5 sonuçtan 1 ile 5 arası
- 04-02-2010, 16:36 #1
Şeb-i Yelda nedir?
şeb i yelda;
şeb:gece
yelda:uzun
şeb-i yelda:uzun gece
şeb-i yelda yılın en uzun gecesi manasına gelmektedir (yılın en uzun gecesi. aralığın 21'inin gecesi.)
ve özellikle divan edebiyatı şairleri arasında aşka olan teşbihte çokça kullanılan bir öğe haline gelmiştir
zira aşıkın her gecesi bir şeb-i yeldadır,ve maşuk aşık için geceyi bitmez,tükenmez kılmaktadır,
sevgiliden uzakta geçen her an, bir ömür uzunluğuna eriştiğinde ayrı geçen gecelerin de şeb-i yelda olması doğaldır.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
- 04-02-2010, 17:07 #2
Cevap: Şeb-i Yelda nedir?
'Şeb-i Yeldâ', 1914
Şeb-i Yeldâ. Yılın en uzun ve karanlık gecesi. Ama 22 Aralık 1914'te başlayıp
da on beş günlük takvimin yekparesi gibi uzanan öyle uzun ve karanlık bir
geceyi, feleğin çarkı dönmeye başlayalı beri hiçbir dağ görmedi. Bu dağ ben olalı
böyle rûzigâr görmedi.
Çok yorgundular. Günlerden beri sonbahar yaprakları gibi bir bir
dökülüyordular. Ama asıl fırtına onları bende bekliyordu. Dağdım ben. Her dağ
gibi aşılmam şarttı. Beni aşamayanı yarı yolda komam dağ olmanın şanındandı.
Üstelik sıradağdım ben doruğum bir değil çoktu. Bir uçurumu aşanı ikincisi
bekliyordu.
Kar yağıyordu, tipiye dönüyordu. Gökten yağan yetmiyor kar bir de yerden
tozuyordu. Kar dursa; zirve rüzgârı yıldız ayazı. Kurtuluşu yoktu. Öyle kısaydı ki
gün; sabahla öğle ikindiyle akşam arasında vakit yoktu. Bir tek gece bitmiyordu.
Gecenin en karanlık vaktinde yalan, sabah bir türlü yakın gelmiyordu.
Ukbayla dünya arasında düşe kalka bata çıka, yürümek değildi bu. İncecik
bacakları incecik bedenlerini taşımıyordu. Haritalarına aldanmış kumandanların;
piyano-rapsodilerle harelenmiş, kendilerine ait olmayan hayallerin talimiyle
düşmüştüler yollarıma. Oysa dağdım ben, yolum yordamım yoktu. Aldığımı geri
vermem hiç yoktu.
Bana geldiklerinde çoktan gitmişlerdi bile. Çoğunun damarlarında tifüs
geziniyordu. Günlerdir boğazlarından bir şey geçmemişti. Taam listesini
düşününce: Kahvaltı: Yok. Öğle: Yok. Akşam: Şekersiz üzüm hoşafı. Ekmek: Tam!
Yerin dibine geçtim. Hele giysileri! Lâl kesildim. Kaputları yoktu, postalları
yoktu. Asker olduklarını anlamak mümkün değildi birçoğunun. Sanki bir kısmı
gündelik kıyafetle tarladan geliyordu. İçlerinden bir kısmı güneş çocuğu, kar'ı da
tipiyi de ilk kez görüyordu.
Bir İsrafil sûru savruldu ki üzerimde o gece. İsyan, çığlık, cinnet, tekbir,
tevhid. Kurşun sesi yok, düşman da az ilerde donuyordu. Herkes canının
pazarında kendiyle alışveriş ediyordu. Bendim isyanlarının, korkularının, kurdu
kuşu susturan çığlıklarının sebebi. Vadimde ormanımda boğuştular sehere kadar.
Benimle savaştılar. Lâkin dağdım ben. Benim yenilmem yoktu. Onlardan geriye
bir isim benden geriye bir zalim sıfatı kaldı. Allah şahit benim bu işte bir suçum
yoktu.
Yoktu, onların hiçbir şeyleri yoktu. Bu cinnet gecesine karşı koyacak varsa
varsa bir cesaretleri vardı. Bunca yitikten sonra geriye ne kalırsa o kadarlardı.
Önce ellerinden, ayaklarından donmaya başladılar. Kimi en yakın arkadaşının
kimi hiç tanımadığının sırtına abanarak toprağa uzandılar. Kimi olduğu yere diz
üstü düştü, sonra boylu boyunca devrildi. Kimi ayakta dondu, dizleri
kenetlenmişti. Bakışlarını kaldırdı göklere, kirpikleri buz tutmuştu. Donmuştu
bakışları gözkapakları inmiyordu. Ateşe değmiş gibi bir anda düşenler oldu. Kimi
gördüklerine takat yetiremeyerek cinnete sığındı. Kimi de daha fazla direnmedi.
Tevekkeltüteallallah, bir tebessüm sırrıyla kendisini uykuya bıraktı. Sağ yanı
çoktan sarkmış, sarılacak bir tüfeği kalmıştı. Ama eninde sonunda hepsi de
sırtını bana yasladı. "Henüz 17", 18, 19'du. Hanelerinde bir murat alınıp
verilmişliği yok, kalplerinden geçecek kocamış bir ana, çilekeş bir baba
hayalinden başka bir şeyleri yoktu. En son kalpleri dondu, hissettim. Bu kadarı
bana bile ağır geldi. Allahuekber diye inledim. Arşıâlâ titredi ben mi
titremeyecektim?
Gece her birini örttü siyah sütresiyle. Sabah beyazdı. Kar güneşi öyle bir
aydınlattı ki buz tülünü, ışıltısından gözlerim kamaştı. Sanki hiçbir şey
yaşanmamıştı. Öptüm her birini gözkapaklarından. Saçlarını okşadım. Pınarında
donmuş gözyaşlarını kuruttum rüzgârımda. Her birini sırtında açılan nurdan
kanatlarıyla Allah'a ısmarladım.
Sayıları mı? Saymadım ben. Doksanbin değil altmışbinmiş; altmış değil
otuzbinmiş. Diyelim ki yüz, elli, on, beş. Hatta tek, bir. Olsa ne fark ederdi ki?
Her biri tek her biri bir değil mi? O gece neler olup bittiğini dünya gözüyle kimse
görmedi. Ama bilirim ben, çoğunun saçları bir anda bembeyaz kesmişti. Kâğıt
yoktu kalem yoktu, mahşer günü tanık benim, bu gecenin kaydı benim üzerime
kesildi.
Nazan Bekiroğlu
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
- 17-11-2010, 11:49 #3
Cevap: Şeb-i Yelda nedir?
Şair demiş ki; Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir? Müptelayı gama sor ki geceler kaç saat..
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
- 03-12-2010, 08:41 #4
Cevap: Şeb-i Yelda nedir?

