Hiç yıkılmadan
    Hiç utanmadan
    Ve hiç unutmadan
    Sen içerdeyken ben
    Gülen resmimi yaptırdım
    Sokaktaki ressama
    Her zaman yaptığım gibi
    Buzdolabını ayağımla kapadım
    Parkların banklarına adını kazıdım
    Adını kazıdım duvarlara
    Adını, adımın yanına yazdım
    Hiç unutmadım, utanmadım
    Korkmadım


  5. #5
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri..!

    ALİ MUNZUR


    Açıldı ömrümün haritası
    Bir omzu düşük ağır delikanlı
    Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
    Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
    Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası
    Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı

    Benim ömrümde, bir kırlangıç ağıdı vardır bildiğim
    Benim ömrümde, tel örgüler kuşluk ayazında
    Kör karanlık yağlı kurşun
    Birde yanık türküsü anamın
    Her biri bir başka seherinde güz dönümümün
    Vurup gitmiştir sessizce oğulları
    Şu gurbet denen şu belalı buğ yılanı, şu bilinmez sefere

    Benim ömrümde, bir ırmak vardır
    Durup önünde taş yüzdürdüğümüz ak köpüklerinde
    Sesine sesimizi kattığımız
    Ve anamızın patiskadan biçtiği uzun donlarımızla
    Bir turna balığına gençliğimizi sattığımız
    Aylandığımız,
    adamdan sayılıp delikanlı halaylarına karıştığımız
    Yıldızların altında, dam bacalarında aşık attığımız

    Benim ömrümde, yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın
    yağmurların sevdalısı ve parlayan yusuftutan kuşları
    Benim ömrümde, mor menekşe
    Yediveren gülleri ve böğürtlen
    Birde sen!
    İçime işleyen ah sen!
    Ondokuz yaşımın
    Ve ırmağımın
    Ve toprağımın hakkına birde sen! ..
    Bulutlarıma kına yaktığım sebebin
    Namerd olayım sevmedim hiç kimseyi böyle bu kadar! ..
    Ya da sevemedim
    Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
    Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
    Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası

    Bu da bir gurbettir yıkar adamı içine
    Bu da bir rivayettir, on iki yıl bilmem kaç bin gece
    Bir türkü sesinde..
    Dumanlı dağları duman kaplamış
    Yine mi gurbetten kara haber var?
    Seher vakti bu yerlerde kimler ağlamış?
    Çimenler üstünde gözyaşları var..
    Benim ömrümde..

    Şimdi vur, vur içine onca talanı
    Onca sevdayı vur, vur Ali Munzur
    Bu sol yandaki hicran yarası öyle çok ki..
    Benim ömrümde çiçeğin bozamadığı
    Karanlığın düşemediği yüzüm
    Bana mahsus kor ayazda üşüdüğüm
    Hercanın yeşili, Cemilin üzüm gözlü güzeli
    Ve hüzün yaprağını dökende dut ağacın
    Kalbime bir gül dikeni, fikrime sevda batanda.
    Kemahın istasyonuna doğu expresi demir atanda
    Murat suyu Fırata karışır üç gün üç gece kan akanda
    Ben belki bin gece sayanda gurbet akşamlarında yıldızları
    Emanetime iyi bakasın köylü kızı
    O elinde tuttuğun kanayan şey Ali Munzurun kalbinin yarası

    Benim ömrümde, yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın
    Yağmurların sevdalısı
    Ve parlayan yusuftutan kuşları
    Benim ömrümde, mor menekşe
    Yediveren gülleri ve böğürtlen
    Birde sen!
    İçime işleyen ah sen!
    Ondokuz yaşımın ve ırmağımın ve toprağımın hakkına
    Birde sen!
    Bulutlarıma kına yaktığım sebebin
    Namerd olayım sevmedim, hiç kimseyi böyle bu kadar
    Ya da sevemedim.
    Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
    Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
    Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası
    Açıldı ömrümün haritası..



  6. #6
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri..!

