Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
Toplam 33 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #11
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    8. Cünüp Olan Kimseyle Tokalaşmanın Caiz Olması

    19. Ebu Hureyre (r.a.)'tan rivayet edilmiştir:
    "Ebu Hureyre, cünüp olarak, Medine sokaklarından birinde, Pey*gamber (s.a.v) ile karşılaşmıştı. Hemen onun yanında sıvışıp gitmiş, yıkanmış. Sonra (Peygamberin yanına geri) gelmişti. Peygamber (s.a.v),
    ona:
    Ey Ebu Hureyre! Neredeydin?' diye sormuş. Ebu Hureyre'de:
    Cünüp idim. Temizlenmemiş bir vaziyetteyken seninle birlikte oturmayı uygun görmedim [249] diye cevap vermişti. Bunun üzerine Peygam*ber (s.a.v):
    Subhanallah! [250] Mümin kimse pis olmaz [251] buyurdu. [252] Yine Buhârî'nin bir rivayetinde Ebu Hureyre şöyle der:
    Cünüp iken, Resulullah (s.a.v) benimle karşılaşıp elimden tuttu. Böylece onunla birlikte yürüdüm. Sonunda (bir yerde durup) oturdu. Hemen onun yanından sıvışıp barındığım yere geldim ve yıkandım. Sonra (onun yanına geri) geldim. O halen oturuyordu. Bana: 'Ey Ebu Hureyre! Neredeydin?' diye sordu. Ben de, ona, (yaptığım şeyi) anlat*tım. Bunun üzerine: 'Subhanallah! Mü'mİn kimse pis olmaz buyurdu.[253]
    Müslim'in rivayeti de şu şekildedir:
    Ebu Hureyre, cünüp olarak, Medine sokaklarından birinde, Pey*gamber (s.a.v)'e rastlamıştı. (Onu görür görmez) hemen onun yanından sıvışıp gitmiş, yıkanmış. Peygamber (s.a.v), onu(n niçin sıvışıp gittiği*ni) araştırmış. Ebu Hureyre geldiği zaman, ona:
    Ey Ebu Hureyre! Nerdeydin?1 diye sormuş. Ebu Hureyre'de:
    Ey Allah'ın resulü! Bana, cünüb olduğum bir sırada rastladın. Ben de yıkanmadıkça senin yanında oturmayı doğru bulmadım' demiş. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):
    Subhanallah! Mümin kimse pis olmaz' buyurdu.[254]
    Tirmizî'nin birinci rivayetinde, olsüsaîtf ifadesi yer almaktadır. Haşiye'de ise doğru olanın, kelimesinin; gizlendim saklandım manasında olduğu belirtilmektedir.
    Başka bir rivayette ise kelimesi, geri çekildim manasında tef*sir edilmiştir.
    Ebu Dâvud'da, gizlendim" kelimesi, Nesâî'nin rivayetinde ise sıvıştım" kelimesi geçmektedir.

    9. İdrardan Sakınmaya Teşvik

    20. Abdullah ibn Abbâs (r. anhümâ)'dan rivayet edilmiştir:
    Peygamber (s.a.v), iki mezarın yanından geçiyordu. (Mezarda azab gören [255] iki insanın sesini işitince
    Bunlar, azab görüyorlar. Azab görmeleri, büyük bir şey değildir. Bunların biri, İdrardan sakınmazdı.[256] Diğeri de, koğuculuk yapardı [257] buyurdu.
    Bunun üzerine (yapraklan soyulmuş) yaş bir hurma dalı alıp onu iki parçaya ayırdı. Sonra bir parçasını; kabirlerden birinin üzerine, di*ğerini de öbürünün üzerine dikti. (Yanında bulunan sahabiler, ona):
    Ey Allah'ın resulü! Bunu niçin yapün?' diye sordular. Resulullah (s.a.v):
    Bu dallar, yaş kaldıkları müddetçe belki onlardan azabları hafif*letilir [258]buyurdu.[259]
    Bir rivayette İdrardan uzaklaşmazdı" ifadesi yer almaktadır.[260]
    Diğer bir rivayette ise İdrardan korun m azdı" ifadesi yer almaktadır.[261]
    Başka bir rivayette ise, (Abdullah ibn Abbâs): Peygamber (s.a.v), Medine'de yada Mekke'deki bahçelerden birinin ya*nından geçerken mezarlarında azab gören iki insanın sesini işitti..."
    deyip hadisi nakletmiştir.[262]
    Yalnız bu rivayette "lfrhurma dalı" yerine Aty?-i "yapraksız hurma dalı" ifadesi geçmektedir.
    10. Ayakta Bevletme

    21. Huzeyfe ibnu'l-Yemân (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Peygamber (s.a.v) ile birlikte idim. Bir kavmin çöplüğüne gelmiş*ti. Ayakta (dikelerek) işedi.[263]
    Sonra da: Yaklaş'dedi.
    Bunun üzerine ben de, topuklarının yanına kadar yaklaştım. (Ona su verdim. Bu suyla) abdest aldı. (Ayaklarına gelince,) mestlerinin üzerine mesh etti.[264]
    Ebu Vâil yolundan gelen bir rivayet ise şu şekildedir:
    Ebu Musa, idrar hususunda çok dikkatli davranırdı. Bir şi şeye işeyip (sonra da):
    İsrail oğullarından birinin cildine [265] idrar bulaşırsa, değen yeri makaslarla keserlermiş [266] dedi. Bunun üzerine Huzeyfe:
    Arkadaşınız (Ebu Musa)m (idrar konusunda) bu derece dikkat göstermemesini isterdim. Çünkü ben, Resulullah (s.a.v) ile beraber yü*rüdüğümüzü hatırlıyorum... Duvarın arkasındaki bir çöplüğe gidip siz*den birinin yaptığı gibi ayakta işedi. Ben, ondan biraz ileriye gittim. (Bir müddet sonra yanına gitmem için) bana işaret etti. Ben de (onun yanına) gidip tuvalet ihtiyacının bitirinceye kadar arkasında dur*dum.[267]
    Ebu Davud'un rivayeti ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v)'i bir kavmin çöplüğüne gelip ayakta (dikilerek) işedi. Daha sonra su istedi. (O suyla abdest aldı. Ayaklarına gelince,) mestlerinin üzerine mesh etti.[268]
    Ebu Davud (devamla) der ki:
    Müsedded, Huzeyfe'den naklen şöyle dedi: "Peygamber (s.a.v), abdest bozarken yalnız kalmak isteyeceğini düşünerek oradan uzaklaşmak is*tediğimde, beni yanma çağırdı. Ben de (ona sütre olmak için) hemen arkasında durdum.[269]
    Nesâî'de, Ebu Dâvud gibi, ayakta" kelimesini rivayet etmiştir.
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  2. #12
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    11. Süt Emen Çocuğun İdrarının Hükmü

    22. Ümmü Kays bint. Mihsaıı (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir: "Ümmü Kays, (bir gün) henüz yemek yemeye (başlamâya)n küçük oğlunu Resulullah (s.a.v)'e getirmişti. Resulullah (s.a.v), çocuğu kuca*ğına oturttu. Çocuk, Resulullah (s.a.v)'in elbisesine işedi. Resulullah (s.a.v), su istedi. Suyu, (idrar değen yerin) üzerine döktü.[270] (İdrar de*ğen yeri) yıkamadı.[271]
    Bir rivayette, Resulullah (s.a.v), idrar (de*ğen yer)in üzerine su serpmekten fazla bir şey yapmadı" ifadesi yer almaktadır.[272]
    Başka bir rivayette ise Resulullah (s.a.v), idrar (değen yer)in üzerine su serpti" ifadesi yer almaktadır.[273]

    12. Abdestte, Gusülde Ve Başka Yerlerde Hep Sağdan Başlamayı Teşvik Etme

    23. Hz. Aişe (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir:
    "Ayakkabı giymede, saçını taramada, temizlenmede ve bütün işle*rinde sağdan başlamak, Peygamber (s.a.v)'in hoşuna giderdi.[274]
    Bir rivayet ise şu şekildedir:
    "Peygamber (s.a.u) temizlenme, saç tarama ve ayakkabı giyme (gi*bi) bütün durumlarda güç yetirdiğince sağdan başlamayı severdi.[275]
    Hadisin ravilerinden birisi şöyle demiştir:
    "Misvak kullanırken de (sağdan başlamayı severdi)" diye rivayet etti. Fa kat "bütün işlerinde"187 (ifadesini) rivayet etmedi. [276]
    Diğer bir rivayet ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) temizleneceği zaman temizlendiğinde, tarana*cağı zaman taranışında ve ayakkabı giyeceği zaman giymede, sağdan başlamayı severdi.[277]

