Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Onursal Üye Firuze_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Nereden
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.773

    Standart Hamd ve Şükür Aynı Şey midir?

    İşaratul - İ'cazda şöyle geçer:

    "Hamdin en meşhur manası, sıfât-ı kemaliyeyi izhar etmektir. Şöyle ki: Cenab-ı Hak insanı kâinata câmi' bir nüsha ve onsekiz bin âlemi hâvi şu büyük âlemin kitabına bir fihrist olarak yaratmıştır. Ve esma-i hüsnadan herbirisinin tecelligâhı olan herbir âlemden bir örnek, bir nümune, insanın cevherinde vedîa bırakmıştır.

    Eğer insan maddî ve manevî herbir uzvunu Allah'ın emrettiği yere sarfetmekle hamdin şubelerinden olan şükr-ü örfîyi îfa ve şeriata imtisal ederse, insanın cevherinde vedîa bırakılan o örneklerin herbirisi, kendi âlemine bir pencere olur. "

    Hamdin anlatıldığı bu bölümde aynı zamanda şükrün hamdin bir alt şubesi olduğunu öğreniyoruz. Yani hamdin şümulü daha geniştir, şükrü de içine alır. Şükürle hamd arasında şöyle bir fark da dile getirilir: Şükür insana ulaşan nimetlere yapılır, hamd ise insana ulaşsın ulaşmasın bütün nimetlere yapılır.

    Mesela, insan kendi rızkına bakarak Allah’a şükreder; bir milyonu aşkın hayvan türlerinin bütün fertlerini rızıklandırmanın Allah’a mahsus bir kemal olduğunu düşünmekle de hamd eder.

    Şükür, daha çok, nimete karşı yapılır. Hamd etmekte ise medih manası daha hakimdir. “Hamdin en meşhur manası, sıfât-ı kemaliyeyi izhar etmektir."

    Mesela hamd ile ilgili şu ayetlere bakalım:
    FATİHA:1- Hamd o âlemlerin Rabbi, 2- O Rahmân ve Rahim, 3- O, din gününün maliki Allah’adır.

    EN'AM: 1- Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar.

    SEBE':1- Hamd, o Allah'ındır ki göklerde ne var, yerde ne varsa hep O'nundur. Ahirette de hamd O'nundur. O hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.

    FATIR:1- Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah'a mahsustur. O, yaratmada dilediği kadar artırır. Gerçekten Allah her şeye kâdirdir.

    Dikkat edilirse Allahu Teala ile ilgili bu ayetlerde nazara verilenler hep birer kemal sıfatıdır. Yaratmak, alemleri terbiye etmek, ahireti getirmek, melekleri elçi yapmak gibi...


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  2. #2
    Onursal Üye Firuze_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Nereden
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.773

    Standart Cevap: Hamd ve Şükür Aynı Şey midir?

    Hamd Nedir?

    “Hamd alemlerin Rabbi Allah içindir.” (Fatiha,1/1)

    Hamdin başlangıcı ve sonu vardır. Hamdin başlangıcı şöyle olur: Kul kendisine verilen nimet karşılığında hamdeder. Zira o hamdin nimeti artırdığını bilir. Hamdin nihayeti ise şu şekildedir: Cenab-ı Hak kula bir güç vermiştir. Kul o gücüyle Hakk’a kulluğunu yerine getirir. Dolayısıyla kul, bu güçle namaz kıldığını, oruç tuttuğunu, hacca gittiğini ve zekat verdiğini bilmeli ve Hakk’ın rızasına uygun ibadetleri yaptığı için şükretmelidir.

    Hatta hamdin sonu kulun kendi mazharında hamdedenin aslına Hak Sübhanehu ve Teala olduğunu, başkası olmadığını bilmesidir. Kulluğun kemali bu makamda kulun kendisinin yokluğunu anlaması, zat, sıfat ve fiillerden asla kendisinin herhangi bir nesnesinin bulunmadığını bilmesi ve Hak Sübhanehu ve Teala’nın kendisini sıfatlarının mazharı kıldığını düşünerek kalbini mesrur etmesidir.

    Hace Ubeydullah Ahrar (ks)

    Kaynak: Reşehat


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  3. #3
    Onursal Üye Firuze_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2010
    Nereden
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.773

    Standart Cevap: Hamd ve Şükür Aynı Şey midir?

    Allah'a Hamd Ve Şükretmek

    ALLAH’A HAMD VE ŞÜKÜR


    242) Allah'a Hamd Ve Şükretmek


    Bu bölümdeki dört ayet ve dört hadisten, Allah'a şükretmemiz, nankörlük etmememiz gerektiğini, şükrederek Allah'ın bize olan nimetlerinin artıracağını, hamdetmemiz gerektiğini, mü'minlerin her zaman ve her yerde tüm nimetler karşısında daima hamdetmek durumunda olduklarını, bize doğruları bulmaya yönelten Allah'a daima şükretmemiz gerektiğini, Allah'a hamdederek başlanmayan her işin sonu kesik ve bereketsiz olacağını, Allah'tan gelen herşeye sabredip şükredene cennette nimetler bağışlanacağını, yeme içme ve her işimizin sonunda Allah'a hamdetmenin Allah'ı memnun edeceğini öğreneceğiz. [1]



