SiNaN32
01-06-2009, 11:38
http://www.superpoligon.com/img/news/hasan_pulur.jpg
Hasan Pulur
Eski defterler
1 Haziran Pazartesi 2009
BAZEN, eski defterler karıştırılır. Her ne kadar “Sipahiler züğürtleyince eski defterleri karıştırırlar” diye bir laf olsa da...
Eski defterler, işe yarar, bir bakarsınız ki yirmi yıllık, otuz yıllık defterden “Günün adamı” ortaya çıkar “Ben buradayım!” der.
Oysa siz onu çoktan gömdüğünüzü sanmaktasınız...
* * *
GEÇENLERDE bu defterlerden birini karıştırdık, Neyzen Tevfik’ten bir dörtlük, 1940’lı yıllarda yazılmış:
“Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler
Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus dediler
Künyeni almak için partiye ettim telefon
Bizdeki kayda göre, o şimdi mebus dediler.”
* * *
DR Cihat Akkan’dan, bir hiciv... Kim için yazmış, kime yazmış, belli değil, belli ki bir yerde görüp kesip saklamış, üstelik yazanın adı ve soyadından başka bildiğimiz de yok!
Şöyle diyor:
“Bu mübarek, mütevazı ve vakur insan için,
Üzülüp, ağlayarak talihi masum dediler
*
Bu asalet nereden geldi, dedim kendisine
Güzel ahlakı, onun mevkiine mahsus dediler.
*
Adamın mezhebi hakkında rivayet değişik,
Kimi dinsiz, kimi kâfir, kimi de Rus dediler.
*
İftiradır, onu yanlış tanımışlar, derken
Kapatıp ağzımı, bahsetme, aman sus, dediler.
*
Susamam, markası Rols Roy mu, Cadillak mı dedim
İki kamyonla binek Şavrole Tanus dediler.
*
Çalmışsa ceza vermeli, hapsetmeli derhal,
Diyecektim ki, o çoktan beri mahpus dediler
*
Hani namusu mücessemdi ve doğruydu dedim,
İyi ama paradır ondaki namus dediler.
*
Görelim, nerde şu meşhur, diye ettim ısrar
Göremezsin, çünkü firar etti o menhus dediler.”
* * *
TÜRKÇESİ biraz eski de olsa, anladınız herhalde...
Birisini baştan aşağı sıvıyor ama kim belli değil.
Siz istediğinize yakıştırabilirsiniz.
* * *
BAZILARININ halini gördükçe, aklımıza hep Orhan Veli’nin Süleyman Efendi’si gelir
Maşallah her haltı yerler ama, ağızlarından Allah kelamını düşürmezler.
Orhan Veli, “Kitabe-i Seng-i Mezar”ında Süleyman Efendi’yi anlatır:
“Hiçbir şeyden çekmedi dünya’da
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allahın adını
Günahkâr da sayılmazdı
Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.”
* * *
ŞİMDİ Süleyman Efendiler de değişti, onlar da Allah’ın adını anıyor ama kundurası vurduğu zaman değil, adam aldatırken...
Hasan Pulur
Eski defterler
1 Haziran Pazartesi 2009
BAZEN, eski defterler karıştırılır. Her ne kadar “Sipahiler züğürtleyince eski defterleri karıştırırlar” diye bir laf olsa da...
Eski defterler, işe yarar, bir bakarsınız ki yirmi yıllık, otuz yıllık defterden “Günün adamı” ortaya çıkar “Ben buradayım!” der.
Oysa siz onu çoktan gömdüğünüzü sanmaktasınız...
* * *
GEÇENLERDE bu defterlerden birini karıştırdık, Neyzen Tevfik’ten bir dörtlük, 1940’lı yıllarda yazılmış:
“Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler
Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus dediler
Künyeni almak için partiye ettim telefon
Bizdeki kayda göre, o şimdi mebus dediler.”
* * *
DR Cihat Akkan’dan, bir hiciv... Kim için yazmış, kime yazmış, belli değil, belli ki bir yerde görüp kesip saklamış, üstelik yazanın adı ve soyadından başka bildiğimiz de yok!
Şöyle diyor:
“Bu mübarek, mütevazı ve vakur insan için,
Üzülüp, ağlayarak talihi masum dediler
*
Bu asalet nereden geldi, dedim kendisine
Güzel ahlakı, onun mevkiine mahsus dediler.
*
Adamın mezhebi hakkında rivayet değişik,
Kimi dinsiz, kimi kâfir, kimi de Rus dediler.
*
İftiradır, onu yanlış tanımışlar, derken
Kapatıp ağzımı, bahsetme, aman sus, dediler.
*
Susamam, markası Rols Roy mu, Cadillak mı dedim
İki kamyonla binek Şavrole Tanus dediler.
*
Çalmışsa ceza vermeli, hapsetmeli derhal,
Diyecektim ki, o çoktan beri mahpus dediler
*
Hani namusu mücessemdi ve doğruydu dedim,
İyi ama paradır ondaki namus dediler.
*
Görelim, nerde şu meşhur, diye ettim ısrar
Göremezsin, çünkü firar etti o menhus dediler.”
* * *
TÜRKÇESİ biraz eski de olsa, anladınız herhalde...
Birisini baştan aşağı sıvıyor ama kim belli değil.
Siz istediğinize yakıştırabilirsiniz.
* * *
BAZILARININ halini gördükçe, aklımıza hep Orhan Veli’nin Süleyman Efendi’si gelir
Maşallah her haltı yerler ama, ağızlarından Allah kelamını düşürmezler.
Orhan Veli, “Kitabe-i Seng-i Mezar”ında Süleyman Efendi’yi anlatır:
“Hiçbir şeyden çekmedi dünya’da
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allahın adını
Günahkâr da sayılmazdı
Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.”
* * *
ŞİMDİ Süleyman Efendiler de değişti, onlar da Allah’ın adını anıyor ama kundurası vurduğu zaman değil, adam aldatırken...