    13. Erkeğin, Hayızlı İken Hanımıyla Cinsel İlişkide Bulunamaması

    24. Hz. Aişe (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir:
    Biz (müminlerin annelerinden) biri hayız olduğu zaman, Resuluf-lah (s.a.v) tenini onun tenine dokundurmak istediğinde, ona, hayızmın şiddetli olduğu zamanda (diz kapağı ile göbeği arasını örtecek) bir peştamal bağlamasını emrederdi. Daha sonra da tenini, o kadınının te*nine d okun dururdu. [278] Hangi biriniz, nefsine, Resulullah (s.a.v)in nef*sine sahip olduğu kadar sahip olabilir? [279]
    Konu ile ilgili bir rivayet şu şekildedir:
    Ben, Peygamber {s.a.v) ile birlikte her ikimizde cünüp iken bir kapdan yıkanırdık. (Hayız olduğumda) o, bana, (diz kapağı ile göbeği arasını örtecek) bir peştamal bağlamamı emrederdi. Ben de, peştamalı bağlardım. Hayızlı iken, tenini, tenime dokundururdu. Yine (mescitte) itikafta olduğu zaman ba*şını mescitten bana doğru çıkarırdı. Ben de hayızlı olduğum halde onun (ba*şını) yıkardım.[280]
    Ebu Davud'un bir rivayetinde Hayızınin şiddetli ol*duğu (yada başlangıcında)" ifadesi yer almaktadır.[281]
    Ebu Davud'un ve Nesâînin bir rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:
    Bizden biri hayız olduğunda, Resulullah (s.a.v), ona (diz kapağı ile göbeği arasını örtecek) bir peştamal bağlamamı emrederdi. Daha sonra da onunla (aynı yatağa) yatardı."
    Hz. Aişe bir defasında şöyle demiştir: 'Tenini, o kadınının tenine dokundururdu.
    Nesâî'nin diğer bir rivayetinde ise, Cumey' ibn Umeyr şöyle der:
    Annem ve teyzemle birlikte Aişe'nin yanma geldik. Annem ve tey (ona):
    Sizden biriniz hayız gördüğü zaman Resulullah (s.a.v) ne yapar*dı?' diye sordular. O da:
    Bizden birisi hayız olduğu zaman, (diz kapağı ile göbeği arasını örtecek) geniş bir peştamal giymemizi emrederdi. Sonra da (bizi) kol*larına alır göğsüne basardı' diye cevap verdi.
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  3. #13
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    14. Tuvalete Girerken Okunacak Dua

    25. Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Resulullah (s.a.v) tuvalete girerken: "Allahümme innî eûzu bike mine I-hubsi ve'1-habâis"
    (Allahımi Erkek ve dişi şeytanların [282] şerrinden sana sığıni [283] buyururdu.[284]
    Bir rivayette Tuvalete girmek istediğinde..." ifadesi yer almaktadır.[285]
    Diğer bir rivayette ise Tuvalete girerken..." ifadesi yer almaktadır. [286]
    15. Müstehazanın Yıkanması Ve Namaz Kılması

    26. Hz. Aişe (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir:
    "Resulullah (s.a.v)'in baldızı, Abdurrahman b. Avfın hanımı Ümmü Habîbe bint. Çalış yedi yıl istihaze [287] olmuştu ve bu hususu Resulullah (s.a.v)'e sordu. Resulullah (s.a.v):
    Bu, hayz (kanı) değil, bir damar (kam)dır. Boy abdesti al [288] namazım kıl buyurdu."
    Aişe der ki: Ümmü Habîbe, kız kardeşi Zeyneb bint. Cahş'ın oda*sında bir leğen içinde yıkanır, kanın kırmızılığı suyun yüzüne çıkardı.
    İbn Şihâb'da der ki: "Bun bu hadis, Ebu Bekr b. Abdurrahman b. Haris b. Hişâm'a anklettim. Ebu Bekr:
    Allah, Hind' [289] rahmet etsin. Bu fetvayı o işi t şeydi, vallahi ağ*lardı. Çünkü o, (müstehaza olması nedeniyle) namaz kılmazdı' dedi. [290]
    Bu lafız, Müslim'e aittir.[291]
    Buhârî'nin kısa bir şekilde naklettiği rivayet ise şu şekildedir:
    Ümmü Habîbe, yedi yıl istihaza oldu ve bu hususu Resulullah (s.a.v)'e sordu. Resulullah (s.a.v), ona, yıkanmasını emredip:
    Bu, (hayz kanı değil,) bir damar (kam)dır' buyurdu.
    Bunun üzerine Ümmü Habîbe, her namaz için boy abdesti alır oldu.[292]
    Buna benzer bir rivayet, kanın kırmızılığı su*yun yüzüne çıkardı" ifadesine kadar nakledilmiş, bundan sonrası rivayet edilm em iştir.[293]
    Başka bir rivayette ise Hz. Aişe şöyle demektedir:
    Ümmü Habîbe bint. Cahş, Rg s ulu İlah (s.a.v)'den fetva isteyerek:
    Ben, istihazalıyım1 dedi. Resulullah (s.a.v):
    Bu, hayz (kanı) değil, bir damar (kanı)dır. Boy abdesti al ve na*mazını kıl' buyurdu.
    Bunun üzerine Ümmü Habîbe, her namaz için boy abdesti alır ol*du.
    Leys b. Sa'd der ki: "İbn Şihâb, Resulullah (s.a.v)'in, Ümmü Habîbe bint. Cahş' her namaz için yıkanmasını emrettiğini söylemedi. Her na*maz için boy abdesti alma işi, Ümmü Habîbe'nin kendiliğinden yaptığı bir şeydir.[294]
    Yine Müslim'in bir rivayeti şu şekildedir:
    Abdurrahman b. Avfın hanımı Ümmü Habîbe bint. Cahş, Resu*lullah (s.a.v)'e, (istihaze) kan (in) dan şikayet etti. Resulullah (s.a.v), ona:
    Hayz in seni hapsettiği müddet bekle, sonra boy abdesti al " bu*yurdu.
    Bunun üzerine Ümmü Habîbe, her namaz için boy abdesti alır ol*du.[295]
    Yine Müslim'in bir rivayetinde, Daha sonra yıkan ve namazım kıl" ifadesi yer almaktadır. Bu rivayetin içinde, Aişe dedi ki: Ben, Ümmü Habîbe'nin leğenini kanla dolu olduğunu gördüm [296] ifadesi de yer almaktadır.[297]
    Ebu Davud'un konu ile ilgili bir rivayeti şu şekildedir:
    Abdurrahman b. Avfın hanımı Ümmü Habîbe bint. Cahş, yedi yıl istihaza oldu. (Resulullah (s.a.v)'den, istihaze kanı ile ilgili fetva iste*di.) Resulullah (s.a.v), ona:
    Hayz vakti geldiğinde namazı terk etmesini, bittiğinde ise boy abdesti alıp namaz kılmasını emretti' emretti."
    Ebu Dâvud (devamla) der ki: "Bu sözü, Zührî'nin arkadaşlarından Ev-zaî'den başka hiç kimse söylememiştir."
    (Ebu Dâvud ilave olarak der ki İbn Uyeyne: Resulullah (s.a.v), Ümmü Habîbe'ye, hayz günlerinde namazı terk etmesini emretti" ifadesini ilave etmiştir. Ebu Dâ*vud (devamla) der ki: Fakat bu, İbn Uyeyne'nin bir zannıdır.[298]
    Ebu Dâvud, bu hadisi, başka bir rivayetinde, kanın kırmızılığı suyun yüzüne çıkardı" ifadesine kadar rivayet etmiştir.[299]
    Yine Ebu Dâvud, bir rivayetinde, Aişe dedi ki: Bunun üzerine Ümmü Habibe, her namaz için boy abdesti alır oldu" ifadesini rivayet etmiştir.[300]
    Yine Ebu Dâvud, başka bir rivayetinde, Zeyneb bint. Cahş istîhaza oldu. Resulullah (s.a.v), ona: Her namaz için boy abdesti al" buyurdu. (Süleyman b. Kesir bunu naklettikten sonra bahsin ba*şındaki) hadisi ilave etti" ifadesine yer vermiştir.[301]
    Yine Ebu Dâvud, diğer bir rivayetinde; Abdussamed, Süleyman b. Kesîr'den bu hadisi Her namaz için abdest al" şeklinde rivayet etti. Fakat bu, (hadisin ravisi) Abdussamed'in zannidir" ifadesine yer vermiştir.[302]
    Nesâî'nin bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Abdurrahman b. Avfın hanımı Ümmü Habîbc bint. Cahş isti haz e oldu. Kendisinden devamlı kan geliyordu. Onun bu durumu, Resulul*lah (s.a.v)e bildirildi. Resulullah (s.a.v):
    Bu, hayız (kanı) değildir. Şeytanın rahme musallat olmasından meydana gelen bir kandır. [303] Hayız gördüğü günler beklesin. Namazı bıraksın. Daha sonra (hayız müddeti bittiğinde, istihaze kanı sırasın*da) kalkıp her namaz için boy abdesti alsın' buyurdu.[304]
    Yine Nesâî'nin bir diğer rivayeti ise şu şekildedir:
    Ümmü Habîbe bint. Cahş, yedi yıl boyunca istihaze oldu. Bu du*rumunu Peygamber (s.a.v)'e sordu. O da, ona; bu kanın hayız olmadığı*nı, damardan gelen bir kan olduğunu, sağlıklı iken gördüğü hayız ve temizlenme müddet kadar namaz kılmamasını, daha sonra boy abdesti alarak namazını kılmasını söyledi. Bunun üzerine Ümmü Habîbe, her namaz için boy abdesti alır oldu.[305]
    27. Hz. Aişe (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir:
    "Fatıma bint. Ebi Hubeyş, Ebu Hubeyş, [306] Muttalib ibn Es e d in oğ*ludur- Resulullah (s.a.v)'e:
    Ben, (daimi surette) istihazalı bir kadınınım. Hiç temizlenemi*yorum. Acaba namazı bırakayım mı? diye sordu. Resulullah (s.a.v), ona:
    Bu, hayz (kanı) değil, bir damar kamdır. Hayız kanın geldi*ğinde namazı kılma. Hayız(ın) bittiği zaman kanı yıka ve namaz kıl. buyurdu.[307]
    Süfyân'm rivayetinde, Hayız kanı geldiğinde namazı kılma. Hayızın) bittiği zaman boy abdesti al ve namazı kıl" ifadesi yer almaktadır.[308]
    Diğer bir rivayette şu ifade yer almaktadır:
    Fakat namazı, içinde hayızh bulunduğun günler sırasında kılma. (Hayızm bittikten) sonra boy abdesti al ve namaz kıl. [309]
    Ebu Davud'un bir rivayeti şu şekildedir:
    Fatıma bint. Ebi Hubeyş, Peygamber (s.a.v)'e geldi. (Burada hadi*sin ravisi Urve,) yukarıda geçen [310] Fatima ile ilgili haberi nakletti...
    Resulullah (s.a.v):
    (Hayızm bittikten) sonra boy abdesti al. Her namaz (vakti) için kıl abdest al ve namaz kıl1 buyurdu.[311] Nesâ nin bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Fatıma bint. Ebi Hubeyş, istihaze olmuştu. (Resulullah (s.a.v)'e gelip durumunu sordu.) O da:
    Hayız kanı, bilinen siyah bir kandır. [312] Hayız günleri(nde), nama*zı kılma. Hayız günleri(n) bittiğinde abdest al' buyurdu.[313]
    Nesâî'nin bir rivayetinde, şu ilave yer almaktadır: Resulullah (s.a.v)'e:
    Boy abdesti almayacak mı?' diye soruldu. Resulullah (s.a.v)'de:
    Zaten hiç kimse bunda şüphe etmiyor diye cevap verdi. [314]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  4. #14
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    16. Cünüp Kimsenin Uyumasının Caiz Olması

