Farazi
15-02-2009, 20:01
ANOMİ
Anomi terimi Yunanca bir kelime olup "ka*nunsuzluk" ya da "normsuzluk" anlamına gel*mektedir. Anomi teriminin üç farklı, ama bir*biriyle ilişkili anlamı vardır. İlk anlamı kişisel bir düzensizliği dile getirir. Bu durum, toplum*sal yapının sağlamlığına ya da normlarının ka*rakterine uymayarak bir yön-yitimine uğrayan ya da kanuna uymayan başıbozuk bireyle gö*rüntü planına çıkar. İkinci anlamı, bizzat normların çalışma halinde olduğu ve bireyle*rin çatışmanın gereklerine uygun çabalar içi*ne girdiği sosyal durumları ifade eder. Üçün*cü anlamı ise, hiç bir norma sahip olmayan bir sosyal durumu anlatır ki, buna "anarşi" de di*yoruz: burada yönetime karşı çıkma değil "top-lum"a karşı kanunsuz davranışlar esastır. Bu üçüncü anlamı o kadar yaygın bir kullanıma ulaşmıştır ki, diğer (ve asıl olan) iki kullanımı gölgede bırakmıştır. Bununla birlikte anomiyi anarşi ile karıştırmamak gerekir. Çünkü anar*şi (an-aıvhia: başı bozukluk) bir otoriteye, si*yasal bir yönetime ya da herhangi bir siyasal hükümete karşı çıkarken; anomi, bizzat toplu*mun dokularının gevşemesine ve onu bir ara*da tutan bağların zedelenmesine, giderek de imha olmasına atıfta bulunur.
Toplumdaki egemen normların sorgulandığı
ya da reddedildiği şartlar üzerine yapılan çalış*malar, Durkheim'in "anomi" kavramını kullan*masından çok öncelere rastlar. Daha önceki yazarlar bu tür dönemlerin (anomi dönemleri*nin) tekrarlanma eğiliminin toplumun tutarlı*lığını zedelediğine ve gerçekte despotizmin ye*ni şekillerine imkan hazırladığına dikkat çekti*ler (örneğin Marks). Durkhcim anomi kavra*mında bulunan diğer unsurları bir yana alarak yalnız iktisadi bunalımın değil, aynı zamanda artan refahın da yerleşik normların askıya alın*masıyla elele İlerlediğini gösterdi. Yani sınır*lanmamış tutkuları salıveren ve nihayetinde intihar oranlarında büyük artışlara yol açan anomi, bir dereceye kadar bir milletin ana di*ni ideolojisine dayanmaktaydı. Yine Durkhe-im'a göre, Marksisllerin ısrarla üzerinde dur*dukları endüstriyel sınıf çatışması bir anomi belirtisinden ibaretti.
Anominin uygulama alanını çeşitli sapkınlık türlerine dek genişleten Merton terimi, keli*me anlamı olan "normsuzluk"tan çok, belirgin normlarla bunları yerine getirmek için sınırlı fırsatlar arasındaki çatışmaya (eşitsizliğe) atıf*ta bulunarak kullandı. Bu durumda anomi iki temel hususu çağrıştırıyordu: toplumsal daya*nışmayı koruyan davranış kurallarında zayıfla*ma ve kültürel gayeleri başarma yeteneğinde genel bir kısırlaşma. Merton, anominin bir "norm çatışması" olduğunu söylerken Ameri*kan toplumunu esas almış ve modern toplu*mun şartlarının anominin hazırlayıcısı olduğu*nu söylemiştir.
GcrekMcrton'un,gerekse Durkheim'in ano*mi kavramına verdikleri anlam oldukça ağır eleştiriler almıştır. Bu teoriler genellikle normların loptum hayatı İçin taşıdıkları öne*mi vurgulamış ve perspektiflerini buna göre ayarlamışlardır; oysa bu normların nasıl kulla*nıldığı, üretildiği, nasıl açığa vurulduğu ve na*sıl bir araya toplandığı gibi hususları açıkla*maktan kaçınmışlardır. Resmi istatistiklerin politik birer dayanakları olduğu İçin güvenil*mez oluşları ve diğer araştırma güçlükleri, anomi teorisinin İntihar davranışına ve diğer sapkınlık türlerine uygulanmasına şüphe dü*şürmüştür. Ne var ki, başka bazı eleştiriciler
anomi teorisinin işe yaramaz diye suçlanması*na karşı çıkmaktadırlar. Anomi terimi sosyo*logların dikkatlerini, modern dünya İle dünya*nın efsununu yitirmesinin aynı kaynaklardan beslendiği (disenchantmen) görüşüne doğru yönlendirmektir.
Daha gevşek bir biçimde anomi 1950'ler ve 1960'larda yabancılaşmaya akraba bir kav*ram olarak kullanılmıştır. Bu kullanım bir bi*reyin geleneksel bağlarını yitirdiği ve yön-yitî-mine ya da ruhsal bozukluğa düştüğü bir hali ifade eder.
Mustafa ARMAĞAN
Bk. İntihar; Sapkın Davranış; Yabancılaşma; Anarşizm.
