Orijinalini görmek için tıklayınız : jale bektaş şiirleri
Tabu
Katrankarası Umutsuzluklar
Büyüdü İçimde Bir Yerlerde
Ansızın Karanlığa Durdu Gözlerim
Yansımasında Ay Işığının
Kala Kaldı Bedenim Gözyaşına
Bir Ben Madurum
Ama Asla Suskun Değil
Sürgün Gözlerimden
Acıyı Verdimgözlerine
Daha Anlamlı Hissetmen İçin Beni
Yalnızlığımda Türküler De Çoşardı
Suskun Şimdi Sazın Telleri
Gözlerim Sana Umudu Asla Ögretemez Üzgünüm
Ay Işığımı Çaldın Gözlerimdem
Bir Ben Değil, Gece Affetmedi Seni
jale bektaş - Adsız Şiir |
Gitti gidiverdi
Bir sükenin içinde
bir parçam
Parçam sende kalsın çocuk
Ellerimi bana ver
Bedenimde uzayıp giden gül ağaçları
Oysa ruhumda son sevgi tılsımları
Gitme gel bana
Sesini duymalıyım
Bakire sevgimi alırsan koynuna
Tütün kokusunda dağıt etrafa beni
Ansızın bütün doğa
İsmimi geçirince dudakların
Kaybolup giden zamandı
Sakın ah çekme
Bende sendeyim.
jale bektaş - Ateş |
Bedenimi çevreleyen kuşatmalar
İnlerken geceleri, yorulmalıydı
Sevdanın dehlizlerinden geçerken
Ki muammalı kahramanlıklardı
Yalnızlığa adını veren
Beyaz bayrakları çiğneyerek
Yapay umutlarımızı getirdik çiçek bahçelerine
Ancak
Ceplerimizde aşkları da barındırarak
Ey yoldaş,
Merhabanı esirgeme her sabah baktığın aynaya
Acıtarak geldik doludizgin yaralarımızı
Ölmeden olmaz kendini anlamak
jale bektaş - Bilinmedik |
Yaralar öpüyor karanlığı bur sefer
Sabahları yeni yeşeren yapraklarıyla
Bana çocukluğumu yaşatan ağaçlar
Gölgelerinde bir liman yaratıyor sığınacak
Yarasalar hala volta atıyor karanlığımda
Bilinmedik bir şekilde kanatların açıyorlar
Bendeki bilinmedik bir gökyüzü
Bilinmedik bir felsefe.
jale bektaş - Gece |
Gece ayaz
Gece tutsak
Gecenin boynu bükük
Düşünce
Kaybetmek aniden yakaladığın yaşamı
Dalıp gitmek ıraklara
Farkına varmak insanların bir adım daha uzaklaştıklarına
Hatta belkide annen diye bahsettiğin
Canım dostum diye sevdiğin
Sevgilim diye aşık olduğun insan bile
Gece düşüncede
Gece umutsuzlukta
Gecenin dudakları çatlak
Düşünme
Umutsuzluğun geçtiği yolları
Darbenin en vurgununu
Unut her geçen gün daha kırılan kalbini
Gece sevgiyle
Gece umutla
Gece gün ışığıyla doğmakta
Aç kara gözlerini güzelim
Sil gözyaşlarını,sayma yıldızları artık
Gece ısınmakta güne verdiği aydınlık ile
jale bektaş - Martı |
Ve, martı açar beyaz kanatlarını
O özgürlük özlemiyle yanarken
Bende sevgimi verdim sana martı özgürlüğü kadar
Arı vazgeçemedi çiçekten direnmek için yaşama
Gül bülbülden
Sen bilmezsin canım
Yandı ciğerim telefon tellerinin sesine
Bu sızıydı ve sevgidi
Aslında sesinden sevdiğim türküleri dinlemek gibi güzel
Ve gözlerinde bir insan yaşattın sen,UMUDUMU
jale bektaş - Martı |
Ve, martı açar beyaz kanatlarını
O özgürlük özlemiyle yanarken
Bende sevgimi verdim sana martı özgürlüğü kadar
Arı vazgeçemedi çiçekten direnmek için yaşama
Gül bülbülden
Sen bilmezsin canım
Yandı ciğerim telefon tellerinin sesine
Bu sızıydı ve sevgidi
Aslında sesinden sevdiğim türküleri dinlemek gibi güzel
Ve gözlerinde bir insan yaşattın sen,UMUDUMU
jale bektaş - Mavi Türkü |
(Özgürlük rüzgardaydı
rüzgarımın adı konulmamıştı daha
maviyi alabildiğine işliyordu gökyüzü)
Yeni yetme bir kayanın sırrını saklıyordu
bütün bu şehir
Beni de saklamıştı martıların çığlıkları
Artık kaldırımlardan bahsetmiyorum sana
Özlemlerimi anlatırken
Bir kardelen oluyorum denizin ortasında
Sen de öyle değil miydin?
