Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 4 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci ... 234
Toplam 33 adet sonuctan sayfa basi 31 ile 33 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #31
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    47. Yolcuların Namazı Ve Namazlarını Kısaltmaları


    91. Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

    "Peygamber (s.a.v) ile birlikte Medine'den Mekke'ye (doğru yola) çıktık. [908] Medine'ye döndüğümüz zamana kadar bize, (akşam namazın*dan başka namazları hep) ikişer rekat kıldırdı.

    Enes'e: 'Mekke'de biraz kaldınız mı?' diye soruldu. O da: 'Orada on (gün) kaldık' diye cevap verdi.[909]

    Buharı ile Müslim'in kısa bir şekilde naklettikleri rivayet de, şu ifade yer almaktadır:

    "Peygamber (s.a.v) ile birlikte on gün kaldık. Namazı(mızı da) [910] kısalttık. [911]


    48. Hususuyla Ve Rükusuyla Namazı Tamamlamanın Vacip Olması


    93. Ebu Hurcyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

    "Resulullah (s.a.v), mescide girmişti. Onun arkasından bir kişi [912] (de mescide) girip namaz kılmıştı. Sonra da Resulullah (s.a.v)'e selam verdi. Resulullah (s.a.v)'de onun selamını alıp (ona):

    Dön de namazını (yeniden) kıl. Çünkü sen namazını kılmadın' buyurdu. O kişi dönüp evvelce kıldığı gibi namazı tekrar kıldı. Sonra Peygamber (s.a.v)'e gelip selam verdi. Resulullah (s.a.v):

    Dön de namazını (yeniden) kıl. Çünkü sen namaz kılmadın' bu*yurdu ve bunu üç defa tekrarladı. Nihayet o kişi:

    Seni hak (din) ile gönderen Allah'a yemin ederim ki, ben, bun*dan daha iyisini becereniiyorıım. Bana (namaz kılmanın doğrusunu) öğret' dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    Namaza kalktığın zaman tekbir al. Sonra kolayına geldiği kadar Kuran oku. Sonra rüku et ve (organların) yattşıncaya kadar rüku d a kal. Sonra (başını rükudan) kaldırıp iyice doğrul. Sonra secdeye varıp (organların) yatışın caya kadar secde et. Sonra (başını secde yerinden) kaldır ve (organların) yatışıncaya kadar otur ve bunu bütün namazla*rında (böyle) yap' buyurdu.[913]

    Buna benzer bir rivayet daha olup bu rivayetin içerisinde, "Ve aleykesselâmu, (deyip daha sonra) dön" ifadesi yer almaktadır [914]

    Yine buna benzer bir rivayetin içerisinde şu ifade yer almaktadır:

    Namaza kalktığın zaman güzelce bir şekilde abdest al. Sonra kıbleye dönüp tekbir al. Sonra da kolayına geldiği kadar Kuran oku..[915]

    Başka bir rivayette ise şu ifave yer almaktadır:

    (Organların) yatışıncaya kadar otur. Sonra secdeye varıp (organ*ların) yatışıncaya kadar secde et. Sonra (başını secde yerinden) kaldır ve (organların) yatışı ne aya kadar otur. Bunu bütün namazlarında (UIe) yap.[916]

    Ebu Davud'un bir rivayetinde ise şu ilave yer almaktadır:

    "Bunu (böyle) yaptığın zaman namazın tamamdır. Bundan tiğin şey kadar namazından eksiltmiş olursun.[917]



    49. Hazarda İki Namazı Birden Kılma


    94. Abdullah ibn Abbâs (r.anhümâ)'dan rivayet edilmiştir: "Peygamber (s.a.v) Medine'de akşam ile yatsı namazını (n fanfan nı birleştirerek) yedi (rekat) olarak ve öğle ile ikindi namazını da (birleştirerek) sekiz (rekat) olarak kıldı."

    Eyyûb: 'Acaba bunu yağmurlu bir gecede kıldı?' diye sordu. Abdullah ibn Abbâs:

    Umulur ki' diye cevap verdi.[918] (Birinci rivayet) Bir rivayette, Abdullah ibn Abbâs şöyle der;

    Resulullah (s.a.v) ile birlikte iki namazı bir arada kılmak suretiyle sekiz (rekat olarak) ve (yine) iki namazı bir arada kılmak suretiyle yedi (rekat ola*rak) namaz kıldım.

    Amr der ki: (Ebu Şa'sâa'ya

    Ey Ebu Şa'sâa! Zannederim, öğleyi te'hir ve ikindiyi ise acele kıl*dı. Akşam namazını te'hir ve yatsı namazını da acele kıldı dedi. Ebu Şa'sâa:

    Ben de bunu (öyle) zannediyorum1 dedi. [919] (İkinci rivayet)

    Müslim'in bir rivayetinde, Abdullah ibn Abbâs şöyle der:

    Resulullah (s.a.v), hiçbir korku ve yolculuk hali yokken, [920] öğle namazı ile ikindi namazını bir arada ve akşam namazı ile yatsı namazını (n farzlarını birleştirerek) bir arada kıldı. [921]

    Yine Müslim'in bir rivayetinde, şu ilave vardır:

    (Hadisin ravisi) Ebu'z-Zubeyr der ki: '(Ravi) Saîd b. Cübeyr Acaba Resulullah (s.a.v), bunu niçin (böyle) yaptı?' diye sordum. Saîd (b. Cü-beyr)'de şöyle dedi:

    Ben de, (bu meseleyi) senin sorduğun gibi Abdullah ibn Abbâs'a sor*dum.' Oda:

    Resulullah (s.a.v), ümmetinden hiçbir kimseyi meşakkate sok*mamak istedi' diye cevap verdi.[922]

    Yine Müslim'in buna benzer başka bir rivayeti daha var. Bu rivayette, Abdullah ibn Abbâs'ın, Hiçbir korku ve yağmur hali.[923] yokken" ifadesi yer almaktadır.[924]

    Yine Müslim'in başka bir rivayetinde, Abdullah b. Şakîk el-Ukaylî der ki:

    Bir gün Abdullah ibn Abbâs, ikindiden sonra bize hutbe verdi. Bu hut*be ta güneş kaybolup yıldızlar görününceye kadar devam etti. Halk: 'Nama*za namaza ....' demeye başladı. Derken yanına Temîm oğullarından fütursuz ve sözünü esirgemeyen bir adam gelip:

    Namaza namaza ....' dedi. Bunun üzerine Abdullah ibn Abbâs:

    Annesiz kalasıca! Bana sünneti mi öğretiyorsun?' dedi. Sonra da:

    Ben, Resulullah (s.a.v)in öğle namazı ile ikindi namazını ve ak*şam ile de yatsı namazım (n farzlarını birleştirerek) bir arada kıldığım gördüm' dedi.

    Abdullah b. Şakîk: '(Abdullah ibn Abbâs'ın) bu sözünden kalbime bir şüphe düştü. Hemen Ebu Hureyre'ye gidip ona (Resulullah'ın öğle namazı ile ikindi namazını ve akşam ile de yatsı namazını birleştirerek bir arada kılıp kılmadığını) sordum.O, Abdullah ibn Abbâs'ın (bu) sözünü doğruladı de*di.[925]

    Yine Müslim'in diğer rivayetinde, Abdullah b. Şakîk el-Ukaylî der ki:

    Bir adam, Abdullah ibn Abbâs'a:

    Namaz(ı kıl)' dedi. Abdullah ibn Abbâs sustu. Sonra (yine ona):

    Namaz(ı kıl)' dedi. Abdullah ibn Abbâs (yine) sustu. Sonra (yine ona):

    Namaz(ı kıl)1 dedi. Abdullah ibn Abbâs (yine) sustu. Sonra (bu sözü söyleyen adama);

    Annesiz kalasıca! Namaz (kılmay)ı, bize mi öğreteceksin? Biz, Re*sulullah (s.a.v) döneminde iki namazı (birleştirerek) bir arada kı-liyor-duk' diye cevap verdi.[926]

