Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 3 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
Toplam 33 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 30 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #21
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

    NAMAZ BÖLÜMÜ [502]

    1. Namaz Kılarken Safların Duz Ve Doğru Tutulması

    44. Nu'mân b. Beşîr (r.a)'tan rivayet edilmiştir: "Peygamber (s.a.v)'in şöyie buyurduğunu işittim:
    Ya saflarınızı düzeltirsiniz yada Allah yüzlerinizi başka başka ta*raflara çevirir.[503]
    Buhârî ve Müslim, bu hadisi, (bu lafızla) rivayet etmişlerdir. Müslim'in diğer bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) bizjm saflarımızı düzeltir, hatta saflarımızı oklar gibi oluncaya kadar düzeltirdi. Safları düzeltme işine, [504] biz (saf bağlamayı) anla*yıp öğreninceye kadar devam etti. Sonra bir gün (mescide) varıp namaza kalktı. Tam tekbir alacağı sırada göğsü saftan dışarı çıkmış bir adam gördü. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v): Ey Allah'ın kulları! Ya saflarınızı düzeltirsiniz yada Allah yüzle*rinizi başka başka taraflara çevirir' buyurdu.[505]
    Ebu Dâvud, Tirmizî ve Nesâî'de, bu hadisi (bu şekilde) rivayet etmişler*dir,
    Yine Ebu Davud'un bir rivayeti şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) (bif gün) cemaate yönelerek üç defa: 'Saflarınızı dü*zeltiniz1 buyurdu. (Sonra sözüne şöyle devam etti 'Vallahi, ya saflarınızı düzeltirsiniz yada Allah kalplerinizi başka başka taraflara çevirir.
    (Ravi Nu'mân) der ki: Ben, (Resulullah'ın bu sözünden) sonra gördüm ki, herkes omuzunu arkadaşının omuzuna, dizini arkadaşının dizine ve topu*ğunu (da) arkadaşının topuğuna yapıştırıyordu.[506]
    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v), biz namaza kalkınca saflarımızı düzeltirdi. Biz (safla*rımızda iyice) düzelince de tekbir alırdı.[507]

    2. Namaza Sekinet Ve Vakarla Gelmenin Müstehab Olması

    45. Ebu Hureyrc (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Namaz için kamet getirildiğini işittiğiniz zaman, sakin ve ağırbaş*lı bir şekilde (namaz kılmaya) yürüyerek gelin. Hızlı bir şekilde gelme*yin. Namaza yetişebildiğiniz kadarını (imamla birlikte) kılın. Yetişe*mediğiniz kısmı ise (kendiniz) tamamlayın.[508]
    Müslim'in bir rivayeti şu şekildedir:
    Namaz için kamet [509] getirildiği zaman ona koşarak gelmeyin. Sa*kin bir şekilde yürüyerek gelin.[510] Yetişebildiğiniz kadarını (imamla birlikte) kılın. [511]Yetişemediğinizi (kendiniz) tamamlayın.[512]
    Müslim'in diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Namaz için ikamet getirildiği zaman namaza hiç biriniz koşma*sın. Sakin ve ağırbaşlı bir şekilde yürüsün. Yetişebildiğinizi (imamla birlikte) kılın. Yetişemediğinizi ise kaza edin.[513]
    Yine Müslim'in bir rivayetinde, Çünkü sizden birisi, namaz maksadıyla yola çıkarsa namazda sa*yılır ilavesi yer almaktadır.[514]
    3. Namaz Kılan Kimsenin Önünden Geçmenin Haram Olması

    46. Büsr b. Saîd (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Zeyd b. Hâlid el-Cühenî, namaz kılanın önünden geçen kimse hakkında Resulullah (s.a.v)'den ne işittiğini sormak üzere Büsr'ü, Ebu Cuheym'e gön*dermişti. Bunun üzerine EbuCuheym (şunları) söylemişti: Resululiah (s.a.v): Namaz kılanın önünden geçen kimse, ne kadar günah işlediğini bilseydi, kırk.beklemeyi, (namaz kılanın) önünden geçmekten daha ha*yırlı bulurdu' buyurdu.
    Ebu'n-Nadr: '(Ravinin) kırk gün mü, kırk ay mı, yoksa kırk yıl mı? Dedi*ğini bilemiyorum' dedi. [515]
    Tirmizî der ki: "Peygamber (s.a.v)',n şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
    Sizden birinizin yüz yıl durup beklemesi, namaz kılan (din) kar*deşinin önünden geçmesinden [516] daha hayrlıdır.[517]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  2. #22
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    4. Namaz Kılan Kimsenin Sütresi Ve (Önünden Geçilmesi Halinde) Namazın Bozulmaması

    47. Abdullah ibn Abbâs (r.anhümâ)'dan rivayet edilmiştir:
    Ebu's-Sahbâ1 der ki: Biz Abdullah ibn Abbâs'in yanında namazı bozan şeylerden bahsediyorduk. Abdullah ibn Abbâs şöyle dedi:
    Ben ve Abdulmuttalib oğullarından bir çocuk, eşek üzerinde oldu*ğumuz halde namaz kılmakta olan Peygamber (s.a.v)'e (önünden geçe*rek) geldik. Sonra o ve ben, eşekten inip eşeği safların önüne Salıver*dik. (Bunu gören Peygamber) hiç aldırış etmedi. Ve (yine) Abdulmutta*lib oğullarından iki genç kız gelerek safların arasına girdiler. Peygam*ber (s.a.v) bunu da Önemsemedi.[518]
    Ebu Davud'un bu hadisle ilgili başka bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Abdulmuttalib oğullarından iki genç kız gelerek (safların önünde) çe*kişmeye başladılar. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v), bu iki kızı tutup arasını ayırdı.[519]
    Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde, Bunun üzerine Peygamber (s.a.v), birini diğerinden ayırdı. (Fakat) o, kızların bu durumuna önem vermedi" ifadesi yer almaktadır. [520]
    Ebu Davud'un başka bir rivayetinde Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
    Sizden biriniz sütresiz [521] namaz kılarsa, (önünden geçecek) köpek, eşek, domuz, Yahudi, Mecusi ve kadın onun namazını bozar. [522] (Fakat bunlar, sizinönünüzden değü de,) bir iaş atım mesafesi uzaklıktan geçerlerse (o zaman) namazı(nız) tam olur. [523]
    Ebu Dâvud (devamla) der ki: "Abdullah ibn Abbas dedi ki: Bu hadisin, Resulullah (s.a.v)'den geldiğini zannediyorum."
    Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde ise Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
    Hayızlı kadın ve köpek [524] namazı bozar. [525]
    Ebu Dâvud (devamla) der ki: "(Katade'nin ravisi) Şu'be bu hadisi rnerfu olarak (Hz. Peygamber'den) rivayet etmiştir."
    Ebu Davud'un başka bir rivayetinde ise Abdullah ibn Abbâs şöyle dedi:
    Dişi bir eşeğe binerek geldim. O sırada ben ergenlik çağına yaklaşmış*tım. Peygamber {s.a.v) Mina'da [526] cemaatle namaz kılıyordu. Saffın birinin önünden (eşekle) geçtim. Sonra eşekden indikten otlasın diye onu (onların önüne) salıverdim. Kendim de saffa girdim. Hiç kimse bu durumu kötü karşı*lamadı.[527]
    Tirmizî'nin rivayetinde ise Abdullah ibn Abbâs şöyle dedi: [528]
    "Dişi bir eşeğin üzerinde Fadl'ın [529] arkasında idim. Resululah (s.a.v) Mi*na'da sahabüeriyle birlikte (cemaat halinde) namaz kılarken (onların yanına) geldik. Hemen eşekden inerek saffa girdik. Eşek, onların önünden geçti. (Fa*kat) onlar namazlarını bozmadılar.[530]
    Nesâî'nin rivayeti ise şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) Arafat'ta [531] (sahabilerinden oluşmuş) cemaata namaz kıldırırken dişi bir eşeğin üzerinde Fadl ile birlikte (onların yanına) geldik.
    (Daha sonra Abdullah ibn Abbâs, bu manada şöyle bir ifade kulandi Bir saffın önünden geçtik. Sonra eşekden inerek onu otlatmaya salıverdik. Resulullah (s.a.v) (önlerinden geçtiğimizden dolayı) bize hiçbir şey demedi.[532]
    Yine Nesâî'nin diğer bir rivayeti şu şekildedir:
    Katâde der ki: Câbir b. Zeyd'de, namazı neyin bozduğunu sordum. O da: Abdullah îbn Abbâs, (namazı bozan şeylerin) hayızli kadın ve kö*pek olduğunu söylüyordu' dedi.
    Şu'be'de, (bu) hadisi merfu olarak Resulullah (s.a.v)'den rivayet etmiştir. [533]
    Rezîn'in naklettiği rivayette ise şu ifadeler yer almaktadır:
    Biz Abdullah ibn Abbâs'ın yanında namazı bozan şeylerden bahsediyor*duk. Abdullah ibn Abbâs şöyle dedi:
    Ben, insanlar namazda iken dişi bir eşeğin üzerinde geldim ve ot*lanması için onu safların önüne salıverdim. (Fakat) Resulullah (s.a.v) bu duruma hiç aldırış etmedi.
    (Yine) Abdullah ibn Abbâs şöyle dedi:
    İki genç kız, (namaz kıldığı sırada) Resulullah (s.a.v)in önüne ge*lip birbirleriyle çekişmeye başladılar. Resulullah (s.a.v) namazda oldu*ğu halde bu iki kızın arasını ayırdı. Bu iki kız safların arasına girmişti. (Fakat) Resulullah (s.a.v) bu durumu hiç önemsemedi.
    (Yine) Abdullah ibn Abbâs şöyle dedi:
    Ben, Resulullah (s.a.v)'i, önünde sütre olmadığı halde sahrada na*maz kılarken gördüm. Onun önüne salıverilmiş dişi bir eşek ile köpe*ğimiz vardı. (Fakat) Resulullah (s.a.v) bu durumu hiç önemsemedi."
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  3. #23
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    5. Namaza Başlarken Tekbir Almak Ve Elleri Kaldırmak

    48. Abdullah ibn Ömer (r.anhümâ)'dan rivayet edilmiştir:
    "Resululah (s.a.v) namaz kılmaya kalktığı zaman ellerini omuzları hizasına kadar kaldırır. [534] sonra tekbir alırdı. [535] Rükuya gitmek istediği zaman da böyle yapar, rükudan doğrulduğu zaman da böyle yapardı. Başını secdeden kaldırdığı zaman bunu yapmazdı. [536]
    (Hadisin metni, Müslim'e aittir.)
    Bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır;
    Resululah (s.a.v) başını rükudan kaldırdığı zaman ellerini de (omuzlarının hizasına kadar) kaldırır ve Semiallâhu limen hamideh Rabbena ve leke'1-hamd (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitir. Rabbimiz! Hamd, yalnızca sanadır) derdi.[537]
    Bunun benzeri başka bir rivayette ise,
    Resululah (s.a.v) secdeye giderken ve secdeden ba*şını kaldırırken [538] (elleri kaldırma hareketini) yapmazdı" ifadesi yer al*maktadır.[539]
    Buhârî'nin Nâfi'den yaptığı rivayet İse şu şekildedir:
    Abdullah ibn Ömer, namaza başlarken tekbir alır ve iki elini fvu-karıva) kaldırırdı. Rükuya giderken yine ellerim kaldırırdı. Semiallâhu limen hamideh' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitir) dediği zaman da ellerini kaldırırdı, ikinci rek'atten sonra ayağa kalktığı za*man yine ellerini (yukarı) kaldırırdı. Abdullah ibn Ömer, bu fiilleri, Peygamber (s.a.v)'e dayandırdı. [540]
    Ebu Dâvud, Buhârî'nin Nâfi'den yaptığı rivayeti nakledip daha sonra da şöyle der: "Gerçekte bu, Abdullah ibn Ömer'in (kendi) sözüdür. Hz. Peygam*ber (s.a.v)'den merfu [541] olarak rivayet edilmiş bir hadis değildir. Ayrıca bu hadisi, es-Sekafî'de mevku [542] olarak (Abdullah ibn Ömer'den) rivayet etmiş olup bu hadisin içerisinde şu ifade yer almaktadır:
    "İkinci rek'atten (sonra üçüncü rek'ate) kalkarken ellerini gömisle-ri hizasına [543]kadar kaldırırdı."
    Doğru olan da bu (hadisin mevkuf olması)dır.
    Yine Ebu Dâvud (devamla) der ki; Hammâd b. Seleme, bu hadisi Hz. Peygamber (s.a.v)'e dayandırdı. Fakat Eyyûb ile Mâlikfin rivayetlerinde,) ikinci rekatten (sonra üçüncü rekata) kalktığında (ellerini) kaldırdığından bah*setmemişlerdir.
    İbn Cüreyc, bu rivayet hakkında dedi ki: Nâfi'ye: 'Abdullah ibn Ömer, el*lerini iftitah tekbiri alırken mi daha yukarı kaldırırdı, yoksa diğerlerinde mi' diye sordum. O da: 'Hayır, (hepsinde) aynı seviyede (kaldırırdı) dîye cevap verdi. Bunun üzerine ben de: Bana (bunu) işaretle göster' dedim. O da gö*ğüslerine yada biraz daha aşağısına işaret etti.[544]
    Ebu Davud'un diğer bir rivayeti ise şu şekildedir:
    "Peygamber (s.a.v), (ilk) iki rekattan (üçüncü rekata) kalktığı man tekbir alır ve ellerini kaldırırdı.[545]
    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti ise şu şekildedir:
    "Peygamber (s.a.v), namaz kılmaya kalktığı zaman (iftitah tekbiri alırken) ellerini omuzları hizasına kadar kaldırırdı. Sonra tekbir getirip yine aynı şekilde ellerini kaldırır ve rükuya varırdı. Sonra (rükudan) belini doğrultmak isteyince de ellerini omuzları hizasına kadar kal*dırır.[546] sonra 'Semiallâhu limen hamiden' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitir) derdi. Secde(ye eğileceğin) d e (ve secdeden kalka*cağında ise) ellerini kaldırmazdı Namaz bitinceye kadar rükudan önce aldığı her tekbirde ellerini kaldırırdı.
    Yine Ebu Davud'un diğer bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v)'i; namaza başlarken, rükuya varmadan önce ve (başını) rükudan kaldırdığında ellerini omuzlarının hizasına kadar kal*dırırken gördüm. Secdeye vardığında ve iki secde arasında ise ellerini kaldırmazdı. [547]
    Tirmizî'de, Ebu Davud'un naklettiği (721 nolu) hadisi rivayet etmiştir.
    Nesâî ise, ilk (üç) rivayetini [548] Buhârî ile Müslim'in rivayetlerine ve son ri*vayetini [549] ise Ebu Davud'un (720 nolu) rivayetine (uygun bir şekilde) rivayet etmiştir.
    Yine Nesâî'nin (konu ile ilgili) başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) namaza başladığı zaman, rükuya giderken, rü*kudan kalkarken ve ikinci rekattan ayağa kalkınca ellerini omuzlan hi*zasına kadar kaldırırdı. [550]
    Yine Nesâî başka bir rivayetinde Vâsi' b. Habbân yolundan şu şekilde rivayette bulunmuştur:
    Abdulah ibn Ömer'e, Resulullah (s.a.v)'in nasıl namaz kıldığını sordum. Bunun üzerine Abdullah ibn Ömer şöyle dedi:
    (Rükuya) inişinde "Allahu Ekber" ve (rükudan) kalkışında "Allahu Ek-ber" derdi.[551] Sağma selam verirken "es-Selâmu aleykum ve rahmetulah", soluna selam verirken "es-Selâmu aleykum ve rahmetulah" derdi.[552]