Sosyal Bilimler Ans.
Anomi terimi Yunanca bir kelime olup "ka*nunsuzluk" ya da "normsuzluk" anlamına gel*mektedir. Anomi teriminin üç farklı, ama bir*biriyle ilişkili anlamı vardır. İlk anlamı kişisel bir düzensizliği dile getirir. Bu durum, toplum*sal yapının sağlamlığına ya da normlarının ka*rakterine uymayarak bir yön-yitimine uğrayan ya da kanuna uymayan başıbozuk bireyle gö*rüntü planına çıkar. İkinci anlamı, bizzat normların çalışma halinde olduğu ve bireyle*rin çatışmanın gereklerine uygun çabalar içi*ne girdiği sosyal durumları ifade eder. Üçün*cü anlamı ise, hiç bir norma sahip olmayan bir sosyal durumu anlatır ki, buna "anarşi" de di*yoruz: burada yönetime karşı çıkma değil "top-lum"a karşı kanunsuz davranışlar esastır. Bu üçüncü anlamı o kadar yaygın bir kullanıma ulaşmıştır ki, diğer (ve asıl olan) iki kullanımı gölgede bırakmıştır. Bununla birlikte anomiyi anarşi ile karıştırmamak gerekir. Çünkü anar*şi (an-aıvhia: başı bozukluk) bir otoriteye, si*yasal bir yönetime ya da herhangi bir siyasal hükümete karşı çıkarken; anomi, bizzat toplu*mun dokularının gevşemesine ve onu bir ara*da tutan bağların zedelenmesine, giderek de imha olmasına atıfta bulunur.
Toplumdaki egemen normların sorgulandığı
ya da reddedildiği şartlar üzerine yapılan çalış*malar, Durkheim'in "anomi" kavramını kullan*masından çok öncelere rastlar. Daha önceki yazarlar bu tür dönemlerin (anomi dönemleri*nin) tekrarlanma eğiliminin toplumun tutarlı*lığını zedelediğine ve gerçekte despotizmin ye*ni şekillerine imkan hazırladığına dikkat çekti*ler (örneğin Marks). Durkhcim anomi kavra*mında bulunan diğer unsurları bir yana alarak yalnız iktisadi bunalımın değil, aynı zamanda artan refahın da yerleşik normların askıya alın*masıyla elele İlerlediğini gösterdi. Yani sınır*lanmamış tutkuları salıveren ve nihayetinde intihar oranlarında büyük artışlara yol açan anomi, bir dereceye kadar bir milletin ana di*ni ideolojisine dayanmaktaydı. Yine Durkhe-im'a göre, Marksisllerin ısrarla üzerinde dur*dukları endüstriyel sınıf çatışması bir anomi belirtisinden ibaretti.
Anominin uygulama alanını çeşitli sapkınlık türlerine dek genişleten Merton terimi, keli*me anlamı olan "normsuzluk"tan çok, belirgin normlarla bunları yerine getirmek için sınırlı fırsatlar arasındaki çatışmaya (eşitsizliğe) atıf*ta bulunarak kullandı. Bu durumda anomi iki temel hususu çağrıştırıyordu: toplumsal daya*nışmayı koruyan davranış kurallarında zayıfla*ma ve kültürel gayeleri başarma yeteneğinde genel bir kısırlaşma. Merton, anominin bir "norm çatışması" olduğunu söylerken Ameri*kan toplumunu esas almış ve modern toplu*mun şartlarının anominin hazırlayıcısı olduğu*nu söylemiştir.
GcrekMcrton'un,gerekse Durkheim'in ano*mi kavramına verdikleri anlam oldukça ağır eleştiriler almıştır. Bu teoriler genellikle normların loptum hayatı İçin taşıdıkları öne*mi vurgulamış ve perspektiflerini buna göre ayarlamışlardır; oysa bu normların nasıl kulla*nıldığı, üretildiği, nasıl açığa vurulduğu ve na*sıl bir araya toplandığı gibi hususları açıkla*maktan kaçınmışlardır. Resmi istatistiklerin politik birer dayanakları olduğu İçin güvenil*mez oluşları ve diğer araştırma güçlükleri, anomi teorisinin İntihar davranışına ve diğer sapkınlık türlerine uygulanmasına şüphe dü*şürmüştür. Ne var ki, başka bazı eleştiriciler
anomi teorisinin işe yaramaz diye suçlanması*na karşı çıkmaktadırlar. Anomi terimi sosyo*logların dikkatlerini, modern dünya İle dünya*nın efsununu yitirmesinin aynı kaynaklardan beslendiği (disenchantmen) görüşüne doğru yönlendirmektir.
Daha gevşek bir biçimde anomi 1950'ler ve 1960'larda yabancılaşmaya akraba bir kav*ram olarak kullanılmıştır. Bu kullanım bir bi*reyin geleneksel bağlarını yitirdiği ve yön-yitî-mine ya da ruhsal bozukluğa düştüğü bir hali ifade eder.
Mustafa ARMAĞAN
Bk. İntihar; Sapkın Davranış; Yabancılaşma; Anarşizm.
Sosyal Bilimler Ans.