    Ebu Dâvud, Tirmizî ve Nesâî; Müslim'in 49 (705) nolu hadisine benzer bir şekilde rivayette bulunmuşlardır.[927]

    Yine Ebu Davud'un, Yatsı (namazı)" ile ilgili kısma kadar rivayet ettiği hadis, muttefekun aleyhtendir.[928]

    Yine Ebu Davud'un, başka bir rivayetinde, Hiçbir yağmur hali yokken..." ilavesi yer almaktadır.[929]

    Yine Ebu Davud'un, Hiçbir yolculuk hali yokken" ifadesine kadar rivayet ettiği başka bir rivayeti, Müslim'in bir rivayetine benzemekte*dir.[930]

    Yine Ebu Dâvud, şu rivayeti de ilave etmiştir:

    (Hadisin ravisi) Ebu'z-Zübeyr, bu hadisi rivayet edip (sonra da) şöyle de*di:

    (Bu olay,) Tebük seferine [931] çıktığımızda oldu.[932]

    Nesâî, ikinci rivayeti nakletmiştir. Bu hadis, muttefekun aleyhtendir. Bu hadisin lafzı şu şekildedir:

    Peygamber (s.a.v) ile Medine'de sekiz (rekat olarak) bir arada ve yedi (rekat olarak) bir arada kıldım. Öğle namazını te'hir etti, ikindi namazını ta'ci! etti, akşam namazını te'hir etti ve yatsı namazını da ta'cil etti. [933]

    Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti, ziyadesiz bir şekilde Müslim'in bir riva*yetine benzemektedir. [934]

    Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:

    Abdullah ibn Abbâs, Basra'da, (meşgul olduğu bir günde) öğle ile ikindi namazını ve akşam ile yatsı namazını (birleştirerek) bir arada kıldı. Aralarında başka bir namaz kılmadı.

    Abdullah ibn Abbâs, Medine'de, Resulullah (s.a.v) ile birlikte öğle nama*zı ile ikindi namazını sekiz (rekat olarak) bir arada kıldığını ve ikisi arasında başka bir namaz kılmadığını söyledi. [935]



    50. Namaz Kılarken Uyuklayan Kimse


    95. Aişe (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir:

    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Sizden birisi namaz kılarken uyuklarsa, uykusu dağılıncaya kadar uyuyuversin. Çünkü uyuklayarak namaz kılacak olursa, belki istiğfar edeyim derken, kendine söver. [936] (Birinci rivayet)

    Bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır:

    Sizden birisi, namaz kılarken uyuklarsa, (uykulu vaziyette namaz kılma*yı) bıraksın. [937] Çünkü (uykulu bir vaziyette kıldığı namaz sırasında) farkında olmadan kendine beddua [938] edebilir. [939] (İkinci rivayet)

    Nesâî, ikinci rivayeti nakletmiştir. Geri kalanlar ise, ilk rivayeti nakletmişlerdir.


    51. (Namaz Kılarken İmamın Bir Yanılgısı Üzerine) Erkeklerin "Subhânallah" Demesi Ve Kadınların İse "El Çırpması"


    96. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    "(Namazda imam yanıldığında) teşbih (subhânallah' demek) er*kekler [940] içindir. El çırpmak ise [941] kadınlar içindir.[942]

    Tirmizî der ki: Hz. Ali şöyle dedi:

    Peygamber (s.a.v) namaz kılarken ondan izin istediğim zaman, subhâ*nallah derdi.[943]

    Nesâî'de, bu hadisi, rivayet etmiştir. [944]



    52. Vitir Namazının Vakti


    97. Aîşe (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir:

    "Resulullah (s.a.v) gecenin her vaktinde; başında, ortasında ve so*nunda vitir namazı kılmıştır. Onun vitir namazı kılma (vakti), seherde son bulmuştur.[945]

    Bu hadisifn bu şekildeki metnini); Buhârî, Müslim ile Nesâî rivayet et*miştir.

    Buhârî'nin rivayet ettiği hadisin lafzı şu şekildedir:

    "Resulullah (s.a.v), her gece vitir (namazı) kılmıştır. Onun vitir namazı*nı kılma (vakti), seherde son bulmuştur.[946]

    Tirmizî'nin rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:

    Vefatı yaklaştığında Resulullah (s.a.v)'in vitir namazını kılma (vakti), [947] seherde son bulmuştur.[948]

    Ebu Davud'un rivayetinde, (hadisin ravisi Mesrûk) der ki:

    Aişe'ye:

    Resulullah (s.a.v), vitri hangi vakitte kılardı?1 diye sordum. O da: ye sordum.

    Gecenin başında, ortasında ve sonunda kılardı. Bunların hepsini yaptı. Ama vefatına doğru (vitir namazını) seher (vaktin)e kadar gecik*tirirdi'dedi. [949]

    Tirmizî'nin rivayetinde ise, (hadisin ravisi Abdullah b. Ebi Kays) der ki:

    Aişe'ye:

    Resulullah (s.a.u)in, vitir namazı nasıldı; vitir namazım, gecenin başında mı kılardı, yoksa sonunda mı kılardı?' diye sordum. Aişe:

    Bunların hepsini de yapmıştır. Vitir namazını, bazen gecenin ba*şında kılardı, bazen de gecenin sonunda kılardı' diye cevap verdi. Bunun üzerine ben:

    Allah'a hamd olsun ki, şeriat işinde (bize) genişlik (kolaylık) kılmıştır!1 dedim. Sonra, (Aişe'ye):

    Resulullah (s.a.v)'in, (vitir namazındaki) kıraati nasıldı; gizli mi, yoksa açıktan mı okurdu?' diye sordum. Aişe:

    Bunların hepsini de yapardı. Bazen gizli okurdu, bazen de açık*tan okurdu!' diye cevap verdi. Ben:

    Allah'a hamd olsun ki, şeriat işinde (bize) genişlik (kolaylık) kılmıştır!' dedim. Sonra, (Aişe'ye tekrar):

    Cünüplük halinde ne yapardı; uyumadan önce mi yıkanırdı, yok*sa yıkanmadan önce mi uyurdu?' diye sordum. Aişe:

    Bunların hepsini de yapardı. Bazen yıkanıp sonra uyur, bazen de abdest alıp sonra uyurdu' diye cevap verdi. Ben (yine):

    Allah'a hamd olsun ki, şeriat işinde (bize) genişlik (kolaylık) kılmıştır!'dedim. [950]

    Ebu Davud'un lafzı ise şu şekildedir:

    (Abdullah b. Ebi Kays der ki Aişe'ye, Resulullah (s.a.v)'in vitir nama*zını (ne vakitte kıldığını) sordum. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    Bazen gecenin başında, bazen de sonunda (vitir namazını) kılar*dı' dedi. Ona:

    (Vitir namazı kılarken) kıraati nasıldı? Gizli mi okurdu, yoksa açıktan mı okurdu?' diye sordum. O da:

    Bunların hepsini yapardı. Bazen gizli okurdu, bazen de açıktan okurdu. (Cünüb olunca,) bazen gusledip uyurdu. Bazen de abdest alıp uyurdu diye cevap verdi.