    6. Besmeleyi Açıktan Okumama (Gizli Okunması) Meselesi

    49. Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Ben Resulullah (s.a.v), Ebu Bekr, Ömer ve Osman ile birlikte na maz kıldım. (Fakat) bunların hiç birinin (açıktan) (Bismillâhirrahmânirrahîm)'i okuduklarını[553] işitmedim.[554]
    (Hadisin metni, Müslim'e aittir.) Bir rivayet ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v), Ebu Bekr ve Ömer -Allah her ikisinden de razı olsun- ile birlikte namaza hep (Elıamdu liİlâhi Rabbi'l-Âlemîn) ile başlardı.[555]
    Müslim'in bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Ömer, şu kelimeleri açıktan okurdu: (Subhâneke A Hainimin e ve bihamdik ve tebâre-kesmuk ve teâlâ cedduk velâ ilahe ğayruk)
    Evzâî, Katâde'den naklen şöyle der: Katâde, Evzâî'ye Enes'ten naklen şu haberi yazmış: Enes dedi ki;
    Peygamber (s.a.v) ile Ebu Bekr, Ömer ve Osman'ın arkasında namaz kıldım. Bunlar namaza (Elhamdu lillâhi Rabbi'l-Âle*mîn) ile başlarlardı. (Fakat) (Bismillâhirrahmânirrahîm)'i kıraatin başında ve sonunda (açıktan) söylemezlerdi.[556]
    Nesâî, (bu hadisi) birinci rivayetinde, Tirmizî ile Ebu Dâvud ise ikinci ri*vayetinde nakletm iştir.
    Nesâî'nin diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v), Ebu Bekr ve Ömer Allah her ikisinden de razı ol*sun- ile beraber namaz kıldım. Onlar (kıraate) (Elham-du lillâhi Rabbi'l-Âlemîn) ile başlarlardı.[557]
    Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    "Resulullah (s.a.v), bize namaz kıldırdı. (Fakat) Bismillâhirrahmânir-rahînı'i (açıktan) okuduğunu işitmedik.[558]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  4. #24
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    7. Namazda İken (Secde Yerinde Bulunan) Çakıl Taşlarını Düzleme Meselesi

    50. Muaykib (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    Peygamber (s.a.v) secde edeceği yerdeki toprağı düzelten kişi hakkında:
    Eğer yapacaksan, (bari bunu) bir defada yap' buyurdu. [559]
    Bu hadisifn metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. [560] Müslim'in bir rivayeti şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) mescitte meshi (secde yerinde bulunan) çakıl taşları*nı düzleme[561] (işini) zikretti. (Daha sonra da
    Eğer mutlaka yapacaksan, (bari) bir defada yap' buyurdu. [562] Yine Müslim'in başka bir rivayeti de şekildedir:
    Sahabiler Peygamber (s.a.v)'e; namaz (kılarken secde yerinde bulunan çakıl taşlarını) kaldınp atmafnın hükmünü) sordular. Bunun üzerine Peygam*ber (s.a.v):
    Bir defada (kaldırıp atmak gerekir)1 buyurdu. [563]
    Tirmizî'nin rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:
    Resulullah (s.a.v)'e (secde yerinde bulunan) çakıl taşlarını düzleme (işi*ni) sordum. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v): Mutlaka yapman gerekiyorsa, (bari bunu) bir defada yap1buyur*du.[564]
    Ebu Davud'un rivayeti ise şu şekildedir:
    Namazda iken sakın (çakıl taşlarına) el sürme (düzleme). (Fakat) mut*laka yapman gerekirse, o zaman çakıl taşlarını düzeltme (işini) bir defada yap.[565]
    Nesâî'nin rivayetinde ise, Mutlaka yapman ge*rekiyorsa, (bari bunu) bir defada yap" ifadesi yer almaktadır.[566]
    8. Rüku Sırasında Elleri Dizlerin Üzerine Koymak Ve Avuçları Birbiri Üzerine Kapamanın Hükmünün Kaldırılması

    51. Ebu Ya'fûr Abdurrahman ibn Ubeyd'den rivayet edilmiştir: (Ebu Ya'fûr der ki): Mus'ab ibn Sa'd'ın şöyle dediğini işittim: Ben, (bir defasında) babam Sa'd ibn Ebi Vakkâs'ın yanında namaz kıldım. Rükuda iki avucumu biribirine yapıştırdıktan sonra o vaziyette ellerimi iki diziminin arasına koydum.[567] Babam, beni bundan nehyedip:
    Önceleri biz bunu yapardık. (Fakat sonr bundan) nehyolunduk ve ellerimizi dizlerimizin üzerine koymakla emrolunduk' dedi. [568]

    9. Akşam Namazında Kıraat

    52. Ümmü Fadl binti'l-Hâris [569] (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir: "Akşam namazında Peygamber (s.a.v)'i And olsun ki birbiri ardınca gönderilenlere [570](dîye başlayan Mürselât suresini) okurken İşittim, Bundan sonra artık Allah onun ruhunu alın*caya kadar bize (hiç) namaz kıldırmadı. [571] (Birinci rivayet)
    (Müslim'in) bir rivayetinde, (s.a.v), bundan sonra Allah onun ruhunu alıncaya kadar (bir da Wıber maz kılmadı" ifadesi yer almaktadır.[572]
    Başka bir rivayette ise Abdullah İbn Abbâs şöyle der:
    Ümmü Fadl, Abdullah ibn Abbâs'ı
    And olsun birbiri ardınca gönderilenlere [573] (diye başlayan Mürselât sUresinij okurken işitmiş. Bunun üzerine Abdullah ibn Abbâs'a:
    Ey oğulcuğum! Vallahi sen bu sureyi okuyuşunla benim hafızamı tazeledin. Bu sure, ResuluHah (s.a.v)'i son defa akşam namazında oku*duğunu işittiğim suredir' demişti. [574] (İkinci rivayet)
    Bu hadisifn metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir.[575] İmam Malik ve Ebu Davud ise ikinci rivayeti nakletmiştir.[576] Tirmizî'nin rivayetinde ise Ümmü Fadl şöyle der:
    "ResuluHah (s.a.v) (ölümüne yakın) hastalığı sırasında başını sar*mış olarak bizim için (yatağından kalkıp) gelip akşam namazını (evin*de) kıldırdı ve (namaz sırasında) "Mürselât" suresini okudu. Bundan sonra Allah'a kavuşuncaya kadar (bir daha) akşam namazını [577] kıla*madı. [578]
    Nesâî'nin rivayetinde ise Ümmü Fadl şöyle der:
    Resulullah (s.a.v), evinde, bize (vefatından önce) akşam namazım kıldırdı ve (namaz sırasında) "Mürselat" suresini okudu. Bundan sonra ruhu alınıncaya kadar (bize) bir (daha hiç) namaz kıldırmadı.[579]

    10. Yatsı Namazında Kıraat

    53. Berâ ibnu'1-Âzib (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    Peygamber (s.a.v) bir seferde idi. Yatsı namazını son (vaktinde) [580] kıldı. (Namazın) iki rekatinden birinde "ve't-Tîni ve'z-Zeytûni" suresini okudu. (Bu zamana kadar) ses yada kıraat yönünden ondan (daha gü*zel sesli yada ondan daha güzel okuyuşlu) hiç kimseyi dinlemedim. [581] Bu hadisi(n metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. [582] Ebu Dâvud ile Nesâî'nin rivayeti, ve Tîn ifadesiyle bitmektedir, Tirmizî ile Nesâî'nin rivayetinde şu ifade yer almaktadır:
    "Resulullah (s.a.v) ile birlikte yatsı namazını kıldım. Bu namaz sırasında "ve't-Tîni ve'z-Zeytûni [583] suresini okudu. [584]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  5. #25
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    11. Fatiha Süresini Okumanın Vacip Olması

    54. Übâde ibmı's-Sâmit (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Resuluilah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    (Namazda) Fatiha suresini okumayan [585] kimsenin namazı yok*.[586]
    (Hadisin ravisi) Süfyân der ki: Fatiha'ya ek olarak bir miktar daha Kur'an okumak) yalnız başına namaz kılan içindir.[587]
    Nesâîde ise, "(Fatiha'ya) ek olarak (bîr miktar daha Kur'an okumak)" ilavesi vardır.[588]
    12. İmamlığa En Layık Olan Kimse

    55. Mâlik ibnu'l-Huveyris (r.a)'dan rivayet edilmiştir: "Bizler, (yaşça) birbirine akran gençler Peygamber (s.a.v)'in yanına gel*dik. Onun yanında yirmi gün yirmi gece kaldık. Resuluilah (s.a.v) çok mer*hametli ve çok yumuşak huylu birisiydi. Ailelerimizi özlediğimizi anlayınca, geride kimleri bıraktığımızı sordu. Biz de ona (geride bıraktığımız kimseleri) haber verdik. Bunun üzerine Resuluilah (s.a.v):
    Haydi ailelerinizin yanına geri dönün. Onların içerisine yerleşin. Onlara (burada öğrendiğiniz hususları) öğretin ve onlara, filanca na*mazı filanca vakitte ve filanca namazı da filan vakitte kılmalarım em*redin. Namaz vakti geldiğinde içinizden biri size ezan okusun. (Yaşça) daha büyük olanınız ise size imam olsun buyurdu. [589]
    Bu hadisi(n metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. [590]
    Buhârî'nin bir rivayetinde, Benim namaz kıldığım gibi namaz kılın" ifadesi yer almaktadır. [591]
    Müslim ise bu hadisi kısa bir şekilde şöyle rivayet etmiştir:
    Ben ve bir arkadaşım, Peygamber (s.a.v)'in yanına geldik. (Onun ya*nından ailemizin yanına geri dönmek istediğimiz zaman) bize:
    Namaz vakti geldiği zaman ezanı okuyun. Sonra kamet getirin. (Yaşça) daha büyük olanınız size imam olsun' [592]buyurdu. [593]
    Yine Müslim'in bir rivayetinde, Bu iki genç kı*raat [594] hususunda da birbirine yakın idiler" ilavesi yer almaktadır.[595]
    Nesâî'nin kısa bir şekilde naklettiği rivayette Mâlik ibnu'I-Huveyris şöyleder:
    Ben ve amcamın oğlu, (başka bir defada ise, ben ve bir arkadaşım} Peygamber (s.a.v)'in yanına geldik. (Onun yanından ailemizin yanına geri dönmek istediğimiz zaman bize):
    Yolculuğa çıktığınız zaman ezan okuyun, kamet getirin [596] (yaşça) büyük olanınız size imam olsun1 buyurdu.[597]
    Tirmizî ile Ebu Davud'un rivayeti de bu şekilde kısadır.
    Tirmizî'nin rivayetinde, Ben ve amcamın oğlu" ifadesi yer almaktadır. [598]
    Ebu Davud'un başka bir rivayetinde ise, Biz ilim [599] bakımından (o sırada) birbirimize çok yakındık" ilavesi yer al*maktadır. [600]
    13. (Mescide Girildiği Zaman İki Rekat) Tahiyyatu'l-Mescid Namazı Kılmanın Müstehab Olması