    28. Abdullah ibn Ömer (r. anhümâ)'dan rivayet edilmiştir:
    Ömer, Resulullah (s.a.v)'e, geceleyin kendisine cünüplük isabet ettiğini zikretti. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v): Abdest al, cinsel organını yıka ve sonra da uyu[315] buyurdu.[316]
    Buhârî'nin bir rivayetinde şu ifade yer almaktadır: (Ömer
    Birimiz cünüp iken uyuyabilir mi? [317] diye (Peygamber efendimiz*den) fetva istedi. Peygamber (s.a.v)'de:
    Abdest aldığı zaman, evet' diye cevap verdi. [318] Buhârî'nin başka bir rivayetinde ise şu ifade yer almaktadır:
    (Ömer
    Birimiz cünüp iken uyuyabilir mi? diye sordu. Peygamber (s.a.v)' de:
    Evet, herhangi bîriniz abdest aldıktan sonra cünüp olduğu halde (isterse) yatsın1 buyurdu.[319]
    Müslim'in rivayeti, buna benzemektedir.[320]
    Tirmizî'de, bu hadisi, Abdullah ibn Ömer yoluyla; Ömer, Peygamber (s.a.v)'e sordu. (deyip hadisin geri kala*nını) nakletm iştir.[321]
    29. Hz. Aişe (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir:
    Ebu Seleme (b. Abdurrahman) der ki: Aişe'ye:
    Peygamber (s.a.v) cünüp iken uyur muydu?' diye sordum. Aişe'de:
    Evet, abdest alı(p öyle uyurdu)' diye cevap verdi.[322]
    Urve yolundan gelen rivayette Hz. Aişe şöyle der: Peygamber (s.a.v) cünüp iken uyumak istediğinde, cinsel organını yıkar ve namaz için abdest alır (gibi abdest alırdi. [323]
    Bu hadîsi, Buhârî rivayet ermiştir. Müslim'in rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) cünüp iken uyumak istediğinde, uyumadan ön*ce namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı.[324]
    Müslim'in diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) cünüp olduğunda, yemek yada uyumak istedi*ğinde [325] namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı.[326]
    Müslim'in, Abdullah b. Ebi Kays yoluyla Hz. Aişe'den yaptığı bir rivayeti" de şu şekildedir:
    Abdullah ibn Ebi Kays der ki: Aİşe'ye:
    Resulullah (s.a.u)in vitir namazını' sordum diyerek hadisi zikretmiş ve sözüne şöyle devam etmiştir: (Aişe'ye
    Resulullah (s.a.v) cünüp olduğunda ne yapıyordu? Uyumadan önce yıkanır mıydı? Yoksa yıkanmadan önce mi uyurdu?1 dedim. Aişe de:
    Bunların her ikisini de yapardı. Çünkü bazı defa yıkanıp öyle uyurdu. Bazen de abdest alıp öyle uyurdu' diye cevap verdi. Ben de:
    Bu işte kolaylık veren Allah'a hamd olsun' dedim. [327] Ebu Davud'un rivayetinde Hz. Aişe şöyle der:
    Peygamber (s.a.v) cünüp iken uyumak istediğinde namaz için ab*dest aldığı gibi abdest alırdı.[328]
    Ebu Davud'un bir rivayetinde, Cünüp iken (bir şey) yemek istediğinde ellerini yıkardı" ilavesi yer al*maktadır.[329]
    Ebu Dâvud (devamla) der ki: Bu hadisi; İbn Vehb, Yûnus'tan rivayet edip "yemek yeme" hadisesini Hz. Aişe'nin sözü olarak göstermiştir."
    Ebu Davud'un diğer rivayeti ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) cünüp iken (bir şey) yemek istediğinde yada uyumak istediğinde abdest alırdı.[330]
    Ebu Davud'un, Gudayf ibnu'l-Hâris yoluyla Hz. Aişe'den yaptığı rivayet ise şu şekildedir:
    Gudayf der ki: Aişe'ye:
    Ne dersin? Resulullah (s.a.v) cünüplükten dolayı gecenin başın*da mı, yoksa gecenin sonunda mı yıkanırdı?' diye sordum. Aîşe:
    Bazen gecenin başında ve bazen de gecenin sonunda boy abdesti alırdı' dedi. Ben:
    Allahu Ekber!... Bu işte kolaylık veren Allah'a hamd olsun' de*dim. (Tekrar ona
    Vitri gecenin başında mı, yoksa sonunda mı kılardı? [331] Bunu ba*na haber ver' dedim. O da:
    Bazen gecenin başında ve bazen de gecenin sonunda kılardı' di*ye cevap verdi. Ben de:
    Allahu Ekber!... Bu işte kolaylık veren Allah'a hamd olsun' de*dim. (Tekrar ona
    (Gece) namazında, (kıraati) açıktan mı, yoksa sessiz mi okur*du [332] diye sordum. O da:
    Bazen açıktan ve bazen de sessiz okurdu' dedi. Ben de:
    Allahu Ekber!... Bu işte kolaylık veren Allah'a hamd olsun' dedim. [333]
    Tirmizî'nin rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) cünüp iken, uyur ve suya el değdirin ezdi. [334]
    Tirmizî der ki: (Bir çok kimse,) Hz. Aişe'den Resulullah (s.a.v) (cünüp olduğunda) uyumadan önce abdest alırdı"
    şeklinde rivayette bulunmuştur. Bu rivayet, (Esved yolundan gelen rivayet*ten) daha sahihtir.[335]
    Ebu Dâvud, Tirmizî'nin birinci rivayetini nakletmiştir.[336]
    Nesâî'nin rivayeti ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) cünüp iken (bir şey) yemek yada uyumak iste*diği zaman abdest alırdı.[337]
    Nesâî, bir rivayetinde, (abdest alırdı)" ilavesini "namaz için abdest aldığı gibi yapmıştır.[338]
    Nesâfnin diğer bir rivayeti de şu şekildedir
    Peygamber (s.a.v) cünüp iken uyumak istediğinde abdest alır (bir şey) yemek istediğinde ise sadece ellerini yıkardı.[339]
    Nesârnin başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) cünüp iken uyumak istediğinde abdest alırdı. (Bir şey) yemek istediğinde yada (bir şey) içmek İstediğinde ellerini yıkar, sonra da (yemek) yerdi yada içerdi.[340]
    Müslim, Abdullah ibn Ebi Kays yolundan ve Ebu Dâvud'da, Gudayf ibnu'l-Hâris yolundan bu hadis "kolaylık" ifadesine kadar rivayet etmiş*lerdir.[341]
    Nesâi'nin Abdullah ibn Ebi Kays yolundan yaptığı rivayet ise şu şekildedir:
    Abdullah ibn Ebi Kays der ki: Resululİah (s.a.v) cünüp olduğu zaman yatmadan önce mi boy abdestj alır, yoksa boy abdesti almadan mı yatardı' diye sordum. Aişe:
    Her ikisini de yapardı. Bazen boy abdesti alıp yatardı. Bazen de (namaz) abdesti alıp öyle yatardı' diye cevap verdi.[342]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  5. #15
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    17. Cünüplükten Dolayı Yıkanmanın Şekli