Yakmıyor muydu seni de yağmura gebe toprağın kızgınlığı
Öykümüzü heceleyerek okumuyor mu kır çiçekleri
Karanfil kokularıyla toprağa bırakmıştık sırlarımızı
Acıklı şarkılarda değildik
Gözlerimizle söylerdik kendi türkümüzü
Bizim rüzgarımızın da adı vardı artık
Yitirmemişti daha türkülerde anlamını özgürlük
jale bektaş - Sevdim Seni |
(Yıldızlar geceden kopmaz canım
Her yıldız sensen eğer)
Yarım kalmış bir mektubun
Ağıtı, martıların hüzünleri
Enkazların ardı sıra bakan ıslak bir kent,
Ağlayan başakların bakışı,
Eksik kalan şiir gibi
Özlemlere hazırlayıp ellerimi
Veda sözcükleri sızlatmaya görsün yüreğimi
Seninle rüzgarların götürdüğü yerlerde buluşurlar
Yağmurları alırdık akşamları koynumuza
En yaşlı ağaçlar yaşlanmadı bizim kadar
Biz bakışlarda tüketirdik ömrümüzü
Sen; çıplak ayaklarımın götürdüğü yerlerde
Çatlak dudaklarıma can veren
Okyanusları dağlara taşıyan
Kaldırımlardaki kır çiçeklerini
Sevdasına kurban eden
Yeşili yeşil kılan
Geceyi bana bağlayan
Sen; keşfedilmemiş iklimlerin
Keşfedilmemiş sevdaların kurbanı
Maviye denize
Gözyaşlarını bataklıklara gömen
Sen; altın vuruşunu yaptığım sevgilim
Dönsen de mağdurum
Ezildim sensizliğe
Kabaran dalgalar gibidir seninle dünyam
Katlime sevdan yürüdüm sensizliğe
Sen; en bilinmeyenli denklemlerin çözünürlüğü
Alma artık koynuna maviyi
Oysa ben gitmeliyim
Orcusun bilinmeyen diyarına
Gün vardı ama zaman yoktu
Anlayacağın sevgilim
Zamanda vardı aslında
Sadece hayat yoktu aynalarda
Gözlerine sevgimi kazıdığım
Açma gözlerini
Gizemlerimi yaşat göz beneklerinde
Ellerine ruhumu teslim ettim
Avuçlarını kalbine götür usulca
Nefesinin soluğuyumdur artık
Açma ellerini ellerinin sıcaklığı bende
Sen; bir ömür beklediğim baharların kokusu
Bedenimin diğer adı
Yaklaş, yok et acıyan yaralarımı
Beklerim,
Aşka susadığım her an gibi
Ey sevgili
Yüreğe yürek
Göze göz vuruştuğum kavgam
Sakinliğimi patlatan
Umarsız, koşulsuz dinginliğim
Uğruna çarpıştığım hüznüm
Bebeğimi içimden alan soluk
Işığı kıran güçsüzlüğüm
Doğayı ömrüme kazıyan serseri
Ey çocuk
Sevdim seni soluduğun hava gibi
Özlemlerini sevdim
Acıyı sevdama katık ettim
Seni her şeye rağmen, kristal sevgilim.
jale bektaş - Umuttan yana |
Aldatılan yaşam heveslerini
Yangınlarımızın en esmer köşesine ayırıp
Sorgulanmalara hazır davalı misali
Karanlıkların uçsuz bucaksız adımlarını atarken
Mutluluğu, seyir defterimizin yüreğine imzaladık.
