Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Gravür Sanatı Nedir? Gravür Yapımı İçin İpuçlar ve Çeşitleri

    Tanım :

    Fransızca "Gravure" sözcüğünden alınan gravür, kazıma resim sanatı demektir. Ağaç, metal ve muşamba gibi çeşitli materyal üzerine kazınarak ya da taş üzerine yağlı kalem ile işlenerek ve baskı ile elde edilen resim ya da yazıya "gravür" adı verilmektedir.
    Gravür sanatı, çinko, bakır, madeni veya tahta ya da linolyum (=muşamba) gibi plakalara kazıma tekniğini içerir ve kazınan resimlerin kağıda basılması ve çoğaltılmasıyla elde edilir.

    Tarihçe :

    Grafik sanatların bir kolu olan ve Osmanlıca’da “ hakk “ (=kazıma-kabartma) sözcüğü ile ifade edilen resim tekniğinin, XV. yüzyılda, Hollanda'da başladığı sanılıyor. Daha sonra diğer coğrafyalara yayılan bu sanat, Almanya başta olmak üzere tüm Avrupa'da yapıla gelmiştir. Gravür, sanatın gelişmesinde önemli etkisi olan bir baskı tekniğidir. Bu teknik kitaplardan önce resimlerde kullanılmıştır. Üstüne aziz resimleri ve dua metni basılan yapraklar, hacılara ya da kilise dışında dua etmek isteyenlere dağıtılmıştır. İlk bilinen gravürler XV. yüzyılda Ren kıyılarında ağaç üzerine kazınarak yapılmış olan figürlerdir. XV. Yüzyılda Alman Albert Dürer, ağaç ve bakır üzerine yaptığı gravürlerle tanınır. Ünlü ressamlar Albrecht Dürer ve Rembrandt ilk dönem gravürlerin en güzel örneklerini vermiştir. Böylece fotoğrafın henüz icat edilmediği yıllarda, gravürler ile mekanların, duyguların ve yaşantılardan kesitlerin insandan insana, nesilden nesile aktarılabilmesi mümkün olmuştur. İtalya'da Marca Antonio, maden üzerine çelik uçla kazıyarak yaptığı eserleriyle bilinir. Fransa'da gravür sanatının ilk temsilcisi Jean Duvet'tir. XVI. Yüzyılda Avrupa'da çok ünlü gravür sanatçıları yetişmiştir. Thomas Leu, Robert Monteuil, Andran'lar, Jean Pesne, Edelinck, Callot, Claude ve Brebiette bunlardandır. Ressam Rubens renkli gravürü ile tanınırken, Rembrandt, bakır üzerine yaptığı desenlerde büyük ifade gücüne ulaşmıştır.

    XVI. yüzyılda, Batılı’nın Doğu’ya, dış dünyaya kapalı Osmanlı sarayına, hareme ve bu büyük imparatorluğun hüküm sürdüğü topraklara ve buradaki yaşam tarzına olan ilgisi artmaya başlamıştır. Vezirler, haremağaları, güzel kadınlar, oryantalist sanatçıların baş kahramanları haline gelmiştir. Avrupalı kadınlar, kendilerini türk kostümleriyle resmettirmişlerdir. Bin bir gece masalları gibi doğu klasikleri batı dillerine çevrilmiştir. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda bu merak artarak devam etmiştir.

    İstanbul’da bulunan diplomatlar ve seyyahların burada yaptıkları çizim ve çalışmalar, Avrupa’da büyük ilgi görmüştür. Kültürel, askeri ve ticari nedenler sonucu, kapalı Osmanlı İmparatorluğu yüzünü Batı’ya çevirmiş, Batı toplumu da, Doğu’daki bu toplumun kendisine sunduğu egzotizmi benimsemiştir.

    XVIII. Yüzyılda gravür sanatı gelişmiş ve renkli ağaç baskılar dünya üzerinde görülmeye başlamıştır. Bu sanat Japonya'da da ileri gitmiş ve Avrupalı sanatçıları etkilemiştir. Türkiye'de II. Abdülhamit devrinde azınlıklar ve daha önceleri Avrupa ülkelerinin elçileri tarafından başlatılan gravür sanatı, saray çevresinde gelişmiştir. XVII. yüzyıl ve daha sonraları, özellikle İstanbul'u tasvir eden batılı elçi ve gezgin sanatçılar, çok sayıda renkli ve siyah-beyaz gravür çalışması yapmışlardır. Bu çalışmalar, Avrupa ve ABD kütüphanelerinde nadir eserler olarak korunmaktadır. Gravürler, sanat değeri taşımalarının yanında, yapıldığı dönemdeki kentleşmeyi, kültürel ve sosyal hayatı, doğal çevreyi yansıtarak, değişimleri izlememizde bize yardımcı olmakta ve önemli birer belge niteliği taşımaktadırlar. İstanbul, İzmir ve diğer büyük merkezleri gravürlerle tasvir eden belli başlı sanatçılar şunlardır:

    Jean-Baptiste van Mour, Antoine Ignace Melling, Eugene Flandin, Thomas Allom, William Bartlett, Gaspare Fossati, Louis-François Cassas, Joseph Schranz, Germain-Fabius Brest, Amadeo Pireziosi ve CarI Gustaf Löwenhielm. İstanbul ve çevresinin tarihini, mimarisini, yaşayışını, hayatın pek çok detaylarıyla tasvir etmişlerdir.

    İstanbul'da, azınlıklar, evlerindeki özel preslerle gravür baskıları yaparken, Türkler de bu sanata ilgi duymuş ve çeşitli baskılar gerçekleştirmişlerdir. Fakat, bunların yaptıkları baskılar konusunda belge mevcut değildir.
    Bilinen ilk gravürler, Osman Hamdi Bey'in açtığı Güzel Sanatlar Akademisi’nde taş baskı yöntemiyle yapıldı. Yapılan bu gravürlerin en iyi örnekleri Ressam Hoca Ali Rıza'nın yaptığı çalışmalardır.
    XIX. yüzyıldan itibaren gravür sanatçıları en parlak dönemlerini yaşamış, Avrupa’da egzotizm ve oryantalizm modasını besleyecek eserler vermek için adeta kıyasıya yarışmışlardır. Thomas Allom, II. Mahmut döneminde İstanbul’da bulunmuş en ünlü sanatçılardan biridir.

    XIX. yüzyılda sanayi devrimi sonucu değişen dünya ile birlikte, insanların önünde yeni ufuklar açılmış, yapılan yeni keşiflerle hayat kolaylaşmaya başlamış, mesafeler kısalmış, haberleşme hızlanmıştır. Hızla gelişen bu düzen içinde, gerçeği olduğu gibi gözler önüne seren, ele alınabilir bir obje olarak, fotoğraf bulunmuş ve gravürlerin yerine almaya başlamıştır.
    Cumhuriyet döneminde, 1937'de, Güzel Sanatlar Akademisi’nde açılan gravür atölyesinde, ilk Türk gravürcüleri yetiştirildi. Burada metal plakalar üzerine, iksilografi [Resim Basma] ve litografi [Yazı Basma] çalışmaları başlatıldı. Sabri Berkel özellikle gravür çalıştı. Daha sonra Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Nevzat Akoral, Cemal Tollu Turgut Zaim ressamlar da gravür çalıştılar. Bunlar arasında sayılmayan ve gravür sanatında isim yapan sanatçılar ise Muzaffer Aslıer, Aliye Berger, Muammer Bakır, Gündüz Gölönü ve Mustafa Plevneli'dir.

    Teknik :

    Gravür, esas olarak iki teknikle yapılır :
    Tahta üzerine kabartma gravür ve metal üzerine oyma gravür.
    1- Tahta Üzerine Kabartma Gravürler:
    a- Lifli tahta üzerine kazıma gravür tekniği
    b- Uç tahta gravür tekniği
    c- Tümsek gravür tekniği
    d- Japon gravür tekniği
    1- Metal Üzerine Oyma vb. Gravürler:
    a- Kazı gravür tekniği
    b- Kalburlama gravür tekniği
    c- Kuru uç gravür tekniği
    d- Siyah usul veya mezzo tinto tekniği
    e- “Ofort” tekniği
    f- “Acqutinta” teknikleri
    g- Kalem tarzı gravür veya ruletli gravür tekniği
    h- Yumuşak vernik tekniği
    i- Bakır üzerine silme tekniği
    En basit şekliyle teknik; bir tahta parçasının alınarak baskıda çıkmaması gereken yerlerin oyulmasıdır. Kabarık yerlere mürekkep sürülerek kağıda bu kısımlardaki mürekkebin çıkması sağlanır. Resimlerin basımı için kullanılan bu basit tekniğe “tahta baskı” denir. Tahta baskı çok ucuz bir yöntem olduğu için çabuk yayılmıştır. Resim basılı sayfaların bir araya getirilerek oluşturulduğu kitaplara “tahta baskı kitap” denmiştir. Tahta baskı resimler ve kitaplar kısa süre sonra halk pazarlarında görülmeye başlanmış, bu yöntemle oyun kağıtları, resimler ve dinsel amaçlı baskılar yapılmıştır.