    30. Meymûne (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir:
    "Resululİah (s.a.v) (önce) ayaklarını yıkamayarak namaz için ab dest aldığı gibi abdest aldı. Avret yerini ve (oraya) değen pis şeyleri yı kadı. Sonra da üzerine su döktü. Sonra da bir kenara çekilip ayakla*rını yıkadı.[343] Onun cünüplükten dolayı yıkanması, işte bu şekilde*dir.[344]
    Buhârî'nin bir rivayetinde Meymûne şöyle der:
    Peygamber (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanırken onu perdeledim. O ellerini yıkadı, sonra sağ eliyle sol elinin içine su döküp avret yerini ve oraya değen şeyleri yıkadı. Sonra eliyle duvar üzerine yada toprağa mesti etti.[345] Sonra ayaklannı yıkamayarak namaz için abdest aldığı gi*bi abdest aldı. Sonra kendi bedenine su döktü. Sonra bir kenara çeki*lip ayaklarım yıkadı.[346]
    Buhârî'nin bir rivayeti şu şekildedir:
    Eliyle avret yerini yıkadı. Sonra elini duvara sürttü. Sonra elini yıkadı. Sonra namaz için abdest aldığı gibi abdest aldı. Nihayet yıkan*masını bitirince, ayaklannı da yıkadı.[347]
    Buhârî'nin diğer bir rivayetinde Meymûne şöyle der;
    Peygamber (s.a.v) için (cünüplükten dolayı yıkanacağı) suyu ha*zırladım. (Su kabından) elleri üzerine su boşalttı, onları ikişer defa ve*ya üçer defa yıkadı. Sonra sağ eliyle sol elinin İçine su döküp bu suyla avret yerlerini yıkadı. Sonra elini toprağa sürttü. Sonra ağzını çalka*ladı ve burnuna su çekti.[348] Sonra yüzünü ve ellerini yıkadı. Başını da üç defa yıkadı. Sonra bedenine su döktü. [349] Sonra durduğu yerden bir kenara çekilip ayaklarım yıkadı.[350]
    Buhârî'nin diğer bir rivayetinde ise, Meymûne'nin şu ifadesi yer almak*tadır:
    (Kurulanması için) Peygamber (s.a.v)'e bir bez uzattım. [351] Fakat o, eliyle şöyle yapıp onu istemediği işaret etti.[352]
    Yine Buhârî'nin buna benzer başka bir rivayetinde, Meymûne'nin şu ifadesi yer almaktadır:
    (Kurulanması için) Peygamber (s.a.v)'e bir bez getirdim. Fakat o, bu bezi istemeyip eliyle silkelemeye başladı.[353]
    Yine Buhârî'nin başka bir rivayetinde şu ifade yer almaktadır:
    (Kurulanması için) Peygamber (s.a.v)'e bir bez uzattım. Fakat o, bu bezi almadı. Ellerini silkeleyerek gitti.[354]
    Müslim'in bir rivayetinde şu ifade yer almaktadır:
    (Kurulanması için) Peygamber (s.a.v)'e bir havlu getirildi. Fakat o, (bu havluya) dokunmadı. Suyu şöyle yapmaya, yani silkelemeye baş*ladı.[355]
    Ebu Davud'un rivayetinde, Meymûne şöyle der:
    Peygamber (s.a.v)'e cünüplükten dolayı yıkanacağı suyu hazırla*dım. Kabı sağ elinin üzerine eğdi. İki veya üç (bu şüphe A'meş'tendir) defa yıkadı. Sonra avret yerine su döküp orayı sol eliyle yıkadı. Daha sonra da (sol) elini yere sürttü ve yıkadı. Sonra ağzına ve burnuna su çekti. Yüzünün ve ellerini yıkadı. Başına ve vücuduna su döktü. Kena*ra çekilip ayaklarını yıkadı. Ona havluyu verdim. Fakat o, (bu havluyu) almadı.[356] Suyu bedenînden (silkeleyerek) atmaya başladı.
    (A'meş der ki Peygamber (s.a.v)'in havluyu kullanmayıp üzerinden su*yu serptiğini İbrahim (en-Nehâî')ye söyledim. İbrahim: Onlar, havlu kullan*makta bir sakınca görmezlerdi. Fakat havlu kullanmayı adet edinmeyi mek*ruh sayarlardı' dedi.
    Ebu Dâvud der ki: Müsedded dedi ki: Abdullah ibn Davud'a: "Onlar havlu kullanmayı adet edinmeyi mekruh sayarlardı" şeklinde bîr şey bili*yor musun? dedim. O da: Evet, öyledir. (Meymûne'nin rivayetinde, onlar bunun adet edinmesini mekruh görürlerdi ifadesi yoktur,) fakat ben kita*bımda bu ifadeyi mevcut olarak buldum.[357]
    Tirmizî'nin rivayetinde ise Meymûne şöyle der:
    Peygamber (s.a.v)'e cünüplükten dolayı yıkanacağı suyu hazırla*dım. Kabı sol eliyle eğip sağ eline su döktü ve iki elini yıkadı. Sonra elini kaba daldırıp (içinden su alıp) avret yerine döktü. Sonra elini du*vara veya toprağa sürttü. Sonra ağzına ve burnuna su çekti. Yüzünü ve kollarını yıkadı. Sonra başına üç kere su döktü. Sonra vücudunun geri kalan kısımlarına su döktü. Sonra kenara çekilerek ayaklarını yıka*dı.[358]
    Nesâî'nin rivayetinde ise Meymûne şöyle der:
    Cünüplükten dolayı yıkanacağı suyu Resulullah (s.a.v)'e getirdim. Önce iki veya üç kere ellerini yıkadı. Sonra sağ elini kaba daldırıp (içinden su alıp) avret yerine bir avuç su döktü. Sol eliyle de (avret ye*rini) yıkadı. Sol elini yere vurup iyice sürttü. Namaz için abdest aldığı gibi abdest aldı. Sonra başına üç avuç dolusu su döktü. Vücudunun geri kalan kısımlarını yıkadı. Sonra durduğu yerden bir kenara çekile*rek ayaklarını yıkadı. Sonra ona bir havlu götürdüm. Fakat o,.bu hav*luyu istemedi.[359]
    Yine Nesâî'nin rivayetinde Meymûne şöyle der:
    Resulullah (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanacağı zaman (önce) ellerini yıkardı. Sağ eliyle sol eline su dökerdi. Avret yerini (sol eliyle) yıkardı. Sonra elini yere vurup ellerini mesh ederdi. Sonra da ellerini yıkardı. Sonra namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı. Sonra başı*na ve vücudunun kalan kısımlarına su dökerdi. Sonra bir kenara çeki*lip ayaklarım yıkardı.[360]
    Yine Nesâî'nin diğer bir rivayetinde Meymûne şöyle der:
    Peygamber (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanacağı zaman avret ye*rini yıkardı. Elini yere yada duvara sürerdi. Sonra namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı. Sonra başına ve vücudunun kalan kısımlarına su dökerdi.[361]
    31. Hz. Aişe (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir:
    Peygamber (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanacağı zaman (önce) e-Ierini yıkamayla başlardı. Sonra namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı. Sonra parmaklarını suya daldırıp onlarla saçlarının diplerini ovalardı. Sonra iki eliyle başı üzerine üç avuç su dökerdi. Sonra suyu bütün bedenine dökerdi.[362]
    Buhârî'nin bir rivayetinde şu ifade yer almaktadır:
    Sonra eliyle saçlarının arasına suyu iyice geçirirdi. Nihayet de*risine iyice suyu geçirdiğini zannettiği zaman üzerine üç defa su dö*kerdi. Sonra bedeninin kalan kısmını yıkardı." Aişe der ki: "Ben, Resıı-lullah (s.a.v) ile aynı kabtan yıkanırdım. O kabtan beraberce su avuç*lardık.[363]
    Müslim'in rivayeti ise şu şekildedir.
    Resulullah (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanacağı zaman (Önce) ellerini yıkamayla başlardı. Sonra sağ eliyle sol eline su döküp avret yerini yıkardı. Sonra namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı. Sonra (elleriyle) suyu alıp parmaklarıyla saçlarının diplerini ovalardı. İyice temizlendiğine kanaat getirdiğinde başına üç avuç su dökerdi. Sonra vücudunun kalan kısmına su dökerdi. Sonra da ayaklarını yıkardı Yine Müslim'in diğer bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) cünüplükten temizleneceği zaman (önce) elleri*ni su kabına daldırmadan önce ellerini yıkamayla başlardı. Sonra da namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı.[364]
    Yine Müslim'in diğer bir rivayetinde Hz. Aişe şöyle der:
    Resulullah (s.a.v) (cünüplükten dolayı) yıkanacağı zaman sağın*dan başlardı. (Önce) sağ eline suyu döküp onu yıkardı. Sonra vücu*dundaki pisliğin üzerine sağ eliyle su dökerdi. Onu sol eliyle yıkardı. (Bütün) bu işleri bitirince, başına su dökerdi."
    Aişe (devamla) der ki: "Ben ve Resulullah (s.a.v), cünüp iken, aynı kabtan yıkanırdık.[365]
    Yine Müslim'in başka bir rivayetinde Hz. Aişe şöyle der:
    Resulullah (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanacağı zaman külek gi*bi bir kap isterdi. (Ondan) iki avucuyla (su) alıp (yıkanmaya) başının sağ tarafından başlardı. Sonra sol tarafını yıkardı. Sonra iki avucuyl (tekrar) su alıp onu başının üzerine dökerdi.[366]
    Ebu Davud'un rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanacağı zaman -Süley*man ibn Harb'in rivayetine göre- önce sağ eliyle sol eline su dökerdi. Müsedded'in rivayeti göre ise önce kabtan suyu sağ eli üzerine dökerek ellerini yıkardı. -Sonra ikisinin ittifakla rivayetine göre ise ve avret yerini yıkardı. (Bundan sonra Müsedded Suyu sol eline dökerdi. Aişe (r. anhâ) bazen avret yerini kinayeli olarak söylerdi (sözlerini ilave etti).
    (Hadisin bundan sonraki kısmında Süleyman ve Müsedded ittifak etmiş*lerdir Sonra Resulullah (s.a.v) namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı. Her İki elini de kaba daldırıp (su alırdı). Suyun, (başının) derisi*ne ulaştığını anlayıncaya yada deriyi paklayıncaya kadar saçlarını ova*layıp [367] (sonra da) başına üç defa su dökerdi. Sudan artan olursa, onu da vücuduna dökerdi.[368]
    Ebu Davud'un bir rivayetinde Hz. Aişe şöyle der:
    Resulullah (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanmak istediği zaman (önce) ellerini bileklerine kadar, sonra da avret yerini kaşığıyla birlikte yıkayıp onların üzerine su dökerdi. Ellerini temizlediği zaman, onları duvara sürerdi. Sonra abdest almaya başlardı. (Abdest aldıktan) sonra da başına su dökerdi.[369]
    Ebu Davud'un başka bir rivayetinde, Teymullah ibn Sa'lebe oğulla*rından biri olan Cumey b. Umeyr'in şöyle söylediği nakledilmiştir:
    Annem ve teyzemle birlikte Aişe'nin yanma gitmiştik. Onlardan bi*risi, Aişe'ye:
    Boy abdesti (alırken Resulullah ile) neler yapardınız?' diye sordu. Aişe:
    Resulullah (s.a.v) önce namaz için abdest aldığı gibi abdest alır*dı. Sonra başına üç defa su dökerdi. Biz ise, saçımızdaki örgülerden dolayı beş defa [370] (su) dökerdik' diye cevap verdi.[371]
    Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde, Külek [372] gibi bir kap isterdi" ifadesi yer almaktadır.[373]
    Nesâî'nin rivayeti ise şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanacağı zaman ona bir kap su verilirdi. O da, ellerini o kaba sokmadan önce iyice temizlenin*ceye kadar ellerine su dökerdi. Sonra sağ elini suya sokup onunla su dökerdi. Sol eliyle de avret yerini yıkardı. Bu iş bitince, sağ eliyle sol eline su döküp ellerini yıkardı. Sonra üç kere ağzına, üç kere de bur*nuna su verirdi. Daha sonra iki avucuyla su alıp üç kere başına döker*di. (En son olarak ta,) vücudunun kalan kısmına su dökerdi.[374]
    Nesâî'nin bir rivayetinde Hz. Aişe şöyle der:
    Resulullah (s.a.v) (önce) üç kere ellerine su dökerdi. Sonra avret yerini yıkardı. Sonra da ellerini yıkardı. Ağzına ve burnuna su verirdi. Sonra başına üç kere su dökerdi. (En son olarak ta,) vücudunun kalan kısmına su dökerdi.[375]
    Nesâî'nin başka bir rivayetinde Ebu Seleme b. Abdurrahman şöyle der:.
    Aişe, Peygamber (s.a.v)'in şöyle boy abdest aldığını anlattı: - (Önce) üç defa ellerini yıkardı. Sonra sağ eliyle, sol eline su dö*küp avret yerini ve oraya bulaşan (pislik)leri yıkardı.
    Ömer, bu hadisin ancak şu şekilde bildiğini söyler: "Sağ eliyle sol eline üç defa su dökerdi. Sonra üç kere ağzına, üç kere burnuna su verir ve üç kere de yüzünü yıkardı. Sonra üç kere başına su dökerdi. (En son olarak ta,) suyu üzerine dökerdi.[376]
    Nesâî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanacağı zaman (önce) el*lerini yıkardı. Sonra namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı. Sonra parmaklarını suya sokup (aldığı suyla) saç diplerini ovalardı. Sonra da başına üç avuç su dökerdi. (En son olarak ta,) bütün vücuduna su dö*kerdi.[377]
    Nesâî'nin diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) ellerini yıkardı. Abdest alırdı. Saçının diplerine suyun ulaşması için başını ovalardı. (En son olarak ta,) vücudunun ka*lan kısmına su dökerdi.[378]
    Yine Nesâî'nin dîğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v), suyu eliyle saçının her tarahna ulaştırırdı. Son*ra da başına üç defa su dökerdi.[379]
    Tirmizî'nin rivayetinde ise Hz. Aişe şöyle der:
    Resulullah (s.a.v), cünüplükten dolayı yıkanmak istediği zaman (önce) ellerini su kabına daldırmadan önce ellerini yıkamayla başlardı. Sonra avret yerini yıkardı. Sonra namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı. Sonra suyu saçlarını(n diplerine kadar) ulaştırırdı. Sonra başın*dan aşağı üç kere su dökerdi.[380]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  6. #16
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    18. Mestler Üzerine Mesh Etme [381]