    "Öyleyse siz, bütün zamanlarınızda beni anın, gündeminizden çıkarmayın, ben de sizi her an bağışlamak ve sevap vermekle anayım. Verdiğim nimetlere karşı bana şükredin, nankörlük etmeyin." (Bakara: 2/152)

    "...Bana şükrederseniz muhakkak ki; size kat kat fazla veririm..." (İbrahim: 14/7)

    "De ki: Her türlü eksiksiz övgüler Allah'adır..." (İsra: 17/111)

    "....O, mü'minlerin o cennetteki dua ve selamlaşmalarının sonu ise, eksiksiz tüm övgüler Alemlerin rabbi olan Allah'a mahsustur" şeklindedir. (Yunus: 10/10)



    1396. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’e İsrâ gecesinde, birinde şarap, diğerinde süt bulunan iki bardak getirildi. Bardaklara şöyle bir baktıktan sonra süt bardağını aldı.

    Bunun üzerine Cebrâil:

    “Seni, insanın yaratılış gayesine uygun olana yönlendiren Allah’a hamdolsun. Şayet içki dolu bardağı alsaydın, ümmetin sapıklığa düşerdi” dedi.[2]



    * Kötülüklerin anası olan şarap insanı sarhoş edip baştan çıkarır. Eğer o gece ikram edilenler arasında tercih edilen içki türünden şarap olsaydı, ümmet içkiyi tabii görüp sapıtıp azarlardı. [3]



    1397. Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Allah’a hamdederek başlanmayan her önemli iş bereketsiz olur.”[4]



    1398. Ebû Mûsâ el–Eş‘arî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Bir kulun çocuğu vefat ettiği zaman Allah Teâlâ meleklerine:

    – “Kulumun çocuğunu elinden aldınız öyle mi?” diye sorar. Onlar da:

    – Evet, diye cevap verirler. Allah Teâlâ:

    – “Kulumun gönül meyvesini mi kopardınız?” diye sorar. Melekler:

    – Evet, diye cevap verirler. Allah Teâlâ tekrar:

    – “O zaman kulum ne dedi?” diye sorar. Melekler:

    – Sana hamdetti ve “innâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn: Biz Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz” dedi, diye cevap verirler.

    O zaman Allah Teâlâ şöyle buyurur:

    – “Kulum için cennette bir köşk yapın ve ona hamd köşkü adını verin.”[5]



    1399. Enes İbni Mâlik radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Allah Teâlâ, kulunun bir şey yedikten sonra hamdetmesinden, bir şey içtikten sonra hamdetmesinden hoşnut olur.”[6]



    * Rabbimizin çok büyük lütuf ve ihsanının sınırsızlığına bir örnek olan hadisimiz; verilen herbir nimete karşı şükredip hamdetmenin de başlıbaşına bir iyilik olup sevap kazandıracağını ve Allah'ı razı edeceğini bize bildirmektedir. Bu sebeple bunca nimetler karşısında gafil ve nankör olmayıp, şükredip hamdederek kolayca sevap kazanmalıyız. Çünkü müslüman her an kârdadır ve sevap kazanacak yönleri çoktur.

    Müslümanca yaşantı ve hareketin başlangıcı besmeledir. Sonucu ise elhamdülillah demektir. Bu ölçü hayatımızın her bölümünde ve anında geçerlidir. Bir iş ki başında besmele çekemiyor isek ve o işin sonucunda da Elhamdülillah diyemiyorsak o iş müslümanın yapacağı bir iş değildir. Başı besmeleli sonu ise elhamdülillahla biten her iş ise müslümanca bir hareket ve iştir. [7]




    [1] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 400.

    [2] Müslim, Îmân 272 , Eşribe 92. Ayrıca bk. Buhârî, Tefsîru sûre (17), 3, Eşribe 1, 12; Nesâî, Eşribe 41.

    [3] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 400.

    [4] Ebû Dâvûd, Edeb 18. Ayrıca bk. İbni Mâce, Nikâh 19.

    [5] Tirmizî, Cenâiz 36.

    922'de geçmişti.

    [6] Müslim, Zikir 89. Ayrıca bk. Tirmizî, Et’ime 18.

    Bu hadis önceden 140 ve 437'de geçmişti.

    [7] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 401.


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



Benzer Konular

  1. Bitmeyen gündemimiz: Şükür...Süleyman KÖSMENE / Yeni Asya
    Konu Sahibi Firuze_ Forum BASINDAN(seçme makaleler)
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 18.Aralık.2010, 10:25
  2. Hakan Şükür; Yönetici de Yabancı Olsun !!!
    Konu Sahibi Sokak Şairi Forum Spor Genel
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Mart.2010, 12:02
  3. Her Resimde Aynı Pozu Verenler [aynı bakışlar]
    Konu Sahibi SongüL Forum Resimler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Kasım.2009, 14:59
  4. Mehdi (a.s) kimdir? Gelmiş midir? Yoksa gelecek midir?
    Konu Sahibi EKoL Forum Dinimiz isLam
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Mayıs.2009, 11:39
  5. Allah her yerdedir demek caiz midir?
    Konu Sahibi EKoL Forum Dinimiz isLam
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Mayıs.2009, 11:13

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Sohbet Mobil Sohbet