    56. Katâde (r.a)'dan rivayet edilmiştir: Resululfah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    "Sizden biriniz mescide girdiğiniz zaman oturmadan önce iki re*kat namaz kılsın.[601]
    Bu hadisifn metnini, bir topluluk rivayet etmiştir.
    Ebu Davud'un rivayetinde, iki rekat namaz kılsın" ifadesi yer almaktadır. [602]
    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayetinde, Bundan sonra isterse otursun, isterse (bir) ihtiyacı için (çıkıp) gitsin" şu ilave yer almaktadır. [603]
    Buhârî ile Müslim'in başka bîr rivayetinde Katâde şöyle der:
    "Mescide girdim. Resulullah (s.a.v) cemaatin arasında oturuyordu. Ben de oturdum. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):
    Oturmadan önce iki rekat namaz kılmaktan seni ne alıkoydu?' buyurdu. Ben de:
    Ey Allah'ın resulü! Seni otururken gördüm. Cemaat de oturuyor*du. (Bunun için iki rekat namaz kılmadım)' dedim. Bunun üzerine Resu*lullah (s.a.v)
    Öyleyse sizden biriniz mescide girdiği zaman iki rekat kılmadan [604] oturmasın' buyurdu. [605]
    14. Ezan Lafızlarının İkişer İkişer Ve Kamet Lafızlarının İse Birer Birer Okunması

    57. Enes ibn Mâlik (r.a)'dan rivayet edilmiştir:
    "İnsanlar çoğalınca, namaz vaktini tanıyacakları bir şeyle (insan*lara) bildirmeyi konuştular. Kimi bir ateş tutuşturmayı yada kimi de bir çan çalmayı teklif ettiler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v), Bilâle; ezanı (n lafızlarını) İkişer ikişer ve kameti(n lafızlarını) da birer birer [606] okumasını emretti. [607]
    (Hadisin lafzı, Buhârîye aittir.)
    Bir rivayette ise, Yalnız 'kad kameti's-salâtu' lafzı müstesna (ki bu iki defa söylenir)" ifadesi yer almaktadır.[608]

    15. Ezan Okunurken Müezzini İşittiği Zaman Kişinin Ne Demesi Gerektiği Meselesi

    58. Ebu Saîd el-Hudrî (r.a)'dan rivayet edilmiştir:
    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    Ezan sesi duyunca, müezzinin dediğini [609] siz de söyleyin.[610]
    Bu hadisi(n metnini), bir topluluk rivayet etmiştir.
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  6. #26
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    16. Sehiv Secdesi

