Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree2Likes
  • 1 Post By SiNaN32
  • 1 Post By Rasero
dqw
  1. #1
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    63
    Mesajlar
    6.980

    Standart Tanzimat Edebiyatı



    Tanzimat Edebiyatı, bir kültür ve siyasi hareketin sonucu olarak ortaya çıkmış bir edebi akımdır. 3 Kasım 1839'da Reşit Paşa tarafından ilan edilen ve Gülhane Hattı Hümayunu da denilen yenileşme beratının yürürlüğe konmuş olmasından doğmuştur. Bu olay daha sonraları Tanzimat Fermanı olarak adlandırılacak,gerek siyasi alanda gerek edebi ve gerekse toplumsal hayatta batıya yönelmenin resmi bir belgesi sayılacaktır. Edebiyat Tarihçilerimizde 1839 yılını Tanzimat edebiyatının başlangıcı olarak kabul edeceklerdir.


    19. yy. Osmanlı İmparatorluğu'nda artık gerileme ve çöküş devrinin başladığı dönemdir. Ardı ardına alınan yenilgiler, geniş Osmanlı topraklarında birbiri ardına gelen isyanlar, yönetimi bir arayış içine çekmiş, III. Selim devrinde ilk kez orduda yapılan ıslahat hareketleri ile Avrupa'nın teknik ve kültürel üstünlüğü karşısında imparatorluk yönünü batıya çevirmek zorunda kalmıştır. Gülhane Hattı Hümayunu'nun yürürlüğe konmuş olmasıyla her alanda bir yenileşme hareketi başlamıştır.

    Okullarda öğretimin Türkçe'ye dönmesi, gazeteciliğin başlaması ve gelişen milliyetçilik sonucunda edebi yenileşme de beraberinde gelmiş, bu değişmelere,uyanan yeni fikir akımlarına paralel olarak ortaya çıkmış, yeni bir medeniyet değişiminin sonucu olarak gelişmiştir. Tanzimat dönemiyle birlikte edebiyatımızda sosyal ve siyasal konuların yanında günlük olaylar tartışma alanına çekilmiştir.




    Felsefe

    Bu dönem edebiyatını iki farklı çizgide inceleyebiliriz; aslında tanzimat edebiyatına kısaca yenilikler, yani batılılaşma edebiyatı da denilebilir.

    Tanzimat edebiyatının ilk nesli olan Şinasi,Ziya Paşa, Namık Kemal gibi edebiyatçılar Türkiye'de siyasi Tanzimat devriyle ölçülmeyecek kadar geniş bir aydınlar sınıfı yetiştirmişlerdir. Asıl önemli olan ise Türkçe'nin gelişmesine gösterdikleri çaba olmuştur. Bilhassa Şinasi'nin (1826-1871) çıkarmış olduğu Tasvir-i Efkar Gazetesi çevresinde uyandırdığı halkçı dil hareketi ve ardından gelenlerin getirdiği yeni edebiyat anlayışı bunda önemli bir rol oynamıştır. Aynı zamanda Tanzimat edebiyatının kurucusu sayılan Şinasi şiirde ilk defa eski şekiller içinde yeni kavramları kullanmıştır. Namık Kemal ise daima geniş yankılar uyandıran eserler yazmış,neslinin en gür sesli şairi ve dava adamı olarak görülmüştür. Ziya Paşa divan şiiri geleneğini sürdürmesine rağmen, siyasi ve sosyal düşünceler, halk dilinin yazı dili olmasını savunan fikirleriyle arkadaşlarının ortak fikirlerine katılmıştır. Tüm bu yapılmak istenenlere rağmen Tanzimatçılar 5 yüzyıl devam eden Divan Edebiyatı geleneğinden tam olarak kurtulamamışlardır. Bu ilk neslin genel sanat felsefesi “toplum için,vatan için,hürriyet ve halk için sanat” anlayışı olmuştur.
    Tanzimat edebiyatının birinciler kadar isyankar olmayan ikinci nesli diyebileceğimiz Abdülhak Hamit Tarhan Recaizade Mahmut Ekrem ve Samipaşazade Sezai ise ustalarının izinde yürümekle beraber,siyasi ortamın ve devlet yönetimindeki baskının(2.Abdülhamitin istibdat yönetimi) Tanzimat'ın ilk yıllarına oranla ağırlaşması sonucu “Toplum için sanat” felsefesini bırakıp “Sanat için sanat” görüşünü devam ettiren edebiyatçılardır.
    Tanzimat Edebiyatının bu iki nesli arasında Namık Kemal,Şinasi,Abdülhak Hamit gibi güçlü temsilcileri yetişmiş olmasına rağmen, o yıllarda son çırpınışlarını gösteren eski edebiyatla,tutunmaya çalışan yeni edebiyat boğuşma halindedir. Bu devirde okuyan ve yazan kitle arasında eski edebiyata bağlı olanlar daha fazladır.Buna rağmen yeni neslin görüşleri özellikle o dönemler için tamamen yeni olan gazete yazıları,roman,tiyatro,eleştiri gibi yazı türleri kısa zamanda ve kolayca geniş bir kitleye yayılacaktır.


