Hz. Muhammed ve güzellik deyince onun fiziki güzelliğinden ziyade, ahlaken, söz ve davranışlarındaki güzelliği, Müslümanların örnek alması gereken özelliklerini algılamamız gerekir.
Hz. Muhammed’in güzellik anlayışını onun şu hadisleri en güzel şekilde ortaya koymaktadır:
“Allah güzeldir, güzel olan her şeyi sever.” (Müslim, İman, 39.)
“Allah her şeyi en güzel şekilde yaratmıştır. Sizler de her işinizi en güzel şekilde yapınız…”(Müslim, Sayd 57.)

Hz. Muhammed, güzel ahlakı, söz ve davranışlarıyla herkese örnek olmuştur. O, ahlaki güzellik kadar, iç güzelliğin de önemli olduğunu dile getirmiştir. Temizliğin, imanın yarısı olduğunu ifade eden Allah Rasulu; vücut, diş, saç, sakal, elbise ve tırnak temizliği konusunda duyarlı olunmasını istemiştir. Hz. Peygamber, saçı ve sakalı birbirine karışmış birini görünce, onu uyararak, “Saçı olan kimse (bakımını yaparak), saçını güzelleştirsin.” tavsiyesinde bulunmuştur.

O, yaşadığı mekânların, kılık ve kıyafetin temiz ve düzenli olmasına özen göstermiş, sade ve doğal giyinmeyi öğütlemiştir. Onun giyim- kuşam ile ilgili tutumunda; temizlik, düzenlilik, renklerle uyum, sadelik ve ihtiyacını karşılama gibi özellikler ön plandadır. Özellikle mescide ibadet etmek üzere gelenlerin tertipli ve temiz giyinmelerini, tıraş olmalarını öğütleyen Hz. Muhammed, soğan, sarımsak gibi başkalarını rahatsız edici gıdaların yenmemesini isterdi.

Allah Rasulu, gerek ailesinin yanında gerekse topluluk karşısında bulunacağı zaman, başkalarını rahatsız etmeyecek nitelikte güzel kokular sürünürdü. Evlerin, bahçelerin temiz tutulmasını ister, cadde ve sokakların, su kaynaklarının kirletilmemesini, yiyeceklerin açıkta saklanmamasını tavsiye ederdi. Çünkü, güzelliğin ve erdemli davranışların olmadığı yerde dengesizlik, haksızlık ve ölçüsüzlük vardır. Görüntü, ses ve çevre kirliliğine yol açan ve başkalarını rahatsız eden her durum, Hz. Peygamberin bizlere öğrettiği değerlere uygun düşmez.

Hz. Muhammed, konuşurken kimseye kötü söz söylemez, dilini gıybet ve iftiradan uzak tutardı. O, “Güzel söz sadakadır.” (Buhari, Edeb, 34.) diyerek, Müslümanların birbirlerine güzel söz söylemesini istemiştir. Katıldığı bir cenaze töreninde mezarın hatalı kazılması üzerine bu durumun düzeltilmesini istemiştir. Yanında bulunanlar, “Mezarın biraz hatalı kazılması bu ölüyü rahatsız eder mi?” sorusuna Hz. Muhammed; “Gerçekte bu gibi şeylerin ölüye ne yararı ne de zararı vardır. Bu buradaki sağ olanların gözlerine güzel görünmesi için önemlidir.” demiştir.

Hz. Peygamber, Kur’an’ın ve ezanın güzel sese ve makama sahip olanlarca okunmasını isterdi. Yanık ve içten sesiyle Bilal-i Habeşi’nin okuduğu ezandan etkilenirdi. “Kur’an’ı seslerinizle süsleyiniz.” (Buhari, Tevhit, 214.) diyen Hz. Muhammed, güzel olana karşı ilgi göstermiştir. Yaşamındaki birçok örnek olaya bakıldığında Hz. Muhammed’in güzel olanı tercih ettiği görülür.

Sadullah Sarı