    Ebu Dâvud der ki: "(Aişe'nin 'Bazen gusledip uyurdu' sözüyle) 'cünüp olunca' (demek istediğini) Kuteybe değil, başkası söylemiştir. [951]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  2. #32
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    53. Sabah Namazının Farzından Önce İki Rekat Sünnet Namazı Kılmanın Müstehab Olması


    98. Aişe (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir:

    "Peygamber (s.a.v), nafile namazlardan hiçbirinde, sabah namazı*nın (farzından önce) iki rekat (sünneti kılma)da olduğu kadar devamlı değildi.[952]

    (Birinci rivayet)

    Bir rivayette ise, Sabah namazının (farzından önceki) iki rekat (sünnet kılmaya) devam etmede...." ifadesi yer almaktadır.[953]

    Bir rivayette ise, Hz. Aişe şöyle der:

    Resulullah (s.a.v), nafile namazlardan hiçbirinde, sabah namazının (farzından önce) iki rekat (sünneti kılma) da olduğu kadar sürat gösterdi*ğini [954] görmedim.[955]

    Bu hadis(Ierin bu şekildeki metnin)i, Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. Müslim'in diğer bir rivayetin de, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Sabah namazının iki rekat (sünnet)i, dünyadan ve dünyadaki her şey*den daha hayrhdır. [956]

    Yine Müslim'in başka bir rivayeti ise şu şekildedir:

    Peygamber (s.a.v), fecrin doğduğu vakitte (kılman) iki rekat (sünnet) hakkında:

    Bu iki rekat namaz, bana, bütün dünyadan daha sevimlidir' bu*yurdu.[957]

    Ebu Dâvud, birinci rivayeti nakletmiştir. Tirmizî'de, (bu hadisi,) Müslim*'in bir rivayetin(e uygun bir şekild)e nakletmiştir.[958]

    Nesâî ise şu rivayeti nakletmiştir:

    Sabah namazınfm farzın)dan önce (kılınan) iki rekat (sünnet) namazı, bütün dünyadan daha hayrlıdır.[959]



    54. Mescit İçerisine Tükürmenin Yasak Olması


    99. Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    "Mescide tükürmek, günahtır. Kefareti ise onu (yere) gömmek*tir. [960]

    Ebu Davud'un başka bir rivayetinde, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Mescide tükürmek, günahtır.[961] Kefareti ise (kişinin) onu (yere) gömmesidir.[962]

    Yine Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde ise, en-Nuhâa" (bal-gam çıkarma/sümkürme) [963] ifadesi yer almaktadır.[964]



    55. Gecenin Sonunda Dua Etmenin Fazileti


    100. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Resululiah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Rabbîmiz, her gece, gecenin son üçte biri kaldığında en alt ya inip:

    Hani Bana dua eden kimse? Onun duasını kabul edeyim ! Hani Benden istek dileyen? Onun istediğini vereyim! Hani Benden bağışl ma dileyen? Onu bağışlayayım!' buyurur. [965]

    (Birinci rivayet)

    Bu hadisfn bu şekildeki metnin)i, Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. Müslim'in bir rivayeti şu şekildedir:

    Şüphesiz ki Allah, mühlet verir. Gecenin ilk üçte biri [966] gittiği va*kit en alt semaya inip: [967]

    Var mı bağışlanma dileyen! Var mı tevbe eyleyen! Var mı is*teyen! Var mı dua eden!1 buyurur. (Bu durum,) tan yeri aydınlamncaya kadar (böyle devam eder).[968]

    Yine Müslim'in başka bir rivayeti de şu şekildedir:

    Gecenin yarısı yada üçte ikisi geçtiği zaman şanı pek yüce olan Al*lah, en alt semaya inip:

    Var mı isteyen? (İstediği şey ona) verilecek! Dua eden var mı? Duası kabul edilecek! Bağışlanma isteyen var mı? Ona mağfiret olunacak! buyurur. (Bu durum,) sabah aydmlamncaya kadar (böyle devam eder). [969]

    Yine Müslim'in diğer bir rivayeti ise şu şekildedir:

    Allah, her gece, [970] en alt semaya inip:

    Melik, Benim! 'Melik, Benim Var mı Bana dua eden? Onun duasını kabul edeyim! Var mı Benden isteyen? İstediğini vereyim! Var mı Benden mağfiret dileyen? Onu affedeyim!1 buyurur. (Bu durum,) tan yeri ağanneaya kadar (böyle devam eder). [971]

    Yine Müslim'in buna benzer başka bir rivayeti daha var.

    Yine Müslim'in diğer bir rivayetinde şu ifade yer almaktadır:

    Daha sonra (yüce Allah): Yoksul ve zalim olmayan (Allah')a, kim ödünç (borç) verecek' buyurur. [972]

    Yine Müslim'in buna benzer diğer bir rivayeti daha var. Bu rivayetin içe*risinde ise şu ifade yer almaktadır:

    Sonra şanı pek yüce olan Allah, iki elini yayıp:

    Yoksul ve zalim olmayan (Allah)a, kim ödünç (borç) verecek buyurur.[973]

    Ebu Dâvud, birinci rivayeti nakletmiştir. Tirmizî ise, beşinci rivayeti nakletmiştir.


    56. Gece Namazında Ve Kıyamında Dua


    101. Abdullah ibn Abbâs (r.anhümâ)'dan rivayet edişlmiştir:

    Peygamber (s.a.v) geceleyin teheccüd namazına [974] kalktığı zaman [975] (şöyle) derdi:

    Allahım! Rabbimiz! Gökleri, yeri ve bunların içindekileri ayakta tutan (Kayyim) [976] Sensin. Hamd, Sana mahsustur. Göklerin, yerin ve bunların içindekilerin mülkü Senindir. Hamd, Sana mahsustur. Gök*lerin, yerin ve bunların içindekilerin nuru [977] Sensin. Hamd, Sana mah*sustur. Sen haksin. [978] Senin va'din haktır. Sana kavuşmak haktır. Se*nin sözün haktır. Cennet (haktır) ve cehennem de haktır. Peygamberlerin haktır. Muhammed haktır. Kıyamet haktır. Allahım! Yalnız Sana teslim oldum. Ancak Sana iman ettim. Ancak Sana dayandım. Yalnız Sana yöneldim. Ben (Senin düşmanlarına karşı) ancak (Senin verdiğin oüç)le mücadele ettim. [979] Ancak Senin hükmüne baş vurdum. [980] Benim gerek önceki ve gerekse de sonradan işlediğim günahlarım ile gizli ve aşikar yaptıklarımı [981] bağışla. [982]

    Bir rivayette şu ifade yer almaktadır:

    Mukaddim [983] olan Sensin, Muahhir [984] olan sensin. Senden başka ilah yoktur. Senin dışında bir ilah da yoktur.[985]

    Bir başka rivayette ise şu ifade yer almaktadır:

    Allahım! Hamd, Sana mahsustur. Göklerin, yerin ve bunların İçindekilerin rabbi Sensin. [986]

    Bu rivayetler, Buhârî ile Müslim'in naklettiği rivayetlerdir.

    Tirmizî'nin de buna benzer bir rivayeti var. Fakat bu rivayetin içerisinde, "bunların içindekilerin Peygamberlerin haktır.

    Senin sözün haktır Mukaddim olan Sensin, Muahhir olan sensin. Senden başka ilah yoktur. Senin dışında bir ilah da yoktur" ifadeleri olmayıp diğer ifadeler yer almaktadır.[987]

    Ebu Davud'un bir rivayeti, Tirmizî'nin rivayetine benzemektedir. Yalnız (burada) Mülk/melik [988] kelimesi yerine Rabb" kelimesi geçmek*tedir.

    Nesâî'nin bir rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:

    Allah Hamd, Sana mahsustur. Göklerin, yerin ve bunların içindekilerin nuru Sensin. Hamd, Sana mahsustur. Gökleri, yeri ve bunların içindekileri ayakta tutan Sensin. Hamd, Sana mahsustur. Göklerin, yerin ve bunların içindekilerin meliki Sensin. Hamd, Sana mahsustur.

    Sen haksin. Senin va'din haktır. Cehennem haktır. Kıyamet hak*tır. Peygamberler hakür. Muhammed haktır. Yalnızca Sana teslim ol*dum. Ancak Sana dayandım. Ancak Sana iman ettim. Ben (Senin düş*manlarına karşı) ancak (Senin verdiğin güç) mücadele ettim. Ancak Senin hükmüne başvurdum. Benim gerek önceki ve gerekse de sonra*dan işlediğim günahlarım ile gizli ve aşikar yaptıklarımı bağışla.