    Gutenberg’in bir çerçeve içine yerleştirilen değiştirilebilir harflerle baskı yapmayı bulmasıyla, her sayfa için tek parça tahta kalıbın kullanıldığı eski tip baskı tekniği tarihe karışmıştır. Yine de metnin resimlenmesi için tahta kalıpların kullanımına devam edilmiş, XVI. yy’ın son yarısında birçok kitap tahta baskıyla resimlenmiştir.

    Tahta kalıp kullanımı, bütün yararlılığına rağmen, resim baskısı için oldukça kaba bir yöntemdir. Tahtanın kısa bir süre sonra aşınması ve yeteri kadar ince işlenememesi en büyük dezavantajıydı. Bundan dolayı ustalar, daha hassas etkiler yaratabilecekleri başka bir malzemeye geçmiş ve sonraları tahta yerine bakır kullanmışlardır.

    Bakır oyma baskının dayandığı ilke tahta baskınınkinden biraz daha farklıdır. Tahta baskıda, basılmış olarak görülmesi gereken her şey oyulur. Oysa bakır oyma baskıda basılması gereken çizgiler, tığ kalem (burin veya engraver) denilen sivri uçlu özel bir araçla bakır üzerine çizilir. Madenin üzerine bu yöntemle oyulmuş çizgi, kendi içine dökülen boyayı veya baskı mürekkebini tutar. Daha sonra, çizilmiş bakır plaka baskı mürekkebi ile sıvanıp yüzeyde kalan boya temizlenir. Bu plaka bir kağıda pres ile bastırıldığında tığ kalemle oyulmuş çizgilerin içindeki mürekkep kağıda geçer ve böylece baskı gerçekleştirilmiş olur.

    Tığ kalemi kullanmak, oyulan çizgilerin derinlik ve uzunluğunu iyi ayarlamak zor olsa da, bir kez bu işte ustalaştıktan sonra bakır oyma baskıda, tahta baskıya göre daha çok ayrıntı ve hassas bir etki elde edilmiştir. Daha sonraki yıllarda bakır levhaların yerine çok sayıda baskı yapmaya olanak veren çelik plakalar kullanılmaya başlanmıştır.
    __________________
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  2. #2
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Ynt: Gravür Sanatı Nedir? Gravür Yapımı İçin İpuçlar ve Çeşitleri

    Yapılışı:

    Bir gravürü ortaya çıkaran iki sanatçı vardır. biri, resmi çizen ressam ve diğeri resmi plakaya kazıyan “engraver” olarak adlandırılan sanatçı. Öncelikle ressam, resmi çizer. Engraver da çizilen resmi metal üzerine “burin veya graver” denilen baklava veya kare uçlu çelik kalemlerle oyma işlemi yapar. Resmin plakaya ayna hayali olarak çizilmesi gerekir. Bunun için görüntü bazen ayna kullanılarak çizilir.

    Sapı kısa ve yuvarlak tahtadan olan çelik kalem (burin), avuç içinde oturtulur. Baş ve orta parmak üzerine, işaret parmağı hafifçe dokunur. Plaka üzerinde oyma işlemi, bu tutuşla ve el ayasının aleti itmesiyle gerçekleşir. Titremeyen bir el ve sabır ister. Derin çizgiler isteniyorsa çelik kalemin sapı, plaka üzerinde yükseltilerek, yüzeye olan açısı değiştirilir. Oyma ve itme sırasında sağ el çelik kalemi tutarken plaka sol elle, ucun karşısına gelmeyecek şekilde tutulur. Sanatçı, eğik ve yuvarlak çizgilerle oyma kalemini değil deri bir yastık üzerinde plakayı çevirir. Böylece çizgiler daha düzgün olur. Uçların kalın veya ince olması metal üzerindeki derinliğin değişik olmasını sağlar. İnce uçlarla oyma yapıldığı zaman, izler açık renkte olur, kalınlık arttıkça derinlik de artar ve izler koyulaşır. Fakat bu, sadece ucun inceliğine ve kalınlığına bağlı değildir. Aleti kullanma şekli ve ona egemen olma da önemlidir. Aletin plaka üzerindeki kontrollü, ileriye doğru itilmesiyle yüzeyde derin dar veya geniş çizgiler oluşur. Birbirine paralel düz çizgiler çizmek için özel mekanik cihazlar da yapılmıştır.

    Oyma işlemi tamamlandıktan sonra levha mürekkep ile sıvanır. Sonra, levhanın yüzeyi silinir. Böylece mürekkep yalnız çukur yerlerde kalır ve levhanın üzerindeki görüntü, yüksek basınçlı pres ile kağıda aktarılır.