    Genel Özellikler

    a. Bu dönem sanatçıları, Divan edebiyatında hiç bulunmayan makale, tiyatro, roman, hikaye, anı, eleştiri gibi yeni edebiyat türleri getirmişler, Divan edebiyatında bulunan şiir, tarih, mektup gibi edebiyat türlerini Batı anlayışına göre yenileştirmişlerdir.
    b. Tanzimat edebiyatının özellikle ilk devirlerinde yetişen sanatçıların çoğu (Ziya Paşa, Namık Kemal) Montesquieu, Rousseau, Voltaire gibi Fransız devrimci yazarlarının etkisi altında kalarak, makale ve şiirlerinde zulme, haksızlığa, geriliğe karşı şiddetli bir dille mücadeleye girişmişler; vatan, millet, hürriyet, hak, adalet, kanun, meşrutiyet gibi kavramları yaymaya çalışmışlar, “toplum için sanat” anlayışını benimsemişlerdir.
    c. Tanzimat edebiyatının ikinci devrinde yetişen sanatçılar ise (Recai-zâde Mahmut Ekrem, Abdülhak Hâmit, Sami Paşa-zâde Sezai) toplum işlerine daha az karışmışlar, “sanat için sanat” anlayışını benimser görünmüşlerdir.
    Klasisizm, bir akım olarak bizim edebiyatımız[[ı etkilememiştir. Kimilerinin etki saydığı, Ahmet Vefik Paşa'nın Molieré'den çevirileri ve uyarlamalarıdır. Çeviri yapmak, o akımdan etkilenmek değildir. Şinasi ise Romantizme (Coşumculuğa) kapılmadığı için Klasisizmin etkisinde gibi düşünülürse de bu yaklaşımlar doğru değildir. Özetle: Klasisizm, bir akım olarak bizim edebiyatımızı etkilememmiştir.

    d. Çoğu Fransız edebiyatını örnek olarak alan bu sanatçıların bir kısmı Ahmet Vefik Paşa, Realizm (Recai-zâde Mahmut Ekrem, Sami Paşa*zâde Sezai Nabi-zâde Nâzmi.) akımının etkisi altında eserler vermişlerdir.
    e. Tanzimat edebiyatı, Divan Edebiyatı'nın tersine olarak, seçkin kişiler için değil, halk için meydana getirilen bir edebiyat düşüncesiyle ortaya çıkmıştır. Bu görüşü benimseyen Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Mithat, Ali Bey özellikle makale, tiyatro, anı, kısmen de olsa roman türlerinde eserler vermişlerdir. Tanzimat edebiyatının ikinci devrinde yetişen Recai-zâde Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit, başta olmak üzere bazı edebiyatçılar ise bu amaçtan uzaklaşmış görünmektedirler.
    f. Dilin sadeleşmesi, konuşma dilinin yazı dili haline gelmesi düşüncesi savunulmuştur. Tanzimat edebiyatının başlıca sanatçıları dil konusunda bu düşünceyle birlikte, eski alışkanlıklarından kurtulup da öz Türkçe yazmış değildir. Türkçe, daha çok, tiyatro; anı, mektup, bir dereceye kadar da makale ve romanlarda kullanılmıştır. Tanzimat edebiyatının ikinci devrinde yetişen sanatçılar ise konuşma dilinden uzaklaşarak Divan Edebiyatı geleneklerini sürdürmüşlerdir.


