PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dünya Kadınlar günü 8-Mart



Heyhat
08-03-2009, 14:43
8 Mart Türkiye'de ve dünyanın pek çok ülkesinde, kadınların hak ve eşitlik isteklerini dile getirdikleri, kadın olmaktan dolayı yaşadıkları sorunlarına dikkat çektikleri, biraraya geldikleri bir gündür. Bu tarihin uluslar arası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasına rastlar.

ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hakkettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedirler. Ama, bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, haklarını alabilmek için son çarelerden biri
olan greve baş vururlar ve grev ilan ederler. Patronların buna verdiği cevap ise hunharca bir saldırı olur. Patronlar ve onlarla iş birliği yapan "gardiyan"lar işçi kadınları fabrika binasına kilitler. Patronlar, bu yolla işçi kadınlara destek veren sendika aktivistlerinin grev yapan kadınlarla dayanışmaya girmelerini önlemek amacını gütmektedir. Patronların korkusu,
işçi kadınların verdikleri kavganın güçlenmesi ve grevin başka fabrikalara sıçramasıdır.

Fabrika binasında birdenbire beklenmedik bir yangın baş gösterir, kısa bir süre içinde binanın hemen hemen tümü alevlere teslim olur. İçerde bulunan kadın işçilerden yalnızca çok azı kaçarak canlarını kurtarabilir. Fabrikanın çevresinde barikatlar kurmuş olan karşı grevcilerin çemberini yarıp dışarı çıkabilmeyi ne yazık ki pek az emekçi kadın başarabilir. Fabrikada kapalı kalan yüzün üzerinde işçi kadın alevler içinde can verir.

Aynı yıl yine tekstil, tütün ve diğer endüstri kollarında kadın işçiler mücadeleyi devam ettirirler, işlerini bırakarak grev dalgasını sürdürürler.

Grevler 1909 yılında da devam eder. Manhattan'da tekstilde çalışan 20.000 kadın işçinin ilan ettiği grevde, binlercesi tutuklanır. Buna rağmen, grev önlenemez. İki ay süren grevin sonunda kadın işçiler kavgasını verdikleri hakları elde ederler; patronlar kadın işçilerin taleplerini kabul etmek zorunda kalırlar.

Amerikalı sosyalist kadınların inisiyatifiyle, kadınların seçme/seçilme hakkı, sosyalizm mücadelesi çerçevesinde "enternasyonal kadın mücadele günü" fikri doğar. Her şubat ayının sonuncu pazar gününün kadınların seçme/seçilme hakkı konusunda etkinlikler ve toplantılar düzenlenmesi kararı alınır. 20 Şubat1909 günü Amerika'nın hemen hemen bütün kentlerinde "Kadınlar Günü" kutlamaları yapılır.

1910 yılında sosyal demokrat partilerin Kopenhag'da düzenlediği ve 17 ülkeden 100'e yakın kadın delegenin katıldığı II. Enternasyonal Kadın Konferansı'nda Clara Zetkin' in girişimleriyle "II. Enternasyonal Kadın Mücadele Günü" resmen kabul edilir. Bu günün anlamı, dünyanın neresinde olursa olsun kadınlara uygulanan sömürü ve baskıya karşı mücadele yürütülmesi zorunluluğudur. Kadınların seçme/seçilme hakkını alması, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve emperyalist savaşa karşı mücadele bütün dünya kadınlarının ortak mücadele prensiplerinin başında yer almaktadır.

19 Mart 1911 günü, milyonlarca kadının katıldığı ilk "Enternasyonal Kadınlar Günü" Danimarka, Almanya Avusturya, İsviçre ve ABD'de gerçekleştirilir. 1912 yılında, düzenledikleri yürüyüşlerle Fransız, Hollandalı ve İsveçli kadınlar da katılırlar Kadınlar Günü'ne. Kadınların seçme/seçilme hakkı ve günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi, insanca çalışma koşulları ve daha yüksek ücret talepleriyle başlayan proleter mücadele, kadınların yürüttükleri mücadelenin temelini oluşturmaktadır.