    32. Cerîr b. Abdullah (r. a)'tan rivayet edilmiştir:
    Cerîr, küçük abdestini bozdu, sonra da abdest alıp mestler üzeri*ne mesh etti. Ona:
    Mestler üzerine mesh etmeyi yapar mısın?' diye soruldu. O da:
    Evet, Çünkü Resulullah (s.a.v)'i abdestini bozduğunu, sonra ab dest alıp mestler üzerine mesh ettiğini gördüm [382] diye cevap verdi.[383]
    A'meş der ki: ibrahim dedi ki: (Cerîr'in) bu sözü, Abdullah'ın arkadaş larının hoşuna giderdi. Çünkü Cerîr'in Müslüman olması, Mâide suresinin in*mesinden sonradır."
    Ebu Davud'un rivayetinde, Cerîr b. Abdullah şöyle der:
    Cerîr, küçük abdestini bozdu, sonra da ab dest alıp mestler üze*rine mesh etti. Sonra da: "Resulullah (s.a.v)'i mesh ederken gördüğüm halde (artık) beni (mestler üzerine) mesh etmekten ne alıkoyabilir?' de*di. (Ona
    Yalnız Resulullah (s.a.v)'in mestler üzerine mesh etmesi, (galiba) Mâide suresinin inmesinden önce idî.[384] dediler. O da:
    Ben, Mâide suresi indikten sonra Müslüman oldum1 dedi.[385] Nesâî'nin rivayeti de şu şekildedir:
    Cerîr abdest aldı. Mestleri üzerine mesh etti. Ona:
    (Mestler üzerine) mesh mi ediyorsun?' diye soruldu. O da:
    Resulullah (s.a.v)'i mestleri üzerine mesh ederken gördüm' diye cevap verdi.
    Cerîr'in bu sözü, Abdullah'ın arkadaşlannın hoşuna giderdi. Cerîr, Re*sulullah (s.a.v)'in vefatına yakın bir zamanda Müslüman olmuştu.[386]
    Tirmizî'nin diğer bir rivayetinde ise, Şehr b. Havşeb şöyle der:
    Cerîr b. Abdullah'ı, abdest alıp mestlerinin üzerine mesh ederken gördüm. Bu hususu ona sordum. O da:
    Ben Resulullah (s.a.v)'i, abdest alıp mestlerinin üzerine mesh ederken gördüm1 dedi. Ona:
    Maide (süresindeki a yet) ten önce mi, yoksa sonra mı (Müslüman oldun) diye sordum. O da:
    Mâide (süresindeki ayet)ten sonra Müslüman oldum' diye cevap verdi.[387]
    33. Muğîre b. Şu'be (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    Bir seferde Peygamber (s.a.v) ile beraberdim. (Resulullah, bana):
    Ey Muğîre! (Yanına) bir su kabı al (benimle birlikte gel)' buyur*du.
    Bunun üzerine (yanıma) su kabım aldım. Gözümden kayboluncaya kadar uzağa gitti. (Tuvalet) ihtiyacını giderdi. Üzerinde Şam (kuma*şından yapılmış) bir cübbe vardı. Elini, cübbenin yeninden çıkarmaya çalıştı. Fakat cübbenin yeni dardı. Bunun üzerine elini, cübbenin al*tından çıkardı. (Yanımdaki su kabından) onun eline döktüm. Namaz için abdest aldığı gibi abdest aldı. Mestleri üzerine mesh etti. Sonra namaz kıldı.[388]
    Buhârî'nin bir rivayeti şu şekildedir:
    Ben, Peygamber (s.a.v)'in (eline) abdest suyu döktüm. O, mestler üzerine mesh etti. (Sonra da) namaz kıldı.[389]
    Buhârî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) (tuvalet) ihtiyacı için gitti. (İhtiyacını giderdik*ten) sonra (dönüp) geri geldi. Onu su (kabı)yla kaşıladım. üzerinde Şam (kumaşından yapılmış) bir cübbe olduğu halde abdest aldı. Ağza ve burna su verdi. Yüzünü yıkadı. Elinin cübbesinin yenlerinden çı*karmaya çalıştı. Fakat cübbesinin yenleri dardı. Ellerini (cübbenin) altından çıkarıp onları yıkadı. Başını ve mestlerini mesh etti.[390]
    Yine Buhârî'nin diğer bir rivayeti şu şekildedir:
    Muğîre, bir seferde, Resulullah (s.a.v) ile birlikte bulunmuş idi. Resulullah (s.a.v) (tuvalet) ihtiyacını gidermek için (gözden uzak bir yere) gitmişti. (Dönüp geri geldiğinde) abdest alırken, Muğîre, onun eline su dökmüştü. İşte bu ab destte Resulullah (s.a.v), yüzünü ve el*lerini yıkamıştı. Başına ve mestleri üzerine mesh etmişti.[391]
    Yine Buhârî'nin başka bir rivayeti şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) bir ihtiyacım (gidermek için gözden uzak bir yere) gitmişti. Dönüp geri geldiğinde abdest alırken) -bunu ancak Te-bük gazvesinde [392]söylediğini biliyorum- Kalktım, onun eline su dök*tüm. Yüzünü yıkadı. Kollarını yıkamak istedi. Fakat cübbesinin yeni dar idi. Bunun üzerine kollarını cübbesinin altından çıkarıp yıkadı. Sonra da mestleri üzerine mesh etti.[393]
    Yine Buhârî'nin diğer bir rivayeti şu şekildedir:
    Ben, bir seferde, Peygamber (s.a.v) ile birlikte idim. Mestlerini çıkarmak için eğildim. (Resulullah, bana): Mestleri bırak! Çünkü ben, onları (ayaklarım) temizken (abdest!iyken) giydim [394] deyip mestleri*nin üzerine mesh etti. [395]
    Müslim'in rivayetin şu şekildedir:
    Ben, bir gece Peygamber (s.a.v) ile birlikte yolda idim. Bana: 'Ya*nında su var mı?' diye sordu. Ben de: 'Evet' dedim. Bunun üzerine hay*vanından indi ve gecenin karanlığında gözden kayboluncaya kadar git*ti. Sonra (dönüp geri) geldi. Ben, onun eline bir kapdan su döktüm. Yüzünü yıkadı. Üzerinde yünden (yapılmış) bir cübbe vardı. Kollarını bu cübbedcn çıkaramadı. Nihayet kollarını, cübbesinin altından çıka*rıp (öyle) yıkadı. Başına mesh etti. Sonra mestlerini çıkarmak için eğildim. (Bana 'Mestleri bırak! Çünkü ben, onları (ayaklarım) temiz*ken (abdestliyken) giydim1 deyip mestlerinin üzerine mesh etti.[396]
    Müslim'in diğer bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) mestlerinin üzerine, başının ön tarafına ve sarıgına mesh etti.[397]
    Müslim'in başka bir Vivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) abdest aldı. Alnına, sarığına ve mestleri üzeri*ne mesh etti.[398]
    Ebu Davud'un rivayeti şu şekildedir:
    Biz Resulullah (s.a.v) ile birlikte bir deve süvarisi topluluğu için*de bulunuyorduk. Yanımda bir de su kabı vardı. Resulullah (s.a.v) (tu*valet) ihtiyacı için dışarı çıktı. (İhtiyacını giderdikten) sonra (dönüp) geri geldi. Onu su kabıyla karşıladım. (Yanımdaki su kabından) on(un elinje su döktüm. Ellerini ve yüzünü yıkadı. Sonra da kollarını (cübbe*sinin yenlerinden) dışarı çıkarmak istedi. Halbuki üzerinde yenleri dar, yünden (dokunmuş) bir Rum cübbesi vardı. Cübbe dar gelince, kolları*nı cübbenîn altından çıkarıp uzattı. Sonra mestlerini çıkarmak için onun mestlerine eğildim. Bana:
    Mestleri bırak! Çünkü ben, onları ayaklarım temizken (abdest-liyken) giydim [399]deyip mestlerinin üzerine mesh etti. [400]
    Şa'bî der ki: Urve, bu hadisi, babasından bizzat müşahede ettiğini, baba*sının da Resulullah (s.a.v)'den müşahede etmiş olduğunu kesinlikle ifade et*miştir.[401]
    Ebu Davud'un diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Nebi (s.a.v) mestleri üzerine, alnına ve sangı üzerine mesh eder*di. [402]
    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) mestleri üzerine mesh etti. Ben (de): 'Ey Allah'ın resulü! Yoksa (ayağınızı yıkamayı) unuttunuz mu?' diye sordu. O da: '(Hayır,) bilakis sen unuttun. Yüce Rabbim bana mestleri üzerine mesh etmeyi emretti' diye cevap verdi. [403]
    Tirmizî'nin rivayeti de şu şekildedir:
    Nebi (s.a.v) abdest aldı. Mestleri ve sarığı üzerine mesh etti. [404] Nesâî'nin rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) (tuvalet) ihtiyacı için çıkmıştı. Döndüğünde, onu su dolu bir kapla karşıladım. Suyu döküp (önce) ellerini yıkadı. Sonra yüzünü yıkadı. Sonra kollarını yıkamak istedi. Cübbesinin yeni dardı. Bu sebeple kollarını cübbenin altından çıkarıp yıkadı. Sonra mestleri üzerine mesh etti ve bize namaz kıldırdı.[405]
    Nesâî'nin diğer bir rivayeti de şu şekildedir:,
    Peygamber (s.a.v) (tuvalet) ihtiyacı için çıkmıştı. Muğîre'de, için*de su bulunan bir kapla arkasından gitti. Peygamber (s.a.v) (tuvalet) ihtiyacını bitirince, Muğîre (içinde su buluna su kabından Peygambe*rimizin eline) su döküp Peygamber (s.a.v) abdest aldı ve mestleri üze*rine mesh etti.[406]
    Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Bir seferde Peygamber (s.a.v) ile beraberdim. Bana:
    Ey Muğfre! Sen (insanlardan) geride kal. Ey İnsanlar? Siz seçip gidin' buyurdu.
    Bunun üzerine ben geride kaldım. Yanımda bir su kabı vardı. İn*sanlar geçip gitti. Peygamber (s.a.v), (tuvalet) ihtiyacı için uzaklaştı. Dönünce, eline su dökmek için yanına vardım. Peygamber (s.a.v)'in üzerinde, yenleri dar Bizans (malı) bir cübbesi vardı. Elini cübbenin yeninden çıkarmak istedi. Fakat cübbenin yeni dar geldi. Elini cübbe*nin altından çıkardı. Yüzünü ve kollarını yıkadı. Başını [407] ve mestleri üzerine mesh etti.[408]
    Yine Nesâî'nin diğer bir rivayeti ise şu şekildedir;
    Resulullah (s.a.v) ile birlikte bir seferde idik. Yolda giderken ya*nındaki asayla sırtıma hafifçe vurup yoldan ayrıldı. Ben de onunla bir*likte (yoldan) ayrıldım. Resulullah (s.a.v) filan yere gelince, devesini çökertti. Sonra (tuvalet) ihtiyacı İçin gitti. (Hadisin ravisi der ki Gö*zümden kayboluncaya kadar gitti. Sonra gelip:
    Yanında su var mı?' diye sordu. Yanımda bir (su) kırbam vardı. Onu Resulullah (s.a.v)'e getirip (eline) dökmeye başladım. Resulullah (s.a.v) ellerini ve yüzünü yıkadı. Kollarım yıkayacaktı. Fakat üzerinde, kollan dar Şam kumaşından yapılmış bir cübbe vardı. Elini, cübbenin altından çıkardı. Yüzünü ve kollarını yıkadı.
    (Ravi) Resulullah (s.a.v)'in, mübarek alınlarından ve sangından bahsetti. (Hadisin ravisi) İbn Avn: Bunİan, istenilen şekilde ezberieyedim1 der.
    Muğîre (devamla) der ki: Sonra mesh I eri üzerine mesh etti. Sonra da:
    (Tuvalet için senin) bir ihtiyacın var mı?1 diye sordu. Ben de:
    Ey Allah'ın resulü! (Tuvalet için) hiçbir ihtiyacım yok' dedim.
    Sonra diğerlerinin yanma geldik. Abdurrahman ibn Avf, [409] cema*ate imam olup sabah namazından bir rekat kıldırmıştı. Abdurrahman ibn Avf a, Resulullah (s.a.v)'in geldiğini haber vermek istedim. Fakat Resulullah (s.a.v) bana engel oldu.[410] Sabah namazının farzından yeti*şebildiğimiz kadarını cemaatle kıldık. Kaçırdığımız rekatı ise kaza et*tik.[411]
    Nesâî'nin bir rivayetin de şu ifade yer almaktadır:
    Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) (cübbenin yenini) omzuna atıp kollarını yıkadı. Alnına, sarığına ve mestlerine mesh etti.[412]
    Yine Nesâî'nin bir rivayetin de şu ifade yer almaktadır:
    Bu sebeple kollarını cübbenin altından çıkarıp yıkadı. Sonra mestleri üzerine mesh etti ve bize namaz kıldırdı.[413]
    Yine Nesâî'nin başka bir rivayetin de şu ifade yer almaktadır:
    Resulullah (s.a.v) abdest aldı. Alnına, sangına ve mestlerine mesh etti" ifadesi yer almaktadır.[414]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  7. #17
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    19. Sperm Gelmesi Sebebiyle Kadına Boy Abdestinin Vacip Olması