    ANNE


    Kan ter içinde gece
    Kan ter içinde her yanım
    Her yanım bu gece vurgun içinde
    Kurşun yemişim, sürgün yemişim
    Bu sana ilk gelişim
    Vur emriyle düşmüşüm kapına
    Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana

    Yok elimde bir demet menekşe
    Yok elimde sevdiğin gül şekeri
    Yok işte sana bir şey
    Bilmem ki ne demeli
    Bir tek ağır yaralı özlemim
    Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
    Anne benim, aç kapıyı
    Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
    Ölmeyesin, bitmeyesin
    Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
    Anne benim, aç kapıyı
    İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim

    Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim
    Hep senin için bulutları isterdim
    Ellerimi açtırıp dua ettirirken
    O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece
    Hani her gece sorduğumda
    Anne babam nerde
    Nerde kuşların dilinden anlayan adam
    Ve menekşelerle konuşan adam
    Nerde anne
    Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını
    Gelecek oğul, sen uyu şimdi
    Baban gelecek bir yağmur gibi yağmurla
    Rahmete boğacak yoksulluğumuzu derken
    Ben uyur, düşümde
    Senin için bir ev görürdüm gökyüzünde
    Sen, babam, ben ve melekler
    Ve melekler anne
    Anne melekler
    Önce babam sonra onlar terkettiler gecelerimizi
    Ben de çekip gittiğimde
    Yani oğulcuğun yani yürek yarın
    İçinden geçen şarkın gittiğinde
    Sen nasıl yaşadın anne

    Kan ter içinde gece
    Kan ter içinde her yanım
    Her yanım bu gece vurgun içinde
    Kurşun yemişim, sürgün yemişim
    Bu sana ilk gelişim
    Vur emriyle düşmüşüm kapına
    Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana

    Vakit yok artık
    İstersen kalayım böylece
    Ama bir kere öpseydim elinden
    Ama bir kere sürseydim gözlerimi gözlerine yeniden
    Yok elimde bir demet menekşe
    Yok elimde sevdiğin gül şekeri
    Yok işte sana bir şey
    Bilmem ki ne demeli
    Bir tek ağır yaralı özlemim
    Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
    Anne benim, aç kapıyı
    Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
    Ölmeyesin, bitmeyesin
    Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
    Anne benim, aç kapıyı
    İşte geldim, işte bu sana son gelişim

    Üzülme, kapanıyor diye gözlerim
    İşte gidiyorum vakit doldu
    İşte kapanıyor gözlerim kapının önünde
    Öğrettiğin gibi ellerimi kaldırıp gökyüzüne
    Ve eğip başımı önüme dua ediyorum
    Üzülme anne, vakit doldu
    İşte şimdi bir oğlun oldu
    Bir oğlun oldu anne

    Kan ter içinde gece
    Kan ter içinde heryanım


  7. #7
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri..!

    BEN AŞKI SATIN ALDIM


    ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı
    o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
    daha şıvan düşmemişti böğrüme
    daha deli deli esmemişti ruzigar
    kalbim acıya düşmemişti
    sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım
    halayda delikanlı başı olacaktım
    bıyıklarım yeni terlemişti

    gurbeti
    ismail dayımın gönderdiği
    kuru üzüm ve fıstık'nan
    bir de istanbul fotoğraflarından tanımıştım

    hey deli yanım!
    türkülerim ince gül dalım
    gönül közüm
    verdiğim sözüm
    ne zaman duman olsa
    munzur'un doruklarında kalırdı gözüm
    aradabir durup fırat'a bakışım
    ve yanımdan ayırmadığım
    bir üveyikten satın aldığım aşkım

    yani ahretlik gülüyordum
    istanbulu fotoğraftan
    vurgunu üveyikten biliyordum

    bir zemheri akşamında
    oturtup tandırın karşısında babam
    oğul yürü, dedi
    yürüdüm
    topak oldu babam,acıdan yundu gözleri
    yalınız bir ''ah''etti anam
    sessizce ırmağa düştü sözleri

    yürüdüm
    terleyen bıyıklarım
    şahin bakışım
    ve yıldızlı gecelerimden birinde canım
    üveyikten satın aldığım halis aşkım
    geride kaldı

    ormanlar gördüm
    ağaçlar gördüm
    dallarında adamlar asılıydı
    ipince fidanlar
    ipil ipil kan sızardı dudaklarından
    baykuşlar
    gecenin koyukatmer al basması karanlığına karşı
    nasıl da gülüyorlar
    nasıl da gülüyorlardı