1914 yılı, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kadınlar Günü' nün büyük toplantılar ve yürüyüşlerle kutlandığı son yıl olur. Bu yıl da önceki talepler yinelenir ve "savaşa karşı savaş" sloganıyla, başlayan Birinci Dünya Savaşı'na karşıt tavır alınır.

Birinci Dünya Savaşı'nın beraberinde getirdiği acılar ve dertler nedeniyle 1917'ye kadar Kadınlar Günü yürüyüşleri ve etkinlikleri birkaç yıl boyunca yapılamaz. Tâ ki, 8 Mart 1917 günü Petrograd'da greve gitmelerine kadar. Kadın işçiler, bu grevi Kadınlar Günü'nde başlatarak bu güne özel bir anlam kazandırırlar. Aynı gün metal işçilerine delegeler göndererek onların da greve katılmalarını talep ederler. Grev dalgası çok kısa bir süre içinde tüm kente yayılır; 8 Mart akşamına kadar yaklaşık 120.000 işçi bu grevde yerlerini alır. 1921 yılında toplanan II. Enternasyonal Konferansı'nda 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olması kararlaştırılır.

İki dünya savaşı arasındaki zaman diliminde kadınların talepleri ve 8 Mart Kadınlar Günü'nde yoğunlaştırdıkları mücadelenin içeriğini, serbest ve yasal kürtaj hakkıyla işçi kadınların hamileliklerinde ve anne olduklarında koruma altına alınmaları konuları oluşturur. Ayrıca, aynı işe eşit ücret, günlük çalışma saatlerinin ücretlerde düşme olmadan azaltılması gibi konularda kadın-erkek eşitliği konusunda getirilen istemlerdir.

8 Mart, bu gelişme içinde Enternasyonal Kadınlar Günü olarak dünya çapında yayılmıştır. Kadınlar Günü, bugün de, aynı başlangıçta olduğu gibi, haksızlıklara, savaşa karşı; daha iyi yaşam ve çalışma koşulları, bağımsız ve sömürünün olmadığı bir düzen ve sınıfların ortadan kalktığı eşit bir toplum için verilen mücadele olarak algılanmaktadır.

TÜRKİYE'DE 8 MART

İlk kez 1921 yılında sosyalist kadınlar tarafından "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında İlerici Kadınlar Derneği (İKD) tarafından daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 1990'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.



KADIN

Kalıp değil bir fikir...
Elmas sorguçlu fakir;
Açıkta sırrı bakir;
Kadın..

Çölde kaçan bir serap;
Yönü kementli mihrap...
Madeni som ıstırap;
Kadın..

Dipsiz hasrete tuzak;
En yakınken en uzak
Tadı zehrinde erzak;
Kadın..

Bir işaret, bir misal;
Ayrılık remzi visal
Allah'a yol bir timsal;
Kadın..

Necip fazıl kısakürek

Bütün kadınlarımızın kadınlar günü kutlu olsun..

_uyuz_qariSma_
08-03-2009, 23:01
SAOLL SERGINHOO:)))))))) SENINDEE DIYEMIYCEMMM :))))) AMAA HAYATINDAKI TUM KADINLARIN VEE BIZI BURDAA OKUYANN TUM KADINLARIN VEE OKUYAN ERKEKLERIN KADINLARININ KADINLAR GUNU KUTLU OLSUN... BIZZ KUTSAL YARATKLARIZ ...... SIZIN GUNUNUZ VAR MI BAKİMM :)))))) YOK İŞTEEE......

_uyuz_qariSma_
08-03-2009, 23:07
Füsun Gümeli ; Bir Kare Lezzet
Fotoğraf sanatının ‘özel’ çalışma alanları arasında en yüksek grafik yemek fotoğrafçılığına ait. Annenizin karışık tarif defterleri ve saman kağıtlı yemek kitaplarını tedavülden kaldıran, farklı lezzetleri bambaşka açılar, leziz kadrajlarla mutfağımıza sokan fotoğraf karelerinin ardındaki isimler, aynı zamanda tükenmez iştahımızın yegane sorumluları.

