Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 12 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri


    Federico Garcia Lorca


    (1898-1936)

    Yapıtlarında toplumun zorluklarına ve normlarına karşı koyan İspanyol yazar Federico Garcia Lorca, Granada yakınlarında bulunan Fuentevawueros'ta doğdu. Öğretmen bir anne ile geniş arazilerin sahibi bir babanın oğlu olan Lorca, varlıklı ebeveynlere sahip çocukların gittiği yatılı bir okulda okudu.1917'de önce Granada'da sonra da Madrid'de felsefe ve hukuk tahsili yaptı. Madrid'teki kültür sanat çevresine girerek Luis Banuel, Salvador Dali ve Juan Ramon Jimenez ile tanıştı.

    İlk dramı "Kelebeğin Büyücülüğü"nü alegorik bir dille yazdı. Ancak bu oyun 1920'de sahnelendiğinde büyük bir başarısızlığa uğradı. Federico Garcia Lorca, dram yazarı olarak ilk başarısını 1925 yılında "Mariana Pineda" ile elde etti. Yazılışından iki yıl sonra sahnelenen oyunun dekorlarını Salvador Dali'nin yapmış olması oyunun konusuna güç katan önemli bir unsur olarak değerlendirilir. Lirik özellikler taşıyan ve 19. yüzyıl Endülüs'ünde yaşayan özgürlük kahramanı bir kadının öyküsünün anlatıldığı "Mariana Pineda", Garcia Lorca'nın en büyük teması olan özgürlüğün, aşk ve ölümün içiçe geçmesiyle göze çarpmaktadır. Müziğe de meraklı olan yazar, müzik öğretmeni Manuel de Falla ile birlikte İspanya sınırları içinde varolan halk şarkılarını işlemiş ve bunları birkaç kitabında kullanmıştır.

    Çingene Romansları adlı şiir kitabı nedeniyle Lorca'ya "Endülist çigan şairi" denmiştir. Ne var ki bu şiirleri kendilerini İspanyol şiirini yenilemeyi amaç edinen 1927 kuşağının temsilcisi olduğunu kanıtlıyordu. Her ne kadar Garcia Lorca, Çingene Romansları'nda halk şiirlerine başvurduysa da bunları avantgard sembollerle ustaca birleştirmiştir. 1929 yılında Amerika'ya giden yazar, burada sürrealist şiirler yazmış ve bu şiirleri 1940'da, "New York'ta Şairler" adlı kitabında bir araya getirdi. Makinelerin Dünyası olarak adlandırdığı Amerika'da yaşamaktan hoşlanmadığı için planladığı süreden çok daha önce ülkesine döndü. Garcia Lorca, dram yazarı olarak tiyatroda yenilikler yapmayı amaçlıyordu. Bunu yaparken oyunlarında etkilerini kombine ettiği çok sayıda örneklere yer veriyordu. "Ayakkabıcının Garip Karısı Don" adlı farstan sonra "Perlimplin'in Belisa'yı Bahçede Sevmesi" adlı komik, masalsı unsurlar taşıyan grotesk oda oyununu yayınladı. "Beş Yıl Geçer Geçmez" adlı sürrealist düş oyununda ve yazılmasından tam 45 yıl sonra yayınlanan itiraf dramı "Halk"ta başta gizli dürtüler ve tutkular olmak üzere insanın içinde gizlenmiş olanları açığa çıkartmaya uğraşan bir tiyatro türü yarattı.

    İspanya Cumhuriyeti'nin ilanından sonra Eduardo Ugarte ile birlikte La Barraca adlı gezgin sahneyi kuran Lorca, kırsal kesimlerde yaşayan halka İspanyol klasiklerini tanıtmayı amaçlıyordu. Lorca en önemli eserlerini de bu yıllarda verdi. Artık bir klasik haline gelen "Kanlı Düğün" adlı eserinde İspanya'nın gündelik hayatı üzerinde büyük etkisi bulunan üç tema üzerinde (tutku, zina ve kan davası) durdu. Oyunun konusu oldukça basit bir kurgu üzerine kurulmuştur. Çiçeği burnunda gelin, düğün gününde aşığıyla birlikte kaçar. Damat kısa sürede aşıkların izini bulur. Bu olay her iki genç adamın birbirini öldürmesiyle trajik bir boyut kazanır. Garcia Lorca Kanlı Düğün'de insanı tabiatın karşı konulmaz içgüdüleri olarak gördüğü doğa yasalarıyla toplumsal normlar arasında sıkışıp kalmış bireyler olarak gösterir. Bunu yaparken de antik tragedyaların biçimine başvurur.