    Edebi Özellikler

    Tanzimat edebiyatında en önemli yenilik, nesirde, anlatım kuruluşunda görülür. Bu akımda söz hüneri göstermek değil, bazı düşünceleri halka yaymak amaçlandığından, “seci” ler atılmış, asıl düşünce ile ilgisi bulunmayan doldurma sözlere yer verilmemiş, düşünceler sayfalarca süren uzun cümleler yerine kısa cümlelerle anlatılmaya çalışılmıştır.

    İlk zamanlarda Ziya Paşa, Namık Kemal başta olmak üzere bu akımın öncülüğünü yapan edebiyatçılar Divan Edebiyatı nazım biçimlerinin dışına pek çıkılmamış, yeni düşünceler eski biçimler içinde söylenmiş olsalar da sonraları eski biçimler tamamen bırakılarak yeni biçimler kullanılmaya başlanmıştır. Recai-zâde Mahmut Ekrem, özellikle Abdülhak Hamit in eserlerinde bu açıkça görülmektedir. Türk Edebiyatı'na yeni giren yazı türleri önceleri Fransızca'dan yapılan manzum çevirilerde görülmüş, telif şiirlerde çok sonra kullanılmıştır. Beyitlerin başlı başına birer bütün olmasıyla yetinilmeyip, bütün mısralar aralarında bir anlam bağı bulunmasına, Divan şiiri'ndeki “parça güzelliği” anlayışı yerine şiirin baştan sona kadar belli bir düşünce etrafında gelişmesine; yani konu birliğine ve bütün güzelliğine önem verilmiştir.

    Şiirin konusu genişletilmiş, günlük hayatla ilgili her türlü olay, duygu ve düşünce şiirlerde yer almıştır. Genel olarak aruz vezni kullanılmakla birlikte, Türk'lerin öz vezninin hece vezni olduğu kabul edilmiş, Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Cevdet Paşa başta olmak üzere bu vezinle yazmaya özen gösterilmiş fakat bu istek geniş bir akım halini alamamış, girişilen birkaç şiir denemesi ile yetinilmiştir.


    Şiir

    Tanzimat edebiyatı sanatçıları her şeyden önce şiirin konusunu ve anlatımını değiştirdiler.Namık Kemal Lisan-i Osmani'nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazalar" isimli eserinde uzun makalesinde şiirin,fikrin gelişmesine ve halkın eğitilmesine olan büyük hizmetinden söz eder.Divan edebiyatının gerçekle ilgisizliğine,yapmacıklığına,boşluğuna şiddetle hücum eden Namık Kemal,edebiyatın yeniden düzenlenmesini ister.Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu,yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Dilin bir an önce konuşma diline yaklaştırılması gerekliliğini savunur.Buna rağmen Tanzimat şiirinin dilinin sade olduğunu söylemek zordur.

    Tanzimat şirinin Divan şiirine bağlı kaldığı unsurlar daha çok biçim alanındadır.Bu dönemde hece veznine olan ilgi biraz artmışsa da aruz eski hakimiyetini sürdürmüştür.Divan şiirinin nazım şekilleri aynen kullanılmıştır.

    Şiirin konusu değişmiş,aşk,hasret,ayrılık gibi kişisel konular bir yana bırakılmış,eşitlik,özgürlük,adalet,hukuk gibi toplumsal konulara önem verilmişitir.Ancak bu daha çok I.Tanzimatçılar denen Şinasi,Ziya Paşa,Namık Kemal gibi sanatçılarda görülür.II.Tanzimatçılar denen Recaizade Mahmut Ekrem,Abdulhak Hamit,Sezai'de ise kişisel konular yeniden ele alınmıştır.



    Tiyatro

    Tanzimat dönemine gelinceye kadar edebiyatımızda Batılı anlamda sahne tiyatrosu görülmez.Ancak halk arasında Karagöz ile Hacivat,ortaoyunu,meddah gibi seyirlik oyunlar vardır.