» Neşe Erberk ; Eğitim İşi Benim Hayalimdi
Güzel kadınlar akıllı olmazlar, iş kadını hiç olamazlar ifadesi artık bir “şehir efsanesi” haline dönüşüyor ve tarihe karışıyor. Örnek mi? İşte güzellik yarışmalarının “n” tane olmadığı ve önemsendiği zamanlardaki nadir Avrupa güzellerimizden Neşe Erberk.

» Ayşe Şule Bilgiç; ‘Adına Aşk Şarkısı Bestelendi’
Bakım için saatler harcayanlardan değilim. Çok hareketli bir insanım. Yüzüme iyi bakarım, makyajımla asla yatmam, düzenli temizlerim, çok sık banyo yaparım bazen günde 2 kez yaptığım bile olur. Bunun dışında zaten çok koşuşturmacalı bir hayatım var.

» İnci Aral; ‘Aşk İmkansızda Büyür’
Çoğunlukla kadın erkek ilişkilerini ve aşkı kaleme alan çok önemli bir yazar İnci Aral... Kitapları kadınların ellerinden düşmüyor. Aşkın bir kavuşamama hali olduğundan söz ediyor yazar... Yıllar önce yazdığı “Sevginin Eşsiz Kışı” adlı kitabında da altını çizdiği gibi, O’na göre aşk bir hırpalanma, bir savrulup dağılma.. “Ki, insan bedeni bu hırpalanmayı çok fazla kaldıramadığı için de aşk, sonradan uysallaşma sürecine giriyor” görüşünü savunuyor..


» N.Yıldırım; İş Hayatında ‘Kadın Olarak Rahatsızlık Hissetmeyen’ Kadınlar Başarılı Olur
Karel, ülkemizin önde gelen bir elektronik, daha doğrusu telefon ürünleri şirketi. Bu şirketin önemli bir pozisyonu olan Pazarlama Direktörlüğünü ise genç bir kadın, yani Nurşen Yıldırım üstlenmiş durumda. Kendisiyle, erkek sektörü olarak bilinen bu sektörde kadın olmayı ve kariyerini nasıl geliştirdiğini konuştuk..


» Gül San; Yereli Dünyaya Taşımak Önemli
İşte bugün size böyle bir örneği tanıtmak istiyorum. Kendisiyle ilk karşılaşmamız, sitemize arada bir güzel yazıları ile katkıda bulunan sevgili Duygu Sucuka’nın (onu da başka bir röportajla sizlere tanıtacağız) Şanlıurfa’da (yada Güneydoğu’da) Kadın Olmak başlıklı yazısı sayesinde ve online olarak gerçekleşti.

» Leyla Keser Berber, Bilinmeyenin Peşindeki Hukukçu
Hukukçular, yani avukatlar, savcılar, hakimler nasıl olurlar? Hukukçu denilince benim akılma asık suratlı, ciddi, koyu renk kostümlü kişiler özellikle de erkekler geliyor. Galiba bunun istisnası geçen yıl CNBC-E’de yayınlanan Ally McBeal dizisindeki çılgın avukatlardı diyordum ama bizim ülkemizde de zamanının önünde giden ve üstelik akıllı ve güzel hukukçularımız var. Üstelik akademisyen. Kimden mi bahsediyorum?


» Fidancı, Hayatta Hep ‘Birinci Tercih’lerine Oynuyor-1
Türkiye’de ev aletleri üreten onlarca firma arasında Philips de var. Sektörde liderliğe oynayan Philips’in “Ev aletleri ve kişisel bakım ürünleri bölümü”nün başında bir kadın genel müdür var. Özlem Fidancı, “Başarıda çıtayı daima yükseğe koyarım” diyor ve ekliyor: “İşinde başarılı olabilmek için sadece aklını değil yüreğini de ortaya koymalı insan.” Başarı planları ve projeler arasına bir de bebek büyüten Fidancı’nın, kariyere doğru yürümek isteyen kadınlara örnek olabilecek bir yaşamı var...