    Mukaddim olan Sensin, Muahhir olan sensin. Senden başka ilah yok*tu" Güç ve kuvvet, ancak Aliyy [989] ve Azîm [990] olan Allah'a aittir.[991]



    57. Gece Namazının İkişer İkişer Kılınması


    102. Abdullah ibn Ömer (r.anhümâ)'dan rivayet edilmiştir: "Bir kişi ayağa kalkıp:

    Ey Allah'ın resulü! Gece namazı nasıl kılınır?' diye sordu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    (Gece namazı,) ikişer ikişer (kılınır). Sabah (vaktinin gireceğim*den korkarsan, bir rekat kıl' buyurdu. [992]

    Bu hadis(in bu şekildeki metinin)i; Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud ile Nesâî rivayet etmiştir.

    Tirmizî, bu rivayete Namazının sonunu bir re*kat yap" şeklinde bir ilave yapmış, fakat Hz. Peygamber (s.a.v)'e soru soran kimsenin sorusuna yer vermemiştir. [993]

    Yine Ebu Davud'un ve Nesâî'nin başka bir rivayetinde şu husus yer al*maktadır:

    Bedevilerden biri, Peygamber (s.a.v)'e; gece namazının (nasıl kılındığı*nı} sordu. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v), iki parmağıyla şöyle işaret ederek:

    (Gece namazı,) ikişer ikişer (kılınır). [994] Vitir, gecenin sonunda ise bir rekat (olarak kılınır) [995] buyurdu.[996]

    Tirmizî'nin, Ebu Davud'un ve Nesâî'nin bir rivayetinde ise, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Gece ve gündüz [997] (kılınan nafile) namazı, ikişer ikişer (kılı*nır). [998]

    Tirmizî der ki: "Abdullah ibn Ömer'den gelen bu hadis hakkında görüş ayrılığı olmuştur. Bazıları, bu hadisin merfu olduğunu söylemiştir. Bazıları da mevkuf olduğunu belirtmiştir. Bu konuda gündüz" kelimesi olmaksızın Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: "Gece namazı, ikişer ikişer (kılınır)" şeklinde Abdullah ibn Ömer'den rivayet edilen hadis sahihtir. [999]

    Nesâî der ki: Bu hadis, yani içerisinde gündüz" kelimesi geçen ha*dis yanlıştır.[1000]


    58. Gece Namazı Ve Peygamber (S.A.V)İn Geceleyin Kıldığı Namazların Rekat Sayısı


    103. Aişe (r.anhâ)'tan rivayet edilmiştir:

    "Peygamber (s.a.v), geceleyin, sabah namazının iki rekat (sünnet)i ve (bir de, bir rekat) vitir namazı ile birlikte on üç rekat namaz kılar*dı.[1001]

    Bir rivayette, Hz. Aişe şöyle der:

    Resulullah (s.a.v)'in geceleyin (kıldığı) namaz, on rekat idi. Bir sec-yle (rekatla) vitir ve sabah namazının iki rekat (sünnet)ini kılardı. İşte bu şekilde geceleyin kıldığı namazlar on üç rekat [1002] olurdu. [1003] Başka bir rivayette, Hz. Aişe şöyle der:

    Peygamber (s.a.v), geceleyin on bir rekat namaz kılardı. Şafak doğ*duğu zaman hafif iki rekat (daha) namaz kılardı. Sonra müezzin gelip ezanı okuyuncaya kadar sağ tarafına yaslanırdı. [1004]

    Konu ile ilgili başka bir rivayet ise şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v), (geceleyin) on bir rekat namaz kılardı. İşte bu, onun (geceleyin kıldığı) namazdır. Sizden birisi, başını secde (yerinden) kal*dırmadan önce elli ayet okuyacak kadar secde de beklerdi. Sabah namazı-(nın farzi)ndan önce iki rekat (daha) namaz kılardı. Sonra müezzin (sabah) namazı için (ezan okumaya) gelinceye kadar sağ tarafına yaslanırdı.[1005]

    Bununla ilgili başka bir rivayet ise şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v), geceleyin, bir (rekat) vitir namazı ile birlikte on bir rekat namaz kılardı. Onu bitirdiği zaman müezzin (sabah namazı için el:an okumaya) gelinceye kadar sağ tarafına yaslanırdı. (Müezzinin gelişine müte*akiben) hafif iki rekat (daha) namaz kılardı.[1006]

    Yine başka bir rivayette, Hz. Aişe şöyle der:

    Resulullah (s.a.v), yatsı namazını -ki insanlar, bu namaza 'Ateme' der*ler- bitirdikten sonra sabah namazıfn farzı)na kadar on bir rekat (daha) na*maz kılardı. Her iki rekat arasında selam verirdi. Bir rekatta vitir kılardı.[1007] Müezzin sabah namazı için (ezan okuyup) sustuğu, sabahın olduğunu iyice anladığı ve {namaz vaktinin geldiğini haber vermek için) müezzin ona geldiği zaman kalkıp hafif iki rekat (daha) namaz kılardı. Sonra müezzin kamet için gelinceye kadar sağ tarafına yaslanırdı.[1008]

    Yine diğer bir rivayette, Hz. Aişe şöyle der:

    Resulullah (s.a.v), geceleyin, on üç rekat namaz kılardı. Bunlardan beş (rekat)i ile vitir kılardı. En son iki rekatta oturup selam verinceye kadar bu beş (rekat)in hiç birinde [1009] oturmazdı.[1010]

    Yine başka bir rivayette, Hz. Aişe şöyle der:

    Resulullah (s.a.v), geceleyin, on üç rekat namaz kılardı. Sonra sabah ezanını işittiğinde, hafif iki rekat namaz kılardı.[1011]

    Konu ile ilgili başka bir rivayet ise şu şekildedir:

    Ebu Seleme ibn Abdurrahman, Aişe'ye:

    Resulullah (s.a.v), Ramazan (ayın)da nasıl namaz kılardı?' diye sordu. Aişe:

    Ramazanda ve Ramazan'ın dışında (geceleyin) on bir rekattan fazla (nafile) namaz kılmazdı. (Önce) dört rekat namaz kılardı. Artık bu namazların güzelliğini ve uzunluğunu sorma! Sonra dört rekat (daha) namaz kılardı. Bun*ların da güzelliğini ve uzunluğunu sorma! Sonra üç rekat (daha) namaz kılar*dı. Ben;

    Ey Allah'ın Resulü! Vitir namazını kılmadan mı uyuyacaksın?' dedim. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    Ey Aişe! Gerçekten beni gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz! [1012]

    buyurdu. [1013]

    Bu rivayetler, Buhârî ile Müslim'in naklettiği rivayetlerdir. Yine Buhârî'nin bir rivayetinde, Hz. Aişe şöyle der:

    Peygamber (s.a.v) yatsı namazını kıl(ar)dı. Sonra ayakta sekiz rekat (da*ha) kıl(ar)dı. İki rekat ta, (sabah olunca) iki ezan [1014] arasında kıl(ar)dı. Bu iki rekatı, hiçbir zaman bırakmazdı. [1015]

    Yine Buhârî'nin başka bir rivayetinde, Mesrûk ibnu'1-Ecda' şöyle der:

    Yine Aişe'ye; Resulullah (s.a.v)'in geceleyin (kaç rekat nafile) namaz kıldığını sordum. Oda:

    Sabah namazının iki rekat (sünneti) dışında yedi, dokuz ve on bir re*kat idi1 diye cevap verdi.[1016]

    Müslim'in rivayeti ise şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v), (geceleyin) sabah namazının iki rekat (sünneti) ile birlikte on üç rekat namaz kılardı.[1017]

    Yine Müslim'in, Ebu Seleme'den yaptığı rivayet ise şu şekildedir:

    Aişe'ye:

    Resuluüah (s.a.v)'in (geceleyin kaç rekat) namaz kıldığını sordum. O da:

    Resulullah (s.a.v), (geceleyin) on üç rekat namaz kılardı.[1018] (Önce) sekiz rekat kılardı. Sonra (bir rekat) vitir kılardı. Oturmuş olduğu halde iki rekat (daha) kılardı. Rükuya varmak istediğinde ayağa kalkıp (sonra da) ıtika varırdı. Sonra sabah namazıfnın farzından önce), ezan ile kamet arasmdai!: rekat (daha) namaz kılardı.[1019]

