Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 7 Sayfadan BirinciBirinci 1234 ... SonuncuSonuncu
Toplam 67 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #11
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Bir Yusuf Masalı



    başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
    bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya
    aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı
    ilk önce damarlarımızda duyuyor çağıltısını
    uzak iklimlerin
    kokusu gitmediğimiz şehirlerin önceden
    bir baş dönmesiyle kabarıyor hafızamızda
    sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz
    bize ait olan ne kadar uzakta!



  2. #12
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Resmin Arkasındaki Satırlar



    Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında.
    Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
    ben yaşarken koptu tufan
    ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
    her şeyi gördüm içim rahat
    gök yarıldı, çamura can verildi
    linç edilmem için artık bütün deliller elde
    kazandım nefretini fahişelerin
    lanet ediyor bana bakireler de.
    Sözlerim var köprüleri geçirmez
    kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
    kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
    uçtum ama uçuşum
    radarlarla izlendi
    gayret ettim ve sövdüm
    bu da geçti polis kayıtlarına.

    Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
    ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
    kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
    laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
    ruhum sahte
    evi Nepal'de kalmış
    Slovakyalı salyangozdur ruhum
    sınıfları doğrudan geçip
    gerçekleri gören gençlerin gözünde.

    Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben
    kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
    sanki ne anlıyorum?
    Ola ki
    şeytana satacak kadar bile bende ondan yok.
    Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum
    çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir
    devlet sırrıyla birlikte insanın
    sinematografik bir hayatı olabilir
    o kibar çevrelerden gizli batakhanelere
    yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri
    ve sonunda estetik bir
    idam belki!
    Evet, evet ruhu olmak
    bütün bunları sağlayamaz insana.
    Doğruysa bu yargı
    bu sonuç
    bu çıkarsama
    neden peki her şeyi bulandırıyor
    ertelenen bir konferans
    geç kalkan bir otobüs?
    Milli şefin treni niçin beyaz?
    Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e?
    Ne saçma! Ne budalaca!
    Dört İncil'den Yuhanna'yı
    tercih edişim niye?
    Ben oysa
    herkes gibi
    herkesin ortasında
    burada, bu istasyonda, bu siyah
    paltolu casusun eşliğinde
    en okunaklı çehremle bekliyorum
    oyundan çıkmıyorum
    korkuyorum sıram geçer
    biletim yanar diye
    önümde bir yığın açalya
    bir sürü çarkıfelek
    gergin çenekli cesetleriyle
    önümde binlerce çiçek
    korkuyorum sıra sende
    sen de başla ve bitir diyecek.
    Yo, hayır
    yapamaz bunu, yapmasın bana dünya
    söyleyin
    aynada iskeletini
    görmeye kadar varan kaç
    kaç kişi var şunun şurasında?

    Gelin
    bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
    Bana kötü
    bana terkettiğiniz düşünceleri verin
    o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
    ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
    onları verin, yakınmalarınızı
    artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
    ben aştım onları dediğiniz ne varsa
    bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
    boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
    içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
    verin bana
    verin taammüden işlediğiniz suçları da.
    Bedelinde biliyorum size çek
    yazmam yakışık almaz
    bunca kaybolmuş talan
    parayla ölçülür mü ya?

    Bakın ben, bir çok tuhaf
    marifetimin yanısıra
    ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim
    üstüme yoktur ödeme hususunda
    sözün gelişi
    üyesi olduğunuz dernek toplantısında
    bir söyleve ne dersiniz?
    Bir söylev: Büyük İnsanlık İdeali hakkında!
    Yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
    kazanana vertigolar, nostaljiler
    karasevdalar çıkar.
    Yapılsın adil pazarlık
    yapılsın yapılacaksa
    işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
    sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
    Ne yapsam
    döl saçan her rüzgarın
    vebası bende kalacak
    varsın bende biriksin
    durgun suyun sayhası
    yumuşatmayı bilen ateş
    öğüt sahibi toprak
    nasıl olsa geri verecek
    benim kılıcımı.

    (1984)



  3. #13
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü



    Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka
    sonuçları bir bir gözden geçiriyorum
    pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can
    madenlerin buharından elde edilen büyü
    bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular
    nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan
    nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala.

    Denedim. Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara
    sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan
    ipte boynum, ağzım şehvet yalaklarında
    çapraştım, and içip ayna kırdım
    doğadan bir vahiy bekledimse boşuna
    baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı
    hiç bir meşru yanı kalmamıştı hayatımın.

    Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor
    böylesine hazırlıklı değilim daha.
    Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum:
    Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.