    34. Ümmü Seleme (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir: "Ümmü Süleym, Peygamber (s.a.v)'e gelip:
    Ey Allah'ın resulü! Şüphesiz ki Allah, hak(kı açıklamak)tan haya etmez. [415]Acaba İhtilam olduğu zaman kadına boy abdesti almak lazım mıdır?' diye sordu. Resulullah (s.a.v):
    Evet! Suyu (spermi) görürse, (kadının boy abdesti alması) la*zımdır' diye cevap verdi. Bunun üzerine Ümmü Seleme:
    Ey Allah'ın resulü! Kadın hiç ihtilam olur mu?' dedi. Resulullah (s.a.v):
    Allah iyiliğini versin. Çocuk, kadına neden benziyor (sanıyor*sun)? [416] diye cevap verdi.[417]
    Bir rivayette şu ilave yer almaktadır:
    Ümmü Seleme dedi ki: (Ümmü Süleym'e '(Bu sözün sebebiyle) kadınları rezil ettin1 dedim.[418]
    Başka bir rivayette ise şu ifade yer almaktadır:
    Bunun üzerine Ümmü Seleme, (utancından) yüzü örterek:
    Ey Allah'ın resulü! Kadın hiç ihtilam olur mu?' dedi. Resulullah (s.a.v)'de;
    Evet! 'Allah iyiliğini versin. Çocuk, kadına neden benziyor (sanı*yorsun)?' diye cevap verdi.[419]
    Bir diğer rivayette ise Bunun üzerine Ümmü Seleme güldü" ifadesi yer almaktadır.[420]
    Tirmizî'nin rivayeti ise baştaki hadis gibi olup içerisinde şu ifade yer al*maktadır:
    Resulullah (s.a.v):
    Evet! Suyu (spermi) görürse, (kadın) boy abdesti alsın1 buyurdu. Bunun üzerine Ümmü Seleme dedi ki: Ümmü Süleym'e: (Bu sözün sebebiyle) kadınları rezil ettin1 dedim.[421]
    Nesâî, bu hadisi, baştaki rivayete benzer bir şekilde rivayet etmiştir.[422]
    Ebu Dâvud'da, bu hadisi, Hz. Aişe'nin hadisinden sonra getirip sonunda şöyle der:
    Hişâm b. Urve, Urve'den, Urve ise Zeyneb bint. Ebi Seleme'den, o da Ümmü Seleme'den; "Ümmü Süleym, Resulullah (s.a.v)'e geldi..." şeklinde rivayet etmiştir.[423]
    Görüldüğü üzere Ebu Dâvud, hadisi, Hz. Aişe hadisine göndermede bu*lunmadan (ayrı bir şekilde) rivayet etmiştir.
    20. Uykudan Uyanıldığında Elleri Yıkama

