Orijinalini görmek için tıklayınız : ALi Hamdi SAVAS ŞİİRLERİ...
SEVDALI BULUT
Sevdalı bulut
Yine başımda duman dumansın.
Ömür sürmüş
Zaman geçmiş
Sen hala aynı heyecandasın.
Yalnızlıklara terk edilmiş ruhum
Gönül erozyonlarında
Aşınmış duygularım
Bedenimse çok uzaklarda
Prangalar içinde
Sürgünlerdeyken kendince
Sen hala eski sevdalardasın
Yakma…
Alevler söndü yüreklerde
Kor ateşler küllendi
Sen küllere dokunmaktasın..
Çoktan bıraktım ben
Göze göz (http://www.edebiyatdefteri.com/goz/siirleri/) kavgaları.
Sevdalarım uğruna hayaller kurmaları.
Unuttum
Hayallerim peşinden soluksuz koşmaları.
Sevdalı bulut
Sen hala rüzgarlarda uçmaktasın…
Hafif kızıl akşam güneşlerine
Ancak dayanabilecek kadar tahammülkar
Bu yorgun göz (http://www.edebiyatdefteri.com/goz/siirleri/)lerim.
Şimdi ben oturur yakamozu izlerim
Gece olur mehtabı beklerim.
Oysa sen kızgın güneşlerde
Yanmaya çağırmak (http://www.edebiyatdefteri.com/irmak/siirleri/)tasın.
Ah sevdalı bulut
Yine başımda duman dumansın.
Mahzun mabedimin içinde
Gönlüm artık süzülmüşken dinginliklere
Sen yeniden coşmaktasın.
İstemem mi sanırsın
Bastığım yer yangın yeri
Umurumda bile olmadan yanmaları…
Ayaklarım yerden kesik
İnandığım her şey için
Ardıma bile bakmadan koşmaları…
Dumanlarını başına sarıp yeniden
Çekemem mi sanırsın
Göz göz (http://www.edebiyatdefteri.com/goz/siirleri/)ü görmez
Kavgaları,
Sevdaları…
Ah sevdalı bulut
Şimdi yeniden başımda dolanmaktasın
Ateşlere vermek için karlı dağları.
Haydi gel yeniden başlayalım desek
Sevdalı bulut
Bir durup düşünmek gerek
Bilemezsin,
O eski sevdalar seni
Hala bekler mi dersin
Onca zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/)lar geçmiş
Belki de hiç özlenmemişsin,
Bilemezsin…
Yapma
Sevdalı bulut
Yokluğumun hissedilmediği yere
Varlığım neden gitsin…
Ali HAMDİ SAVAŞ
ÖLÜMSÜZ SEVGİ
Bir yıldı kaydı semadan,
Gitti,
Gökyüzündeki milyonlarca arkadaşına
Küsercesine.
Sıyrıldı aralarından.
Ve iki sevgi (http://www.edebiyatdefteri.com/sevgi/siirleri/)li,
Tuttular niyetlerini.
Başlarını kaldırıp göğe,
Kapatarak göz (http://www.edebiyatdefteri.com/goz/siirleri/)lerini.
Belki de değildi
Kayan yıldıza bu niyet.
Tanrıya yalvarıştı,
Ölümsüzleştirmek için sevgi (http://www.edebiyatdefteri.com/sevgi/siirleri/)lerini.
ISLAK SOKAKLAR MEVSİMİ
Şiirin Hikayesi
Yağmurlarla büyümüş bir Karadeniz çocuğuyum ben...
Mutlu,keyifli,heyecanlı ve isteklidir yaşamımız...Ama hep ıslak...
Yağar; sırılsıklam ıslanırız yağmurdan...,Açar; ter içinde kalırız güneşten ve nemden...Yani hep ıslak...
Bir de ayrılıklarımız çoktur sebeb-i gurbetten.
Hiçbir eser kalmamış
Dar sokak (http://www.edebiyatdefteri.com/sokak/siirleri/)larındaki evlerin
Bahçe duvarlarından süzülen
Hanımeli kokuları mevsiminden.
Islak sokak (http://www.edebiyatdefteri.com/sokak/siirleri/)lar mevsimi
Şimdi bu şehrin.
Ve ağlayan bir genç kızın
Gözyaşları gibi boncuk boncuk
Vitrinleri caddenin.
Dik kaldırımlarındaki
Oynak taşların altına saklanmış
Kurumaktan kaçan sular
Görmeden bastığında
“Dikkat et” der gibi
Ta yüzüne kadar sıçrar.
Yamaçlarında harmanlamış kendini
Yağmurların verdiği yüzlerce ton
Sarı,yeşil (http://www.edebiyatdefteri.com/yeşil/siirleri/) renk.
Ve her farklı renginde
Ayrı bir zevk,
Ayrı bir ahenk…
Ötede kabarmış deniz.
Göğsünü gere gere
Yollara vuracak kadar.
Olanca siniriyle
Haddine sınır koyan
Kayalığa laf atar.