    Karagöz bir kukla oyunudur.Değişik söz oyunlarıyla yanlış anlaşılan sözlerle güldürü unsuru sağlanır.Eğlendirme amacı taşır.Karagöz adlı cahil biriyle Hacivat adlı bilgili geçinen biri arasındaki atışmalarla sürer gider.
    Ortaoyunu ise şehir meydanlarında ya da kendileri için hazırlanan yerlerde Pişekar,Kavuklu,Zenne gibi sabit tiplerle oynanan güldürü amaçlı seyirlik oyundur.
    Meddah tek kişilik bir oyundur.Yüksekçe bir yere çıkan meddah,değişik şivelerle konuşarak anlattığı bir olayla güldürü oluşturur.
    Bu oyunlar belli bir metne dayanmayan,oyuncuların oyun esnasında konuşmalarıyla oluşan oyunlardır.Eğitici bir amaç taşımaz.Tanzimat tiyatrosu ile bir okul sayılmış,halkın eğitilmesinde bir araç sayılmıştır.Bunlarda sosyal eğitim önplandadır.Toplumda görülen aksaklıklara doğrudan doğruya dokunmak veya tarihin ibret verici olaylarını ele alıp onlardan ahlaki sonuçlar çıkarmak amaçlanmıştır.Tanzimat tiyatrosundadil ve üslup konuşma diline ve üslubuna çok yaklaşmıştır.Fakat ikinci dönem tanzimatçılarda bilhassa Hamit'in eserlerinde doğallığını gittikçe kaybetmiş,süslü,yapmacıklı bir hale gelmiştir.

    Tanzimat döneminin yayınlanan ilk tiyatro eseri Şinasi'nin Şair Evlenmesi adlı tek perdelik komedisidir.Tiyatro alanında eğitici eserler ise Namık Kemal tarafından verilmiştir.


    Roman ve Hikaye

    Tanzimat dönemi öncesi Türk Edebiyatı'nda hikaye ve roman türleri yoktu.Nesir alanında daha çok tarih,siyasetname gibi türler verilmiş,olay kaynaklı tür mesneviler kullanılmıştır. Tanzimat nesir alanında bir çığır açmış,onu şiirden daha etkili bir hale getirmiştir.Süsten,özentiden uzak,halkın okuması,bilgilenmesi amacıyla eserler ortaya koyulmuştur. Türk Edebiyatı'nda roman çevirilerle başlamıştır.Bu alanda ilk eser Yusuf Kamil Paşa'nın Fenelon adlı Fransız yazardan çevirdiği Telemak adlı romandır. Birçok teknik kusurlarla dolu olan bu eserin kahramanlarının yabancı olmasına rağmen büyük ilgi gördü.Konusuyla,kahramanlarıyla ilk Türk romanı ise Şemseddin Sami'nin yazdığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı bir aşk romanıdır.Bu da birçok kusurlarla dolu basit bir romanndır.Edebi sayılabilecek ilk roman Namık Kemal'in İntibah adlı romanıdır.

    Hikaye alanında ise yine ilk eserler Tanzimat döneminde verilmiştir.Özellikle Ahmet Mithat halk hikayeleri ile batı tekniğini birleştirdi.Letaf-i Rivayat adlı hikaye serisi ile halk hikayelerini modernleştirmeye çalıştı ve ve bu alandaki ilk batılı eserlerdendir.Ancak modern anlamda ilk hikayecilik Sami Paşazade Sezai'nin Küçük Şeyler adlı eseriyle başlar.


    derûn likes this.

  2. #2
    Üye Rasero - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    15

    Standart Cevap: Tanzimat Edebiyatı

    Tanzimat Dönemi Edebiyatı ve Özellikleri

    Tanzimat şair ve yazalarının hepsi batıcı, yenilikçi, ilim ve fen taraflısı aydınlardı. Batı hayranlardı, ama bunun yanında Türk haklının manevi değerlerine önem verirler. Hepsi millyetçitdi ama mason localarına bağlanmış olmalarına rağmen İslamiyete saygılıydılar. Neredeyse hepsi Fransız kültürüyle yetişti. Onlar için Avrupa, Fransa demekti. Düzenli bir okul eğitimi görmediler. Fransızcayu derinlemesine bilmedikleri için daha çok romantik edebiyatla ilgilenmişlerdi.

    Sanatta çok fikir ve ülkü peşindeydiler. Bu nedenle Fransız edebiyatında Montesquieu, J.J. Rousseau ve Voltaire gibi devrimci düşünürlere bağlandılar. Onlar gibi mücadelecilerdi. Edebiyat yolu ile milleti yükseltmeye, dertlere öare bulmaya çalıştılar. Yeni fikirler içinde bir yeni nesil yetiştirmek istiyorlardı. Geniş bir kitleye ulaşmak için en basit dilde yazdılar.