Özgürlüğümüz,
İlk kez güne merhabasını söyleyen
Kaktüs çiçekleri hevesli
Tutsaklığımız,
Siyahın tonlarında gülümseyen portreler gibi
İmgelerle tutunduğumuz bu dünya
Alıp götürmeden zamanı
Çocukça düşleri yanıltmadan
Bir kavanoz umutla başlayıp
Terkederken içimizdeki cesetleri
Sevgiyi sahiplenmeden
Bir demet çiçek hediye etmeli, kendine insan.
jale bektaş - Yaşanan |
Yaşamla savaşım yeni başlamadı
Yaşam vardı
Ve savaş hep vardı
Miladını kim yazmıştır
Sonrasını kim getirebilir acıların
Sonrasızlık ya da öncesizlik adına bir şey yok
Gökkuşağına kim su verebilir ki
Ağlayan çocukların hüzünbaz profillerine bakarak
Ya da yaban gülüşlerini parçalayarak
Gecede bir yâr gülüşü varken, sevdalı
Yeter mi acıların isyan dolu haykırışları.
Sonrası da bellidir öncesi de
Sinsi adımlarla yaklaşan yalan demokrasilerin
Ya biz izdüşümüne hazırken mücadelenin
Anadan üryan kopup geldik yaşananlara böyle apansız
Yaşayacaklarımıza çırılçıplak.
jale bektaş - İmkansızlığım |
Serpildiği zaman gül ağacına goncalar
Seni el değmemiş çocuk yüreğiyle severim
Hayatımın felsefesi,
Uykularımın gülücükleri,
Sevgilim
Anladığın zaman yüreğimdeki sevda kuşlarını
Sana daha bir bağlıyım
İmkansızım,
İmkansızlığım,
Sevincim
Güzelliklerin çoğalan yanıyla severim seni.
jale bektaş - Yüreğimde yangınlar tutuşur |
(Temmuz yakarken Sivası
Ben ilkbaharı yaşarım
Güneş bronzlaştırırken tenini)
Ey doğa güzeli sevdiğim
Belirsizliğin kıyameti
Anla resimlerdeki soluk renkleri
Anla dudaklardaki hüzünlü sloganları
Topraklara serpiştirilmiştir çiçek tohumlarını
Yüreğimde yangınlar tutuşur, ölürüm
İki Temmuzun coşkusuyla ve hüznüyle
Daha coşkulu dinlerim sevdiğim
Islıklaşan türkülerini
Halk çatışırken düzenle
Hâla düşünceler demir parmaklıklarda
Üstelik HASRETler yangın çığlığında Madımakta
Kimileri ağlarken evlat acısına
Ve fuuş batağındayken zaman
Gecenin tüm barut kokan sessizliğinde
Tüm yasaklarına rağmen bebek çıngırakları kadar
Masum hayat.
jale bektaş - Yürekli Yoldaş |
-Mehmet Ali Baştujiye -
O bir şairin
Yaşanası güzelliği
Tomurcuk çayında,şiirin güzelliği
Sesinin tonu,ay ışığında
O bir şairin
Şair olası ruhu
jale bektaş - Ölmek ve yaşamak gibi |
Ölmek ve yaşamak gibi
Bir denklem pratiğindeyiz
Kimi yalnızlıklar yaşanıyorken, kalabalıklarda
Yaşıyorken doyumsuzluğunu aşkın,
Ölümün ensemizdeki acısını,
Ceninlerin varoluşunu ya da yok edilişini
Kaybolmuş bir baharın gelişini düşle.
Usulca koynuma giren leylağın kokusunu
İçeriğinde acıyı barındıran tebessümde tanıyorum
Acıyı ekmeğinde paylaşan
Acıyı beyninde
Acıyı bedeninde
Gecenin içinde perdesi çekilmemiş bir odanın yorgunluğunda
Gençliğini yitirmemiş fotoğraflarda
Mavi gözlerinde bulduğum kadın
Ölmek ve yaşamak gibi
Bir denklem pratiğindeyiz.
Powered by vBulletin® Version 4.1.12 Copyright © 2012 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
SEO by
vBSEO 3.6.0