    Yine Müslim'in buna benzer bir rivayeti daha var. Bu rivayetin içerisi^ şu ifde yer. almaktadır:

    Ayakta, içerisinde (bir rekat ta) vitir namazının bulunduğu dokuz rekat namaz kılardı. [1020]

    Yine Müslim'in başka bir rivayetinde, Ebu Seleme şöyle der:

    Aişe'ye gelip (ona):

    Ey anneciğim! Bana, Resulullah (s.a.v)'in (geceleyin kaç rekat) namaz kıldığını haber verir misin?' diye sordum. Bunun üzerine Aişe:

    Resulullah (s.a.v)'in, Ramazan'da ve Ramazan'ın dışında geceleyin (İddığı) namazı; on üç rekat idi. Bu on üç rekat namazın içerisinde, sabahna-mazının iki rekat (sünneti de) var1 diye cevap verdi. [1021]

    Yine Müslim'in, Ebu Ishâk'tan yaptığı rivayet ise şu şekildedir:

    Esved ibn Yezîd'e:

    Aişe'nin, kendisine, ResuluUah (s.a.v)'in namazları ile ilgili neler söyle*diğini' sordum. Aişe:

    Resulullah (s.a.v), gecenin başında uyurdu. Sonunu ise ihya ederdi. Sonra ailesi ile ilgili.bir (cinsel ilişki) ihtiyacı olursa, ihtiyacını görüp (akabin*de) uyurdu. Birinci ezan vakti olduğunda (yatağından) sıçrardı.

    (Ravi: Vallahi, Aişe "kalktı" demedi' der.)

    Sonra üzerine su dokunurdu.

    (Ravi: 'Vallahi, Aişe "yıkandı" demedi. Fakat ben, onun ne demek istedi*ğini biliyorum' der.)

    Eğer cünüp değilse, bir insanın namaz için aldığı abdest gibi abdest alır*dı. Sonra da namaz kılardı' demiş. [1022]

    Ebu Dâvud, bu rivayetin; birinci, ikinci, dördüncü, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu metnini rivayet etmiştir.

    İkinci rivayetinin içerisinde, Sabah namazının iki rekatlik (sünnetini) kılardı" şeklinde ifade yer almaktadır.[1023]

    Yine Ebu Davud'un, bu rivayetin birinci şekli ile ilgili rivayeti; Buhârî'nin naklettiği bir rivayete uygun düşmektedir.

    Yine Ebu Davud'un, bu rivayetin ikinci şekli ile ilgili rivayeti; Müslim'in bir rivayetine uygun düşmektedir.

    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti de şu şekildedir:

    ResuluIIah (s.a.v), yatsı namazını bitirdikten sonra sabah oluncaya ka*dar on bir rekat namaz kılardı. Her iki rekatta bir selam verirdi. Bir rekatta vitir kılardı. Secdede iken başını kaldırmadan önce elli ayet okuyacak kadar beklerdi. Müezzin sabah namazının birinci ezanını [1024] bitirince kalkıp hafif iki rekat namaz kılardı. Sonra da müezzin gelinceye kadar sağ tarafına yaslanır*dı. [1025]

    Yine Ebu Davud'un diğer bir rivayeti de şu şekildedir:

    ResuluIIah (s.a.v), geceleyin on üç rekat namaz kılardı. Dokuz rekat ta, [1026] vitir kılardı - yada Aişe buna benzer bir şey söyledi [1027] ve oturarak iki re*kat (daha) namaz kılardı. Sonra da ezan ile kamet arasında sabah namazının iki rekat (sünnetini) kılardı. [1028]

    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti ise şu şekildedir:

    ResuluIIah (s.a.v), (geceleyin) dokuz rekat ta, vitir kılardı. (İhtiyarladık*tan) sonra yedi rekat vitir kılar oldu. Vitri kıldıktan sonra oturarak iki rekat (daha) namaz kılardı. Bu iki rekatta (oturarak) okur, nikuya varmak istediğin*de, ayağa kalkıp rükuya varırdı, sonra da secdeye varırdı.[1029]

    Yine Ebu Davud'un Esved ibn Yezîd'den yaptığı başka rivayet ise şu şe*kildedir:

    "Esved ibn Yezîd, Aişe'nin yanına girip ona; ResuluIIah (s.a.v)'in gecele*yin (kaç rekat) namaz kıldığını sormuştu. Bunun üzerine Aişe:

    Resulullah {s.a.v) geceleyin on üç rekat namaz kılardı. (İhtiyarladık*tan) sonra iki rekatı terk etti. On bir rekat kılar oldu. Daha sonra vefat etti. Vefat ettiği sıralarda geceleri dokuz rekat kılmakta idi [1030] ve geceleyin (kıldığı) namazın sonuncusu da vitir olurdu.[1031]

    Tirmizî ise bu rivayetin; beşinci, yedinci ve dokuzuncu metnini rivayet etmiştir. Yedinci rivayetin metninde şu ilave yer almaktadır:

    Resulullah (s.a.v), (geceleyin sabah namazının farzından önce) müezzin ezan okuduğunda kalkıp hafif iki rekat namaz kılardı.[1032]

    Yine Tirmizî'nin başka bir rivayetinde Hz. Aişe şöyle der:

    Peygamber (s.a.v), geceleyin, dokuz rekat namaz kılardı.[1033] Yine Tirmizî'nin diğer bir rivayetinde Hz. Aişe şöyle der:

    Peygamber (s.a.v), geceleyin, (gece) namazı kılamadığı zaman, (ki ba*zen) uyku onu namazdan aiıkoyar veya (uykulu) gözlerine yenilirdi gündüzleyin on iki rekat (nafile) namaz kılardı.[1034]

    Nesâî'de; beşinci, dokuzuncu ve ikinci ile üçüncü rivayeti de Müslim'in iki rivayetine ve (ayrıca bu hadisi) Ebu Davud'un birinci rivayetine (uygun bir şekilde) rivayet etmiştir.

    Yine Nesâî'nin başka bir rivayetinde Esved b. Yezîd şöyle der:

    Aişe'ye; Resulullah (s.a.v)'in (geceleyin kaç rekat) namaz kıldığını sor*dum. Bunun üzerine Aişe:

    Gecenin ilk bölümünde uyurdu. Sonra (ikinci bölümünde) kalkıp na*maz kılardı. Sahur vakti geldiğinde, vitri kılardı. Daha sonra da yatağına gelip yatajrdı. Eğer (cinsel ilişki yapmak) ihtiyacı istediğinde, yatağına değil de hanımlarının yanına giderdi. (Üçüncü bölümünde ise) sabah ezanını işit*tiğinde hemen kalkardı. Cünüp ise guslederdi. Cünüp değilse, abdest alıp namaz (kılmak için mescide) çıkardı' diye cevap verdi.[1035]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  3. #33
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    59. Küsûf (Güneş Tutulması) Namazı


    104. Aişe (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir:

    "Resulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) kalkıp halka namaz kıldırdı. (Ayakta iken) kıraati uzattı. Sonra rükuya vardı. Rükuyu uzattı. Sonra başını (kıyam için rü-kudan) kaldırdı. (Kıyamda iken yine) kıraati uzattı. Bu, ilk kıraattan daha azdı Sonra rükuya vardı. Rükuyu ilk rükudan daha az uzattı. Sonra başını (rükudan) kaldırıp (secdeye varıp) iki secde yatı. Sonra (ikinci rekat için) ayağa kalktı. İkini rekatı da bunun gibi yaptı. (Na*mazı bitirdikten) sonra ayağa kalkıp:

    Güneş ve ay, bir kimsenin ölümü yada hayatı için tutulmazlar. Fakat güneş ve ay, Allah'ın varlığının delillerin d endir. Allah, bunları kullarına gösterir. Güneş ve ayın tutulduklarını gördüğünüz zaman hemen namaz kılmaya koşun!' buyurdu.[1036]