  4. #14
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Davun




    Uç benim boynumun soytarısı
    kirle her cemreyi bana doğru olan
    unuttum güçbela soluyan perdeleri
    dudaklarımı ısırdıkça kabaran akşam
    unuttum onu da.
    Zaten bir tanım değil midir
    tavsayan düşüp kalkmalara
    hüznün hacanası diye bildiğim akşam
    bir tanım değil midir o kıyısız ellerimiz
    fırça çekmeye doğru ölümün bacısına
    parmak atmaya doğru şiir okuyaraktan
    aşk -bir tanım değil midir-
    kusturucu güzellikler ardından.
    Her tanım bir ağı parçalıyor gibi çevremizde
    azgın atlar boşandıkça sesimin avlusundan
    uç benim boynumun soytarısı
    dölle ovalı yüreğimi akarsuyunnan
    göğsümde serinleyen akçıl kuşların
    esirgeyen bağışlayan DİRENME'nin adıyla
    indir koynumun yılgısını mor bulutların ordan
    indir, indir de
    geceleyin dupduru bir iniltiyi
    bağrımdaki sağırlıkla değiştirmeye doğru-
    Fırlamayım, bıktım tanımlanmaktan.
    Leş yiyen akçıl kuşları sevrim çünkü
    akçıl gçmen kuşları çünkü
    çünkü özentisiz taşra yanakları
    gibi çarşılara ilşkin
    firegili göklerin altında olmak gibi
    yatırları severim
    paskalya tatilini.
    Her tanım zorlu kilitlerdir belki de
    çaput yıldızları aşka dayalı duran
    uç benim boynumun soytarısı
    böğrümde avrupalı atları koşuşturan
    aşkım, tanımım, yanaşmam.




  5. #15
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Démangeaıson



    Hayatsız kalmıştım. Birden Dürin
    Chopin'in yedi mumaralı valsiyle
    balkonda belirdi
    cildi çürüyen İstanbul'un üstünden korkulu göz
    sonbahar üstüne çöktü. Süsünden öldü şehir
    hüznünden oldu. Bir de o gün Şevki bey
    biraz çekil kardeşim demesin mi Chopin'e
    ravii meçhul
    ama inanmak serbest
    ben kimseye yetim olduğumu
    söylemedim üstelik vesayet altında falan değilim. Sadece
    hayatsız kalmıştım. Büyüyünce geçti.



  6. #16
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Dibace



    Oradaydık hepimiz,müheyya bekliyorduk
    salaştı mukadderat,bozulmuş bir nışandı
    gebe rüzgar,ihanete uğramış deniz,kerrat cetveli
    dünyaya sokunmuştuk,dünya hamdı
    külsüzdü ocak,tellal çarşısız
    ağzımız noksandı.
    Rımbaud'nun haberi yoktu Menelik'ten
    Nijinski delirmişti
    Mahler'in beş yaşındaki kızı ölmemisti daha
    nehre Haşim annesiyle karanlık geceler
    bazı çıkardı
    zonklardı öpülmek için kavlamış dudaklarımız
    bekliyorduk;alnımızın çatında
    hepimizin bir çarpı.

    Kopmamış birer çığlık diyesilerdi bıze
    verilmemiş birer söz
    daha hıç çıkılmamış
    birer iskeleydi bedenlerimiz
    alnımız birer sayıltı
    azalarımız yerli yerine çakılmamıştı
    bir çift göz,bır yumruk yürek arasında
    darma dumandık
    küşümle kapanırdı yüzümüz
    çünkü kazınmıştı oraya yekten
    başkalarına ait bir çarpı.

    Yaşamak çarpısı derlerdi buna,yaşamak çarpıntısı.
    Ne acelemiz vardı? Kime kavuşacaktık?
    Yokuşu göze almak mı? Niçin?
    Bir geçit
    nereye açılmak için gerekti bize?
    Susmak bilmiyordu tepemizde ses,saklı ve açık:
    Tamamla çabuk! Çabuk bitir! Hadisene!
    Sese bühtan etmedi aramızdan hiçbiri
    değil mi ki hepimizin
    işaretli ve yarım
    dünyaya sarkık.



  7. #17
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Dişlerimiz Arasındaki Ceset



    Biz şehir ahalisi,kara şemsiyeliler!
    Kapçıklar! Evraklılar! Örtü severler!
    Çığlıklardan çadır yapmak şanı bizdedir
    Bizimdir yerlere tükürülmeyen yerler

    Nezaketten,haklılardan yanayızdır hepimiz
    Sevinmemiz çapkıncadır,ağlatır bizi küpeşteler
    Yaşamak deriz-Oh,dear-ne kadar tekdüze
    Katliamlar ne kötü be birader

    Güneş neredeysek orada bulur bizi
    Ya cünup ve yalancı veya miskin ve ülser
    Falımız neyse çıksın diye açarız indeksleri
    Sayılar bizi bulur,o ayıp işaretler

    Saframızla kesemizi birleştiren anatomi bilgisi
    Hadım tarih,kundakçı matematik,geri kafalı gramer
    Evet bunlar gizlice örgütlenerek alnımıza
    Verem Olmak Üretimi Düşürür ibaresini çizer

    Biz şehir ahalisi,üstü çizilmiş kişiler
    Kalırız orda senetler,ahizeler ve tren tarifesiyle
    Kimbilir kimden umarız emr-i b'il-ma'ruf
    Kimbilir kimden umarız neyh-i ani'l-münker
    Bize yalnız oğulları asılmış bir kadının
    Memeleri ve boynu itimat telkin eder.



