Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 12 Sayfadan BirinciBirinci 1234 ... SonuncuSonuncu
Toplam 116 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #11
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    İstanbul / Faruk Nafiz Çamlıbel


    -Şehremini Cemil Paşa'ya-
    Bütün hayatı uyur bir sema-yı mühmelde
    Geniş ufukları efsanevi hikayelerin
    Tasavvur ettiği gökler kadar beyaz, narin,
    Minarelerle müzeyyen, sevimli bir belde...

    O mai dalgaların bu sesiyle perverde
    Sevahilinde güler ruhu başka bir denizin,
    Gezer bu levhaya ait bir ihtiram-ı hazin
    Melul hisli mükedder nazarlı gözlerde.

    Bütün bedayi'-i ezman, nefais-i a'sar
    Bu mai çehreli İstanbul'un beyaz ve uzun
    Ufuklarında bulur penah si'r ü füsun

    Dalınca gözlerim ağlar bu hüsn-i sakinde;
    Bu beldenin uyuyan bir başka güzellik var
    Bütün tulu' ve gurubunda, subh-u leylinde

  2. #12
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    İstanbul Musun? / Feyzi Halıcı

    Yolsun, adım adımsın,
    Kolumsun, kanadımsın.
    Özdeşleşen adımsın,
    Bil ki ağız tadımsın.

    Bir sevgiye kul musun,
    Söyle İstanbul musun?

    Aşkla yuğrulmuş harcın,
    Yolusun, hangi burcun?
    Vurdun kalbime perçin,
    Konuş yavru güvercin!

    Gizemli Eylül müsün
    Söyle İstanbul musun?

    ne söylesem sana az,
    Düşlerim tekmil beyaz.
    Ellerim dolu niyaz,
    Gözlerin ilkbahar yaz.

    Işıkta pul pul musun,
    Söyle İstanbul musun?

    Hoşgörüyle çoğalan,
    Bir düş bu, değil yalan.
    Sevgi edilmez talan,
    Nedim devrinden kalan.

    Lâle misin, gül müsün,
    Söyle İstanbul musun?

    Boğazdan Emirgân'a,
    Dolan ıtırsın, cana.
    Aşkı duy kana kana,
    Arzuhalim var sana!

    Gönül zarf, sen pul musun,
    Söyle İstanbul musun?

    Açmış kaysı dalısın,
    Bir sevda masalısın.
    Has bahçenin balısın,
    Aşkım sen olmalısın.

    Bir gönülce yol musun,
    Söyle İstanbul musun?

    Sevdiğim, yoğum, varım,
    Sensiz her şeyim yarım
    Sensin yazım baharım
    Biricik tatlı yarîm.

    Sevgiden yoksul musun
    Söyle İstanbul musun?

  3. #13
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    İstanbul’a Ağıt / Hüsrev Hatemi


    Kaybettiğim eski İstanbul bir gün
    Yaşlı, hasta bir beyefendinin,
    Terekesinden çıkacak
    - vefatından hayli sonra -
    Ben o günü sanmam ki göreyim
    Fakat o gün geldiğinde
    Büyük bir sarı zarf içinde
    Üstünde "muhibbim" filan beyefendiye
    İthafıyla yaldızlı bir kent
    Yarı küflenmiş fakat olağanüstü güzel
    Zuhur edecek bir evden...
    O zaman kentimiz çoktan,
    Hani erkek çocukları ürperden
    Hımar tıraşından geçerek
    İmar görmüş tepeleriyle
    New İstanbul olacağından
    İş işten geçmiş olacak
    Sadece gönül sahipleri umarım
    Derinden ve insanın içine işleyen
    Bir musıki duyacaklar kısa süre
    Beton tepeler üzerinde...
    "İşte onların mahvolmuş yurtları".