    Yine buna benzer başka bir rivayet daha var. Yalnız bu rivayetin devamı şu şekildedir:

    Sonra selam verdi. Güneş açıldı. Halka güneşin ve ayın tutulması ile il*gili bir hutbe irad edip:

    Güneş ve ay, Allah'ın varlığının delilleı indendir Hiç bir kimse*nin ölümü yada hayatı için tutulmazlar.[1037] Tutulduklarını gördüğünüz zaman hemen namaz kılmaya koşun!' buyurdu.[1038]

    Konu ile ilgili başka bir rivayet ise şu şekildedir:

    Peygamber (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. [1039] Bunun üzerine Pey*gamber (s.a.v) mescide çıktı. Halk da onun arkasında saf tuttu.[1040] Sonra (na*maz için) tekbir aldı. Resulullah (s.a.v) uzunca bir (zammı) sure okudu. Sonra tekbir al(ıp rükuya var)di. Uzunca bir rüku yaptı. Sonra (rükudan doğrulur-ken): 'Semiallâhu limen hamiden' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti) buyurdu. Ayakta durup secdeye varmadı. (Yine) uzunca bir (zammı su*re) okudu. Bu, ilk (okuduğu zammı) sureden daha kısa idi. Sonra tekbir al(ıp rükuya var)dı. Uzunca bir rüku yaptı. Bu, ilk (yaptığı) rükudan daha kısa idi. Sonra (rükudan doğrulurken): 'Semiallâhu limen hami deh. Rabbena vele-ke'1-hamd' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti. Rabbİmİz! Hamd, yalnızca senin içindir) buyurdu. Sonra secdeye vardı. Son rekatta da, bunun (ilk rekattakiler) gibi dedi. {Böylece namazı,) dört rüku ve dört secdeyle ta*mamlamış oldu. [1041] (Namazdan) ayrılmadan önce güneş açıldı. (Namazı bitir*dikten) sonra ayağa kalkıp Allah'a layık olduğu şekliyle övgüde bulundu. Sonra da:

    Güneş ve ay, Allah'ın varlığının delillerindendir. Hiç bir kimse*nin ölümü yada hayatı için tutulmazlar. Tutulduklarını gördüğünüz za*man hemen namaz kılmaya koşun!' buyurdu.

    Kesîr b. Abbâs, Abdullah ibn Abbâs'ın şöyle söylediğini haber vermiştir:

    Peygamber (s.a.v), iki rekatlık (Küsûf) namazını, dört rüku ve dört sec*deyle kılardı.

    Zührî der ki: Urve'ye:

    Kardeşin (Abdullah ibnü'z-Zübeyr,) Medine'de güneş tutulduğu gün, (Küsûf namazını, rekat ve kılma yönünden) sabah namazının (farzı) gibi kıldı. İki rekat üzerine (herhangi bir rekatı) ilave etmedi' dedim. Urve:

    Evet! Öyle yaptı. Çünkü o, (bu konudaki) Sünneti ıskalamıştır dedi.[1042]

    Buhârî der ki: "Küsûf namazında kıraati açıktan okuma ile ilgili bu hadi*si, Zührî'den rivayet etme hususunda Süfyan ibn Hüseyin ile Süleyman ibn Kesîr, İbn Nemir'e mutabaat etmişlerdir. [1043]

    Yine konu ile ilgili diğer bir rivayet ise şu şekildedir:

    Peygamber (s.a.v), Husuf (Ay tutulması) namazı [1044] sırasında kıraati açıktan okudu. Kıraati bitirdiği zaman (Allahu Ekber) diye tekbir alıp rükuya vardı. (Başını) rükudan kaldırdığı zaman 'Semiallâhu limen hamideh. Rabbena veleke'1-hamd' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti. Rabbimiz! Hamd, yalnızca senin içindir) buyurdu.

    Sonra Küsûf (güneş tutulması) namazında da kıraate başlayıp (bu na*mazı,) iki rekat içinde dört rüku ve dört secdeyle (kıldırırdı).

    (Hadisin ravisi Velîd der ki Evzâî ile bir çoğu; Zührî'den, Urve yoluyla Hz. Aişe (r.anhâ)'nin şöyle dediğini belirtmişlerdir:

    "Resulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    Bi's-salâti câmiaten' (Cematle namaza hazır olun) diye nida etmek üzere bir münadi çıkardı. Daha sonra (cemaatin) önüne geçip iki rekt içinde dört rüku ve dört secdeyle (Küsûf) namaz(ını) kıldırdı."

    Buhârî der ki: "(Küsûf/güneş tutulması namazında kıraati) açıktan okuma ile ilgili bu hadisi; Zührî'den rivayet etme hususunda Süfyan ibn Hüseyin ile Süleyman ibn Kesîr, İbn Nemîr'e mutabaat etmişlerdir.[1045]

    Baş kısmı buna benzer başka bir rivayet daha var. Bu rivayetin deva*mında şu husus yer almaktadır:

    Sonra (rükudan doğrulurken): 'Semiallâhu limen hamideh. Rabbe*na veleke'1-hamd' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti. Rabbimiz! Hamd, yalnızca senin içindir) buyurdu. Sonra ayağa kalkıp uzunca (bir zammı sure) okudu. Bu, ilk kıraattan daha kısa idî.[1046] Sonra tekbir al(ıp rükuya var)dı. Uzunca bir rüku yaptı. Bu, ilk rükudan daha kısa idi. Sonra (rükudan doğrulurken): 'Semiallâhu limen hamideh. Rabbena veleke'l hamd' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti. Rabbimiz! Hamd, yalnız*ca senin içindir) buyurdu. Sonra secdeye vardı. (Hadisin ravisi Ebu't-Tâhir: 'Secdeye vardı' ifadesini zikretmedi) Sonra diğer rekatı da, bunun ilk rekattakiler gibi yaptı. (Böylece namazı,) dört rüku ve dört secdeyle tamam*lamış oldu. (Namazdan) ayrılmadan önce güneş açıldı. (Namazı bitirdikten) sonra ayağa kalkıp layık olduğu şekliyle Allah'a övgüde bulundu. Sonra da:

    Güneş ve ay, Allah'ın varlığının delillerindendir. Hiç bir kimse*nin ölümü yada hayatı için tutulmazlar. Tutulduklarını gördüğünüz za*man hemen namaz kılmaya koşun!' buyurdu."

    Yine Resulullah (s.a.v): Allah, (onları) üzerinizden açı(p korkuları*nız yok olu)ncaya kadar namaz lalın' buyurdu.

    Yine Resulullah (s.a.v): 'Bu makamımda, size vaat edilen her şeyi gördüm. [1047] Kendimi, cennetten bir salkım üzüm koparmak isterken gördüm' buyurdu.

    "Biraz daha ilerledim. (Bir rivayette hadisin ravisi: 'Ukaddimu' (ilerledim) yerine 'Etekaddemu' fiilini kullanmıştır.) Cehennemin birbirine çar*pan dalgalarını gördüm. Bunun üzerine biraz geriledim. Orada, (Kabe için) adanan.develerin yükten ve binmekten azat edilmesi adetini geti*ren İbn Lühayy [1048] gördüm' buyurdu."

    Görüldüğü üzere, (hadisin ravisi) Ebu't-Tâhir'in hadisi; "Hemen namaz kılmaya koşun!" ifadesiyle bitmektedir. O, bundan sonrası*nı nakletm emiştir. [1049]

    Başka bir rivayette ise Hz. Aişe şöyle der:

    Resulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Resu-luilah (s.a.v) ayağa kalkıp (halka) namaz kıldırdı. Kıyamı gerçekten uzattı. Sonra rükuya vardı. Rükuyu gerçekten uzattı. Sonra başını (rükudan) kaldır*dı. Kıyamı gerçekten uzattı. Bu, ilk kıyamdan daha az idi. Sonra rükuya var*dı. Rükuyu gerçekten uzattı. Bu, ilk rükudan daha az idi. Sonra secdeye var*dı. Sonra Resulullah (s.a.v) (namazdan) ayrıldı. Güneş açıldı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v), halka hutbe irad edip Allah'a hamd etti ve övgüde bulun*du, (sonra da):

    Güneş ve ay, Allah'ın varlığının delillerindendir. Hiç bir kimse*nin ölümü yada hayatı için tutulmazlar. Tutulduklarını gördüğünüz za*man tekbir alıp Allah'a dua edin, namaz kılın ve sadaka verin!