    hani benim yıldızım
    hani şehla bakışım
    hani sazım
    ve halıs aşkım

    dağlardan geliyorum ben
    fıratın doğduğu yerden
    gönle aktığı yerden
    serin göze başından
    soğuk bulgur aşından
    dağlardan geliyorum ben
    aşkın doğduğu yerden hey!
    yusuf'un kuyusundan eyyub'un sabrından geliyorum
    etmeyin elemeyin
    ben istanbulu fotoğraftan
    vurgunu üveyikten belliyorum

    hani benim yıldızım
    hani şehla bakışım
    hani sazım
    ve bir üveyikten satın aldığım
    halis aşkım

    hey anam
    ne aynam ne tarağım ne sedef çakım
    ne tesbihim ne mintanım
    bir han odasında
    akşam alacası değip geçerken böğrüme
    yavaşça önüme düştü alınyazım

    kim tutar kaldırır başımı yerden
    kim dinler türkülerimi bozlağımı sazımı
    bir duan olaydı ah, yanıbaşımda
    iki çift lafın
    bir tas ayranın
    bir dağ soluğun
    entarine yapışmış kalmış bir yayla çimenin
    bir tesbih böceğin
    bir avuç toprağın
    bir küçük taşın
    bir tel saçın alyazmanın altından

    hey anam
    akşam indi kırıldı sazım
    istanbulda
    haramiler sokağında
    bir han odasında
    yavaşça önüme düştü alınyazım

    hani benim yıldızım
    hani şehla bakışım
    hani dağlara verdiğim aşkım

    akşam dediğim ana
    istanbulda ay karanlık yürek pustur
    bir de hikayesi var
    kanadı kırık martıdan dinlediğim:
    çok önceden
    zebaniler yakıp geçerken şehri
    üç damla baldıran zehri
    üç damla hıyanet dökmüşler mavi denize
    üç martıyı boğmuşlar
    herşeyi gördüler diye

    akşam dediğim
    dam aralıklarından
    han bacalarından kaçıp giden güneşin
    vurması değil mi taa dağlara, dağlarıma
    değil mi ana

    yani akşam dediğim
    isli han odasında
    bir ben
    bir viranşehirli yakup
    bir de çaykaralı musa
    üç bardak çay hatrına
    üç gurbet türküsü değil mi uçurduğumuz
    üç damla baldıran zehri değil mi ana
    akşam dediğim

    buradan
    bu halis aşkımı
    bir han kirasına sattığım hovarda istanbuldan
    aranan bütün overlokçular sıraütücüler adına
    budur havadisim
    hatırladığın
    ne bulgur tadı
    ne bir çiçek
    ne bir isim
    ben gündüzleri müslüm gürses dinlemeye
    geceleri han odasında
    alınyazımı görmeye hüküm giymişim

    yine de ana
    ana yine de
    öperim gözlerinden
    dağlarımın
    çimenimin
    ve kanayan gençliğimin
    öperim hepsinin tekmil gözlerinden
    bıyıkları yeni terleyen gençliğimin adına

    ana
    can ana
    yaran ana
    oyy ana
    hani benim yıldızım
    hani şehla bakışım
    hani sazım
    bir üveyikten satın aldığım halis aşkım

    ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı
    o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
    daha şıvan düşmemişti böğrüme
    daha deli deli esmemişti ruzigar
    kalbim acıya düşmemişti
    sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım
    halayda delikanlı başı olacaktım
    bıyıklarım yeni terlemişti

  8. #8
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri..!

    BENİ KAVGADA GÖR


    Geçer gözüm
    İçimizden bir aşk geçer
    Ve keder
    Ve heder olmuş bir hayat
    Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan
    Öyle yavaş öyle deşer de geçer
    Koyarlar cesaretimizi bir sokağın tabelasına
    Binlerce çocuğa adımızı verirler
    Bize ölüm bize kurşun bize hançer neyler
    Neyler ömrünü cebine koymuş adama yağlı mavzer

    Geçer gözüm
    Memleket kadar bir nağra düşer yıkılmış sokakların pusularına
    Akşam sofralarına aç karnına yüreğim düşer
    Beni adamdan sayma
    İlk gözyaşı
    İlk yere düşen damla
    İlk kancık tuzaklara düştüğümüz hayınlığın hatrına
    Hani cebimizde iki satır mektubu yarım bıraktığımız sevdanın

