Hoş geldiniz Ziyaretçi, Kayıt olmak için Tıklayınız
5 sonuçtan 1 ile 5 arası
dqw
  1. #1

    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    4.019

    Standart Kağzımanlı Hıfzi > Hayatı ve şiirleri



    Hıfzi 1893’te Kars Kağızman’da doğdu, 1918’de aynı yerde yaşamını yitirdi. Gerçek adı Recep idi Aşk, doğa, kahramanlık konularındaki güçlü deyişleriyle tanınır. Küçük yaşta Kur’an ezberlediği için Hıfzî mahlasını kullandı. Şiire 15 yaşında başladı. Dönemin bilinen aşıklarından Kağızmanlı Yusuf Sezai’den bağlama çalmayı öğrenen Hıfzi, ayrıca alışılagelmiş bu geleneğin dışında def ve kaval çalmasıyla da bilinir. Önceleri ezberleyip söylediği eski usta malı şiirlerin yanında kendi şiirlerini de yazmaya başladı. Önce Nakşibendi, sonra Kadiriye tarikatına girdi. Çftçilik, köy imamlığı ve müderrislik yaptı. "Sefil baykuş ne gezersin bu yerde" diye başlayan uzun ağıdıyla bilinir. Yaşadığı dönemin savaş ve sıkıntılarla geçmesi nedeniyle şiirlerinde bu sorunların yanısıra kahramanlık duygularını da dile getirdi. Aşk ve doğa konularında da başarılı şiirleri var. Eserleri, M. Zahir Baranseli'nin 1965'te yayınlanan "Kağızmanlı Recep Hıfzî" ile, Ensar Arslan'ın 1978'te basılan "Doğu Anadolu Saz Şairleri" adlı kitaplarında yer alır.



    Ecel Tuzağını Açamaz Mısın

    Ecel tuzağını açamaz mısın
    Açıp da içinden kaçamaz mısın
    Azad eyleseler uçamaz mısın
    Kırık mı kanadın kolların hani

    Aç mısın yok mudur ekmeğin aşın
    Odan ne karanlık yok mu ataşın
    Hanidir güveyin hani yoldaşın
    Hani kapın bacan yolların hani

    Bunda yorgan döşek yastık var mıdır
    Bu geniş dünyada yerin dar mıdır
    Dalın tahta duvar önün yar mıdır
    Yeşil başlı sunan göllerin hani

    Yatarsın gaflette gamsız kaygısız
    Ninni balam ninni kalma uykusuz
    Hem garip hem çıplak hem aç hem susuz
    Felek fukarası malların hani

    Her gelip geçtikçe selam vereyim
    Nişangah taşına yüzüm süreyim
    Kaldır nikabını yüzün göreyim
    Ne çok sararmışsın hallerin hani

    Sen de Hıfzı gibi tezden uyandın
    Uyandın da taş yastığa dayandın
    Aslı hanım gibi kavruldun yandın
    Yeller mi savurdu küllerin hani

    Kağızmanlı Hıfzı
    k

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

  2. #2

    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    4.019

    Standart Kağzımanlı Hıfzi > Hayatı ve şiirleri

    Emmizade küsmemişim ben senden

    Emmizade küsmemişim ben senden
    Ölüm lâl eyledi dillerim yoktur
    Eğdi kametimi, büktü belimi
    Kalkamam ayağa hallerim yoktur.

    Ben gelende bizim yerde yaz idi
    Ettiğimiz cilve idi, naz idi
    Cehiz düzemedim ömrüm az idi
    Göçtüm gömlek ile şallarım yoktur.

    Ala kaşlarımın kınası solmuş
    Ala gözlerime topraklar dolmuş
    Sararmış gül benzim zağfiran olmuş
    Solmuş, al yanağım hallarım yoktur.

    Haber edin kuşlar çeksin yasımı
    Yuva yapsın püskülümü, fesimi
    Koymadılar doldurayım tasımı
    Havuzdan ayrıldım sellerim yoktur.

    Anam beni bir kuş etti uçurdu
    Durma dedi bağlarından göçürdü
    Kahpe felek beni çarhtan geçirdi
    Yaslıyım, yeşilim allarım yoktur.

    Haber edin ishak kuşlar göçende
    Selâm söylen her turnalar geçende
    Ak, kırmızı, sarı güller açanda
    Yollayın bana da güllerim yoktur.

    Yaren yoldaş beni düşlerde görsün
    Görenler de halim, hatırım sorsun
    Yoldan gelip geçen bir Fat’ha versin
    Felek dilencisi mallarım yoktur.

    Ben de Hıfzî gibi tezden uyandım
    Uyandım da taş yastığa dayandım
    Aslı Hanım gibi kavruldum, yandım
    Sam yeli savurdu küllerim yoktur.