    Ey Muhammed ümmeti! Köle ve cariyesinin zina etmesine, Allah'*tan daha çok kıskançlık gösteren hiç kimse yoktur.

    Ey Muhammed ümmeti! Allah adına yemin ederim ki, eğer benim bildiğimi bilseydiniz, mutlaka az gülüp çok ağlardınız' buyurdu.[1050]

    Bir rivayette, Dikkat edin ki, tebliğ ettim mî?" ilavesi yer almaktadır. [1051]

    Yine başka bir rivayette, Sonra ellerini kaldırıp: Allahim! Tebliğ ettim mi?' buyurdu" ilavesi yer almaktadır. [1052] Yine başka bir rivayette İse Hz. Aişe şöyle der:

    Dilenen Yahudi bir kadın (bana) gelip:

    Allah seni kabir azabından korusun' dedi. Bunun üzerine Aişe, Resulullah (s.a.v)'e:

    Ey Allah'ın resulü! İnsanlar kabirlerinde azab görüyorlar mı?' di*ye sordu. O da:

    Kabir azabından Allah'a sığınının' buyurdu.

    Sonra Resulullah (s.a.v), (oğlu İbrahim'in son anlarını yaşadığını haber aldığından) erkenden bir bineğe bin(ip dışarı çik)tı. Derken güneş tutuldu. Kuşluk vakti geri dönüp (mescidin bitişiğinde hanımlarına ait olan) odaların aralarına uğradı.

    Sonra kalkıp namaza durdu. Halk ta, onun arkasına (saf tutup) durdu. Uzun süren bir kıyamda durdu. Sonra uzun süren bir rüku yaptı. Rükudan kalkıp uzunca bir kıyamda durdu. Bu, birinci kıyamdan biraz daha kısa idi. Sonra uzun süren bir rüku yaptı. Bu, birinci rükudan biraz daha kısa idi. Son*ra rükudan kalkıp secdeye vardı.(Secdeden sonra tekrar) kıyama kalktı ve uzun süren bir kıyamda durdu. Bu, birinci (rekattaki) kıyamda biraz daha kısa idi. Sonra uzun süren bir rüku yaptı. Bu, birinci (rekattaki) rükudan biraz da*ha kısa idi. Sonra rükudan kalkıp secdeye vardı. (Sonra namazdan) ayrıldı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    Allah, ne söylemesini diledi ise onları söyledi' buyurdu.

    Sonra sahabilerine, kabir azabından (Allah"a) sığınmalarını emretti.[1053]

    Yine buna benzeyen başka bir rivayet daha var. Bu rivayetin sonunda şu husus yer almaktadır:

    Ben, sizin, kabirlerinizde, Deccâl'in fitnesi gibi fitneye uğradığı üm. Amre der ki: Bunun üzerine Aişe'nin:

    Bunun üzerine Aişe'nin:

    Ben, Rcsulullah (s.a.v)'in, bundan sonra cehennem azabından bundan sonra cehennem azabın

    ve kabir azabından (Allah'a) sığındığını duyuyordum' dediğini işittim. Bu rivayetler, Buhârî ile Müslim'in naklettiği rivayetlerdir. Yine Müslim'in bir rivayeti şu şekildedir: [1054]

    Peygamber (s.a.v), (Küsûf/güneş tutulması namazını,) altı riiku [1055] ve dört secdeyle kılmıştır.[1056]

    Yine Müslim'in başka bir rivayeti de şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Resu-lullah (s.a.v) aşırı derecede bir kıyam yaptı. Uzun süre ayakta durdu. Sonra rükuya vardı. Sonra (rükudan) doğruldu. Sonra rükuya vardı. (Böylece) üç rüku ve dört secdeli iki rekat namaz kıldı.

    Sonra güneş açılmış olduğu halde namazdan ayrıldı. Rükuya varacağı zaman, "Allahu Ekber" derdi. Sonra da rükuya varırdı. (Rükudan) başını kaldırdığı zaman, "Semiallâhu limen hanı i deh" (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti) diyerek doğrulurdu. Allah'a, hamd ve övgüde bulunurdu. Sonra da:

    Güneş ve ay, hiç bir kimsenin ölümü yada hayatı İçin tutulmaz*lar. Güneş ve ay, Allah'ın varlığının delillerindendir. Allah, onlarla kul*larını korkutur. Şu halde siz, bir güneş tutulması gördüğünüz zaman, güneş açılıncaya kadar Allah'ı zikredin' buyurdu. [1057]

    Tiımizî ise bu rivayetin, birinci metnini,

    İkinci rekatı da, bunun (lk rekattakiler) gibi yaptı" ifadesine kadar rivayet etmiştir.[1058]

    Yine Tirmizî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:

    Peygamber (s.a.v), Küsûf (Güneş Tutulması) namazını kıldı ve bu na*mazda kıraati açıktan okudu.[1059]

    Ebu Dâvud ise, H2. Aişe'den şöyle rivayet etmiştir:

    Resulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Re-sulullah (s.a.v) hemen mescide gitti, (namaza) durup tekbir aldı. Halk da onun arkasında saf tuttu. Resulullah (s.a.v), uzunca bir (zammı sure) okudu. Sonra tekbir al(ıp rükuya var)dı. Uzunca bir rüku yaptı. Sonra başını (rüku-dan) kaldırırken: 'Semiallâhu Iimen hamideh. Rabbena veleke'1-hamd' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi İşitti. Rabbimiz! Hamd, yalnızca senin içindir) buyurdu. Sonra ayakta durup uzunca (bir zammı sure) okudu. Bu, ilk kıraattan daha kısa idi. Sonra tekbir alip rükuya vardı. Uzunca bir rüku yap*tı. Bu, ilk rükudan daha kısa idi. Sonra (rükudan doğrulurken): 'Semiallâhu Iimen hamideh. Rabbena veleke hamd' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti. Rabbimiz! Hamd, yalnızca senin içindir) buyurdu. Sonra diğer rekat da, bunun (ilk rekattakiler) gibi yaptı. İşte böylece (güneş tutulması namazını,) dört rüku ve dört secde ile tamamlamış oldu. (Namazdan) ayrılmadan önce güneş açıldı.[1060]

    Yine Ebu Davud'un bu rivayetin son rivayetini, Müslim'inkine benze*mektedir. Yalnız bu rivayetin orta kısmından itibaren şu husus yer almaktadır:

    Her rekatta üç rüku olmak ve üçüncü rükudan sonra secdeye varmak suretiyle iki rekat (namaz kılıyordu). Hatta o gün kıyamın uzunluğundan do*layı (bazı) insanlar bayılıp üzerlerine su kovaları(yla su) dökülürdü.[1061] Resulullah (s.a.v), (bu namazda) rükuya vardığı zaman, "Allahu Ekber", doğ-rulduğu zaman da 'Semiallâhu Iimen hamideh1 (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti) derdi. Resulullah (s.a.v), bu namazı, güneş açılıncaya kadar devam etti. Sonra:

    Güneş ve ay, hiç bir kimsenin ölümü yada hayatı için tutulmaz*lar. Onlar, Allah'ın varlığının delillerindendir. Allah, onlarla, kullarını korkutur. O halde ay ve güneşi tutulursa, hemen namaz kılmaya ko*şun' buyurdu.[1062]

    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti de şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) (mescide) çıkıp cemaate namaz kıldırdı. (Bu namazda) kıyama durdu. (Kıyamdaki) kıraatini tahmin ettim. Bakara suresi (kadarı)nı okudu*ğunu zannettim.