    59. Abdullah ibn Mes'ud (r.a)'dan rivayet edilmiştir:
    Peygamber (s.a.v) namaz kıldırdı. Fazla yada eksik (namaz kıldır*dı). Bazı raviler (bu konuda) şüphe etti. Doğrusu, Peygamber (s.a.v)'in fazla kıldırmasıdır- Selam verince, ona:
    Ey Allah'ın resulü! Namaz hakkında yeni bir şey mi var?1 denildi. Resulullah:
    Ne oldu?' buyurdu. (Orada bulunan sahabiler
    Namazı şöyle şöyle kıldın' dediler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) hemen bacaklarını bükerek kıbleye karşı oturdu ve iki secde yaptı. Sonra selam verdi. Sonra yüzünü bize çevirip:
    Gerçekten namaz hakkında yeni bir şey olsaydı, ben onu size haber verirdim. Fakat ben de ancak (ve ancak) bir insanım. Sizin gibi ben de unuturum. Bununla birlikte bir şeyi unuttuğumda hemen bana hatırlatın! Biriniz namazında şüphe ederse (kaç rekat kıldığı ile ilgili) doğruyu araştırıp namazını onun üzerine tamamlasın. Sonra da İki secde yapsın' buyurdu. [611]
    Başka bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır: (Sahabiler
    Namazı beş rekat kıldın' dediler.
    Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) kıbleye döndü ve iki secde yaptı. Sonra da selam verdi. [612]
    Bu hadisi(n metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. Diğer bir rivayet ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v), iki sehiv secdesini [613] selam [614] ve kelamdan [615] sonra yaptı. [616]
    Müslim, bunun benzeri bir hadisi kısa bir şekilde Abdullah ibn Mes'ud dan şöyle rivayet etmiştir:
    Resulullah (s.a.v) bize beş (rekat) namaz kıldırdı. Bunun üzerine biz:
    Ey Allah'ın resulü! Namaza (bir şey mi) ilave edildi1534 dedik. Bu*nun üzerine Resulullah (s.a.v):
    Ne oldu?1 buyurdu. (Sahabiier
    Namazı beş (rekat) kıldırdın' dediler. Resulullah (s.a.v):
    Ben de ancak (ve ancak) sizi gibi bir insanım. Sizin hatırladığı*nız gibi hatırlar, unuttuğunuz gibi ben de unuturum [617] buyurdu. Sonra iki sehiv secdesi yaptı.[618]
    Yine Müslim'in daha önce geçene benzeyen başka bir rivayeti, Hz. Pey*gamber (s.a.v)'den naklen §u şekildedir:
    Doğruyu bulmak için bunların hangisinin daha layık olduğuna bir baksın. [619]
    Yine Müslim'in diğer bir rivayetinde Doğ*ruyu bulmak için bunların hangisinin daha layık olduğuna bir baksın"
    ifadesi yer almaktadır. [620]
    Yine Müslim'in başka bir rivayetinde; Hasan b. Ubeydullah yoluyla İbra*him'b. Süveyd'in şöyle dediği geçmektedir:
    Aikame bize öğle namazını beş rekat kıldırdı. Selam verince, (namazda*ki) cemaat:
    Ya Eba Şîbil! Namazı beş rekat kıldırdın'dediler. Aikame:
    Hayır! Ben (bunu) yapmadım' dedi. Cemaat:
    Evet! (Yaptın)' dediler.
    (Hadisin ravisi İbrahim b. Süveyd der ki Çocuk olduğum halde ben de cemaatin tarafında idim. Ben dahi:
    Evet! Beş rekat namaz kıldırdın' dedim. Aikame, bana:
    Ey şaşı gözlü sende mî bunu söylüyorsun?' dedi. Ben de:
    Evet!' cevabını verdim.
    Bunun üzerine Aikame kıbleye dönüp iki secde yaptı. Sonra da selam verdi. Daha sonra da şöyle dedi: Abdullah ibn Mes'ud şöyle dedi ki:
    Resulullah (s.a.v) bize beş rekat namaz kıldırdı. Namazı bitirin*ce, cemaat kendi arasında kargaşalık çıkardı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):
    Ne oluyor size?' buyurdu. Cemaat:
    Ey Allah'ın resulü! Acaba namaza (bir şey mi) ilave edildi' dedi*ler. 'Resulullah (s.a.v) :
    Hayır!' diye cevap verdi. Cemaat:
    Doğrusu beş rekat namaz kıldırdında...' dediler. Bunun üzerine
    Resulullah (s.a.v) kıbleye döndü ve iki secde yaptı. [621] Sonra selam ver*di. [622]Sonra da:
    Ben de ancak (ve ancak) sizi gibi bir insanım. Sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum' buyurdu.[623]
    Yine Müslim'in bir rivayetinde, Sizden bîriniz (kaç rekat namaz kıldığını) unuttuğu zaman iki secde yapsın"
    ilavesi yer almaktadır. [624]
    Yine Müslim'in konu ile ilgili başka bir rivayeti şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) bize namaz kıldırdı. Ya fazla kıldırdı yada eksik kıldır*dı. (Hadisin ravisi İbrahim der ki: Bu şüphe, benden kaynaklanmaktadır.) Selam verince, ona:
    Ey Allah'ın resulü! Namaza bir şey mi ilave edildi?' diye soruldu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):
    Ben de ancak' (ve ancak) sizi gibi bîr insanım. Sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Sizden biriniz (kaç rekat namaz kıldığını) unut*tuğu zaman oturduğu yerden iki secde yapsın' buyurdu.
    Daha sonra Resulullah (s.a.v) (kıbleye) dönüp iki secde yaptı. [625]
    Ebu Dâvud ve Nesâî, Buhârî ile Müslim'in irtifak ederek rivayet ettikleri (en başta gelen hadisin metnini) rivayet etmişlerdir. [626]
    Yine Nesâî, Müslim'in rivayet ettiği bir hadisi(n metnini) de rivayet etmıştır. [627]
    Nesâî'nin buna benzer başka bir rivayetinde, Öğle namazını [628] kıldırdı" ifadesi yer almaktadır. [629] Tirmizfnin rivayeti ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) öğle namazını beş (rekat) kıldırdı. Ona:
    Namaza (bir şey mi) ilave edildi?' denildi. Bunun Peygamber (s.a.v) selam verdikten sonra iki secde [630] yaptı.[631]
    Tirmizî'nin başka bir rivayeti ise şu şekildedir:
    "Peygamber (s.a.v) konuştuktan sonra sehiv secdesi yaptı. [632]
    Ebu Dâvud ile Nesâi, Tirmizî'nin ilk rivayeti(ne uygun bir metinle bu ha*disi) rivayet etmişlerdir.
    60. Ebu Hureyre {r.a)'dan rivayet edilmiştir:
    Resulullah (s.a.v) ikinci rekattan ayrıldı. Bunun üzerine Zu'I-Yedeyn, Resulullah (s.a.v):
    Ey Allah'ın resulü! Namaz kısaltıldı mı, yoksa unuttun mu?' dedi. Resulullah (s.a.v):
    Zu'1-Yedeyn doğru mu söylüyor?' buyurdu. İnsanlar:
    Evet, doğru söyledi1 dediler.
    Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) kalktı ve son iki rekatı da kıldır*dı. Sonra slam verdi. Sonra tekbir alıp secdeye vardı. Her zamanki secdesi kadar yada daha uzun müddet secdede kaldı. Sonra başını kaldırdı.[633]
    (Hadisin metni, Buhârî'ye aittir.)
    Seleme b. Alkame'den gelen rivayette şu ifade yer almaktadır:
    Muhammed ibn Sîrîn'e Sehiv secdelerinde teşehhüd var mıdır' diye sordum. O da: - 'Ebu Hureyre hadisinde teşehhüd yoktur' diye cevap verdi.[634]
    Buhârî'nin diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) öğle yada ikindi namazlarından birini kıldırdı. - (Hadisin ravisi) Muhammed ibn Şîrîn: Zannimm çoğu ikindi namazı ol*masıdır' der. - Peygamber (s.a.v) iki rekat kıldırdıktan sonra selam ver*di. Ondan sonra mescidin önündeki bir tahta parçasına doğru kalkıp elini onun üzerine koydu. Bu cemaatin içinde; Ebu Bekr ile Ömer de vardı. Bu ikisi, (konu ile ilgili) Peygamber (s.a.v) ile konuşmaktan çe*kindiler. (Bazı) insanlar hızlı bir şekilde (mescitten) çıkıp (birbirleri*ne):
    Namaz kısaltıldı mı?' diye sordular. (Bu cemaatin içerisinde yine) Peygamber (s.a.v)'in 'Zu'1-Yedeyn [635] (iki el sahibi) adını verdiği bir kişi vardı. Bu kişi:
    (Ey Allah'ın resulü!) Namaz kısaltıldı mı, yoksa unuttun mu?' de*di. Resululiah (s.a.v):
    Unutmadım, (namaz da) kısaltılmadı' buyurdu. Zu'1-Yedeyn:
    Evet! Unuttun' dedi.
    Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) (kalkıp) iki rekat (daha) kıldırdı. Sonra selam verdi. Sonra tekbir alıp secdeye vardı. Her zamanki secdesi kadar yada daha uzun müddet secdede kaldı. Sonra başını kaldı*rıp tekbir aldı. Sonra başım yere koydu. Sonra tekbir alıp yine (ilk) secde de yaptığı kadar yada daha uzun bir müddet secde yaptı. Sonra başını (secdeden) kaldırıp tekbir aldı. [636]
    Yine buna benzer bir rivayetin içerisinde, Mescidin kıble tararında duran bir hurma kütüğüne doğru gelip kızgın bir tavırla [637] ona dayandı" ifadesi yer almaktadır.[638] Yine bu rivayetin içerisinde şu ifade de yer almaktadır:
    Zul-Yedeyn:
    Ey Allah'ın resulü! Namaz kısaltıldı mı, yoksa unuttun mu?' de*di. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) sağa ve sola bakıp:
    Zu'1-Yedeyn ne diyor?' buyurdu. (Sahabiler
    Zu'1-Yedeyn doğru söylüyor. Çünkü (dört rekat namaz kıldıraca*ğına) sadece iki (rekat) namaz kıldırdın' dediler.
    Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) iki (rekat) namaz kıldı ve selam verdi. Sonra tekbir alıp secde etti. Sonra yine tekbir alıp (başını sec*deden) kaldırdı. Sonra tekbir alıp secdeye gitti. Sonra yine tekbir alıp (başını secdeden) kaldırdı.
    (Hadisin ravisi Muhammed ibn Şîrîn) der ki: İmrân b. Husayn'dan haber aldığıma göre, o: '(Peygamber başını secdeden kaldırdıktan sonra) selam verdi'demiştir.[639]
    Bu hadisifn metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. Buhârî'nin başka bir rivayetinde ise Ebu Hureyre şöyle der:
    Peygamber (s.a.v) Öğle namazını iki rekat kıldırdı. Ona: İki rekat kıldırdın' denildi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) iki rekat (daha) namaz kıldırdı. Sonra selam verdi. Sonra iki secde yaptı.[640]
    Peygamber (s.a.v) öğle yada ikindi namazını kıldırıp (ikinci re-katten sonra yanılarak) selam verdi. Bunun üzerine Zu'1-Yedeyn, Pey*gamber (s.a.v):
    Ey Allah'ın resulü! Namaz kısaltıldı mı?' dedi. Bunun üzerine Pey*gamber (s.a.v), sahabilerine:
    Zu'1-Yedeyn'İn söylediği şey doğru mu?' diye sordu. Onlarda:
    Evet' diye cevap verdiler.
    Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) son iki rekatı da kıldırdı. Sonra (yanılmadan dolayı) iki secde yapü.
    Sa'd ibn İbrahim der ki: Ben, Urve ibnu'z-Zübeyr'i gördüm. O, akşam namazını iki rekat kıldırdı ve (yanılmadan dolayı) iki secde yaptı. Ve: 'Ben, Peygamber (s.a.v)'in (yanılmadan dolayı namazın sonunda iki secde) yaptı*ğını böyle gördüm1 dedi. [641]
    Müslim'in ravisi şöyle der:
    Ebu Hureyre'yi şöyle derken işittim:
    Resulullah (s.a.v) bize ikindi namazını kıldırıp ikinci rekatte(n sonra yanılarak) selam verdi. Bunun üzerine Zu'1-Yedeyn, ayağa kalkıp:
    Ey Allah'ın resulü! Namaz kısaltıldı mı, yoksa unuttun mu?1 dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):
    Bunların hiçbiri olmadı' buyurdu. ZuYedeyn: Hayır, Ey Allah'ın resulü! Bunlardan biri muhakkak oldu' dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v), cemaate dönüp:
    Zu'1-Yedeyn doğru mu söylüyor?' buyurdu. Cemaat:
    Evet, Ey Allah'ın resulü!' dediler.
    Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) namazdan kalan mikdan tamam*ladı. Selam verdi. Daha sonra da oturduğu yerden iki secde [642] yapü.[643]
    Yine Müslim'in başka bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) bize öğle namazım iki rekat kıldırıp (yan il arak) selam verdi. Bunun üzerine Süleym oğullarından birisi gelip ona:
    Ey Allah'ın resulü! Namaz kısaltıldı mı, yoksa unuttun mu?' de*miş ve hadisi rivayet etmiş. [644]
    Ebu Davud'un rivayetinde ise Ebu Hureyre şöyle der:
    Resulullah (s.a.v) bize iki aşiyy'den, öğle veya ikindi namazla*rından birini kıldırdı. İkinci rekaü kıldırırken (yanılıp) selam verdi. Sonra mescidin Ön tarafında bulunan tahtanın yanında durup ellerini birbiri üstüne gelecek şekilde o tahtanın üzerine koydu. Yüzünde hid*det (belirtileri) görülüyordu. Bu sırada "namaz kısaldı, namaz kısaldı" diyerek aceleyle mescitten çıkanlar oldu. Cemaatin içerisinde Ebu Bekr ile Ömer de vardı. Fakat bu ikisi, (konu ile ilgili) Resulullah (s.a.v)'e bir şey söylemekten çekindiler. Bu esnada Resulullah (s,a.v)'in "Zu'1-Yedeyn" adını verdiği bir adam kalkıp:
    Ey Allah'ın resulü! Unuttun mu, (yoksa) namaz kısaltıldı mı?1 de*di. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):
    Unutmadım, (namaz da) kısaltılmadı' buyurdu. Zu'1-Yedeyn:
    Evet! Unuttun' dedi.
    Bunun üzerine Resulullah (s.a.v), cemaate dönüp:
    Zu'1-Yedeyn doğru mu söylüyor? buyurdu. Cemaat:
    Evet' diye işarette bulundular.[645]
    Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) yerine dönüp kalan iki rekatı kıl*dırdı. Sonra selam verdi. Tekbir aldı, her zamanki secdesi kadar yada ondan daha uzun secde yapıp başını (secde yerinden) kaldırdı. Tekrar tekbir aldı, normal secdesi kadar yada ondan daha uzunca bir secde daha yaptı. Sonra (başını secde yerinden) kaldırdı ve takbir aldı. (Hadisin ravisi Eyyûb) der ki: Muhammed'e: '(Peygamber) yanılmada selam verdi mi?' denildi. O da: 'Bunu, Ebu Hureyre'nin söylediğini hatırla*mıyorum, fakat İmran b. Husayn'ın "Sonra selam verdi" dediğini haber al*dım' dedi. [646]
    Ebu Dâvud bununla ilgili olarak şöyle der:
    Hammâd'm (bundan önceki) hadisi daha tamdır. (Hadisin ravisi Mâlik önceki hadisteki) Bize" sözünü söylemeden ResuluIIah (s.a.v) namaz kıldırdı" dedi. İşaret ettiler" sö*zünü İnsanlar: 'Evef dediler" şeklinde ifade etti. (Hadisin ravisi Mâlik rivayetine şöyle devam etti Sonra (başını secde yerinden) kaldırdı" (dedi, fakat) Tekbîr aldı. Sonra (sehiv secdesi için) tekbir aldı ve diğer secdeleri kadar veya onlardan daha uzun secde etti ve sonra (başım secde ye*rinden) kaldırdı" demedi."
    (Mâlik'in) hadisi (bu şekilde) tamamlandı. Bundan sonrasını zikretmedi.
    Ebu Dâvud (devamla) der ki: Hammâd b. Zeyd dışında hadisin ravi-Ierinden hiçbirisi tekbir aldı" sözü ile İşaret ettiler" sözünü, söylemedi. [647]
    Ebu Davud'un bu manada başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Ebu Hureyre: "ResuluIIah (s.a.v) bize namaz kıldırdı (diye baş*layıp) "İmrân b. Husayn'ın: Sonra selam verdi" dediği bana haber verildi' cümlesinin sonuna kadar tamamen Hammâd (bir önceki) hadisinin manasını (nakletti).
    (Hadisin ravisi Seleme devamla) dedi ki: (Muhammed ibn Sîrîn'e Teşehhüd de (zikredildi mi)? dedim. O da: 'Teşehhüd hakkında bir şey işitmedim, fakat bana teşehhüdünde bulunmuş olması daha uygun geliyor' dedi.
    (Seleme, Hammâd'ın hadisinde zikredilen) "ResuluIIah ona 'Zu'l-Yedeyn' adını vermişti" ifadesini, "işaret ettiler" ifadesini ve "(Resulullah'ın yüzünde) hiddet (vardı) ifadesini zikretmedi. [648]
    Yine Ebu Davud'un bu hadisle ilgili başka bir rivayetinde,
    Allah kendisine kesin olarak bildirinceye kadar ResuluIIah (s.a.v) sehiv secdelerini yapmadı" ifadesi yer almakta*dır.[649]
    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Bilahare selam verdikten sonra sehiv secdelerini[650] yaptı. [651]
    Yine Ebu Davud'un diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) sehiv secdelerini yaptı. [652]
    Tirmizî, Buhârî ile Müslim'in ittifak ederek rivayet ettikleri (birinci rivaye*ti) nakletmişlerdir. [653]
    Yine Tirmizî'nin kısa olarak rivayet ettiği diğer bir rivayet ise şu şekilde*dir:
    Peygamber (s.a.v) sehiv secdesini selamdan sonra yaptı. [654]
    Nesâî'de, bu hadisi; Buhârî, Müslim ve Ebu Dâvud'da (geçen bazı riva*yetlere uygun bir şekilde) rivayet etmiştir.[655]
    Yine Nesâî'nin diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v,) Zu'1-Yedeyn günü, selamdan sonra iki secde yaptı. [656]
    Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v), namazda yanıldığını zannederek selamdan sonra sehiv secdesi yapü.[657]
    Yine Nesâî'nin diğer bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v), oturduğu halde sehiv secdelerini yaptı. Sonra da selam verdi.[658]
    Yine Nesâî'nin bir başka rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v), selamdan önce ve selamdan sonra hiçbir za*man secde etmedi.[659]
    61. Abdullah ibn Mâlik ibn Bu hay ne (r.a)tan rivayet edilmiştir:
    "Resulullah (s.a.v), öğle namazının ilk iki rekatından sonra, arala*rında (teşehhüd için) oturmadan (direkt üçüncü rekat için) ayağa kalk*tı. Namazını tamamladığında, iki secde yaptı. Daha sonra bu iki sec*denin ardından selam verdi. [660]
    (Hadisin lafzı, Buhârî'ye aittir.) (Buhârî'nin) diğer bir rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:
    Resulullah (s.a.v), bize namazların birinden iki rekat kıldırdı. Sonra (birinci teşehhüde) oturmadan (üçüncü rekat için) ayağa kalktı. Cemaat de, onunla birlikte ayağa kalktı. Resulullah (s.a.v) namazını tamamladığında, biz selam vermesini beklerken, o, selam vermeden önce (Allahu Ekber diye) tekbir alıp oturduğu halde (yanılmadan dola*yı) iki secde yaptı, sonra da selam verdi. [661]
    Yine Buhârî'nin buna benzer bir rivayeti şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v), bize namaz kıldırdı. (İlk teşehhüde) oturmadan önce ilk iki rekattan (üçüncü rekat için) ayağa kalktı. Namazına de*vam etti. Namazını tamamladığında, cemaat, onun selam vermesini beklerken, o, selam vermeden önce tekbir alıp secde yaptı. Sonra ba*şını (secde yerinden) kaldırdı. Sonra tekbir alıp secde yaptı. Sonra ba*şını (secde yerinden) kaldırıp selam verdi. [662]
    Yine Buhârî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v), öğle namazının (ilk teşehhüdünde) oturması gerekirken (üçüncü rekat için) ayağa kalktı. Namazını tamamlayınca, selam vermeden önce oturduğu yerde her secde için tekbir alıp iki sec*de yaptı. Cemaat da, Peygamber (s.a.v)'in unuttuğu oturmanın te*şehhüdün) yerine onunla birlikte bu iki secdeyi yaptı. [663]
    Bu hadisi{n metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir.
    Ebu Dâvud'da, (en baştaki hadisin) bir benzerini rivayet etmiştir. Fakat bu rivayetinde "öğle namazı" ifadesini belirtmemiştir. [664]
    Yine Ebu Dâvud, bu manada başka bir hadis daha rivayet etmiş ve da*ha sonra da, "Bizden ayakta (kıyamda) iken tahiyyat (duası) okuyan kimseler vardı" sözünü ilave etmiştir. [665]
    Tirmizî'nin rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:
    Peygamber (s.a.v), öğle namazının (ilk teşehhüdünde) oturması gerekirken (üçüncü rekat için) ayağa kalktı. Namazını tamamlayınca, selam vermeden önce oturduğu yerde her secde için tekbir alıp İki sec*de yaptı. Cemaat da, Peygamber (s.a.v)'in unuttuğu oturmanın (te*şehhüdün) yerine onunla birlikte bu iki secdeyi yaptı. [666]
    Nesâî, Tirmizî'nin rivayetine (benzeyen bir hadisi) rivayet etmiştir. [667] Yine Nesâî'nin bir rivayeti şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v), namaz kıldırdı. İkinci rekattan sonra oturmak isterken ayağa kalkıp namazına devam etti. Namazın sonuna gelince, selam vermeden önce iki defa secde etti. Sonra da selam verdi. [668]
    Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v), namaz kıldırdı. İkinci rekatta(n sonra) ayağa kalktı. (Bunun sahabiler, uyarma mahiyetinde ona) tesbihde bulundu*lar. [669] (Fakat o) namazına devam etti. Namazı bitirince, selam verme*den önce iki defa secde etti. Sonra da selam verdi. [670]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  7. #27
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    17. Sıcak Yada Soğuk Zamanlarda Elbise Üzerine Secde Yapmanın Caiz Olması