» Merva Ulusoy; Daima Planlı ve Hep Başarıya Endeksli
"Titiz, disiplinli, organize, dakik, biraz fazla detaycı ve takipci"... İşine yaklaşımını bu sözlerle ifade eden Merva Ulusoy, bu plancı özelliğiyle yaşamında hiç bir şeyin aksamasına izin vermiyor. Başarı kadar cesaret de önemli bir özelliği. "Hatta etrafımdakileri korkutacak kadar cesurum" diyor Ulusoy. “ İş'te Gündem” programını hazırlıyor ve sunuyor. Programa ilk başladığında bu mesleğe ve kameraya alışık olmadığı için heyecanlanmış. Bugün, o heyecanı hala taşıyor: "Artık 60 programı geride bıraktım. Şu an ben karşımdaki konuğumu rahatlatmak için elimden geleni yapıyorum. Başardığıma da inanıyorum, çünkü herkes hiç çekinmeden gönül rahatlığıyla tüm sorularımı cevaplıyor" diyor


» Rektör Prof.Dr.Semra Ülkü: 'Kadınlar Beyin Gücü ile Teknoloji'de Başarılı'
Bir kadın hem başarılı ve teknik bir iş alanında çalışıp, hem başarılı bir anne olabilir mi? İYTE (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü) Rektörü Prof.Dr.Semra Ülkü işte Türk kadınının başarılı temsilcilerinden.


» O, Microsoft’ta ‘İşinde En Uzman’ Kişilerden Biri..
Çiğdem Akın, 7 yıl önce bilgisayar mühendisi olarak Microsoft’ta girdi. Bugün ise “En Değerli Uzmanlar” programı direktörü olarak bölge ofisinde çalışıyor. Akın’ın, başarılı ve genç bir kadın olarak “Çocuk da yaparım kariyer de” düşüncesine bakışı farklı.

» Deterjan Alanında Tek Kadın Patron ; Sevda Arıkan
Türk kadın patronlarının en önde gelenlerinden birisi Sevda Arıkan. Arıkan kendisine babasından, ailesinden yada kocasından kalma değil, mutfağında yaptığı deneylerle başlattığı bir işi planlamış, kurmuş ve sıfırdan bugüne getirmiş. Arıkan'ın hayatı bize bir kadının hem anne-eş görevlerini yerine getirirken, girişimci olmanın da yolunu gösteriyor. KadınVizyon'un bu özel röportajını zevkle okuyacağınıza inanıyoruz.


» Prof.Dr.Gülseren Akyüz'ün Başarısının Sırrı, Özgüven ve Çok Çalışmak
Taşrada görev yaparken yöre halkının kendisine "Doktor Bey" diye seslendiği o genç kadın bugün Marmara Üniversitesi’nde Anabilim Dalı Başkanı. Türkiye'de kadının ”bilimsel kariyer” yapmasının zor olmadığına inanıyor Prof. Dr. Gülseren Akyüz. Peki, bu başarılı bilim kadınının "sırrı" ne? Yanıtı son derece yalın: "Bence Türkiye'de kadınlar üniversite ortamında biraz daha şanslı. Benim tek bir sırrım var. Sadece ve sadece kendime çok güvenirim, çünkü çok çalışırım.”


» Pantolonu ile Gündeme Gelen Kadın Milletvekili; Gönül Saray
Bir ulusal gazetemiz, geçtiğimiz hafta sekiz sütuna manşet; “Bu Ne Pehriz” başlıkla ve Meclis’te çekilmiş pantolonlu bir resmimle haber yaptı. Ben kadın kimliğimden hiç rahatsızlık duymadım ve engellenmedim. Hep söylenir ya kadınlara işte, eğitimde ayrımcılık uygulanıyor diye. Öyle bir hadise benim başıma gelmedi. Hatta birçok avantajlarını yaşadım.