    (Hadisin ravisi, hadisi nakledip daha sonra sözüne şöyle devam etti Sonra iki defa secde yaptı. Sora kalkıp kıraati yine uzattı. Onun buradaki okuyuşunu d tahmin ettim. Al-i îmrân suresi (kadarı)nı okuduğunu zannettim.[1063]

    (Hadisin ravisi bundan sonra) Ebu Davud'un lafzı ile ilgili hadisin geri kalanını rivayet etmiş, fakat hadisin (normal) lafzını rivayet etmemiştir. Yine Ebu Davud'un diğer bir rivayeti de şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Re-sulullah (s.a.v): 'Namaz toplayıcıdır [1064] (diye çağırması için) bir kimseyi (hal*ka) gönderdi.[1065]

    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti de şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v), yani güneş tutulması namazında, kıraati uzun tutmuş ve (bu namazda) kıraati açıktan988 okumuştur.[1066]

    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti ise şu şekildedir:

    Güneş ve ay, bir kimsenin ölümü yada hayaü için tutulmazlar. O halde güneşin ve ayın tutulduklarını gördüğünüz zaman Allah'a dua edin, tekbir ge*tirin ve sadaka [1067] verin.[1068]

    Nesâî ise bu rivayetin, üçüncü metnini rivayet etmiş olup bu metnin içe*risinde, Halk, onun arkasında saf tuttu" ifadesi yer al*maktadır.[1069]

    Yine Nesâî, bu rivayetin dördüncü metnini rivayet edip bu metnin içeri*sinde, Güneş tutulması namazında kıraati açıktan okudu [1070]

    Yine Nesâî, bu rivayetin beşinci metnini rivayet edip bu metnin içerisin*de "(Kabe için) adanan develerin yükten ve bin*mekten azat edilmesi adetini getiren" ifadesi yer almaktadır. [1071]

    Yine Nesâî, bu rivayetin altıncı metnini rivayet edip bu metnin içerisin*de, "zina" ifadesi yer almaktadır.[1072]

    Yine Nesâî, bu rivayetin yedinci metnini rivayet edip bu metnin içeri*sinde, "kabir azabı" ifadesi yer almaktadır.[1073]

    Yine Nesâî, bu rivayetin birinci metnini, Müslim'in bir rivayetine benze*mektedir.

    Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti daha var. Fakat bu rivayeti, Ebu Da*vud'un naklettiği bir rivayete benzemektedir.

    Bir rivayeti ise şöyle nakletmiştir:

    Resulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Resu-luilah (s.a.v) abdest alıp 'namaz toplayıcıdır' diye namaza çağrılmasını em*retti. (Kalkıp namaza) durdu. Namazda kıyamı uzattı.

    Aişe: '(Kıyamda) Bakara suresini okuduğunu zannediyorum1 dedi.

    Sonra rükuya vardı. Rükuyu uzattı. Sonra (rükudan doğrulurken) 'Semiallâhu limen hamiden' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti) bu*yurdu. Sonra (önceki) durduğu kadar ayakta.durdu. Secdeye varmadı. Sonra (yine) rükuya varıp (akabinde) secdeye vardı. Sonra (ikinci rekat için) ayağa kalktı. Birinci rekatta yaptığı gibi iki rüku ile bir secde yapıp sonra oturdu. Bu sırada güneş açıldı. [1074]

    Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti ise şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v), zemzem kuyusunun önünde Kusûf (güneş tu*tulması) namazı kıldı. (Bu namazda,) dört rüku ve dört de secde yaptı. [1075]

    Yine Nesâî'nin diğer bir rivayeti de şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Resu*lullah (s.a.v), bir kimseye: 'Namaz toplayıcıdır diye (halka) çağrıda bu-lun-ması emretti. Bunun üzerine cemaat toplandı, saf oldular. Resulullah (s.a.v), dört rüku ve dört secdeyle iki rekat (cemaate) namaz kıldırdı. [1076]

    Yine Nesâî'nin konu ile ilgili başka bir rivayeti de şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v), kusûf (güneş tutulması) namazında dört rüku ve dört secde yaptı. Namazda, kıraati açıktan okudu. Başını (her) rükudan kal*dırışında: 'Semiallâhu limen hamiden. Rabbena veleke'1-hamd' O Allah. kendisine hamd eden kimseyi işitti. Rabbimiz! Hamd, yalnızca senin içindir) buyururdu. [1077]

    Yine Nesâî'nin konu ile ilgili diğer bir rivayeti ise şu şekildedir:

    Güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v), birinin; 'namaz toplayıcıdır' diye çağırmasını emretti. (Bu çağrı üzerine) cemaat toplandı. Resulullah (s.a.v), onlara (güneş tutulması) namazı kıldırdı. Namazda (iftitah) tekbiri aldı. Sonra uzunca (bir zammı sure) okudu. Sonra tekbir alıp rükuya var)dı. Rükuyu, kıyam gibi yada kıyamdan daha fazla uzattı. Sonra başını (rükudan) kaldırırken: 'Semiallâhu limen hamiden' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti) buyurdu. (Doğrulduğunda) uzunca (bir zammı sure) okudu. Bu, ilk kıraatten daha kısa idi. Sonra tekbir al(ıp rükuya var)dı. Rükuyu uzunca yaptı. Bu, ilk rükudan daha kısa idi. Sonra başını (rükudan) kaldırırken: 'Semiallâhu limen hami d eh' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti) buyurdu. Sonra tekbir al(ıp secdeye var)dı. Secdeye, rüku gibi yada rükudan daha fazla uzattı. Sonra tekbir alıp başını kaldırdı. Sonra tekbir alıp secdeye vardı. Sonra tekbir alıp ayağa kalktı. (Kıyamda) uzunca (bir zammı sure) okudu. Bu, İlkinden daha kısa idi. Sonra tekbir al(ıp rükuya var)dı. Sonra bir rüku yaptı. Bu, ilk rükudan daha kısa idi. Sonra başını (rükudan) kaldırırken: 'Semiallâhu limen hamiden' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti) buyurdu. Sonra (bir zammı sure) okudu. Bu, ikinci kıyam*daki ilk kıraatten daha kısa idi. Sonra tekbir al(ip rükuya var)dı. Rükuyu uzunca yaptı. (Bu,) ilk rükudan daha az idi. Sonra tekbir alıp başını (rüku*dan) kaldırırken: 'Semiallâhu limen hami d eh' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitti) buyurdu. Sonra tekbir alıp secdeye vardı. Bu secdesi, ilk secdelerinden daha kısa idi. Sonra teşehhüde oturdu. Sonra selam verdi.

    Cemaatin içerisinde ayağa kalkıp Allah'a hamd etti ve övgüde bulundu. Daha sonra da:

    Güneş ve ay, hiç bir kimsenin ölümü yada hayatı için tutulmaz*lar. Onlar, Allah'ın varlığının delillerindendir. İkisi yada ikisinden biri*si tutulursa, şanı yüce olan Allah'ı anmak üzere namaza koşun!!' bu*yurdu.[1078]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







Benzer Konular

  1. Dünyanın Merak Ettiği Sırlar Bu Raflarda
    Konu Sahibi ~Rûya~ Forum Kültür Sanat Rehberi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 05.Mart.2012, 14:14
  2. TBMM`nin Atatürk`e Armağan Ettiği Altın Alfabe
    Konu Sahibi SongüL Forum Atatürk Köşesi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 16.Aralık.2009, 18:16
  3. Karma Hadisler
    Konu Sahibi SongüL Forum Hz. Muhammed(s.a.v)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Aralık.2009, 11:55
  4. Hadis ve Sünnet Nedemektir? Hadis İlmi ve Terimleri
    Konu Sahibi EKoL Forum Hz. Muhammed(s.a.v)
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 09.Haziran.2009, 11:30
  5. Ezberlenecek kısa hadisler..
    Konu Sahibi EKoL Forum Hz. Muhammed(s.a.v)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Haziran.2009, 11:28

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum sohbet oyun