    62. Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Biz, Peygamber (s.a.v) ile birlikte sıcağın aşın olduğu zamanlarda namaz kılardık, (içimizden) bîrimiz, (aşırı sıcaktan dolayı) yüzünü yere koymaya güç yetiremediğinde, elbisesini (yere) serip onun üzerinde secde ederdi.[671]
    Nesâî'nin rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:
    Biz, öğlen sıcaklarında Peygamber (s.a.v)'in arkasında namaz kıl*dığımız zaman, sıcaktan korunmak için elbiselerimizin üstünde sec*de [672] yapardık. [673]

    18. Her İki Ezan Arasında Bîr Namaz Olması

    63. Abdullah ibn Muğaffel (r.a)'tan rivayet edilmiştir: "Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu:
    Her iki ezan arasında bir namaz vardır. [674] Her iki ezan arasında bir namaz vardır. Üçüncüsünde, 'dileyen kimse için (her iki ezan ara*sında bir namaz vardır)' buyurdu.[675]
    Bu hadisi(n metnini) bir topluluk rivayet etmiştir.
    Bu ifade; Tirmizî'de bir defa, Ebu Davud'da ise iki defa geçmektedir.
    19. Namazdaki "Amin" Sözü

    64. Ebu Hurcyrc (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
    İmam, "Amin" dediği zaman, siz de "Amin" deyiniz. Çünkü kimin "Amin" demesi, meleklerin "Amin" demesi (vakti)ne denk gelirse, o ki*şinin geçmiş günahları bağışlanır. [676]
    (Hadisin ravisi) İbn Şihâb dedi ki: "Resulullah (s.a.v)'de "amin" derdi." Bu hadisi(n metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. [677] Buhârî'nin rivayetinde Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
    (Namazda Kur'an) okuyan kimse, "Amin" dediği zaman siz de "Amin" deyiniz. Çünkü kimin "Amin" demesi, meleklerin "Amin" demesi (vakti)ne denk gelirse, o kişinin geçmiş günahları bağışlanır.[678]
    Buhârî'nin başka bir rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:
    Sizden birisi (namazda) "Amin" dediği zaman, melekler de gökte "A-min" deseler ve bunların her ikisi(nin söylemiş olduğu bu "Amin" sözü) bir*birine denk gelirse, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.[679]
    Müslim'de (buna benzer) bir rivayeti nakletmiştir. [680]
    Yine Buhârî'nin diğer bir rivayetinde.Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmak*tadır:
    İmam (namazda): Gayri'l-mağdûbi aley*him vele'd-dâllîn1 dediği zaman, siz de "Amin" deyiniz. Çünkü her kimin Amin" sözü, meleklerin "Amin" demesi (vakti)ne denk gelirse, o kişinin geçmiş günahları bağışlanır.[681]
    Müslim'in bir rivayetinde Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
    (Namazda Kur'an)"okuyan kimse, Gayril-mağdûbi aleyhim vele'd-dâllîn' dediği zaman, arkasında bulunan kimse de: "Amin" der ve o kimsenin (bu) sözü, gök halkının ("Amin") sözüne denk gelirse, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.[682]
    Ebu Dâvud ile Nesâî; birinci, üçüncü ve dördüncü ve Tirmizî'de birinci rivayeti nakletmiştir.
    20. Namaz Kılınan Yerde Namazı Bekleme

    65. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    Sizden biri, namaz, kendisini (namaz kıldığı yerde) alıkoyduğu müddetçe namaza devam etmiş olur. (Çünkü) o kimseyi ailesine dön*mekten alıkoyan şey, namazdan başka bir şey değildir. [683]
    Bu hadisifn metnini,) Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. [684]
    Buhârî'nin rivayet ettiği hadisin başında, Müslim'in aynı senedle rivayet ettiği hadiste olmayan şu ilave vardır:
    Sizden biri, abdestini bozmadıkça, namaz kıldığı yerde [685] bulunmakta devam ettiği müddetçe melekler, ona: Allahümme iğflr lehu, Allahümme irhamhu' (Allahım! Ona mağfiret eyle. Allahım! Ona merhamet eyle) diye dua ederler. [686]
    Daha sonra Buhârî, bu hadisi sonuna kadar rivayet etmiştir.
    Yine Buhârî'nin rivayetinde, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
    Sizden biri, namaz, kendisini (namaz kıldığı yerde) alıkoyduğu müddet*çe namaza (devam etmiş) olur. Namazdan ayrılmadığı ve abdestini bozma*dıkça, [687]melekler, ona: 'AHahümme iğfir lehu Allahümme verhamhu
    HAllahım! Ona mağfiret eyle. Allahım! Ve ona merhamet eyle) diye dua ederler.[688]
    Yine Buhârî'nin başka bir rivayetinde, Resulullah (s.a.v) şöyle buyur*maktadır:
    Bir kul namazı bekleyerek abdestini bozmadan mescitte bulunduğu müddetçe namaza devam etmiş olur. (Ebu Hureyre, bu hadisi söyleyince,) yabancı bir adam, ona:
    Ey Ebu Hureyre! Hades (abdesti bozan şey) nedir?' diye sordu. Ebu Hureyre'de:
    Sesli yellenmeyi kast ederek 'sestir' diye cevap verdi. [689] Müslim'in bir rivayetinde, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
    Şüphesiz ki sizden birisi, (namaz için) oturduğu yerde bulunduğu müd*detçe melekler ona salat getirirler ve abdestini bozmadığı müddetçe de, ona:
    Allahümme iğfir lehu, Allahümme irhamhu' (Allahım! Ona mağfiret eyle. Allahım! Ona merhamet eyle) diye dua ederler. Sizden birisi, namaz, kendisini (namaz kıldığı yerde) alıkoyduğu [690] müddetçe namazda (sayılır).[691] Yine Müslim'in başka bir rivayetinde şu ifade yer almaktadır:
    Kul, namaz kıldığı yerde beklediği müddetçe namaza devam etmiş olur. Melekler, o kişi (yerinden) gidinceye kadar yada abdestini bozuncaya kadar: 'Allahümme iğfir lehu, Allahümme irhamhu' (Allahım! Ona mağfiret eyle. Allahım! Ona merhamet eyle) diye dua ederler.
    (Hadisin ravisi, Ebu Hureyre'ye 'Abdesti bozan şey nedir? diye sor*dum. O da: Sessiz ve sesli yellenmektir' diye cevap verdi. [692]
    Yine Müslim'in başka bir rivayetinde, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmak*tadır:
    Sizden birisi namazı bekleyerek oturduğu müddetçe abdestini bozma*dıkça namazda (sayılır). Melekler, ona: Allahümme iğfir lehu, Allahümme
    irhamhu' (Allahim! Ona mağfiret eyle. Allahım! Ona merhamet eyle) diye dua ederler. [693]
    Ebu Dâvud'da (buna benzer bazı hadisleri) nakletmiştir.
    Tirmizî'nin rivayetinde ise, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
    Sizden birisi, namazı (namaz kıldığı yerde) beklemeye devam ettiği müddetçe namaza devam etmiş olur. Sizden birisi abdestini bozmadıkça, mescitte kaldığı müddetçe, melekler, ona: 'Allahümme iğfir lehu, Allahüm*me irhamhu' (Allahım! Ona mağfiret eyle. Allahım! Ona merhamet eyle) diye dua ederler. [694]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  8. #28
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    28. Namazdaki Rükunların İmamdan Önce Yapılmasının Haram Olması


    73. Ebu Hureyre (r.a)!tan rivayet edilmiştir:

    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Sizden birisi, başını, imam secdede iken kaldırınca [772] Allah'ın, onun başını eşek başına yada suretini eşek suretine çevireceğinden [773] korkmaz mı? [774]


    29. İkindinin Farzından Sonra Nafile Namaz Kılmanın Caiz Olmaması


    74. Abdullah İbn Abbâs (r.anhüma)'dan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    "Kendilerinden razı olunmuş bir çok adamlar, ki, bence onların en razı olunanı, Ömer ibnu'I-Hattâb'tir- Peygamber (s.a.v)'in, sabah namazından sonra güneş işrak edinceye ( o vakte gelinceye) kadar (nafile) namaz kılmaktan yasaklamış olduğunu benim yanımda şaha*det etmişlerdir. [775]

    Bir rivayette ise, (Güneş) tulu' edinceye [776] (kadar) ve güneş batıncaya kadar ikindi namazından sonra (na*file namaz kılmaktan yasakladı)" ifadesi yer almaktadır. [777]

    Bu hadisi(n bu şekildeki metnini); Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî rivayet etmiştir.

    Nesâî'nin rivayetinde ise Abdullah ibn Abbâs şöyle der:

    Peygamber (s.a.v)'in bir çok sahabilerinden -ki bunlar içerisinde en çok sevdiğim, Ömer'dir Resulullah (s.a.v) in şafaktan sonra güneş doğuncaya kadar, ikindi namazından sonra da güneş batıncaya kadar (nafile) namaz kılmayı yasakladığını [778] duydum.[779]

    Yine Nesâî'nin kısa bir şekildeki rivayetinde, Abdullah ibn Abbâs şöyle der:

    "Resulullah (s.a.v) ikindi namazından sonra (nafile) namaz kılmayı yasaklamıştır. [780]


    30. Namazın Bir Rekatına Yetişen Kimse


    75. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

    Resulullah {s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    "Kim namazın bir rekatına yetişirse, o namaza yetişmiş [781] demektir.[782]

    Bir rivayette ise, Kim imamla birlikte kılınan namazın bir rekatına yetişirse," ifadesi yer almaktadır.[783]

    Başka bir rivayette ise, Namazın tamamına ye*tişmiş demektir" ifadesi yer almaktadır. [784]

    Bu hadisifn bu şekildeki metnini); Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir.

    Geri kalanlar ise, birinci rivayet (hususunda) Buhârî ile Müslim'in rivaye*tine katılmışlardır.


    31. Sabah Namazı Ve İkindi Namazının Vakti


    76. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    "Kim güneş doğmadan önce sabah namazının bir rekatine yetişir*se, (sabah namazına) yetişmiş olur. Kim de güneş batmadan önce ikin*di namazının bir rekatine yetişirse (ikindi namazına) yetişmiş [785] olur.[786]

    Bu hadisi(n bu şekildeki metnini) bir topluluk rivayet etmiştir.

    Buhârî ile Nesâînin rivayetinde şu ifade yer almaktadır:

    Sizden birisi güneş batmadan önce ikindi namazından bir secdeye [787] yetiştiğinde, namazını tamamlasın. Güneş doğmadan önce sabah namazının bir secdesine yetiştiğinde de namazını tamamlasın. [788]

    Yalnız Nesâî'nin rivayetinde, ilk secdesine" ifadesi iki defa yer almaktadır.[789]


    32. Zeval Vaktinden Sonra [790] Namaz Kılmanın Yasaklanması


    77. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

    Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    "Sıcak şiddetlendiği zaman (öğle) namazı(nı) serinliğe bırakınız. [791]

    Çünkü sıcağın şiddeti, cehennemin kükremesindendir. [792]

    Bu hadisifn bu şekildeki metnini), bir topluluk rivayet ermiştir.


    33. İkindi Namazının Vakti


    78. Aişe (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir:

    "ResuluIIah (s.a.v) ikindi namazını henüz Aişe'nin odasında güneş varken ve gölge Aişe'nin odasından yükselmeden kılardı. [793]

    Buhârî der ki: Ebu Usâme, bu hadisi, Hişâm yolundan, "Aişe'nin odasının içerisinden" şeklinde rivayet etmiştir. [794] Başka bir rivayette ise Aişe şöyle der:

    Resulullah (s.a.v) ikindi namazım, güneş, Aişe'nin odasından çık*madan kılardı.[795]

    Diğer bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır:

    Resulullah (s.a.v) ikindi namazını, güneş, benim odama vurmakta iken [796] kılardı. [797]

    Bu hadisi(n bu şekildeki metnini), Buhârî iie Müslim rivayet etmiştir. Tirmizî ile Nesâî ise, ilk (baştaki hadisn metnini) rivayet etmişlerdir. Ebu Davud'un rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:

    Resulullah (s.a.v) ikindi namazını, güneş, Aişe'nin odasında iken henüz (ışığı) yükselmeden (odadan çıkıp gölge yayılmadan) kılardı.[798]



    34. Sabah Namazının Vakti


    79. Aişe (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir;

    Mümin kadınlar, Resulullah (s.a.v) ile birlikte sabah namazında örtülerine bürünmüş olarak hazır bulunurlardı. Sonra namazı kıldıkları zaman evlerine dönerlerdi. (Fakat daha henüz ortalık) alaca karanlık olduğundan dolayı onları hiç kimse tanımazdı. [799]

    (Hadisin lafzı, Buhârî'ye aittir.)

    Bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır:

    Sonra mü'min kadınlar, evlerine dönerler. (Fakat) Resulullah (s.a.v) (sabah) namazını, alaca karanlıkta kıldırdığı için [800] tanınmazlardı.[801] Bunun bir benzeri rivayet daha var.