Ve engin ufuklarında denizin
Renkleri suya sermiş
Turkuazlar…Maviler…
Onlarca ton mavi (http://www.edebiyatdefteri.com/mavi/siirleri/)ler
Beyaz gelinlik giymiş
Köpüklerle dans eder.
Dağlar suskun,
Denizler hırçın,
Sokaklar ıslak.
Her taraf (http://www.edebiyatdefteri.com/araf/siirleri/) sırılsıklam.
İnsanlar yollarda
Eller vedalaşmada…
Belki de bu yüzden
Ağlar gibi gökyüzü
Yağar,Yağar,
Yağar günlerce bu şehirde…
Bu ıslaklar içinde
Karışır göz (http://www.edebiyatdefteri.com/goz/siirleri/)yaşları.
Güneşi göstermez bulutlar.
Ve hanımeli mevsiminden kalan
Kelebek ömürlü aşk (http://www.edebiyatdefteri.com/ask/siirleri/)larda
Başlar ayrılıklar…
ÖZGÜRLÜĞÜN ÖLÇEĞİ
Seni kavuracağından
Korkuyorsan eğer
Sıcak yaz güneşinin,
Gölgesine saklandığın duvarın
Sana çizdiği çizgidir özgürlüğün.
Bir bahar yağmurunda
Sırılsıklam olacak kadar
Islanmak
Ürkütüyorsa seni,
O zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/) özgürlüğün
Altına sineceğin saçağın
Uzantısı kadardır.
Rüzgara bile
Birazda olsa direnmek yerine
Çözümün saklanmaksa
Bir ağacın ardına;
Gerek yok fırtınalara
O zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/) özgürlüğün çapını
O ağaca göre
Artık sen hesapla.
Özgürlük,
Alev almış bir kıvılcım gibi
Gönüllerle, yüreklerle
Yanmak demek…
Uğruna
Gövdeleri, siperleri yakmak gerek.
Ama özgürlük
Yalnızca “ben”se sende
O zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/) özgürlüğün
Cürmün kadar yer demek.
ŞEHİRLERİMİZ VE BİZ
Şehirlerde büyüdük biz.
Parksız,salıncaksız şehirlerde.
Ama bir köy ortamı özgürlüğünde
Koşabileceğimiz kadar
O güzel (http://www.edebiyatdefteri.com/guzel/siirleri/) mahalle bahçelerinde.
Ve yakan topumuzu oynayabilecek kadar
Sessiz,sakin
Ve toprak sokak (http://www.edebiyatdefteri.com/sokak/siirleri/)larda.
Arka mahallemiz vardı
Her mahallede adı aynı olan
Ve orada mutlak bulunurdu
İki taşla kale yaparak,
Top oynayacak kadar
Boş bir alan.
Engebeli olsa da toprağı
Düştüğümüzde dizlerimizi yırtsa da
Sivri ve keskin taşları,
Futbol sahamızdı orası
Gözümüzde kocaman.
Mutluyduk…
Her şeyimiz vardı sanki.
Az şeyimiz ama her şeyimiz.
Adına mile dediğimiz oyunu
Camdan misketlerle oynardık.
Hem de gazoz kapağına.
Kılıçlarımız tahtadandı
Ve kendimiz yapardık.
Tahtadan arabalarımız vardı
Becerip kendimiz çakardık.
Biz şehirlerde büyüdük
Bir köy ortamı özgürlüğünde.
Ama köylü değildik.
Ve bu kompleksmiş gibi
Hep içimizde taşıdık.
Bir büyük şehre gittiğimizde ilk,
Babamızla ya da tek,
İşte o zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/) gördük
Kule gibi yükselmiş
Bahçesiz apartmanları,
Ve Anayola dönüşmüş
Asfaltlı sokak (http://www.edebiyatdefteri.com/sokak/siirleri/)ları.
Gerçek şehirler böyle olmalı diye
Belki de ta o zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/) kafamıza yerleştirdik
Mimari canavarları.
Ve büyüdük…
Oralarda okuduk üniversiteleri.
Şehir de ne demekti ?..
Köylüce…
Oralarda adının kent olduğunu öğrendik
Böylece…
Kentli olmanın havasına kapılıp
O kentlere olan hayranlığımızla döndük
Geriye.
Ve sonunda
Yaratacağı canavarları taşıyarak beyninde,
Yaşadığı şehirleri
Geçmişinden utanırcasına bozan
Ve kendine ait hiçbir iz bırakmayan
Ama her zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/)
Geçmişine ağlayan
Bir nesil olarak
Belki de tarihe geçtik
Böylece…
UMUDA YOLCULUK
Akşamın alaca karanlığında
Geceye ağıtlar yakan kuzgunların
Akortsuz seslerine inat,
İki minik serçenin düetiyle
Kuşların
Şafak korosu başlayacak bu sabah.
Öylesine neşeli,
Huzur verici
Ve ferah…
Yine açılacak yollar
Ve yine
Düşüncelerden süzülecek yeni umutlar.
Geceye bırakılacak
Bedene vuran yorgunları fırsat bilip
Ruha sinen umutsuzluklar.