Geceler bize yâr oldu…
gecenin bu vakti…
bir ben uyanığım…
bir de…
Alim’î şeb-i yelda…
“işte sor” diyecek kadar cüretkar değil
lakin cürete boyun eğecek kadar mahcubane de
hicabhanede
geceler gibi kapkaranlık
lakin yine geceler gibi aydınlığı bekleyen de
“geceler kaç saat bilirim” diyecek kadar zillet değil
lakin zillete el pençe divan durduracak kadar rezil de
zillethanede
geceler gibi karanlık
lakin yine geceler gibi aydınlığı bekleyen de
Geceler bize yâr oldu
gecenin bu vakti
bir ben yanığım…
bir de…
Alim’î şeb-i yelda…Konu Firuze_ tarafından (03-12-2010 Saat 08:44 ) değiştirilmiştir.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...
Nerede duracağını kendin belirle...
- 29-01-2012, 17:14 #5
Cevap: Şeb-i Yelda nedir?
Bu şeb-i yeldanın yok mu bir sabahı?
(...)
Şeb-i yeldada uzar fecre kadar kıss-i aşk
Ta ki mecnun bitirir nutkunu leyla söyler.
Yahya Kemal
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Kalbe Yansıyan Gerçek; Rûya..
Konu Bilgileri
Users Browsing this Thread
Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)



2Beğeni
LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı



İyi Ki Varsın Sakaryalı ;)
11-05-2012, 20:25 in Özel günler