    Bu hadisi(nu bu şekildeki metnini), bir topluluk rivayet etmiştir. Buhârî'nin diğer rivayeti ise şu şekildedir:

    Mü'min kadınlar, (sabah namazını kıldıktan sonra evlerine geri) dönerler.[802] (Fakat) alaca karanlıktan dolayı tanınmazlardı yada kadın*lar birbirlerini tanımazlardı. [803]


    35. İkindi Namazını Kılmanın Önemi


    80. Abdullah ibn Ömer (r.anhümâ)Tdan rivayet edilmştir: Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    "İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesini ve malını [804] kaybet*miştir. [805]

    Bu hadisi(n bu şekildeki metnini), bir topluluk rivayet etmiştir.

    Ebu Davud'un başka bir rivayetinde, ifadesi yer almaktadır.[806]


    36. Namazı Uyuyarak Yada Unutarak Geçiren Kimse


    81. Ebu Katâde (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

    Bir gece Peygamber (s.a.v) ile birlikte yolculuk ediyorduk. Toplu*luktan biri:

    Ey Allah'ın resulüf Bizlere bir gece sonu konaklaması yap tirs an dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    Uyuya kalıp namazı geçireceğinizden korkarım' buyurdu. Bilâl:

    Ben sizleri uyandırırını' dedi.

    Bunu üzerine yattılar. Bilal'de arkasını, bindiği deveye dayadı. Derken gözleri kapanıp o da uyuya kaldı. Sonunda Peygamber (s.a.v) güneşin doğmasıyla uyandı. Resulullah (s.a.v):

    Ey Bilal! Sözün nerede kaldı?' buyurdu. Bilâl:

    Üzerime böyle bir uyku hiç çökmedi' diye cevap verdi. Resulullah (s.a.v):

    Yüce Allah, ruhlarınızı dilediği zaman kabzeder, dilediği zaman geri gönderir. Ey Bilâl! Kalk, insanlara namaz için ezan oku' buyurdu.

    Daha sonra Resulullah (s.a.v) abdest aldı ve güneş yükselip beyaz-laşınca kalktı, kafileye cemaatle namaz kıldırdı. [807]

    Bu hadisi(n bu şekildeki metnini), Buhârî ile Nesâî rivayet etmiştir. Ebu Davud'un bir rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:

    Peygamber (s.a.v) bir yolculukta idi. Birden yoldan ayrıldı. Onunla bir*likte ben de aynldım. (Bana

    Bak bakalım (hiç kimseyi görebiliyor musun)?1 buyurdu. Ben de:

    Biz yedi kişi oluncaya kadar, bu bir süvari, bu ikisi iki süvari, bunlar üç süvari ...' dedim. Sabah namazını kast ederek:

    Bize namazımızı geçirtmeyiniz1 buyurdu.

    Uyuya kaldılar. Ancak güneşin hararetiyle uyanabildiler. Uyanır uyan*maz hemen kalktılar ve birazcık yürüdüler. Biraz sonra konaklayıp abdest al*dılar. Bilal ezan okudu. Önce sabah namazının iki rekat (sünnet)ini, sonra da farzını kılıp [808] (hayvanlarına) bindiler. Sahabiler, birbirlerine:

    (Uyua kaldığımız için namazı kaçırdığımızdan dolayı) namazı*mızda kusur yaptık1 dediler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    Uyuya kalmaktan dolayı kusur yoktur. Kusur, ancak uyamkken-dir. Biriniz namazı unutursa, hatırladığı zaman kılsın. Ertesi gün de ise (o namazı) vaktinde kılsın [809] buyurdu.[810]

    Yine Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde, şu ifade yer almaktadır:

    (Ebu Katâde 'Resulullah (s.a.v), emirler ordusunu [811] gönderdi' deyip (daha sonra) şu olayı anlattı:

    Bizi ancak doğmakta olan güneş uyandırdı. Namazımız (geçti) diye kor*kuyla kalktık. Resulullah (s.a.v), güneş yükselinceye kadar:

    Yavaş olun, acele etmeyin' buyurdu. (Güneş yükselince,) Resulullah (s.a.v):

    Sizden, sabah namazının (sünnet olan) iki rekatini devamlı kıl*makta olanlar (şimdi de) kılsın' buyurdu.

    Bunun üzerine önceden (sünnet olan) iki rekati kılmayı itiyad eden de etmeyen de kalkıp kıldı. Sonra Resulullah (s.a.v), namaz için ezan okunması*nı emretti. Ezan okundu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v), kalkıp bize (sa*bah) namazını(n farzını) kıldırdı. Namaz bitince:

    Dikkat ediniz! Allah'a hamd ederiz ki, biz, bizi namazdan alıko*yan dünya işlerinden bir şeyde değildik. Fakat ruhlarımız, Allah'ın elinde (olduğu için uyuya kaldık). Allah, ruhlarımızı, dilediği zaman geri gönderir. Sizden her kim, yarının sabah namazına vaktinde yeti*şirse, onunla birlikte onun gibisini (bugün vaktinde kılamadığı sabah namazını) kaza etsin' buyurdu.[812]

    Yine Ebu Dâvud, Tirmizî ile Nesâî'nin rivayetinde şu ifade yer almaktadır:

    Sahabiler, Peygamber (s.a.v)'e; (uyuya kaldıkları için) namazı kaçirdık-lannı söylediler. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v):

    Uyuya kalmaktan dolayı namazı kaçırmada bir kusur yoktur. Ku*sur ancak diğer namaz vakti girinceye kadar namazı kılmayan kimsede vardır. [813] Buna göre kim uyuya kalma işini yaparsa uyandığı zaman o namazı kılsın' buyurdu. [814]

    Tirmizî ile Nesâî'nin rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:

    Kusur, ancak uyamkkendir. Sizden birisi, namazı unuttuğu yada uyuya kaldığı zaman, hatırladığı zaman o namazı kılsın.[815]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  9. #29
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    37. Geçmiş Namazın Kazası


    82. Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Resululiah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Kim bir namazı (kılmayı) unutursa, onu hatırladığı zaman kılsın O namaz için bundan başka bir kefaret yoktur.

    (Hadisin ravisi) Katâde, 'Beni zikretmek için namazı dosdoğru kıl [816] ayetini okudu. [817]

    (Hadisin Iafeı, Buhârî'ye aittir.)

    Bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır:

    Sizden birisi uyuya kaldığından yada gaflet (e dalıp unuttuğun) dan dolayı namaz kılmadığında, onu hatırladığı zaman kılsın. [818] Çünkü Allah, 'Beni zikretmek için namazı dosdoğru kıl [819] buyur*maktadır. [820]

    Tirmizî ile Nesâfnin rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:

    Kim bir namazı (kılmayı) unutursa, hatırladığı zaman onu kılsın.[821]

    Nesâî'nin bir başka rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:

    Resululiah (s.a.v)'e:

    Bir kimse uyuya kalıp veya gafletinden dolayı namaz kılmayan kimsenin durumu (ne olacak)?' diye soruldu. Resululiah (s.a.v):

    O namazın kefareti, onu hatırladığında kılmaktır' diye cevap ver*di. [822]

    Ebu Dâvud ise, ilk (baştaki hadisin metnine uygun bir şekilde bu hadisi) rivayet etmiştir.



    38. Cemaatin İmama Uyması


    83. Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

    Peygamber (s.a.v), bir attan düşüp vücudunun sağ tarafı zedelenmişti. Bunun üzerine biz, ziyaret için onuna yanma girdik. Derken namaz vakti gel*di. Peygamber (s.a.v), bize oturarak namaz kıldırdı. Biz de arkasında oturarak namazı kıldık. Namazı bitirince:

    İmam ancak kendisine uyulmak için (imam olmuş)tur. O tekbir alığı zaman sizde tekbir alın. Secde ettiği zaman siz de secde edin. (Başını secdeden) kaldırdığında siz de kaldırın. İmam, 'Semiallahu limen hamideh1 (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitir) dediği zaman siz de, 'Rabbena ve Ieke'1-hamd1 (Rabbimiz! Hamd yalnızca sanadır) deyin. İmam oturarak namaz kıldığında sîz de toptan oturarak namaz kılın' buyurdu. [823]

    (Hadisin lafzı, Müslim'e aittir.)

    (Hadisin) ravilerinden birisi (bu hadisi rivayet edip daha sonra da), İmam ayakta kıldığı zaman siz de ayakta kılın" cümlesini ilave etmiştir.[824]

    Bu hadisifn bu şekildeki metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir.[825] Humeydî der ki: "Diğer rivayetlerin manalan birbirine yakındır." Yine Humeydî şu ilaveyi yapmıştır: "'İmam oturarak namaz kıldığında siz de oturarak kılın' sözü; Peygamber (s.a.v)'in eski bir hastalığı sırasında olmuştu. Ölümüne doğru hastalığında İse yine oturarak namaz kıldırdı. İnsan*lar, onun arkasında ayakta namaz kıldılar. Peygamber (s.a.v), onlara oturma*yı emretmedi. Dolayısıyla Peygamber (s.a.v)'in sonuncu uygulamasını alı*rız. [826]

    Bu hadisi; Ebu Dâvud, Tirmizî ve Nesâî rivayet etmiştir. Yine Nesâî, bu hadisi kısa olarak şöyle rivayet etmiştir:

    Resulullah (s.a.v) bir defasında attan sağ tarafı üzerine düşmüş*tü. [827] Bunun üzerine sahabiler, Resulullah (s.a.v)'i geçmiş olsuna geldi*ler. Namaz vakti olmuştu. Resulullah (s.a.v), namazı kıldırmayı bi*tirince:

    İmam kendisine uyulmak İçin (imam olmuş)tur. Rükuya vardığı zaman siz de rükuya varın. (Başını rüku d an) kaldırdığında siz de kaldı*rın. Secde ettiği zaman siz de secde edin. İmam, 'Semiallahu limen ha*mideh' (Allah, kendisine hamd eden kimseyi işitir) dediği zaman siz de, 'Rabbena leke'1-hamd' (Rabbimiz! Hamd yalnızca sanadır) deyin' buyurdu. [828]



    39. Namazda Teşehhüd Okuma


    84. Abdullah ibn Mes'ud (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

    "Resulullah (s.a.v), bana, teşehhüdü, [829] Kurandan bir sure öğretir gibi öğretti: "et-Tahiyyâtu lillâhi ve's-Salavâtu ve't-Tayyibâtu es-Selâmu aleyke eyyuhe'n-Nebiyyu ve Rahmetullâhi ve Berakâtuhu es-Selâmu aleynâ ve alâ i badi İlâhi's-sâlihîn eşhedu enlâ ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resûluhu' (Bütün tehiyyeler, salavât ve tayyibât Allah'adır. Selam sana ey Peygamber! Allah'ın rahmet ve bereketleri de senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah'ın salih kullan üzerine olsun. Ben, Allah'tan başka ilah olmadığına şahadet ederim. Ben, Muhammed'in; Allah'ın kulu ve resulü olduğuna da şahadet ederim) [830]

    (Hadisin lafzı, Buhârî'ye aittir.)

    Bir rivayette ise Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Sizden birisi namazda oturduğu zaman: 'et-Tahiyyâtu lillâhi desin (deyip) hadisi zikretti. [831]

    Ayrıca ibâdillâhis-sâlihîn" (Selam, Allah'ın salih kullan üzerine olsun) sözü ile ilgili olarak; Çünkü sizler bu sözü söylediğiniz zaman muhakkak Allah'ın gökteki ve yerdeki her bir salih kuluna selam vermiş olursunuz" ilavesi var.[832]

    Başka bir rivayette ise, Bundan sonra (na-mazda) dilediğini istemekte [833] serbesttir" ifadesi yer almaktadır.[834]

    Bu hadis(ler)i, Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir.

    Nesâî ise birinci rivayeti nakletmiştir. Yalnız Nesâî'nin bu rivayetinde, ifadesi yerine sözü yer almaktadır.[835]

    Yine Nesâî ile Tirmizî'nin rivayetinde ise, Abdullah ibn Mes'ud şöyle der:

    Resulullah (s.a.v), bize, ikinci rekatta(n sonra) oturduğumuzda: et-Tahiyyâtu dememizi [836] öğretti. [837]

    Ebu Davud'un rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:

    "Biz Resulullah (s.a.v) ile birlikte namazda oturduğumuzda, -Selâmu alâllâhi kable ibâdihi' (Selam, kullarından önce Allah'ın üzerine olsun), es-Selâmu alâ fulân ve[838] (Selam, filan ve filanın üzerine olsun) derdik. Bunun üzerine Pey*gamber (s.a.v):

    Selam, Allah'adır' demeyin. Çünkü Allah ('in bizzat kendisi) Selâm'dır. [839] Sizden birisi, (teşehhüd için) oturduğu zaman: et-Tahiyyâtu [840] lillâhi ve's-Salavâtu [841] ve't-Tayyibâtu [842] es-Selâmu aleyke eyyuhe'n-Nebiyyu ve Rahmetullâhi ve Berakâtuhu es-Selâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn' (Bütün tehiyyeler, salavât ve tayyibât Allah'adır. Selam sana ey Peygamber! Allah'ın rahmet ve bereketleri de senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah'ın salih kulları üzerine olsun. Ben, Allah'*tan başka ilah olmadığına şahadet ederim. Ben, Muhammed'in; Allah'ın kulu ve resulü olduğuna da şahadet ederim) desin.