Ve bu sabah
Bir taze başlangıç gibi
Yeniden yürünecek bu yoldan.
Yorulmak yok
Artık yeter ne demek?.
Baksana,
Hangi şafak ayrılıyor
İki serçe korodan.
KARAKTER
Sırlarımı kolay paylaşamam
O yüzden
Yalnız geçer kederli zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/)larım
Bir başına
Sessiz
Ve düşüncelerle.
İçin için yanan
Ve Sadece beni yakan bir ateş misali
Alev topu gibiyim öfkelerimde
İsyanlarımı dışa vuramam
Ben
Kendime zorum
Başk (http://www.edebiyatdefteri.com/ask/siirleri/)alarına kolay.
Dostluklara Güney gibiyim
Neşeli, Sevecen
Ve sıcak
Kendime Kuzey gibiyim
Hüzünlü Karamsar
Ve herşeye uzak
Ben
Kendime zorum dost (http://www.edebiyatdefteri.com/dost/siirleri/)lar
Başk (http://www.edebiyatdefteri.com/ask/siirleri/)alarına kolay.
O yüzden ezip geçmek ister
Ses çıkaramadığım insanlar…..
O yüzden boğazımda düğümlenir
Feryat figan gereken isyanlar
ŞEHİRLERİMİZ VE BİZ
Şehirlerde büyüdük biz.
Parksız,salıncaksız şehirlerde.
Ama bir köy ortamı özgürlüğünde
Koşabileceğimiz kadar
O güzel (http://www.edebiyatdefteri.com/guzel/siirleri/) mahalle bahçelerinde.
Ve yakan topumuzu oynayabilecek kadar
Sessiz,sakin
Ve toprak sokak (http://www.edebiyatdefteri.com/sokak/siirleri/)larda.
Arka mahallemiz vardı
Her mahallede adı aynı olan
Ve orada mutlak bulunurdu
İki taşla kale yaparak,
Top oynayacak kadar
Boş bir alan.
Engebeli olsa da toprağı
Düştüğümüzde dizlerimizi yırtsa da
Sivri ve keskin taşları,
Futbol sahamızdı orası
Gözümüzde kocaman.
Mutluyduk…
Her şeyimiz vardı sanki.
Az şeyimiz ama her şeyimiz.
Adına mile dediğimiz oyunu
Camdan misketlerle oynardık.
Hem de gazoz kapağına.
Kılıçlarımız tahtadandı
Ve kendimiz yapardık.
Tahtadan arabalarımız vardı
Becerip kendimiz çakardık.
Biz şehirlerde büyüdük
Bir köy ortamı özgürlüğünde.
Ama köylü değildik.
Ve bu kompleksmiş gibi
Hep içimizde taşıdık.
Bir büyük şehre gittiğimizde ilk,
Babamızla ya da tek,
İşte o zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/) gördük
Kule gibi yükselmiş
Bahçesiz apartmanları,
Ve Anayola dönüşmüş
Asfaltlı sokak (http://www.edebiyatdefteri.com/sokak/siirleri/)ları.
Gerçek şehirler böyle olmalı diye
Belki de ta o zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/) kafamıza yerleştirdik
Mimari canavarları.
Ve büyüdük…
Oralarda okuduk üniversiteleri.
Şehir de ne demekti ?..
Köylüce…
Oralarda adının kent olduğunu öğrendik
Böylece…
Kentli olmanın havasına kapılıp
O kentlere olan hayranlığımızla döndük
Geriye.
Ve sonunda
Yaratacağı canavarları taşıyarak beyninde,
Yaşadığı şehirleri
Geçmişinden utanırcasına bozan
Ve kendine ait hiçbir iz bırakmayan
Ama her zaman (http://www.edebiyatdefteri.com/zaman/siirleri/)
Geçmişine ağlayan
Bir nesil olarak
Belki de tarihe geçtik
Böylece…
SAYILI DOSTLAR
Yaşamdan yansımış gölgeler
Ve bu gölgelerde kalan izler…
Yaşanmış dost (http://www.edebiyatdefteri.com/dost/siirleri/)lukların
Ardına yığılmış
Öyle yüklü hikaye (http://www.edebiyatdefteri.com/)ler var ki
Her biri bir ömür saklar sanki.
Ne kadar da çoğuluz sanırdık,
“Gönül dost (http://www.edebiyatdefteri.com/dost/siirleri/)um” dediğimiz insanlar
İki elin parmakları kadarken.
Bir silindir misali üstümüzden
Zaman gelip geçerken
Kimini
Tanrı çekti aldı bizden
Kimi küstü
Çekti gitti bu memleketten.
Artık hepten azaldık.
Oysa zaten ne kadardık…
Ve şimdi gölgelerde
O gönül dost (http://www.edebiyatdefteri.com/dost/siirleri/)larımızla
Bir elin parmakları kadar kaldık…
Powered by vBulletin® Version 4.1.12 Copyright © 2012 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
SEO by
vBSEO 3.6.0