  4. #14
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    İstanbul'dan / İlhan Berk


    İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul'dasın
    Havada kaçan bulutların hışırtısı
    Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor
    Yenicami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler
    Hiç kımıldamıyorlar
    Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor

    İnsanlar sokak sokak çarşı çarşı ev ev
    İnsanlar sırt sırta omuz omuza verip durmuşlar
    Boyunları bükük
    Yorgun asabi kederli kindar
    Yığın yığın olmuşlar hepsi köprünün açılmasını bekliyor
    Bir anda şehrin dört bucağına akacaklar
    Bir anda iki ayrı kıtadaki insanlar gibi
    Fatihliyle Beşiktaşlı sarmaş dolaş olacak

    Sarı uzun yüzlü cesur işçiler
    Dört köşe halinde veya dağınık bir şekilde durmuşlar
    Hiç konuşmuyorlar
    Benim onları birer birer çalıştıkları yerlere götürüp bıraktığım olmuştur
    Hepsi dar kapanık yerlerde, sıkıntılı işlerde çalışırlar
    Hepsi deli gibi severler yaşamayı
    Bu en önde giden grup
    Tophane'de Dikimevi'nde çalışır
    Sekiz kızdır ancak üçü evlenmiştir
    Bu saçları darmadağın asık suratlı delikanlılar
    Kömür işçisidir
    Bu üç kız, Beyoğlu'nda büyük bir mağazada tezgâhtar
    Bunlar yol amelesidir
    Bunlar vapur işçisi
    Öbürleri duvarcı hamal ırgat kayıkçı
    Hepsi bu gök altında sarmaş dolaş olmuş yürüyorlar

    Dünyada işlerine giden insanları görmek kadar güzel bir şey yoktur
    (Biliyorum artık akşama kadar onları hiç görmeyeceğim)

    Durduğun yerden İstanbul köprüsü tramvayları mavnalarıyla sanki yürüyor
    Bu sislerin ve bulutların arasından en sonra harekete geçen Kız Kulesi'dir
    Kayıkların direkleri insanların üzerinde
    Büyük bir bulut gelip durmuştur
    İşte karın karına vermiş motorlardaki balıkların üstlerine yağmur yağıyor
    Bir defa olsun akıllarına gelmemiştir
    Gözleri pırıl pırıl balıkların
    Bir İstanbul göğü altında ağlamak

    Hepsi denizde geçen hayatlarını düşünüyorlar
    Dokunsanız ağlayacaklardır


    İstanbul açları tokları hastalarıyla aynı kıta üzerinde bulunuyor

  5. #15
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    İstanbul / Mehmet Akif İnan


    Bir kapalı çarşı büyür gider
    Ben gönlümden başka yerde olamam

    Piyano üstüne birkaç söz yani
    Aşksız ve müziksiz her şey anlamsız

    Şefkatten terlikler sergilenmeli
    Bir çocuk yanağı ayaklarında

    Varla yok arası yürüyen ilgi
    Tereddüt heykeli bir sinemadır

    Suskunluğu bölen kızgın bir sitem
    Unutulmuş vitrinde pol ve virjini

    Huzur limanına uğrar mı bilmem
    Sonsuza yönelen vapurlarımız

    Anı galerisi kutlu İstanbul
    Fatih'ten asılar sürdürmektedir

    Sokaklar insanlar hep bize küstü
    Deniz kenarında bir öğle üstü

  6. #16
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    Canım İstanbul / Necip Fazıl Kısakürek


    Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
    Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
    İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
    O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
    Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
    Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
    Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
    Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

    İstanbul benim canım;
    Vatanım da vatanım...
    İstanbul,
    İstanbul...

    Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
    Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
    Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
    Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
    Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
    Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..
    Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
    Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...

    O manayı bul da bul!
    İlle İstanbul'da bul!
    İstanbul,
    İstanbul...

    Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
    Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
    Oynak sular yalının alt katına misafir;
    Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
    Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
    Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
    Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
    Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i...

    Kadını keskin bıçak,
    Taze kan gibi sıcak.
    İstanbul,
    İstanbul...

    Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
    Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
    Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
    Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
    Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
    Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
    Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
    Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

    Gecesi sümbül kokan
    Türkçesi bülbül kokan,
    İstanbul,
    İstanbul...



  7. #17
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    İstanbul ve Sen / Nurullah Genç


    İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
    Çünkü onun gözleri de en az senin ki karar yeşil.