    Divan şiirini iyi bilir ve sever ama yinede onu yıkmaya çalıştılar. Çünkü onlara göre divan edebiyatı derebeylik üzerine kurulmuştur. Tanzimatçılar çok yönlülerdi. Hem şair, romancı, tiyatro yazarı, tarihçi, tentikçi hem de gazeteci olmaya çalıştılar. Ama bunda başarılı olamayınca her türde eksikli yazdılar.Tanzimatçıların neredeyse hepsi, gazeteci, politikacı ve mücadele eden adamlardı. Çoğu gizli ihtilal gruplarına katılmış, yurttan kaçmış hapis veya sürgüne kaldılar.


    Tanzimat Edebiyatı’nın Özellikleri:

    Nazım şekli: ilk tanzimatçılar ( Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa) Divan şekilerinde bir değişiklik yapmadılar. Gazel, kaside, murabba, kıta, terhib-i bend gibi şekilleri çok kullandılar.

    Vezin: bütün Tanzimatçılar, esas olarak aruz vezni kullandılar. Hece vezni, hemen hepsinde, fakat ancak bir çeşni olarak vardı.

    Dil ve Üslup: Halka seslenmek isteyen bi şairlerin hepsinde sadelik eğitimi var. Halk diline, hatta konuşma edasına gitmek isterler. Ama gerek kelime haznesi, gerek o zamandakş okuyucuların dil anlayışı, bu niteliğe engel oldu. Divan Edebiyatı’nda şiir dili nesredir. Tanzimatta bunu tersine, nesir dili şiire uygulnamıştır. Anyı zamanda çoğunluğu şair ve nasir olan Tanzimatın öncülerinin nazım ve nesirde kullandıkları söz ve tamalamalar gibi ele aldıkları temalar, fikirler ve duyuşlar da birbirinden pek farkı değildi.

    Tanzimat’ın nesir ve nazım üslubunda şaşırtıcı bir yenilik var. İkisininde sadelikten uzak ve halk için yabancı olan ülsubları olmasına rağmen Tanzimat üslubu, Divan üslubundan tamamen farklıdır. Doğu kaynaklarında sıyrılıp, batı dünyasına yöneldiler. Şair ve yazıcıların işledikleri kavram, fikir, tema ve mecazların eskilere benzememesi bu nedenden. Yeni özdeyişler kendiliğinden yeni bir üslup doğurdu. Her ikisi kitabi ve Arap, Acem sözlerinde bulanmış olsada aradaki üslup farkılığı burdan doğmakta.

    Temalar: Tanzimat şiirinin temaların da divandekilerden çok farklı. Aşk, rintlik, tevekkül, fanilik, kötümserlik duyguları durada hemen hemen şiirin dışına atılmış, en çok sosyal temalar işlenmiştir. Vatan sevgisi, milletin yükselmesi, hürriyet aşkı, haksızlık ile savaş, yüce ülküler için ölmek, fedakarlık, Osmanlıcılık, Ümmetçilik görüşleri. Tabiat, fen, teknik, terakki hayranlığı, birlik, ilerilik, adelet fikirleri Tanzimat şiirinin başlıca temalarıdır.
    Konu Rasero tarafından (05.Ocak.2011 Saat 12:02 ) değiştirilmiştir.
    derûn likes this.

  3. #3
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ocak.2019
    Nereden
    bolu
    Mesajlar
    5

    Standart Cevap: Tanzimat Edebiyatı

    Çok yararlı bir konu olmuş teşekkürler.

Benzer Konular

  1. Modern Türk Tiyatrosu , Tanzimat Dönemi Tiyatrosu
    Konu Sahibi gogeselam Forum Tiyatro
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 04.Nisan.2010, 15:45
  2. Rus Edebiyatı
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Edebiyat
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Ocak.2010, 01:52
  3. Tanzimat Edebiyatında Öykü ve Roman
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Edebiyat
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Ocak.2010, 01:45
  4. Tanzimat Edebiyatı VE TANZİMAT DÖNEMİ SANATÇILARI
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Edebiyat
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 25.Ocak.2010, 23:38
  5. Tanzimat Dönemi..
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Edebiyat
    Cevap: 11
    Son Mesaj : 25.Ocak.2010, 23:26

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, filmizle88, kapadokya balayı euromedya.com , hakseverdugme.com.tr