    35. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:
    "Sizden biriniz uykudan uyandığı zaman üç defa elini yıkamadan kaba sokmasın. Çünkü (kişi,) elinin nerede gecelediğini bilemez. [424]
    Müslim'in bir rivayeti şu şekildedir:
    Sizden biriniz uykudan uyandığı zaman elini kabına sokmadan hemen eline üç defa su döksün. Çünkü (kişi,) elinin nerde gecelediği*ni [425] bilemez.[426]
    Müslim'in bir rivayetinde Elini yıkama*dan. ifadesine yer verilmiş, fakat "üç defa[427] ifadesine yer verilmemiştir. [428] Buhârî, bu manaya ilave yapmakla hadisi şöyle rivayet etmiştir:
    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Sizden biriniz abdest alacağı za*man burnuna su versin, sonra (burnuna verdiği suyu geri) çıkarsın. (Tuvalet ihtiyacını giderme esnasında) her kim taşla silinirce, sayısını tek yapsın. Sizden biriniz uykudan uyandığı zaman elini abdest suyu*nun içine sokmadan önce yıkasın. Çünkü sizden biriniz, (uykusunda) elinin nerede gecelediğini bilemez.[429]
    Ebu Dâvud'da bu hadisi (bu şekilde) rivayet etmiştir. [430]
    Tirmizî'nin rivayetinde Elinin üzerine iki ya*da üç defa su akıtmadan. ifadesi yer almaktadır. [431]
    Yine Ebu Davud'un rivayetinde ise, Çünkü elinin gece nerelerde gecelediğini yada nerelerde dolaştığını bilemez" ifadesi yer almaktadır. [432]
    Bu hadis, Nesâî'nin "Sünen"inde rivayet edilen ilk hadistir. [433]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  8. #18
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    21. Tuvalet İhtiyacı Sırasında Sağ Elin Kullanılmasının Yasaklanması

    36. Ebu Katâde (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Sizden biriniz, işediği zaman erkeklik organına sağ eliyle dokun*masın. Tuvalete gittiğinde sağ eliyle silinmesin. Su içtiğinde de bir ne*feste içmesin. [434]
    Bu lafız, Ebu Davud'a aittir. Buhârî'nİn rivayeti ise şu şekildedir:
    Sizden biriniz, işediği zaman erkeklik organını sağ eliyle tutmasın. Sağ eliyle temizlenmesin. [435] Su kabının içine nefesini [436] vermesin. [437]
    Buhârfnin diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Sizden biriniz (su kabından) bir şey içtiği zaman onun içine nefesini ver*mesin. Tuvalete gittiği zaman erkeklik organına sağ eliyle dokunmasın. Sağ eliyle temizlenmesin. [438]
    Müslim'in rivayeti ise şu şekildedir:
    Sizden biriniz işerken erkeklik organını sağ eliyle kesinlikle tutmasın.
    Tu*valette sağ eliyle silinmesin. Kabın içine nefesini vermesin. [439]
    Peygamber (s.a.v) kabın içine nefes vermekten, erkeklik organını sağ elle tutmaktan ve (tuvalet ihtiyacı sırasında) sağ elle silinmekten yasaklamıştır.[440]
    Nesâî, Müslim'in ve Ebu Davud'un rivayetlerine benzer bir şekilde riva*yette bulunmuştur. [441]
    Tirmizf nin rivayeti ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v), kişinin, erkeklik organını sağ elle tutmasını yasakla*mıştır.[442]

    22. Misvak Kullanmak

    37. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Eğer ümmetime zorluk verecek olmasaydım, onlara misvak kullanmalarını mutlaka emrederdim.
    Başka bir rivayette ise: "Eğer ümmetime yada insanlara zorluk vere*cek olmasaydım, onlara her namaz (başın)da misvak kullanmalarını mutlaka emrederdim. [443]
    Bu lafız, Buhârî'ye aittir. Müslim'in rivayeti ise şu şekildedir:
    Eğer müminlere Züheyr'in sözünde: ümmetime zorluk verecek ol*masaydım, onlara her namaz (başında)da misvak kullanmalarını [444] mutlaka emrederdim. [445]
    Ebu Davud'un rivayeti ise şu şekildedir:
    Eğer müminlere zorluk verecek olmasaydım, yatsı namazını geciktirme*lerini [446]ve her namaz (başm)da miavak kullanmalarını mutlaka emreder*dim.[447]

    23. Mezi [448]

    38. Hz. Ali (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Muhammed ibnu'l-Hanefiyye dedi ki: Hz. Ali der ki: "Ben, mezisi çok olan biriydim. Peygamber (s.a.v)'e meziyi sormaya, kızının ben (im ni*kahım altın)da olması sebebiyle utanıyordum. Bunun üzerine Mikda-d'a, (mezinin durumunu) Peygamber (s.a.v)'c sormasını istedim, O da, ona (mezi ile ilgili) sordu. Peygamber (s.a.v):
    (Mezi gören kimse,) cinsel organını yıkar ve abdest alır' diye ce*vap verdi. [449]
    Bu lafız, Buhârî ve Müslim'e aittir.
    Buhârî'nin, Ebu Abdurrahman es-Sülemî yolundan yaptığı rivayet şu şe*kildedir:
    "Ben bir kimseye, (mezi ile ilgili) Peygamber (s.a.v)'e sormasını is*tedim. (O da sordu.) Bunun üzerine Peygamber (s.a.v):
    Abdest al ve cinsel organını yıka1 diye cevap verdi.[450]
    Müslim'in, Abdullah yolundan yaptığı rivayet ise şu şekildedir:
    Ali der ki: Mikdad b. Esvedi, Resulullah (s.a.v)'e gönderdik. Mik-dad, ona; insanın, kendisinden çıkan mezi ile ilgili ne yapacağım sor*du. O da:
    Abdest al ve cinsel organını yıka1 diye cevap verdi. [451]
    Ebu Dâvud'da, Urve yoluyla Hz. Ali'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
    Ali, Mikdad'a şöyle dedi diyerek (bir önceki Süleyman b. Yesâr'ın riva-yetindekilerin) benzerini zikretti.
    Sonra Urve der ki: Mikdad, Resulullah (s.a.v)'e (mezi kimsenin durumu*nu) sordu. O da:
    Cinsel organını ve hayalarım yıkasın [452] diye cevap verdi. [453]
    Ebu Davud'un başka bir rivayetinde, Peygamber (s.a.v)'in; Haya*larını" ifadesini zikretmediği belirtilmektedir. [454]
    Ebu Davud'un Hz. Ali'den yaptığı diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Ben, mezisi çok gelen biriydim. (Sperme kıyas ederek) yıkanmaya baş*ladım. Öyle ki sırtım çatladı. Bunun üzerine durumu Peygamber (s.a.v)'e an*lattım yada anlatıldı. O da:
    Böyle yapma! Meziyi gördüğünde, Cinsel organını yıka ve namaz için abdest aldığın gibi abdest al. Sperm çıktığında ise, yıkan' diye ce*vap verdi.[455]
    Tirmizî'nin rivayetinde ise Hz. Ali şöyle der:
    Peygamber {s.a.v)'e, mezi ile ilgili soru sordum. O da:
    Meziden dolayı (namaz) abdesti alman ve sperm (meni) den do*layı ise boy abdesti alman gerekir' buyurdu.[456]
    Nesâî'nin Hz. Ali'den yaptığı bir rivayet ise şu şekildedir:
    Ben, mezisi çok gelen biriydim. Peygamber (s.a.v)'in kızı (Farıma nika*hım) altında idi. Bundan dolayı (mezinin durumunu) ona sormaya utandım. Dolayısıyla yanımda oturan birisine, bunu, Peygamber (s.a.v)'e sormasını söyledim. O adam da, Peygamber (s.a.v)'e (mezinin durumunu) sordu. Bu*nun üzerine Peygamber (s.a.v):
    (Mezi gelince,) abdest almak gerekir' diye cevap verdi. [457] Yine Nesâî'nin Hz. Ali'den yaptığı diğer bir rivayet ise şu şekildedir: Mikdad'a:
    Bir kimse, ailesiyle, cinsel ilişki yapmaksızın oynaştığında mezi gelirse ne yapmalıdır? diye bunu Peygamber (s.a.v)'e sor. Çünkü ben, Peygamber (s.a.v)in kızı (nikahım) altında olduğundan ötürü bunu sor*maya utanıyorum' dedim.
    O da, (bu meseleyi) Peygamber (s-.a.v)'e sordu. Bunun üzerine Peygam*ber (s.a.v):
    Cinsel organını yıkar ve namaz abdesti gibi abdest alır' diye ce*vap verdi. [458]
    Yine Nesâî'nin Hz. Ali'den yaptığı başka bir rivayet ise şu şekildedir:
    Ammâr'a, Peygamber (s.a.v)'in kızının (benim nikahım) altında olma*sından ötürü (mezi meselesini) Resulullah (s.a.v)'den sormasını istedim. O da bu meseleyi Peygamber' sordu.) Bunun üzerine Peygamber (s.a.v):
    Mezi için abdest almak yeterlidir' diye cevap verdi. [459]
    Yine Nesâî'nin, Abdullah ibn Abbâs yoluyla Hz. Ali'den yaptığı rivayet şu şekildedir:
    Ali, Mikdad ve Ammâr aralannda konuşuyorlardı. Ali:
    Benden çok mezi akıyor, kızı nikahım altında olduğundan dolayı Resulullah (s.a.v)'e (mezi meselesini) sormaya utanıyorum. İkinizden birisi benim (bu meselemi) sorsa' dedi.
    Bunun üzerine ikisinden birisi -hangisi olduğunu unuttum- (mezi mese*lesini) Resulullah (s.a.v)'e sordu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):
    O, mezidir. Kimden akarsa, cinsel organını yıkasın. Namaz ab-desti gibi abdest alsın1 diye cevap verdi. [460]
    Yine Nesâî'nin, Hz. Ali'den yaptığı rivayet şu şekildedir:
    Ben, mezisi çok gelen biriydim. Birisine (bu mezi meselesini) Peygamber (s.a.v)'e sormasını istedim. O da (bu meseleyi) ona sordu.
    Bunun üzerine Peygamber (s.a.v);
    Abdest almak gerekir' diye cevap verdi.[461]
    Yine Nesâî'nin bir rivayetinde, Abdest al ve cinsel organım yıka" ifadesi geçmektedir.[462]
    Yine Nesâî'nin bir rivayetinde, Cinsel organım yıkasın ve namaz abdesti gibi abdest alsın" ifadesi geçmektedir.[463]
    Yine Nesâî'nin, Râfi' b. Hadîc'den yaptığı rivayet ise şu şekildedir:
    Ali, Ammâr'a; meziyi Resulullah (s.a.v)'den sormasını istedi. Resulullah (s.a.v):
    Cinsel organını yıkar ve abdest alır' diye cevap verdi.[464]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  9. #19
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    24. Tuvalet İhtiyacı Giderildiği Sırada Kıbleye Dönmenin Yasak Olması