    Dona Rosita Bekar Kalıyor ya da Çiçeklerin Dili adını verdiği romansında, insanın hayatını gönlünce yaşamasını engelleyen gelenekleri eleştirdi. Bu romansta Lorca, Amerika'ya giden nişanlısının evlenmemek için kendisini sürekli oyaladığını düşünün Rosita'nın, 25 yıl boş yere beklemesini ve nişanlısının yıllar önce bir başkasıyla evlendiğini duyduğunda yaşadığı hayalkırıklığını anlatır. Yine aynı yıl tatminsiz bir kadının trajedisi olan Yerma'yı kaleme alan Lorca, bu oyununda çocuk sabini olmayı isteyen Yerma ile yalnız cinsel tatmini arzulayan kocası arasındaki ilişkiyi anlatır. Yerma, gençlik yıllarında çok beğendiği bir arkadaşının kendini cinsel olarak tatmin edebileceğini düşündüğü halde katı ahlak yasalarını hiçe sayıp kocası bırakmaya cesaret edemez. Kendi istekleri ile toplumun ahlak anlayışı arasına sıkışan Yerma en sonunda çareyi kocasını öldürmekte bulur.

    Yazar, toplumsal ve ahlaksal zorunlulukların sonuçlarını gözler önüne serdiği son oyunu "Bernarda Alba'nın Evi" adlı oyununda kocasının ölümünden sonra despot Bernarda'nın beş kızını dış dünyayla ilişkisini kesmesini, bu kızlardan sadece Adele'nin annesine başkaldırmasını anlatır. Oyunun sonunda Adele intihar etmiştir ancak Bernarda ailenin itibarı zedelememek adına bu olayı gizlemiştir. Lorca, İspanya İç Savaşı patlak verdikten kısa bir süre sonra ebeveynlerinin evinde tatil yaparken Franko taraftarı Guardia Civil tarafından herhangi bir neden gösterilmeksizin tutuklanmıştır. Federico Garcia Lorca tutuklanışından tam bir ay sonra, 19 Ağustos 1936'da Granada yakınlarındaki Viznar uçurumunda kurşuna dizilmiştir.

    Eserleri

    Şiirleri: Çingene Romansları (Romancero gitano, 1928), New York'ta Şairler (Poeta en Nueva York, 1940)
    Oyunları:Kelebeğin Büyücülüğü (El maneficio de la mariposa, 1919), Mariana Pineda (1925), Ayakkabıcının Garip Karısı (La Zapatera prodigosa, 1930), Don Perlimplin'in Belisa'yı Bahçede Sevmesi (Amor de Don Perlimplin con Belisa en su jardin, 1931), Beş Yıl Geçer Geçmez (Asi que pasen cinco anos, 1931), Kanlı Düğün (Bodas de sangre, 1933), Kanlı Düğün (Bordas de sangre, 1933), Dona Rosita Bekar Kalıyor ya da Çiçeklerin Dili (Dona Rosita la soltera, o el languaje de las floras, 1934), Yerma (1934), Bernanda Alba'nın Evi (La casa de Bernanda Alba, 1934) Halk (1976)
    Konu Heyhat tarafından (10.Ekim.2009 Saat 15:34 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri..!

    AĞIZ-KASİDE


    Kapadım balkonumu
    duymak istemiyorum ağıtı
    ama yalnız ağıt var
    gri duvarlar ardında

    Çok az melek var şarkı söyleyen
    çok az köpek var havlayan
    bin keman bir avuca sığıyor;
    Ama ağıt koskoca bir köpek,
    ağıt koskoca bir melek,
    ağıt koskoca bir keman,
    gözyaşı ağzını tıkıyor rüzgarın
    duyulmaz başka bir şey
    ağıttan


  3. #3
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri..!