    Hâlâ, gülümseyen bir lâle gibi
    bana sürgününü gönderiyorsun
    dört yanı çevrili bir kale gibi
    ne sır umut, ne de sır veriyorsun

    gemiler gidiyor, sen gidiyorsun
    sulara yansıyor yeşil gözlerin
    hüzün dalga dalga, ıssız ve derin
    beni İstanbul’a terkediyorsun

    sensiz ne şehrayin, ne deniz kalır
    gidersin, harabe olur İstanbul
    martılar göç eder; sular alçalır
    kendini çöllerde bulur İstanbul

    güneşi rengarenk şavkınla gökte
    saçlarını tarar iken bulurum
    beyazı, gecenin çizgilerinde
    ellerini arar iken bulurum

    sensiz çözülür mü gül ve muamma
    yüreğimden hala habersiz misin
    adını göklere yazarım amma
    mehtabı kaybolur düşlerimin

  8. #18
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    İstanbul'u Dinliyorum / Orhan Veli


    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
    Yavaş yavaş sallanıyor
    Yapraklar ağaçlarda;
    Uzaklarda, çok uzaklarda
    Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
    İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı;
    Kuşlar geçiyor derken
    Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık;
    Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
    Bir kadının suya değiyor ayakları;
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Serin serin Kapalıçarşı,
    Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
    Güvercin dolu avlular,
    Çekiç sesleri geliyor doklardan
    Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Başında eski alemlerin sarhoşluğu,
    Loş kayıkhaneleriyle bir yalı
    Dinmiş lodosların uğultusu içinde.
    İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir yosma geçiyor kaldırımdan.
    Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
    Bir şey düşüyor elinden yere;
    Bir gül olmalı.
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir kuş çırpınıyor eteklerinde.
    Alnın sıcak mı, değil mi bilmiyorum;
    Dudakların ıslak mı değil mi, bilmiyorum;
    Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
    Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
    İstanbul’u dinliyorum.

  9. #19
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    İstanbul Türküsü / Orhan Veli


    İstanbul’da, Boğaziçi’nde,
    Bir garip Orhan Veli’yim;
    Veli’nin oğluyum,
    Târifsiz kederler içinde.

    Urumelihisarı’na oturmuşum
    Oturmuş da bir türkü tutturmuşum:

    “İstanbul’un mermer taşları;
    Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları;
    Gözlerimden boşanıyor hicran yaşları;
    Edalı’m,
    Senin yüzünden bu hâlim.”

    “İstanbul’un orta yeri sinama;
    Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
    El konuşur, sevişirmiş, bana ne?
    Sevdalı’m,
    Boynuna vebâlim!”

    İstanbul’da, Boğaziçi’ndeyim.
    Bir fakir Orhan Veli;
    Veli’nin oğlu,
    Târifsiz kederler içindeyim.

  10. #20
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İstanbul Şiirleri!...

    Boğaz Gezintisi / Özdemir Âsaf


    Ne günlermiş, ne günlermiş
    Yıldızlar, mehtap, çamlar altında
    Ne günlermiş, ne günlermiş
    Gelip geçmiş!

    Vapurlar değil, Boğaz'dan geçen;
    Boğaz'dan yalılar geçiyor,
    Toplamış buralardan eteklerini...
    Dairesine çekilen bir saraylı gibi
    Yalılar gelmiyen âlemlerine gidiyor
    Bırakıp bu sessiz gecelerini.
    Deniz kenarında denizsiz kalmış yalılar.
    Ortaklığı ayrılmış kıt'aların
    Anadolu günden güne Rumeli'ye küsmüş...
    Bugün biz değiliz bakan yalılara;
    Yalılar boynu eğik bize bakıyor
    Biz değiliz sarkan hatıralara..
    Göğüs gererek dalgalara
    Yalılar bir hayal için denize sarkıyor
    Yalılar bize bakıyor, denize bakıyor.
    Ne günlermiş, ne günlermiş
    Yıldızlar, mehtap, çamlar altında
    Ne günlermiş, ne günlermiş
    Gelip geçmiş!



Benzer Konular

  1. İstanbul Contrast İstanbul Modern’de
    Konu Sahibi gogeselam Forum Kültür Sanat Rehberi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Eylül.2010, 22:30
  2. İstanbul Ve Kadın
    Konu Sahibi gogeselam Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Eylül.2010, 09:37
  3. Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Temmuz.2009, 14:41
  4. İstanbul Şarkıları
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum I-J-K-L
    Cevap: 38
    Son Mesaj : 24.Şubat.2009, 00:40
  5. AHMED AVNİ KONUK (1871 İstanbul -1938 İstanbul)
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum bestekarlar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Ocak.2009, 10:35

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum sohbet oyun