    İlk başlarda bakır plakalar, kolayca kazınması nedeniyle tercih edilmiştir. Ancak metalin yumuşak olması nedeniyle bir kaç yüz baskı baskıdan sonra kullanılamaz hale gelmesi üzerine sonraki yıllarda çelik plakalar kullanılmaya başlanmıştır.

    Geleneksel olarak gravürün sol alt köşesinde ressamın, sağ alt köşesinde ise resmi plakaya kazıyan sanatçının ismi bulunur.

    __________________
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







  3. #3
    EKoL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mayıs.2009
    Nereden
    istanbuL
    Mesajlar
    2.650

    Standart Ynt: Gravür Sanatı Nedir? Gravür Yapımı İçin İpuçlar ve Çeşitleri

    Bir baskı tekniği olarak matbaacılıkta ve sanat ürünlerinin yaratımında kullanılan gravür, bir kazıma şekli, çukurbaskı veya oyma baskı olarak adlandırılabilir. Baskı yapılacak görüntü ahşap, metal veya taş levha üzerine çeşitli yöntemler (elle kazı***** veya asite yedirme) aktarıldıktan sonra levha mürekkep ile sıvanır. Levhanın yüzeyi temizlenince mürekkep yalnız çukur yerlerde kalır ve levhanın üzerindeki görüntü baskı uygulanarak kağıda aktarılır.

    15. yüzyıldan sonra ortaya çıkışından itibaren gravür, günümüze kadar sanatçıları tarafından yaygın bir biçimde kullanılmış ve geliştirilmiştir. Günümüzde birçok sanatçı gravür baskı tekniğinden sanat baskılarının üretilmesinde yararlanmaktadır. Matbaacılıkta ise 19. Yüzyılın sonlarına kadar basımı yapılan kitaplarda yer alan resimlerin kaliteli reprodüksiyonu için kullanılan gravür, bir baskı tekniği olarak günümüzde fotogravür ya da tiftruk baskı (rotagravür) biçiminde kullanılmaktadır.

    1.Gezi eserleri ve gezi albümleri

    Genel olarak gezi eserleri içine serpiştirilen gravürler kimi eserlerde ayrı bir ciltte albüm ya da taşbaskılarını albüm şeklinde yayınlamıştır.

    2.Dergiler ve yıllıklar

    Batı dünyasında yayınlanan kaliteli dergilerde Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili daha çok haber niteliğindeki yazılar gravürlerle süslenerek zenginleştirilmiştir. 1854-1856 Kırım Savaşı ve 1877-1878 Türk-Rus savaşı sırasında başta İstanbul Ve İstanbul’da günlük yaşam olmak üzere, İmparatorluğun diğer kentlerinin görüntüleribu dergilerde oldukça çoktur.Bu dergilere örnek olarak Pariste yayınlanan “L’Illustration”, Londra’da yayınlanan “The illustrated London news” ve “The graphic” i gösterebiliriz. Bunun yanısıra İstanbul ile ilgili nefis gravürler içeren Leipzig’de yayınlanan “Hesperos” da ve Londra’da yayınlanan “He brettanikos aster” adlarında kaliteli iki Rumca dergi vardır.İstanbul’da çıkan Servet-i Fünun da gravür ve taşbaskı resimleriyle yayınlanan dergilerden biridir.

    3.Özel konularda yazılmış eserler

    Bu tür eserlerin başında Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili tarihi ve sosyal içerikli yayınlar gelir. Mouradgea d’Ohsson’un “Tableau général de l’Empire Othoman”, Dimitri Kantemir’in “The history of the growth and decay of the Ottoman Empire”, 1877-1878 Türk-Rus savaşı kaleme alınan “Cassell’s illustrated history of the Russo-Turkish war” ve "Russed et Turcs: la guerre d’Orient” adlı eserleri örnek olarak gösterebiliriz.

    __________________
    E K o L


    http://bannerbreak.com/banners/6/675/125681886243635604.gif







Benzer Konular

  1. Erozyon Nedir ve Çeşitleri
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Dost-Dershane
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Ocak.2010, 15:07
  2. Baskı Teknikleri - Gravür
    Konu Sahibi EKoL Forum Gravür
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Temmuz.2009, 11:45
  3. Cevap: 9
    Son Mesaj : 21.Temmuz.2009, 16:51
  4. Gravür sanati ve osmanli..
    Konu Sahibi Farazi Forum Gravür
    Cevap: 40
    Son Mesaj : 30.Mart.2009, 21:50
  5. Gravür Sanatı Nedir ?
    Konu Sahibi Farazi Forum Gravür
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 24.Aralık.2008, 17:39

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, mehter takımı Perde , filmizle88, Ayetel Kürsi