Fransız sanatçı Boris Vian 10 Mart 1920'da Ville d'Avray'de doğdu, 23 Haziran 1959'da Paris'te öldü. Küçük yaşlarda kalp yetmezliğine yakalandı.1942'de yükseköğrenimini bitirerek maden mühendisi oldu. Bir yandan mesleğini yaparken bir yandan da yazın ve caz ile ilgilenmeyi sürdürdü. Kabarelerde şarkı söyledi, oyunculuk yaptı. İkinci Dünya Savaşı sonrası Paris'in bohem ortamında yaşam biçimi ve zekâsı ile ünlendi. Yapıtlarında Vernon Sullivan ve Adolphe Schmürz takma adlarını da kullanmıştır. 1947'de J'irai cracher sur vos tombes (Mezarlarınıza Tüküreceğim) adlı romanı ile dikkati çekti. L'écume des jours (Günlerin Köpüğü, 1965) adlı yapıtında yozlaşmış ilişkiler içinde aşkı, ölümü, saçmalığı,yoğun bir düş gücüyle dile getirir. Uyumsuzluk Tiyatrosu'nun en önemli yapıtları arasında yer alan Les batisseurs d'empire, ou Le Schmürz (İmparatorluk Yaratanlar ya da Schmürz, 1959) adlı oyunu ölümlü olmayı, ölümden kaçmayı ve korkmayı yabansı bir gülmece tarzıyla anlatır. 7 Mayıs 1954'de ilk kez dönemin ünlü sanatçısı Mouloudji tarafından söylenen Kaçak adlı şiiri 'vatandaşları ordudan firara teşvik ettiği' gerekçesiyle yasaklandı. Bu şiir, daha sonra yine birkaç kez yasaklanmıştır. 23 Haziran 1959 günü Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı romanının film galasında, Cinéma Marbeuf' da kalp krizi geçiren Vian kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kısa süren yaşamında tiyatro oyunu, roman, şiirden başka yüz cıvarında kabare oyunu, bale metni, dört yüz şarkı sözü, çok sayıda makale yayımlamıştır. Diğer romanları: L'automne A Pekin (Pekin'de Sonbahar, 1947), L'arrache-coeur (Yürek Söken, 1985).


KAÇAK


-Cezayir Kurtuluş Savaşı'nda ölenleri anarak-


Efendi misiniz, kodaman mısınız ne,
bir mektup yazıyorum size,
bilmem vaktiniz var mı
okumaya bu mektubu.

Az önce verdiler elime
askerlik kâğıtlarımı,
savaşa çağırıyorlar beni,
diyorlar yola çık en geç çarşamba akşamı.

Efendi misiniz, kodaman mısınız ne,
dövüşmeye hiç istek yok içimde,
insancıkları öldürmeye gelmedim ben,
gelmedim ben bu yeryüzüne.

Sizi kandırmak değil niyetim,
ama söylemeden de edemem,
savaş ahmakların işi,
hem insanlar ondan hanidir bıktı.

Doğduğum günden bu yana
ölen çok babalar gördüm,
gidip dönmeyen kardeşler gördüm,
çocuklar gördüm iki gözü iki çeşme.

Ya analar ne çekti, ya analar,
bir yanda işi tıkırında bir avuç insan
bolluk içinde rahat yaşar,
bir yanda ölüm, çamur, kan.

İnsanlar tıkılmış dört duvar içine,
çalınmış neleri var neleri yok,
karıları, eski güzel günleri bütün.

Gün doğar doğmaz yarın
kapatacağım şırak diye kapımı
ölmüş yılların suratına,
alıp başımı yollara düşeceğim.


Aşacağım karaları, denizleri,
ne Avrupa'sı kalacak, ne Amerika'sı, ne Asya'sı,
dilene dilene hayatımı
şunu diyeceğim insanlara:

Üstünüzden atın yoksulluğu,
durmayın bakın yaşamaya,
hepimiz kardeşiz, kardeşiz, kardeş,
ey insanlar, ey insanlar, ey.

İllâki kan dökmek mi gerek,
gidin dökün kendi kanınızı,
size söylüyorum bunu da,
efendi misiniz, kodaman mısınız ne.

Adam korsunuz arkama belki de,
unutmayın jandarmalara demeye:
üzerimde ne bıçak var, ne tabanca
korkmadan ateş etsinler bana,
korkmadan ateş etsinler bana.