  8. #18
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Esenlik Bildirisi



    Bir şehrin urgan satilan çarşilari kenevir
    kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
    yagmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmiyorsa
    o şehirden öcalmanin vakti gelmiş demektir

    Duygular paketlenmiş, tecime elverişli
    gövdede gökyüzünü kişkirtan şiir sahtedir
    gazeteler tutuklamiş dünya kelimesini
    o dünyadan, o şiirden öcalmali demektir

    Ölüm gelir, ölüm duygusuna karşi saygisiz
    ve zekâ babacan tavriyla tiksinti verir
    söz yavan, kardeşlik şarkilari gayetle tikiz
    öcalinmazsa çocuklar bile birden büyüyebilir

    Yargi kesin: Aci duymak ruhun fiyakasidir
    kin, susturur insani; adina çidam denir
    susulunca tutulan çetele simsiyahtir
    o siyah öcalmakcasina gür ve bereketlidir

    Vandal yürek! Görün ki alkişlanasin
    ez bütün çiçekleri kendine canavar dedir
    haksizlik et, haksiz oldugun anlaşilsin
    yaşamak bir sanri degilse öcalinmak gerektir.

    (1973)



  9. #19
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Evet, İsyan



    Demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim
    göğsünde hazin ayak izleri eski Şubatların
    onu yaralar kıpırdatıyor
    ve o sertelmektedir yaralardan
    kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri
    saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran
    içimize güneşler bırakan nal sesleri.
    Keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın
    varınca bayrakları, marşları duyuyorum
    başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor
    durup dineliyorum bütün taframla
    bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün
    hantal yüreklerin olduğu orda.

    Kesik kolları var aşkın
    döl ve inat barındıran.
    Hırpanî bir okşayışla akşam
    yanaşınca çocuklara
    ben karakavruk yüzümün arkasında
    kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
    bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
    halksa kal'am onu kal'a kılan benim
    boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü
    çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.

    Ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri
    çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
    canlarım, kollarında Parti pazubentleri
    dik başlar, erkek haykırışlarla
    göndere, en yukarlara çekiyorlar
    en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
    Yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan
    yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde
    kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor
    köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime?
    Asfalt yakıyor genzimi
    asfalt adamlarını topluyor aramızdan
    yıkılıp omuzdaşlarının seslerine
    yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi.

    Ben merd-i meydan
    yani toprağın ve kanın gürzü
    güllerin bin yıllık mezarı bendedir
    yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
    insanların bütün sabahlarını merak ederim
    gök hırpalanmaktadır merakımdan
    ıtır kokan benim yumruklarımdır
    benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.

    Alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara
    vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın
    vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa
    Zülküf de vursun.
    Yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.



  10. #20
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: İsmet Özel

    Gececil Kuşların Ürkmediği Aydınlık



    Günlerimize
    o ilkel sesleri karışır ya
    gemileri annelerinden çok seven çocukların
    bir adam gelir ya
    devinen bir sancıdır artık
    gelir eski günlerden
    ve uzar sanki uzar
    ırzına geçilmiş bir kahramanlık.

    Sinsi gülüşlerimizdir şimdi pis bir suda yıkanan
    korkulardır katar katar inenler gökyüzünden.
    Ay sürekli yükselirse içimizde
    çirkin ama güçlü bir tanrıya taptığımızdandır
    ondan ki sıkıcıyız bu eski ayaklarla
    ondan ki ulu bir tiksintiye hazırlanmışız,
    Kemerlerimizdeki en güzel geyik ölüm.

    Ama kim? Ben miyim burda bir esrime mi
    nedir bu kuşların uçuşunda gördüğüm?
    Aptalca beklerim o hiç sökmeyecek şafağı.
    Oysa yüreğimden akan o derin suda
    kırmızılar öylesine yırtılır ki
    siner kan,
    huysuz kemanlar dolar şahdamarıma,
    yansır kin savaşçıları, gürül gürül ordular
    utancın köpürttüğü yanaklarımdan.
    Köz komamış ateşinden bize o adam
    şimdi gülüşlerimiz yırtıcı, gülüşlerimiz korkunç
    ağır, kara bir zırh taşıdığımızdan.

    (1963)



Benzer Konular

  1. Özel mücevherler
    Konu Sahibi SongüL Forum Moda ve Dekorasyon
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Kasım.2009, 14:48
  2. Erkeklere Özel Bileklikler
    Konu Sahibi SongüL Forum Moda ve Dekorasyon
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Kasım.2009, 14:15
  3. Özel hayatı
    Konu Sahibi NefeS Forum Atatürk Köşesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Kasım.2009, 01:57
  4. Özel Arabul Şiirleri
    Konu Sahibi yaziklar_olsun Forum O
    Cevap: 146
    Son Mesaj : 24.Mart.2009, 00:47

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum, ingilizce kursu