SiNaN32
14-02-2009, 23:13
Özdeyişler
Şiir, sessizlik içinde bir atılımdır. Uyumlu dü*zenli ölçüler, amacı belirli yankılar, heceler ve dalga uzunlukları yardımıyla, bu sessizliği kırar.
Şiir, yankıları en yüce noktasına varan bir yetkinliğin çevresinde dönen yörüngelerin izidir.
Şiir öyle bir kukla oyunudur ki, orada füzeyle uğraşanlar ve deniz uçurumlarına dalanlar altın*cı duygu ve dördüncü boyut üzerine gene çalar*lar.
Şiir, bir düşüncenin, bir ikinci düşüncenin ve sonra bilmem kaçıncı bir ara düşüncenin titreşi*mi çevresinde akan bir düğümdür.
Şiir, yaban ördeklerinin göçüyle kararmış bir gökyüzüdür.
Şiir, kendisine oyun arkadaşı olacak bir dan*söz gölgesi istiyen bir yankıdır.
Şiir, taş üzerinde bir yüzgeç, bir kanat kalın*tısı ve bu arada da okunaksız bir ant'tan başka bir şey değildir.
Şiir, bilinmiyenin ve bilinmiyecek olanın sınır*ları üzerinde yangın çıkaran hecelerin araştırıl*masıdır.
Şiir, hem bir milyon dolar bulan insanın, hem de onu yitiren insanın çıkardığı çığlığa öykünmedir.
Şiir, paradokstan çıkan eğitimdir; Dünya, ön*ce hayatı beşiğe kor, sonra mezara.
Şiir, duruk hecelerin devingen düzenidir.
Şiir, gökkuşaklarının nasıl oluştuğunu ve ni*çin yok olduğunu açıklıyan imgesel bir belgedir.
Şiir, sümbüllerle bisküitler arasında bir bileşi*min gerçekleşmesidir.
Şiir, ateşin, bacaların, peteklerin, papatyala*rın, insanların ve kızıl gün batımlarının şehvetli ve mistik bir matematiğidir.
Carl Sandburg
(Çev.:Orhan Duru)
Şiir, sessizlik içinde bir atılımdır. Uyumlu dü*zenli ölçüler, amacı belirli yankılar, heceler ve dalga uzunlukları yardımıyla, bu sessizliği kırar.
Şiir, yankıları en yüce noktasına varan bir yetkinliğin çevresinde dönen yörüngelerin izidir.
Şiir öyle bir kukla oyunudur ki, orada füzeyle uğraşanlar ve deniz uçurumlarına dalanlar altın*cı duygu ve dördüncü boyut üzerine gene çalar*lar.
Şiir, bir düşüncenin, bir ikinci düşüncenin ve sonra bilmem kaçıncı bir ara düşüncenin titreşi*mi çevresinde akan bir düğümdür.
Şiir, yaban ördeklerinin göçüyle kararmış bir gökyüzüdür.
Şiir, kendisine oyun arkadaşı olacak bir dan*söz gölgesi istiyen bir yankıdır.
Şiir, taş üzerinde bir yüzgeç, bir kanat kalın*tısı ve bu arada da okunaksız bir ant'tan başka bir şey değildir.
Şiir, bilinmiyenin ve bilinmiyecek olanın sınır*ları üzerinde yangın çıkaran hecelerin araştırıl*masıdır.
Şiir, hem bir milyon dolar bulan insanın, hem de onu yitiren insanın çıkardığı çığlığa öykünmedir.
Şiir, paradokstan çıkan eğitimdir; Dünya, ön*ce hayatı beşiğe kor, sonra mezara.
Şiir, duruk hecelerin devingen düzenidir.
Şiir, gökkuşaklarının nasıl oluştuğunu ve ni*çin yok olduğunu açıklıyan imgesel bir belgedir.
Şiir, sümbüllerle bisküitler arasında bir bileşi*min gerçekleşmesidir.
Şiir, ateşin, bacaların, peteklerin, papatyala*rın, insanların ve kızıl gün batımlarının şehvetli ve mistik bir matematiğidir.
Carl Sandburg
(Çev.:Orhan Duru)