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    4.019

    Standart Kağzımanlı Hıfzi > Hayatı ve şiirleri

    Mevla Bilir

    Benim derd-i derunumu
    Ben bilirim mevla bilir
    Bir canımda kaç yaram var
    Ben bilirim mevla bilir

    Çünkü var aşkın emrazı
    Aşıkların inkırazı
    Taktirde razıyım razı
    Ben bilirim mevla bilir

    Girdik on beş yaşımıza
    Ağu düştü aşımıza
    Neler geldi başımıza
    Ben bilirim mevla bilir

    Bu aşk beni paraladı
    El içinde karaladı
    Kaç yerimden yaraladı
    Ben bilirim mevla bilir

    Hıfzi’nindir hakka virdi
    Hak diyenler hakka erdi
    Bende yığılan bu derdi
    Ben bilirim mevla bilir

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    4.019

    Standart Kağzımanlı Hıfzi > Hayatı ve şiirleri

    Ağıt

    Sefil baykuş, ne gezersin bu yerde
    Yok mudur vatanın, illerin hani?
    Küsmüş müsün, selâmımı almadın
    Şeyda bülbül, şirin dillerin var mı?

    Ecel tuzağını açamaz mısın
    Açıp da içinden kaçamaz mısın
    Azat eyleseler uçamaz mısın
    Kırık mı kanadın, kolların hani?

    Bir kuzu koyundan ayrı mı durdu
    Yemez mi dağların kuşuyla kurdu?
    Katardan ayrıldın, şahin mi vurdu
    Turnam! teleklerin, tellerin hani?

    Aç mısın, yok mudur ekmeğin aşın
    Odan ne karanlık, yok mu ataşın
    Hanidir güveyin, hani yoldaşın
    Hani kapın bacan, yolların hani?

    Kara yerde mor menevşe biter mi?
    Yaz baharda ishak kuşu öter mi?
    Bahçede alışan çölde yatar mı?
    Uyan, garip bülbül, güllerin hani?

    Burda yorgan döşek, yastık var mıdır?
    Bu geniş dünyada yerin dar mıdır?
    Dalın tahta duvar, önün yar mıdır?
    Yeşil başlı sunam, göllerin hani?

    Körpe maral idin dağlarımızda
    Dolanırdın sol u sağlarımızda
    Taze fidan idin bağlarımızda:
    Felek mi budadı, dalların hani?

    Düğününde acı şerbet içildi
    Gelinlik esvabın dar mı biçildi?
    İlikle, düğmele, göğsün açıldı
    N’oldu, kemer-beste bellerin hani?

    Alışmış kaşların var mı kınası
    Ala idi gözlerinin binası
    Kocaldın mı, onbeş yılın sunası
    Yok mudur takatın, hallerin hani?

    Emmim kızı! aç kapıyı gireyim
    Hasta mısın, halin hat’rın sorayım
    Susuz değil misin, bir su vereyim
    Çaylarda çalkalanan sellerin hani?

    Yatarsın gaflette, gamsız, kaygusuz
    Ninni, balam, ninni, kalma uykusuz!
    Hem garip, hem çıplak, hem aç susuz
    Felek fukarası, malların hani?

    Her gelip geçtikçe selâm vereyim
    Nişangâh taşına yüzüm süreyim
    Kaldır nikabını, yüzün göreyim
    Ne çok sararmışsın, hâlların hani?

    Civan da canına böyle kıyar mı?
    Çıkıp da bağlara bakamaz mısın?
    Kaldırsam ayağa kalkamaz mısın?
    Ver bana, tutayım, ellerin hani?

    Sen de Hıfzî gibi tezden uyandın,
    Uyandın da taş yastığa dayandın
    Aslı Hanım gibi kavruldun, yandın
    Yeller mi savurdu, küllerin hani?

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

  5. #5

    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    4.019

    Standart Kağzımanlı Hıfzi > Hayatı ve şiirleri

    Uyan Ey Gözlerim

    Uyan ey gözlerim hab-ı gafletten
    Alem ür’şan oldu vakit şafaktır
    Günde yüz bin katar gelip de geçer
    Faniden bakiye geçmesi haktır

    Ömrüm bir bahardır cismim bir yaprak
    Birgün gazel olur döker el firak
    Ayağın altında bastığın toprak
    Akıbet serinden üst olacaktır

    Hıfzi çok salınma kaddin eğersin
    Felek koymaz dal budağın göversin
    Gönül yücelenme kabre değersin
    Asıl hakkın senin kara topraktır

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

 

 

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

SEO by vBSEO 3.6.0