    AKŞAMIN NİNNİSİ


    Ninni söylüyor akşam,
    portakallara.

    Kız kardeşim şarkı söylüyor:
    Dünya bir portakaldır.

    Ay ağlıyarak diyor:
    Bir portakal olmak istiyorum.

    Olamaz kızım,
    pembeleşsen de.

    Olamaz dönsen bile
    küçücük bir limona.
    Yazık!


  4. #4
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri..!

    AKŞAMLEYİN SAAT BEŞTE


    Saat beşte akşamleyin
    Tam saat beşte akşamleyin
    Ak çarşaflar getirdi çocuk
    Saat beşte akşamleyin
    Hazırdı bir sepet kireç
    Saat beşte akşamleyin
    Kalanı ölüm.Yalnız ölüm.
    Saat beşte akşamleyin
    Rüzgar savurdu pamukları
    Saat beşte akşamleyin
    Kristal,nikel serpti oksit.
    Saat beşte akşamleyin
    Kumru parsla savaşır şimdi
    Saat beşte akşamleyin
    Bir kalça,bir ıssız boynuz
    Saat beşte akşamleyin
    Sesler başladı,uğultular
    Saat beşte akşamleyin
    Duman,arsenik çanları
    Saat beşte akşamleyin
    Sessiz insanlar köşelerde
    Saat beşte akşamleyin
    Yalnız boğanın yüreği şendi
    Saat beşte akşamleyin
    Geliyor kan teri işte
    Saat beşte akşamleyin
    Tentürdiyot kokusu alanda
    Saat beşte akşamleyin
    Ölüm yaraya yumurtasını koydu
    Saat beşte akşamleyin
    Akşamleyin saat beşte
    Tam saat beşte akşamleyin

    Tekerlekli bir tabut yatağı
    Saat beşte akşamleyin
    Kemikler, flütler kulağında
    Saat beşte akşamleyin
    Boğa böğürdü alnına doğru
    Saat beşte akşamleyin
    Can çekişmeyle ışılar oda
    Saat beşte akşamleyin
    Kangren yaklaştı uzaktan
    Saat beşte akşamleyin
    Zambak bir boru yeşil kasığında
    Saat beşte akşamleyin
    Güneş gibi yanar yaraları
    Saat beşte akşamleyin
    Pencereleri kırıyor kalabalık
    Saat beşte akşamleyin
    Ah! Ne korkunç saat beşi akşamın!
    Saat beşti bütün saatlerde!
    Akşamın gölgelerinde saat beşti!


  5. #5
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri..!

    ATLININ TÜRKÜSÜ


    Kurtuba
    Uzakta tek başına

    Ay kocaman at kara
    Torbamda zeytin kara
    Bilirim de yolları
    Varamam Kurtuba'ya

    Ovadan geçtim yel geçtim
    Ay kırmızı at kara
    Ölüm gözler yolumu
    Kurtuba surlarında

    Yola baktım ama yol uzun
    Canım atım yaman atım
    Etme eyleme ölüm
    Varmadan Kurtuba'ya

    Kurtuba
    Uzakta tek başına


  6. #6
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri..!

    DENİZ SUYU TÜRKÜSÜ


    Deniz
    gülümsüyor uzaktan.
    Dişleri köpükten,
    dudakları gök.

    "Ne satarsın, deli kız
    rüzgarda memelerin?"

    "Suyunu denizlerin, yiğit,
    suyunu denizlerin."

    "Ne taşırırsın kara oğlan,
    kanınla karıştırıp?"

    "Suyunu denizlerin, yiğit,
    suyunu denizlerin."

    "Bu tuzlu gözyaşları, ana,
    nerden gelirler?"

    "Ağlarım suyunu denizlerin, yiğit,
    suyunu denizlerin."

    "Bu derin sızı, gönül,
    nerden doğdu oy?"