    39. Ebu Eyyûb el-Ensârî (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Büyük abdeste gittiğiniz zaman önünü ve arkasını kıbleye dön*mesin. Fakat (Medine'nin) doğu tarafına doğruyada batı tarafına doğru dönünüz."
    Ebu Eyyûb der ki: "Biz Şam'a geldiğimizde yönleri kıbleye doğru yapıl*mış tuvaletler gördük. (Tuvaletlerin içinde kıbleden) dönüyorduk ve Allah'a istiğfar[465] ediyorduk.[466]
    Buhârî, Müslim, Tirmizî ve Ebu Dâvud, bu hadisi (bu lafızla) rivayet et*miştir.
    Nesâî'nin, Râfi1 ibn İshâk'tan [467] yaptığı rivayet şu şekildedir:
    (Râfi' ibn İshâk,) Mısır'da [468] bulunduğu sırada Ebu Eyyûb el-Ensârî'nin şöyle dediğini işitmiştir:
    Resulullah (s.a.v): 'Herhangi biriniz büyük veya küçük abdeste git*tiği zaman önünü ve arkasını kıbleye dönmesin [469] buyurmuştu. Allah'ın adına yemin ederim ki, ben bu tuvaletlerde nasıl hareket edeceğimi bilemiyorum.[470]
    Nesâî'nin Ebu Eyyûb'tan yaptığı diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: Büyük veya küçük abdest yapar*ken önünüzü ve arkanızı kıbleye dönmeyin. Doğuya ve batıya [471] donun. [472]
    Yine Nesâî'nin Ebu Eyyûb'tan yaptığı diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Herhangi biriniz büyük abdesie gittiği zaman yönünü kıbleye doğru dönmesin. Yönünü, doğuya ve ba*tıya dönsün.[473]

    25. Köpeğin Bir Kabı Ağzıyla Yalaması

    40. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Köpek, sizden birinin kabından bir şey içtiği zaman hemen o kabı yedi defa yıkasın. [474]
    Bu hadisi; Buhârî ve Müslim (bu lafızla) rivayet etmiştir. Müslim'in rivayeti şu şekildedir:
    Köpek, sizden birinin kabını yaladığı [475] zaman hemen o kabın içindekini) döksün. Sonra da o kabı yedi defa yıkasın.[476]
    Müslim, bu rivayetin bir benzerini rivayet edip fakat hemen o kabi (n içîndekini) döksün" ifadesini kullanmamıştır. [477] Yine Müslim'in rivayeti şu şekildedir:
    Köpek, [478] sizden birinin kabını yaladığı zaman o kabın temizliği, birincisi toprakla (olamk şartıyla) onu yedi defa yıkamasidir.[479]
    Yine Müslim'in diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    "Köpek, sizden birinin kabını yaladığı zaman o kabın temizliği, onu yedi defa yıkamasıdır.[480]
    Ebu Davud'un bir rivayetinde, bu manada, Ebu Hureyre'den mevkuf olarak bir hadis rivayet edilmiştir. Fakat bu hadisin içerisine Ebu Hureyre:
    Kedinin su içtiği kap bir kez yıkanır [481] cümle*sini ilave etmiştir. [482]
    Ebu Davud'un diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Köpek bir kabı yaladığı zaman, yedincisitoprakla (olmak şartıyla) onu yedi defa yıkayınız."
    Ebu Dâvud (devamla) der ki: Bir topluluk, bu hadisi, Ebu Hureyre'den rivayet etmiştir. Fakat onlar, v'j^1 toprak" kelimesini zikretmem işlerdir. [483]
    Nesâî'de bu hadisi, (baştaki gibi değilde) ikinci şekliyle rivayet etmiştir. Tirmizî'nin rivayeti de şu şekildedir:
    Köpek bir kabı yaladığı zaman o kap yedi kere yıkanır. Birincisi veya sonuncusu, toprakla (ovulur). Kedinin yaladığı kap ise bir kere yıkanır."
    Tirmizî (devamla) der ki: Bu hadisi bir çok kimse rivayet etmiştir. Fakat bu hadisin içerisinde "Kedinin yaladığı kap ise bir kere yıkanır" cümlesi zikredilmemiştir.[484]
    26. Elbiseye Bulaşan Hayız Kanının Yıkanması

    41. Esma bint. Ebi Bekr (r.anhümâ)'dan rivayet edilmiştir:
    Bir kadın, Resulullah (s.a.v)'e gelip: c
    Ey Allah'ın resulü! Biz (kadınlardan) biri, elbisesine hayız kanı bulaştığında ne yapmasını buyurursunuz?' diye sordu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):
    (Birinizin elbisesine hayız kanı bulaşırsa,) o kanı (elleriyle y parmaklarıyla) kazır, sonra suyla ovalar, sonra üzerine su dök(üp yı-k)ar, sonra da o elbiseyle namaz kılar' diye cevap verdi.[485]
    Bu hadisi; Nesâî hariç diğer hadis imamları (bu lafızla) rivayet etmişler*dir.
    Nesâî'nin rivayeti şu şekildedir:
    Bir kadın, elbiseye bulaşan hayız kanı [486] hakkında Resulullah (s.a.v)'den fetva istedi.
    Resulullah (s.a.v), ona: (İlk önce leke değen yeri ellerinle yada parmaklarınla) kazı, son*ra suyla ovala, sonra üzerine su dök ve o elbiseyle namaz kü1 diye ceverdi. [487]
    Ebu Davud'un bir diğer rivayeti ise şu şekildedir:
    Bir kadının, Resulullah (s.a.v)'e: 'Biz (kadınlardan) biri temizlen*diği zaman (hayızlı iken giydiği) elbisesini ne yapsın, onunla namaz kılsın mı?' diye sorduğunu işittim.Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):
    Baksın, eğer elbisesinde kan görürse, biraz suyla ovalasın, (bu suda yada elbisede kan izi) görmeyinceye kadar (elbiseyi) yıkasın ve (bu elbiseyle) namazını kılsın' diye cevap verdi.[488]
    Yine Ebu Dâvud, bu manada başka bir hadis daha rivayet edip bu hadi-sin içerisinde, O (kanı) kazı, sonra suyla ovala, sonra da yıka" ifadesi yer almaktadır.[489]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  10. #20
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Cevap: Yedi Hadis İmamının İttifak Ettiği Hadisler

    27. Durgun Suya İşemenin Yasak Olması

    42. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir:
    "Ebu Hureyre, Resulullah (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: Bizler, sonra gelenleriz, (Kıyamet gününde ise) öne geçecek olanlarız.
    Sakın sizden birisi akmayan durgun suya İşemesin. Sonra ondan (su alıp) yıkanır.[490]
    Lafız, Buhârî'ye aittir.
    Müslim'de,bu hadisin bir benzerini rivayet etmiş, fakat "Bizler, sonra gelenleriz. (Kıyamet gününde ise) öne geçecek olanlarız" ifadesine yer vermemiştir.[491]
    Tirmizî ile Nesâî'nin rivayeti ise şu şekildedir:
    Sakın sizden birisi durgun suya işemesin. [492] Sonra ondan abdest alır. [493] Ebu Dâvud ile Nesâî'nin bir rivayeti, Tirmizînin bir rivayeti gibi olup bu Sonra ondan (su alıp) yıkanır" ifadesi yer rivayetin içerisinde, almaktadır.[494]
    Yine Ebu Davud'un başka bir rivayeti şu şekildedir:
    Sakın sizden birisi durgun suya işemesin. Sonra ondan yıkanır.[495] Nesâî'nin bir rivayetinde Durgun su" ifadesi yer almakta*dır.[496]
    Yine Nesâî'nin başka bir rivayeti şu şekildedir:
    Sakın sizden birisi durgun suya işemesin. Sonra ondan yıkanır yada ab*dest alır.[497]
    Yine Nesâî'nin diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    Resulullah (s.a.v) durgun suya işemeyi, sonra da cünüplükten dolayı orada yıkanılmasını yasaklamıştır. [498]
    28. Fıtratın Hasletleri

    43. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.v)'in şöyle buyurduğunu işittim: Beş (şey vardır ki, bunlar,) fıtrat (tan) dır:
    1. Sünnet olmak,
    2. Kasıkları traş etmek,
    3. Bıyıklan kısaltmak,
    4. Tırnak kesmek,
    5. Koltuk altındaki kılları yolmak. [499]
    Bir rivayette, Beş şey fıtrattır [500] yada beş şey fıtrattandır" ifadesi yer almaktadır. [501]
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







Benzer Konular

  1. Dünyanın Merak Ettiği Sırlar Bu Raflarda
    Konu Sahibi ~Rûya~ Forum Kültür Sanat Rehberi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 05.Mart.2012, 14:14
  2. TBMM`nin Atatürk`e Armağan Ettiği Altın Alfabe
    Konu Sahibi SongüL Forum Atatürk Köşesi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 16.Aralık.2009, 18:16
  3. Karma Hadisler
    Konu Sahibi SongüL Forum Hz. Muhammed(s.a.v)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Aralık.2009, 11:55
  4. Hadis ve Sünnet Nedemektir? Hadis İlmi ve Terimleri
    Konu Sahibi EKoL Forum Hz. Muhammed(s.a.v)
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 09.Haziran.2009, 11:30
  5. Ezberlenecek kısa hadisler..
    Konu Sahibi EKoL Forum Hz. Muhammed(s.a.v)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Haziran.2009, 11:28

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum sohbet oyun