    Sizden birisi 'ibâdillâhi's-sâlihîn (Allah'ın saiih kulları üzerine selam olsun) sözünü söylerse, yerdeki ve gökteki yada yer ve gök arasındaki bir salih kula isabet etmiştir. (Sonra da)

    'Eşhedu enlâ ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resûluhu' (desin) buyurdu.

    Resulullah {sözüne devamla):

    (Bunu okuyan kimse daha) sonra beğendiği herhangi bir duayı seçip onu okusun' buyurdu.[843]

    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayetinde, şu ifade yer almaktadır:

    Biz namazda (teşehhüd için) oturduğumuzda ne diyeceğimizi bilmezdik. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v)'e de, (bizim bilmediğimiz) öğretilmişti."

    (Daha sonra hadisin ravisi Temîm, önceki hadisi) buna benzer bir sekide rivayet etti. [844]

    Şerik der ki: Önceki hadisin bir benzerini (Abdullah ibn Mes'uddan) ri*vayet edip (sonra da) şöyle der:

    ResuluIIah (s.a.v), bize bazı sözler öğretiyordu. Fakat onları, teşehhüdü öğrettiği gibi (düzenli) öğretmiyordu. Bu sözler şunlardır:

    Allahım! Bizim kalplerimizi(n arasını) birleştir. Aramızdaki prob*lemleri düzelt ve bize kurtuluş yollarını göster. Bizi (küfrün) karanlık-lar(ın)dan aydınlığ(ın)a çıkar ve büyük günahların görüneninden ve gö*rünmeyeninden uzaklaştır. Bize, kulaklarımızda, gözlerimizde, kalbi*mizde eşlerimize ve çocukalrımızda bol hayr ver. Tevbelerimizi kabul eyle! Çünkü Sen, tevb eleri kabul edensin, merhametlisin. Bizi; nimet*lerine şiikı edenlerden, onları itiraf edenlerden, razı olanlardan eyle! Ve bize nimetlerini tamamla!' [845]

    Başka bir rivayette ise, Alkame şöyle der:

    ResuluIIah (s.a.v), Abdullah ibn Mesudun elinden tutup mazda (okunacak) teşehhüdü öğretti.

    (Hadisin ravisi) A'meş'in rivayetindeki duanın aynısını zikretti. (Söz ko*nusu olan A'meş, hadisine ilave olarak, ResuluIIah veya Abdullah ibn Mes'ud şöyle dedi

    Bunu (^teşehhüdü) söylediğin veya tamamladığın zaman, namazı*nı tamamladın (demektir). (Bundan sonra) istersen kalk, istersen otur.[846]

    Nesâî'nin rvayetinde ise Abdullah ibn Mes'ud şöyle der:

    Biz, (her) iki rekati(n sonunda); Rabimizi tekbîr, tahnıîd ve tes-bîhden başka diyecek bir şey bilmiyorduk. Fakat Muhammed (s.a.v), bize, hayrın başlangıç ve bitimini (bütün hayrları) öğretip her iki re-katta(n sonra) oturduğunuzda:

    et-Tahiyyâtu lillâhi ve's-Salavâtu ve't-Tayyibâtu [847] es-Selâmu aleyke eyyuhe'n-Nebiyyu ve Rahmetullâhİ ve Berakâtuhu es-Selâmu aleynâ ve alâ ibâdîllâhi's-sâlihîn, Eşhedu enlâ ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resûluhu1 (Bütün tehiyyeler, salavât ve tayyibât Allah'adır. Selam sana ey Peygamber! Allah'ın rahmet ve bereketleri de senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah'ın saîih kullan üzerine olsun. Ben, Allah'tan başka ilah olmadığına şahadet ederim. Ben, Muhammed'in; Allah'ın kulu ve resulü olduğuna da şahadet ederim) deyin buyurdu. [848]

    Nesâî'nin başka bir rivayetinde ise, Abdullah ibn Mes'ud şöyle der:

    ResuluIIah (s.a.v), bize; namazdaki teşehhüdü ve ihtiyaç anındaki teşehhüdü de öğretti. Namazdaki teşehhüd şöyledir:

    et-Tahiyyâtu lillâhi ve's-Salavâtu ve't-Tayyibâtu es-Selâmu aleyke eyyuhe'n-Nebiyyu ve Rahmetullâhİ ve Berakâtuhu es-Selâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn, Eşhedu enlâ ilahe illallah ve eşhedu enne Mu*hammeden abduhu ve resûluhu1 (Bütün tehiyyeler, salavât ve tayyibât

    Allah'adır. Selam sana ey Peygamber! Allah'ın rahmet ve bereketleri de senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah'ın salih kullan üzerine olsun. Ben, Allah'*tan başka ilah olmadığına şahadet ederim. Ben, Muhammed'in; Allah'ın kulu ve resulü olduğuna da şahadet ederim) [849]

    Yine Nesâî'nin diğer bir rivayetinde, Abdullah ibn Mes'ud şöyle der:

    Biz, Resulullah s.a.v ile beraberdik. Hiçbir şey bilmiyorduk. Resulullah (s.a.v), bize, namazdaki her oturuşta:

    et-Tahivyâtu Hllâhi ve's-Salavâtu ve't-Tayyibâtu es-Selâmu aley-ke eyyuhe'n-Nebiyyu ve Rahmetullâhi ve Berakâtuhu es-Selâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn, Eşhedu enlâ ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resûluhu' (Bütün tehiyyeler, salavât ve tay-yibât Allah'adır. Selam sana ey Peygamber! Allah'ın rahmet ve bereketleri de senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah'ın salih kulları üzerine olsun. Ben, Allah'tan başka İlah olmadığına şahadet ederim. Ben, Muhammed'in; Allah'ın kulu ve resulü olduğuna da şahadet ederim) deyin buyurdu. [850]

    Yine Nesâî'nin başka bir rivayetinde, Abdullah ibn Mes'ud şöyle der:

    Namaz kılarken ne okuyacağımızı bilmiyorduk. Resulullah (s.a.v), bize, 'cevâmiu'l-kelim1 (=Az söz ile çok manayı ifade eden edebî vecizeler) öğre*tip bize:

    et-Tahivyâtu lillâhl ve's-Salavâtu ve't-Tayyibâtu es-Selâmu aley-îıe evyuhe'n-Nebiyyu ve Rahmetullâhi ve Berakâtuhu es-Selâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn, Eşhedu enlâ ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resûluhu' (Bütün tehiyyeler, salavât ve tay-yibât Allah'adır. Selam sana ey Peygamber! Allah'ın rahmet ve bereketleri de senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah'ın salih kullan üzerine olsun. Ben, Allah'tan başka ilah olmadığına şahadet ederim. Ben, Muhammed'in; Allah'ın kulu ve resulü olduğuna da şahadet ederim) deyin buyurdu. [851]

    Yine Nesâî'nin bir diğer rivayetinde, Abdullah ibn Mes'ud şöyle der:

    Biz, Resulullah (s.a.v) ile birlikte namaz kıldığımız zaman: 'es-Selâmu alâllâh' (Selam, Allah'ın üzerine olsun), es-Selâmu alâ Cibril' (Selam, Cebrail'in üzerine olsun), 'es-Selâmu alâ Mîkâîl' (Selam, Mikail'in üzerine olsun) derdik. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    es-Selâmu alâllâh' (Selam, Allah'ın üzerine olsun) demeyin. Çünkü Allahfın bizzat kendisi) Selâmdır. Fakat:

    et-Tahivyâtu Hllâhi ve's-Salavâtu ve't-Tayyibâtu es-Selâmu aleyke eyyuhen-Nebiyyu ve Rahmetullâhi ve Berakâtuhu es-Selâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn, Eşhedu enlâ ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resûluhu1 (Bütün tehiyyeler, salavât ve tay-yibât Allah'adır. Selam sana ey Peygamber! Allah'ın rahmet ve bereketleri de senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah'ın salih kullan üzerine olsun. Ben,

    Allah'tan başka ilah olmadığına şahadet ederim. Ben, Muhammed'in; Allah'ın kulu ve resulü olduğuna da şahadet ederim) deyin buyurdu.[852]

    Yine Nesâî'nin bir başka rivayetinde, Abdullah ibn Mes'ud şöyle der:

    Biz, Resululah (s.a.v) ile birlikte namazda (teşehhüd için) oturdu*ğumuz zaman: es-Selâmu alallâhi min ibâdihi' (Kullarmın selamı, Allah'ın üzerine olsun), 'es-Selâmu ala filan filan' (Selam, filan ve fi*lan kimsenin üzerine olsun) derdik. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) şöy*le buyurdu:

    es-Selâmu alallâh' (Selam, Allah'ın üzerine olsun) demeyin. Çünkü AHah('ın bizzat kendisi) Selâmdır. Fakat sizden birisi (teşehhüd için) oturduğu zaman şöyle desin:

    et-Tahiyyâtu lillâhi ve's-Salavâtu ve't-Tayyibâtu es-Selâmu aley-ke eyyuhe'n-Nebiyyu ve Rahmetullâhi ve Berakâtuhu es-Selâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihtn' (Bütün tehiyyeler, salavât ve tayyibât Allah'a*dır. Selam sana ey Peygamber! Allah'ın rahmet ve bereketleri de senin üzeri*ne olsun).

    Çünkü siz, ibâdillâhi's-sâlihîn' (Selam, Allah'ın salih kulları üze*rine olsun) dediğiniz zaman, yerdeki ve gökteki bütün salih kullara dua etmiş olursunuz.

    Eşhedu enlâ ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resûluhu' (Ben, Allah'tan başka ilah olmadığına şahadet ederim. Ben, Muhammed'in; Allah'ın kulu ve resulü olduğuna da şahadet ederim) (deyin).

    (Bunu okuyan kimse daha) sonra beğendiği herhangi bir duayı seçip onu okusun. [853]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  10. #30
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    40. Peygamber (S.A.V)'E Salevat Getirmenin Şekli


    85. İbn Ebi Leylâ'dan rivayet edilmiştir:

    Bana, Ka'b b. Ucre (r.a) rastlamıştı. (Bana) şöyle dedi:

    Sana bir hediye takdim edeyim mi? (Bir defasında) Resulullah (s.a.v) yanımıza çıkıp gelmişti. (Ona

    (Ey Allah'ın Resulü!) Sana nasıl 'Selâm [854] vereceğimizi öğren*dik. Fakat sana nasıl 'Salât [855] okuyacağı (m ızı bilmiyoru) dedik.[856] Re*sulullah (s.a.v)'de:

    Allahım! Muhammed'e ve Onun aile halkına, [857] İbrahim'e salat buyurduğun gibi salat eyle! Şüphesiz ki Sen, Hamîd ve Mecîdsin. Al*lahım! Muhammed'e ve Onun aile halkına, İbrahim'e İhsan eylediğin bereket gibi bereket ihsan eyle! Çünkü Sen, Hamîd ve Mecîdsin' deyin buyurdu.[858]

    Bu, Buhârî ile Müslim'in rivayetidir.

    Tirmizî, Ebu Dâvud ile Nesâî İse hediye" kelimesini zikretme-misler, bunların rivayet ettikleri hadisin baş kısmı, Ka'b b. Ucre dedi ki: Ey Allah'ın resulü!. dedik" şeklin*de ve son kısmı ise İbrahim'e ihsan eylediğin bereket gibi bereket ihsan eyle! Çünkü Sen, Hamîd ve cîdsin" biçimindedir. [859]

    Nesâtnin bir rivayetinde hediye" kelimesi yer almaktadır.[860]


    41. Yedi Organ Üzerine Secde Etme


    86. Abdullah ibn Abbâs (r.anhümâ)dan rivayet edilmiştir:

    "Peygamber (s.a.v): Yedi organ; alın, iki avuç, dizler ile ayaklar üzerine secde etmekle ve saç(lar) ile elbise(ler)i toplamamakla emr-olunduk. [861] (Hadisin lafzı, Buhârî'ye aittir.)

    Bir rivayet de ise, Peygamber (s.a.v): Secde etmekle em rol unduk ifadesi yer almaktadır.[862]

    Yine hadis ravilerinden birisi (bu hadisi bu şekilde) rivayet etmiştir.

    Başka bir ravinin rivayetin de secde etmekleemrolundum [863] ifadesi yer almaktadır.[864] Yine bu ravilerden birisinin rivaye*tin de, yedi kemik [865] üzerine" ifadesi yer almaktadır. [866]

    Başka bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır:

    Peygamber (s.a.v): Ben yedi kemik üzerine, eliyle burnuna işaret ederek (yüz eller, dizler, ayakların uçlan üzerine secde etmekle ve elbise ile saç(lar)ı toplamamakla emroİundum.

