SiNaN32
14-02-2009, 23:12
Şiir İçin Küçük Tractatus
(Tractatus: poetico-philosophicus)
Şiir Dil değildir, Söz'dür..
1.1. Şiirin tarihi Dil'den Söz'e doğrudur (Historisizm).
1.2. Şiirin tarihi, kopmalarla belirlenir. Mallarme'nin şiiri, on*dan öncesiyle yerdeğiştirmiş bir şiirdir.
1.3. Şiirin geleneği, onun tarihi değildir.
2.2 Şiir Dil iken kapalı, Söz iken 'açık yapıt'tır.
2.1. Şiir Dil'den arındıkça, anlamdan da arınır.
2.2. Şiirin gösterilen'i kavram değildir, imge'dir.
2.3. Bir tanım: Şiir, dünyanın zihinsel imgesidir.
2.4. Öyleyse, özneldir şiir: Bir imgenin iki ayrı zihinde birbiri*ne benzer olup olmadıklarını denetlemez: 'Si duo idem faciuntnon est idem'.
2.5.'Güneş bir altın güldür' dizesinin zihinsel imgesinin, her zihinde ayrı bir 'resmi' vardır.
3. İmgenin nasıl alımlanabileceği konusunda okura yol gösterilebilir mi? Bu yol göstericiliğin pra*tik bir yararı var mıdır? Bu yol göstericiliğe karşın, gene de okurun şairin zihnindeki imgeyi (eğer, böyle bir imge varsa! Olması gerekmez çünkü...) alımlayıp alımlamadığı denetlenemez.
3.1.İmgenin alımlanması için şiirsel metnin kendisine konulacak yol gösterme eklentileri, metni şiirsel bir metin olmaktan çıkarır. Neden?
3.2.Şair, şiirine 'ey okur bu imgeyi şöyle alımla!' diye bir yol gösterme eklentisi yapamaz. Oy*sa 3.3.müziksel metinlerde bu türlü yol gösterme eklentileri (Elgar, Stravinsky) çoktur ve bu eklentiler, metni müziksel bir metin olmaktan çıkarmaz. Neden?
3.4.Müziksel metinde yol gösterme uyarıları icracıya yöneliktir. Şiirsel metin açısından, böyle bir dolayım yoktur.
Müzikte icracı, deyim yerindeyse, bu tür eklentileri 'süzer'.
3.5.Buna karşılık Karlheinz Stockhausen, Klavierstück XFöe bir dizi müziksel yapı önerir, icra*cı bu yapılardan herhangi birini, başlangıç için özgürce seçebilir (bkz. Umberto Eco). Necatigil'in Kareler'de yaptığı bu değil midir?
3.6.Bir imgenin nasıl alımlanması gerektiği konusunda okura yol göstermek, o imgeyi 'imge' ol*maktan çıkarır, 'kavram'a dönüştürür. Şiir de, Söz olmaktan çıkmış, Dil olmuştur artık.
3.7. 3.1'deki sorunun yanıtı 3.6'dadır.
Hilmi Yavuz
(Yazın,Dil ve Sanat,1996)
(Tractatus: poetico-philosophicus)
Şiir Dil değildir, Söz'dür..
1.1. Şiirin tarihi Dil'den Söz'e doğrudur (Historisizm).
1.2. Şiirin tarihi, kopmalarla belirlenir. Mallarme'nin şiiri, on*dan öncesiyle yerdeğiştirmiş bir şiirdir.
1.3. Şiirin geleneği, onun tarihi değildir.
2.2 Şiir Dil iken kapalı, Söz iken 'açık yapıt'tır.
2.1. Şiir Dil'den arındıkça, anlamdan da arınır.
2.2. Şiirin gösterilen'i kavram değildir, imge'dir.
2.3. Bir tanım: Şiir, dünyanın zihinsel imgesidir.
2.4. Öyleyse, özneldir şiir: Bir imgenin iki ayrı zihinde birbiri*ne benzer olup olmadıklarını denetlemez: 'Si duo idem faciuntnon est idem'.
2.5.'Güneş bir altın güldür' dizesinin zihinsel imgesinin, her zihinde ayrı bir 'resmi' vardır.
3. İmgenin nasıl alımlanabileceği konusunda okura yol gösterilebilir mi? Bu yol göstericiliğin pra*tik bir yararı var mıdır? Bu yol göstericiliğe karşın, gene de okurun şairin zihnindeki imgeyi (eğer, böyle bir imge varsa! Olması gerekmez çünkü...) alımlayıp alımlamadığı denetlenemez.
3.1.İmgenin alımlanması için şiirsel metnin kendisine konulacak yol gösterme eklentileri, metni şiirsel bir metin olmaktan çıkarır. Neden?
3.2.Şair, şiirine 'ey okur bu imgeyi şöyle alımla!' diye bir yol gösterme eklentisi yapamaz. Oy*sa 3.3.müziksel metinlerde bu türlü yol gösterme eklentileri (Elgar, Stravinsky) çoktur ve bu eklentiler, metni müziksel bir metin olmaktan çıkarmaz. Neden?
3.4.Müziksel metinde yol gösterme uyarıları icracıya yöneliktir. Şiirsel metin açısından, böyle bir dolayım yoktur.
Müzikte icracı, deyim yerindeyse, bu tür eklentileri 'süzer'.
3.5.Buna karşılık Karlheinz Stockhausen, Klavierstück XFöe bir dizi müziksel yapı önerir, icra*cı bu yapılardan herhangi birini, başlangıç için özgürce seçebilir (bkz. Umberto Eco). Necatigil'in Kareler'de yaptığı bu değil midir?
3.6.Bir imgenin nasıl alımlanması gerektiği konusunda okura yol göstermek, o imgeyi 'imge' ol*maktan çıkarır, 'kavram'a dönüştürür. Şiir de, Söz olmaktan çıkmış, Dil olmuştur artık.
3.7. 3.1'deki sorunun yanıtı 3.6'dadır.
Hilmi Yavuz
(Yazın,Dil ve Sanat,1996)