    "Ne acıymış, ne acı
    suları denizlerin'"

    Deniz
    gülümsüyor uzaktan.
    Dişleri köpükten,
    dudakları gök.


  7. #7
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri..!

    GİDEN CAN


    Ne boğa tanır seni ne incir ağacı,
    Ne evindeki atlar ne karıncalar
    Ne çocuk tanır seni ne de ikindi
    Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok

    Taşın sırtı da seni tanımaz artık,
    İçinde düşündüğün kara atlas da.
    Dilsiz anıların da tanımaz seni,
    Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok.

    Deniz kabuklarıyla geldiğinde güz,
    Sis üzümleriyle, dağ öbekleriyle,
    Gözlerine hiç kimse bakmak istemez,
    Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok.


    Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok.
    Yeryüzünün bütün ölüleri gibi,
    Unutulmuş bütün ölüler gibi
    Sönmüş bir köpekler yığını içinde.


    Yok tanıyan seni.Yok.Seni söylüyorum bense.
    Yüzünü inceliğini söylüyorum sonraya.
    Anlayışının o yüce, yetkin üstünlüğünü
    İştahını ölüme, ağzındaki tada onun.
    Senin o yiğitçe sevincini saran kederi

    Doğmasına çok zaman ister, gün olur doğarsa,
    Öyle zengin serüvenli, parlak Endülüslü'nün.
    İnleyen sözlerle söylüyorum inceliğini
    Anarak acı bir yeli zeytin ağaçlarında


  8. #8
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri..!

    HOŞÇAKALIN


    Ölürsem
    açık bırakın balkonu.

    Çocuk portakal yer.
    (Balkonumdan görürüm onu.)

    Orakçı ekin biçer.
    (Balkonumdan duyarım onu.)

    Ölürsem
    açık bırakın balkonu!


  9. #9
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri..!

    ISSIZLIK


    Dinle çocuğum ıssızlığı.
    Dalgalanan ıssızlığı,
    Vadilerin kaydığı ıssızlığı,
    Yankıların olduğu ıssızlığı,
    Alınları toprağa eğilten ıssızlığı



  10. #10
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    68
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Garcia Lorca Hayatı ve Şiirleri..!

    OZAN VE ÖLÜM


    Ölümle başbaşa yürürken görüldü o
    Korkmadan tırpanından
    -Gene de kuleden kuleye güneş
    Çekiçler örsde.
    örsde,
    demirci ocaklarının örsünde.
    Konuşuyordu Federico
    Okşayarak, ölümle.Ölüm dinliyordu onu.
    'Daha dün mısralarımda canyoldaşım,
    Kuru avuçların şaklıyordu senin
    Daha dün mısralarımda,
    Daha dün kırağını verdin şarkıma
    Ve ağlatı'ma gümüş tırpanının keskinliğini,
    Seni şakıyacağım, sende artık kalmayan eti,
    olmayan gözlerini,
    Rüzgarın dağıttığı saçlarını şakıyacağım
    O öpülen kırmızı dudaklarını..
    Ölüm, güzel çingenem, ölümümsün dün de bu gün de,
    Ah! Ne kadar rahatım seninle başbaşa,
    İçime çekerken Gırnata'nın havasını,
    Benim Gırnata'mın!


Benzer Konular

  1. CHE GUEVARA hayatı ve şiirleri
    Konu Sahibi Azecan Forum C
    Cevap: 8
    Son Mesaj : 18.Mayıs.2011, 09:06
  2. Nedim Hayatı ve şiirleri
    Konu Sahibi yaziklar_olsun Forum N
    Cevap: 10
    Son Mesaj : 19.Aralık.2010, 00:48
  3. Kuloğlu > Hayatı ve şiirleri
    Konu Sahibi Heyhat Forum Halk şiirleri
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 12.Mart.2009, 04:42
  4. Dertli > hayatı ve şiirleri
    Konu Sahibi Heyhat Forum Halk şiirleri
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 12.Mart.2009, 02:03
  5. Frederico Garcia Lorca
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Çeviri-Şiirler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Şubat.2009, 15:05

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, kapadokya balayı sesli chat, yakın tatil yerleri, egepenyildiz.com