    Yine diğer bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır:

    Peygamber (s.a.v), yedi (şey) üzerine secde etmekle emrolundu. Saç-ları ile elbiseflerini) toplamakla (da) yasaklandı.

    Ebu Davud'un bir rivayetinde, emrofundum" ifadesi yer almak*tadır.

    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti ise şu şekildedir:

    Peygamberiniz, yedi organ üzerine secde etmekle ve saç ile elbiseflerini) toplamamakla emrolundu.

    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayetinde herhangi bir ilave olmaksızın, Yedi organ üzerine secde etmekle" ifadesi yer almaktadır.

    Tirmizî ile Nesâî ise, bu hadisi, (en başta rivayet edilen hadise göre değil de) Buhârî ile Müslim'in son rivayetine (uygun bir şekilde) rivayet etmişlerdir.





    42. "Salatu'l-Vusta" (Orta Namaz) İle, İkindi Namazının11 Kast Edilmesi


    87. Hz. Ali (r.a)'dan rivayet edilmiştir:

    "Peygamber (s.a.v) Ahzab günü (bir rivayete göre ise: Hendek -sava*şının yapıldığıgün) [867] şöyle buyurdu:

    Bizi, ta güneş batıncaya kadar orta namazdan nasıl alı koy dul arsa, Allah'da onların kabirlerini ve evlerini ateşle [868] doldursun. [869]

    Bir rivayette ise, Bizi, orta namaz*dan, [870] (yani) ikindi namazından alıkoydular" ifadesi yer almaktadır.

    Sonra Bir başka rivayette ise, yatsıyı kıldırdı" ilavesi yer almaktadır.[871]

    Bu; Buhârî, Müslim ile Tirmizî'nin (naklettiği) rivayetlerdir. Ebu Dâvud İle Nesâfnin rivayetleri ise bunlara in rivayetleri ise bunlara benzerdir.



    43. Secdede İtidal Üzere Bulunma


    88. Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Reulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Secdede itidal üzere bulunun. [872] Sizden birisi, (secdede iken) kö*peğin yayması (gibi) kollarını yaymasın.[873]

    Bu hadisi(n bu şekildeki metnini); Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî ile Nesâî rivayet etmiştir.

    Buhârî'nin başka bir rivayetinde şu ilave vardır:

    "(Namaz kılarken sıkışıp) tükürdüğü zaman, önüne ve sağ tarafına tükür*mesin. Çünkü namaz kılan kimse, Rabbi ile münacaat etmektedir.[874]



    44. Namaz Hususunda Orta Yolu Tutmak


    89. Aişe (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

    "Peygamber (s.a.v)in bir hasırı vardı. Onu geceleyin kendisine hücre yapıp (-yada etrafına işaretler koyup) içinde namaz kılardı. Gün-düzleyin ise onu (yere) yayıp üzerinde otururdu. Derken cemaat Pey*gamber (s.a.v)'in (arkasında) toplanıp onun namazına uymaya başladı*lar. Ta ki (böylece) çoğaldılar. (Namazı bitirip) döndü ve şöyle buyur*du:

    Ey cemaat! Güç yetirebileceğiniz amellere bakm. Çünkü siz usanmadıkça Allah usanmaz. Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı yapılanıdır. [875]

    Bir rivayette, şu ilave vardır:

    Muhammed'in ev halkı, bir amel işledikleri zaman, artık ona devam ederler. [876]

    Bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır:

    Resulullah (s.a.v)'e:

    Allah katında amellerin en sevimlisi hangisidir?' diye soruldu. Re*sulullah (s.a.v)'de:

    Az da olsa devamlı olanıdır [877] buyurdu.[878]

    Bir rivayette ise, O Güç yetirebileceğiniz amel*leri yapın" ilavesi yer almaktadır. [879]

    Bir rivayette ise Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Doğru yolu tutun. (İbadetleriniz ve amelleriniz hususunda) aşırı gitme*yin. Şunu iyi bilin ki; sizden birisini, kendi ameli cennete girdiremeyecektir. Amellerin Allah'a en sevimli olanı, az da olsa devamlı olanıdır. [880]

    Başka bir rivayette ise, şu ilave vardır:

    (İnsanları, ameller üzerine sevabla) müjdeleyip sevdir)in. Şu mu*hakkak ki, hiçbir kimseyi kendi ameli cennete girdi re m ez' buyurdu. Sahabiler:

    Ey Allah'ın resulü! Seni de mi (kendi amelin cennete girdiremez)' diye sordular. Resulullah (s.a.v):

    Evet beni de! Ancak Allah, beni, bir mağfiret ve bir rahmetle bürüyüp korumuştur' buyurdu. [881]

    Bunlar, Buhârî ile Müslim'in naklettikleri rivayetlerdir. Buhârî'nin rivayetinde, Hz. Aişe der ki:

    Resulullah (s.a.v)'in en çok sevdiği amel, sahibinin üzerinde (sürekli ola*rak) devam ettiği ameldir. [882]

    Müslim'in rivayetinde ise Hz. Aişe şöyle der:

    Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır."

    (Hadisin ravisi) der ki: Aişe bir ameli işlediği zaman onu devamlı ya*pardı.[883]

    Tirmizî'nin rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:

    Resulullah (s.a.v)'e en çok sevdiği amel, az da olsa devamlı olanıdır. [884] Yine Tirmizî'nin başka bir rivayetinde şu ifade yer almaktadır: da:

    Aişe ile Ümmü Seleme'ye:

    Resulullah (s.a.v)'e en sevimli olan şey nedir?' diye soruldu. Onlar

    Az da olsa devamlı olan (amel)' dediler.[885]

    Ebu Davud'un rivayetinde ise Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

    Güç yetirebileceğiniz ameler)i yapın. Çünkü siz usanmadikça Allah maz. Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı yapıla*.[886]

    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayetinde ise Alkame şöyle der:

    Aişe'ye:

    Resulullah (s.a.v)'in ibadet ediş şekli nasıldı? Günlerinden birine tahsis ettiği bir şey olur muydu?' diye sordum. O da:

    Hayır! Onun ameli, devamlıydı. Resulullah (s.a.v)'in güç yetire-bildiği bir şeye hanginiz güç yetirebilir ki!1 diye cevap verdi.[887]

    Nesâî'nin rivayetinde ise Hz. Aişe şöyle der:

    Resulullah (s.a.v)'in bir hasırı vardı. Gündüzleyin onu yayardı. Gecele*yin ise onu hücre yapıp (=yada etrafına işaretler koyup) içinde namaz kılardı. Cemaat, Resulullah (s.a.v)'in hasır üzerinde namaz kıldığını öğrenince, Resulullah (s.a.v) ile birlikte namaz kılmaya başladılar. Resulullah (s.a.v) ile onların arasında o hasır vardı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

    Güç yetirebileceğiniz amel(ler)i yapın. (Çünkü siz usanmadıkça şanı yüce olan Allah usanmaz. Şam yüce olan Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı yapılanıdır' buyurdu.[888]

    Daha sonra Resululiah (s.a.v) o hasır üzerinde namaz kılmayı terk etti. Şanı yüce olan Allah, onun ruhunu alıncaya kadar bir daha o hasırın üzerin*de (namaz kılmaya) dönmedi. Resululiah (s.a.v) bir şey yaptığında onu devamlı yapardı.[889]



    45. Bir Tek Elbise İçerisinde Namaz Kılmaya Ruhsat Verilmesi


    90. Ömer b. Ebi Seleme (r.a)'dan rivayet edilmiştir:

    Peygamber (s.a.v), bir elbise içerisinde, i kî ucunu çapraz bağla*mış olarak namaz kılardı. [890] (Birinci rivayet) Bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır;

    Ömer b. Ebi Seleme, Peygamber (s.a.v)'i, Ümmü Seleme'nin evinde, bîr elbise içerisinde, iki ucunu omuzlarının üzerine atmış vaziyette namaz

    kılarken görmüştü.[891] (İkinci rivayet)

    Başka bîr rivayette İse, Ömer b. Ebi Seleme der ki:

    Peygamber (s.a.v)'i, Ümmü Seleme'nin evinde, bir tek elbiseye8" sarın*mış olarak, iki ucunu da omuzlannın üzerine koymuş olarak namaz kılarken gördüm. [892] (Üçüncü rivayet)

    Bir diğer rivayette, "bürünmüş olarak" ifadesi yer almaktadır.[893]

    Bir başka rivayette ise, bağlamış olarak" ifadesi yer almakta*dır.[894]

    Bir rivayette ise, omuzlan üzerine" ilavesi vardır. [895]

    Bu rivayetleri, Buhârî ile Müslim nakletmiştir.

    Tirmizî, bu hadisin ikinci şeklini; Nesâî'de birinci şeklini; Ebu Dâvud'da üçüncü şeklini rivayet etmiştir.



    46. (Temiz Olan) Bir Şey Üzerinde Namaz Kılınması


    91. Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

    Enes'in ninesi Müleyke, kendi yaptığı bir yemeğe Resulü I lalı (s.a.v)'i davet etmişti. [896] Resulullah (s.a.v)'de (davete icabet edip) o ye*mekten yemişti. Sonra da:

    Haydi kalkın! Size namaz kıldırayım [897] buyurdu.

    Enes der ki: Bunun üzerine ben, kalkıp çok kullanılmaktan karar*mış bir hasın(mızı getirmeye) gittim. (Yumuşaması için) o hasırın üze*rine biraz su serptim. [898] Daha sonra Resulullah (s.a.v), o hasırın üzerinde namaza durdu. Yetim [899] ile ben de, Resulullah (s.a.v) in arkasın*da saf tuttuk. Yaşlı kadın da [900] arkamıza durdu. (Böylece) Resulullah (s.a.v), bize iki rekat namaz kıldırdı.[901] Sonra çekip gitti. [902]

    Bu hadisi{n bu şekildeki metnini), Buhârî ile Müslim rivayet etmiştir. Müslim'in bir rivayeti de şu şekildedir:

    Resulullah (s.a.v), Enes ile annesine yada teyzesine [903] namaz kıldırmıştı. Enes der ki: Resulullah (s.a.v), beni sağ tarafına ve kadını da arkamıza durdurmuştu.[904]

    Müslim'in başka bir rivayetin de, Enes şöyle der:

    "Resulullah (s.a.v), ahlak yönünden insanları en güzeliydi. O, bizim evde bulunduğu sırada bazen namaz (vakti) girerdi. Hemen altındaki yaygının temizlenmesini emrederdi. Bunun üzerine yaygı süpürülürdü. Sonra da (yu*muşaması için hasınn üzerine biraz) su serpildi. Daha sonra ResuluUah (s.a.v) imam olurdu. Biz de onun arkasında dururduk. Bunun üzerine bize namaz kıldırırdı.

    Enes'lerin yaygısı, hurma yaprağındandı.[905]

    Ebu Dâvud, Tirmizî ile Nesâî, birinci rivayeti nakletmiştir.

    Ebu Davud'un başka bir rivayetinde ise Enes şöyle der:

    Peygamber (s.a.v), (bazen) Ümmü Süleym'i ziyaret ederdi. Bazen (bu ziyaret esnasında) namaz (vakti) girerdi. Peygamber (s.a.v), bize ait ve üzeri*ne biraz su serpilmiş hasırdan ibaret olan bir yaygı üzerinde namaz(mı) kılardı.[906]

    Nesâî'nin başka bir rivayetinde Enes şöyle der:

    "Ümmü Süleym, ResuluUah (s.a.v)'den; evine gelip namaz kılmasını ve namaz kıldığı yeri de namazgah edineceğini söyledi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v), Ümmü Süleym'in evine geldi. Ümmü Süleym, hemen hasın getirdi. (Yumuşaması için) hasırın üzerine biraz su serpti. ResuluUah (s.a.v). hasır üzerinde namaz kıldı. Onlar da, ResuluUah (s.a.v) ile birlikte namaz İddilar.[907]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







Benzer Konular

  1. Dünyanın Merak Ettiği Sırlar Bu Raflarda
    Konu Sahibi ~Rûya~ Forum Kültür Sanat Rehberi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 05.Mart.2012, 14:14
  2. TBMM`nin Atatürk`e Armağan Ettiği Altın Alfabe
    Konu Sahibi SongüL Forum Atatürk Köşesi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 16.Aralık.2009, 18:16
  3. Karma Hadisler
    Konu Sahibi SongüL Forum Hz. Muhammed(s.a.v)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Aralık.2009, 11:55
  4. Hadis ve Sünnet Nedemektir? Hadis İlmi ve Terimleri
    Konu Sahibi EKoL Forum Hz. Muhammed(s.a.v)
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 09.Haziran.2009, 11:30
  5. Ezberlenecek kısa hadisler..
    Konu Sahibi EKoL Forum Hz. Muhammed(s.a.v)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Haziran.2009, 11:28

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum sohbet oyun