    Hani son bir umutta tutunduğumuz arkadaşlarımız
    Ve kaygan ve ıslak ve kaypak sabahı Ankara'nın
    Ve bilsen
    Tek başına büyür intikam aşk ve sen
    Tek basma büyür elif misali
    mezarıma bıraktığın menekşen
    Geçer gözüm
    İçimizden bir aşk geçer
    Ve keder
    Ve heder olmuş bir hayat
    Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan
    Öyle yavaş öyle deşer de geçer

    Beni son kez kavgada gör
    Son kez ölsün arkadan vurmacasına bütün ihanetler
    Sonra şöyle saçlarımı savurup ecel saatine
    Sonra son kez alnından vurulmacasına aşkın
    Bir eşkıyalık yapıp
    Basınca bütün evlerini bu şaşkın İstanbul'un
    Bir de kendimi denize dökünce Üsküdar'dan
    Nasıl da patlar içimde çığlığın
    Bana bu şehri yakmış desinler
    Beni son kez kavgada gör
    Bana kendini satmış desinler
    Beni son kez kavgada gör

    Koyarlar cesaretimizi bir sokağın tabelasına
    Binlerce çocuğa adımızı verirler
    Bize ölüm bize kurşun bize hançer neyler
    Neyler ömrünü cebine koymuş adama yağlı mavzer

    Ya bir de sen düşersen ellerimden
    Ya bir de kimsesizsem
    Ya ölüm kadar sevdiğim cesaretim yan çizmişse
    Sonu yok uğraşlarda yılgınsam
    Son mermim avucumda
    Fiyakalı bir eylül sabahı
    Basar giderim kalbine namımın
    Sıkar giderim
    Avucumda mermim menekşem ve arkadaşlarım

    Geçer gözüm
    İçimizden bir aşk geçer
    Ve keder
    Ve heder olmuş bir hayat
    Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan
    Öyle yavaş öyle deşer de geçer


  9. #9
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri..!

    BİR ADIN KALMALI


    Bir adın kalmalı geriye

    Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde

    Aynaların ardında sır

    Yalnızlığın peşinde kuvvet

    Evet nihayet bir adın kalmalı geriye

    Birde o kahreden gurbet

    Sen say ki ben hiç ağlamadım

    Hiç ateşe tutmadım yüreğimi

    Geceleri koynuma almadım ihaneti

    Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan

    Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın

    İçimin nehirlerinden

    Evet yangın

    Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan

    Evet kaybetmenin o zehirli buğusu

    Evet isyan

    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın

    Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı

    Bu sevda biraz nadan

    Biraz da hıçkırık tadı

    Pencere önü menekşelerinde her akşam

    Dağlar sonra oynadı yerinden

    Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca

    Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam

    Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı

    Yani ben seni sevdiğim zaman

    Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın

    Yine de

    Bir adın kalmalı geriye

    Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde

    Aynaların ardında sır

    Yalnızlığın peşinde kuvvet

    Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye

    bir de o kahreden gurbet

    beni affet

    kaybetmek için erken

    sevmek için çok geç

  10. #10
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart İbrahim Sadri..!

    BİR AŞK DEĞİYOR


    Kapına biri gül bırakıyor tanımadığın
    Trafik birden açılıyor
    Köprüden geçişte para almıyor gişedeki kadın
    Bi o kadar yakışıyor üstüne siyah kazağın
    Menekşe tutuyor köşe başında yalnızlığın
    Sarı kanaryalar hep senin için kazanıyor
    Ne de güzel geliyor insana sırtından vurulması insanın
    Oğlum sana bir aşk değiyor
    Bi yerinden bakınca nede keyifli hayat
    Bi yerinden bakınca rahat
    Oğlum sana bir aşk değiyor
    Bundan sonrası tufan, talan, fırtına, bora, kar
    Aşık-ı mecnun sensin mecnun'un ancak adı var
    Oğlum sana bir aşk değiyor
    Oğlum seni bir aşk sarıyor


Benzer Konular

  1. AşK 29 Harf'tir (ibrahim Sadri-2009)
    Konu Sahibi Sokak Şairi Forum I
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 04.Ocak.2010, 16:13
  2. İbrahim Sadri Biyografisi
    Konu Sahibi SongüL Forum bestekarlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Aralık.2009, 17:00
  3. İbrahim Sadri Hayati (Biyografisi eserleri
    Konu Sahibi Farazi Forum Edebi Kişilikler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 05.Şubat.2009, 15:56

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum sohbet oyun